Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Daoizm bugün de tapınakları, rahipleri ve inananları olan yaşayan bir dindir; metinlerini incelerken bu insanları hesaba katmak gerekir.
- İçeriden bakış ile dışarıdan tarihsel inceleme farklı sorular sorar; ikisi de meşrudur ve birbirine karıştırılmamalıdır.
- "Doğu bilgeliği" paketi, Daoizm'i zamansız ve gizemli bir imgeye indirerek onun gerçek tarihini ve siyasetini görünmez kılar.
- Başlığında "Tao" geçen bir kitap, içeriğinin Daoist bir kaynağa dayandığını kanıtlamaz; katman sorusu burada da sorulmalıdır.
- Bir uygulamanın eskiliği güvenliğini kanıtlamaz; tarih anlatmak tavsiye vermek değildir ve sağlık kararı bir uzmanla verilir.
Açılış sahnesi
Güney Denizi'nin hükümdarının adı Shu'ydu, Kuzey Denizi'nin hükümdarının adı Hu. Orta toprakların hükümdarı ise Hundun'du, yani "Kaos". Shu ile Hu zaman zaman Hundun'un topraklarında buluşurlar, Hundun da onları her seferinde büyük bir incelikle ağırlardı. Bir gün iki konuk, bu iyiliğin karşılığını nasıl ödeyeceklerini konuştular.
"Her insanın yedi deliği var," dediler, "görmek, duymak, yemek ve soluk almak için. Bu zavallının hiç yok. Ona birkaç delik açalım." Her gün bir delik açtılar. Yedinci gün Hundun öldü.
Zhuangzi'nin yedinci bölümü bu kısa hikâyeyle biter. Shu ile Hu kötü niyetli değildir; tam tersine, iyilik yapmak isterler. Ama iyiliği kendi biçimlerine göre tanımlarlar: bir yüzün nasıl olması gerektiğini bildiklerinden eminlerdir ve karşılarındakini o biçime sokarlar. Başka bir geleneği incelemeye başlayan herkes, bir gün bu iki konuğun yerinde durabilir. Bu ders, Hundun'a delik açmadan onu tanımanın yollarını konuşuyor.
Bu derste ne olacak
İlk olarak Daoizm'in bir müze nesnesi değil, bugün de tapınakları, rahipleri ve inananları olan yaşayan bir din olduğunu hatırlayacağız. Ardından Batı'nın Daoizm'i nasıl "Doğu bilgeliği" diye paketlediğine ve bu paketin neyi gösterip neyi gizlediğine bakacağız. Sonra kitapçı raflarındaki "Tao of" başlıklı kitapların nasıl bir tür oluşturduğunu tartışacağız. En sonda da en somut soruya geleceğiz: beden ve nefes uygulamaları hakkında bir sağlık iddiası duyduğunda nerede durman gerekir. Ders bittiğinde hem saygılı hem eleştirel bir okur olmanın birbiriyle çelişmediğini göreceksin.
Sıfır noktası
Pekin'deki Beyaz Bulut Tapınağı'na, Baiyun Guan'a, bir sabah girdiğini düşün. Avluda tütsü kokusu var, yaşlı bir kadın bir sunağın önünde eğiliyor, saçlarını tepede topuz yapmış bir rahip elinde bir kitapla geçiyor. Bu tapınak, Quanzhen adlı Daoist manastır geleneğinin en önemli merkezlerinden biri ve 1957'de kurulan Çin Daoist Derneği'nin de merkezi.
Şimdi aynı sabah bir kişisel gelişim kitabı açtığını düşün. Kapakta bir su damlası, içinde "akışta kalmak" ve "zorlamadan başarmak" üzerine kısa bölümler var ve her bölüm bir Laozi alıntısıyla açılıyor. Kitapta tapınaktan, rahipten, sunaktan tek bir söz yok.
