14.7 · Seviye 6 · Ritim ve Sahne
Arka plan konuşması
Arka plandaki konuşmanın ön plandaki sahneyle nasıl çeliştiğini ya da onu yorumladığını yazar
Diyalog Akademisi · Sahnenin İçinde Diyalog · 1.537 kelime · 19 replik · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir hastanenin bekleme salonunda oturuyorsun. Yanındaki kadın doktorun ne diyeceğini bekliyor, elleri kucağında kenetli. Karşı sırada iki genç, bir maçın sonucunu tartışıyor, gülüyorlar. Kadın onları duymuyor gibi; ama sen, kadının sessizliği ile gençlerin kahkahası arasındaki mesafeyi duyuyorsun. Gençlerin sözleri hiçbir şey anlatmıyor, ama o salonda, o anda, kadının beklediği şeyin ağırlığını iki katına çıkarıyor.
Bir mekân hiçbir zaman yalnızca sahnedeki karakterlerden ibaret değildir. Başka masalarda konuşmalar, koridorda sesler, bir radyo, bir televizyon. Bu sesler çoğu zaman gürültüdür ve sahnede gürültü olarak kalır. Ama bazen arka plandaki bir cümle öndeki sahneyle konuşur: onunla çelişir, onu yorumlar, ya da onun söylemediğini söyler.
Önceki derste kalabalık bir masada konuşmanın iki kişi arasında nasıl aktığını gördük. Bu ders o masanın dışına bakıyor: sahnenin arka planındaki konuşmaya.
Tek fikir
Arka plan konuşması, öndeki sahneyle bir ilişki kurduğunda gürültü olmaktan çıkar. Ya ondan farklı bir şey söyleyerek onu keskinleştirir, ya da onun söyleyemediğini başka ağızlardan söyleyerek onu yorumlar. Seyirci iki konuşmayı aynı anda duyar ve aradaki bağı kendisi kurar.
Kavram
Arka plan konuşmasının en basit işi bir ortam kurmaktır: kalabalık bir lokanta, bir adliye koridoru, bir pazar yeri. Bu işte sözlerin kendisi önemli değildir; önemli olan bir mekânın canlı olduğu hissidir. Senaryoda bu çoğu zaman bir eylem satırında tek bir cümleyle verilir: «Koridorda uğultu.» Bu tür arka plan, yönetmenin ve ses tasarımcısının işidir; yazarın her sözü yazması gerekmez.
Ama arka plandaki sözler bazen öndeki sahneyle konuşur ve o zaman yazarın işidir. Bu konuşmanın iki ana biçimi var.
Çelişki. Arka plandaki sözler öndeki sahnenin tersini söyler. Öndeki sahne bir kayıp anlatırken arkada biri kutlama yapar. Öndeki sahne sessiz bir vedalaşmayken arkada iki kişi yüksek sesle bir planı konuşur. Bu karşıtlık öndeki sahneyi keskinleştirir; seyirci onun ağırlığını, çevresindeki hafiflikle karşılaştırarak duyar.
Yorum. Arka plandaki sözler öndeki sahnenin konusuna başka bir açıdan dokunur. Öndeki karakterler bir şeyi söyleyemiyorsa, arkadaki yabancılar onu söyler. Öndeki sahne bir mirası konuşmadan geçiştirirken, arkadaki bir çift yüksek sesle «Ev benim» diye tartışır. Seyirci iki konuşma arasındaki yankıyı duyar ve öndeki sessizliğin ne taşıdığını anlar.
Arka plan konuşmasını sayfaya yazmanın birkaç yolu var. Kısa bir arka plan sözü, eylem satırının içinde tırnakla yazılabilir. Daha uzun bir arka plan konuşması, replik olarak ama bir yönergeyle yazılır, örneğin «(arkada)». Önemli olan, okuyanın ve oyuncunun hangi sesin önde, hangisinin arkada olduğunu bilmesidir. Arka plan sözü, öndeki repliklerin arasına serpiştirilir; öndekiler sustuğunda arkadaki duyulur, öndekiler konuştuğunda arkadaki uğultuya döner.
Arka plan konuşmasının bir tehlikesi var: fazla açık olmak. Arkadaki yabancılar öndeki sahnenin anlamını doğrudan söylerse, yazarın eli görünür. «Hayat kısa, değil mi?» diyen bir arka plan sesi, sahneyi bir vaaza çevirir. İyi bir karşı nokta dolaylıdır: kendi konusunu konuşur ve yalnızca seyirci onun öndeki sahneyle ilgisini kurar. Arkadakiler öndekilerin varlığından habersiz olmalıdır.
