İçeriğe geç

M01-D06

İşbirlikçi empirizm

Terapist ile danışanın düşünceyi birlikte sınayan iki araştırmacı gibi çalışması ilkesini bir oturum anında gösterir.

Bilişsel Davranışçı Terapi Akademisi — M01, BDT’ye giriş · 2.869 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S02-P02-D04

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İşbirlikçi empirizm BDT'nin temel çalışma ilkesidir: danışanın düşünceleri gerçek ya da yanılgı olarak değil, birlikte sınanacak hipotezler olarak ele alınır.

İşbirliği oturumda görünür izler bırakır: gündemi birlikte kurmak, ödevi birlikte seçmek, geri bildirim istemek, formülasyonu danışanın sözcükleriyle yazmak.

Empirizm, karar vericinin veri olması demektir. Bir düşünce sınanınca doğru da çıkabilir; o zaman çalışma problem çözmeye ya da kabule yönelir.

Bu ilke eşitlik değildir. Terapist bilgisini gizlemez, onu danışanın kararına açık biçimde sunar ve risk durumunda daha yönlendirici olur.

İşbirliği ve ittifak sonuçla tutarlı biçimde ilişkilidir; ama bu bir ilişkidir, nedensellik kanıtı değildir.

Açılış sahnesi

Rize'de, Çayeli'nin yukarısında bir yamaç, mayıs sonu. İki komşu, Hasan Amca ile Rabia Teyze, ilk sürgünün toplandığı gün bir tartışmaya tutuşmuş. Hasan Amca güneye bakan tarlanın her zaman daha çok yaprak verdiğini söylüyor. Rabia Teyze kuzey yamacının daha gür olduğunu, ama güneydekinin daha erken toplandığı için öyle sanıldığını iddia ediyor.

Tartışma yarım saat sürüyor ve kimse kimseyi ikna edemiyor. Sonunda Rabia Teyze'nin torunu, ziraat fakültesinde okuyan Zehra, bir öneri getiriyor: iki yamaçtan da aynı büyüklükte birer parsel ayıralım, aynı gün toplayalım, aynı kantarda tartalım.

Hasan Amca bir an kaşlarını çatıyor. Sonra gülüyor: "Tamam, ama tartıyı ben tutarım."

İki komşu ve torun hayalî. Bir anlaşmazlığı kimin daha iyi konuştuğuyla değil, birlikte kurulan bir sınamayla çözmek ise BDT'nin en temel çalışma biçiminin tam karşılığı.

Bu derste ne olacak

Bu ders işbirlikçi empirizmi iki sözcüğüne ayırarak kuracak: işbirliği ve deneyim yoluyla sınama. Danışanın düşüncesinin bir gerçek değil bir hipotez olarak ele alınmasının oturumda neyi değiştirdiğini göreceğiz. M01-D02'de ertelenen bir soruya döneceğiz: Ellis'in tartışmacı tarzı ile Beck'in birlikte araştıran tarzı arasındaki fark. Kesitte, danışan terapistten kesin bir cevap istediğinde terapistin cevabı vermek yerine bir sınama nasıl kurduğunu izleyeceğiz. Kanıt bölümünde işbirliğinin ve Sokratik sorunun sonuçla ilişkisini tartacağız.

Sıfır noktası

İşbirliğini terapötik ilişkinin bir boyutu olarak S02-P02-D04 anlattı; yönlendirilmiş keşfi tanımlayan ders S05-P01-D03'tü, ikisi de Terapi Akademisi'nde. M01-D05'te Melis kendi düşüncesine kendisi ad koymuştu, çünkü terapist hüküm vermek yerine veriyi onunla birlikte aradı. Bu ders o tutumu bir ilke olarak adlandırıyor.

