İçeriğe geç

13.6 · Seviye 6 · Ritim ve Sahne

Kesinti ve eş zamanlı konuşma

Kesintiyi, yarım kalan sözü ve iki sütunlu eş zamanlı diyaloğu sayfada doğru yazar

Diyalog Akademisi · Ritim · 1.611 kelime · 20 replik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir aile sofrasında herkes aynı anda konuşuyor. Anne yemeğin tuzunu soruyor, baba bir maç sonucunu anlatıyor, çocuklardan biri ödevini hatırlatıyor, öbürü kardeşinin sözünü kesiyor. Dışarıdan bakan biri için bu bir gürültüdür. Ama sofradakiler için bir düzen vardır: kim kimin sözünü kesebilir, kim kesemez, kimin sesi diğerlerini susturur. Kesintiler ailenin haritasını çizer.

Gerçek konuşmalar düzgün sırayla ilerlemez. Bir ses ötekinin üstüne biner, bir cümle havada asılı kalır, iki ses aynı saniyeye sığmaya çalışır. Senaryo sayfası ise doğası gereği sıralıdır: bir replik, sonra öbürü. Yazarın işi, bu sıralı sayfaya düzensiz konuşmanın hissini taşımaktır, ama oyuncunun ve okurun kaybolmayacağı biçimde.

Önceki derste herkes sırayla konuştu ve bir söz sahnenin sonunda geri döndü. Bu ders sıranın bozulduğu anlara bakıyor: kesintiyi, yarım kalan sözü ve eş zamanlı konuşmayı sayfaya doğru yazmaya.

Tek fikir

Kesinti ve eş zamanlı konuşma, bir sahnenin güç ilişkilerini ve gerilimini görünür kılar. Ama sayfada doğru işaretlenmezlerse oyuncu ve okur kaybolur. Kesinti uzun tireyle, kendiliğinden sönen söz üç noktayla, eş zamanlı konuşma iki sütunla ya da bir parantez yönergesiyle yazılır.

Kavram

Birinci modülde üst üste konuşmanın her zaman bir saldırı olmadığını, bazı insanlar için ilginin ve yakınlığın işareti olduğunu, yani bir konuşma üslubu meselesi olduğunu gördük. Bu ders aynı olayın sayfaya nasıl yazıldığına bakıyor.

Sekizinci modülde duraklamaları sayfaya yazarken üç nokta ile uzun tireyi ayırdık: üç nokta sönen bir ses, uzun tire bir kopuş. Orada ikisi de tek bir karakterin kendi cümlesinin içindeydi. Bu derste aynı işaretler iki karakter arasında çalışıyor. Bir replik uzun tireyle bitiyor ve bir sonraki replik başka bir karakterle başlıyorsa, bu bir kesintidir: ikinci karakter birincinin sözünü kesmiştir. Replik üç noktayla bitiyorsa, cümle kendiliğinden sönmüş, karakter bırakmış, öbürü ancak ondan sonra konuşmuştur. Oyuncu ikisini çok farklı oynar: tirede ikinci oyuncu birincinin üzerine girer; üç noktada bekler.

Kesintinin nerede yapıldığı da bir karardır. Kesen karakter, kesilenin ne söyleyeceğini biliyorsa, cümleyi tam o kelimeden önce keser; bu, o kelimeyi duymak istemediğini gösterir. Kesen karakter bilmiyorsa, cümleyi ortasında, rastgele bir yerden keser; bu, sabırsızlığı ya da öfkeyi gösterir. Kesintinin yeri seyirciye de bir şey söyler: kesilen kelime söylenmemiş ama seyirci onu tamamlayabiliyorsa, sahne o kelimeyi iki kez söylemiş olur.

Kesilen karakter bazen kesintiye rağmen devam eder. Bu durumda onun sonraki repliği, kesilen cümlenin devamıdır ve sayfada «(devam)» yönergesiyle ya da cümlenin kaldığı yerden başlayarak yazılır. Bu, iki karakterin birbirinin üzerinden konuştuğunu, ikisinin de geri adım atmadığını gösterir.

Eş zamanlı konuşma kısa tutulmalıdır. Seyirci aynı anda iki sesi ancak birkaç saniye takip edebilir; sonra ikisini de kaybeder. Bu yüzden eş zamanlı diyalogda genellikle önemli olan sözlerin ne olduğu değil, aynı anda söylenmiş olmalarıdır: bir kargaşa, bir rekabet, bir heyecan. Bu bölümden önemli bir bilgi çıkacaksa, o bilgi eş zamanlı konuşma bittikten sonra tek bir sesle söylenmelidir.

Kesinti ve eş zamanlı konuşma karakterler arasındaki gücü de gösterir. Kim kimin sözünü kesebiliyor? Kim kesildiğinde susuyor, kim devam ediyor? Bir sahnenin kesinti haritası, o sahnedeki hiyerarşinin haritasıdır. Bir müdür çalışanının sözünü keser; çalışan müdürünü kesemez, ama bir gün kestiğinde, o kesinti bir isyandır.