Son olarak, arka plan sözlerinin miktarı da önemlidir. Bir sahnede bir ya da iki arka plan cümlesi yeterlidir. Fazlası öndeki sahneyle yarışır ve seyirci hangi konuşmayı izleyeceğini bilemez. Arka plan, adı üstünde, arkada kalmalıdır.
Arka plan konuşmasının bir de zamanlaması var. Arkadaki söz, öndeki sahnenin bir duraklamasına düşmelidir: öndekiler sustuğunda, bir eylem satırının arasında, bir bakışın ardından. Öndekiler konuşurken gelen arka plan sözü kaybolur ya da öndekini bastırır. Bu yüzden arka plan sözlerini yazarken önce öndeki sahnenin sessizliklerini bul; arkadaki ses oraya oturur. Doğru yere düşen tek bir arka plan cümlesi, öndeki bir duraklamayı doldurur ve o duraklamanın ne taşıdığını seyirciye söyler.
Sahnede
Gülsüm Hanım'ın davası karara çıktı. Hâkim kiralananın tahliyesine karar verdi. Gülsüm ile Ozan, duruşma salonunun önündeki bankta oturuyor. Yan bankta genç bir çift, kendi duruşmalarını bekliyor.
İÇ. ADLİYE KORİDORU — ÖĞLE. Gülsüm bankta, elinde Necdet'in eski anahtarı. Ozan yanında, dosya kucağında. Yan bankta genç bir çift, aralarında bir boşluk bırakarak oturuyor.
OZAN
Tahliye, Gülsüm Hanım. Hâkim bey tahliyeye karar verdi.
GÜLSÜM
Ne zaman girebilirim?
OZAN
Biraz daha var. Ama artık var.
GENÇ KADIN
(arkada)
Ev benim. Babam aldı o evi, sen bir çivi çakmadın.
GENÇ ADAM
(arkada)
Perdeleri ben taktım.
Gülsüm anahtara bakar.
GÜLSÜM
Necdet bir kilit taktı. Başka bir şey takmadı. Perde bile asmazdı.
OZAN
Yeni silindiri Necdet Bey'in anahtarına göre yaptırırız. Anahtar yine uyar.
GENÇ KADIN
(arkada)
Anahtarı bana ver, bu akşam.
Gülsüm anahtarı avucunda kapatır.
GÜLSÜM
Uysun.
Öndeki sahne bir sevinç sahnesi olabilirdi: Gülsüm aylardır bu kararı bekliyordu. Ama Gülsüm sevinmiyor; «Ne zaman girebilirim?» sorusu bir sevinçten çok bir yorgunluk taşıyor. Arka plan bu yorgunluğa bir karşı nokta kuruyor. Genç çift bir ev için kavga ediyor: kimin aldığı, kimin ne taktığı. Gülsüm'ün evi de bir kavganın konusu oldu, ama onun kavgası artık bitti; geriye yalnızca bir anahtar ve bir ölü kaldı.
Arkadaki sözler öndeki sahnenin söyleyemediğini söylüyor. Genç kadının «sen bir çivi çakmadın» suçlaması, Gülsüm'ün Necdet'i anmasını tetikliyor: «Necdet bir kilit taktı.» Arkadaki çift evi bölüşüyor, öndeki kadın evin içinde kocasından kalan tek şeyi hatırlıyor. Genç adamın «perdeleri ben taktım» savunması ile Gülsüm'ün «Perde bile asmazdı» cümlesi arasında bir yankı var; ama hiçbir karakter bu yankıyı duymuyor. Onu yalnızca seyirci duyuyor.
Arka planın son sözü, «Anahtarı bana ver, bu akşam», öndeki sahnenin son anına çarpıyor. Genç kadın bir anahtarı istiyor, Gülsüm bir anahtarı avucunda kapatıyor. Arka plan iki kez konuşuyor ve iki kez öndeki sahneye dokunuyor; daha fazlası olsaydı, sahne iki ayrı sahneye bölünürdü.
İki sürüm
Aynı sahnenin arka plan konuşması anlamı doğrudan söyleyerek yazıldığı hâli.
İlk taslak
OZAN
Tahliye, Gülsüm Hanım. Hâkim bey tahliyeye karar verdi.
GÜLSÜM
Ne zaman girebilirim?
YAŞLI ADAM
(arkada)
Evler gelip geçer, önemli olan içindekiler, değil mi?
GÜLSÜM
Doğru söylüyor. Necdet olmadan o ev boş zaten.
OZAN
Üzülmeyin, Gülsüm Hanım.
Yeniden yazım
GÜLSÜM
Ne zaman girebilirim?
OZAN
Biraz daha var. Ama artık var.
GENÇ KADIN
(arkada)
Ev benim. Babam aldı o evi, sen bir çivi çakmadın.
