YKS Türkçe · Sözcükte Anlam · TRK-T01-L04
Deyimler
TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
"Etekleri zil çalıyordu" cümlesini okuyan hiç kimse eteğe dikilmiş bir zil aramaz; herkes birinin çok sevindiğini anlar. Üstelik bu cümle "Çok seviniyordu" cümlesinden daha canlıdır. Deyimler Türkçenin en renkli söz öbekleridir ve sınavda iki biçimde karşına çıkar: anlamını bilmen istenir ya da cümleye uygun kullanılıp kullanılmadığına karar vermen. İkisinin de yolu, deyimi parçalarına bölmeden bütün olarak okumaktır.
2Hedefler
- Deyimi kalıplaşmış, anlamı bütününden gelen bir söz öbeği olarak tanırsın.
- Sık kullanılan deyimleri anlam alanlarına göre gruplayıp açıklarsın.
- Bir deyimin cümlede anlamına uygun kullanılıp kullanılmadığına karar verirsin.
- Deyimi atasözünden ve öteki söz öbeklerinden ayırırsın.
3Konu anlatımı
Deyim nedir?
Bir kavramı ya da durumu çekici, çoğunlukla mecazlı bir anlatımla karşılayan kalıplaşmış söz öbeğine deyim denir. "Çok öfkelenmek" yerine "küplere binmek", "boşuna uğraşmak" yerine "havanda su dövmek" deriz. İki anlatım aynı durumu gösterir, ama deyim ona bir görüntü ekler: öfkeden küpün üstüne çıkan birini ya da havanda su döverek hiçbir şey elde edemeyen birini gözümüzün önüne getirir.
Deyimin anlamı, içindeki sözcüklerin anlamlarının toplamı değildir. "Ağzında bakla ıslanmamak" deyiminde ne bakla ne ıslanmak kendi anlamındadır; deyim bir bütün olarak "sır saklayamamak" demektir. Bu yüzden önceki derslerde gördüğümüz kural burada da geçerlidir: deyimin içindeki bir sözcüğü tek başına alıp gerçek ya da yan anlamını aramak soruyu yanlış okumaktır.
Deyimin kuralları
Deyimi sıradan bir söz öbeğinden ayıran üç özellik vardır:
- Sözcükleri değiştirilemez. "Etekleri zil çalmak" yerine "etekleri davul çalmak", "küplere binmek" yerine "fıçılara binmek" denmez. Eş anlamlı bir sözcük bile kalıbı bozar.
- Sözcüklerinin sırası değiştirilemez. "Dört elle sarılmak" yerine "elle dört sarılmak" söylenmez.
- Çekim eki alabilir. Kalıp donmuştur ama cümleye uyar: "küplere bindi", "ödüm koptu", "dizini dövüyor". Ekin değişmesi deyimi bozmaz; kök sözcüklerin değişmesi bozar.
Sınavdaki "anlatım bozukluğu" sorularının bir kısmı ilk kurala dayanır: deyimin bir sözcüğü değiştirilmiş seçenek, dilin kalıbını bozduğu için yanlıştır.
Yapılarına göre deyimler
Deyimlerin çoğu mastar ekiyle biter ve bir eylemi anlatır: küplere binmek, göz boyamak, kulak asmamak. Bir kısmı ise bir kişinin ya da nesnenin niteliğini anlatır ve sıfat gibi kullanılır: eli açık (cömert), eli sıkı (cimri), ağzı sıkı (sır tutan), gün görmüş (deneyimli), ağzı var dili yok (çok sessiz). Az sayıda deyim de tam bir cümle biçimindedir: "Atı alan Üsküdar'ı geçti" (iş işten geçti), "Ayvayı yedik" (kötü bir duruma düştük). Cümle biçimindeki deyimler, bir öğüt vermedikleri için atasözü değildir; yalnızca bir durumu anlatırlar.
