İçeriğe geç

18.6 · Seviye 8 · Tür ve Biçim

Durum komedisinde tempo

Dizi komedisinde sayfa başına espri yoğunluğunu ve karakter esprisi ile durum esprisinin dengesini öğrenir

Diyalog Akademisi · Komedi Diyaloğu · 1.673 kelime · 26 replik · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir kalabalık aile kahvaltısı. Babaanne çayın demini soruyor; damat telefonla bir müşteriyle konuşuyor; küçük çocuk peynirin neden delikli olduğunu öğrenmek istiyor; anne aynı anda üç kişiye cevap veriyor ve ocaktaki yumurtayı unutuyor. Masada kimse şaka yapmıyor ama her on saniyede bir biri gülüyor. Sonra yumurta yanıyor, duman alarmı çalıyor ve bütün sofra aynı anda susuyor. Babaanne, sessizliğin içinde: «Çay da demlenmedi zaten.»

Bu kahvaltıyı bir saatlik bir film sahnesi olarak düşünün: yorucu olurdu. Ama on dakikalık bir dizi sahnesi olarak düşünün: tam kıvamında. Dizi komedisi kendi temposunu ister. Sahneler kısa, karakterler çok, espriler sık; ve bütün bu hız, sonunda tek bir patlamaya ve tek bir kuru cümleye bağlanır.

On üçüncü modülde tempoyu replik uzunluğu üzerinden gördük. Önceki derslerde de esprinin parçalarını tek tek işledik. Bu ders o parçaları dizi komedisinin hızında bir araya getiriyor.

Tek fikir

Dizi komedisinin hızı, bir sayfaya sığan espri sayısı ile bu esprilerin türü arasındaki dengeden doğar. Durum esprileri sahneyi hızlandırır; karakter esprileri ona ağırlık verir. İyi bir dizi sahnesi ikisini dönüşümlü kullanır ve sahneyi bir karakter esprisiyle kapatır.

Kavram

Dizi komedisi, sinema komedisinden farklı bir hızda çalışır. Bir bölüm yirmi ila otuz dakikadır; sahneler kısadır; seyirci karakterleri haftalarca tanımıştır ve onları bir cümleden tanır. Bu yüzden dizi sahnesi, bir sinema sahnesinin kurmak için uzun zaman harcayacağı şeyi hızla geçebilir. Seyirci Şükrü'nün kısa cevaplarını, Kerem'in «şey»lerini bilir; yazar bunları kurmak zorunda değildir, yalnızca kullanır.

Yoğunluğu ölçmenin basit bir yolu, bir sayfayı alıp esprileri saymaktır. Ama sayım bir başlangıçtır, bir hedef değil. Bir sayfada çok espri olabilir ve hiçbiri güldürmeyebilir; ya da az espri olabilir ve her biri yerine oturabilir. Asıl soru sayının kendisi değil, esprilerin nasıl dağıldığıdır. Bütün espriler sayfanın başında toplanmışsa, sonu boş kalır. Hepsi aynı türdense, seyirci çabuk alışır.

Bu modülün ilk dersinde karakter esprisini yazar esprisinden ayırdık. Burada bir üçüncü tür var: durum esprisi. Durum esprisi meşrudur; yazarın değil olayın zekâsından gelir. Ama karakter esprisinden farklı bir iş görür. Durum esprisi sahneyi iter: bir şey olur, herkes tepki verir, sahne yeni bir yere geçer. Karakter esprisi ise sahneyi durdurur: bir karakter kendi bakışından tek bir cümle söyler ve seyirci onu bir an dinler.

İyi bir dizi sahnesi bu ikisini dönüşümlü kullanır. Bir durum esprisi gelir, sahne hızlanır; bir karakter esprisi gelir, sahne bir an durur ve seyirci nefes alır; sonra yeni bir durum. Dönüşüm üçlü yapıyla da çalışır: aynı durum üç kez gelir, her seferinde başka bir karakterin tepkisiyle karşılanır.

