YKS Felsefe · Din Felsefesi · FEL-FL06-L02
Tanrı'nın varlığına ilişkin görüşler
TYTAYT· 8 bölüm
1Kanca
Bayram sofrasında Mert'in amcası elindeki kol saatini masaya bırakıp «Çarkları kendi kendine bu kadar uyumlu dizilmiş bir saat gördün mü hiç?» diye soruyor. Üniversitede fizik okuyan kuzeni Selin gülümsüyor: «Evren saate benziyor mu, onu da konuşalım.» Babaannesi ise ikisine de aynı cevabı veriyor: «Ben inanmak için kanıt beklemem.» Mert o akşam kimin haklı olduğuna karar vermiyor; ama bir şeyi fark ediyor. Üç kişi üç ayrı yoldan konuşuyordu: biri düzenden yola çıktı, biri o benzetmenin kendisini sorguladı, biri de meseleyi aklın dışına taşıdı. Felsefe paragraflarında senden istenen de bir hüküm değil, bu yolları birbirinden ayırmaktır.
2Hedefler
- Ontolojik, kozmolojik, teleolojik ve ahlak argümanlarını hangi öncülden yola çıktıklarına göre sınıflandırırsın.
- Anselmus, Descartes, Aristoteles, Farabi, İbn Sina, Gazali, Paley ve Kant'ı ilgili argümanla eşleştirirsin.
- Kant'ın, Hume'un ve kötülük probleminin bu argümanlara yönelttiği itirazların neyi hedef aldığını açıklarsın.
- Özgün bir paragrafta argümanın kavramdan mı, nedenden mi, düzenden mi, ahlaktan mı hareket ettiğini gerekçesiyle belirlersin.
3Konu anlatımı
Neyi değil, nasıl sorduğumuz
Din felsefesi Tanrı'nın var olup olmadığını oylamaya sunmaz. İncelediği şey, bu konuda ileri sürülen gerekçelerin iç yapısıdır: hangi öncül kabul ediliyor, sonuca hangi adımla varılıyor, karşı taraf hangi halkaya itiraz ediyor. Sınavda «Bu argüman güçlü mü?» diye bir soru beklenmez; beklenen, metindeki akıl yürütmenin türünü ve sahibini tanımaktır. Bu derste her argümanı başlangıç noktasıyla adlandıracağız, çünkü paragrafı çözen anahtar genellikle oradadır.
Kavramdan varlığa: ontolojik argüman
Bu argüman dünyaya bakmaz, yalnız bir kavramı çözümler. Ders kitaplarında ilk biçimi 11. yüzyıl düşünürü Canterburyli Anselmus'a bağlanır. Anselmus Tanrı'yı «kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık» olarak tanımlar. Böyle bir varlık yalnız zihinde bulunsaydı, hem zihinde hem gerçekte bulunan bir varlık ondan daha büyük olurdu; tanımla çelişki doğardı. Anselmus'a göre öyleyse bu varlık gerçekte de vardır.
Descartes argümanı kendi diliyle yeniden kurar. Zihnimizde en mükemmel varlığın ideası bulunur; varlık da bir mükemmelliktir. Kaynakların aktardığına göre Descartes, üçgen kavramından iç açılarının toplamı nasıl ayrılamıyorsa en mükemmel varlık kavramından da varoluşun ayrılamayacağını söyler.
Kant bu akıl yürütmeye ders kitaplarında sıkça anılan bir itiraz yöneltir: varlık gerçek bir yüklem değildir. Bir şeyin kavramına «var» sözcüğünü eklemek o kavramı zenginleştirmez; yalnızca kavrama karşılık gelen bir nesnenin bulunduğunu ileri sürer. Kant'ın kullandığı örnek olarak aktarılan yüz taler, düşünüldüğünde de cepte bulunduğunda da aynı yüz talerdir. Bu itirazın ontolojik argümanı tümüyle geçersiz kılıp kılmadığı felsefe tarihinde hâlâ tartışılır.
Nedenden ilk nedene: kozmolojik argüman
Burada çıkış noktası kavram değil, dünyada gözlenen bir olgudur: değişim, hareket, nedensellik ya da var olanların varlıklarını kendilerinden almayışı. Aristoteles, her hareketin bir hareket ettiriciye dayandığını ve bu zincirin sonsuza dek geriye gidemeyeceğini düşünür; zincirin başında kendisi hareket etmeyen bir ilk hareket ettirici bulunmalıdır.
