İçeriğe geç

YKS Felsefe · Siyaset Felsefesi · FEL-FL07-L01

Siyaset felsefesinin temel kavramları

TYTAYT· 8 bölüm

1Kanca

Deniz'in oturduğu apartmanda kalorifer kazanının anahtarı yıllardır Nail Bey'in cebinde duruyor. Binanın en eski sakini o; kazanı sabah altıda yakıyor, gece onda söndürüyor. Bu saatleri kimse onaylamadı, ama kazan dairesine inip itiraz eden de çıkmadı. Bu kış kat malikleri toplandı, oyla bir yönetici seçti ve karar defterine yazdı: kazan altıda yanacak, onda sönecek. Saatler hiç değişmedi. Değişen tek şey merdiven boşluğundaki homurtunun kesilmesiydi. Aynı buyruk geçen yıl katlanılan bir dayatmaydı, bu yıl gönül rızasıyla uyulan bir karar. Deniz merak ediyor: arada ne oldu? Felsefe paragrafları bu farkı birkaç kısa terimle adlandırır ve sınavda en çok o terimlerin karıştırılmasından puan kaybedilir.

2Hedefler

  • İktidar, meşruiyet ve otorite kavramlarını birbirinden ayırırsın.
  • Devlet, egemenlik, hak, siyasal özgürlük, adalet, eşitlik, hukuk, yasa ve sivil toplum terimlerini kısaca tanımlarsın.
  • Weber'e atfedilen üç meşruiyet türünü kurgu durumlarda tanırsın.
  • Özgün bir paragrafta zorla yönetilen bir topluluğu kabul gören bir yönetimden ipuçlarıyla ayırt edersin.

3Konu anlatımı

Kazan dairesindeki asıl soru

Deniz'in apartmanında tartışılan şey ısınma saatleri değildi; saatler zaten yerinde kaldı. Tartışılan, bir kişinin ötekiler adına karar verme yetkisini nereden aldığıydı. Bir topluluk adına kimin karar vereceği, o kararın herkesi neden bağladığı, karar verenin sınırının nereye çekileceği: siyaset felsefesi bu sorularla uğraşır. Ölçeği bir apartmandan bir devlete büyüttüğünde sorular değişmez, yalnızca ağırlaşır.

Bilim ölçer, felsefe gerekçe ister

Felsefenin alanlarını tanıdığın derste olan ile olması gereken arasındaki ayrımı görmüştün; burada onu kısa bir örnekle hatırlamak yetecek. Toplantıya kaç kat malikinin geldiğini, oyların nasıl dağıldığını, kararın ardından şikâyetlerin azalıp azalmadığını araştıran kişi siyaset biliminin yöntemiyle çalışır: gözlemler, sayar, karşılaştırır. Toplantıya hiç gelmeyen komşunun da karara uymak zorunda olup olmadığını, çoğunluğun azınlığı hangi hakla bağladığını soran kişi ise felsefe yapar. Birincisi olup biteni betimler; ikincisi onu değerlendirir ve gerekçe arar.

Devlet ve egemenlik

Devlet, belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluğunu kendi koyduğu kurallarla örgütleyen ve yöneten siyasal yapıdır. Ders kitapları devletin unsurlarını genellikle üç başlıkta toplar: ülke (toprak), halk (insan topluluğu) ve egemenlik. Toprağı ve nüfusu olduğu hâlde kendi kararlarını veremeyen bir yapı bağımsız bir devlet sayılmaz; demek ki üçüncü unsur ötekiler kadar belirleyicidir.

Egemenlik, devletin kendi ülkesi içinde üstünde başka bir güç tanımayan en yüksek karar ve buyurma yetkisidir. Yasa koymak, yargılamak, vergi toplamak bu yetkinin görünen yüzleridir. Egemenliğin kime ait olduğu, yani bir hükümdara mı, bir zümreye mi, halkın bütününe mi dayandığı, siyaset felsefesinin uzun tartışmalarından biridir ve modülün son dersinde ayrıca açılır.

