YKS Türkçe · Anlatım Bozuklukları · TRK-T12-L02
Yanlış anlamda sözcük ve deyim kullanımı
TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
"Toplantının nedeni, yeni dönemin planını birlikte hazırlamaktı." Cümle akıcı görünür, ama bir sözcük yerinde değildir. Plan hazırlamak toplantının sebebi değil, hedefidir; doğru sözcük "amacı" olmalıdır. Bir başka cümle: "Sonuçları görünce hepimizin gözü kulaklarına kadar açıldı." Bu kez sorun bir deyimde: deyimler kalıplaşmış sözlerdir ve sözcükleri değiştirildiğinde ya da yanlış bir durumda kullanıldığında anlamlarını yitirir. Önceki derste gereksiz ve çelişen sözcükleri gördük; orada sorun bir sözcüğün fazlalığıydı. Bu derste sorun sözcüğün yerinde olmamasıdır: anlamı yakın ama farklı bir sözcüğün ya da yanlış duyguya bağlanmış bir deyimin seçilmesi. Anlam bilgisi ünitesinde öğrendiğin sözcük ve deyim bilgisi burada bir araca dönüşüyor.
2Hedefler
- Anlamca yakın, ama farklı sözcüklerin birbirinin yerine kullanıldığı cümleleri bulursun.
- Deyimlerin yanlış anlamda ya da yanlış duygu bağlamında kullanıldığı cümleleri fark edersin.
- Olumlu ve olumsuz çağrışımlı sözcüklerin bağlama uymadığı durumları düzeltirsin.
- Hatalı sözcüğün yerine doğru sözcüğü seçersin.
3Konu anlatımı
Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
Bir sözcük, yakın anlamlı başka bir sözcüğün yerine kullanıldığında cümle anlaşılır kalabilir, ama anlam kayar. Bu bozukluk, sözcüklerin anlam sınırlarını tam bilmemekten doğar. Sınavda en sık karşılaşılan eşleri tanımak, soruyu hızla çözmeni sağlar. Aşağıdaki eşleri kendi örnekleriyle birlikte öğren.
Neden ile amaç. Neden bir olayı başlatan, olaydan önce gelen etkendir; amaç ise ulaşılmak istenen, olaydan sonra gelen hedeftir. "Toplantının nedeni, bütçenin açık vermesiydi" doğrudur; bütçe açığı toplantıdan önce vardı. "Toplantının amacı, yeni planı hazırlamaktı" da doğrudur; plan toplantıdan sonra hazırlanacaktı. Bir amacı "neden" sözcüğüyle anlatmak bozukluktur. Sınama şudur: sözün gösterdiği şey olaydan önce mi, sonra mı gelir?
Fazla ile çok. "Çok" bir miktarın büyüklüğünü bildirir; "fazla" ise gerekenden artık olanı, taşanı bildirir. "Bu çorbaya fazla tuz koymuşsun" doğrudur; tuz gerekenden çoktur. "Bu yemeği fazla beğendim" gibi bir cümlede ise bir artıklık değil, bir yoğunluk anlatılmak istenir; doğru sözcük "çok"tur.
Son ile sonuç. "Son" bir şeyin bittiği yeri, "sonuç" ise bir sürecin doğurduğu durumu bildirir. Bir hikâyenin son sayfası "son"dur; bir deneyin ortaya çıkardığı bilgi "sonuç"tur. "Masalın sonucunu çocuklar çok sevdi" gibi bir cümlede kastedilen hikâyenin nasıl bittiğidir; doğru sözcük "sonu"dur.
Olanak ile olasılık. "Olanak" bir şeyin yapılabilmesini sağlayan imkân, "olasılık" ise bir şeyin gerçekleşme ihtimalidir. "Bu kütüphane öğrencilere geniş olanaklar sunuyor" doğrudur. Hava durumu gibi kendiliğinden gerçekleşen olaylardan söz ederken "olasılık" kullanılır.
Etken ile etkin. "Etken" bir sonucu doğuran unsurdur; "etkin" ise işleyen, faal olan demektir. "Başarının en önemli etkeni düzenli çalışmaktır" doğrudur. "Derslere etkin biçimde katıldı" da doğrudur. İki sözcük birbirinin yerine kullanılamaz.