İslam felsefesinde Farabi ve İbn Sina bu düşünceyi varlık kavramları üzerinden işler. Ders kitaplarında bu, vacip (zorunlu) varlık ile mümkün varlık ayrımı olarak geçer. Mümkün varlık var da olabilir, yok da; var olması için kendisi dışında bir nedene ihtiyaç duyar. Mümkünler dizisi de kendi varlığını açıklayamadığına göre, varlığı kendinden olan zorunlu bir varlığa dayanmalıdır. Kelamcı Gazali ise kaynaklarda hudus delili ile anılır: âlem sonradan meydana gelmiştir, sonradan meydana gelen her şeyin bir meydana getireni vardır. Thomas Aquinas'ın Tanrı'nın varlığına ilişkin «beş yol» adıyla bilinen gerekçelerinin bir bölümü de bu nedensellik çizgisinde anlatılır.
Düzenden düzenleyiciye: teleolojik argüman
Teleolojik ya da tasarım argümanı evrende gözlenen düzenden ve amaçlılıktan yola çıkar. Gezegenlerin yörüngesi, gözün görmeye elverişli yapısı, canlıların çevreleriyle uyumu bir düzenleyiciyi gösteren işaretler olarak okunur. William Paley'e atfedilen saat benzetmesi bu argümanın en bilinen biçimidir: çalılıkta bulunan bir saatin parçaları belli bir amaca göre düzenlendiğine göre onu bir saatçinin yaptığını düşünürüz; evren için de benzer bir çıkarım yapılabilir.
Hume'un eleştirisi bu argümanı en çok benzetme halkasından yakalar. Ders kitaplarında özetlendiği biçimiyle Hume, evrenin bir saate ya da bir makineye ne ölçüde benzediğini sorar; bu benzerlik zayıfsa çıkarım da zayıflar. Ayrıca düzenin başka açıklamaları olabileceğini ve argümanın tek başına düzenleyicinin sayısı ya da nitelikleri hakkında bilgi vermediğini ileri sürer.
Ahlaktan Tanrı'ya: Kant'ın postulatı
Kant ontolojik ve kozmolojik kanıtları kuramsal akıl açısından yetersiz bulur; ama Tanrı fikrini başka bir kapıdan, pratik akıldan geri getirir. Ahlak yasası insana erdemli olmayı buyurur; en yüksek iyi ise erdem ile ona layık bir mutluluğun birleşmesidir. Bu dünyada ikisi her zaman bir araya gelmez. Kant'a göre en yüksek iyinin gerçekleşebileceğini düşünebilmek için Tanrı'nın varlığı, ruhun ölümsüzlüğü ve özgürlükle birlikte, ahlakın bir postulatı olarak kabul edilir. Bu bir bilgi iddiası olarak değil, ahlaki eylemin anlamlı olmasının koşulu olarak sunulur.
İtirazlar ve imanın ayrı yolu
Ateizm Tanrı'nın var olmadığını, agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının da yokluğunun da bilinemeyeceğini savunur. Bu görüşleri benimseyenler yukarıdaki argümanlara çoğu zaman Kant ve Hume'un eleştirilerine başvurarak itiraz eder; iki filozofun kendi tutumları ise yorumcular arasında ayrıca tartışılır. Kant'ın ahlak yoluyla Tanrı fikrini kabul ettiğini hatırla.
Sık anılan bir başka itiraz kötülük problemidir: her şeye gücü yeten ve tümüyle iyi bir Tanrı varsa dünyadaki acı ve kötülük nasıl açıklanır? Kaynaklarda bu ikilemin bir biçimi Epikuros'a atfedilir. Teistler buna farklı cevaplar verir; örneğin insana tanınan özgür iradenin kötülüğü de mümkün kıldığı savunulur. Sınav düzeyinde iki tarafın gerekçesini tanıman yeterlidir.
Fideizm ise tartışmanın zeminini değiştirir: iman akla dayanmak zorunda değildir, akılla temellendirilmesi de gerekmez. Ders kitaplarında bu çizgide Kierkegaard'ın adı anılır; onun iman anlayışı kimi kaynaklarda bir sıçrayış olarak özetlenir. Mert'in babaannesinin cümlesi bu tutuma örnek gösterilebilir.
