Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir ipucu söylendiğinde görünen değişim, o ipucunun hedeflediği mekanizmayı gerçekten ürettiğinin kanıtı değil; ikisi ipucu öncesi ve sonrası talep izi karşılaştırılarak ayırt ediliyor.
Bir ipucu hedeflediği bölgede gerçekten işlese bile, boşalan bir bölgenin işini komşu bir bölge üstlenebiliyor; bu yan talep ayrıca kontrol edilmeli.
Aynı ipucu farklı bedenlerde farklı, bazen ters yönde bir etki üretebiliyor; bir ipucunun bir grupta işlemesi, karşındaki kişide işleyeceğinin garantisi değil.
Bu üç sınama bir kez değil, birkaç seansta tekrarlanarak doğrulanıyor; Y2.146'nın tekrar sınaması burada bir cümle için çalışıyor.
Bir öğretmenin dilini denetlemesi, ipuçlarını terk etmesi değil, her birini gerçekten sınayıp sınamadığını sorması.
Açılış sahnesi
Bir öğretmen bir öğrenciye "kalçandan katlan" diyor.
Öğrenci hemen değişiyor. Gövde biraz daha aşağı iniyor, sırt biraz daha düz görünüyor. Öğretmen memnun, ipucu işe yaramış görünüyor.
Aynı öğretmen bir hafta sonra o öğrencinin talep izini alıyor; Y2.143'ün yöntemiyle, ipucu öncesi ve sonrası kaydediyor.
Şekil değişmiş. Talep değişmemiş.
Öğrenci "kalçandan katlan" sözünü duyduğunda gövdesini gerçekten kalçadan değil, alt sırtı yuvarlayarak indirmiş. Görüntü ipucuya uymuş, mekanizma uymamış.
Öğretmen bir cümle söylemiş ve bir sonuç görmüş. İkisi arasında sandığı bağ hiç yokmuş.
Bu derste ne olacak
Y2.146 bir sayının tek ölçümle yorumlanamayacağını, tekrar gerektirdiğini gösterdi. Bu ders aynı disiplini bir cümleye uyguluyor ve bir öğretmenin ağzından çıkan bir yönergeyi kanıtlanmış bir gerçek değil, sınanması gereken bir varsayım gibi ele alıyor. Önce bir ipucunun görünürdeki başarısının, niyet ettiği mekanizmayı üretip üretmediğini göstermediğini kuracağız. Sonra bunu sınamanın yolunu vereceğiz: Y2.143'ün talep izini bir cümlenin öncesine ve sonrasına uygulamak. Ardından bir ipucunun bir bölgeyi düzeltirken başka bir yerde yeni bir talep yaratabildiğini göstereceğiz. Sonra aynı ipucunun farklı bedenlerde neden farklı, hatta ters etki üretebildiğini kuracağız. Kapanışa doğru bunu bir öğretmenin kendi dilini denetleme alışkanlığına bağlayacağız. Yirmi örnek bu sınamanın çevresinde toplanıyor. Ders kapandığında bir ipucu söylediğinde onun işe yaradığını görmekle işe yaradığını bilmek arasındaki farkı ayırt ediyor olacaksın.
Sıfır noktası
Y2.143 talep izini vermişti; bir kaldırma denemesinden sonra yükün nereye gittiğinin okunması, ve bu okumanın görünüşteki değişimle karıştırılmaması gerektiği, çünkü dışarıdan çok şey değiştirmiş görünen bir müdahale aslında yükü hiç oynatmayabiliyor.
Bu ders o yöntemi bir kalemden bir cümleye taşıyor.
Y2.146 tekrar sınamasını vermişti; aynı ölçümü art arda birkaç kez alıp sonucun her seferinde aynı çıkıp çıkmadığına bakmak.
Y1.05 telafiyi tanımlamıştı: kısıtlı bir bölgenin işini başka bir bölgenin üstlenmesi.
Üçü birlikte bu dersin aracını oluşturuyor: bir cümlenin talebi gerçekten değiştirip değiştirmediğini, bunu tutarlı yapıp yapmadığını ve değiştirirken başka bir yere telafi bindirip bindirmediğini sınamak.
Mekanizma
Görünen başarı mekanizmayı göstermiyor
Bir ipucu söylendiğinde ve şekil değiştiğinde, öğretmen genellikle bunu bir kanıt sayıyor. Ama şekil değişimi ile talep değişimi aynı şey değil; Y2.143 bunu bir kurulum kalemi için zaten göstermişti.
