İçeriğe geç

YKS Türkçe · Sözcükte Anlam · TRK-T01-L02

Mecaz anlam

TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Bir arkadaşın "Bu hafta çok ağır geçti" dediğinde ona haftanın kaç kilo geldiğini sormazsın. Ağırlık tartıdan çıkmış, yorgunluğa ve sıkıntıya dönüşmüştür; sen de bunu hiç düşünmeden anlarsın. Gündelik konuşmamız mecazla doludur ve tam da bu yüzden fark edilmez. Sınav, fark etmediğin bu geçişi önüne koyar ve sözcüğün hangi anlamda durduğunu sorar.

2Hedefler

  • Mecaz anlamı, sözcüğün gerçek anlamından koparak kazandığı yeni anlam olarak tanırsın.
  • Sıfatlarda ve fiillerde en sık görülen mecaz kaynaklarını ayırt edersin.
  • Aynı sözcüğün gerçek, yan ve mecaz kullanımlarını cümle içinde sınıflandırırsın.
  • Mecazı duyu aktarımından, deyimden ve abartıdan ayıran sınırı uygularsın.

3Konu anlatımı

Mecaz: sözcüğün kendi alanından çıkması

Önceki derste yan anlamı, gerçek anlamla benzerlik bağını koruyan yeni anlam olarak tanımlamıştık: masanın ayağı hâlâ yere basan bir parçadır. Mecaz anlamda sözcük bir adım daha ileri gider. Kendi alanını bırakır ve çoğunlukla elle tutulamayan bir durumu, duyguyu, davranışı ya da niteliği anlatmaya başlar. "Ağır çanta" tartılabilir; "ağır söz" tartılamaz, ama insanın üzerinde bıraktığı etkiyi herkes bilir. Mecaz, somut bir deneyimi soyut bir deneyimi anlatmak için ödünç alır.

Bu ödünç almanın bir mantığı vardır. Gerçek anlamdaki özellik ile mecaz anlamdaki durum arasında bir etki benzerliği kurulur: ağır bir yük insanı nasıl yorar ve ezerse, ağır bir söz de öyle yorar ve ezer. Yan anlamda benzerlik görünen biçimde ya da işlevdedir; mecazda benzerlik bıraktığı etkidedir. Soru çözerken aradığın ayrım budur.

Mecaz hangi alanlardan beslenir?

Türkçede mecazların büyük kısmı birkaç temel deneyimden türer. Bu alanları tanımak, seçenekleri taradığında mecazı ilk bakışta yakalamanı sağlar.

Kaynak deneyimGerçek kullanımMecaz kullanımMecazda anlattığı
Sıcaklıksıcak çorba, soğuk susıcak karşılama, soğuk tavıryakınlık ya da uzaklık
Ağırlıkağır bavul, hafif kutuağır ceza, içi hafiflediönem, şiddet, rahatlama
Tattatlı elma, acı bibertatlı dil, acı gerçek, tuzlu fiyathoşluk, üzüntü, pahalılık
Sertliksert taş, yumuşak yastıksert cevap, yumuşak kalpkabalık ya da şefkat
Işık ve renkparlak ayna, karanlık odaparlak öğrenci, karanlık günler, kara haberzekâ, umutsuzluk, kötülük
Tazeliktaze ekmektaze haberyenilik

Tablodaki her satırda aynı sözcük iki sütunda da geçer; değişen, sözcüğün neyi nitelediğidir. "Tatlı" bir meyveyi nitelediğinde dilin tadı alır, bir konuşmayı nitelediğinde ise gönül hoşlanır. Soruda sözcüğün hangi sütunda durduğuna karar vermenin yolu, nitelediği şeye bakmaktır: nitelenen şey o duyuyla ölçülebiliyor mu?