Argüman haritası
| Argümanın adı | Yola çıktığı yer | Öne çıkan isim | Ayırt edici kavram | Paragrafı ele veren iz |
|---|---|---|---|---|
| Ontolojik | Tanrı kavramı | Anselmus, Descartes | en mükemmel varlık | «tanımı gereği», «düşünülebilecek en büyük» |
| Kozmolojik | hareket, neden, mümkün varlık | Aristoteles, Farabi, İbn Sina, Gazali | ilk hareket ettirici, vacip varlık, hudus | «zincir sonsuza gidemez», «sonradan olan» |
| Teleolojik | evrendeki düzen | Paley | tasarım, amaçlılık | «saat», «uyum», «bir amaca göre» |
| Ahlak | ahlak yasası | Kant | postulat, en yüksek iyi | «erdem ile mutluluk», «ödev» |
| İtiraz / fideizm | itiraz edilen adım ya da imanın kendisi | Hume, Kant, Kierkegaard | benzetme eleştirisi, kötülük problemi, sıçrayış | «benzerlik zayıf», «kanıt beklemem» |
Metin çözümü: argümanın başladığı yer
Bu tartışmaya katılan bir düşünür şöyle diyebilir: «Bu masa bir zamanlar yoktu; bir marangoz onu yaptı. Marangoz da bir zaman doğmadan önce yoktu. Etrafımda bakındığım her şey bir zamandan sonra var oldu. Öyleyse var olmaya başlamış olanların bütünü de kendi başına ortaya çıkmış olamaz.»
Önce başlangıç noktasını bul: metin bir kavramı tanımlamıyor, düzen ya da uyumdan da söz etmiyor; gözlenen nesnelerin sonradan var olduğunu söylüyor. Bu ontolojik ve teleolojik seçenekleri eler. Sonra adımı adlandır: sonradan olanın bir meydana getireni gerektirdiği düşüncesi nedensellik çizgisidir. Son olarak ince ayrıma bak: vurgu hareket değil, var olmaya başlamak; bu, kozmolojik argümanın Gazali'ye bağlanan hudus biçimine en yakın olanıdır.
Ahlak argümanında Kant, Tanrı fikrine ahlakın içinden ulaşıyordu. Tersi de sorulabilir: ahlakın kendisi bir dine mi dayanır, yoksa din olmadan da temellendirilebilir mi? Bir eylem Tanrı buyurduğu için mi iyidir, iyi olduğu için mi buyrulur? Din ile ahlak arasındaki bu bağ, birbirine karşı çıkan görüşleriyle sonraki dersin konusu.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Tanımdan çıkan sonuç
Soru: Tanrı'yı «kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık» diye tanımlayıp böyle bir varlığın yalnız zihinde bulunamayacağını savunan akıl yürütme hangi argüman türüne girer ve kime bağlanır?
- A) Kozmolojik; Aristoteles
- B) Teleolojik; Paley
- C) Ontolojik; Anselmus
- D) Ahlak argümanı; Kant
- E) Hudus delili; Gazali
Çözüm: Akıl yürütme hiçbir gözleme başvurmadan bir kavramın içeriğinden varlığa geçiyor. Kavramdan varlığa giden argüman ontolojiktir; bu tanım ders kitaplarında Anselmus'a bağlanır. Cevap: C.
Örnek 2 — Zorunlu ile mümkün
Soru: «Var olan her şey ya varlığını kendinden alır ya başkasından. Varlığını başkasından alanlar kendi başlarına yokluğa da açıktır; bunların zinciri ancak varlığı kendinden olan bir varlıkta durabilir.» Bu düşünce hangi isimlerle ve hangi kavram çiftiyle anılır?
- A) Farabi ve İbn Sina; vacip varlık ile mümkün varlık
- B) Descartes; en mükemmel varlık ideası
- C) Kant; ödev ve en yüksek iyi
- D) Hume; benzetme ve olasılık
- E) Kierkegaard; iman ve sıçrayış
Çözüm: Varlığını kendinden alan zorunlu (vacip) varlık ile başkasından alan mümkün varlık ayrımı, İslam felsefesinde Farabi ve İbn Sina'nın kozmolojik akıl yürütmesidir. Cevap: A.
