İçeriğe geç

M01-D01

Bağlanma kuramı neyi açıklar, neyi açıklamaz

Bağlanma kuramının cevap verdiği soruyu (tehlike anında belirli kişilere yakınlık) tek cümleyle söyler ve kuramın kapsamadığı üç alanı örnekle adlandırır.

Bağlanma Kuramı Akademisi — M01, Bu akademi nasıl okunur · 2.598 kelime · 3 kaynak kutusu · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme

Bağlantılı dersler: Aile Dizimi Akademisi: Bağlanma: Güvenli Üs ve Yakınlık Sistemi · Aile Dizimi Akademisi: K1–K5 Bilgi Etiketleri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bağlanma kuramının sorusu dardır: tehdit ya da sıkıntı anında bir insan kime ve nasıl yönelir; Hacer'in köprü başındaki sabahı bu sorunun gündelik bir örneğidir.
  2. Bağlanma ilişkisi işlevle tanımlanır: sıkıntıda sığınılan liman ve dünyaya açılınan üs. Pervin yardım etti, Zülfiye sakinleşmenin yeri oldu.
  3. Kuram sevginin miktarını ölçmez: Hacer'in kardeşine yönelmesi, oğluna duyduğu sevgiye değil, o yıllarda yanında kimin olduğuna bağlı.
  4. Bu akademinin okumasıyla aidiyet, sadakat ve bir soya duyulan bağ kuramın dar tanımının dışında kalır; Hellinger'in Bindung kavramı bu bölgeye yönelen bir ekol öğretisidir.
  5. Thompson, Simpson ve Berlin 2022'de alana bıraktıkları iki çağrıdan birini kuramın sınır koşullarını tanımlamaya ayırdı: bağlanmanın ne olduğu kadar ne olmadığı ve neyi etkilememesi gerektiği de söylenmeli.
  6. Kültür sınırı tartışmalıdır: Keller kuramın Batı orta sınıfının bakım modeline dayandığını savunur, bağlanma araştırmacıları kültürlerarası geçerliliği savunur; iki tarafın yazarları çocukların en ağır koşullar dışında bağlanma ilişkileri kurduğunda uzlaşır.
  7. Dağınık bağlanma sınıfını istismarın bıraktığı iz, sorunlu çocuğun içkin bir özelliği ya da başlayan bir ruhsal hastalığın işareti saymak kuramın desteklemediği, tehlikeli bir kullanımdır.

Açılış sahnesi

Hacer Doğan ocağın ikinci perşembesi, sabah sekizi on geçe Tunceli'de Munzur'un kıyısındaki yürüyüş yolunda, köprünün başındaki buzlu taşa basıp yan tarafına düşüyor. Otuz yedi yıl hemşirelik yapmış bir kadın olarak ilk işi ağlamak olmuyor: sol bileğini öbür eliyle tutuyor, parmaklarını tek tek oynatıyor, kemiğin üstüne bastırıp acının nereye vurduğunu yokluyor. Kaldırıma tuz serpen belediye çalışanı Pervin koşup geliyor, yanına çömeliyor, onu kaldırmadan önce başını çarpıp çarpmadığını soruyor. Hacer sakin bir sesle cevap veriyor, hatta Pervin'e bileği nasıl sabitleyeceğini, atkısını nasıl katlayacağını tarif ediyor.

Pervin «Kime haber verelim, teyze?» diye sorduğunda Hacer bir an duraksıyor ve «Hıdır'ı arayın, gelsin» diyor. Sonra dudağını ısırıyor: Hıdır iki kış önce zatürreden öldü. Cümleyi düzeltiyor ve aynı mahallede, fırının karşısındaki apartmanda oturan kız kardeşi Zülfiye'nin adını veriyor. Pervin onun telefonundan Zülfiye'yi arıyor. On dakika sonra Zülfiye paltosunun önünü bile kapatmadan köprünün başında görünüyor ve tam o anda, yabancı bir kadına bileğini sarmayı soğukkanlılıkla tarif eden Hacer'in çenesi titremeye başlıyor; kardeşinin omzuna yaslanıp uzun uzun ağlıyor.