Fiillerde mecaz

Mecaz yalnız sıfatlarda değil, fiillerde de sık görülür ve öğrencinin gözünden daha kolay kaçar, çünkü cümlenin yükleminde durur. Aşağıdaki fiillerin gerçek anlamları somut bir olaydır; mecaz anlamları ise bir iç durumdur:

  • Kırılmak: tabak kırılır (gerçek); insan bir söze kırılır, yani gücenir (mecaz).
  • Yıkılmak: eski duvar yıkılır; kötü bir haber alan kişi yıkılır, yani büyük üzüntüye kapılır.
  • Pişmek: yemek pişer; bir işin içinde yıllarca çalışan kişi pişer, yani deneyim kazanır.
  • Sönmek: ateş söner; umut söner.
  • Boğulmak: denizde boğulmak gerçek bir tehlikedir; işlere boğulmak işin altından kalkamamaktır.
  • Erimek: buz erir; kaygıdan eriyen kişi gözle görülür biçimde zayıflar ve tükenir.
  • Yanmak: odun yanar, el sobaya değince yanar; bir fırsatı kaçıran kişi o fırsata yanar, yani çok hayıflanır.

Fiil sorularında yöntem aynıdır: öznenin kim ya da ne olduğuna bak. Kırılan şey bir nesneyse gerçek, bir insanın gönlüyse mecaz anlam vardır. "Umudu söndü" cümlesinde sönen şey ateş değil, umuttur; fiil kendi alanından çıkmıştır.

Aynı sözcük, üç anlam

Sınav çoğu zaman tek bir sözcüğü dört beş cümlede kullanır ve farklı olanı sorar. Bu yüzden bir sözcüğü aklında üç katmanıyla birlikte tutmak işe yarar:

SözcükGerçekYanMecaz
kökAğacın kökü çürümüş.Dişin kökü iltihaplanmış.Sorunun kökü eğitimdeki eksiklikte.
ağırAğır bavulu taşıyamadı.—Suçuna göre ağır bir ceza aldı.
soğukSoğuk su içti.—Bize soğuk davrandı.

Her sözcüğün üç katmanı da bulunmaz: "ağır" ve "soğuk" gibi sıfatların yan anlamı olmayabilir. Bu yüzden katmanı sözcükten değil cümleden okursun; tablo yalnız aynı sözcüğün kaç farklı yere gidebileceğini hatırlatır.

Mecazın komşuları

Mecazla karışan üç kavram vardır ve her birinin kendi dersi var; burada yalnız sınırı çiziyoruz.

Duyu aktarımı. "Acı bir çığlık" dediğimizde tat duyusuna ait bir sözcük işitme duyusuna aktarılmıştır. "Acı gerçek" dediğimizde ise sözcük hiçbir duyuya gitmez, soyut bir durumu anlatır. İkisi de gerçek anlamın dışındadır, ama soru "duyu aktarımı" diye soruyorsa ikinci duyunun ne olduğunu bulmalısın. Bir duyu adı bulamıyorsan sözcük soyut bir mecazdır.

Deyim. "Etekleri zil çalmak" gibi kalıplar çoğunlukla mecazlıdır, ama deyim tek bir sözcük değil, sözcükleri değiştirilemeyen bir bütündür. Soru bir sözcüğün anlamını soruyorsa deyimin içinden sözcük seçmek yanıltıcıdır.

Abartı. "Sana bin kere söyledim" cümlesinde sayı büyütülmüştür; sözcüklerin hiçbiri kendi alanından çıkmamıştır, yalnızca miktar gerçeği aşar. Mecazda anlam başka bir yere taşınır; abartıda aynı yerde büyütülür.

Soru kökleri ve çözüm sırası

Bu konudaki köklerin çoğu "hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır", "hangisinde öbürlerinden farklı olarak gerçek anlamdadır" ya da "hangisinde mecaz anlamlı sözcük yoktur" biçiminde gelir. Çözerken üç adım izle: kalın sözcüğün gerçek anlamını düşün, cümlede neyi nitelediğine ya da kimin yüklemi olduğuna bak, ardından o nitelenen şeyin gerçek anlamdaki özelliği taşıyıp taşımadığını sor. "Ağır ceza" tartılamıyorsa mecazdır; "ağır yük" tartılıyorsa gerçektir.

