İÇ. DOLMUŞ (HAREKET HÂLİNDE) — SABAH
KEREM
Abi, plakayı bana sat.
ŞÜKRÜ
Olmaz.
KEREM
Lütfen abi, plakayı bana sat.
ŞÜKRÜ
Olmaz dedim.
KEREM
Ama abi, gerçekten çok istiyorum.
ŞÜKRÜ
Olmaz.
İÇ. DOLMUŞ (HAREKET HÂLİNDE) — SABAH
KEREM
Bu yokuşu senin gibi kimse dönemez abi. Sen ikide tutuyorsun, ben hep üçe atıyorum.
ŞÜKRÜ
Üçe atma.
KEREM
(bir durak sonra)
Atmam. Taksitle olur mu? Ayda, ne bileyim, sen ne dersen.
ŞÜKRÜ
Ne dersem.
KEREM
Bankadan çıkmaz bana. Biliyorsun.
Şükrü dikiz aynasından arkadaki Sevgi’ye bakıyor. Sevgi telefonunda.
KEREM
(sesini alçaltarak)
Hamdi’nin oğlu da sormuş diyorlar. O alırsa bu araba bir yılda hurda.
ŞÜKRÜ
Herkes sorar.
KEREM
Abi, beni bu koltuğa ilk sen oturttun. On altı yaşındaydım. Ayağım gaza yetişmiyordu.
Şükrü dolmuşu durağa yanaştırıyor. Kimse binmiyor, kimse inmiyor. Kapıyı açık tutuyor.
ŞÜKRÜ
Yetişiyordu. Sen yetişmiyor sandın.
Ne değişti?
- İlk taslakta Kerem aynı taktiği dört kez deniyor: rica. Şükrü’nün cevabı değişmediği için sahnede hiçbir şey değişmiyor.
- Yeniden yazımda her ret Kerem’i yöntem değiştirmeye zorluyor: önce övgü, sonra taksit, sonra rakip, en son ortak geçmiş. Her geçiş bir beat sınırı.
- Şükrü’nün kısa cevapları ret değil sınav. “Ne dersem” Kerem’in teklifini ona geri atıyor; “Herkes sorar” rakip tehdidini boşa çıkarıyor.
- Boş durakta açık tutulan kapı, sahnenin karar anını sözsüz taşıyor. Son replik ilk kez “evet”e yaklaşıyor ama onu söylemiyor.
Kendi sahnende dene
Sahnende isteyen karakterin her repliğinin yanına taktiğini tek fiille yaz (övmek, pazarlık etmek, korkutmak, hatırlatmak). Aynı fiil üst üste geliyorsa birini değiştir.
Yeniden yazım tek doğru cevap değil, bir okuma. Aynı sorunun başka çözümleri de var; ölçülen, değişikliğin sahnede bir iş yapıp yapmadığı.