İçeriğe geç

24.4 · Seviye 10 · Revizyon ve Bitirme

Sonradan seslendirme

Sonradan seslendirme (ADR) ve arka plan konuşması için, görüntüye ve dudağa uyan replik yazar

Diyalog Akademisi · Oyuncu, Set ve Seslendirme · 1.608 kelime · 16 replik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir aile, bayram sofrasının videosunu çekmiş. Videoyu izlerken fark ediyorlar: dedenin yıllardır anlattığı fıkranın vuruşu, tam o anda geçen bir motosikletin sesine gömülmüş. Dede ağzını açıyor, herkes gülüyor, ama ne dediği duyulmuyor. Torunlardan biri bir öneri getiriyor: dede fıkranın son cümlesini bir daha söylesin, telefonla kaydedelim, videonun üstüne koyalım. Dede bir odada, ekrandaki kendi ağzına bakarak cümleyi tekrarlıyor. İlk denemede çok hızlı, ikincide çok yavaş. Üçüncüde ağzının hareketiyle kelimeler örtüşüyor. Torun sesi yerleştiriyor; fıkra yeniden gülünç.

Dede aynı cümleyi ikinci kez, başka bir yerde, başka bir zamanda söyledi; ama ekrandaki ağzına uymak zorundaydı. Kelimeler aynıydı; ama söylenişi, bir başka zamanın dudak hareketine göre biçimlendi.

Önceki derste sette değişen bir repliğin sonraki sahneleri nasıl etkilediğini izledik. Bu ders çekimden sonraya bakıyor: bir repliğin sette kaydedilemediği ya da kullanılamadığı ve stüdyoda yeniden seslendirilmesi gerektiği durumlara.

Tek fikir

Sonradan seslendirmede replik stüdyoda yeniden kaydedilir ve ekrandaki dudaklara uymak zorundadır. Yazar bazen yeni söz de ekler: yüzü görünmeyen birine bir tepki, kalabalığa bir uğultu. Hepsi görüntünün izin verdiği kadar yazılır.

Kavram

Setteki ses her zaman kusursuz değildir. Bir uçak geçer, bir rüzgâr mikrofonu doldurur, bir jeneratör uğuldar, bir oyuncunun sesi kalabalığın arasında kaybolur. Bu durumlarda replik sonradan seslendirilir: oyuncu bir stüdyoya gelir, ekranda kendi sahnesini izler ve repliği yeniden söyler. Amaç, yeni kaydın görüntüyle kusursuz örtüşmesidir.

Sonradan seslendirmede yazarın işi iki türlüdür. Birincisi, var olan bir repliği korumak ya da hafifçe değiştirmektir. Bazen setteki replik ses sorunu yüzünden değil, anlam sorunu yüzünden değiştirilmek istenir: kurguda sahne değişmiştir ve bir kelimenin başka olması gerekir. Ama oyuncunun dudakları ekranda eski kelimeyi söylemektedir. Yeni kelime, aynı hece sayısına, mümkünse aynı dudak kapanışlarına sahip olmalıdır. Yirmi ikinci modülde dublajda gördüğümüz dudak eşlemesi, burada aynı dilin içinde uygulanır.

İkincisi, yeni replik yazmaktır. Kurguda bazen bir bilginin eksik olduğu, bir geçişin sert kaldığı, bir tepkinin duyulmadığı fark edilir. Bu durumda yazar, görüntünün izin verdiği yerlere yeni replikler ekler. En serbest yer, yüzü görünmeyen karakterdir: sırtı kameraya dönük biri, kadrajın kenarında bir siluet, bir kapının arkasından gelen bir ses. Bu karakterin ağzı görünmediği için dudak eşlemesi gerekmez; yazar ona bir kelime, bir cümle, bir nefes verebilir.

Ama sırttan replik de dikkatle yazılmalıdır. Karakterin bedeni ekranda bir şey yapıyorsa, replik o hareketle uyumlu olmalıdır. Bir karakter arkasını dönmüş yürüyorsa, ona uzun ve sakin bir replik vermek tuhaf durur. Ve sırttan replik bir açıklama makinesi olmamalıdır. Kurgunun bir bilgiye ihtiyacı varsa, o bilgi karakterin kendi sesiyle, kısa bir sözle gelmelidir.

Sonradan seslendirmenin bir başka alanı, on dördüncü modülde gördüğümüz arka plan konuşmasıdır. Kalabalık sahnelerde arka plandaki sesler genellikle sonradan kaydedilir. Yazar bu sesler için kısa, gündelik ve ön plandaki konuşmayla yarışmayan cümleler yazar. Bunlar sahnenin havasını kurar ama dikkat çekmez; ön plandaki bir vuruşun üstüne denk gelmemelidir.

Sonradan seslendirme bir de kurgunun yükünü taşır. Kurgu bir sahneyi kısalttığında ya da iki sahneyi birleştirdiğinde, aradaki geçiş bazen sesle kurulur: bir sahnenin son repliği, bir sonraki sahnenin görüntüsünün üstüne taşar. Bu taşma için yeni bir replik gerekebilir ve o replik de sonradan kaydedilir. Yazar bu durumda iki sahnenin arasındaki köprüyü tek bir kısa sözle kurar.