Bir soru tipi de mecazı açık karşılığıyla değiştirmeni ister: "Cümledeki kalın sözcüğün yerine hangisi getirilirse anlam değişmez?" Burada mecazın ne anlattığını tek sözcükle söyleyebilmelisin. "Söylediklerine çok kırıldım" cümlesinde kırılmanın karşılığı gücenmektir; "Fiyatlar biraz tuzlu" cümlesinde tuzlunun karşılığı pahalıdır. Seçeneklerde çoğunlukla sözcüğün gerçek anlamına yakın bir çeldirici bulunur; bu çeldiriciyi eleyebilmek için önce mecazı kendi cümlenle açıklaman gerekir.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Sıfat mecazı

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

  • A) Kışın sıcak bir çorba iyi gelir.
  • B) Buzdolabındaki soğuk suyu içme.
  • C) Bizi kapıda çok sıcak karşıladılar.
  • D) Ocağın üstü hâlâ sıcak.
  • E) Hava birden soğuk oldu.

Çözüm: A, B, D ve E'de sıcaklık ve soğukluk bir termometreyle ölçülebilir. C'de sıcak, karşılamanın ısısını değil, içtenliğini anlatır; sözcük sıcaklık alanından çıkıp insan ilişkisine geçmiştir. Cevap: C.

Örnek 2 — Fiil mecazı

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sönmek" fiili mecaz anlamda kullanılmıştır?

  • A) Rüzgâr çıkınca mum söndü.
  • B) Kötü haberle birlikte bütün umutları söndü.
  • C) Ocaktaki ateş sabaha karşı söndü.
  • D) Elektrik kesilince lambalar söndü.
  • E) Kamp ateşi yağmurla söndü.

Çözüm: A, C, D ve E'de sönen şey mum, ateş ya da lambadır; ışık ve ateş gerçekten kaybolur. B'de sönen şey umuttur, yani bir iç durumdur; fiil kendi alanından çıkmıştır. Cevap: B.

Örnek 3 — Duyu aktarımı mı, soyut mecaz mı?

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "tatlı" sözcüğü bir duyudan başka bir duyuya aktarılmadan, soyut bir durumu anlatmak için kullanılmıştır?

  • A) Uzaktan tatlı bir ezgi geliyordu.
  • B) Pastanın tatlı kokusu mutfağı sarmıştı.
  • C) Aralarında tatlı bir rekabet vardı.
  • D) Bahçede tatlı bir kuş sesi duyuldu.
  • E) Bu elma çok tatlı.

Çözüm: E'de tatlı gerçek anlamdadır, çünkü elmanın tadı gerçekten tatlıdır. A ve D'de tat, işitmeye; B'de kokuya aktarılmıştır. Bunlar duyu aktarımıdır. C'deki rekabet hiçbir duyuyla algılanmaz; tatlı burada "hoş, dostça" anlamında soyut bir mecazdır. Cevap: C.

Örnek 4 — Numaralı cümlelerde katmanlar

Soru: I. Ağacın kökü çürümüş. II. Dişin kökü iltihaplanmış. III. Tartışmanın kökü eski bir kırgınlığa dayanıyordu. IV. Havuç, bitkinin köküdür. Numaralanmış cümlelerin hangisinde "kök" mecaz anlamdadır?

  • A) I
  • B) II
  • C) III
  • D) IV
  • E) II ve IV

Çözüm: I ve IV'te kök bitkinin toprak altındaki bölümüdür, yani gerçek anlamdadır; havucun bir sebze olması bunu değiştirmez. II'de dişin çenedeki bölümü, bitki köküne konum ve işlev benzerliğiyle adlandırılmıştır; yan anlamdır. III'te tartışmanın toprağa gömülü bir parçası yoktur; kök burada nedeni, başlangıcı anlatır ve sözcük kendi alanından çıkmıştır. Cevap: C.

5Tuzaklar

  • Bağlamı atlamak. "Soğuk" sözcüğünü görür görmez mecaz demek, "soğuk su" gibi gerçek kullanımı kaçırır. Karar sözcüğe değil, sözcüğün neyi nitelediğine bakılarak verilir.
  • Duyu aktarımını soyut mecazla karıştırmak. "Acı çığlık" ve "acı gerçek" aynı kategori değildir. İlkinde tat duyusu işitmeye geçer; ikincisinde hiçbir duyu yoktur.
  • Fiildeki mecazı görmemek. Öğrenci genellikle sıfatlara bakar ve yüklemi atlar. "Umudu söndü", "habere yıkıldı", "işlere boğuldu" gibi cümlelerde mecaz fiildedir.
  • Abartıyı mecaz sanmak. "Bin kere söyledim" cümlesinde sözcükler yer değiştirmemiş, yalnız sayı büyütülmüştür. Soru mecazı soruyorsa bu seçenek genellikle çeldiricidir.
  • Yan anlamı mecaz saymak. "Mağaranın ağzı" somut bir açıklığı anlatır; benzerlik görülebildiği sürece anlam yandır, mecaz değil.