İktidar: davranışı yönlendirebilme gücü

İktidar (güç), bir kişinin ya da grubun başkalarının davranışını, gerekirse onların isteğine rağmen belirleyebilmesidir. Nail Bey anahtarı elinde tuttuğu için bir iktidara sahipti: komşular ne zaman ısınacaklarına kendileri karar veremiyordu. İktidarın dayanağı çeşitlidir; fiziksel zor, para, bilgi, bir kapının anahtarını elde bulundurmak hep iktidar doğurabilir. Terimin kendisi övgü ya da yergi taşımaz, yalnızca etkileme kapasitesini anlatır. Bu gücün haklı olup olmadığı başka bir sorudur ve onu bir sonraki terim karşılar.

Meşruiyet ve otorite: kabul görmek

Meşruiyet, bir iktidarın yönetilenler tarafından haklı, yerinde ve kabul edilebilir bulunmasıdır. Meşruiyet sorusu gücün büyüklüğüyle ilgilenmez, dayanağıyla ilgilenir. Yönetici seçildiğinde kazan saatleri aynı kaldı, ama saatleri belirleyen kişinin bunu yapma hakkı artık komşularca tanınıyordu.

Otorite, meşruiyet kazanmış iktidardır: buyruğuna korkudan çok haklı bulunduğu için uyulan yönetme yetkisi. Ders kitaplarında bu ilişki sıkça kısa bir formülle verilir: iktidar meşruiyetle birleşince otoriteye dönüşür. Formül paragraf sorularında anahtar işlevi görür. Metin itaatin cezadan, korkudan, zorlamadan geldiğini vurguluyorsa çıplak iktidar anlatılmaktadır. İtaatin rıza, onay ve haklı bulma üzerine kurulduğunu söylüyorsa sahnede meşruiyet ve otorite vardır.

Bir ipucu da süreden gelir. Zora yaslanan buyruk, zoru uygulayan güç zayıfladığı anda etkisini yitirir. Haklı bulunan bir karara ise onu denetleyen kimse ortalıkta yokken bile uyulur.

Weber'e atfedilen meşruiyet türleri

Bazı ders kitapları meşruiyetin kaynağını anlatırken Alman toplum bilimci Max Weber'e atfedilen bir sınıflamayı aktarır. Geleneksel meşruiyette yönetene, yönetme hakkı köklü âdetlerden ve kuşaklardır süren alışkanlıktan geldiği için uyulur; dayanak «bu iş hep böyle yürüdü» düşüncesidir. Karizmatik meşruiyette itaatin dayanağı yönetenin olağanüstü sayılan kişisel nitelikleri ve çevresinde uyandırdığı bağlılıktır. Yasal-ussal (rasyonel-hukuki) meşruiyette ise uyulan şey bir kişi olmaktan çıkar: önceden konmuş, herkes için geçerli kurallar ve o kurallara uygun biçimde göreve gelen makam bağlayıcıdır. Apartmanın seçilmiş yöneticisi bu son türe iyi bir örnek oluşturur, çünkü komşular ona usule uygun seçildiği için uyuyor. Kaynaklarda gerçek yönetimlerde bu türlerin iç içe bulunabileceği de belirtilir; sınıflama bir anlama aracıdır, katı bir kalıp sayılmaz.

Haklar ve siyasal özgürlük

Hak, kişiye tanınan ve başkalarının saygı göstermekle yükümlü olduğu yetki ya da korunan alandır. Doğal haklar, insanın yalnızca insan olduğu için doğuştan sahip olduğu kabul edilen, devletin bağışlamadığı ve bu yüzden geri alamayacağı haklardır. Ders kitaplarında bu düşünce en çok Locke ile birlikte anılır; örnek olarak yaşam, özgürlük ve mülkiyet sayılır. Temel haklar ise bir hukuk düzeninde, çoğunlukla anayasalarda güvence altına alınmış haklardır: kişi dokunulmazlığı, düşünce ve ifade özgürlüğü, eğitim hakkı gibi. Kısaca doğal haklar felsefi bir temellendirmedir, temel haklar o temellendirmenin hukuk metnine geçmiş hâlidir.

