İçeriğe geç

Ders D3.3 · Seviye 3

Wu wei

1.444 kelime · 3 kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Wu wei'nin "eylemsizlik" çevirisi yanıltıcıdır; kavram hiçbir şey yapmamayı değil, zorlamadan, kendi isteğini dayatmadan davranmayı anlatır.
  2. Zhuangzi'nin Bole hikâyesi ve Mengzi'nin ekinleri çeken adamı, iyi niyetli zorlamanın bedelini gösterir.
  3. Kırk sekizinci bölüm, Guodian'daki biçimiyle de, wu wei paradoksunu söyler: zorlamadan davranır, ama yapılmamış hiçbir şey kalmaz.
  4. On yedinci bölüme göre en iyi yönetici neredeyse görünmeyendir; iş bitince halk onu kendiliğinden yaptığını düşünür.
  5. Wu wei tarihte hem hafif yönetim hem merkezi denetim ilkesi olarak okundu; kişisel düzlemde ise "denememeye çalışmak" paradoksunu taşır.

Açılış sahnesi

Atın toynakları kırağıyı ve karı çiğneyebilir, tüyleri rüzgârdan ve soğuktan korur. Ot yer, su içer, sevinince toynaklarını yere vurup sıçrar. Atın gerçek doğası budur. Yüksek kuleler ve görkemli salonlar onun hiçbir işine yaramaz.

Sonra Bole geldi, atları yetiştirmekteki ustalığıyla ün salmış adam. "Ben atları iyi yetiştiririm," dedi. Atların tüylerini yaktı, kırptı, toynaklarını yonttu, bedenlerine damga vurdu. Başlarına yular, ayaklarına köstek taktı, onları ahırlara ve yemliklere dizdi. Bu işlemlerden sonra atların on tanesinden iki üçü öldü. Ardından onları aç ve susuz bıraktı, koşturdu, dörtnala sürdü, sıra sıra dizdi. Önlerinde gem ve süs, arkalarında kırbacın korkusu vardı. Sonunda atların yarısından fazlası ölmüştü.

Zhuangzi'nin dokuzuncu bölümü bu sahneyle açılır. Bole kötü niyetli değil; atları "iyi yetiştirdiğine" inanıyor. Ama yaptığı her şey, atı kendi doğasından uzaklaştıran bir zorlama. Daodejing'in en ünlü kavramı, wu wei, tam bu zorlamanın karşısında duruyor. Ama bu, sanıldığı gibi "hiçbir şey yapmamak" demek değil.

Bu derste ne olacak

İlk olarak wu wei'nin en yaygın çevirisine, "eylemsizlik"e bakacak ve bu karşılığın metni nasıl yanlış yöne çektiğini göreceğiz. Ardından kavramı başka bir yoldan anlamaya çalışacağız: zorlamasız, çabasız görünen, kendi akışına uygun bir eylem olarak. Sonra Daodejing'in wu wei'yi bilge bir yöneticinin ilkesi olarak nasıl anlattığına bakacağız. En sonda kavramın içindeki bir paradoksu konuşacağız: zorlamadan davranmayı öğrenmeye çalışmak, kendi başına bir zorlama değil mi? Ders bittiğinde wu wei'yi tembellikle karıştırmadan anlatabileceksin.

Sıfır noktası

Bir bisiklet sürmeyi öğrendiğin ilk günleri hatırla. Her hareketi düşünüyordun: pedalı ne kadar bastırmalı, gidonu ne kadar çevirmeli, dengeyi nasıl korumalı. Ne kadar çok düşünürsen o kadar çok sallanıyordun. Bir gün fark etmeden düşünmeyi bıraktın ve bisiklet kendiliğinden ilerlemeye başladı. Hâlâ pedal çeviriyordun, hâlâ gidonu yönetiyordun; ama artık zorlamıyordun.