Son olarak, aşırılık burada da düşmandır. Her replik bir tireyle biterse, sayfa bir kakofoniye döner ve kesintilerin hiçbiri ağırlık taşımaz. Kesinti nadir olduğunda bir olaydır.

Kesintinin bir başka türü de karakterlerden değil dünyadan gelir: bir telefon çalar, bir kapı açılır, bir anons yapılır. Bu dış kesintiler de sayfada aynı tireyle gösterilir, ardından gelen eylem satırı kesintinin kaynağını söyler. Dış kesintinin bir avantajı vardır: kimseyi suçlu çıkarmadan bir cümleyi yarıda bırakır ve seyirciyi o cümlenin sonunu merak eder hâlde tutar. Bir itiraf tam söylenecekken çalan bir telefon, bir sırrın bir sahne daha saklanmasını sağlar. Ama bu araç da çabuk tükenir; her önemli cümlenin bir telefonla kesildiği bir senaryo, seyircide yazarın kaçtığı izlenimini bırakır.

Sahnede

Pazartesi sabahı. Gülsüm Hanım'ın duruşmasına bir saat var. Tarık, Meral'in Ankara kararını henüz duymadı.

İÇ. KALEM ODASI — SABAH. Tarık elinde tabletiyle Meral'in masasına yaklaşır. Ozan dosyaları sıralıyor.

TARIK

Meral Hanım, Ankara'daki sistemle ilgili bir sunum hazırladım, gitmeden önce bakmak isterseniz diye, çünkü orada ekranlar farklı, tarama da—

MERAL

Gitmiyorum.

Tarık tableti indirir.

TARIK

Gitmiyor…

MERAL

Gitmiyorum, Tarık Bey. Sunumu koridor için yap.

Kapı açılır. Gülsüm girer, çantası kolunda.

Gülsüm masaya yaklaşırken Tarık ile Ozan aynı anda ona dönüp konuşmaya başlar:

TARIKOZAN
Gülsüm Hanım, günaydın, koridordaki ekranda adınız çıkınca içeri giriyorsunuz, yazılar büyük, bakın—Gülsüm Hanım, on buçukta içerdesiniz, sağ tarafa oturacaksınız, ben sizi—

GÜLSÜM

Biriniz.

Sessizlik. Tarık ile Ozan birbirine bakar.

MERAL

Ozan.

OZAN

On buçukta. Sağ taraf. Ben götürürüm.

GÜLSÜM

Tamam.

Sahnenin ilk kesintisi bir haberi taşıyor. Tarık uzun, gerekçeli, kendini açıklayan repliğine başlıyor ve Meral onu tam «tarama da» kelimesinden sonra kesiyor. Meral Tarık'ın ne söyleyeceğini biliyor ve duymak istemiyor. Tek kelimesi, «Gitmiyorum», hem bir kesinti hem bir haber. Tarık'ın bir sonraki repliği üç noktayla bitiyor: «Gitmiyor…» Cümlesi kendiliğinden sönüyor, çünkü söyleyecek bir şey bulamıyor. Tire ile üç nokta arasındaki fark, iki karakterin durumunu gösteriyor: biri kesiyor, öbürü sönüyor.

Eş zamanlı konuşma Gülsüm'ün girişiyle geliyor. Tarık ve Ozan aynı anda ona dönüyor ve ikisi de onu yönlendirmeye çalışıyor; biri ekranla, öbürü oturma yeriyle. İki sütunun içeriği önemli değil; önemli olan aynı anda söylenmiş olmaları. Seyirci iki genç adamın Gülsüm'e yardım etmek için yarıştığını duyuyor. İki replik de tireyle bitiyor, çünkü Gülsüm ikisini birden kesiyor.

Gülsüm'ün «Biriniz» kesintisi sahnenin güç haritasını değiştiriyor. Yetmiş yaşındaki, kulağı duymayan, gözü iyi görmeyen kadın iki genç adamın sözünü tek kelimeyle kesiyor. Meral'in «Ozan» kararı ise önemli bilgiyi eş zamanlı konuşmanın dışına çıkarıyor: saat, yer, kimin götüreceği artık tek bir sesle ve kısa kısa söyleniyor.

İki sürüm

Aynı sahnenin kesinti işaretleri olmadan, sırayla yazılmış hâli.

İlk taslak

TARIK

Meral Hanım, Ankara'daki sistemle ilgili bir sunum hazırladım, gitmeden önce bakmak isterseniz.

MERAL

Ben Ankara'ya gitmiyorum, Tarık Bey.

TARIK

Gitmiyor musunuz? Anladım.

TARIK

Gülsüm Hanım, günaydın, koridordaki ekranda adınız çıkınca içeri giriyorsunuz.

OZAN

Gülsüm Hanım, on buçukta içerdesiniz, sağ tarafa oturacaksınız.

GÜLSÜM

Biriniz konuşsun lütfen.

