İçeriğe geç

Y5.62·Grup yönetimi ve çevrim içi öğretim

Acil iletişim ve yer bilgisi

sıfırdan ileri2.438 kelime15 uygulama örneği≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Acil çağrı sistemleri arayanın yerine göre çalışır; uzaktaki bir öğrenci için yardım, ancak açık adres bilinirse doğru yere gider.

Gereken bilgi iki parçadır: ders anı adresi ve öğrencinin yanına gidebilecek bir acil durum irtibatı.

Bir grupta sorumluluk dağılabilir; görevler önceden belirli kişilere verilir.

Çağrı merkezine rengi değil, cevap vermeyi, hareketi ve süreyi anlat; kamera ve ten, rengi güvenilmez kılar.

Acil durum bilgisi yalnızca bu amaçla istenir, korunaklı tutulur ve öğrenci ayrıldığında silinir.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen İzmir'deki evinden on sekiz kişilik bir akşam dersi veriyor. Öğrencilerinin kimi aynı şehirde, kimi Ankara'da, biri de Almanya'da yaşıyor. Dersin ortasında, ayakta bir duruştan yere inerken bir öğrencinin karesinde bir şey değişiyor: öğrenci yere yığılıyor ve kalkmıyor. Kamera açık kalmış; ekranda bir halı, bir koltuk ayağı ve hareketsiz bir omuz görünüyor.

Öğretmen öğrencinin adını söylüyor, cevap yok. Sohbet penceresine birkaç öğrenci soru işareti yazıyor, biri "iyi misin?" diye soruyor. Kimse bir şey yapmıyor; herkes öğretmene bakıyor, öğretmen de telefonuna.

Telefonunu eline aldığında bir şeyi fark ediyor: bu öğrencinin hangi şehirde olduğunu bilmiyor. Kayıt formunda bir e-posta adresi ve bir ad var, başka bir şey yok. Acil çağrı numarasını arasa, telefonu onu kendi bulunduğu şehirdeki merkeze bağlayacak. O merkez de ona ilk olarak adresi soracak.

Bu derste ne olacak

Bu ders, uzaktaki bir öğrencinin evinde bir acil durumun başladığı anı konu ediniyor: o an için hangi bilgi önceden toplanmalı ve nasıl istenmeli? Önce acil çağrı sistemlerinin arayanın yerine göre nasıl çalıştığını ve uzaktaki bir öğrenci için neden yetersiz kalabileceğini göreceğiz. Sonra hangi bilginin gerçekten gerekli olduğuna bakacağız: dersin yapıldığı adres ve bir acil durum irtibatı. Ardından grup içinde bir acil durumda kimsenin harekete geçmemesini, seyirci etkisi ve sorumluluk dağılmasıyla tartışacağız. En sonda bu bilgiyi veri en azaltma ilkesiyle ve öğrencinin mahremiyetiyle nasıl dengeleyeceğimizi konuşacağız.

Sıfır noktası

Y5.03'teki karar sorusunun türleri arasında biri bu dersin tam konusuydu: bir acil durumda nasıl davranılacağını bilmek. Y5.05'te bir öğretmenin tuttuğu bilgiyi, saklama sınırlamasını ve gizliliğin sınırlarını konuştuk. Y5.61'de ise çevrim içi bir sağlık formunun neyi taşıyıp neyi taşıyamadığını gördük.

Salonda bir acil durumda öğretmenin elinde bir şey hazırdır: bulunduğu yerin adresi. Acil çağrı merkezini aradığında, o adresi söyler; yardım aynı binaya gelir. Ekran üzerinden verilen bir derste öğretmenin bulunduğu yer ile öğrencinin bulunduğu yer farklıdır. Yardımın gitmesi gereken yeri, çoğu zaman yalnızca öğrenci bilir; ve öğrenci o anda konuşamayabilir.

Mekanizma

Yardım nereye gider?

Acil durum telefon numarası maddesi, dünyanın pek çok yerinde bir acil durum servisinin, çağrının yapıldığı numarayı tespit edebildiğini ve gelişmiş sistemlerin sabit hatlarda arayanın yerini sağlayabildiğini yazıyor. Yüz on iki maddesi, bu numaranın Avrupa Birliği üyelerinin neredeyse hepsinde ortak acil numara olduğunu ve bazı ülkelerde yerel numaralara yönlendirildiğini aktarıyor. Gelişmiş mobil konum maddesi ise bir akıllı telefondan yerel acil numara arandığında, telefonun en iyi konum bilgisini otomatik olarak çağrı merkezine gönderdiğini anlatıyor.