"Kalçandan katlan" sözü kalça menteşesinin çalışmasını hedefliyor. Öğrenci gövdesini indirebiliyor ve bunu başka bir yerden, örneğin alt sırtı yuvarlayarak, yapabiliyor. Görüntü aynı yöne gidiyor, kaynak farklı bir yerden geliyor.
Bu ayrımı görmenin yolu, ipucu öncesinde ve sonrasında talep izini almak.
Sınama basit. Önce talep izini al. İpucuyu söyle. Talep izini yeniden al. İki iz arasındaki fark, ipucunun gerçekte ne yaptığını gösteriyor.
Fark hedeflenen bölgedeyse ipucu işliyor. Fark başka bir bölgedeyse ya da hiç yoksa, ipucu görüntüyü değiştirmiş ama mekanizmayı değiştirmemiş.
Bir ipucu başka bir yere talep bindirebiliyor
Bir ipucu hedeflediği bölgede gerçekten işlese bile iş bitmiyor.
Y1.05'in kısıtlı bir bölgenin işini başka bir bölgeye devretmesi fikri burada bir cümle üzerinden işliyor. Bir bölge doğru çalışmaya başladığında, önceden o işi üstlenen yer boşta kalmıyor ve genellikle kendine yeni bir görev buluyor.
"Kalçandan katlan" sözü gerçekten kalçayı çalıştırdığında, önceden o işi telafi eden alt sırt boşalıyor. Ama aynı anda diz arkası ya da ayak bileği yeni bir yük alabiliyor, çünkü kalça menteşesi gerçekten çalıştığında bacağın geri kalanı farklı bir açıyla karşılaşıyor.
Yan talep, ipucu sınamasının ikinci adımı. İlk adım hedeflenen bölgede talep değişti mi diye soruyordu; ikinci adım başka bir bölgede yeni bir talep belirdi mi diye soruyor.
Yaygın yanlışBir ipucu hedeflediği bölgede işliyorsa iş bitmiştir.
Bir bölge gerçekten çalışmaya başladığında, önceden o işi telafi eden bölge boşalıyor ve genellikle yeni bir görev alıyor. İpucu sınaması yalnız hedef bölgeyi değil, komşu bölgeleri de kontrol etmeyi gerektiriyor.
Aynı ipucu herkeste aynı işi yapmıyor
Üçüncü katman kişiye özgü.
Bir kişide "kalçandan katlan" sözü kalça menteşesini gerçekten harekete geçirebiliyor. Başka bir kişide aynı söz, o kişinin alışkanlıkları yüzünden tam tersi bir tepki üretebiliyor; kalça daha az çalışıyor, sırt daha çok yuvarlanıyor, çünkü kişi "katlan" kelimesini sırtından katlanmak olarak öğrenmiş.
Bu, bir ipucunun kötü olduğu anlamına gelmiyor. Aynı ipucunun bir kişide işe yarayıp başka bir kişide yaramadığı anlamına geliyor.
Bu bir öğretmenlik alışkanlığı hâline geliyor
Bu üç katman bir araya geldiğinde ortaya bir alışkanlık çıkıyor.
Bir ipucu söyleniyor. Sonuç görünüyor. Ama sonuç bir kanıt değil, bir hipotez. Talep izi alınana kadar ipucunun gerçekten ne yaptığı bilinmiyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, bu ders bölümün metodolojik araç setini bir cümleye uyguluyor ve bu, aracın ne kadar taşınabilir olduğunu gösteriyor. Talep izi bir kalem için kurulmuştu, bir hareket için kullanıldı, şimdi bir söz için kullanılıyor. Aynı soru her seferinde soruluyor: görünen değişim, hedeflenen mekanizmayı mı taşıyor?
İkincisi, yan talep fikri bir öğretmenin dikkatini genişletiyor. Bir ipucunun başarısını yalnız hedef bölgede aramak, komşu bölgede biriken bir bedeli gözden kaçırabiliyor. İyi bir ipucu, hedefte işleyen ve komşuda yeni bir yük bırakmayan ipucu.