Siyasal anlamda özgürlük, bireyin yasaların çizdiği sınırlar içinde, yönetimin ya da başkalarının keyfi müdahalesine uğramadan düşünebilmesi, görüşünü açıklayabilmesi ve topluluğun kararlarına katılabilmesidir. Bunu ahlak modülündeki irade özgürlüğüyle karıştırma. Orada sorulan, insanın seçimlerinde nedenlerden bağımsız olup olmadığıydı; burada sorulan, birey ile yönetim arasındaki sınırın nereden geçtiğidir.

Adalet ve eşitlik

Adalet, herkese hakkı olanı vermek ve benzer durumdakilere benzer davranmak diye özetlenen ilkedir. Platon adaleti ideal devletin temel erdemi olarak tartışır. Aristoteles ise, ders kitaplarında aktarıldığına göre, paylaştırmada kişinin payını gözeten adalet ile karşılıklı ilişkilerde denkliği gözeten adaleti birbirinden ayırır.

Eşitlik, kişilerin hak ve yükümlülükler bakımından aynı muameleyi görmesidir ve iki anlamı sık karışır. Yasa önünde eşitlik, herkesin aynı kurallara bağlı olması ve kimseye ayrıcalık tanınmamasıdır. Fırsat eşitliği ise başlangıç koşullarındaki farkların kişinin hedefine ulaşmasını engellemeyecek biçimde giderilmesidir. Adalet ile eşitlik her durumda örtüşmez: herkese aynı miktarı vermek eşit bir paylaşımdır, ama ihtiyaçları farklı olanlar bakımından adil bulunmayabilir. Bu gerilimin ayrıntısı modülün son dersine kalıyor.

Hukuk, yasa, birey ve toplum

Hukuk, toplum hayatını düzenleyen ve devlet gücüyle desteklenen kurallar bütünüdür. Yasa (kanun) ise yetkili organın belirli bir usulle koyduğu genel ve yazılı kuraldır. Hukuk yasalardan geniştir; yönetmelikler, yargı kararları ve hukukun genel ilkeleri de onun içinde yer alır. Ahlak modülünde gördüğün yaptırım ölçütü burada da iş görür: hukukun yaptırımı dıştan gelir ve zorlayıcıdır.

Birey–toplum ilişkisi siyaset felsefesinin arka planında hep duran bir sorudur. Toplum, kendinden önce var olan bireylerin bir araya gelmesiyle mi oluşur, yoksa birey ancak bir topluluğun içinde insan olabilir mi? Bireyin haklarını öne alan görüşler ile topluluğun ortak iyisini öne alan görüşler bu soruya farklı cevaplar verir. Ders burada hüküm vermez; paragraf sorusunda hangisinin savunulduğunu ayırt etmen yeterlidir.

Sivil toplum, devletin doğrudan denetimi dışında bireylerin ortak amaçlar için gönüllü olarak örgütlendiği alandır: dernekler, vakıflar, sendikalar, meslek kuruluşları, mahalle dayanışma grupları. Deniz'in sokağında sokak hayvanlarını beslemek için kurulan gönüllü ekip, küçük ölçekte bu alana bir örnektir.

Terim kartı

TerimKısaca anlamıKitapta birlikte anıldığı düşünürMetinde onu haber veren sözcükler
İktidarBaşkalarının davranışını isteklerine rağmen belirleyebilmeMachiavelli (iktidarın nasıl kazanılıp korunacağı)«zorla», «korkudan», «boyun eğdiler»
Meşruiyet, otoriteHaklı ve kabul edilir bulunan iktidarWeber (üç tür; atfedilir)«rıza», «haklı buldular», «onayladılar»
EgemenlikÜstünde başka güç tanımayan en yüksek yetkiHobbes (ayrıntısı sonraki derste)«son sözü söyleyen», «üstün yetki»
Doğal haklarDoğuştan sahip olunan, devletin vermediği haklarLocke«doğuştan», «hiçbir yasaya borçlu değil»
AdaletHerkese hakkı olanı vermekPlaton, Aristoteles«hakkı olan», «pay», «denklik»
Sivil toplumDevlet dışındaki gönüllü örgütlenme—«dernek», «gönüllü», «devletten bağımsız»

Metin çözümü: iktidar mı, otorite mi?