Wu wei'nin anlattığı şey buna yakın. "Wu" yokluk ya da olumsuzluk, "wei" ise yapmak, eylemek, özellikle de bir amaca yönelik, kasıtlı olarak bir şey yapmak demek. İki sözcük yan yana geldiğinde ortaya çıkan anlam, "hiç hareket etmemek" değil, "zorlayarak, kasıtla, kendi isteğini dayatarak hareket etmemek"tir. Bisikletçi hareket eder; ama hareketi, bisikletin ve yolun akışına karşı değil, onlarla birliktedir.

Mekanizma

"Eylemsizlik" çevirisinin yanlışı

"Eylemsizlik" çevirisi sözcüğün harfine sadık, ama Daodejing'in kullanımına uymuyor. Metin, wu wei'yi uygulayan bilgenin ya da yöneticinin hiçbir şey yapmadığını söylemez. Tersine, onun bir şeyleri başardığını, işleri tamamladığını söyler. Kırk sekizinci bölüm bunu bir paradoksla ifade eder: hiçbir şey yapmaz, ama yapılmamış hiçbir şey kalmaz.

Bu cümle "eylemsizlik" çevirisiyle anlamsızlaşır. Hiçbir şey yapmayan birinin geride yapılmamış iş bırakmaması mümkün değildir. Ama "zorlamadan davranır, ama her şey yerine gelir" diye okunduğunda cümle anlam kazanır. Wu wei, bir eylem türüdür; doğanın kendi işleyişine, suyun akışına, ağacın büyümesine benzeyen bir eylem.

Daodejing bu fikri bir başka yerde, altmış üçüncü bölümde, bir dil oyunuyla söyler: "Zorlamadan davranmayı yap, uğraşmadan uğraşmayı uğraş, tatsız olanı tat." Cümlenin her parçasında aynı yapı tekrarlanıyor: bir fiil ve hemen ardından onun olumsuzu, ama ikisi birlikte bir eylem bildiriyor. Metin okuru açıkça bir şey yapmaya çağırıyor; yalnızca bu yapmanın türünü değiştiriyor. Bilge, işleri büyümeden, kolayken ele alır; zor olanı kolayken, büyük olanı küçükken halleder. Bu yüzden onun eylemi dışarıdan bakana neredeyse hiç görünmez. Kriz çıkmadan önlenen bir krizin, kimsenin fark etmediği bir başarı olması gibi.

Zorlamanın bedeli

Zorlamanın bedelini anlatan en ünlü hikâyelerden biri, Daoist değil Konfüçyüsçü bir kaynaktan, Mengzi'den gelir. Song devletinden bir adam, ekinlerinin yavaş büyümesine üzülür ve onları büyütmek için her birini yukarı çeker. Eve yorgun ama memnun döner ve "Bugün ekinlerin büyümesine yardım ettim" der. Oğlu koşup tarlaya bakar; bütün ekinler kurumuştur.

Mengzi bu hikâyeyi başka bir amaçla, ahlaki gelişimin zorlanamayacağını anlatmak için kullanır. Ama hikâye wu wei'nin karşıtını kusursuz biçimde gösteriyor. Bole'nin atları gibi, Song'lu adamın ekinleri de iyi niyetli bir zorlamanın kurbanıdır. Wu wei, büyümeyi zorlamak değil, büyümenin önündeki engelleri kaldırıp onun kendiliğinden gerçekleşmesine izin vermektir.

Kaynaklardan okuma

Atlar ve Bole

Atın doğası kırağıyı çiğnemek, rüzgâra dayanmak, ot yiyip su içmektir. Bole "Ben atları iyi yetiştiririm" der; onları yakar, kırpar, damgalar, bağlar, aç bırakır ve koşturur. Sonunda atların yarısından fazlası ölür.

Zhuangzi bu bölümün devamında hikâyeyi insanlara ve yönetime uygular: bilgeler törenlerle ve kurallarla halkı "düzelttiklerinde", Bole'nin atlara yaptığını insanlara yaparlar. Hikâye wu wei'nin karşısındaki şeyi açıkça adlandırıyor: bir şeyin kendi doğasını hesaba katmadan, onun "iyiliği" için yapılan müdahale.