Anlam alanlarına göre sık kullanılan deyimler
Sınav deyimleri çoğunlukla bir duyguyu ya da bir davranışı anlatanlar arasından seçer. Aynı alandaki deyimleri birlikte öğrenmek, "anlamca farklı olan hangisi" sorularında işini kolaylaştırır.
| Alan | Deyim | Anlamı |
|---|---|---|
| Sevinç | etekleri zil çalmak, ağzı kulaklarına varmak | çok sevinmek |
| Korku | ödü kopmak, dizlerinin bağı çözülmek | çok korkmak |
| Öfke | küplere binmek, tepesi atmak | çok ya da birden öfkelenmek |
| Pişmanlık | dizini dövmek | yaptığına pişman olmak |
| Hayranlık | parmak ısırmak | hayran kalmak |
| Boşa çaba | havanda su dövmek | sonuç alınamayacak işle uğraşmak |
| Savsaklama | ipe un sermek | işi yapmamak için bahane bulmak |
| Önemsememek | kulak asmamak, kulak ardı etmek | söylenene önem vermemek |
| Dinlemek | kulak kabartmak, kulak misafiri olmak | gizlice dinlemeye çalışmak; istemeden duymak |
| Sır | ağzı sıkı olmak, ağzında bakla ıslanmamak | sır tutmak; sır tutamamak |
| Aldatma | göz boyamak | aldatıcı bir görünüşle gerçeği gizlemek |
| Titizlik | kılı kırk yarmak | en küçük ayrıntıya kadar titiz davranmak |
| Abartma | pireyi deve yapmak | küçük bir şeyi büyütmek |
| Fırsatçılık | bulanık suda balık avlamak | karışıklıktan yararlanmak |
| Geç kalma | atı alan Üsküdar'ı geçti | iş işten geçti |
Tablodaki iki satır özellikle dikkat ister. "Parmak ısırmak" pişmanlık değil hayranlıktır; pişmanlık "dizini dövmek" ile anlatılır. "Kulak kabartmak" ile "kulak misafiri olmak" da farklıdır: ilkinde kişi isteyerek dinlemeye çalışır, ikincisinde istemeden duyar.
Deyimi görüntüsüyle hatırlamak
Deyimleri liste hâlinde ezberlemek yerine her birinin arkasındaki görüntüyü canlandırmak, anlamı kalıcı kılar. İpe serilen un yere döküleceği için bu iş hiç bitmez; deyim de bitmeyen bahaneyi anlatır. Kırk parçaya bölünmüş bir kıl, akla gelebilecek en ince ayrıntıdır; kılı kırk yaran kişi de en küçük ayrıntıyla uğraşır. Havanda dövülen su hiçbir şeye dönüşmez; emek boşa gider. Görüntüyü kuran öğrenci, sınavda hiç görmediği bir cümlede bile deyimin yerinde kullanılıp kullanılmadığına kolayca karar verir.
Deyimi atasözünden ve öbür söz öbeklerinden ayırmak
Deyim ile atasözü kalıplaşmış olmaları bakımından benzer; aralarındaki fark, işlevlerindedir. Atasözü bir topluluğun deneyimine dayanan, genel bir yargı ya da öğüt bildiren tam bir cümledir: "Damlaya damlaya göl olur." Deyim ise genel bir yargı bildirmez; bir durumu, duyguyu ya da niteliği anlatır ve çoğu zaman bir cümlenin içinde yüklem ya da sıfat olarak kullanılır. Bir söz, öğüt veriyor ve her durum için doğru olduğunu söylüyorsa atasözüdür; belirli bir kişinin belirli bir anını anlatıyorsa deyimdir. Atasözlerini bir sonraki derste ayrıntısıyla işliyoruz.
Deyimi terim öbeklerinden ayıran şey de mecazdır: "dik üçgen" tek anlamlı bir terimdir, "iki arada bir derede kalmak" ise sıkışık bir durumu mecazla anlatan bir deyimdir.