Üçüncüsü, kişiye bağlı etki bir öğretmenlik pratiği olarak ipucu biriktirmenin sınırını gösteriyor. Bir ipucu ne kadar çok kişide işe yaramış olursa olsun, karşındaki kişide işe yaradığının garantisi değil. Bu, ipuçlarını terk etmeyi değil, her birini karşındaki kişide bir kez daha sınamayı gerektiriyor.
Dördüncüsü, bu yöntemin en büyük kazanımı bir öğretmenin kendi dilini denetleme alışkanlığı kazanması. Çoğu ipucu hiç sınanmadan nesilden nesile aktarılıyor; bir kez talep iziyle sınandığında bazıları beklenen işi yapıyor, bazıları hiç yapmıyor, bazıları başka bir yerde bir bedel bırakıyor.
Beşincisi, bu ders Y2.142'den beri kurulan on adımlı analizin, taşıyıcı eylem sınamasının, geçiş yükünün ve asimetri yorumunun hepsinin aynı temel disiplini paylaştığını gösteriyor: görüneni ölçülenden ayırmak. Bir poz, bir geçiş, bir taraf farkı, bir cümle; dördü de aynı soruyla sınanıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBir ipucu söylendiğinde görünür bir değişim oluyorsa işe yaramış demektir.
Şekil değişimi ile talep değişimi aynı şey değil; bir öğrenci bir ipucuyu duyduğunda görünüşünü değiştirebiliyor ama bu değişiklik hedeflenen mekanizmayı hiç harekete geçirmeyebiliyor. Gerçek sınama, ipucu öncesi ve sonrası talep izini karşılaştırmaktan geçiyor.
Yaygın yanlışBir ipucu hedeflediği bölgede işliyorsa değerlendirme biter.
Bir bölge gerçekten çalışmaya başladığında önceden o işi telafi eden bölge boşalıyor ve genellikle yeni bir görev alıyor. İpucu sınaması hem hedef bölgeyi hem komşu bölgeleri kapsamalı.
Yaygın yanlışİyi bir ipucu herkeste aynı sonucu üretir.
Aynı sözcüklerin farklı bedenlerde farklı, bazen ters yönde bir etkisi olabiliyor, çünkü kişiler aynı kelimeyi farklı bir hareketle eşleştirmiş olabiliyor. Bir ipucunun bir grupta işe yaraması, karşındaki kişide işe yarayacağının garantisi değil.
Yaygın yanlışDeneyimli bir öğretmenin kullandığı ipuçları sorgulanmaya gerek duymaz.
Yıllarca kullanılmış olmak bir ipucunu sınamıyor; görünür sonuç hiç ölçülmediyse o yıllar boyunca yanlış bir mekanizma hedeflenmiş olabilir. Sınama deneyimin yerine geçmiyor, deneyimi doğruluyor ya da düzeltiyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Bir ipucu söylendiğinde görünen değişim, o ipucunun hedeflediği mekanizmayı gerçekten ürettiğinin kanıtı değil; ikisi ipucu öncesi ve sonrası talep izi karşılaştırılarak ayırt ediliyor.
Bir ipucu hedeflediği bölgede gerçekten işlese bile, boşalan bir bölgenin işini komşu bir bölge üstlenebiliyor; bu yan talep ayrıca kontrol edilmeli.
Aynı ipucu farklı bedenlerde farklı, bazen ters yönde bir etki üretebiliyor; bir ipucunun bir grupta işlemesi, karşındaki kişide işleyeceğinin garantisi değil.
Bu üç sınama bir kez değil, birkaç seansta tekrarlanarak doğrulanıyor; Y2.146'nın tekrar sınaması burada bir cümle için çalışıyor.
Bir öğretmenin dilini denetlemesi, ipuçlarını terk etmesi değil, her birini gerçekten sınayıp sınamadığını sorması.
Sonraki derse köprü
Bu bölüm boyunca sırayla bir kurulumun kendisi, aralarındaki geçiş, iki taraf arasındaki fark ve şimdi de söylenen bir cümle ölçüldü.
Sıradaki iki ders bunların hepsini birden, gerçek bir vaka üzerinde bir araya getiriyor.
Video vaka 1: Ayakta poz, bu bölümde kurulan yöntemlerin tek bir kayıtlı örnek üzerinde uygulandığı ilk vaka çalışması.
Buraya kadar her araç ayrı ayrı, kendi dersinde gösterildi.
Şimdi hepsi aynı anda, tek bir bedende, tek bir kurulumda çalışacak.