Hiçbir şey yapmadan

"Öğrenmeye çalışan her gün artırır; Dao'ya çalışan her gün azaltır. Azalta azalta zorlamadan davranmaya varır. Zorlamadan davranır, ama yapılmamış hiçbir şey kalmaz."

Bu bölüm iki yolu karşılaştırıyor. Öğrenme yolu bilgi, beceri ve kural biriktirmektir. Dao yolu ise bırakmaktır: alışkanlıkları, kasıtları, kendi isteğini dayatma eğilimini. Bırakmanın sonucu boşluk değil, etkinliktir. Chu'lu öğretmenin mezarındaki bambu levhalarda da aynı paradoks okunuyor; demek ki milattan önce 300 civarında bu fikir, Laozi'ye bağlanan sözlerin merkezindeydi.

En iyi yönetici

"En iyi yönetici, halkın yalnızca var olduğunu bildiği yöneticidir. Ondan sonra gelen, halkın sevip övdüğü yöneticidir. Ondan sonra gelen, halkın korktuğu yöneticidir. Ondan sonra gelen, halkın küçümsediği yöneticidir. İş bitip görev tamamlandığında halk, 'Bunu biz kendiliğimizden yaptık' der."

Bu bölüm wu wei'yi siyasal bir ilkeye çeviriyor. En iyi yönetici, kendini gösteren, alkış toplayan ya da korku salan değil, neredeyse görünmeyen yöneticidir. Başarıyı kendine mal etmez; halk, işlerin kendiliğinden yürüdüğünü düşünür. Bu, tahta horozun ve De'nin gösterilmeyen gücünün siyasal karşılığı.

Usta katmanı

Wu wei'nin siyasal okuması tarih boyunca farklı yönlere çekildi. Han hanedanı kurulduktan sonraki ilk kuşakta, Huang-Lao akımının etkisiyle, yöneticilerin halkı vergilerle ve savaşlarla yormaması, ülkeyi dinlendirmesi gerektiği savunuldu; wu wei bir hafif yönetim ilkesi olarak okundu. Yasacı düşünür Han Feizi ise aynı kavramı başka bir yöne çekti: hükümdar hiçbir şey yapmaz ve niyetini gizler, ama bakanları her şeyi yapar ve onların başarıları ölçülüp ödüllendirilir. Burada wu wei, bir merkezi denetim tekniğine dönüşüyordu. Aynı sözcük, bir yerde halkı rahatlatan, başka bir yerde iktidarı sağlamlaştıran bir ilke oldu.

Kişisel okumada ise kavramın içinde bir paradoks var. Amerikalı sinolog Edward Slingerland, 2003'te yayımladığı kapsamlı çalışmasında ve daha sonraki kitabında, bu paradoksu "denememeye çalışmak" diye adlandırdı. Zorlamadan davranmak bir hedefse, ona ulaşmaya çalışmak kendi başına bir zorlama değil mi? Uyumaya çalıştıkça uykusu kaçan biri gibi, kendiliğinden olmaya çalışan biri de kendiliğindenliği uzaklaştırır.

Zhuangzi bu paradoksa bir hikâyeyle cevap verir. Konfüçyüs, Lüliang'daki büyük şelalenin önünde dururken köpüklü suların içinde yüzen bir adam görür. Kendini öldürmek istediğini sanıp öğrencilerini onu kurtarmaya gönderir. Ama adam bir süre sonra sudan çıkar, saçlarını savurup şarkı söyleyerek kıyıda yürür. Konfüçyüs ona nasıl yüzdüğünü sorar. Adam, girdapla birlikte içeri girip kabarışla birlikte dışarı çıktığını, suyun yolunu izleyip kendi isteğini dayatmadığını söyler. Ustalık, suyu yenmekte değil, ona uymaktadır.