Deyim sorularını çözmek
Deyim soruları dört kalıpta gelir: bir deyimin anlamını sormak, cümledeki boşluğa uygun deyimi seçtirmek, anlamına uygun kullanılmayan deyimi buldurmak ve anlamca ötekilerden farklı olan deyimi sormak. Hepsinde aynı iki adım işe yarar. Önce deyimi sade bir sözcük ya da kısa bir ifadeyle karşıla: "küplere binmek = çok öfkelenmek". Sonra bu sade karşılığı cümlenin yerine koy ve cümlenin geri kalanıyla uyuşup uyuşmadığına bak. "Başarısını görünce kıskançlıktan ağzı kulaklarına vardı" cümlesinde sade karşılık "çok sevindi" olur ve kıskançlıkla çelişir; deyim yanlış kullanılmıştır.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Anlamı bulmak
Soru: "İpe un sermek" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir işi büyük bir özenle yapmak
- B) Bir işi yapmamak için türlü bahaneler bulmak
- C) Evin işlerini aksatmadan görmek
- D) Birine kötülük etmek için tuzak kurmak
- E) Az bir parayla geçinmeye çalışmak
Çözüm: Deyimin görüntüsü, ipe un sermenin olanaksızlığına dayanır: un ipte durmaz, dolayısıyla bu iş hiç bitmez. Deyim, bir işi yapmamak için bitmeyen bahaneler üretmeyi anlatır. Cevap: B.
Örnek 2 — Uygun kullanım
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, anlamına uygun kullanılmamıştır?
- A) Beklediği mektup gelince etekleri zil çaldı.
- B) Karanlık koridorda bir ses duyunca ödü koptu.
- C) Yıllarca parasını çarçur ettiği için şimdi dizini dövüyor.
- D) Rakibinin kazandığını görünce öfkeden ağzı kulaklarına vardı.
- E) Komşuların konuşmalarına merakla kulak kabarttı.
Çözüm: Her deyimi sade karşılığıyla değiştir: A çok sevindi, B çok korktu, C pişman oldu, E gizlice dinlemeye çalıştı; hepsi cümleyle uyumludur. D'de "ağzı kulaklarına varmak" çok sevinmek demektir; öfke ile çelişir. Cevap: D.
Örnek 3 — Anlamca farklı olan
Soru: Aşağıdaki deyimlerden hangisi anlamca ötekilerden farklıdır?
- A) etekleri zil çalmak
- B) ağzı kulaklarına varmak
- C) sevinçten havalara uçmak
- D) küplere binmek
- E) içi içine sığmamak
Çözüm: A, B, C ve E'nin ortak anlamı büyük bir sevinç ve heyecandır. "Küplere binmek" ise çok öfkelenmektir. Cevap: D.
Örnek 4 — Kalıbın bozulması
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin bir sözcüğü değiştirildiği için anlatım bozulmuştur?
- A) Söylediklerime hiç kulak asmadı.
- B) Bu yeni işe dört elle sarıldı.
- C) Her hesabı kılı kırk yararak yapar.
- D) Sınav sonucunu öğrenince etekleri davul çaldı.
- E) Küçük bir tartışmayı pireyi deve yaparak büyüttü.
Çözüm: Deyimin sözcükleri değiştirilemez; eş anlamlı ya da yakın anlamlı bir sözcük bile kalıbı bozar. D'de "zil" yerine "davul" kullanılmıştır. Öteki seçeneklerde deyimler kalıbına uygundur. Cevap: D.
5Tuzaklar
- Deyimi sözcük sözcük okumak. "Ağzında bakla ıslanmamak" deyiminde bakla ile ıslanmanın gerçek anlamları aranmaz; anlam bütündedir.
- Yakın görünen deyimleri karıştırmak. "Parmak ısırmak" hayranlık, "dizini dövmek" pişmanlıktır; "kulak kabartmak" isteyerek, "kulak misafiri olmak" istemeden dinlemektir.
- Deyimin duygusunu cümlenin duygusuyla karşılaştırmamak. "Kıskançlıktan ağzı kulaklarına vardı" gibi bir cümlede deyim tek başına doğru bir deyimdir, ama cümleyle çelişir.