Dizi komedisinin bir de katmanları vardır. Çoğu bölümde iki ya da üç hikâye iplik birlikte ilerler ve bir sahne bunlardan birkaçına aynı anda dokunabilir. Bu katmanlar tempoyu artırır, çünkü seyirci tek bir sahnede birden çok gelişmeyi izler. Ama katmanlar arasındaki geçişler de bir esprinin işini görebilir: bir ipliğin cümlesi, öbür ipliğe beklenmedik biçimde düşer.

Dizi komedisinin temposu, seyircinin karakterleri önceden tanımasından da güç alır. Bir sinema komedisi bir karakterin takıntısını kurmak için birkaç sahne harcar; dizi ise bunu ilk bölümlerde bir kez yapar ve sonra yalnızca hatırlatır. Bu yüzden dizideki bir karakter esprisi tek kelimeyle çalışabilir. Seyirci kelimeyi duymadan önce kimin ne diyeceğini sezer ve tahminin doğrulanması bile bir kahkaha getirir.

Son olarak, dizi sahnesinin kapanışı. Sahne bir yükselişin sonunda kesilir ve kesmeden önceki son replik, sahnenin düğmesidir. Bu düğme çoğu zaman bir karakter esprisidir: bütün hızın ardından gelen kısa, kuru bir söz. Durum esprisiyle kapanan sahne seyirciyi bir gürültünün içinde bırakır; karakter esprisiyle kapanan sahne ise onu bir yüzle bırakır.

Sahnede

Aynı cuma akşamı. Kaan hâlâ kombinin önünde diz çökmüş. Kerem, Şükrü'ye ekmek getirmiş; Kaan'ın orada olduğunu bilmiyordu.

İÇ. ŞÜKRÜ'NÜN MUTFAĞI — AKŞAM. Kombinin kapağı açık, Kaan önünde, elinde bir tornavida. Şükrü masada. Kapı çalar. Şükrü açar; Kerem, elinde iki ekmek.

KEREM

Abi, fırın erken kapanıyordu, şey, iki tane aldım. Bir tane siz…

Kerem Kaan'ı görür. Kaan başını kaldırır. İkisi birbirine bakar.

KEREM

Kaan abi. Hoş geldin.

KAAN

Hoş bulduk.

Sessizlik. Kerem ekmekleri masaya bırakır. Masada zaten bir ekmek var.

ŞÜKRÜ

Kaan da getirdi.

KEREM

Ha. Şey. Üç ekmek. İyi, bayat olmaz… yani olur da.

Telefon çalar. Şükrü açar, hoparlöre almadan; Sevgi'nin sesi odaya taşar.

SEVGİ

(telefonda)

Baba, Kaan ekmek aldı mı?

ŞÜKRÜ

Aldı.

SEVGİ

(telefonda)

Ben unutur diye Kerem'e de yazdım.

ŞÜKRÜ

Kerem de aldı.

SEVGİ

(telefonda)

Kaan'la konuştunuz mu?

Şükrü Kaan'a bakar. Kaan tornavidaya bakar. Kerem ekmeklere bakar.

ŞÜKRÜ

Konuştuk.

SEVGİ

(telefonda)

Ne dedin?

ŞÜKRÜ

Kombi bitince söylerim.

Şükrü telefonu kapatır. Kaan tornavidayı son bir kez çevirir. Kombi bir an sessiz kalır, sonra gürültüyle yanar; alev penceresi turuncuya döner, borular tıkırdar. Kerem bir adım geri sıçrar.

KEREM

Abi, bu… şey, hep böyle mi bağırır?

KAAN

Basınç bir buçukta. Tutacak.

Üçü de kombiye bakar. Boruların tıkırtısı yavaşlar, durur.

ŞÜKRÜ

Konuştu.

Sahne kısa ama içinde bir düzine komik an var. Sayalım ve türlerine bakalım.