Örnek 3 — Benzetmeye yöneltilen soru
Soru: «Bir saatin bir ustası olduğunu biliyoruz, çünkü saatlerin nasıl yapıldığını gördük. Evrenlerin nasıl oluştuğunu hiç görmedik; evreni saate benzetmek bu yüzden ne kadar sağlam?» Bu itiraz hangi argümanı ve onun hangi halkasını hedef alır?
- A) Ontolojik argümanı; varlığın yüklem sayılmasını
- B) Ahlak argümanını; en yüksek iyiyi
- C) Kozmolojik argümanı; ilk hareket ettiriciyi
- D) Teleolojik argümanı; evren ile insan yapımı nesne arasındaki benzetmeyi
- E) Fideizmi; imanın akla dayanmamasını
Çözüm: Saat örneği teleolojik argümana aittir. İtiraz düzenin varlığını değil, evren ile saat arasındaki benzerliğin gücünü sorguluyor; bu, Hume'a atfedilen eleştirinin yönüdür. Cevap: D.
Örnek 4 — Yüz taler
Soru: Kant'ın «varlık gerçek bir yüklem değildir» itirazı en doğrudan hangi argümana yöneliktir?
- A) Teleolojik argümana
- B) Gazali'nin hudus deliline
- C) Kötülük problemine
- D) Kendi ahlak argümanına
- E) Ontolojik argümana
Çözüm: Ontolojik argüman varlığı bir mükemmellik, yani kavramın bir niteliği gibi ele alır. Kant'ın itirazı tam bu adıma, varlığın kavrama eklenen bir yüklem sayılmasına yöneliktir. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Anahtar sözcüğe atlamak. Paragrafta «Tanrı» ve «kanıt» sözcükleri her argümanda geçer; ayırt eden, metnin bir kavramı mı, bir nedeni mi, bir düzeni mi, ahlak yasasını mı çıkış noktası yaptığıdır.
- Kant'ı yalnız eleştirmen sanmak. Kant ontolojik ve kozmolojik kanıtları kuramsal akıl açısından reddeder, ama Tanrı fikrini pratik aklın postulatı olarak kabul eder. «Ahlak yasası» ve «en yüksek iyi» geçiyorsa Kant itirazcı değil, argümanın sahibidir.
- Kozmolojik ile teleolojik argümanı karıştırmak. İkisi de dünyaya bakar; kozmolojik argüman var oluşu ve nedeni, teleolojik argüman düzeni ve amaçlılığı öne çıkarır.
- Kozmolojik çizginin bütün biçimlerini tek isme yığmak. İlk hareket ettirici Aristoteles'in, vacip–mümkün ayrımı Farabi ile İbn Sina'nın, hudus Gazali'nin kavramıdır. Âlemin bir başlangıcı olduğu vurgulanıyorsa hudusa, varlığın kendinden ya da başkasından alınması vurgulanıyorsa vacip–mümkün ayrımına bak.
- Soruda bir hüküm aramak. Sınav bir argümanın kazandığını ya da kaybettiğini sormaz; ölçülebilir olan, metindeki akıl yürütmenin türü ve kime ait olduğudur.
6Tekrar kartı
- Ontolojik: kavramdan varlığa; Anselmus (daha büyüğü düşünülemeyen), Descartes (en mükemmel varlık). İtiraz: Kant, varlık gerçek bir yüklem değildir.
- Kozmolojik: hareket ya da nedenden ilk nedene; Aristoteles (hareket ettirilmeyen ilk hareket ettirici), Farabi ve İbn Sina (vacip–mümkün varlık), Gazali (hudus), Aquinas'ın beş yolunun bir bölümü.
- Teleolojik: düzen ve amaçlılıktan düzenleyiciye; Paley'e atfedilen saat benzetmesi. Hume benzetmenin gücünü sorgular.
- Ahlak argümanı: Kant; Tanrı, en yüksek iyinin gerçekleşebilmesi için pratik aklın postulatıdır.
- Ateizm Tanrı'nın yokluğunu, agnostisizm bilinemezliği savunur; kötülük problemi sık anılan itirazdır, teistlerin özgür irade gibi cevapları vardır.
- Fideizm: iman akla dayanmak zorunda değildir; Kierkegaard.
- Paragraf anahtarı: kavram mı, neden mi, düzen mi, ahlak mı?
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Evrendeki düzen ve uyumdan bir düzenleyicinin varlığına geçen argümana ne ad verilir?