Değinmek ile değmek. "Değinmek" bir konuya kısaca söz arasında dokunmak, "değmek" ise bir şeye temas etmek ya da bir şeye layık olmaktır. Bir konuşmada bir sorundan söz edildiğinde "değindi" denir.
Olumlu ve olumsuz çağrışım
Bazı sözcükler yalnızca bir anlam taşımaz, bir duygu da taşır. "Yakalamak" başarı için de kullanılır, ama "mahcup etmek", "fırsatçılık", "kurnazlık" gibi sözler olumsuz bir değer yükler. Olumlu bir durumu anlatırken olumsuz çağrışımlı bir sözcük seçmek ya da tersini yapmak bir anlam bozukluğudur. Bir cümlede karşıt anlamlı bir sözcüğün seçilmesi de bu türdendir: "Tarihî yapıları korumak için herkes duyarlı olmalıdır" cümlesinde "duyarlı" yerine "duyarsız" yazılırsa cümle kendi amacını çürütür.
Deyimin yanlış kullanılması
Deyimler dersinde gördüğün gibi deyimler kalıplaşmış, genellikle mecaz anlamlı sözlerdir. Deyim iki biçimde yanlış kullanılır.
Deyimin yanlış anlamda kullanılması. Deyimin anlamı cümlenin anlatmak istediğiyle uyuşmaz. "Göz atmak" bir şeye kısaca bakmak, "göz yummak" ise bir hatayı görmezden gelmektir. Bir belgeyi kısaca gözden geçirmeyi "göz yummak" ile anlatmak bozukluktur. "Kulak vermek" dikkatle dinlemek, "kulak asmamak" ise önemsememektir; ikisinin yeri karıştırılamaz.
Deyimin yanlış duygu bağlamında kullanılması. Birçok deyim belirli bir duyguya bağlıdır. "Etekleri zil çalmak" ve "ağzı kulaklarına varmak" sevinci, "yüreği ağzına gelmek" korkuyu, "dili tutulmak" şaşkınlık ya da korkuyu, "burnu havada olmak" kibri anlatır. Bir sevinç anında korku deyimi, bir övgüde kibir deyimi kullanmak cümleyi bozar.
Deyimin sözcüklerini değiştirmek de bir bozukluktur. Deyim kalıplaşmıştır: "gözü kulaklarına kadar açıldı" diye bir deyim yoktur; kanca cümlesindeki anlam için "gözleri fal taşı gibi açıldı" denir.
Doğru sözcüğü seçmek
Sınavda bu bozukluk çoğunlukla iki soru türüyle gelir: "hangisinde bir sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır?" ve "altı çizili sözcüğün yerine hangisi getirilirse bozukluk giderilir?" İkinci türde seçenekleri tek tek cümleye yerleştir ve anlamı en doğru taşıyanı seç. Yakın anlamlı sözcüklerin farkı çoğu kez küçük bir ayrıntıdadır: zaman sırası (neden/amaç), miktarın sınırı (çok/fazla), bitiş ile sonuç ayrımı (son/sonuç). O ayrıntıyı adlandırdığında doğru sözcük kendiliğinden çıkar.
Yakın anlamlı sözcükler neden karışır?
Bu bozukluğun kökü, günlük konuşmanın gevşekliğidir. Konuşurken "fazla" ile "çok"u, "neden" ile "amaç"ı birbirinin yerine kullandığımızda dinleyen bizi yine anlar; bağlam boşluğu doldurur. Yazılı dilde ise okur yalnızca sözcüklere dayanır ve sözcük anlamı kaydırdığında cümle ya belirsizleşir ya da istemediğimiz bir şeyi söyler. "Bu çorbaya fazla tuz koymuşsun" bir eleştiridir; "bu çorbaya çok tuz koymuşsun" ise yalnızca bir saptama olabilir. İki sözcüğün farkı küçük görünür, ama cümlenin tonunu değiştirir.
Bu yüzden yakın anlamlı iki sözcük arasında seçim yaparken kendine bir soru sor: bu iki sözcüğü birbirinden ayıran tek şey nedir? Neden ile amaçta bu şey zamandır; çok ile fazlada bir sınırın aşılmasıdır; son ile sonuçta bitişin mi yoksa bir sürecin ürününün mü anlatıldığıdır. Farkı tek sözcükle adlandırabildiğinde, hangi sözcüğün cümleye uyduğunu görmek kolaylaşır.