Yaygın yanlış"İşbirlikçi empirizm, terapistin danışanı nazikçe ikna etmesinin bir yoludur."
Doğrusu

İkna, sonucu baştan bilen birinin karşısındakini o sonuca götürmesidir. İşbirlikçi empirizmde terapist sonucu bilmez; danışanın düşüncesi doğru da çıkabilir. Terapist sonucu biliyormuş gibi sorular soruyorsa, bu sorular danışana bir sınav gibi gelir ve işbirliği yalnızca görünüşte kalır.

Mekanizma

Düşünce bir hipotezdir

Bir danışan "eşim benden soğudu" dediğinde bu cümle iki biçimde ele alınabilir. Bir gerçek olarak ele alınırsa iş ya onu teselli etmeye ya da onunla tartışmaya döner. Bir hipotez olarak ele alınırsa yeni bir soru doğar: bu doğru mu, nasıl öğrenebiliriz? İşbirlikçi empirizm ikinci yolu seçer. Düşünce ne yalanlanmak ne onaylanmak için masaya gelir; sınanmak için gelir.

Yaygın yanlış"Bir düşünceyi sınamanın amacı onun yanlış olduğunu göstermektir."
Doğrusu

Sınamanın amacı ne olduğunu öğrenmektir. Düşünce doğru çıkarsa terapi bitmez, yön değiştirir: problem çözmeye, kabullenmeye ya da durumu değiştirmeye. Terapist yalnızca yanlış çıkmasını beklediği düşünceleri sınamaya kalkarsa, danışan bunu fark eder ve sınamaların sonucuna güvenmez.

İşbirliğinin görünür işaretleri

İşbirliği bir tutumdur ama oturumda gözlenebilir izler bırakır. Gündemi kim belirliyor? Ödevi kim seçiyor? Terapist oturumun sonunda danışana ne işe yaradığını, neyin rahatsız ettiğini soruyor mu? Formülasyonda danışanın sözcükleri mi, terapistin terimleri mi var? Bu sorular, bir oturum kaydı dinlenirken işbirliğinin ölçülmesini sağlar.

Tartışmak mı, birlikte araştırmak mı

M01-D02'de Albert Ellis'in akılcı terapisinin daha yönlendirici ve tartışmacı bir tarz taşıdığını, Beck'in ise düşünceyi danışanın yanında durarak incelediğini görmüştük. Fark, bir düşünceye kimin itiraz ettiğinde yatar. Tartışmacı tarzda itiraz terapistten gelir: "Herkes seni onaylamak zorunda mı? Bunun bir kanıtı var mı?" Birlikte araştıran tarzda terapist itiraz etmez; danışanın kendi itirazını bulmasına zemin hazırlar.

Bu fark bir yöntem üstünlüğü değil, bir tercih. Bazı danışanlar doğrudan itirazdan hoşlanır ve onu hızlandırıcı bulur; bazıları itirazı bir saldırı olarak yaşar ve kendi düşüncesini savunmaya geçer. Bu akademinin izlediği Beck geleneği, varsayılan tutum olarak birlikte araştırmayı seçer ve doğrudan itirazı, ilişki güçlü olduğunda ve danışan istediğinde kullanılacak bir araç olarak tutar.

Sınamanın araçları

İşbirlikçi empirizm bir tutumdur; onu taşıyan araçlar bu akademinin sonraki modüllerinde ayrı ayrı işlenecek. Sokratik diyalog (M05) bir düşünceyi sorularla sınar. Düşünce kaydı ve kanıt incelemesi (M06) düşünceyi geçmiş veriyle tartar. Davranış deneyi (M07) düşünceyi yeni bir yaşantıyla sınar. Üçünde de aynı ilke geçerli: hangi verinin toplanacağına, sınamanın nasıl yapılacağına ve sonucun nasıl okunacağına iki taraf birlikte karar verir.

Oturumdan bir kesit

Kesit kurgusal; kişiler eğitim amaçlı yazıldı. Danışan Nihat kırk dört yaşında, bir belediye otobüsünde şoför. Altıncı oturum. Eşiyle son aylarda az konuştuklarını ve uyuyamadığını anlatıyor.