İki sahne de "Dao" kelimesini kullanıyor. Birinde Dao bir inananın hayatını düzenleyen kutsal bir yol, ötekinde bir okurun stresini azaltmak için önerilen bir tutum. Bu ders, tapınak avlusu ile kitapçı rafı arasında gidip gelen bir okurun sorması gereken soruları topluyor.
Mekanizma
Yaşayan bir din
Daoizm'i yalnızca iki bin yıl önce yazılmış iki kitaptan ibaret sanmak kolaydır, çünkü Batı'ya en çok bu iki kitap ulaştı. Oysa Çin'de, Tayvan'da, Hong Kong'da ve dünyanın dört bir yanındaki Çinli topluluklarda Daoist tapınaklar bugün de açık. Rahipler ordinasyon alıyor, cenaze ve arınma törenleri yapılıyor, bayramlarda kalabalıklar toplanıyor. Yirminci yüzyılda Çin'de uzun yıllar boyunca tapınaklar kapatıldı ve rahipler dağıtıldı; son on yıllarda gelenek yeniden örgütlendi.
Bunun çalışma için iki sonucu var. Birincisi, bir metin hakkında konuşurken o metni kutsal sayan insanların da okuyabileceğini hesaba katmak gerekir. İkincisi, geleneğin kendi iç görüşü ile dışarıdan yapılan tarihsel inceleme farklı sorular sorar ve ikisi de meşrudur. Bir rahibin Laozi'yi bir tanrı olarak görmesi tarihsel bir iddia değil, bir inanç bildirimidir. Tarihçinin Laozi'nin yaşayıp yaşamadığını sorması da bir saygısızlık değil, başka bir sorudur.
"Doğu bilgeliği" paketi
1978'de Filistinli-Amerikalı edebiyat eleştirmeni Edward Said, "Oryantalizm" adlı kitabında Batı'nın Doğu'yu nasıl kendi karşıtı olarak kurduğunu inceledi. Said'in örnekleri daha çok Orta Doğu'dan geliyordu, ama kavram Çin'e bakışa da uygulandı. Bu bakışta Doğu gizemli, zamansız, sezgisel ve pasiftir; Batı ise akılcı, tarihsel ve etkin.
Daoizm bu kalıba çok kolay oturtuldu. Wu wei "hiçbir şey yapmamak", Dao "sezgisel bir evren enerjisi", Laozi de zamanın dışında yaşayan yaşlı bir bilge oldu. Bu imgede Çin'in tarihi, Daoizm'in siyasetle, sarayla ve ritüelle iç içe geçmiş gerçek geçmişi kaybolur. İngiliz düşünce tarihçisi J. J. Clarke 2000'de yayımladığı "Batı'nın Taosu" adlı kitabında, Batı'nın Daoizm'le karşılaşmasını ayrıntılı biçimde izledi ve bu karşılaşmanın hem verimli hem de çarpıtıcı yanlarını gösterdi.
"Tao of" kitapları
Kitapçı raflarında bir tür oluştu: başlığında "Tao" geçen ve Daoist kavramları başka bir alana uygulayan kitaplar. Fizikçi Fritjof Capra 1975'te "Fiziğin Taosu"nda modern fizik ile Doğu düşüncesi arasında paralellikler kurdu. Benjamin Hoff 1982'de "Pooh'un Taosu"nda Daoist fikirleri bir çocuk kitabı kahramanıyla anlattı. Onları yönetimin, sporun, sevginin, yemek pişirmenin "Tao"sunu anlatan yüzlerce kitap izledi.
Ticarileşme yalnız Batı'ya özgü de değil. Çin'de de Daoist dağlar ve tapınaklar son on yıllarda turizmin, dövüş sanatları okullarının ve sağlıklı yaşam pazarının parçası oldu; tapınak kapısında satılan bir tılsım ile kitapçı rafındaki bir "Tao" kitabı aynı talebe cevap verebiliyor. Bu yüzden eleştirinin hedefi Batı ya da Doğu değil, bir geleneğin karmaşık gerçekliğini satılabilir bir sadeliğe indiren her işlem olmalı. Aynı ölçüt, kendi kültürümüzde Mevlana'nın ya da Yunus Emre'nin adıyla satılan kolay bilgelik paketlerine de uygulanabilir.