- Kalıbı bozan küçük değişikliği gözden kaçırmak. "Etekleri davul çaldı", "fıçılara bindi" gibi tek sözcüklük değişiklik anlatım bozukluğudur; buna karşılık "küplere bindi", "küplere biniyor" gibi ek değişiklikleri kalıbı bozmaz.
- Cümle biçimindeki deyimi atasözü sanmak. "Atı alan Üsküdar'ı geçti" öğüt vermez, bir durumu anlatır; bu yüzden deyimdir.
6Tekrar kartı
- Deyim: kalıplaşmış, çoğunlukla mecazlı söz öbeği; anlamı bütünden gelir.
- Sözcükleri ve sırası değişmez; çekim eki alabilir (küplere bindi).
- Çoğu mastar biçiminde; sıfat gibi olanlar (eli açık, gün görmüş); cümle biçiminde olanlar (atı alan Üsküdar'ı geçti).
- Parmak ısırmak = hayranlık; dizini dövmek = pişmanlık.
- Kulak kabartmak = isteyerek dinlemek; kulak misafiri olmak = istemeden duymak.
- Atasözü genel yargı ve öğüt bildirir; deyim bir durumu anlatır.
- Çözüm: deyimi sade karşılığına çevir, cümlenin duygusuyla karşılaştır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
"Havanda su dövmek" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sonuç alınamayacak bir işle boşuna uğraşmak
- B)Çok çalışıp yorulmak
- C)Suyu tutumlu kullanmak
- D)Bir işi aceleyle bitirmek
- E)Başkasının işine karışmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Havanda su dövmek hiçbir sonuç vermez; deyim boşa harcanan emeği anlatır.
Soru 2 · Kolay
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yoktur?
- A)Sınav sonucunu görünce etekleri zil çaldı.
- B)Olanları duyunca küplere bindi.
- C)Karanlıkta bir gölge görünce ödü koptu.
- D)Bu işe gerçekten dört elle sarıldı.
- E)Sabah erkenden kalkıp yürüyüşe çıktı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Yürüyüşe çıkmak sözcüklerin kendi anlamlarıyla kurulmuş sıradan bir söz öbeğidir; öteki seçeneklerdeki öbekler kalıplaşmış deyimlerdir.
Soru 3 · Kolay
Deyimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Kalıplaşmış söz öbekleridir.
- B)Çoğunlukla mecazlı bir anlatım taşır.
- C)Sözcükleri eş anlamlılarıyla değiştirilebilir.
- D)Anlamları, sözcüklerin bütününden gelir.
- E)Kişi ve zaman gibi çekim ekleri alabilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Deyimin sözcükleri eş anlamlısıyla bile değiştirilemez; "etekleri zil çalmak" yerine "etekleri çan çalmak" denmez.
Soru 4 · Kolay
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çok korkmak" anlamında bir deyim kullanılmıştır?
- A)Güzel haberi alınca ağzı kulaklarına vardı.
- B)Gece yarısı gelen sesle ödü koptu.
- C)Yeni işine dört elle sarıldı.
- D)Arkadaşının resimlerine parmak ısırdı.
- E)Uyarılarımıza hiç kulak asmadı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ödü kopmak çok korkmaktır; A sevinç, C istekle bağlanma, D hayranlık, E önemsememe anlatır.
Soru 5 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, anlamına uygun kullanılmamıştır?
- A)Kardeşi üniversiteyi kazanınca etekleri zil çaldı.
- B)Yangın haberini alınca ödü koptu.
- C)Aylardır bu işi ipe un sererek erteliyor.
- D)Hayran olduğu ressamın tablolarını ilk kez görünce dizini dövdü.
- E)Toplantıda konuşulanlara gizlice kulak kabarttı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Dizini dövmek pişman olmaktır; hayranlık anlatan bir cümlede yerini "parmak ısırmak" almalıdır. Öteki deyimler cümleyle uyumludur.