O akşam röntgen temiz çıkmış, bilek sargıya alınmış, mahalleden üç kadın çorba ve çay getirmiş. İstanbul'da yaşayan oğlu Orhun arayıp «Anne, niye ilk beni aramadın?» diye sitem ettiğinde Hacer bir şey söyleyemiyor. Gece yalnız kalınca kardeşine dönüyor: «Oğlumu dünyalar kadar severim. Düştüğüm an aklıma o gelmedi. Önce ölmüş adamı çağırdım, sonra seni. Bu ne demek?»

Bu derste ne olacak

Hacer, kardeşi ve oğlu bu akademinin örnekleri için kurulmuş kişilerdir; hiçbiri gerçek bir aileden alınmadı. Hacer'in sorusunda bağlanma kuramının cevap verebildiği bir soru ile cevap vermediği birkaç soru iç içe duruyor. Kuramın sorusunu tek bir cümleye indirip Hacer'in sabahına uygulayacağız. Ardından kuramın kapsamadığı alanları adlandıracağız: sevginin miktarı ve değeri, bir topluluğa ya da soya duyulan aidiyet, insan hayatının bağlanmayla ilgisi zayıf kalan geniş bölgeleri. Bu sınırlar keyfî çizilmedi: Thompson, Simpson ve Berlin 2022'de alana bıraktıkları iki çağrıdan birini kuramın sınır koşullarını tanımlamaya ayırdı. Kültür tartışmasında çizginin hâlâ açık olduğunu da göreceksin.

Bu akademi, Aile Dizimi Akademisi'nin «Bağlanma: güvenli üs ve yakınlık sistemi» dersinin bittiği yerden başlıyor. O ders sistemin nasıl çalıştığını anlattı; bu akademi onun hangi bulguya, hangi ölçüme ve hangi büyüklükte etkiye dayandığını açacak. Bilgi etiketlerinin beş düzeyi de oradan tanıdık gelecek.

Sıfır noktası

Türkçede «bağlanmak» geniş bir kelime. Birine bağlanırız, bir memlekete, bir takıma, bir davaya, bir inanca bağlanırız; «bağlılık» sadakat demektir, «bağ» hem akrabalığı hem duygusal yakınlığı anlatır. Gündelik konuşmada bu kelimelerin hepsi aynı torbaya girer ve torbanın içi sevgiyle, aidiyetle, vefayla doludur. Hacer'in oğluna karşı suçluluk duyması da bu torbadan geliyor: düştüğü an oğlunu çağırmadıysa, onu daha az mı seviyor?

Bağlanma kuramı bu torbanın yalnız küçük bir köşesiyle ilgilenir. Thompson ve arkadaşlarının değerlendirmesine göre John Bowlby kuramı çocuğun bakım verenlerine duyduğu duygusal bağı açıklamak için kurdu. Bu akademi kuramın sorusunu şöyle kuruyor: tehdit altında ya da sıkıntıda olan bir insan hangi koşulda, kime ve nasıl yönelir? Sevginin ölçüsü, aidiyetin derinliği ya da vefanın sağlamlığı bu sorunun içinde yer almaz.

Mekanizma

Kuramın sorusu Hacer'in sabahında

Burada bakacağımız şey sistemin nasıl çalıştığı değil, kime yöneldiği. Hacer düştüğünde odak bir an için yabancı biri olan Pervin'di ve Hacer onunla pratik bir iş birliği kurdu: talimat verdi, bileğini sardırdı, soruları cevapladı. Ama sıkıntısı Pervin'in yanında boşalmadı. Gözyaşı, titreme ve yaslanma, kardeşi göründüğü anda geldi.

Bağlanma kuramının en sağlam önermelerinden biri bu ayrımı yapar: tehdit anında insan herhangi bir yardımcıya değil, belirli kişilere yönelir. Pervin yardımı yaptı, Zülfiye ise sakinleşmenin yeri oldu. Thompson ve arkadaşlarının özetlediği uzlaşmada bağlanma figürlerinin stresli durumlarda, kişi tehdit altında ya da sıkıntılı hissettiğinde arandığı açıkça yazar. Hacer'in sabahı bu cümlenin gündelik bir örneği: yaralanma tehdidi sistemi açtı ve sistem kendi adresini aradı.