6Tekrar kartı

  • Mecaz: sözcük kendi alanından çıkar, çoğunlukla soyut bir durumu anlatır.
  • Yan anlamda benzerlik biçim ve işlevde; mecazda bıraktığı etkidedir.
  • Başlıca kaynaklar: sıcaklık, ağırlık, tat, sertlik, ışık, tazelik.
  • Fiil mecazı: kırılmak, yıkılmak, pişmek, sönmek, boğulmak, erimek, yanmak.
  • Test: nitelenen şey o duyuyla ölçülebiliyor mu? Ölçülemiyorsa mecaz.
  • Duyu aktarımı: bir duyudan başka duyuya. Duyu yoksa soyut mecaz.
  • Deyim bütün olarak, abartı miktar büyütmesi olarak ayrı değerlendirilir.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Buzdolabından soğuk su çıkardı.
    2. B)Ocaktaki çaydanlık çok sıcak.
    3. C)Bavul o kadar ağır ki kaldıramadım.
    4. D)Onun tatlı dili herkesi yumuşatır.
    5. E)Limonata biraz ekşi olmuş.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Tatlı dil hoş ve gönül alan konuşma demektir; tat duyusuyla ölçülen bir şey yoktur. Öteki seçeneklerde sözcükler ölçülebilir özellikleri anlatır.

  2. Soru 2 · Kolay

    "Kırılmak" fiili aşağıdakilerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Tabak yere düşünce kırıldı.
    2. B)Söylediklerine çok kırıldım.
    3. C)Fırtınada ağacın dalı kırıldı.
    4. D)Kalemin ucu kırıldı.
    5. E)Taş atılınca pencerenin camı kırıldı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kırılan şey bir nesne değil, insanın gönlüdür; fiil gücenmek anlamında kullanılmıştır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Mecaz anlamla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    1. A)Sözcük duyulunca akla gelen ilk anlamdır.
    2. B)Gerçek anlamla biçim benzerliğini koruyan yeni anlamdır.
    3. C)Yalnız bir bilim dalında kullanılan anlamdır.
    4. D)Doğadaki seslerin taklidiyle oluşur.
    5. E)Sözcüğün kendi alanından uzaklaşarak kazandığı, çoğu zaman soyut bir durumu anlatan anlamdır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. A gerçek anlamın, B yan anlamın, C terim anlamın, D yansıma sözcüklerin tanımıdır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "parlak" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Sınıfın en parlak öğrencisi bursu kazandı.
    2. B)Ayakkabılarını parlak oluncaya dek boyadı.
    3. C)Parlak kumaştan bir elbise dikti.
    4. D)Güneş parlak bir ışıkla doğdu.
    5. E)Masanın parlak yüzeyine su damladı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Parlak öğrenci ışık yansıtmaz; zekâsı ve başarısı öne çıkan öğrencidir. Ötekilerde parlaklık gözle görülen bir özelliktir.

  5. Soru 5 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü öbürlerinden farklı olarak gerçek anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Bu kadar ağır bir cezayı hak etmedi.
    2. B)Hasta dün gece ağır bir kriz geçirdi.
    3. C)Kamyon ağır yükü zorlukla taşıdı.
    4. D)Ağır başlı bir insandı.
    5. E)Aldığı ağır eleştiriler onu yıprattı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yük tartılabilir; ötekilerde ağır, cezanın ve eleştirinin şiddetini, krizin ciddiyetini, kişinin ciddi tavrını anlatır.

  6. Soru 6 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sıcak" sözcüğü gerçek anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Kış akşamı sıcak bir çorba içtik.
    2. B)Bizi çok sıcak karşıladılar.
    3. C)Aralarında sıcak bir dostluk vardı.
    4. D)Muhabir olayın sıcak gelişmelerini aktardı.
    5. E)Komşularımız çok sıcak insanlardı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Çorbanın sıcaklığı ölçülebilir. B, C ve E'de sıcak içtenliği, D'de yeni ve taze olmayı anlatır.