Bir düşünür şöyle yazabilir: «Fırtınada kaptan yaralanınca dümeni gemicilerin en iri yarısı ele geçirdi. Kimse karşı çıkmadı; elinde demir bir çubuk vardı ve ilk itiraz edenin başına geleni herkes görmüştü. Gemi üç gün onun buyruklarıyla yol aldı. Dördüncü sabah iri adam uyuyakaldığında tayfa dağıldı, herkes kendi bildiğini yapmaya koyuldu. Yaşlı bir gemici o gün şunu söyledi: Bu gemide üç gün yönetim yoktu, yalnızca bir sopa vardı.»

Önce itaatin nedenini bul: tayfa buyruğa demir çubuktan çekindiği için uyuyor, yani dayanak korkudur. Sonra süre testini uygula: zoru uygulayan uyuduğu anda itaat bitiyor; demek ki buyruğu haklı bulan kimse yoktu. Son olarak paragrafın vardığı yargıya bak: yaşlı gemici yönetimi sopadan ayırıyor. Metin, güce sahip olmanın yönetme hakkı doğurmadığını anlatıyor; anahtar kavram meşruiyetten yoksun iktidardır. «Egemenlik» çeldiricisine dikkat et: gemide son sözü o üç gün boyunca iri adam söyledi, fakat paragraf yetkinin en üstte olup olmadığını değil, kabul görüp görmediğini sorguluyor.

Bu derste devletin ne olduğunu tanımladık, nereden çıktığını ise bilerek açık bıraktık. Bazı düşünürler devleti insanların kendi aralarında vardıkları bir anlaşmaya bağlar, bazıları insanın doğasından kendiliğinden doğduğunu söyler, bazıları da yönetme yetkisinin kaynağını ilahi bir iradede arar. Gelecek ders bu cevapları, sözleşmeyi savunan Hobbes, Locke ve Rousseau'nun doğa durumunu ne kadar farklı resmettiğini de göstererek ele alıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Betimleme mi, gerekçe mi?

Soru: Aşağıdaki sorulardan hangisi siyaset biliminden çok siyaset felsefesinin sorusudur?

  • A) Bir kentteki yerel seçime katılım oranı yüzde kaçtır?
  • B) Kooperatif üyelerinin kaçı genel kurula düzenli katılıyor?
  • C) Oylamaya katılmayan bir üyenin çoğunluk kararına uyması neden beklenebilir?
  • D) Son on yılda kurulan dernek sayısı arttı mı?
  • E) Bir mecliste kararlar ortalama kaç günde alınıyor?

Çözüm: A, B, D ve E sayılarak, gözlenerek cevaplanabilecek olgu sorularıdır. C ise bir zorunluluğun gerekçesini istiyor; bu gerekçe sayılarak bulunamaz, felsefi bir değerlendirme ister. Cevap: C.

Örnek 2 — Hangi meşruiyet türü?

Soru: Kurgusal bir dağ köyünde sözcülük, ataları da bu görevi yürütmüş aileden birine geçer. Köylüler onun kararlarına, «Bu köyde iş hep böyle yürüdü» diyerek uyar. Weber'e atfedilen sınıflamaya göre bu meşruiyet hangisidir?

  • A) Karizmatik
  • B) Yasal-ussal
  • C) Egemenlik
  • D) Sivil toplum
  • E) Geleneksel

Çözüm: İtaatin dayanağı yazılı bir kural ya da sözcünün olağanüstü kişiliği değil, kuşaklardır süren âdettir. Egemenlik ve sivil toplum meşruiyet türü değildir. Cevap: E.

Örnek 3 — Devletten önce gelen hak

Soru: Bir düşünür, insanın yaşama hakkının hiçbir yasa metnine bağlı olmadığını, devlet kurulmadan önce de var olduğunu ve hiçbir yönetimin onu ortadan kaldıramayacağını savunuyor. Bu görüşün merkezindeki kavram hangisidir?