Hıdır'ın adının önce ağza gelmesi de kuramın alanında kalan bir şey. Thompson ve arkadaşlarının makalesinde ayrılık ve kayıp, Bowlby'nin üçlemesinin merkezî konusu olarak anılır; kayıptan sonra bağlanma sisteminin yitirilen figürü geri çağırmaya yönelik davranışlarla hareketlendiği de orada özetlenir. Kırk yıl aynı evi paylaştığı adamın adının bir kaza anında dile gelmesi, bu okumada bir hata ya da bir bunama işareti sayılmaz; iki yıldır yeniden örgütlenmekte olan bir sistemin eski adresidir. Bowlby'nin kayıp evreleri Yas ve Kayıp Akademisi'nin «Bowlby: ayrılık ve kayıp» dersinde işleniyor; burada yalnız Hacer'in cümlesinin bağlanma diliyle okunabildiğini görmek yeterli.

Neyi açıklamaz: sevginin miktarı

Hacer'in gece sorduğu soru kuramın sınırına çarpıyor. Kuram, düştüğü an kimi çağırdığını açıklayabilir; oğlunu ne kadar sevdiğini açıklamaz. Bağlanma ilişkisinin tanımı bir işlev tanımıdır ve işlev çoğu zaman yakınlığa, ulaşılabilirliğe ve alışkanlığa bağlıdır. Zülfiye aynı mahallede oturuyor, Hıdır'ın ölümünden beri akşam yürüyüşlerine birlikte çıkıyorlar, hastane randevularına Hacer'le o gidiyor. Orhun ise bin kilometre uzakta, kendi ailesiyle yaşıyor ve haftada iki kez arıyor. Hacer'in sıkıntı anında kardeşine yönelmesi, iki yılın gündelik hayatının Zülfiye'yi sığınağa çevirdiğini anlatır; oğluna duyduğu sevgi hakkında bir hüküm taşımaz.

Bu ayrım çocuklukta da geçerli: Thompson ve arkadaşları, kreşte kurulan bağlanma ilişkilerinin ebeveynle kurulanlardan farklı geliştiğini ve çocuğun anne babasıyla ilişkisini hiçbir biçimde zayıflatmadığını yazar. Kuram sevginin değil, sığınmanın haritasını çıkarır.

Neyi açıklamaz: aidiyet ve vefa

Akşam mahalleden gelen üç kadın, getirdikleri çorba ve odayı dolduran sohbetleriyle Hacer'e başka türden bir şey verdi: bir topluluğun parçası olma duygusu. Hacer bu mahallede kırk yıldır yaşıyor; komşularının çocuklarına iğne yapmış, düğünlerinde bulunmuş, cenazelerinde yemek taşımış. Bu aidiyet gerçek ve değerli, ama bağlanma kuramının sorusuna cevap vermiyor. Kadınlardan hiçbiri Hacer'in sıkıntısının dindiği yer değildi; onların varlığı evi ısıttı, sığınak olmadı.

Bizim okumamız şu: aidiyet, sadakat ve vefa, insanı bir gruba, bir soya ya da bir topluluğa bağlayan ilişkiler, bağlanma kuramının dar tanımının dışında kalır. Thompson ve arkadaşlarının makalesinin ilk sorusu aynı soruya dokunuyor: bazı yakın ve duygusal ilişkilere neden «bağlanma» deriz de ötekilere demeyiz? Makalenin verdiği cevaplardan biri işlevdir; bir ötekisi, bu ilişkilerin güvenli ya da güvensiz diye nitelenebilmesi. Yazarlar yine de hangi ilişkilerin bağlanma sayılacağını alanın çözülmemiş soruları arasında anıyor. Dizimden gelen okur için bu ayrım önemli, çünkü Bert Hellinger'in «bağ» (Bindung) kavramı ağırlıkla bu dış bölgeye, köken grubuna duyulan aidiyete yönelir. O kavram bir ekolün kendi öğretisidir ve bağlanma araştırmasıyla karşılaştırılmadan önce kendi diliyle, kendi kitaplarından anlaşılmayı bekler.

