İçeriğe geç

0.1

Bir kas neden vazgeçer?

Gündelik bir örnekte fazla tutan ve vazgeçen bir bedeni ayırıp ikisinin de bir korunma olabileceğini kendi cümleleriyle anlatır.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 0, Kapı · 1.631 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beden bir zorluğa iki yönden cevap verebilir. Bir yanda sıkılaşma, tutma ve kontrol var. Öbür yanda vazgeçme, geri çekilme ve enerjinin sönmesi var.

Tutmak kendini gösterir ve kolayca fark edilir. Vazgeçmek ise sessizdir; yokluğuyla işaret verir ve bu yüzden uzun süre gözden kaçabilir.

Bodynamic bu ikinci cevabı görünür kılmayı kendi işinin bir parçası saydı ve zırhı kırmak yerine kişinin kendini taşıyabileceği gücü kurmayı seçti.

Ferda, Cengiz Bey'in sorusuna o akşam bir cevap veremedi. Ama bir sonraki salı onu izlerken artık başka bir şey görüyordu: rahat bir adam değil, kollarına bir şeyi geri çağırmak isteyen bir adam.

Açılış sahnesi

Salı akşamı, Bornova'da bir semt merkezinin spor salonu. Ferda yirmi yıldır yetişkinlere beden eğitimi dersi veriyor ve bu akşam on iki kişilik bir grubu karşısına almış. İlk hareket basit: kollar yavaşça yana açılacak, sonra baş hizasına kadar kalkacak.

Sevim Hanım ön sırada. Kolları kalkarken omuzları da kulaklarına doğru tırmanıyor, çenesi öne itiliyor, nefesini tutuyor. Ferda yanına gidip elini omzunun üstüne koyuyor ve her zamanki cümlesini söylüyor: "Bırak, omuzların insin." Sevim Hanım gülüyor, omuzları biraz iniyor, sonra yeniden kalkıyor.

Arka sırada Cengiz Bey var. Onun kolları da kalkıyor ama başka türlü. Kollar havada asılı gibi, dirsekler hafif bükük, parmaklar sarkık. Yüzünde bir zorlanma yok. Ferda ona bakınca içinden "Bu adam rahat" diyor ve geçiyor.

Ders bitince Cengiz Bey çıkışta Ferda'nın yanına geliyor. "Hocam, bir şey soracağım," diyor. "Kolumu kaldırıyorum ama sanki kolum yokmuş gibi. Kalkıyor, orada duruyor, içinde bir şey yok. Bu normal mi?" Ferda bir an duraklıyor. Yirmi yıllık sözlüğünde gerginliğe söylenecek onlarca cümle var. Bu soruya söyleyecek tek bir cümlesi yok.

Bu derste ne olacak

Bu derste Bodynamic'in en temel fikirlerinden biriyle tanışacağız: beden bir zorluğa yalnız sıkılaşarak cevap vermez, vazgeçerek de cevap verebilir. İkinci cevabın neden kolayca gözden kaçtığını, fikrin nereden geldiğini ve Bodynamic'i beden psikoterapisi ailesinde nereye koyduğunu göreceğiz. Ferda, Sevim Hanım ve Cengiz Bey kurgusal kişiler; akademideki bütün kişiler gibi.

Sıfır noktası

Bir bağlamanın akordunu düşün. Teli fazla gerersen ses incelir, cızırtılı ve sert çıkar. Kulak bunu hemen duyar ve elin hemen burgiye gider. Teli fazla gevşek bırakırsan ses başka bir şey yapar: neredeyse hiç çıkmaz. Tel titrer ama boğuk ve kısa titrer. Gergin tel rahatsız eder, gevşek tel ise sessizdir. Sessiz olan şeyi kimse şikâyet konusu yapmaz.

Akort yapan biri iki hatayı da bilir. Ama odada bir yabancı varsa, gergin telin sesini fark eder, gevşek telinkini fark etmez. Çünkü fark edilen şey bir fazlalıktır, fark edilmeyen şey bir eksikliktir.

Ferda'nın sınıfında da aynı şey oldu. Sevim Hanım'ın omuzları fazlalıktı ve gözü hemen çekti. Cengiz Bey'in kolları bir eksiklikti ve sessizdi. Bodynamic'in bu derste anlatacağımız fikri tam bu sessizliğe kulak vermekle ilgili.