GENÇ ADAM
(arkada)
Perdeleri ben taktım.
GÜLSÜM
Necdet bir kilit taktı. Başka bir şey takmadı. Perde bile asmazdı.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Arka plan konuşması, öndeki sahneyle bir ilişki kurduğunda gürültü olmaktan çıkar.
- Çelişki: arka plan öndeki sahnenin tersini söyleyerek onu keskinleştirir.
- Karşı nokta: arka plan aynı konuyu başka bir açıdan işleyerek öndeki sahneyi yorumlar.
- Arkadakiler öndekilerden habersiz olmalı; öndekiler arka plana cevap vermemelidir.
- Bir sahnede bir iki arka plan sözü yeterlidir; fazlası öndeki sahneyle yarışır.
İlk taslakta arka plan sesi bir vaaz veriyor: «Evler gelip geçer, önemli olan içindekiler.» Bu cümle öndeki sahnenin anlamını doğrudan söylüyor ve yazarın eli görünüyor. Üstelik Gülsüm arka plan sesine cevap veriyor; arka plan bir arka plan olmaktan çıkıp sahnenin içine giriyor. Gülsüm'ün cevabı da duygusunu adlandırıyor: «o ev boş zaten.» Seyirciye yalnızca dinlemek kalıyor.
Yeniden yazımda arkadaki çift kendi kavgasını yapıyor ve öndeki sahneden habersiz. Sözleri yalnızca kendi evleri hakkında. Ama seyirci, «çivi» ile «kilit», «perde» ile «perde bile asmazdı» arasındaki yankıyı duyuyor. Gülsüm arka plana cevap vermiyor; onun yerine kendi geçmişine dönüyor. Arka plan, öndeki sahneyi yorumluyor, ama hiçbir şeyi açıklamıyor.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışArka plan konuşması, sahnenin anlamını seyirciye hatırlatmak için iyi bir yoldur.
Anlamı doğrudan söyleyen bir arka plan sesi yazarın elini gösterir. İyi bir karşı nokta kendi konusunu konuşur; bağı seyirci kurar.
Yaygın yanlışÖndeki karakterler arka plan konuşmasına tepki vermelidir.
Arkadaki sese cevap veren öndeki karakter, arka planı sahnenin içine çeker. Arka plan, öndekilerin farkında olmadığı bir yankı olarak kaldığında güçlüdür.
Yaygın yanlışKalabalık bir mekânda arka planın bütün sözleri yazılmalıdır.
Arka planın çoğu bir ortamdır ve bir eylem satırıyla verilir. Yalnızca öndeki sahneyle konuşan bir iki söz yazılır.
Kendi sahnende
Özet
- Arka plan konuşması, öndeki sahneyle bir ilişki kurduğunda gürültü olmaktan çıkar.
- Çelişki: arka plan öndeki sahnenin tersini söyleyerek onu keskinleştirir.
- Karşı nokta: arka plan aynı konuyu başka bir açıdan işleyerek öndeki sahneyi yorumlar.
- Arkadakiler öndekilerden habersiz olmalı; öndekiler arka plana cevap vermemelidir.
- Bir sahnede bir iki arka plan sözü yeterlidir; fazlası öndeki sahneyle yarışır.
Kendini sına
- Genç çiftin kavgası Gülsüm'ün sahnesine ne katıyor?
- «Perdeleri ben taktım» ile «Perde bile asmazdı» arasındaki yankıyı kim duyuyor?
- İlk taslaktaki yaşlı adamın cümlesi neden zayıf?
Yanıtlar
- Bir karşı nokta. Çift bir ev için kavga ediyor, kimin ne taktığını tartışıyor; Gülsüm'ün kavgası ise bitmiş, geriye bir anahtar ve bir ölü kalmış. Arkadaki kavga, öndeki kadının sevinememesini keskinleştiriyor.
- Yalnızca seyirci. Arkadaki çift Gülsüm'ü duymuyor, Gülsüm de arkadakilere cevap vermiyor; iki konuşma arasındaki bağı seyirci kuruyor.
- Çünkü öndeki sahnenin anlamını doğrudan söylüyor ve bir vaaza dönüşüyor. Üstelik Gülsüm ona cevap veriyor; arka plan sahnenin içine giriyor ve Gülsüm'ün duygusu adlandırılıyor.
Sonraki derse köprü
Koridorda iki bank vardı ve iki ayrı konuşma birbirine dokundu. Modülün son dersi bir masaya yedi kişiyi oturtuyor: bir bayram sofrası. O kalabalıkta sözün kimden kime geçtiğini, hangi iki kişinin konuşmayı taşıdığını ve masada kimin hiç ağzını açmadığını satır satır izleyeceğiz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.