İçeriğe geç

4.4 · Seviye 2 · İstek, Güç, Çatışma

Taktik değişimi

Kaybeden karakterin yöntem değiştirdiğini (ricadan pazarlığa, pazarlıktan tehdide) ve bu değişimin sahnenin nabzı olduğunu görür

Diyalog Akademisi · Her Replik Bir İstektir · 1.627 kelime · 24 replik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir çocuk markette şeker istiyor. Önce güzel güzel ister: «Anne, alabilir miyim?» Annesi «Hayır» der. Çocuk bir neden bulur: «Ama ödevimi yaptım.» Yine hayır. Bir pazarlık önerir: «Sadece küçüğünü.» Hayır. Sesini yükseltir, ağlamaya başlar. Hayır. Sonunda sessizce yürür ve annesinin elini tutar. Belki annesi o zaman eğilip şekeri alır.

Bu çocuk beş dakikada bir diyalog yazarının bilmesi gereken her şeyi gösterdi. İstediği şey hiç değişmedi: şeker. Değişen, onu isteme yoluydu. Her «hayır» yeni bir yol denemesine sebep oldu. Rica, gerekçe, pazarlık, baskı, geri çekilme.

Diyalog sahnelerinin nabzı bu değişimlerde atar. Bir karakter istediğini aynı yoldan isteyip durursa sahne yerinde sayar. Her ret karşısında yeni bir kapı yoklarsa sahne ilerler. Bu ders taktiğin ne olduğunu, nasıl değiştiğini ve bir karakterin hangi taktiklere başvurduğunun onun hakkında ne söylediğini anlatıyor.

Tek fikir

Taktik, bir karakterin istediğini elde etmek için seçtiği yoldur. İstek aynı kalır, taktik değişir; sahnenin enerjisi her değişimde yenilenir.

Kavram

Senaryo Akademisi'nde «Diyalog amacı» başlıklı birim, bir karakter hakkında sorulacak sorular arasında şunları sayıyor: hangi taktiği kullanıyor ve başarısız olduğunda neyi değiştiriyor? Bu ders bu iki soruyu açıyor.

Taktikleri kabaca birkaç aileye ayırabiliriz. Bunlar bir liste değil, bir harita; her ailenin içinde sayısız ayrı yol var.

Yaklaşma taktikleri karşıdakini yumuşatarak ilerler: övmek, yakınlık kurmak, bir ortak geçmişi hatırlatmak, güldürmek. Bu taktikler ilişkiyi kullanır ve çoğu zaman bir sahnenin başında görülür.

Gerekçe taktikleri karşıdakinin aklına seslenir: bir neden göstermek, bir yarar anlatmak, bir sonucu hesaplamak. Bu taktikler karakteri makul gösterir ama soğuk da durabilir.

Pazarlık taktikleri bir karşılık önerir: bir şey vermek, bir şeyden vazgeçmek, isteği küçültmek. Pazarlık, karşıdakinin de bir şey istediğinin kabulüdür.

Baskı taktikleri karşıdakini zorlar: tehdit etmek, suçlamak, utandırmak, suçluluk duygusu uyandırmak, bir otoriteye başvurmak. Bu taktikler çoğu zaman işe yarar gibi görünür ama bir bedeli vardır: ilişkiye zarar verirler.

Geri çekilme taktikleri tersinden ilerler: vazgeçer gibi yapmak, sessiz kalmak, karşıdakine kararı bırakmak. Bazen en güçlü taktik, istemeyi bırakmaktır.

Taktik ne zaman değişir? En sık sebep, bir önceki taktiğin başarısız olmasıdır. Ama tek sebep bu değildir. Bir taktik kısmen başarılı olduğunda da karakter onu genişletmek için bir başka taktiğe geçebilir. Karşıdakinin beklenmedik bir tepkisi de taktiği değiştirir: bir kızgınlık, bir gözyaşı, bir sır. Ve bazen karakter kendi taktiğinden utanır ve geri adım atar.