Bu kitapların bir kısmı okurları gerçekten Daoist metinlere yönlendirdi ve bu küçümsenecek bir şey değil. Ama bir kitabın başlığında "Tao" geçmesi, içeriğinin Daoist bir kaynağa dayandığını göstermez. Önceki derslerde öğrendiğin katman sorusu burada da işe yarar: bu kitap bir metni mi aktarıyor, bir yorumu mu, yoksa modern bir uyarlama mı yapıyor?
Kaynaklardan okuma
Delik açmak
Güney'in hükümdarı Shu ile Kuzey'in hükümdarı Hu, kendilerini iyi ağırlayan Orta'nın hükümdarı Hundun'a iyilik etmek için her gün bir delik açar; yedinci gün Hundun ölür.
Hikâye Zhuangzi'nin iç bölümlerini kapatıyor ve genellikle doğal bütünlüğe yapay bir düzen dayatmaya karşı bir uyarı olarak okunuyor. Burada bir adım daha atabiliriz. Shu ile Hu, Hundun'u tanımaya değil düzeltmeye çalıştılar. Bir geleneği çalışırken de benzer bir tehlike var: onu anlamak yerine, kendi kategorilerimize, kendi "yüz" tanımımıza uygun hâle getirmek. "Felsefi" ve "dini" diye ikiye bölmek, "Doğu bilgeliği" diye paketlemek, bir kişisel gelişim sloganına indirmek; her biri iyi niyetli ama bir delik açıyor.
Güzel söz, doğru söz
"Doğru sözler güzel değildir; güzel sözler doğru değildir."
Daodejing'in son bölümü, bu dersin belki de en kısa özetini veriyor. Metin güzelliği kötülemiyor; güzelliğin doğruluğun kanıtı olmadığını söylüyor. Popüler kitapların, afişlerin ve sahte alıntıların gücü çoğu zaman güzelliklerinden gelir. Bir cümleyi güzel bulmak, onu denetlemeyi bırakmanın gerekçesi değil, tam tersine denetlemek için bir işarettir.
İksir ve imparatorlar
Kayıt, imparatorun simyacıları kayırdığını ve onların hazırladığı iksirleri içtiğini, iksirlerin onu aşırı sinirli yaptığını ve hastalığı ağırlaştığında on gün boyunca konuşamadığını anlatır.
Tang hanedanının imparatorlarından en az beşinin, cıva ve arsenik gibi ağır metaller içeren ölümsüzlük iksirleri yüzünden hastalanıp öldüğü düşünülüyor. Rozetin ikinci harfi bu yüzden H2: ölüm nedenlerini bugün kesin olarak kanıtlamak mümkün değil, ama tarihçilerin çoğu bu bağı güçlü buluyor. Tarih boyunca iyi niyetle sunulan bir sağlık vaadinin nasıl ölümcül olabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek bu.
Usta katmanı
Beden ve nefes uygulamalarında sağlık iddiasının sınırı, bu derslerin en somut etik kuralıdır. Daoyin, qigong ve taiji gibi uygulamaların tarihi ileriki seviyelerde ayrıntılı olarak işlenecek. Orada bir hareketin hangi metne dayandığını, hangi iddianın hangi düzeyde kanıta sahip olduğunu ayrı ayrı göreceksin. Ama şimdiden üç ilke koymak işe yarar.