Soru 6 · Orta
"Yıllarca parasını düşünmeden harcadı, şimdi ----." Bu cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)etekleri zil çalıyor
- B)ağzı kulaklarına varıyor
- C)dizini dövüyor
- D)göze giriyor
- E)dört elle sarılıyor
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Cümle geçmişteki bir hatanın sonucunu anlatıyor; pişmanlığı karşılayan deyim dizini dövmektir.
Soru 7 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "parmak ısırmak" deyimi anlamına uygun kullanılmıştır?
- A)Genç kemancının ustalığına salondaki herkes parmak ısırdı.
- B)Fırsatı kaçırınca o gün yaptıklarına parmak ısırdı.
- C)Karanlıkta yalnız kalınca korkudan parmak ısırdı.
- D)Haksızlığa uğrayınca öfkeyle parmak ısırdı.
- E)Uzun bekleyişten sıkılıp parmak ısırdı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Parmak ısırmak hayran kalmaktır; B pişmanlık, C korku, D öfke, E sıkıntı anlamı yüklediği için deyimi yanlış kullanır.
Soru 8 · Orta
Aşağıdaki deyimlerden hangisi anlamca ötekilerden farklıdır?
- A)ödü kopmak
- B)dizlerinin bağı çözülmek
- C)tüyleri diken diken olmak
- D)dizini dövmek
- E)eli ayağı titremek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Dizini dövmek pişman olmaktır; öteki dört deyim korkuyu ve korkunun bedendeki izini anlatır.
Soru 9 · Orta
"Ağzında bakla ıslanmamak" deyimi aşağıdakilerden hangisini anlatır?
- A)Az konuşmak
- B)Sır saklayamamak
- C)Çok yemek yemek
- D)Yalan söylemek
- E)Sözünde durmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ağzında bakla ıslanmayan kişi duyduğunu hemen başkasına söyler; deyim sır tutamamayı anlatır.
Soru 10 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin bir sözcüğü değiştirildiği için anlatım bozulmuştur?
- A)Olanları duyunca birden tepesi attı.
- B)Yan masadaki konuşmaya kulak misafiri oldu.
- C)Arkadaşının resimlerine parmak ısırdı.
- D)Her işi ipe un sererek geciktirir.
- E)Yıllarca havanda şerbet dövdü, hiçbir sonuç alamadı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Deyim "havanda su dövmek" biçimindedir; "su" yerine "şerbet" getirilince kalıp bozulur.
Soru 11 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "cömert" anlamında bir deyim kullanılmıştır?
- A)Çok ağzı sıkı biridir, ona güvenebilirsin.
- B)Dedem çok eli açık bir insandı.
- C)Gözü tok bir çocuk olduğu için kimsenin payına göz dikmez.
- D)Eli sıkı bir tüccardı, kuruşu kuruşuna hesaplardı.
- E)Kulağı delik biri olduğu için her haberi hemen öğrenir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Eli açık cömert demektir. A sır tutan, C açgözlü olmayan, D cimri, E duyduğunu hemen öğrenen kişiyi anlatır.
Soru 12 · Zor
Aşağıdaki durumlardan hangisi "Atı alan Üsküdar'ı geçti." deyimiyle anlatılabilir?
- A)Bir öğrencinin sınava çok iyi hazırlanması
- B)İki arkadaşın uzun bir küslükten sonra barışması
- C)Başvuru süresi dolduktan sonra belgelerin hazırlanması
- D)Bir işin tam zamanında tamamlanması
- E)Uzun bir yolculuğa çıkılması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Deyim, bir şey için artık çok geç kalındığını, iş işten geçtiğini anlatır; süre dolduktan sonra hazırlanan belgeler bu durumu örnekler.
Soru 13 · Zor
Deyim ile atasözü arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Deyimler hiçbir zaman mecaz içermez.
- B)Atasözleri kalıplaşmış değildir.
- C)Deyimler yalnız tek bir sözcükten oluşur.
- D)Atasözleri kişi ekleri alarak cümleye uyar.