Taktik değişiminin anı sahnenin en önemli anlarından biridir ve görünür kılınmalıdır. Bunun en kolay yolu konuşmanın bir anlığına durması ya da karakterin elinin bir şeye uzanmasıdır. Karakter bir şey dener, olmaz, bir an susar, sonra başka bir şey dener. O kısa sessizlik, karakterin içinde yeni bir hesabın yapıldığını gösterir. Oyuncu bu anları sever, çünkü oynayacak bir şey verir.

Taktiklerin sırası da bir anlam taşır. Çoğu sahnede taktikler yumuşaktan serte doğru ilerler: rica, gerekçe, pazarlık, baskı. Bu bir tırmanmadır ve sahneye bir gerilim eğrisi kazandırır. Ama sıra tersine de dönebilir. Bir karakter baskıyla başlar, bir duvara çarpar ve yumuşamak zorunda kalır. Bu ters sıra, karakterin bir şey öğrendiğini ya da bir şeyden vazgeçtiğini gösterir.

Son olarak taktik bir karakter bilgisidir. Bazı karakterler hiç tehdit etmez. Bazıları hiç rica etmez. Bazıları her şeyi bir şakayla ister. Bir karakterin hangi taktikleri kullandığı ve hangilerini asla kullanmadığı, onun kişiliğinin haritasıdır. Bir karakter sahnenin sonunda ilk kez kendi dağarcığının dışına çıkarsa, örneğin hiç yalvarmayan biri yalvarırsa, bu sahnenin dönüm noktası olur.

Sahnede

Son Sefer. Çarşamba akşamı. Sevgi İstanbul'dan babasını arıyor. Kardiyoloji randevusu ayın yirmisinde, ama Sevgi daha erken bir tarih bulmuş.

İÇ. ŞÜKRÜ'NÜN EVİ, SALON — AKŞAM. Şükrü koltukta, televizyonun sesi kısık. Telefon kulağında.

SEVGİ

(telefonda)

Baba, bir arkadaşım kardiyolojide çalışıyor. Pazartesiye yer açtırdı. Rize'de, aynı hastanede.

ŞÜKRÜ

Yirmisi var ya.

SEVGİ

(telefonda)

Yirmisi on beş gün sonra. Pazartesi daha erken.

ŞÜKRÜ

Cuma Kerem'le ilk seferine çıkacağım. Hafta yoğun.

SEVGİ

(telefonda)

Pazartesi baba, cuma değil. Bir saat sürer.

ŞÜKRÜ

Yirmisi iyi.

Telefonun öbür ucunda kısa bir sessizlik.

SEVGİ

(telefonda)

Annem de «iyi» diyordu. Kontrole sonra giderim diyordu.

Şükrü uzaktan kumandayı alıyor, televizyonu kapatıyor.

ŞÜKRÜ

Annenle beni karıştırma.

SEVGİ

(telefonda)

Karıştırmıyorum. Peki. Sen bilirsin. Yirmisinde gelirim.

Şükrü bir süre telefonu kulağında tutuyor. Sevgi kapatmıyor.

ŞÜKRÜ

Pazartesi saat kaçta?

Sevgi'nin sahne amacı hiç değişmiyor: babası daha erken doktora gitsin. Ama taktikleri sırayla değişiyor. İlk taktiği gerekçe: bir arkadaş, açılmış bir yer, aynı hastane. Şükrü yirmisini öne sürüyor. Sevgi ikinci gerekçeye geçiyor: zaman, on beş gün. Şükrü bir engel buluyor: Kerem'in ilk seferi. Sevgi gerekçeyi küçültüyor: «Bir saat sürer.»

Şükrü'nün «Yirmisi iyi» demesi gerekçe taktiklerinin bittiği yer. Telefonun öbür ucundaki sessizlik bir taktik değişiminin anı. Sevgi baskıya geçiyor ve en ağır silahını kullanıyor: annesinin hatırası ve onun ertelenmiş kontrolü. Bu suçluluk uyandıran bir taktik ve bir bedeli var. Şükrü televizyonu kapatıyor; artık dinliyor ama kızgın. «Annenle beni karıştırma.»

