İçeriğe geç

Örnek atölyesi · Kalem Odası

Asıl sorusunu üçüncü satırda soran replik

Panik uzun cümlelere yayılmış; seyirci meselenin ne olduğunu ancak sonda anlıyor.

İlk taslak

İÇ. ADLİYE, KALEM ODASI — AKŞAMÜSTÜ

OZAN

Meral Hanım, şimdi şöyle bir durum var. Ben tutanağı yazarken hâkim beyin söylediği tarihi yanlış duymuş olabilirim, çünkü o sırada koridorda bir gürültü vardı ve tam anlayamadım. On dört mü dedi, yirmi dört mü dedi, emin değilim. Ertelemenin tarihini diyorum.

MERAL

Yani tarihi yanlış mı yazdın?

OZAN

Evet, yani olabilir, emin değilim. Belki doğrudur ama belki de yanlıştır.

MERAL

Peki şimdi ne yapacağız?

OZAN

Bilmiyorum, siz ne derseniz.

Yeniden yazım

İÇ. ADLİYE, KALEM ODASI — AKŞAMÜSTÜ

OZAN

Meral Hanım. Hâkim bey on dört mü dedi, yirmi dört mü?

MERAL

Ne için?

OZAN

Erteleme. Tutanağa... bir şey yazdım.

MERAL

Ne yazdın?

OZAN

On dört.

MERAL

Ayın on dördü pazar.

Ozan ekrana bakıyor. Meral Hanım ayağa kalkıp ceketini alıyor.

MERAL

Hâkim bey otoparka inmeden yetiş. “Yirmi dört” de; başını sallarsa düzelt. Sallamazsa ben bir şey bilmiyorum.

Ne değişti?

  1. İlk taslakta Ozan’ın paniği uzun, gerekçeli cümlelere dağılmış. Seyirci asıl soruyu bulmak için bir paragraf okuyor.
  2. Yeniden yazımda soru ilk replikte; geri kalan her replik bir adım. Ozan’ın yarım cümlesi (“bir şey yazdım”) paniği uzun açıklamadan daha iyi taşıyor.
  3. “Ayın on dördü pazar” hem sorunu çözüyor hem Meral’in deneyimini gösteriyor. Hiçbir açıklama gerekmiyor.
  4. Son replik uzun ama ancak kısa vuruşlardan sonra geliyor. Uzun repliğe izin veren, öncesindeki sıkışma.

Kendi sahnende dene

Sahnende uzun bir repliği al ve asıl sorusunu ya da isteğini bul. Onu repliğin başına taşı, gerisini karşıdakinin sorularıyla parça parça çıkar.

Yeniden yazım tek doğru cevap değil, bir okuma. Aynı sorunun başka çözümleri de var; ölçülen, değişikliğin sahnede bir iş yapıp yapmadığı.