Durum esprileri sahneyi iterek ilerliyor: Kerem'in Kaan'ı beklemediği bir kapı, masada zaten duran ekmek, Sevgi'nin herkese ayrı ayrı ekmek yazdırmış olması, telefonun tam o an çalması, kombinin gürültüyle yanması. Bunların hiçbiri bir karakterin bakışından doğmuyor; olayın kendisinden doğuyor ve sahneyi bir sonraki ana taşıyor.

Karakter esprileri ise sahneyi duraksatıyor. Kerem'in «İyi, bayat olmaz… yani olur da» cümlesi, onun kendi cümlesini düzelten kaygılı sesi. Şükrü'nün telefondaki cevapları, her biri tek kelime: «Aldı», «Kerem de aldı», «Konuştuk». Sevgi'nin «Kaan'la konuştunuz mu?» sorusu karşısında üç adamın üç ayrı yere bakması; bu bir karakter esprisi, çünkü üçü de kendi sessizliğiyle tepki veriyor. Kaan'ın «Basınç bir buçukta. Tutacak», mimarın teknik, kısa sesi.

İki tür dönüşümlü geliyor: kapı ve Kerem'in sesi, ekmek ve Kerem'in düzeltmesi, telefon ve Şükrü'nün kısa cevapları, kombi ve Kaan'ın teknik cümlesi. Her durum bir karakter tepkisine bağlanıyor. Sahnede iki iplik de var: kombi ve İstanbul sorusu. Sevgi'nin «Ne dedin?» sorusu ikinci ipliği açıyor ve Şükrü'nün «Kombi bitince söylerim» cevabı onu birinci ipliğe bağlıyor; kombinin yanması böylece bir kararın da habercisi oluyor.

Ve düğme: «Konuştu.» Bir karakter esprisi, bir geri çağırma, bir kurulum ve vuruş. Şükrü Sevgi'ye «Kombi de zaten konuşmuyor» demişti; şimdi kombi konuştu. Bütün gürültünün ardından gelen bu tek kelime, sahneyi bir yüzle kapatıyor: Şükrü'nün, kombinin konuşmasını Kaan'ın konuşmasına bağlayan kuru ve sıcak bakışıyla.

İki sürüm

Aynı sahnenin yalnızca durum esprileriyle yazılmış hâli.

İlk taslak

Kerem iki ekmekle girer, masada bir ekmek daha görür, şaşırır. Telefon çalar. Kombi aynı anda yanar, gürültü yapar. Kerem ekmekleri düşürür. Kaan tornavidayı düşürür. Şükrü telefonu düşürür.

SEVGİ

(telefonda, yerden)

Baba? Baba, ne oluyor?

KEREM

Abi, kombi patladı mı?

KAAN

Hayır, çalıştı.

ŞÜKRÜ

Herkes sakin olsun.

Yeniden yazım

ŞÜKRÜ

Kaan da getirdi.

KEREM

Ha. Şey. Üç ekmek. İyi, bayat olmaz… yani olur da.

SEVGİ

(telefonda)

Kaan'la konuştunuz mu?

ŞÜKRÜ

Konuştuk.

KAAN

Basınç bir buçukta. Tutacak.

ŞÜKRÜ

Konuştu.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Durum komedisinde tempo, espri yoğunluğu ile espri türleri arasındaki dengedir.
  2. Durum esprisi sahneyi iter; karakter esprisi onu duraksatır.
  3. İyi bir dizi sahnesi iki türü dönüşümlü kullanır.
  4. Birden çok hikâye ipliği tempoyu artırır; iplikler arasındaki geçiş de bir espri olabilir.
  5. Sahnenin düğmesi çoğu zaman bir karakter esprisidir.