Sevgi o zaman bir geri çekilmeye geçiyor: «Peki. Sen bilirsin.» Bu, sahnenin en güçlü taktiği. İstemeyi bırakıyor ve kararı babasına bırakıyor. Ama kapatmıyor. Bu sessiz bekleyiş baskıdan daha etkili oluyor. Şükrü'nün son repliği, «Pazartesi saat kaçta?», bir kabul. Sevgi'nin baskısı değil, geri çekilmesi kazandı.

İki sürüm

Kalem Odası. Duruşma günü, koridor. Yılmaz kardeşler yine koridorun iki ucunda oturuyor. Cemil Efendi, ağabey Erol Yılmaz'ı ortadaki sandalyeye, kız kardeşinin yanına oturtmaya çalışıyor; hâkim bey ikisini birlikte çağıracak.

İlk taslak

CEMİL

Erol Bey, şu ortadaki sandalyeye oturur musunuz?

EROL

Burada iyiyim.

CEMİL

Lütfen Erol Bey, ortaya oturun.

EROL

Burada iyiyim dedim.

CEMİL

Ama ortaya oturmanız lazım.

EROL

Oturmam.

Yeniden yazım

CEMİL

Erol Bey, ortadaki sandalye boş kaldı. Size ayırdım.

EROL

Burada iyiyim.

CEMİL

Rahmetli babanızı tanırdım ben. O da hep kapının dibinde dururdu. Ayakta.

EROL

Babamı karıştırmayın.

Cemil bir an duruyor. Elindeki listeye bakıyor.

CEMİL

Hâkim bey sizi beraber çağıracak. İsimleri ben okuyacağım. Erol Yılmaz, Nesrin Yılmaz. Yan yana.

EROL

Okuyun. Ben yürür gelirim.

CEMİL

Koridor uzun, Erol Bey. Kızlar yürürken hep arkalarına bakarlar. Bilirsiniz.

Erol koridorun öbür ucuna, kız kardeşine bakıyor. Nesrin başını çevirmiş.

CEMİL

Neyse. Sandalye orada. Ben kalemde olurum.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Taktik, bir karakterin istediğini elde etmek için o anda seçtiği yoldur; istek aynı kalır, taktik değişir.
  2. Taktikler yaklaşma, gerekçe, pazarlık, baskı ve geri çekilme gibi ailelere ayrılır.
  3. Taktik değişimi başarısızlıktan, kısmi başarıdan ya da karşıdakinin beklenmedik tepkisinden doğar ve görünür kılınmalıdır.
  4. Taktiklerin sırası bir gerilim eğrisi kurar; çoğu zaman yumuşaktan serte, bazen tersine ilerler.
  5. Bir karakterin taktik dağarcığı onun kişiliğidir; dağarcığın dışına çıktığı an bir dönüm noktasıdır.

İlk taslakta Cemil'in bütün replikleri aynı taktiği kullanıyor: rica. «Oturur musunuz», «lütfen», «oturmanız lazım». Erol'un cevabı da değişmiyor. Sahne bir duvara çarpıp duruyor.

Yeniden yazımda Cemil her başarısızlıktan sonra yolunu değiştiriyor. Önce bir yaklaşma taktiği: sandalyeyi «size ayırdım» diyerek bir jest gibi sunuyor. Sonra bir ortak geçmiş: Erol'un babasını tanıdığını hatırlatıyor. Bu, Erol'un sertleşmesine yol açıyor: «Babamı karıştırmayın.» Cemil'in duraksaması bir taktik değişimi anı. Ardından bir otorite taktiği: hâkim bey ikisini birlikte çağıracak. Erol bunu da savuşturuyor.