  7. Soru 7 · Orta

    I. Fırından yeni çıkmış sıcak ekmek aldık. II. Bu acı haberi ona kim verecek? III. Yemeğe biraz acı biber koymuş. IV. Sınav bitince içim hafifledi. Numaralanmış cümlelerin hangilerinde kalın yazılmış sözcük mecaz anlamdadır?

    1. A)I ve II
    2. B)II ve III
    3. C)III ve IV
    4. D)II ve IV
    5. E)I, II ve IV
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Acı haber üzüntü veren haberdir, içinin hafiflemesi rahatlamaktır. I'deki ekmek gerçekten sıcak, III'teki biber gerçekten acıdır.

  8. Soru 8 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "acı" sözcüğü bir duyudan başka bir duyuya aktarılmadan, soyut bir durumu anlatan mecaz olarak kullanılmıştır?

    1. A)Kapının acı gıcırtısı herkesi uyandırdı.
    2. B)Gecenin içinde acı bir çığlık duyuldu.
    3. C)Bu kahve fazla acı olmuş.
    4. D)Sabah acı bir rüzgâr esiyordu.
    5. E)Yenilginin acı gerçeğini kabul etti.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Gerçek hiçbir duyuyla algılanmaz; acı burada üzüntü veren anlamındadır. A ve B'de tat işitmeye, D'de dokunmaya aktarılmıştır; C gerçek anlamdır.

  9. Soru 9 · Orta

    "Pişmek" fiili aşağıdakilerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Fırındaki kek yarım saatte pişti.
    2. B)Yıllarca bu işin içinde pişti, artık usta oldu.
    3. C)Pilav iyice pişmeden ocağı kapatma.
    4. D)Et düdüklüde çabuk pişer.
    5. E)Köfteler mangalda pişiyor.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. B'de pişen bir yiyecek değil, bir insandır; fiil deneyim kazanıp olgunlaşmak anlamındadır.

  10. Soru 10 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış fiil mecaz anlamda kullanılmamıştır?

    1. A)Bu haber hepimizi yıktı.
    2. B)Bitmek bilmeyen işlerin içinde boğuluyordu.
    3. C)Sabah erkenden kalkıp bahçeyi suladı.
    4. D)Oğlunu merak etmekten eriyip gitti.
    5. E)Umudu yavaş yavaş söndü.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bahçeyi sulamak somut bir eylemdir. Öteki fiiller üzüntüyü, bunalmayı, tükenmeyi ve umutsuzluğu anlatmak için kendi alanlarından çıkmıştır.

  11. Soru 11 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcük mecaz değil, yan anlamdadır?

    1. A)Soğuk davranışları herkesi uzaklaştırdı.
    2. B)Ona sert bir cevap verdi.
    3. C)Yumuşak kalpli bir insandı.
    4. D)Bu mağazanın fiyatları biraz tuzlu.
    5. E)Testerenin dişleri körelmiş.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Testerenin dişleri biçim ve işlev benzerliğini koruyan somut çıkıntılardır. Ötekiler davranışı, kişiliği ya da pahalılığı anlatan mecazlardır.

  12. Soru 12 · Zor

    "Taze" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde öbürlerinden farklı olarak mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Spiker olayla ilgili taze haberleri verdi.
    2. B)Balıkçıdan taze balık aldı.
    3. C)Fırından taze ekmek çıktı.
    4. D)Sofraya taze meyve koydu.
    5. E)Bahçeden taze nane topladı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Haber bayatlayıp kokmaz; taze burada yeni anlamındadır. Ötekilerde tazelik yiyeceklerin gerçek özelliğidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcüklerin ikisi de mecaz anlamdadır?

    1. A)Soğuk suyu içince boğazı ağrıdı.
    2. B)Ağır yükü taşırken çok terledi.
    3. C)Kapının kolu ile masanın ayağı aynı gün kırıldı.
    4. D)Kırık kalbiyle karanlık günler geçirdi.
    5. E)Tatlı bir gülümsemeyle sıcak çorbayı uzattı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kırık kalp ve karanlık günler üzüntüyü anlatır. A ve B'de ikisi de gerçek, C'de ikisi de yan, E'de ikincisi gerçek anlamdadır.