Neyi açıklamaz: hayatın geri kalanı

Sınırı en net çizen uyarı alanın içinden geliyor. Thompson ve arkadaşları yetmiş beşten fazla araştırmacıya dokuz temel soru sordular; gelen kırk sekiz kısa yazı 2021'de bir kitapta çıktı ve 2022'deki makale onları özetledi. Sorulardan biri doğrudan sınır koşuluyla ilgiliydi: erken bağlanma, sonraki hayatın hangi alanlarını öngörmeli, hangilerini öngörmemeli? Soruyu bu biçimde sormalarının gerekçesini de yazdılar: yıllar içinde bağlanmayla ilişkilendirilen sonuçların listesi genişlemişti ve beklenmedik bir ilişki bulunduğunda kuramın iddiasını büyütmek yerine üçüncü değişkenleri aramak gerekiyordu.

Gelen cevaplar sınırın nerede durabileceğine dair örnekler verdi. Yaşam öyküsü kuramına dayanan bir yazıya göre güvenli ve güvensiz bağlanma ergenliğin zamanlaması gibi sonuçlarla ilişkilendirilebilir, ama hayat memnuniyeti ya da dindarlık için böyle bir beklenti zorunlu değildir. Beden sağlığı üzerine yazanlara göre bağlanma, stres ve iltihapla ilgili hastalıklara yatkınlığı öngörebilir, güçlü genetik yatkınlığı olan hastalıkları ise zorunlu olarak öngörmez. Makalenin aktardığı meta-analizler, erken bağlanma ile akran ilişkilerindeki sosyal beceri ve davranış sorunları arasında anlamlı ama mütevazı ilişkiler buluyor; yazarlar bu ilişkinin sağlık, beyin gelişimi ya da duygu düzenlemesi üzerinden işleyebileceğini ve iki yönlü olabileceğini sınanması gereken olasılıklar olarak sıralıyor.

Makalenin kapanışı daha da açık konuşuyor: yazarlar bağlanmanın ne olduğu kadar ne olmadığını ve neyi doğrudan etkilememesi gerektiğini netleştirmenin şart olduğunu yazıyor. Araştırmacıların ayırt edici geçerliliğe yakınsak geçerlilikten az özen gösterdiğini ve bağlanmanın ilişkili olduğu şeylerin listesinin kuramın tutarlılığını zorlayacak kadar genişlediğini söylüyorlar. Yazarlara göre bu genişlemenin bir kaynağı da içsel çalışan model (internal working model) kavramının geniş tanımlanıp doğrudan ölçülmeden kullanılması; böyle bir kavram beklenmedik her ilişkiyi açıklayabilecek kadar esnek bir araca dönüşüyor. Hacer'in otuz yıldır sürdürdüğü dokuma merakı ya da Munzur'a bakan pencereden duyduğu huzur bu sorunun dışında durabilir; kuramın bunlar hakkında bir şey söylediği iddia edildiğinde önce başka açıklamalar aranmalıdır.

Açık bir sınır: kültür

Bir sınır daha var ki çizgisi tartışmalı. Kuram Batı'da, sanayileşmiş toplumların aile düzeni içinde kuruldu, ama evrensel bir iddia taşıyor: bebeğin hayatta kalması için evrimin şekillendirdiği bir sistemden söz ediyor. Heidi Keller 2018'de PNAS'ta yayımlanan makalesinde bu evrensellik iddiasını sert biçimde eleştirdi. Keller'e göre kuramın bakım modeli eğitimli, çekirdek aileli Batı orta sınıfının modelidir ve bu sınıf dünya nüfusunun yaklaşık yüzde beşini oluşturur. Kalabalık, çok kuşaklı çiftçi ailelerinde bebeğe birden çok kişi bakar, bu kişilerin bir kısmı çocuktur ve iyi bakım bebeğin işaretlerini izlemekle değil, onu yönlendirmekle tanımlanır. Keller, Kamerun'daki Nso köylerinde yabancı bir kadın yaklaşıp çocuğu kucağına aldığında ve onu anneden uzaklaştırdığında çoğu çocuğun korku göstermediğini, tükürükteki stres hormonunun da kadının görünmesinden kucağa almasına doğru düştüğünü aktarır.