Soru kökleri
Sorular üç biçimde gelir: yanlış anlamda kullanılan sözcüğü ya da deyimi bulmak, bozukluğu gidermek için yerine getirilecek sözcüğü seçmek, ya da seçenekler arasında kusursuz cümleyi ayırmak. Her seçenekte cümlenin anlatmak istediğini kendi sözlerinle söyle, sonra sözcüğün ya da deyimin bu anlamı taşıyıp taşımadığına bak.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Neden mi, amaç mı?
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır?
- A) Gecikmenin nedeni yoğun kardı.
- B) Bu gezinin nedeni, öğrencilerin müzeleri tanımasını sağlamaktı.
- C) Kazanın nedeni hâlâ araştırılıyor.
- D) Geç kalmasının nedenini açıkladı.
- E) Yangının nedeni bir kıvılcımdı.
Çözüm: B'de anlatılan, geziden sonra ulaşılmak istenen bir hedeftir; doğru sözcük "amacı"dır. Ötekilerde neden olaydan önce gelir. Cevap: B.
Örnek 2 — Deyim ve duygu
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yanlış bir duygu bağlamında kullanılmıştır?
- A) Piyango haberini alınca etekleri zil çaldı.
- B) Karanlıkta bir ses duyunca yüreği ağzına geldi.
- C) Beklenmedik soru karşısında dili tutuldu.
- D) Bayram hediyesini görünce yüreği ağzına geldi.
- E) Sonucu öğrenince ağzı kulaklarına vardı.
Çözüm: "Yüreği ağzına gelmek" korkuyu anlatır. D'de bir sevinç anı bu deyimle anlatılmıştır. Cevap: D.
Örnek 3 — Doğru sözcüğü seçmek
Soru: "Bu yıl bahçemizdeki ağaçlar fazla meyve verdi, komşularımıza da dağıttık." cümlesindeki bozukluk hangi sözcük "fazla" yerine getirilirse giderilir?
- A) az
- B) çok
- C) eksik
- D) biraz
- E) yetersiz
Çözüm: Cümle bir artıklığı değil, bolluğu anlatır; "çok" sözcüğü bu anlamı taşır. Komşulara dağıtmak bolluğun sonucudur, bir fazlalığın değil. Cevap: B.
Örnek 4 — Deyimin anlamı
Soru: "Müdür, yeni çalışanın küçük hatalarına bir süre göz attı." cümlesinde bozukluğu gidermek için "göz attı" yerine hangisi getirilmelidir?
- A) göz koydu
- B) göz dikti
- C) göz yumdu
- D) göz kulak oldu
- E) göz gezdirdi
Çözüm: Anlatılmak istenen hataları görmezden gelmektir; bu anlamı "göz yummak" taşır. Cevap: C.
5Tuzaklar
- Neden ile amacı karıştırmak. Olaydan önce geleni neden, sonra geleni amaç say.
- "Fazla"yı "çok" yerine kullanmak. "Fazla" bir artıklık bildirir.
- "Son" ile "sonuç"u karıştırmak. Bitiş yeri ile sürecin doğurduğu durum farklıdır.
- Deyimi yanlış duyguya bağlamak. Korku deyimi sevinçte, kibir deyimi övgüde kullanılmaz.
- Deyimin sözcüklerini değiştirmek. Deyim kalıplaşmıştır.
- Karşıt anlamlı sözcüğü gözden kaçırmak. "Duyarlı" yerine "duyarsız" cümleyi çürütür.
6Tekrar kartı
- Neden olaydan önce, amaç olaydan sonra gelir.
- Çok bolluk, fazla artıklık; son bitiş, sonuç doğan durum.
- Olanak imkân, olasılık ihtimal; etken unsur, etkin faal; değinmek söz etmek.
- Deyimin anlamı ve bağlı olduğu duygu cümleye uymalı; kalıbı değiştirilmez.
- Doğru sözcüğü seçerken anlam farkını adlandır: zaman, miktar, bitiş.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "fazla" sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır?
- A)Bu kitabı fazla sevdim.
- B)Çantaya fazla yük koyma.
- C)Fazla şekerden kaçın.
- D)Otobüse fazla yolcu alınmadı.
- E)Fazla parayı iade etti.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Cümle bir artıklığı değil, sevginin yoğunluğunu anlatır; "çok" olmalıdır.