Son olarak, sonradan seslendirme oyuncu için zor bir iştir. Oyuncu, haftalar önce bir duygunun içinde söylediği bir sözü, bir stüdyonun sessizliğinde, aynı duyguyla yeniden söylemek zorundadır. Yazar bu yüzden sonradan seslendirme için kısa ve net replikler yazar; uzun ve karmaşık bir cümleyi bir stüdyoda yeniden canlandırmak çok daha zordur.

Sahnede

Bu ders için hayali bir post-prodüksiyon günü kuralım; anlatılanlar serinin gerçek olaylarına eklenmez. Dizinin havalimanı dönüşü sahnesi kurgu masasında bekliyor. Bir sorun var: Şükrü'nün «Galibasız mı?» repliği tam bir uçağın kalkış sesine denk gelmiş ve duyulmuyor.

İÇ. SESLENDİRME STÜDYOSU — GÜNDÜZ. Ekranda dolmuş sahnesi. Şükrü'yü oynayan oyuncu mikrofonun önünde. Yazar ve ses yönetmeni camın arkasında.

ŞÜKRÜ

(ekrana bakarak)

Galibasız mı?

Ses yönetmeni başını sallar: dudaklarla örtüşüyor, beş hece, beş hece.

YAZAR

Bir şey daha. Kerem'in «Rıfat mı söyledi?» repliğinden önce, Kerem'in yüzü görünmüyor. Ensesi kadrajda.

SES YÖNETMENİ

Oraya bir şey ekleyebiliriz. Dudak yok.

YAZAR

Bir tek «Hı?» Şaşkınlık. Kerem'in sesiyle.

Kerem'i oynayan oyuncu mikrofona geçer. Ekranda kendi ensesine bakar.

KEREM

Hı?

YAZAR

Bir daha, daha alçak. Yakalanmış gibi.

KEREM

Hı…

Yazar not alır: «Tut.»

YAZAR

Havalimanı kalabalığı için de üç dört ses lazım. Kısa. Şükrü'nün repliğinin altına gelmesin.

Arka plan oyuncuları mikrofonun önüne geçer: «Bavulun kilidi bozuk.» / «Taksi sırası orada.» / «Annem nerede kaldı?» Her biri Şükrü'nün sorusunun öncesine ya da sonrasına yerleştirilir.

Sahnede üç ayrı seslendirme işi var ve her biri bu dersin bir aracını gösteriyor.

Birincisi, var olan bir repliğin yeniden seslendirilmesi: «Galibasız mı?» Şükrü'yü oynayan oyuncu, ekrandaki ağzına bakarak aynı kelimeleri söylüyor. Ses yönetmeninin «beş hece, beş hece» kontrolü, dudak eşlemesinin temel ölçüsü. Kelimeler değişmiyor; yalnızca ses temizleniyor. Ama bu bile bir sınav: oyuncu, haftalar önceki aynı şaşkınlıkla ve aynı kuru tonla söylemek zorunda.

İkincisi, bir sırttan replik. Kerem'in yüzü o anda görünmüyor; yalnızca ensesi kadrajda. Yazar burada bir boşluk gördü: Şükrü'nün sorusundan sonra Kerem'in bir tepkisi duyulmuyordu. Bir «Hı?» eklendi. Bu, kurgunun ihtiyacı olan bir geçiş: Kerem'in yakalandığını, şaşırdığını seyirciye duyuruyor. Replik kısa, Kerem'in sesine uygun ve hiçbir şey açıklamıyor. Yazarın «daha alçak, yakalanmış gibi» notu, oyuncunun stüdyoda bulması gereken duyguyu tek bir yönle gösteriyor.

Üçüncüsü, arka plan konuşması. Havalimanı kalabalığı için yazılan cümleler gündelik ve kısa: bozuk bir kilit, bir taksi sırası, kaybolan bir anne. Hiçbiri ön plandaki konuşmayla yarışmıyor ve hiçbiri Şükrü'nün sorusunun üstüne gelmiyor. Bu, on dördüncü modülün kuralı: arka plan sesi havayı kurar, dikkati çalmaz.

İki sürüm

Aynı seslendirme gününün, yazarın görüntüyü hesaba katmadığı hâli.

İlk taslak

YAZAR

Şükrü'nün repliğini değiştirelim: «Yoksa Burcu'ya evlenme teklif mi ettin?» Daha anlaşılır olur.

SES YÖNETMENİ

Ekranda ağzı beş hece söylüyor. Bu on beş hece.

YAZAR

Kerem'in ensesine de bir açıklama koyalım: «Evet abi, geçen cumartesi yüzüğü verdim, Burcu da kabul etti.»

SES YÖNETMENİ

Ensesi üç saniye kadrajda. Bu cümle on saniye.

Yeniden yazım

ŞÜKRÜ

(ekrana bakarak)

Galibasız mı?