Keller'in eleştirisi adil biçimde aktarılmalı: o, çocukların bir ilişki ağı geliştirmesinin ilk gelişim görevlerinden biri olduğunu ve Bowlby'nin toplumsal-duygusal gelişimi öne çıkarmasının bilim tarihinde önemli bir eşik olduğunu da kabul ediyor. İtirazı, kuramın bakımın tek doğru biçimini tarif ettiği iddiasına ve etik bir sonuca uzanıyor: Batı tarzı ebeveynliği yerel kültürü bilmeden yayan geniş müdahaleleri etik dışı buluyor. Thompson ve arkadaşları öbür yanı da kaydediyor: bazı bağlanma araştırmacıları kuramın kültürlerarası geçerliliğini savunuyor, ama makaledeki yazılarda iki taraf erken ilişkilerin hayatta kalma için önemli olduğunda ve çocukların en ağır koşullar dışında her yerde bağlanma ilişkileri kurduğunda uzlaşıyor. Makaledeki katkıcılardan Judi Mesman da araştırmacıları evrensellik iddiasında daha alçakgönüllü olmaya çağırıyor. Sınır burada çizilmiş değil; çizgi hâlâ tartışılıyor.

Kaynaklardan okuma

Usta katmanı

Bir kuramın sınırını bilmek, onu kullanan kişiyi küçültmez; kullanımını güvenilir kılar. Thompson ve arkadaşları makalelerini iki çağrıyla kapatıyor: bağlanma araştırmasının farklı çevrelerini birleştiren bir yaşam boyu görüşü ve sınır koşullarının açıkça tanımlanması. Aynı makale, alanın içinden gelen daha sert sesleri de saklamıyor: Glenn Roisman ve Ashley Groh bugünkü dönemi bir tükenmişlik dönemi olarak tarif ediyor, Keller kavramları bulanık buluyor.

Bu tablo dizim odasında çalışan biri için somut bir sorumluluk doğuruyor. «Bağlanma» kelimesi bir danışanın ağzından çıktığında, kolaylaştırıcının ilk işi o kelimenin torbanın hangi köşesinden geldiğini sormak olabilir. Hacer böyle bir atölyeye gelseydi konuşma şöyle ilerleyebilirdi. Kolaylaştırıcı önce sahneyi açardı: «Düştüğünüz an kimi çağırdığınızı anlatıyorsunuz. Sonra ne oldu, kimin yanında rahatladınız?» Hacer kardeşini anlatırsa yargısız geri verirdi: «Sıkıntı anında Zülfiye Hanım'ın yanında sakinleşmişsiniz. Bu, oğlunuzu ne kadar sevdiğinizle ilgili bir şey söylüyor mu sizce?» Hacer suçluluğunu dile getirirse iki soruyu ayırırdı: «Kime sığındığınız ile kimi sevdiğiniz ayrı sorular olabilir. İsterseniz önce birine, sonra ötekine bakalım.»

Bu konuşma bir tanı koymaz ve kimseyi bir sınıfa yerleştirmez. Bağlanma bilgisi kolaylaştırıcıya danışanın sorusunu ayıklamayı öğretir; danışanın bağlanma örüntüsünü belirleme yetkisi vermez, çünkü o belirleme ancak eğitimli kodlayıcıların standart bir prosedürle yaptığı araştırma işidir. Dağınık (disorganized) sınıf da böyle bir araştırma kodudur; Thompson ve arkadaşları onun klinik ve politika ortamlarında başlayan bir ruhsal hastalığın, istismarın bıraktığı izin ya da çocuğun içkin bir özelliğinin işareti diye kullanıldığını ve bunların hiçbirini kuramın ya da araştırmanın desteklemediğini Granqvist ve arkadaşlarının 2017 değerlendirmesine dayanarak yazar. Bağlanma kuramını okumak kimseye klinik yetki kazandırmaz; Hacer'in suçluluğu derinleşir ya da uykusunu, iştahını bozarsa onu bir ruh sağlığı çalışanına yönlendirmek kolaylaştırıcının işidir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış«Zor anında kime koştuysan en çok onu seviyorsun.»
Doğrusu

Bağlanma ilişkisi işlevle tanımlanır ve işlev yakınlığa, ulaşılabilirliğe, günlük alışkanlığa bağlıdır. Hacer'in kardeşine yönelmesi, oğlunun uzakta, kardeşinin yakında olduğu iki yılın sonucudur.