  • A) Doğal hak
  • B) Temel hakkın anayasal güvencesi
  • C) Yasa önünde eşitlik
  • D) Geleneksel meşruiyet
  • E) Sivil toplum

Çözüm: Hakkın yasadan bağımsız olması ve devletten önce gelmesi doğal hak düşüncesinin ayırt edici yanıdır. Anayasal güvence ise hakkın hukuk metnine geçmesini anlatır; düşünür hakkın kaynağını metinde aramıyor. Cevap: A.

Örnek 4 — Korkudan uymak, haklı bulup uymak

Soru: Bir okul kulübünde başkan, üyeleri kulüp odasından atmakla tehdit ederek kararlarını kabul ettiriyor. Ertesi yıl kulüp tüzüğüne göre yapılan seçimde başka biri başkan oluyor ve üyeler onun kararlarına, kendisi odada yokken de uyuyor. Bu değişimi en iyi açıklayan yargı hangisidir?

  • A) İlk başkanın hiç iktidarı yoktu.
  • B) İkinci başkan egemenliğini kaybetti.
  • C) Kulüp bir sivil toplum örneği olmaktan çıktı.
  • D) Yönetim, zora dayalı iktidardan meşruiyet kazanmış otoriteye geçti.
  • E) Üyelerin siyasal özgürlüğü ortadan kalktı.

Çözüm: İlk başkanın tehditle sonuç alması bir iktidarın varlığını gösterir, ama dayanağı korkudur. İkinci başkana denetim olmadan da uyulması, buyruğun haklı bulunduğunu, yani iktidarın meşruiyetle birleştiğini gösterir. Cevap: D.

5Tuzaklar

  • İktidarı kötü bir şey sanmak. İktidar yalnızca davranışı belirleyebilme gücüdür; haklı ya da haksız olması meşruiyet sorusuyla ayrıca değerlendirilir.
  • İktidar ile otoriteyi eş anlamlı okumak. Otorite, meşruiyet kazanmış iktidardır. Paragraf korku ve zorlamayı vurguluyorsa otorite seçeneği çeldiricidir.
  • Doğal hak ile temel hakkı karıştırmak. Doğal hak devletten önce var sayılır; temel hak ise bir anayasada güvenceye alınmış haktır. «Doğuştan», «hiçbir yasaya bağlı değil» ipucu doğal hakkı gösterir.
  • Siyasal özgürlüğü irade özgürlüğüyle karıştırmak. Determinizm tartışması ahlak modülüne aittir; yönetimin bireye müdahalesinin sınırı siyaset felsefesine.
  • Eşitliği adaletle özdeş saymak. Eşit paylaşım her durumda adil bulunmayabilir; soru kökü ihtiyaç ya da hak edilmiş pay vurguluyorsa adalet tartışılıyordur.

6Tekrar kartı

  • Siyaset bilimi siyasal olguları betimler; siyaset felsefesi onları değerlendirir ve gerekçe ister.
  • Devletin unsurları: ülke, halk, egemenlik. Egemenlik: üstünde güç tanımayan en yüksek yetki.
  • İktidar: başkalarının davranışını belirleyebilme gücü. Meşruiyet: bu gücün haklı ve kabul edilir bulunması.
  • Otorite = iktidar + meşruiyet. Korkuyla uyulan iktidardır, haklı bulunarak uyulan otoritedir.
  • Weber'e atfedilen meşruiyet türleri: geleneksel (âdet), karizmatik (kişisel nitelik), yasal-ussal (kural ve usul).
  • Doğal haklar doğuştandır ve Locke ile anılır; temel haklar anayasalarla güvenceye alınır.
  • Adalet: herkese hakkını vermek. Eşitlik: yasa önünde eşitlik ve fırsat eşitliği.
  • Hukuk yasadan geniştir; sivil toplum devlet dışındaki gönüllü örgütlenmedir.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Devletin kendi ülkesinde üstünde başka hiçbir güç tanımayan en yüksek karar yetkisine ne ad verilir?