Soru 2 · Kolay
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "neden" yerine "amaç" kullanılmalıdır?
- A)Selin nedeni şiddetli yağıştı.
- B)Bu projenin nedeni köylülerin gelirini artırmaktır.
- C)Yorgunluğunun nedeni uykusuzluktu.
- D)Kavganın nedeni bir yanlış anlamaydı.
- E)Gecikmenin nedeni trafikti.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Gelirin artması projeden sonra ulaşılacak bir hedeftir.
Soru 3 · Kolay
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yanlış bir duygu bağlamında kullanılmıştır?
- A)Hediyeyi görünce etekleri zil çaldı.
- B)Karanlık sokakta yüreği ağzına geldi.
- C)Kardeşim sınavı kazanamayınca ağzı kulaklarına vardı.
- D)Soruyla karşılaşınca dili tutuldu.
- E)Güzel haberi duyunca havalara uçtu.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. "Ağzı kulaklarına varmak" sevinci anlatır; üzüntü anında kullanılmıştır.
Soru 4 · Kolay
"Yarın kar yağma olanağı yüksek." cümlesindeki bozukluk hangi sözcüğün kullanılmasıyla giderilir?
- A)imkânı
- B)fırsatı
- C)şansı
- D)olasılığı
- E)yeteneği
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kendiliğinden gerçekleşen bir olayın ihtimalinden söz edilmektedir.
Soru 5 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim anlamıyla çelişen bir bağlamda kullanılmıştır?
- A)Öğretmenin sözlerine kulak verdi.
- B)Uyarılara kulak asmadı ve kaza yaptı.
- C)Annesinin öğütlerini dinledi.
- D)Konuşmayı dikkatle izledi.
- E)Öğretmenin uyarılarına kulak asmadı, hepsini dikkatle uyguladı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. "Kulak asmamak" önemsememektir; uyarıları uygulamak bununla çelişir.
Soru 6 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "son" yerine "sonuç" ya da "sonuç" yerine "son" kullanılmalıdır?
- A)Kitabın sonucunu çok merak ediyorum.
- B)Deneyin sonucu umut vericiydi.
- C)Yolun sonunda bir köy vardı.
- D)Seçim sonuçları açıklandı.
- E)Toplantının sonunda oylama yapıldı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kastedilen hikâyenin nasıl bittiğidir; doğru sözcük "sonu"dur.
Soru 7 · Orta
"Kazanmasında en önemli etkin, düzenli çalışmasıydı." cümlesindeki bozukluk nasıl giderilir?
- A)"Önemli" yerine "büyük" getirilerek
- B)"Etkin" yerine "etken" getirilerek
- C)"Düzenli" sözcüğü atılarak
- D)"Kazanmasında" yerine "kazanmasından" getirilerek
- E)Cümle devrik yapılarak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sonucu doğuran unsur "etken" sözcüğüyle anlatılır.
Soru 8 · Orta
Hangi cümlede sözcükler yerinde kullanılmıştır?
- A)Bu projenin nedeni öğrencilere burs sağlamaktır.
- B)Fazla mutlu oldum.
- C)Toplantıda bu sorunun üzerinde uzun uzun durduk.
- D)Raporu teslim etmeden göz yumdu.
- E)Romanın sonucu çok hüzünlüydü.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Her sözcük ve söz öbeği yerindedir.
Soru 9 · Orta
"Raporu teslim etmeden önce hızlıca göz yumdu." cümlesindeki bozukluk nasıl giderilir?
- A)"Göz yumdu" yerine "göz attı" getirilerek
- B)"Hızlıca" atılarak
- C)"Raporu" yerine "rapora" getirilerek
- D)"Önce" atılarak
- E)Cümle olumsuz yapılarak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kısa bir inceleme "göz atmak" ile anlatılır.
Soru 10 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yanlış duygu bağlamında kullanılmıştır?
- A)Gece yarısı kapı çalınınca yüreği ağzına geldi.
- B)Yüksek bir kayadan aşağı bakınca yüreği ağzına geldi.
- C)Deprem sırasında yüreği ağzına geldi.
- D)Fırtınada tekne sallanınca yüreği ağzına geldi.
- E)Güzel haberi duyunca yüreği ağzına geldi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Korku deyimi bir sevinç anında kullanılmıştır.