Sonra Cemil en ince taktiğe geçiyor: bir resim çiziyor. «Kızlar yürürken hep arkalarına bakarlar.» Bu bir rica değil, Erol'un kız kardeşinin koridorda yalnız yürüyeceği anı gözünün önüne getirmek. Erol'un ona bakması, bu taktiğin bir yere değdiğini gösteriyor. Ve Cemil hemen geri çekiliyor: «Neyse. Sandalye orada.» Kararı Erol'a bırakıyor. Sahne Erol'un oturup oturmadığını göstermeden bitiyor. Ama seyirci bir şeyin kımıldadığını biliyor.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKarakter istediğini ne kadar çok tekrarlarsa o kadar güçlü görünür.
Doğrusu

Aynı taktiğin tekrarı karakteri güçlü değil, tıkanmış gösterir ve sahneyi durdurur. Güçlü karakter reddedilince yöntemini değiştirir.

Yaygın yanlışEn güçlü taktik baskıdır.
Doğrusu

Baskı çoğu zaman işe yarar gibi görünür ama bir bedeli vardır ve ilişkiye zarar verir. Bazen en güçlü taktik geri çekilmektir: istemeyi bırakıp kararı karşıdakine bırakmak.

Yaygın yanlışTaktik değişimi karakterin kararsızlığıdır.
Doğrusu

Taktik değişimi istekteki bir değişim değil, yoldaki bir değişimdir. İstek sabit kaldıkça taktik değişimi karakterin kararlılığını gösterir. İstek değişirse bu başka bir şeydir: bir dönüş.

Kendi sahnende

Özet

  1. Taktik, bir karakterin istediğini elde etmek için o anda seçtiği yoldur; istek aynı kalır, taktik değişir.
  2. Taktikler yaklaşma, gerekçe, pazarlık, baskı ve geri çekilme gibi ailelere ayrılır.
  3. Taktik değişimi başarısızlıktan, kısmi başarıdan ya da karşıdakinin beklenmedik tepkisinden doğar ve görünür kılınmalıdır.
  4. Taktiklerin sırası bir gerilim eğrisi kurar; çoğu zaman yumuşaktan serte, bazen tersine ilerler.
  5. Bir karakterin taktik dağarcığı onun kişiliğidir; dağarcığın dışına çıktığı an bir dönüm noktasıdır.

Kendini sına

  1. Bir karakter sahne boyunca hep aynı şeyi istiyorsa, onun replikleri nasıl olup da birbirinden farklılaşır?
  2. Telefon sahnesinde Sevgi'nin hangi taktiği sonunda işe yarıyor ve neden?
  3. Koridor sahnesinin yeniden yazımında Cemil'in son taktiği nedir?

Yanıtlar

  1. İstenen şey, yani sahne amacı, sabit kalır; farklılaşan taktiktir. Taktik o şeyi elde etmek için o anda kullandığı yoldur ve bir yol kapandıkça değişir.
  2. Geri çekilme: «Peki. Sen bilirsin.» Gerekçe taktikleri tükenmiş, annesinin hatırasıyla yaptığı baskı da Şükrü'yü kızdırmıştı. İstemeyi bırakıp kararı babasına bırakması ve telefonu kapatmadan beklemesi, Şükrü'nün «Pazartesi saat kaçta?» diye sormasını sağlıyor.
  3. Bir resim çizip hemen geri çekilmek. Kız kardeşin koridorda yalnız yürüyüp arkasına bakacağı anı Erol'un gözünün önüne getiriyor, sonra «Sandalye orada» deyip kararı ona bırakıyor.

Sonraki derse köprü

Bir taktiğin başlayıp bittiği yer, bir sahnenin en küçük birimidir. Cemil'in ortak geçmişi hatırlattığı an bir birimdir, otoriteye başvurduğu an bir başka birim. Bu birimin bir adı var ve bir sahneyi bu birimlere bölmek, yazarın en kullanışlı araçlarından biridir. Sıradaki ders diyalog beat'ini ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.