  14. Soru 14 · Zor

    "Yeni işine başladığı ilk hafta her şey ona (I) yeni geliyordu. Masasının (II) başına oturduğunda ekrandaki (III) soğuk rakamlar gözünü korkutuyordu. Öğle arasında (IV) sıcak bir çorba içti, akşam da yorgun (V) ayaklarını uzattı." Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)I
    2. B)II
    3. C)III
    4. D)IV
    5. E)V
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Rakamların sıcaklığı yoktur; soğuk burada ilgi uyandırmayan, kişiyi uzaklaştıran anlamındadır. II yan, I, IV ve V gerçek anlamdadır.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir sözcük gerçek anlamında somut bir özelliği anlatırken mecaz anlamında insanın karakterini anlatabilir. Aşağıdaki sözcük çiftlerinin hangisi bu değişimi örnekler?

    1. A)çayın sıcaklığı / ocağın sıcaklığı
    2. B)sert taş / sert mizaç
    3. C)masanın ayağı / dolabın ayağı
    4. D)tatlı elma / tatlı kavun
    5. E)yüz metre / kumaşın yüzü
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Taşın sertliği dokunarak anlaşılır, mizacın sertliği ise karakterdir. A ve D'de ikisi de gerçek, C'de ikisi de yan anlamdır; E eş sesli sözcüktür.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Terim anlam» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Çamaşırlar güneşte çabuk kurudu.
    2. B)Çocuk sıcak sütünü içti.
    3. C)Sınav sonucunu duyunca yıkıldı.
    4. D)Bardağa soğuk su doldurdu.
    5. E)Kutu beklediğimden hafif çıktı.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yıkılan bir yapı değil insandır; fiil büyük üzüntüye kapılmak anlamındadır.

  2. Soru 2 · Orta

    Mecaz anlamı yan anlamdan ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Mecazda gerçek anlamla somut benzerlik bağı kopar, sözcük kendi alanından çıkar.
    2. B)Mecaz yalnız fiillerde görülür.
    3. C)Mecaz anlamlı sözcükler sözlükte yer almaz.
    4. D)Mecaz her zaman abartı içerir.
    5. E)Mecaz yalnız şiirde kullanılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ayrım benzerlik bağının kopup kopmadığıdır; öteki seçenekler yanlış genellemelerdir.

  3. Soru 3 · Orta

    "Yanmak" fiili aşağıdakilerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Ocakta odunlar çıtırdayarak yanıyor.
    2. B)Elini sobaya değdirince yandı.
    3. C)Lamba bütün gece yandı.
    4. D)Yemek dibinden yanmış.
    5. E)Kaçırdığı fırsata hâlâ yanıyor.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Fırsata yanmak onu kaçırdığı için hayıflanmaktır; ötekilerde ateş, ısı ya da ışık gerçekten vardır.

  4. Soru 4 · Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "acı" sözcüğü duyu aktarımı olarak değil, soyut bir durumu anlatan mecaz olarak kullanılmıştır?

    1. A)Yolda acı bir fren sesi duyuldu.
    2. B)Yaşadığı acı tecrübe onu değiştirdi.
    3. C)Bahçedeki biberler çok acı.
    4. D)Kalabalıktan acı bir çığlık yükseldi.
    5. E)Şekersiz kahve acı olmuş.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Tecrübe hiçbir duyuyla algılanmaz; acı üzüntü veren anlamındadır. A ve D duyu aktarımı, C ve E gerçek anlamdır.

  5. Soru 5 · Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcük öbürlerinden farklı olarak gerçek anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Uzun konuşmadan sonra aralarındaki buzlar eridi.
    2. B)Yanımızdan soğuk bir selamla geçti.
    3. C)Kısa sürede sıcak bir dostluk kurdular.
    4. D)Göldeki buzlar öğle güneşinde eridi.
    5. E)Toplantıda hava çok gergindi.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Göldeki buz gerçekten erir. A'da buz aradaki soğukluğu, B'de soğuk mesafeyi, C'de sıcak yakınlığı, E'de gergin huzursuzluğu anlatır.

T01 — Sözcükte Anlam

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.