- A)Ontolojik argüman
- B)Teleolojik argüman
- C)Kozmolojik argüman
- D)Ahlak argümanı
- E)Fideizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Düzen ve amaçlılık gözleminden tasarımcıya varan akıl yürütme teleolojik ya da tasarım argümanıdır.
Soru 2 · Kolay
Hareketin zincir hâlinde sonsuza gidemeyeceğini, başta hareket ettirilmeyen bir ilk hareket ettirici bulunması gerektiğini savunan ilk çağ filozofu kimdir?
- A)Platon
- B)Epikuros
- C)Sokrates
- D)Aristoteles
- E)Herakleitos
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kendisi hareket etmeyen ilk hareket ettirici kavramı Aristoteles'in metafiziğinde yer alır.
Soru 3 · Kolay
Zihnimizdeki en mükemmel varlık ideasından o varlığın var olduğu sonucuna geçen ve bunu üçgen kavramıyla açıklayan yeni çağ filozofu kimdir?
- A)Descartes
- B)Hume
- C)Paley
- D)Aristoteles
- E)Gazali
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Mükemmellik ideasından varoluşa geçen ontolojik akıl yürütmenin yeni çağdaki temsilcisi Descartes'tır.
Soru 4 · Kolay
İmanın akla dayanmak zorunda olmadığını savunan görüş ve bu görüşle anılan düşünür hangisidir?
- A)Rasyonalizm; Descartes
- B)Empirizm; Hume
- C)Kritisizm; Kant
- D)Teleoloji; Paley
- E)Fideizm; Kierkegaard
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İmanı aklın temellendirmesinden bağımsız sayan tutum fideizmdir ve ders kitaplarında Kierkegaard ile anılır.
Soru 5 · Orta
Ontolojik argümanı öteki argümanlardan ayıran özellik hangisidir?
- A)Gözlenen hareketten yola çıkması
- B)Canlıların yapısındaki uyumu örnek göstermesi
- C)Deneye başvurmadan yalnız Tanrı kavramının içeriğinden varlığa geçmesi
- D)Ahlak yasasını öncül alması
- E)Kötülüğün varlığını açıklamaya çalışması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ontolojik argüman bütünüyle kavram çözümlemesine dayanır, dünyadan hiçbir gözlem almaz.
Soru 6 · Orta
Mümkün varlığın var olmak için kendi dışında bir nedene ihtiyaç duyduğunu, bu yüzden zorunlu bir varlığa dayanması gerektiğini ileri süren düşünürler hangileridir?
- A)Farabi ve İbn Sina
- B)Anselmus ve Descartes
- C)Hume ve Kant
- D)Paley ve Hume
- E)Epikuros ve Kierkegaard
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Vacip ve mümkün varlık ayrımı İslam felsefesinde Farabi ile İbn Sina'nın kozmolojik akıl yürütmesine aittir.
Soru 7 · Orta
Kant'ın Tanrı'nın varlığına ilişkin tutumunu en iyi özetleyen seçenek hangisidir?
- A)Tanrı'nın varlığını gözlenen düzenden kanıtlar.
- B)Tanrı'nın var olmadığını kesin olarak kanıtladığını ileri sürer.
- C)Ontolojik argümanı geliştirip savunur.
- D)İmanı aklın bütünüyle dışında görür.
- E)Kuramsal kanıtları yetersiz bulur ama Tanrı'yı ahlakın bir postulatı olarak kabul eder.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kant kuramsal akılla kanıtlamayı reddeder, pratik akıl ve en yüksek iyi üzerinden Tanrı fikrine yer açar.
Soru 8 · Orta
«Çalılıkta bulduğum bu aletin çarkları, yayı ve camı yalnız zamanı göstermek için birbirine uydurulmuş; onu bir yapanın olduğunu düşünmeden edemem. Gözün kendisi bu aletten daha az mı uyumlu?» Bu paragraf hangi argümanın örneğidir?
- A)Ontolojik argümanın
- B)Paley'e atfedilen tasarım argümanının
- C)Gazali'nin hudus delilinin
- D)Kant'ın ahlak argümanının
- E)Kötülük probleminin
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Saat benzeri aletten ve gözün uyumundan yapıcıya geçmek Paley'e atfedilen teleolojik akıl yürütmedir.
Soru 9 · Orta
Kötülük problemi hangi iki niteliğin dünyadaki acıyla bağdaştırılmasını sorgular?