Mekanizma

Kasılmanın uzun geçmişi

Beden ile ruhun birbirinden ayrı düşünülmediği psikoterapiler yirminci yüzyılın ilk yarısında Avusturyalı psikanalist Wilhelm Reich'la belirgin bir yol buldu. Reich, insanın kendini koruma biçimlerini yalnız sözlerinde ve alışkanlıklarında değil, bedenin gerginliklerinde de gördü.

Zırh fikri güçlü bir fikirdi ve kendinden sonra gelen pek çok yaklaşımı etkiledi. Zırhın imgesi de belli bir dikkat yönü taşır: zırh serttir, kalındır, fazladır. Onunla çalışmak, onu yumuşatmak ve gevşetmek gibi düşünülür. Ferda'nın "bırak, omuzların insin" cümlesi o geleneğin gündelik bir yankısı sayılabilir.

İkinci cevap: vazgeçmek

Bodynamic'in kurucusu Lisbeth Marcher, Danimarka'da psikomotor eğitim alanında çalışırken bir şey fark etti. Bazı kaslar dokunmaya gerilerek, sertleşerek cevap veriyordu. Bazı kaslar ise tam tersini yapıyordu: dokunuşu karşılamıyor, içine çekiliyor, boş kalıyordu.

Marcher, bu ikinci cevabı fark etmesinde Norveçli fizyoterapist Lillemor Johnsen'in izini anar. Marcher'ın anlatımına göre Johnsen, işlevi zayıflamış hastalarında kasların gergin değil "fazla gevşek" olduğunu görmüştü. Bodynamic bu gözlemi alıp kendi gelişim kuramının içine yerleştirdi.

Marcher'ın kendi cümlesiyle söylemek gerekirse, bir çocuk gelişiminde bir şeyi kuramadığında ya ondan bir ölçüde vazgeçer ya da onun için katı bir biçimde savaşır. Vazgeçtiği yerde az yanıt veren bir kas, savaştığı yerde aşırı yanıt veren bir kas oluşur. Bu iki kelimeyi bir sonraki bölümde ayrıntısıyla açacağız. Şimdilik akılda kalması gereken şu: Bodynamic'e göre bedenin bir zorluğa verdiği cevap tek yönlü değil, iki yönlüdür.

Nazmiye Hanım'ın hâlinde gerilim yok ve tam da bu yüzden kimse bir şey görmüyor. Bodynamic diliyle söylersek, onun bedeni o ortamda bir şey için savaşmıyor, ondan vazgeçmiş görünüyor. Vazgeçmek de bir cevaptır.

Neden gizli kalır

Bodynamic'i Marcher'la birlikte geliştiren eğitmenlerden Merete Holm Brantbjerg, bu ikinci cevabın neden zor görüldüğünü ayrı bir yazıda anlatır. Ona göre gerginlik kendini gösterir: ağrır, sıkar, dikkat ister. Vazgeçmiş bir bölge ise yokluğuyla işaret verir. Orada bir şey yapılmıyor, bir enerji akmıyor, bir dürtü yükselmiyor. Bu yüzden kişi de çevresi de onu fark etmeden yaşayıp gidebilir.

Brantbjerg bir adım daha atar ve şunu söyler: gevşemeyi öğrenmek bu döngüyü değiştirmez. Zaten gevşek olan bir yere "gevşe" demek, ona ihtiyacı olmayan bir şeyi vermektir. Cengiz Bey'in kollarına "bırak" denseydi, bırakacak bir şey bulamayacaktı.

Bu durumda dışarıdan görünen ile içeride yaşanan birbirinden ayrılıyor. Dışarıdan bir başarı, içeriden bir uzaklaşma. Bodynamic'in vazgeçme fikri, dışarıdan bakan göze bu ikisini ayırt etmeyi öğretmeye çalışır.

Kırmak yerine kurmak

İki cevabı birden görmek, çalışmanın yönünü de değiştirir. Marcher, söyleşilerinden birinde kendisini Reich'ın tanımladığı bir alanda çalışan biri olarak görür ama Reich gibi zırhı kırmaya inanmadığını açıkça söyler. Ona göre yapılacak iş, zırhı yıkmak yerine kişinin kendini taşıyabileceği gücü yavaş yavaş inşa etmektir. Marcher, Johnsen'in yumuşak dokunuşunu Reich'ın sert ve zorlayıcı dokunuşunun tam karşısına koyar.