- E)Atasözü genel bir yargı ya da öğüt bildirir; deyim ise çoğunlukla bir durumu ya da niteliği anlatır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Farkı belirleyen işlevdir; A, B ve C yanlış genellemelerdir, D ise atasözünün değil deyimin özelliğidir.
Soru 14 · Zor
"Bu işte her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplar, en küçük hatayı bile gözden kaçırmaz, bir virgülün yeri için bile saatlerce düşünür." Bu parçada sözü edilen kişiyi en iyi anlatan deyim aşağıdakilerden hangisidir?
- A)göz boyamak
- B)pireyi deve yapmak
- C)ipe un sermek
- D)kılı kırk yarmak
- E)havanda su dövmek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kılı kırk yarmak en küçük ayrıntıya kadar titiz davranmaktır. Pireyi deve yapmak küçük bir şeyi büyütmek anlamına gelir; parçada abartma değil titizlik vardır.
Soru 15 · Zor
I. Söylediklerime hiç kulak asmadı. II. Onu yıllarca el üstünde tuttular. III. Uyarılarımı kulak ardı etti. IV. Sınav haberiyle ağzı kulaklarına vardı. Numaralanmış cümlelerin hangilerindeki deyimler birbirine yakın anlamlıdır?
- A)I ve III
- B)I ve II
- C)II ve IV
- D)III ve IV
- E)I, II ve III
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kulak asmamak ve kulak ardı etmek söylenene önem vermemektir. II çok saymayı, IV çok sevinmeyi anlatır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Atasözleri» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
"Göz boyamak" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Makyaj yapmak
- B)Bir şeye uzun uzun bakmak
- C)Birini kıskanmak
- D)Bir işi hızla bitirmek
- E)Aldatıcı bir görünüş yaratarak gerçeği gizlemek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Göz boyayan kişi gerçeği göstermez, göze hoş gelen bir görünüş sunar; deyim aldatmayı anlatır.
Soru 2 · Orta
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, anlamına uygun kullanılmamıştır?
- A)Kardeşinin sırrını herkese anlattı; zaten ağzında bakla ıslanmaz.
- B)Hiç harcama yapmaz, çok eli sıkı biridir.
- C)Ödülü alınca üzüntüden etekleri zil çaldı.
- D)Yan masadaki konuşmaya istemeden kulak misafiri oldu.
- E)Küçücük bir tartışmayı pireyi deve yaparak aile kavgasına çevirdi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Etekleri zil çalmak çok sevinmektir; üzüntüyle çelişir.
Soru 3 · Orta
"Duvardaki lekeyi silmek isterken boyayı da kazıdı, duvar eskisinden kötü oldu; ----." Bu cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)kaş yapayım derken göz çıkardı
- B)etekleri zil çaldı
- C)kulak misafiri oldu
- D)ağzı kulaklarına vardı
- E)el üstünde tutuldu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Cümle, düzeltmeye çalışırken işi daha da bozmayı anlatıyor; bu durumun deyimi "kaş yapayım derken göz çıkarmak"tır.
Soru 4 · Zor
Aşağıdaki deyimlerden hangisi bir eylemi değil, bir kişinin niteliğini anlatır ve sıfat gibi kullanılır?
- A)küplere binmek
- B)ödü kopmak
- C)dizini dövmek
- D)gün görmüş
- E)kulak kabartmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Gün görmüş, deneyimli bir kişiyi niteler ("gün görmüş bir insan"); öteki seçenekler mastar biçiminde eylem anlatan deyimlerdir.
Soru 5 · Zor
"Nabzına göre şerbet vermek" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Hastaya ilacını zamanında vermek
- B)Karşısındakinin hoşuna gidecek biçimde konuşup davranmak
- C)Misafire bol bol ikram etmek
- D)Birine yerinde bir öğüt vermek
- E)Bir işi zamanında ve eksiksiz yapmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Deyim, kişinin ruh hâlini yoklayıp ona istediği biçimde davranmayı, onu hoşnut edecek sözler söylemeyi anlatır.
T01 — Sözcükte Anlam
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.