    1. A)İktidar
    2. B)Meşruiyet
    3. C)Egemenlik
    4. D)Sivil toplum
    5. E)Eşitlik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Üstünde güç tanımayan en yüksek buyurma yetkisinin adı egemenliktir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Bir kişinin başkalarının davranışını, gerekirse onların isteğine rağmen belirleyebilmesini anlatan terim hangisidir?

    1. A)İktidar
    2. B)Adalet
    3. C)Hak
    4. D)Yasa
    5. E)Fırsat eşitliği
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Davranışı isteğe rağmen yönlendirebilme kapasitesi iktidar teriminin tanımıdır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Dernek, vakıf ve sendika gibi, devletin doğrudan denetimi dışında gönüllü olarak kurulan örgütlerin oluşturduğu alan hangisidir?

    1. A)Egemenlik
    2. B)Hukuk
    3. C)Devlet
    4. D)Meşruiyet
    5. E)Sivil toplum
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Devletten bağımsız gönüllü örgütlenme alanına sivil toplum adı verilir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Yetkili organın belirli bir usulle koyduğu genel ve yazılı kural hangisidir?

    1. A)Gelenek
    2. B)Yasa
    3. C)Karizma
    4. D)Otorite
    5. E)Doğal hak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Usulüne göre konmuş yazılı ve genel kurala yasa ya da kanun denir.

  5. Soru 5 · Orta

    Otorite kavramını en iyi anlatan ifade hangisidir?

    1. A)Herhangi bir fiziksel zorlama gücü
    2. B)Devletin toprak unsuru
    3. C)Gönüllü örgütlerin toplamı
    4. D)Meşruiyet kazanmış, haklı bulunduğu için uyulan iktidar
    5. E)Kişinin doğuştan sahip olduğu hak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Otorite, yönetilenlerin haklı ve kabul edilir bulduğu iktidar biçimidir.

  6. Soru 6 · Orta

    Bir spor kulübünün üyeleri, başkanın kararlarına onun kişiliği yüzünden değil, tüzükte yazılı usulle seçilmiş olduğu için uyuyor. Weber'e atfedilen sınıflamada bu durum hangi türe girer?

    1. A)Yasal-ussal
    2. B)Geleneksel
    3. C)Karizmatik
    4. D)Doğal hak
    5. E)Egemenlik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İtaatin önceden konmuş kurallara ve usule dayanması yasal-ussal meşruiyetin özelliğidir.

  7. Soru 7 · Orta

    Bir dağcılık grubunun üyeleri, rehberlerinin olağanüstü bulunan cesaretine ve sözlerinin uyandırdığı coşkuya bağlanarak onun her kararına uyuyor. Bu meşruiyet türü hangisidir?

    1. A)Yasal-ussal
    2. B)Geleneksel
    3. C)Yasa önünde eşitlik
    4. D)Temel hak
    5. E)Karizmatik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yönetenin kişisel ve olağanüstü sayılan niteliklerine bağlılık karizmatik meşruiyeti gösterir.

  8. Soru 8 · Orta

    Aşağıdaki ifadelerden hangisi siyasal anlamdaki özgürlükle ilgilidir?

    1. A)İnsanın seçimleri doğa yasalarınca önceden belirlenmiş olabilir.
    2. B)Kişi kendi karakterini kendi iradesiyle biçimlendirir.
    3. C)Bir yurttaşın görüşünü açıkladığı için yönetimin keyfi müdahalesine uğramaması gerekir.
    4. D)Vicdan, kişiyi kimse görmezken de yargılar.
    5. E)İyiyi bilen kötülük yapmaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Siyasal özgürlük birey ile yönetim arasındaki sınırı ve keyfi müdahaleden korunmayı konu alır.

  9. Soru 9 · Orta

    Uzak köylerden okula gelen öğrencilere ücretsiz servis sağlanması, başlangıçtaki dezavantajı gidermeye yöneliktir. Bu uygulama hangi kavramla en çok ilişkilidir?

    1. A)Yasa önünde eşitlik
    2. B)Fırsat eşitliği
    3. C)Egemenlik
    4. D)Geleneksel meşruiyet
    5. E)Karizmatik otorite
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Başlangıç koşullarındaki farkı gidermek fırsat eşitliğinin tanımına uyan bir uygulamadır.