Bu yön değişikliğinin bir de kelimesi var. Bodynamic, kişinin elinde zaten var olan ve beslenebilen becerilere kaynak der. Marcher, kaynak kavramını beden çalışmasında ilk kullanan kişinin de yine Johnsen olduğunu söyler. Kaynak kavramını birkaç ders sonra ayrıca açacağız.

Bir korunma olarak

Bodynamic'in bu fikrinin en sıcak yanı belki de şudur: vazgeçme de tutma da bir arıza sayılmaz. Bodynamic, gelişimde kurulan bu örüntüleri yıkılması gereken savunmalar olarak değil, çocuğun o koşullarda bulduğu yaratıcı hayatta kalma yolları olarak görür. Çocuk o gün elindeki en iyi çözümü bulmuştur. Bugün o çözüm dar geliyorsa, onu suçlamak yerine yanına yeni bir çözüm eklemek mümkündür.

Sevim Hanım'ın kalkan omuzları bir şeyi taşımaya çalışıyor olabilir. Cengiz Bey'in boş kolları bir şeyden çoktan vazgeçmiş olabilir. İkisi de bir hikâye anlatıyor ve hiçbir hikâye tek bir derste okunmaz.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Gevşek bir beden rahat bir bedendir."
Doğrusu

Gevşeklik ile rahatlık dışarıdan aynı görünebilir. Rahat bir bedende enerji ve dürtü serbestçe akar; vazgeçmiş bir bölgede ise akış azalmıştır. Ece'nin yoga dersinin sonunda yaşadığı şey bunu gösteriyor.

Yaygın yanlış"Vazgeçmek zayıflıktır, tutmak güçtür."
Doğrusu

Bodynamic'e göre ikisi de çocuğun o koşullarda bulduğu bir korunma biçimidir ve ikisinin de bir bedeli vardır. Güç ikisinin arasında, kişinin iki cevaba da sıkışıp kalmadığı yerdedir.

Yaygın yanlış"Bu fikri öğrendim, artık insanların bedenine bakıp ne yaşadıklarını okuyabilirim."
Doğrusu

Bir duruşa bakıp bir hikâye çıkarmak kolaydır ama yanıltıcıdır. Bir bedenin neden öyle durduğunu yalnız o beden ve sahibi, zamanla ve izinle anlatabilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beden bir zorluğa iki yönden cevap verebilir. Bir yanda sıkılaşma, tutma ve kontrol var. Öbür yanda vazgeçme, geri çekilme ve enerjinin sönmesi var.

Tutmak kendini gösterir ve kolayca fark edilir. Vazgeçmek ise sessizdir; yokluğuyla işaret verir ve bu yüzden uzun süre gözden kaçabilir.

Bodynamic bu ikinci cevabı görünür kılmayı kendi işinin bir parçası saydı ve zırhı kırmak yerine kişinin kendini taşıyabileceği gücü kurmayı seçti.

Ferda, Cengiz Bey'in sorusuna o akşam bir cevap veremedi. Ama bir sonraki salı onu izlerken artık başka bir şey görüyordu: rahat bir adam değil, kollarına bir şeyi geri çağırmak isteyen bir adam.

Sınıfta

Az yanıtı ve aşırı yanıtı ayırt etmek okumakla öğrenilmez. İki cevap dışarıdan yanıltıcı biçimde benzeyebilir ve aradaki farkı hissetmek eğitimli bir el ister. Bodynamic International'ın kendi tanıtımına göre temel eğitim, erken ve geç örüntüleri ve beden okumayı yedi gelişim dönemiyle birlikte ele alıyor. Yüz yüze eğitimde bu fark eğitmenle, dokunarak ve gözetim altında çalışılır; Bodymap'in kendisi ise eğitimin daha ileri basamaklarına aittir. Bu akademi sana iki cevabın var olduğunu ve neden önemli olduğunu anlatıyor; onları bir bedende tanımayı ise sınıf öğretir.

Sonraki derse köprü

Marcher bu iki cevabı bir masa başında düşünerek bulmadı. Onları Danimarka'da, çocuklarla ve yetişkinlerle çalıştığı bir psikomotor eğitim ortamında, binlerce dokunuşun içinden ayıkladı. Bir sonraki derste o sınıfa gideceğiz: psikomotor eğitim ne demektir, Marcher orada neyi fark etti ve on bir kişilik bir çalışma grubu bu gözlemi nasıl bir sisteme dönüştürdü?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.