Soru 11 · Orta
"Konuşmasında bu önemli soruna da değdi." cümlesindeki bozukluk hangi sözcüğün kullanılmasıyla giderilir?
- A)değindi
- B)dokundu
- C)vurdu
- D)çarptı
- E)eğildi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Bir konudan kısaca söz etmek "değinmek" ile anlatılır.
Soru 12 · Zor
Hangi seçenekteki kusur, ötekilerinkinden başka türdendir?
- A)Romanın sonucunu merak ediyorum.
- B)Aşağı yukarı on gün kadar sürdü.
- C)Bu projenin nedeni gelir artırmaktır.
- D)Yarın yağmur yağma olanağı var.
- E)Başarısında etkin çalışmasıydı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. B'de gereksiz sözcük vardır; ötekilerde sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır.
Soru 13 · Zor
"Sınavda başarılı olması için elinden gelen bütün önlemi gösterdi." cümlesindeki bozukluk nasıl giderilir?
- A)"Başarılı" yerine "başarısız" getirilerek
- B)"Bütün" atılarak
- C)"Önlemi" yerine "özeni" getirilerek
- D)"Sınavda" atılarak
- E)"Gösterdi" yerine "yaptı" getirilerek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kastedilen dikkat ve emektir; bu anlamı "özen" taşır.
Soru 14 · Zor
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, anlatılmak istenen övgüyle çelişir?
- A)Çok alçakgönüllü biridir.
- B)Herkese yardım etmekten hoşlanır.
- C)Mütevazı bir insandır.
- D)Çok alçakgönüllü, burnu havada biridir.
- E)Kimseyi küçük görmez.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. "Burnu havada olmak" kibri anlatır ve alçakgönüllülükle çelişir.
Soru 15 · Zor
Hangi cümle anlatım bakımından kusursuzdur?
- A)Hediyeyi görünce yüreği ağzına geldi.
- B)Konuya değdi.
- C)Kitabı fazla sevdim.
- D)Gezinin nedeni müzeleri tanımaktı.
- E)Beklenmedik soruyla karşılaşınca bir an dili tutuldu.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. "Dili tutulmak" şaşkınlık anını doğru anlatır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Mantık ve sıralama hataları» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır?
- A)Çok yoruldum.
- B)Dedemin anlattığı anılar fazla ilginçti.
- C)Fazla yükü indirdi.
- D)Çok güzel bir gündü.
- E)Fazla parayı geri verdi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Anlatılan bir artıklık değil, ilginçliğin yoğunluğudur; "çok" olmalıdır.
Soru 2 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yanlış bir duygu bağlamında kullanılmıştır?
- A)Mektubu okuyunca havalara uçtu.
- B)Hediyeyi görünce sevinçten ağladı.
- C)Güzel haberi duyunca ağzı kulaklarına vardı.
- D)Tatil haberini alınca sevinçten etekleri tutuştu.
- E)Kazandığını öğrenince etekleri zil çaldı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. "Etekleri tutuşmak" telaşı anlatır; sevinç için "etekleri zil çalmak" kullanılır.
Soru 3 · Zor
"Bu ilacın yan etki gösterme olanağı düşüktür." cümlesindeki bozukluk hangi sözcüğün kullanılmasıyla giderilir?
- A)olasılığı
- B)imkânı
- C)fırsatı
- D)yeteneği
- E)şansı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kendiliğinden ortaya çıkabilecek bir durumun ihtimali "olasılık" ile anlatılır.
Soru 4 · Zor
Bozukluk içermeyen cümle hangisidir?
- A)Hikâyenin sonucu beni üzdü.
- B)Toplantının nedeni plan yapmaktı.
- C)Fazla sevindim.
- D)Soruna değdi.
- E)Uzun yolculuktan sonra hepimiz yorgunluktan bitap düştük.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. "Bitap düşmek" aşırı yorgunluğu doğru anlatır; ötekilerde sözcük yanlış anlamdadır.
Soru 5 · Zor
"Tarihî yapıların korunması için herkes bu konuda duyarsız davranmalıdır." cümlesinde hangi sözcük yerine karşıt anlamlısı getirilirse bozukluk giderilir?
- A)tarihî
- B)korunması
- C)duyarsız
- D)herkes
- E)davranmalıdır
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yapıları korumak için "duyarlı" olmak gerekir.
T12 — Anlatım Bozuklukları
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.