Slingerland'a göre erken Çin düşünürlerinin büyük kısmı bu paradoksla, farklı çözümlerle uğraştı. Daodejing'in çözümü, kırk sekizinci bölümde gördüğümüz gibi, eklemek yerine azaltmaktır: yeni bir beceri kazanmaya değil, zorlama alışkanlıklarını bırakmaya odaklanmak. Bisiklet örneğine dönersek, sürmeyi öğrenmek bir şey eklemekten çok, aşırı kontrol etme isteğini bırakmaktır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Wu wei, elini kolunu bağlayıp edilgen ve tembel durmak demektir."
Doğrusu

Daodejing'e göre wu wei'yi uygulayan bilge işleri tamamlar; kırk sekizinci bölüm, onun zorlamadan davrandığını ama yapılmamış hiçbir şey bırakmadığını söyler.

Yaygın yanlış"Wu wei yalnızca bireysel bir huzur tekniğidir."
Doğrusu

Daodejing'de kavram çoğu zaman bir yönetim ilkesi olarak geçer; on yedinci bölümdeki en iyi yönetici, wu wei'nin siyasal yüzüdür.

Yaygın yanlış"Wu wei her zaman yumuşak ve halk dostu bir siyaseti savunur."
Doğrusu

Kavram tarihte farklı yönlere çekildi. Han Feizi'de, gizlenen ve denetleyen bir hükümdarın merkezi iktidar tekniğine dönüştü.

Uygulama

Kilit özet

  1. Wu wei'nin "eylemsizlik" çevirisi yanıltıcıdır; kavram hiçbir şey yapmamayı değil, zorlamadan, kendi isteğini dayatmadan davranmayı anlatır.
  2. Zhuangzi'nin Bole hikâyesi ve Mengzi'nin ekinleri çeken adamı, iyi niyetli zorlamanın bedelini gösterir.
  3. Kırk sekizinci bölüm, Guodian'daki biçimiyle de, wu wei paradoksunu söyler: zorlamadan davranır, ama yapılmamış hiçbir şey kalmaz.
  4. On yedinci bölüme göre en iyi yönetici neredeyse görünmeyendir; iş bitince halk onu kendiliğinden yaptığını düşünür.
  5. Wu wei tarihte hem hafif yönetim hem merkezi denetim ilkesi olarak okundu; kişisel düzlemde ise "denememeye çalışmak" paradoksunu taşır.
Ekinlerin büyümesine yardım etmenin en iyi yolu, onları çekmemektir.

Sonraki derse köprü

Wu wei, şeylerin kendi akışına müdahale etmemekti. Peki bu "kendi akış" nedir? Daodejing'in bir başka anahtar kavramı, ziran, bu soruya cevap verir. Sözcük anlamıyla "kendiliğinden böyle olan" demektir ve bugün Çincede "doğa" sözcüğünün parçası olarak kullanılır. Ama Daodejing'de ziran, ormanlar ve dağlar anlamında bir doğa değil, bir şeyin dışarıdan zorlanmadan, kendi kendine olduğu gibi olma hâlidir. Sonraki derste ziran'ı, onun wu wei'yle ilişkisini ve onu modern "doğa" kavramıyla özdeşleştirmenin sınırlarını göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi geniş bir çayırda başlasın: özgürce koşan, ot yiyen, sıçrayan atlar. Bole geldiğinde sahne daralsın: ahırlar, yularlar, kırbaç. Atlara yapılan işlemler ve ölümler gösterilmesin; yalnızca sahnenin rengi solsun ve çayırdaki at sayısı azalsın.

Bisiklet örneğinde önce titrek bir çizgiyle ilerleyen bir bisikletli, sonra akıcı bir çizgiyle ilerleyen aynı bisikletli gösterilsin.

Ekinleri çeken adam hikâyesi sade bir tarla çizimiyle anlatılsın; son karede kurumuş ekinler sessizce belirsin.

En iyi yönetici bölümünde dört yönetici figürü yan yana dursun; en iyi olanı neredeyse saydam çizilsin.

Seslendirme tonu: rahat ve akıcı. Ders, anlattığı şeyi sesiyle de göstermeli: zorlamadan.

Müfredat kapsamı — D3.3

  • «Eylemsizlik» çevirisinin yanlışı
  • Zorlamasız eylem ve bilge yönetici
  • Wu wei'nin siyasal ve kişisel okumaları