YAZAR

Bir tek «Hı?» Şaşkınlık. Kerem'in sesiyle.

KEREM

Hı…

YAZAR

Havalimanı kalabalığı için de üç dört ses lazım. Kısa. Şükrü'nün repliğinin altına gelmesin.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sonradan seslendirme, repliğin stüdyoda görüntüye bakarak yeniden kaydedilmesidir.
  2. Replik dudak hareketlerine, uzunluğa ve tona uymak zorundadır.
  3. Sırttan replik, yüzü görünmeyen karaktere serbestçe eklenebilir; ama bedenin hareketi ve kadraj süresiyle uyumlu olmalıdır.
  4. Arka plan konuşması havayı kurar, dikkati çalmaz.
  5. Sonradan seslendirme için kısa ve net replikler yazılır; oyuncu duyguyu bir stüdyoda yeniden bulmak zorundadır.

İlk taslakta yazar sonradan seslendirmeyi bir yeniden yazım fırsatı olarak görüyor ve görüntüyü unutuyor. Şükrü'nün beş hecelik sorusunu on beş hecelik bir açıklamaya çevirmek istiyor; ekrandaki dudaklar bunu taşıyamaz. Kerem'in ensesine bir açıklama koymak istiyor; ense yalnızca üç saniye görünüyor. Üstelik iki yeni replik de bir şeyi açıklıyor ve karakterlerin sesinden sapıyor: Şükrü «evlenme teklifi» demez, Kerem bir olayı böyle düzgün anlatmaz. Görüntünün izin vermediği yerde, yazarın açıklama isteği bir duvara çarpıyor.

Yeniden yazımda yazar görüntünün izin verdiği kadar yazıyor: aynı hece sayısında bir yeniden seslendirme, üç saniyelik bir enseye tek bir ses, ön plana dokunmayan bir arka plan.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışSonradan seslendirme, repliği istenildiği gibi yeniden yazma fırsatıdır.
Doğrusu

Replik ekrandaki dudak hareketlerine, uzunluğa ve tona uymak zorundadır. Yazar görüntünün izin verdiği kadar yazabilir.

Yaygın yanlışYüzü görünmeyen bir karaktere istediğin kadar açıklama eklenebilir.
Doğrusu

Sırttan replik serbesttir, ama karakterin bedeninin yaptığı şeyle ve kadrajda kalma süresiyle uyumlu olmalıdır. Açıklama makinesine dönen bir sırttan replik sahneyi bozar.

Yaygın yanlışArka plan konuşması, sahneyi canlı göstermek için zengin ve ilginç olmalıdır.
Doğrusu

Arka plan sesi havayı kurar ama dikkati çalmamalıdır. Ön plandaki konuşmayla yarışan ya da bir vuruşun üstüne gelen arka plan sesi sahneyi gölgeler.

Kendi sahnende

Özet

  1. Sonradan seslendirme, repliğin stüdyoda görüntüye bakarak yeniden kaydedilmesidir.
  2. Replik dudak hareketlerine, uzunluğa ve tona uymak zorundadır.
  3. Sırttan replik, yüzü görünmeyen karaktere serbestçe eklenebilir; ama bedenin hareketi ve kadraj süresiyle uyumlu olmalıdır.
  4. Arka plan konuşması havayı kurar, dikkati çalmaz.
  5. Sonradan seslendirme için kısa ve net replikler yazılır; oyuncu duyguyu bir stüdyoda yeniden bulmak zorundadır.

Kendini sına

  1. Ses yönetmeninin «beş hece, beş hece» kontrolü neyi ölçüyor?
  2. Kerem'in «Hı?» repliği neden bir sırttan replik ve neden işe yarıyor?
  3. İlk taslakta yazarın önerileri neden görüntüye çarpıyor?

Yanıtlar

  1. Dudak eşlemesini: yeni kaydın, ekrandaki ağız hareketleriyle aynı hece sayısında olup olmadığını. «Galibasız mı?» beş hece; yeniden seslendirme de beş hece olmalı.
  2. Çünkü Kerem'in yüzü o anda görünmüyor, yalnızca ensesi kadrajda; dudak eşlemesi gerekmiyor. Kurgunun ihtiyacı olan bir tepkiyi, Kerem'in yakalandığını, tek bir sesle ve onun kendi tonuyla duyuruyor; hiçbir şey açıklamıyor.
  3. Çünkü Şükrü'nün beş hecelik sorusunu on beş hecelik bir açıklamaya ve Kerem'in üç saniyelik ensesini on saniyelik bir cümleye çevirmek istiyor. Görüntü bu uzunlukları taşıyamaz; üstelik iki replik de karakterlerin sesinden sapıyor.

Sonraki derse köprü

Sonradan seslendirmede bir repliğin uzunluğunu dudaklar sınırladı. Bir sonraki ders başka bir sınırı ele alıyor: küfür, hakaret ve yayın kuralları. Küfrün karakteri kurduğu durumları ve televizyon, platform ve sinema için farklı sınırların yazım kararını nasıl etkilediğini.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.