  10. Soru 10 · Orta

    Aşağıdakilerden hangisi siyaset felsefesinden çok siyaset biliminin cevaplayacağı bir sorudur?

    1. A)Çoğunluk kararı azınlığı neden bağlar?
    2. B)Yönetme yetkisi haklı bir temele dayanmalı mıdır?
    3. C)Bir devlet hangi durumda adil sayılır?
    4. D)Kurgusal bir ilçedeki muhtarlık seçimine kaç seçmen katıldı?
    5. E)Bireyin hakları ortak iyi uğruna sınırlanabilir mi?
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Katılımcı sayısı gözlem ve sayımla bulunan bir olgudur, gerekçe istemez.

  11. Soru 11 · Orta

    Hukuk ve yasa kavramları karşılaştırıldığında hangi ifade isabetlidir?

    1. A)İkisi tamamen aynı anlama gelir.
    2. B)Yasa hukuktan daha geniş bir bütündür.
    3. C)Hukukun yaptırımı yalnızca vicdandır.
    4. D)Yasalar gelenek kurallarından oluşur.
    5. E)Hukuk, yasaların yanı sıra yönetmelikleri ve yargı kararlarını da kapsayan daha geniş bir bütündür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yasa hukukun bir parçasıdır; hukuk başka kural türlerini de içine alır.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir düşünür şöyle diyebilir: «Silahlı bir çete kasabayı ele geçirdi ve her istediğini yaptırıyor. Ama kasabalılar çetenin sözlerini yasa saymıyor; çete şehirden çekildiği gün kimse o buyrukları hatırlamayacak.» Bu paragrafın vurguladığı düşünce hangisidir?

    1. A)İktidar meşruiyetle birleşmeden otoriteye dönüşmez.
    2. B)Güçlü olan her yönetim haklıdır.
    3. C)Kasaba bir sivil toplum örneğidir.
    4. D)Çete karizmatik meşruiyete sahiptir.
    5. E)Kasabalılar doğal haklarından vazgeçmiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Çetenin gücü vardır ama buyrukları haklı bulunmuyor; bu yüzden otorite oluşmamıştır.

  13. Soru 13 · Zor

    Bir öğrenci, «Anayasada yazılı olmayan bir hak yoktur, çünkü hakları devlet verir» diyor. Doğal haklar düşüncesi açısından bu iddiaya yöneltilecek eleştiri hangisidir?

    1. A)Anayasalar hiçbir hak içermez.
    2. B)Hakları yalnızca sivil toplum belirler.
    3. C)Haklar devletten önce gelir; yazılı metin onları yaratmaz, tanıyıp güvenceye alır.
    4. D)Doğal haklar yalnızca yasa önünde eşitliği kapsar.
    5. E)Haklar gelenekten doğar ve değişmez.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Doğal hak görüşüne göre insan hakları doğuştandır; hukuk metni onları ancak tanır ve korur.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir öğretmen sınıfa gelen kitapları herkese birer tane dağıtıyor. Bir öğrenci itiraz ediyor: «Bazılarımızın evinde hiç kitap yok, bazılarımızın kütüphanesi var; aynı payı almak herkese hakkını vermek midir?» İtirazın dayandığı düşünce hangisidir?

    1. A)Eşit paylaşım her zaman adil olandır.
    2. B)Eşit paylaşım, ihtiyaçlar farklıyken her durumda adil bulunmayabilir.
    3. C)Kitap dağıtımı egemenlik yetkisine girer.
    4. D)Öğretmenin otoritesi meşru değildir.
    5. E)Adalet yalnızca yasa önünde eşitlikten ibarettir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Öğrenci eşitliği adaletten ayırıyor ve farklı ihtiyaçların farklı pay gerektirebileceğini savunuyor.

  15. Soru 15 · Zor

    Kurgusal bir ada topluluğunda yönetim kuşaklar boyu aynı ailede kalmış, halk buna âdet olduğu için uymuştur. Bir gün herkesin oylarıyla yazılı bir ada sözleşmesi kabul ediliyor ve yönetici bu sözleşmedeki usule göre seçiliyor. Bu değişim, Weber'e atfedilen sınıflamaya göre hangi geçişi gösterir?