- A)Tanrı'nın sonsuzluğu ile tekliğini
- B)İnsanın aklı ile duygusunu
- C)Evrenin düzeni ile büyüklüğünü
- D)Tanrı'nın her şeye gücü yetmesi ile tümüyle iyi olmasını
- E)Ruhun ölümsüzlüğü ile özgürlüğü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Her şeye gücü yeten ve tümüyle iyi bir varlığın kötülüğe neden izin verdiği sorusu problemin özüdür.
Soru 10 · Orta
Hume'un tasarım argümanına yönelttiği eleştiri en çok hangi noktayı hedef alır?
- A)Varlığın bir yüklem sayılmasını
- B)Mümkün varlık kavramını
- C)Evren ile insan yapımı makine arasındaki benzetmenin gücünü
- D)Ahlak yasasının evrenselliğini
- E)İmanın akla dayanmamasını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Hume, evrenin bir makineye ne kadar benzediğini sorarak benzetmeye dayalı çıkarımı zayıf halkası olarak görür.
Soru 11 · Orta
Gazali'ye bağlanan hudus delilini, Farabi ile İbn Sina'nın vacip–mümkün ayrımına dayanan akıl yürütmesinden ayıran vurgu hangisidir?
- A)Âlemin sonradan meydana gelmiş, yani bir başlangıcı olan bir şey sayılması
- B)Evrendeki düzen ve uyumdan yola çıkılması
- C)Tanrı kavramının çözümlenmesi
- D)Ahlak yasasının öncül alınması
- E)İmanın akıldan bağımsız görülmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İki çizgi de kozmolojiktir; hudus delili âlemin var olmaya başladığı öncülüne, öbürü mümkün varlığın varlığını başkasından almasına dayanır.
Soru 12 · Zor
«Bütün ödevlerimi yerine getirsem de dünyada erdemli olanın her zaman mutlu olmadığını görüyorum. Erdem ile ona yaraşan mutluluğun bir gün birleşeceğini düşünemezsem ahlak yasası bana boşuna buyuruyor gibi gelir.» Bu kaygıdan Tanrı'ya ulaşan bir düşünür hangi argümanı kurar?
- A)Kozmolojik argümanı
- B)Ontolojik argümanı
- C)Teleolojik argümanı
- D)Hudus delilini
- E)Ahlak argümanını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Erdem ile mutluluğun birleştiği en yüksek iyi için Tanrı'yı postula etmek Kant'ın ahlak argümanının yapısıdır.
Soru 13 · Zor
Bir öğrenci şöyle diyor: «Kant ontolojik argümanı eleştirdiğine göre Tanrı'nın varlığını hiçbir biçimde kabul etmeyen bir ateisttir.» Bu çıkarımdaki hata nedir?
- A)Kant'ı teleolojik argümanın sahibi sanması
- B)Ontolojik argümanı Aristoteles'e vermesi
- C)Kant'ın itirazını Hume'a vermesi
- D)Bir argümanın eleştirilmesini sonucun reddi sanması; Kant Tanrı fikrini ahlak yoluyla kabul eder
- E)Fideizmi ateizmle karıştırması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Bir kanıtın yetersiz bulunması sonucun yanlış sayılması demek değildir; Kant Tanrı'yı pratik aklın postulatı olarak benimser.
Soru 14 · Zor
Aşağıdaki argüman–düşünür eşleştirmelerinden hangisi hatalıdır?
- A)Ontolojik argüman: Anselmus
- B)Hudus delili: Paley
- C)İlk hareket ettirici: Aristoteles
- D)Vacip–mümkün varlık: İbn Sina
- E)Ahlakın postulatı olarak Tanrı: Kant
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Hudus delili kelamda Gazali ile anılır; Paley'e bağlanan saat benzetmesidir.
Soru 15 · Zor
«Kendi aklımla bir merdiven kurup Tanrı'ya ulaşmaya çalışmıyorum. Kanıtların her birini bir kenara koysam da inancım yerinden oynamaz; o, bir hesaplamanın sonucu değil, benim seçtiğim bir bağlılıktır.» Bu paragrafı söyleyen biri, aşağıdaki görüşlerden hangisine en yakındır?