Danışan: «Hocam, size açık soracağım. Sizce eşim beni bırakacak mı? Siz bu işleri bilirsiniz, bin tane çift görmüşsünüzdür.»

Bu soruya üç yanıt düşünülebilir.

Birincisi teselli: «Anlattıklarına bakılırsa öyle bir şey görmüyorum, merak etme.»

İkincisi bir yorum: «Bence bu soru, eşinin seni bırakacağından çok, senin kendini bırakılmaya değer biri olarak görmenle ilgili.»

Üçüncüsü bir sınama önerisi.

Birinci yanıt terapistin elinde olmayan bir bilgiyi veriyor; Nihat'ı bir hafta rahatlatabilir ama eşiyle bir sonraki sessiz akşamda düşünce aynı güçle geri gelir. İkinci yanıt belki doğru bir şey söylüyor, ama bir hüküm olarak geliyor; Nihat'ın sorusunu bir kenara bırakıp terapistin hipotezini öne koyuyor. Terapist üçüncüsünü seçiyor.

Terapist: «Bunu bilmiyorum, Nihat Bey, ve bilirmiş gibi yapmak istemem. Ama şunu birlikte öğrenebiliriz: bu düşünceye şu an ne kadar inanıyorsun?»

Danışan: «Yüzde seksen.»

Terapist: «Yüzde seksen inanıyorsan, bu düşüncenin dayandığı şeyler var. Neler?»

Danışan: «Akşamları televizyonun karşısında hiç konuşmuyoruz. Geçen hafta kız kardeşine benden şikâyet ettiğini duydum.»

Terapist: «Peki bu düşünceye uymayan bir şey oldu mu son zamanlarda?»

Danışan: «Bilmem… Doğum günümde pasta yaptı. Bir de hastalandığımda iki gün işe gitmeyip yanımda kaldı.»

Terapist: «Şimdi elimizde iki liste var. İkisi de gerçek. Bu hafta, akşamları konuşmamanız hakkında bir şey öğrenmek ister misin? Örneğin bir akşam televizyonu kapatıp ona gününü sorsan, ne olacağını tahmin ediyorsun?»

Danışan: «Herhalde "iyiydi" der, kalkar gider.»

Terapist: «Tahminini yaz. Sonra deneyelim ve gelecek hafta ne olduğuna birlikte bakalım. Belki tahminin doğru çıkar; o da bize bir şey söyler.»

Kesit, işbirliğinin ölçülebilir bir ölçütünü taşıyor: sonucu kim belirliyor? Birinci ve ikinci yanıtta sonucu terapist söyledi. Üçüncüde sonucu henüz kimse bilmiyor; Nihat bir tahmin yazdı ve hafta sonunda veri onun tahminiyle karşılaştırılacak. Terapist Nihat'ın düşüncesini ne yalanladı ne onayladı. Onu, ikisinin de görebileceği bir sınamaya taşıdı.

Usta katmanı

İşbirlikçi empirizm eşitlik anlamına gelmez. Terapistin bilgisi vardır: hangi sınamanın güvenli olduğunu, hangi verinin anlamlı olduğunu, bir sınamanın ne zaman erken olduğunu bilir. İşbirliği bu bilgiyi gizlemek değil, onu danışanın kararına açık biçimde sunmaktır. "Uzman sizsiniz" diyen bir danışana tamamen geri çekilmek de bir işbirliği hatasıdır; danışan bir yön bekliyor ve terapist ona yön vermiyorsa, işbirliği bir boşluğa dönüşür.

İkinci incelik, işbirliğinin ne zaman askıya alınacağı. Risk durumunda, örneğin intihar düşüncesi belirdiğinde, terapist daha yönlendirici olur; güvenlik bir sınama konusu değildir. Bu geçiş, M15-D06'da ayrıca işlenecek.

