0.5 · Seviye 0 · Kulak · Atölye
İlk sahne
İki kişinin, birinin ötekinden bir şey istediği iki sayfalık bir sahne yazar; sahne bitirme modülünde yeniden yazılmak üzere saklanır
Diyalog Akademisi · Diyaloğa Hazırlık · 1.353 kelime · 22 replik · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Görev
Bu atölyede akademinin ilk sahnesini yazacaksın. Kısa, sınırlı ve bilerek basit bir sahne. Amaç iyi bir sahne yazmak değil, bugün nerede durduğunu kâğıda dökmek. Akademinin sonunda bu sahneye geri döneceğiz ve onu öğrendiğin araçlarla yeniden yazacaksın. İki sürümü yan yana koyduğunda neyin değiştiğini kendi gözünle göreceksin.
Sahnenin kuralları şunlar. Sahnede iki kişi var, üçüncü biri yok. Biri ötekinden bir şey istiyor. Öteki onu vermek istemiyor ya da veremiyor. İsteğin somut olması gerek: borç, bir iyilik, bir izin, bir sırrın açıklanması, bir eşyanın geri verilmesi. «Beni anlamasını istiyor» gibi soyut bir istek bu atölye için zor bir başlangıç; anlaşılmak isteyen karakter bile önce somut bir şey ister.
Uzunluk en çok iki sayfa. Bu kısıt bir ceza değil, bir araç. İki sayfada hal hatıra yer yok. Sahneye konuşmanın ortasından gireceksin.
Üç şeyi şimdilik bilerek yapma. Karakterlerin duygularını adıyla söyleme: «korkuyorum», «kızgınım», «utanıyorum» yok. Parantezin içine duygu yazma: «üzgün», «sinirli» yok. Ve sahnenin sonunda her şeyi çözme. İsteyen karakter istediğini alabilir, alamayabilir ya da başka bir şey alabilir. Ama sahnenin başı ile sonu arasında bir şey değişmiş olmalı.
Nereden başlayacağını bilmiyorsan dinleme defterini aç. Bir hafta boyunca tuttuğun girişlerin arasında mutlaka bir istek vardır: kuyrukta öne geçmek isteyen biri, telefonda borcunu erteleten biri, bir komşudan anahtar isteyen biri. O girişi al ama kişiyi değiştir. Yaşını, mesleğini, şehrini başka yap. Defterdeki kalıp kalsın, insan senin olsun.
İki karakteri seçerken bir şeye dikkat et: ikisinin de sahneden önce bir hayatı olsun. İsteyen karakterin neden şimdi istediğini, öbürünün neden vermediğini sahneye yazmasan bile bil. Bu bilgi sayfada görünmez, ama repliklerin altında durur ve onları ağırlaştırır.
Sahneyi yazdıktan sonra en az bir kez sesli oku. Takıldığın yerleri işaretle. Düzeltme yapmadan önce okumayı bitir.
Örnek çözüm
Aynı görevi Son Sefer'in dünyasında yapalım. Kerem, Şükrü Usta'nın plakasını taksitle almak istiyor ama peşinat için parası yok. Durak kahvesinin sahibi Nazmi'den borç isteyecek. Nazmi'nin parası var, ama Kerem'e vermek istemiyor. Sahne kapanmadan önce kahvede başka kimse yok.
Önce görevi ilk kez yapan birinin yazacağı taslağa bakalım.
İlk taslak
İÇ. DURAK KAHVESİ — GECE. Nazmi bardakları yıkıyor. Kerem tezgâha yaslanmış.
KEREM
Nazmi abi, sana bir şey sormak istiyorum. Plakayı almak için peşinata ihtiyacım var. Bana borç verebilir misin?
NAZMİ
Kerem, seni çok severim ama borç vermek istemiyorum. Çünkü borç dostluğu bozar ve sen de gençsin, ödeyemezsin diye korkuyorum.
KEREM
Ama abi, ben gerçekten ödeyeceğim. Bu benim hayalim. Lütfen.
NAZMİ
Üzgünüm Kerem. Olmaz.
KEREM
Peki abi, anlıyorum. Yine de teşekkür ederim.