- A)Ontolojik argümanı savunan bir rasyonaliste
- B)Agnostisizme
- C)İmanın akla dayanmak zorunda olmadığını savunan fideizme
- D)Teleolojik argümanı savunan bir doğa gözlemcisine
- E)Kötülük problemiyle Tanrı'yı reddeden ateizme
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İnancı kanıttan bağımsız bir bağlılık olarak görmek, Kierkegaard ile anılan fideist tutumu yansıtır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Din ve ahlak ilişkisi» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
«Aklımdan geçirdiğim üç yüz lira ile cüzdanımdaki üç yüz lira, tutar bakımından birbirinin aynısıdır. 'Var' demek o paraya yeni bir özellik katmaz.» Bu düşünce hangi argümana yöneltilmiş itirazın özüdür?
- A)Ontolojik argümana yöneltilen, varlığın gerçek bir yüklem olmadığı itirazının
- B)Teleolojik argümana yöneltilen benzetme eleştirisinin
- C)Kozmolojik argümana yöneltilen sonsuz geri gidiş sorusunun
- D)Ahlak argümanına yöneltilen mutluluk itirazının
- E)Fideizme yöneltilen akılcı eleştirinin
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Varlığın kavrama bir şey eklemediği düşüncesi Kant'ın ontolojik argümana itirazını yansıtır.
Soru 2 · Orta
Kozmolojik argümanın farklı biçimlerini temsilcileriyle eşleştiren seçenek hangisidir?
- A)Anselmus: en büyük varlık; Descartes: üçgen
- B)Aristoteles: ilk hareket ettirici; Farabi ve İbn Sina: vacip varlık; Gazali: hudus
- C)Paley: saat; Hume: benzetme
- D)Kant: postulat; Kierkegaard: sıçrayış
- E)Epikuros: kötülük; Hume: düzen
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Hareket, zorunlu varlık ve sonradan olma kavramlarının her biri nedensellik zincirinden ilk nedene giden kozmolojik çizgiye aittir.
Soru 3 · Zor
«Bir düşüncenin sonuna kadar düşünülebilecek en yetkin olanı, varolmayı da içermek zorundadır; aksi hâlde ondan daha yetkini, var olanı, düşünülebilirdi.» Paragraftaki akıl yürütmenin türünü, dayandığı adımla beraber gösteren seçenek hangisidir?
- A)Kozmolojik; ilk nedene varmak
- B)Teleolojik; evrendeki uyum
- C)Ontolojik; en yetkin varlık kavramının varoluşu içermesi gerektiği
- D)Ahlak argümanı; ödev ile mutluluk
- E)Fideizm; inancın kanıttan bağımsız oluşu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Gözlem yok; akıl yürütme yalnız en yetkin varlık kavramından varoluşa geçiyor, bu ontolojik argümanın yapısıdır.
Soru 4 · Zor
Hume'un tasarım argümanına yönelttiği eleştiriden hangisi çıkarılamaz?
- A)Evren ile makine arasındaki benzerlik zayıfsa çıkarım da zayıflar.
- B)Düzen başka biçimlerde de açıklanabilir.
- C)Argüman düzenleyicinin sayısı hakkında bilgi vermez.
- D)Varlık bir kavrama eklenen gerçek bir yüklem değildir.
- E)Argüman düzenleyicinin nitelikleri hakkında kesin bilgi sağlamaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Varlığın yüklem olmadığı itirazı Kant'ın ontolojik argümana yönelttiği eleştiridir, Hume'un düzen eleştirisine ait değildir.
Soru 5 · Zor
«Bugün var olan hiçbir şey dün yoktan kendini var etmedi; ama her biri de bir başkasına borçlu. Bu borç zinciri sonsuza dek ötelenirse hiçbirinin borcu ödenmiş olmaz. Zinciri, kimseye borçlu olmayan bir varlık taşımalıdır.» Bu paragraf hangi düşünce çizgisine aittir?
- A)Ontolojik argümana; çünkü kavramdan yola çıkar
- B)Teleolojik argümana; çünkü düzenden söz eder
- C)Fideizme; çünkü aklı devre dışı bırakır
- D)Ahlak argümanına; çünkü borç bir ödevdir
- E)Kozmolojik argümana; çünkü varlığını başkasından alanların zincirini, varlığı kendinden olan bir varlıkta durdurur
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Varlığını başkasından alan mümkünlerin zorunlu bir varlığa dayanması, vacip–mümkün ayrımıyla kurulan kozmolojik akıl yürütmedir.
FL06 — Din Felsefesi
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.