Yeniden yazım

TARIK

Meral Hanım, Ankara'daki sistemle ilgili bir sunum hazırladım, gitmeden önce bakmak isterseniz diye, çünkü orada ekranlar farklı, tarama da—

MERAL

Gitmiyorum.

TARIK

Gitmiyor…

MERAL

Gitmiyorum, Tarık Bey. Sunumu koridor için yap.

GÜLSÜM

Biriniz.

MERAL

Ozan.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kesinti uzun tireyle, kendiliğinden sönen söz üç noktayla yazılır; oyuncu ikisini farklı oynar.
  2. Kesintinin yeri bir karardır: bilen kesen, duymak istemediği kelimeden önce keser.
  3. Eş zamanlı diyalog iki sütunla ya da bir yönergeyle yazılır ve kısa tutulur.
  4. Önemli bilgi eş zamanlı bölümün içinde değil, sonrasında tek bir sesle verilir.
  5. Kesinti haritası sahnenin güç haritasıdır; kesinti nadir olduğunda bir olaydır.

İlk taslakta herkes sözünü bitiriyor ve sonra öbürü başlıyor. Tarık'ın cümlesi tamamlanıyor, Meral kibarca cevap veriyor, Tarık «Anladım» diyor. Haber geliyor ama bir şok olarak değil, bir bilgi olarak. Tarık ile Ozan'ın Gülsüm'e dönüşü ise iki ayrı replik olarak sırayla yazılmış; seyirci aynı anda konuştuklarını bilemez, bir yarış duyamaz. Gülsüm'ün «Biriniz konuşsun lütfen» repliği de bir kesinti değil, bir rica.

Yeniden yazımda kesintiler sahnenin güç ilişkilerini kuruyor. Meral'in tek kelimesi Tarık'ın uzun cümlesini tam ortasından kesiyor ve haber bir çarpışmayla geliyor. Tarık'ın üç noktası onun sönüşünü gösteriyor. Eş zamanlı konuşma iki sütunda yan yana duruyor ve Gülsüm'ün tek kelimelik kesintisi ikisini birden susturuyor.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışUzun tire ile üç nokta aynı işi görür; ikisi de yarım kalan bir sözü gösterir.
Doğrusu

Tire bir kesintidir, üç nokta bir sönüş. Tirede ikinci oyuncu birincinin üzerine girer, üç noktada bekler.

Yaygın yanlışEş zamanlı konuşmada önemli bilgiler verilebilir; seyirci ikisini de takip eder.
Doğrusu

Seyirci aynı anda iki sesi ancak birkaç saniye takip edebilir. Önemli bilgi, eş zamanlı bölüm bittikten sonra tek bir sesle söylenmelidir.

Yaygın yanlışGerçekçilik için repliklerin çoğu kesintiyle bitmelidir.
Doğrusu

Her replik tireyle bittiğinde sayfa bir kakofoniye döner ve hiçbir kesinti ağırlık taşımaz. Kesinti nadir olduğunda bir olaydır.

Kendi sahnende

Özet

  1. Kesinti uzun tireyle, kendiliğinden sönen söz üç noktayla yazılır; oyuncu ikisini farklı oynar.
  2. Kesintinin yeri bir karardır: bilen kesen, duymak istemediği kelimeden önce keser.
  3. Eş zamanlı diyalog iki sütunla ya da bir yönergeyle yazılır ve kısa tutulur.
  4. Önemli bilgi eş zamanlı bölümün içinde değil, sonrasında tek bir sesle verilir.
  5. Kesinti haritası sahnenin güç haritasıdır; kesinti nadir olduğunda bir olaydır.

Kendini sına

  1. Meral Tarık'ın sözünü neden tam o yerden kesiyor?
  2. Tarık'ın «Gitmiyor…» repliği neden tireyle değil üç noktayla bitiyor?
  3. Gülsüm'ün «Biriniz» kesintisi sahnenin güç haritasını nasıl değiştiriyor?

Yanıtlar

  1. Çünkü Tarık'ın ne söyleyeceğini biliyor: Ankara'ya gitmeden önce sunuma bakması. Bunu duymak istemiyor ve haberi tek kelimeyle, kesintinin içinde veriyor.
  2. Çünkü kimse onu kesmiyor; cümlesi kendiliğinden sönüyor. Tarık söyleyecek bir şey bulamıyor. Tire bir kesinti olurdu, üç nokta bir sönüş.
  3. Yetmiş yaşındaki, kulağı duymayan bir kadın iki genç adamın sözünü tek kelimeyle kesiyor. Kesinti haritasında en güçsüz görünen kişi, o anda en güçlü konuma geçiyor.

Sonraki derse köprü

Bu modülde replik uzunluğunu, kısa vuruşları, uzun konuşmayı, son kelimeyi, geri çağırmayı ve kesintiyi gördük. Modülün son atölyesi bunları bir makasla sınıyor: bir sahneyi anlamını değiştirmeden yüzde otuz kısaltmak ve her kesimi gerekçelendirmek. Ritim için kısaltma, ritmin en çok sınandığı yerdir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.