Birincisi: bir uygulamanın eski olması, güvenli ya da etkili olduğunu göstermez. Tang imparatorlarının iksirleri de eskiydi ve saygın ustalardan geliyordu. İkincisi: bir uygulamanın tarihini anlatmak, onu önermek değildir. Bir metnin nefes tutmayı ya da belirli bir hareketi övdüğünü aktarmak tarihsel bir bilgidir; birine bunu yapmasını söylemek ise sağlık tavsiyesidir ve başka bir sorumluluk gerektirir. Üçüncüsü: güncel bir sağlık sorunu olan biri için karar her zaman bir sağlık uzmanıyla birlikte verilmelidir; bir metin, ne kadar kutsal ya da eski olursa olsun, bu kararın yerini tutmaz.
Saygı ile eleştiri arasındaki ilişkiye gelince: ikisi birbirinin karşıtı değildir. Bir geleneğe saygı göstermek, onu en güçlü ve en doğru biçimiyle anlamaya çalışmak demektir. Sahte bir Laozi alıntısını düzeltmek, bir Tang imparatorunun iksirini hatırlatmak ya da "Doğu bilgeliği" paketini açmak, geleneğe karşı değil, onun gerçek zenginliğine yönelik bir saygıdır.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Daoizm eski bir felsefedir, bugün kimse ona inanmıyor."
Daoist tapınaklar, rahipler ve topluluklar bugün Çin'de, Tayvan'da ve dünyanın birçok yerinde yaşıyor. Metinleri incelerken onları kutsal sayan insanların da var olduğunu hesaba katmak gerekir.
Yaygın yanlış"Eleştirel bakmak saygısızlıktır; bir geleneği anlamak için ona sorgusuz inanmak gerekir."
Tarihsel inceleme ile inanç farklı sorular sorar. Bir geleneği en doğru biçimiyle anlamaya çalışmak, onun hakkındaki yanlışları düzeltmek de saygının bir biçimidir.
Yaygın yanlış"Binlerce yıllık bir uygulama zararsız olmalı, yoksa bu kadar sürmezdi."
Uzun ömür güvenliğin kanıtı değildir. Ölümsüzlük iksirleri yüzyıllarca hazırlandı ve içildi; en az beş Tang imparatorunun ölümüyle ilişkilendiriliyor.
Uygulama
Kilit özet
- Daoizm bugün de tapınakları, rahipleri ve inananları olan yaşayan bir dindir; metinlerini incelerken bu insanları hesaba katmak gerekir.
- İçeriden bakış ile dışarıdan tarihsel inceleme farklı sorular sorar; ikisi de meşrudur ve birbirine karıştırılmamalıdır.
- "Doğu bilgeliği" paketi, Daoizm'i zamansız ve gizemli bir imgeye indirerek onun gerçek tarihini ve siyasetini görünmez kılar.
- Başlığında "Tao" geçen bir kitap, içeriğinin Daoist bir kaynağa dayandığını kanıtlamaz; katman sorusu burada da sorulmalıdır.
- Bir uygulamanın eskiliği güvenliğini kanıtlamaz; tarih anlatmak tavsiye vermek değildir ve sağlık kararı bir uzmanla verilir.
Hundun'u sevmenin yolu, ona delik açmak değil, yüzünü olduğu gibi görmeye çalışmaktır.
Sonraki derse köprü
Hazırlık bitti: adları, katmanları, çeviriyi ve çalışma ahlakını konuştuk. Şimdi asıl konuya, Laozi'nin kendisine geçiyoruz. Onun hakkında elimizdeki en eski düzenli anlatı, Han sarayının tarihçisi Sima Qian'ın yaklaşık milattan önce 100 yıllarında yazdığı kısa bir biyografi. Ama bu biyografi tuhaf bir şey yapıyor: Laozi olabilecek birden fazla kişiden söz ediyor ve tarihçinin kendisi hangisinin doğru olduğundan emin değil. Sonraki derste bu kaydı birlikte okuyacak, üç aday kişiyi tanıyacak ve Konfüçyüs'ün Laozi'yi ziyaret ettiği anlatısının neyi anlattığını ve neyi anlatmadığını göreceksin.