Bu taslakta görevin iskeleti var: iki kişi, bir istek, bir ret. Ama sahnenin içinde hiçbir şey olmuyor. Kerem isteğini ilk replikte bütün gerekçesiyle söylüyor. Nazmi reddini ilk replikte bütün gerekçesiyle söylüyor. İkisi de duygularını adıyla anlatıyor: «seni çok severim», «korkuyorum», «hayalim», «üzgünüm». Kerem bir kez daha rica ediyor, aynı yoldan. Sonra teşekkür edip çıkıyor. Sahnenin başında Kerem'in parası yoktu, sonunda da yok. Aralarında da hiçbir şey değişmedi.
Şimdi aynı sahne, aynı istek, aynı iki kişi.
Yeniden yazım
İÇ. DURAK KAHVESİ — GECE. Nazmi bardakları yıkıyor. Kerem tezgâhın önünde, elinde boş bir çay bardağı.
KEREM
Abi, bir çay daha.
NAZMİ
Ocak kapandı.
KEREM
O zaman ben yıkayayım bardakları. Sen otur.
Nazmi musluğu kapatıyor. Kerem'e bakıyor.
NAZMİ
Ne kadar?
KEREM
Ne ne kadar?
NAZMİ
Kırk yıldır bu tezgâhtayım. Bardak yıkamayı teklif eden ya kız ister ya para.
KEREM
Peşinat. Usta bir verirse gerisini aylık öderim. Yemin ederim abi, bir ay aksatmam.
NAZMİ
Senin baban da yemin ederdi.
Kerem bardağı tezgâha bırakıyor.
KEREM
Babam başka.
NAZMİ
Başka tabii. (bir süre) Şükrü biliyor mu buraya geldiğini?
KEREM
Yok.
NAZMİ
Ona söyle. Ben ona veririm, o sana verir. Benim borçlum sen olmazsın.
Kerem bir an bekliyor. Sonra tezgâhın arkasına geçip bardakları yıkamaya başlıyor. Nazmi engel olmuyor.
Yeniden yazımda Kerem isteğini ilk replikte söylemiyor. Önce kahveyi bahane ediyor, sonra yardım teklif ediyor. Nazmi bunun ne anlama geldiğini biliyor ve konuyu kendisi açıyor: «Ne kadar?» Böylece istek bir itiraf hâline geliyor. Kerem'in isteği değil, Nazmi'nin sezgisi sahneyi başlatıyor.
Ret de doğrudan gelmiyor. Nazmi «Senin baban da yemin ederdi» diyor. Bir cümleyle Kerem'in geçmişi sahneye giriyor: babası borcunu ödemeyen biriydi. Bunu kimse açıklamıyor. Kerem'in bardağı bırakması ve «Babam başka» demesi yeter.
Son replikte Nazmi ne evet diyor ne hayır. Parayı Şükrü üzerinden vermeyi teklif ediyor. Bu bir ret de bir kabul de değil, bir koşul. Kerem istediğini tam olarak almıyor ama eli boş da çıkmıyor. Sahne bir eylemle bitiyor: Kerem bardakları yıkıyor ve Nazmi engel olmuyor. Bu, ikisinin arasında bir anlaşmanın sözsüz imzası.
Sahnede hiçbir duygu adı yok. Parantezde yalnız bir duraksama var. Uzunluk bir sayfadan biraz fazla.
Bu sürüm de ilk yazıldığı hâliyle böyle değildi. Sesli okununca iki yerde takıldı. Nazmi'nin ilk cevabı «Ocak kapandı, artık çay yok» idi; ikinci yarısı fazlaydı, «Ocak kapandı» zaten söylüyordu. Kerem'in yemini önce iki ayrı cümleydi ve aynı ses iki kez tekrarlanıyordu. İkisi de sessiz okumada görünmemişti. Kendi sahnende de ilk sürüm son sürüm olmayacak; bu atölye ilk sürümü saklamak için var.
Hatayı bul
Aşağıdaki sahne de aynı görev için yazılmış. Kalem Odası'ndan: Ozan, mübaşir Cemil Efendi'den bir iyilik istiyor. Sahneyi oku ve iki sorunu bul.
İÇ. ADLİYE, KORİDOR — SABAH.
OZAN
Günaydın Cemil Efendi. Nasılsınız? Bugün hava çok güzel.
CEMİL
Günaydın Ozan. İyiyim, teşekkür ederim. Sen nasılsın?
