DIŞ. ÇEŞME BAŞI — GÜN
SEVGİ
Annem öldüğünde yanında olmadığım için bana kızgınsın, değil mi?
ŞÜKRÜ
Evet, kızgınım. Beni yalnız bıraktın.
SEVGİ
Ama benim de bir hayatım vardı!
ŞÜKRÜ
Biliyorum ama yine de kızgınım.
DIŞ. ÇEŞME BAŞI — GÜN
Şükrü bidonları dolduruyor. Sevgi bir bidonu tutuyor.
SEVGİ
Plakayı Kerem’e verme. Parası yok. Taksiti iki ay öder, sonra kapına dayanır.
ŞÜKRÜ
Dayansın. Kapı benim.
SEVGİ
Satış sözleşmesini ben yazarım. Noterden geçeriz, düzgün olsun.
ŞÜKRÜ
Senin yazdığın sözleşmeyle annen hastaneden çıktı mı?
Su bidondan taşıyor. Kimse musluğu kapatmıyor.
SEVGİ
O sözleşme değildi baba, sigortaydı. Ben ne yapabilirdim, İstanbul’dan...
ŞÜKRÜ
Gelebilirdin.
Şükrü musluğu kapatıyor. Bidonun kapağını sıkıyor.
ŞÜKRÜ
Kerem gelmişti. Her akşam.
Ne değişti?
- İlk taslakta gerçek konu ilk replikte adlandırılıyor. İkisi de ne hissettiğini biliyor ve söylüyor; tırmanacak bir basamak yok.
- Yeniden yazımda kavga plaka ve sözleşme üzerinden başlıyor. Sevgi’nin mesleği, babasının elinde ona karşı bir silaha dönüşüyor.
- Gerçek konu tek bir soruyla açılıyor ve taşan su, ikisinin de o an başka bir şeye bakamadığını gösteriyor.
- Son replik görünür konuyu da kapatıyor: plakanın neden Kerem’e gideceği artık açıklamaya gerek kalmadan biliniyor.
Kendi sahnende dene
Kavga sahnende gerçek konuyu bir kenara yaz. Kavgayı onunla ilgisiz görünen küçük bir anlaşmazlıkla başlat ve gerçek konuyu ancak sahnenin üçte ikisinden sonra, tek bir replikte aç.
Yeniden yazım tek doğru cevap değil, bir okuma. Aynı sorunun başka çözümleri de var; ölçülen, değişikliğin sahnede bir iş yapıp yapmadığı.