Yaygın yanlış«Bağlanma kuramı bir insanın kişiliğini, sağlığını ve mutluluğunu bütünüyle açıklar.»
Doğrusu

Alanın kendi araştırmacıları erken bağlanmanın akran ilişkileri gibi alanlarla ilişkisini mütevazı buluyor ve hayat memnuniyeti, dindarlık ya da güçlü genetik yatkınlığı olan hastalıklar için öngörünün zorunlu olmadığını yazıyor.

Yaygın yanlış«Bağlanma bebeklikte biter; yaşlı bir insanın davranışı bu kuramla okunamaz.»
Doğrusu

Bağlanma ilişkileri hayat boyu kurulur; yetişkinlerin eşleriyle, kardeşleriyle ve yakın arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler de sığınak işlevi görebilir ve kayıp sonrası tepkiler kuramın en eski konularındandır.

Yaygın yanlış«Kültür eleştirisi bağlanmanın evrensel olmadığını kanıtladı.»
Doğrusu

Keller gibi eleştirmenler evrensellik iddiasının yanlış varsayımlara dayandığını savunuyor; ama aynı tartışmada iki tarafın yazarları çocukların en ağır koşullar dışında her yerde bağlanma ilişkileri kurduğunda uzlaşıyor. Tartışma bir kanıtla kapanmış değil.

Uygulama

Kilit özet

  1. Bağlanma kuramının sorusu dardır: tehdit ya da sıkıntı anında bir insan kime ve nasıl yönelir; Hacer'in köprü başındaki sabahı bu sorunun gündelik bir örneğidir.
  2. Bağlanma ilişkisi işlevle tanımlanır: sıkıntıda sığınılan liman ve dünyaya açılınan üs. Pervin yardım etti, Zülfiye sakinleşmenin yeri oldu.
  3. Kuram sevginin miktarını ölçmez: Hacer'in kardeşine yönelmesi, oğluna duyduğu sevgiye değil, o yıllarda yanında kimin olduğuna bağlı.
  4. Bu akademinin okumasıyla aidiyet, sadakat ve bir soya duyulan bağ kuramın dar tanımının dışında kalır; Hellinger'in Bindung kavramı bu bölgeye yönelen bir ekol öğretisidir.
  5. Thompson, Simpson ve Berlin 2022'de alana bıraktıkları iki çağrıdan birini kuramın sınır koşullarını tanımlamaya ayırdı: bağlanmanın ne olduğu kadar ne olmadığı ve neyi etkilememesi gerektiği de söylenmeli.
  6. Kültür sınırı tartışmalıdır: Keller kuramın Batı orta sınıfının bakım modeline dayandığını savunur, bağlanma araştırmacıları kültürlerarası geçerliliği savunur; iki tarafın yazarları çocukların en ağır koşullar dışında bağlanma ilişkileri kurduğunda uzlaşır.
  7. Dağınık bağlanma sınıfını istismarın bıraktığı iz, sorunlu çocuğun içkin bir özelliği ya da başlayan bir ruhsal hastalığın işareti saymak kuramın desteklemediği, tehlikeli bir kullanımdır.

Sonraki derse köprü

Bileği sargıda geçen ilk hafta komşusu Zarife Hanım uğruyor. Geçen bahar bir aile dizimi akşamına katılmış ve Hacer'in köprüde Hıdır'ı çağırdığını duyunca kendinden emin bir cümle kuruyor: «Rahmetliyle bağın kopmamış, sen hâlâ ona yönelişin içindesin; ondan almadığın bir şey kalmış.» Hacer cümlenin içinde üç tanıdık kelime duyuyor, bağ, yöneliş ve almak, ve bu sabah kuramın diliyle düşündüğü şeye hangisinin denk düştüğünü kestiremiyor. Bir dizim odasında söylenen bu üç kelime, bağlanma kuramının kelime haritasında hangi kavramın yanına yerleşir, hangisinin karşısında boş bir sayfa bulur?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?