İÇ. DURAK KAHVESİ — AKŞAM
NAZMİ
Arkadaşlar, bugün Şükrü’nün son seferiydi. Kırk yıl önce bu durakta tanıştık. O zaman bu yol toprak yoldu. Şükrü her sabah altıda buradaydı. Yağmurda, karda, bayramda. Hiç kaza yapmadı. Herkesin çocuğunu okula o götürdü. Benim oğlumu da. Şükrü, sen bu hattın ta kendisisin. Seni çok seviyoruz.
İÇ. DURAK KAHVESİ — AKŞAM
Nazmi çay ocağının önünde, elinde tepsi. Kahve kalabalık. Şükrü köşede, sırtı duvara.
NAZMİ
Kırk yıl önce bu yol topraktı. Şükrü’nün ilk arabası da—
ŞÜKRÜ
Murat’tı.
NAZMİ
Murat değildi, Anadol’du.
ŞÜKRÜ
Murat’tı. Anadol’u sonra Hamdi’den aldım.
NAZMİ
(tepsiyi masaya bırakarak)
Peki. Murat. Murat’la her sabah altıda buradaydı. Karda, bayramda. Benim oğlanı okula—
KEREM
Beni de.
NAZMİ
Seni de. Herkesi. Bir kere bile kaza yapmadı.
ŞÜKRÜ
Bir kere yaptım.
Kahve susuyor.
ŞÜKRÜ
Seksen yedide. Kimseye söylemedim. Senin oğlanı o gün okula Hamdi götürdü.
Nazmi bir süre bakıyor. Sonra çayları dağıtmaya başlıyor.
NAZMİ
İçin. Soğuyor.
Ne değişti?
- İlk taslaktaki konuşma bir tören metni: kimse dinlemiyor, kimse itiraz etmiyor ve konuşma bittiğinde hiçbir şey değişmemiş.
- Yeniden yazımda Şükrü’nün küçük düzeltmeleri övgüyü bir pazarlığa çeviriyor; övülmek istemediği, sözü geri almak istediği belli oluyor.
- Kerem’in tek araya girişi Nazmi’nin cümlesine kendi yerini ekliyor. Dinleyen artık konuşmanın parçası.
- Övgünün en yüksek cümlesi (“hiç kaza yapmadı”) bir itirafı tetikliyor ve konuşma yön değiştiriyor. Nazmi’nin cevabı bir davranış: çayları dağıtmak.
Kendi sahnende dene
En uzun repliğini bul. Onu dinleyen birinin araya üç kez girdiği bir sahneye çevir: bir düzeltme, bir ekleme ve konuşmanın yönünü değiştiren bir itiraz.
Yeniden yazım tek doğru cevap değil, bir okuma. Aynı sorunun başka çözümleri de var; ölçülen, değişikliğin sahnede bir iş yapıp yapmadığı.