İşbirliğinin ve hedef üzerindeki uzlaşının terapi sonucuyla ilişkisi, terapi araştırmasının en tutarlı bulgularından biri.

İşbirliği daha geniş bir yapının, terapötik ittifakın parçası. İttifakın sonuçla ilişkisi farklı ekollerde de aynı ölçüde tekrarlandı.

İlişkiyi aşan, BDT'ye daha özgü bir soru da sorulabilir: işbirlikçi empirizmin aracı olan Sokratik soru, ittifaktan ayrı olarak bir etki taşıyor mu?

Yaygın yanlış"İşbirlikçi empirizm terapistin hiçbir zaman fikir belirtmemesi demektir."
Doğrusu

Terapist bir gözlemini, bir hipotezini ya da bir önerisini paylaşabilir. Fark, bunu bir sonuç olarak değil, sınanacak bir öneri olarak sunmasıdır: "Bana öyle geliyor ki … Sence bu doğru olabilir mi, nasıl bakabiliriz?" Fikrini hiç söylemeyen bir terapist, danışana ne düşündüğünü tahmin etme yükü bırakır.

Kanıtın sınırı

İşbirliği ve ittifakın sonuçla ilişkisi güçlü biçimde tekrarlandı, ama bu bir ilişki; nedenselliği kanıtlamıyor. İyileşmeye başlayan bir danışan terapistine daha çok güvenir ve işbirliğini daha olumlu değerlendirir; ilişkinin bir kısmı bu ters yönden gelebilir. Çalışmaların çoğu ittifakı ve işbirliğini tek bir noktada ölçtü ve örneklemlerin büyük kısmı Batılı, orta sınıf danışanlardan oluştu; uzmanın karar vermesinin beklendiği bağlamlarda işbirliğinin nasıl ölçüleceği ve sonuca etkisi daha az biliniyor. İşbirlikçi empirizmin kendisini, yani düşünceleri birlikte hipotez olarak ele almanın, terapistin doğrudan itiraz ettiği bir tarza karşı üstünlüğünü doğrudan sınayan kontrollü bir karşılaştırma bilinmiyor; Sokratik soruyla ilgili bulgu tek bir örneklemden ve yalnız erken oturumlardan geliyor. Bu yüzden ilke bu akademide bir kanıtlanmış teknik olarak değil, kanıtla tutarlı ve klinik uzlaşıyla benimsenmiş bir çalışma tutumu olarak öğretiliyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

İşbirlikçi empirizm BDT'nin temel çalışma ilkesidir: danışanın düşünceleri gerçek ya da yanılgı olarak değil, birlikte sınanacak hipotezler olarak ele alınır.

İşbirliği oturumda görünür izler bırakır: gündemi birlikte kurmak, ödevi birlikte seçmek, geri bildirim istemek, formülasyonu danışanın sözcükleriyle yazmak.

Empirizm, karar vericinin veri olması demektir. Bir düşünce sınanınca doğru da çıkabilir; o zaman çalışma problem çözmeye ya da kabule yönelir.

Bu ilke eşitlik değildir. Terapist bilgisini gizlemez, onu danışanın kararına açık biçimde sunar ve risk durumunda daha yönlendirici olur.

İşbirliği ve ittifak sonuçla tutarlı biçimde ilişkilidir; ama bu bir ilişkidir, nedensellik kanıtı değildir.

Sonraki derse köprü

Bu ders bir düşünceyi, sınanacak bir hipotez gibi ele aldı. Aynı tutumu BDT'nin kendisine de uygulamak gerekiyor: "BDT işe yarar" cümlesi de bir hipotezdir ve onu sınayan yüzlerce çalışma var. M01-D07, BDT'nin kanıt tabanı, bu çalışmaları kanıt etiketleriyle sınıflayacak ve BDT'nin hangi sorunlarda güçlü, hangilerinde sınırlı kanıta sahip olduğunu soracak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.