İlk taslakta bütün espriler durumdan geliyor ve hepsi aynı ana yığılmış: ekmek, telefon, kombi, üç düşen nesne. Yoğunluk yüksek ama dağılım yok; sahne bir anlık bir gürültüye dönüşüyor ve ardından boşalıyor. Karakterler hiç konuşmuyor; yalnızca tepki veriyor ve tepkileri birbirinin yerine geçebilir: «Kombi patladı mı?» ya da «Herkes sakin olsun» herhangi birinin ağzından çıkabilir. Kapanış da bir durum: Şükrü'nün sakinleştirme cümlesi, ne kuru ne sıcak.

Yeniden yazımda durumlar birer birer geliyor ve her birinin arkasından bir karakter tepkisi. Sahne hızlanıyor, duruyor, yeniden hızlanıyor. Kapanış bir karakter esprisi: Şükrü'nün tek kelimesi, önceki bir sahnenin geri çağırması.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDizi komedisinde espri sayısı ne kadar yüksekse o kadar iyidir.
Doğrusu

Yoğunluk tek başına bir ölçüt değildir. Esprilerin türü, dağılımı ve arasındaki nefes, sayıları kadar önemlidir.

Yaygın yanlışDurum esprisi ucuzdur; yalnızca karakter esprisi değerlidir.
Doğrusu

Durum esprisi meşrudur ve sahneye hız katar. Sorun onun varlığı değil, karakter esprisiyle dengelenmemesidir.

Yaygın yanlışDizi sahnesi en büyük gürültüyle kapanmalıdır.
Doğrusu

Gürültüyle kapanan sahne seyirciyi boşlukta bırakır. Kapanış düğmesi çoğu zaman bir karakterin kısa, kuru bir sözüdür.

Kendi sahnende

Özet

  1. Durum komedisinde tempo, espri yoğunluğu ile espri türleri arasındaki dengedir.
  2. Durum esprisi sahneyi iter; karakter esprisi onu duraksatır.
  3. İyi bir dizi sahnesi iki türü dönüşümlü kullanır.
  4. Birden çok hikâye ipliği tempoyu artırır; iplikler arasındaki geçiş de bir espri olabilir.
  5. Sahnenin düğmesi çoğu zaman bir karakter esprisidir.

Kendini sına

  1. Sahnedeki durum esprilerinden üçünü say. Hangi karakter tepkileri onları izliyor?
  2. Sevgi'nin «Kaan'la konuştunuz mu?» sorusu karşısında üç adamın bakışları neden bir karakter esprisi?
  3. «Konuştu» neden iyi bir kapanış düğmesi?

Yanıtlar

  1. Masada zaten duran ekmek (Kerem: «Üç ekmek. İyi, bayat olmaz… yani olur da»), Sevgi'nin herkese ayrı ayrı ekmek yazdırması (Şükrü: «Kerem de aldı»), kombinin gürültüyle yanması (Kerem: «hep böyle mi bağırır?», Kaan: «Basınç bir buçukta. Tutacak»).
  2. Çünkü üçü de kendi sessizliğiyle, kendi bakışıyla tepki veriyor: Şükrü Kaan'a, Kaan tornavidaya, Kerem ekmeklere bakıyor. Hiçbiri cevap vermek istemiyor; her birinin kaçışı onun karakterinden geliyor.
  3. Çünkü bütün gürültünün ardından gelen kısa, kuru bir karakter esprisi ve bir geri çağırma. Şükrü daha önce «Kombi de zaten konuşmuyor» demişti; şimdi kombi konuştu. Tek kelime, kombiyi Kaan'a bağlıyor ve sahneyi Şükrü'nün yüzüyle kapatıyor.

Sonraki derse köprü

Bu sahnedeki her espri bir sınavdan geçti: başka bir ağza taşındığında hâlâ güldürüyor mu, yoksa yalnız onu söyleyene mi ait? Modülün atölyesi bu sınavı bir kurala çeviriyor: bir komedi sahnesindeki her espriyi tek tek sınamak ve karakter dışı olanları kesmek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.