Bütün bu sistemler bir şeyi varsayar: acil durumda olan kişi ile arayan kişi aynı yerdedir. Acil durum telefon numarası maddesi, bu varsayım bozulduğunda ne olabileceğine dair bir örnek de veriyor: telefon hizmet sınırlarının yönetim sınırlarıyla her zaman örtüşmediği yerlerde, arayan kişi kendisini yanlış bir yönlendirme merkezine bağlanmış bulabiliyordu.

Hangi bilgi gerçekten gerekli?

Y5.03'teki karar sorusu burada da işler: öğretmen bir acil durumda ne yapacağını değiştiren bilgiyi ister, fazlasını değil. Uzaktan bir derste bu bilgi iki parçadır: öğrencinin o derste bulunduğu yerin açık adresi ve bir acil durumda aranabilecek bir kişi.

İkinci parça için Acil durum için kişi maddesi bir geçmiş anlatıyor. Madde, İngiltere'de Doğu İngiltere Ambulans Servisi'nden sağlık görevlisi Bob Brotchie'nin iki bin beşte, insanları cep telefonlarına acil durum kişilerini "ICE" adıyla kaydetmeye teşvik eden bir kampanya başlattığını yazıyor. Brotchie'nin gerekçesi basitti: yaralanma ya da hastalık yüzünden konuşamayan kişilerin kim olduğunu ve kime haber verileceğini bulmakta zorlanmıştı. Madde, programın bazı acil görevlilerce eleştirildiğini de not ediyor.

Herkes izliyor, kimse aramıyor

Açılış sahnesindeki on yedi öğrenci, yere yığılan arkadaşlarını gördü; kimse bir şey yapmadı. Seyirci etkisi maddesi bu durumu, bireylerin başkalarının yanında bir mağdura yardım etme olasılığının daha düşük olması olarak tanımlıyor. Madde, etkinin laboratuvarda ilk kez John Darley ve Bibb Latané tarafından bin dokuz yüz altmış sekizde gösterildiğini ve sosyal psikolojinin en güçlü ve en çok tekrarlanan bulgularından biri olduğunu yazıyor.

Madde aynı zamanda önemli bir düzeltme de yapıyor. Philpot ve arkadaşlarının iki bin on dokuzda, üç ülkeden iki yüzü aşkın gerçek güvenlik kamerası kaydını incelediği çalışmada, yardıma müdahalenin olağan olduğu bulunmuş; seyircilerin sayısı arttıkça birinin müdahale etme olasılığı da artmış. Etkinin gerçek yaşamda ne kadar tutarlı olduğu, madde bu çalışmayı aktarırken belirttiği gibi, tartışmaya açılmış durumda.

Sorumluluk dağılması maddesi, bu olgunun bir açıklamasını veriyor: bir kişi başka tanıklar olduğunda eyleme geçme sorumluluğunu daha az üstlenir; başkalarının bu sorumluluğu taşıdığını ya da zaten harekete geçtiğini varsayar. Ekran başındaki bir grupta bu varsayım daha da kolay kurulur: her öğrenci ekranda öteki on altı kişiyi ve öğretmeni görür, ama hiçbiri yere yığılan kişiye fiziksel olarak yakın değildir. Herkes bir başkasının, özellikle öğretmenin, bir şey yaptığını varsayar.

Zincirin halkaları ve mahremiyet

Hayatta kalma zinciri maddesi, ani kalp durmasında ölüm riskini azaltan eylemleri bir zincir olarak sıralıyor ve zincirin en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu yazıyor. Madde, zincirin ilk halkalarının, yani durumu erken tanıma ve acil sağlık hizmetine erken ulaşmanın, sağlık profesyoneli olmayan tanıklar tarafından yapılabileceğini aktarıyor.

Çevrim içi bir derste öğretmen bu zincirin yalnızca ilk halkasına dokunabilir: durumu fark eder ve yardım çağırır. Yardımı çağırabilmesi için ders anı adresine, öğrencinin yanına gidebilmesi için de bir acil durum irtibatına ihtiyaç duyar. Bu yüzden bu iki bilgi, bir acil durumda zincirin ilk halkasını tutar.

Ten tonu burada, öğretmenin çağrı merkezine ne anlattığında önem kazanır. Y5.59'da kameraların ve görüntü yazılımlarının her tende aynı iyi çalışmadığını, Y5.61'de morarmanın koyu tende gözden kaçabildiğini gördük. Bir öğretmen, bir kamera görüntüsündeki rengi okuyup çağrı merkezine "yüzü morarmış" ya da "rengi yerinde" dediğinde, görüntünün ve tenin sınırlarını hesaba katmamış olur. Bunun yerine görülen hareketleri anlatır: öğrenci cevap veriyor mu, göğsü kalkıp iniyor mu, ne zamandır hareketsiz.