    1. A)Karizmatik meşruiyetten geleneksel meşruiyete
    2. B)Yasal-ussal meşruiyetten karizmatik meşruiyete
    3. C)Egemenlikten sivil topluma
    4. D)Geleneksel meşruiyetten yasal-ussal meşruiyete
    5. E)Doğal haktan temel hakka
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İtaatin dayanağı âdetten yazılı kural ve usule kaydığı için geçiş gelenekselden yasal-ussala doğrudur.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Devletin kaynağı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Ders kitaplarında devletin unsurları genellikle hangi üçlüyle verilir?

    1. A)Hukuk, yasa ve gelenek
    2. B)İktidar, karizma ve sivil toplum
    3. C)Adalet, eşitlik ve özgürlük
    4. D)Ülke, halk ve egemenlik
    5. E)Vakıf, dernek ve sendika
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Toprak, insan topluluğu ve en yüksek yetki birlikte devletin unsurlarını oluşturur.

  2. Soru 2 · Orta

    Aşağıdakilerden hangisi doğrudan bir meşruiyet sorusudur?

    1. A)Yönetenin buyruklarına uyulması hangi gerekçeyle haklı sayılır?
    2. B)Bir meclis yılda kaç yasa çıkarır?
    3. C)Bir ülkenin yüz ölçümü ne kadardır?
    4. D)Kaç dernek gönüllü üye kabul ediyor?
    5. E)Yöneticinin yaşı kaçtır?
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Meşruiyet, yönetme gücünün dayanağını ve haklı bulunup bulunmadığını sorgular.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir düşünür şöyle diyebilir: «Adadaki yaşlı kadın kimseyi tehdit etmedi, elinde hiçbir zor aracı yoktu. Yine de su paylaşımı konusundaki kararlarına, o adanın öbür ucundayken bile herkes uydu; çünkü insanlar bu kararları hakkaniyetli buluyordu.» Paragrafın anlattığı durum hangisidir?

    1. A)Meşruiyetten yoksun çıplak iktidar
    2. B)Egemenliğin bölünmesi
    3. C)Sivil toplumun devletle çatışması
    4. D)Siyasal özgürlüğün kaybı
    5. E)Rızaya dayanan, meşruiyet kazanmış otorite
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Zor aracı olmadan ve denetim yokken uyulması, kararların haklı bulunduğunu yani otoriteyi gösterir.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir düşünür topluluğun ortak iyisi için bireyin bazı tercihlerinin sınırlanabileceğini, bir başkası ise bireyin haklarının hiçbir ortak amaç uğruna çiğnenemeyeceğini savunuyor. Bu tartışma en çok hangi ilişki etrafında dönmektedir?

    1. A)Yasa ile yönetmelik
    2. B)Geleneksel ile karizmatik meşruiyet
    3. C)Birey ile toplum
    4. D)Egemenlik ile toprak
    5. E)Doğal hak ile vicdan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bireyin hakları ile topluluğun ortak iyisi arasındaki öncelik sorusu birey–toplum ilişkisinin konusudur.

  5. Soru 5 · Zor

    Bir öğrenci şöyle düşünüyor: «En güçlü olan her zaman meşrudur, çünkü uyulmayan bir buyruk zaten yönetim sayılmaz.» Bu çıkarımın atladığı nokta nedir?

    1. A)Güçlü yönetimler hiç uyulmayan buyruk verir.
    2. B)Uyulmanın nedenini ayırmıyor; korkuyla uyulan iktidar ile haklı bulunduğu için uyulan otorite farklıdır.
    3. C)Meşruiyet yalnızca yazılı yasalarla ilgilidir.
    4. D)Yönetim kavramının iktidarla hiçbir ilgisi yoktur.
    5. E)Egemenlik meşruiyetin bir türüdür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Bir buyruğa uyulması tek başına meşruiyeti kanıtlamaz; itaatin korkudan mı rızadan mı geldiğine bakmak gerekir.

FL07 — Siyaset Felsefesi

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.