OZAN
İyiyim. Cemil Efendi, sizden bir ricam olacak. Öğleden sonra annemi hastaneye götürmem gerekiyor ve çok endişeliyim. Meral Hanım'a söyleyemiyorum çünkü ilk haftamda izin istemekten utanıyorum. Benim yerime tutanağa göz kulak olur musunuz?
CEMİL
Tabii Ozan, hiç sorun değil. Annene geçmiş olsun.
OZAN
Çok teşekkür ederim, size minnettarım.
Cevap
Birinci sorun girişte. Sahnenin ilk iki repliği bir selamlaşma: günaydın, nasılsınız, hava. Gerçek hayatta böyle başlanır ama sahnede bunlar hiçbir iş görmüyor. Görev, sahneye konuşmanın ortasından girmeyi istiyordu. Sahne Ozan'ın ricasıyla, hatta ricadan hemen önceki bir anla başlayabilirdi.
İkinci sorun, sahnede engel olmaması. Cemil ricayı ilk duyuşta kabul ediyor. İsteyen karakter hiçbir şeyle karşılaşmadığı için sahnede hiçbir şey değişmiyor. Görev, ötekinin vermek istemediği ya da veremediği bir şeyi istiyordu. Cemil'in kendi derdi olabilirdi: öğleden sonra büyük bir duruşma var, ya da Meral Hanım'dan habersiz iş yapmaktan çekiniyor.
Bir üçüncü sorun daha var ve ilk taslağın sorunuyla aynı: Ozan duygularını adıyla söylüyor. «Çok endişeliyim», «utanıyorum», «minnettarım». Ozan'ın utancı, bir ricayı dolandırarak söylemesinde, Meral Hanım'ın adını anarken sesini alçaltmasında görünebilirdi.
Teslim
Rubrik
Sahneni bitirdikten sonra bu ölçütlerle kendin değerlendir. Puan yok; her ölçütte nerede durduğunu işaretle ve bir sonraki sahnede neyi deneyeceğini not et.
- İstek. Zayıf: isteğin ne olduğu belli değil ya da soyut. Yeterli: istek somut ve ilk yarıda anlaşılıyor. Güçlü: istek somut, ama karakter onu dolaşarak, bir bahaneyle ya da geç söylüyor ve bu gecikmenin kendisi bir şey anlatıyor.
- Engel. Zayıf: öteki karakter hemen kabul ediyor ya da hemen kesin olarak reddediyor ve sahne orada bitiyor. Yeterli: ötekinin bir gerekçesi var ve isteyen karakter en az bir kez yöntem değiştiriyor. Güçlü: ötekinin gerekçesi de sahici; seyirci bir an iki tarafı da haklı buluyor.
- Duygu. Zayıf: karakterler ne hissettiklerini adıyla söylüyor ya da parantez söylüyor. Yeterli: duygu adı yok ama duygu bazı yerlerde açıklamayla veriliyor. Güçlü: duygu bir davranışta, bir kaçışta ya da bir nesnede görünüyor ve hiç adlandırılmıyor.
- Giriş ve çıkış. Zayıf: sahne selamla başlıyor ya da teşekkürle bitiyor. Yeterli: sahne konuşmanın içinden başlıyor. Güçlü: sahne geç başlıyor ve bir eylemle ya da cevapsız bir sözle bitiyor.
- Değişim. Zayıf: sahnenin başı ile sonu arasında hiçbir şey değişmiyor. Yeterli: isteyen karakter istediğini alıyor ya da alamıyor. Güçlü: ikisi arasındaki ilişki ya da güç dengesi değişiyor; istek bir koşula, bir sırra ya da yeni bir isteğe dönüşüyor.
- Kulak. Zayıf: sesli okurken birçok yerde takılıyorsun. Yeterli: takıldığın yerleri biliyorsun. Güçlü: takıldığın tek yer, karakterin takılmasını istediğin yer.
Sonraki derse köprü
İlk sahne yazıldı ve saklandı. Şimdi kulağı kâğıttan uzaklaştırıp gerçek konuşmaya döneceğiz. Sonraki ders, 1.1, insanların bir konuşmada sözü nasıl devrettiğini inceliyor: kim ne zaman susar, öteki nereden anlar ki sıra ona geldi? Kerem'in «Ne ne kadar?» diye sorduğu an, aslında bu sorunun içinde duruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.