Bu bilgiler aynı zamanda kişisel verilerdir ve daha önce konuştuğumuz üç ilke, veri en azaltma, amaç sınırlaması ve saklama sınırlaması, onlara da uygulanır: öğretmen yalnızca bir acil durumda gerekecek bilgiyi ister, onu yalnızca bu amaçla kullanır ve öğrenci derslere katılmayı bıraktığında siler.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Salonda yardımın gideceği adres zaten bellidir; uzaktan derste o adresi yalnızca öğrenci bilir. Acil çağrı sistemleri, arayanın bulunduğu yere göre çalışır; başka bir şehirdeki ya da ülkedeki bir öğrenci için arayan bir öğretmen, açık adresi bilmeden yardımı doğru yere yönlendiremez.

Ustalık, iki bilgiyi önceden istemekle başlar: ders anı adresi ve bir acil durum irtibatı. Deneyimli öğretmen fazlasını istemez; bu iki bilgiyi yalnızca bir acil durumda kullanacağını açıkça söyler, korunaklı tutar ve öğrenci ayrıldığında siler. Bilgiyi vermek istemeyen bir öğrenciye, bir acil durumda neyi yapıp neyi yapamayacağını dürüstçe anlatır.

Bir grubun bir acil durumda kendiliğinden harekete geçeceği de varsayılmaz. Usta öğretmen, seyirci etkisinin gerçek yaşamdaki gücü tartışmalı olsa da, sorumluluğun dağılabileceğini bilir; görevleri önceden belirli kişilere verir, bir tatbikat yapar ve çağrı merkezine anlatacaklarını, bir kameranın göstereceği renge değil, cevap verme ve hareket gibi görülebilen işaretlere dayandırır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir acil durumda öğretmen acil numarayı arar, sistem öğrencinin yerini bulur.
Doğrusu

Gelişmiş mobil konum gibi sistemler arayanın telefonunun yerini gönderir; çevrim içi bir derste arayan öğretmendir, acil durumdaki kişi başka bir yerdedir. Açık adres bilinmeden yardım doğru yere yönlendirilemez.

Yaygın yanlışÖğrencinin yaşadığı şehri bilmek yeterlidir.
Doğrusu

Bir acil çağrı merkezi açık adres ister; ayrıca öğrenci her derse aynı yerden katılmayabilir.

Yaygın yanlışBir sınıfta biri yere yığıldığında öteki öğrenciler mutlaka yardım eder.
Doğrusu

Sorumluluk dağılması maddesi, başka tanıklar olduğunda kişinin sorumluluğu başkalarının üstlendiğini varsayabileceğini yazıyor; bir acil durumda görevleri önceden belirli kişilere vermek bu varsayımı azaltabilir.

Yaygın yanlışAcil durum bilgisi ne kadar çok olursa o kadar iyidir.
Doğrusu

Bir acil durumda işe yarayan bilgi azdır; gereken ders anı adresi ve bir irtibattır, sağlık öyküsünün tamamı değil.

Uygulama

Aklında kalsın

Acil çağrı sistemleri arayanın yerine göre çalışır; uzaktaki bir öğrenci için yardım, ancak açık adres bilinirse doğru yere gider.

Gereken bilgi iki parçadır: ders anı adresi ve öğrencinin yanına gidebilecek bir acil durum irtibatı.

Bir grupta sorumluluk dağılabilir; görevler önceden belirli kişilere verilir.

Çağrı merkezine rengi değil, cevap vermeyi, hareketi ve süreyi anlat; kamera ve ten, rengi güvenilmez kılar.

Acil durum bilgisi yalnızca bu amaçla istenir, korunaklı tutulur ve öğrenci ayrıldığında silinir.

Sonraki derse köprü

Bu derste çevrim içi bir dersin güvenlik tarafını, bir acil durumda yardımın doğru yere gitmesini konuştuk. Çevrim içi bir dersin bir de hukuki tarafı var; ve bu taraf, çoğu öğretmenin hiç düşünmeden açtığı bir şeyle başlar: dersin arka planında çalan müzik.

Sıradaki dersin konusu bu: müzik lisansı.

Soru şu: bir salonda çalınabilen bir şarkı, canlı yayınlanan ya da kaydedilen bir derste neden farklı bir izin gerektirebilir ve öğretmen kullandığı müziğin hangi izinle çalındığını nasıl öğrenir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.