İçeriğe geç

YKS Felsefe · Sanat Felsefesi (Estetik) · FEL-FL05-L02

Sanat nedir? Taklit, yaratım, oyun

TYTAYT· 8 bölüm

1Kanca

Okulun yıl sonu sergisinde Ece üç eserin önünde duraksıyor. İlki kurşun kalemle çizilmiş bir armut: gölgesi, lekesi, sapındaki kıvrım öyle yerinde ki eli uzanıp tutacak gibi oluyor. İkincisi bir tuval dolusu koyu kırmızı fırça darbesi; altındaki kartta «Ninemin gittiği kış» yazıyor. Üçüncüsü, beşinci sınıfların teneffüslerde renkli tahta bloklardan kurup her gün yeniden düzenlediği eğri büğrü bir kule. Yanındaki arkadaşı armudu gösterip «Sanat budur, gerisi karalama» diyor. Ece ikna olmuyor ama nedenini söyleyemiyor. Felsefede bu tartışmanın üç ayrı tarafı var ve sınav paragrafları senden, bir metnin hangi tarafın sesiyle konuştuğunu bulmanı ister.

2Hedefler

  • Sanatı taklit, yaratım ve oyun olarak açıklayan üç görüşün temel iddiasını kendi cümlelerinle ifade edersin.
  • Platon ile Aristoteles'in taklit anlayışlarını sanata biçtikleri değer üzerinden ayırt edersin.
  • Croce, Bergson, Schiller ve Kant'a ait görüşleri öne çıkan kavramlarından tanırsın.
  • Özgün bir paragraftaki ipuçlarını kullanarak metni ilgili sanat görüşüne gerekçesiyle bağlarsın.

3Konu anlatımı

Her cevap başka bir yere bakıyor

Ece'nin arkadaşı armudu seçerken farkında olmadan bir ölçüt kullandı: eser, dünyadaki bir şeye ne kadar benziyorsa o kadar sanattır. Kırmızı tuvali savunacak biri başka bir ölçüte başvururdu: eser, onu yapanın içinde olup biteni ne kadar dışa vuruyorsa o kadar sanattır. Tahta kuleyi seven ise üçüncü bir şeye işaret ederdi: kimse bir işe yarasın diye kurmadı onu, çocuklar orada yalnızca özgürce oynadı.

Sanat felsefesinde «Sanat nedir?» sorusuna verilen cevaplar kabaca bu üç bakışa yaslanır. Taklit görüşü eserin dış dünyayla ilişkisine, yaratım görüşü sanatçının iç dünyasına, oyun görüşü de sanatsal etkinliğin kendisine, onun çıkardan ve zorunluluktan bağımsız oluşuna odaklanır. Bu ayrımı akılda tutmak, aşağıdaki filozofları birbirine karıştırmamanın en sağlam yoludur.

Platon: yatağın üç kez anılması

Platon'un sanat görüşü, idealar kuramından ayrı düşünülemez. Varlık felsefesi modülünde gördüğün gibi Platon'a göre asıl gerçeklik idealardadır; duyulur nesneler onların eksik kopyalarıdır. Devlet'in son kitabında bu düşünce bir yatak örneğiyle sanata taşınır. Bir yatak ideası vardır. Marangoz, o ideaya bakarak tahtadan bir yatak yapar; bu, ilk kopyadır. Ressam ise marangozun yatağını, üstelik yalnız bir açıdan görünüşüyle tuvale aktarır. Ressamın yaptığı, kopyanın kopyasıdır. Ders kitapları bu durumu, tablonun asıl gerçeklikten iki kat uzağa düştüğü diye anlatır.

Bu yüzden Platon sanata kuşkuyla yaklaşır. Taklitçi sanat insanı gerçeğe yaklaştırmaz, görünüşte oyalar; üstelik ruhun akıl dışı yanına, coşkuya ve kedere seslenebilir. Ders kitaplarında Platon'un ideal devletinde şairlere temkinli baktığı, onların eserlerini denetim altına almak istediği anlatılır. Bu tutumun ne kadar kesin bir yasak olduğu yorumcular arasında tartışmalıdır; sınav düzeyinde Platon'u sanata güvenmeyen bir taklit kuramcısı olarak tanıman yeterlidir.

Aristoteles: taklitle öğrenen insan

Platon'un öğrencisi Aristoteles aynı kelimeyi, mimesisi kullanır ama ona bambaşka bir değer biçer. Poetika adlı eserinde taklidi insanın doğasına yerleştirir: çocuk çevresini taklit ederek öğrenir, insan da bir taklidi seyretmekten hoşlanır, çünkü onu tanırken bir şey kavrar. Taklit, kuşku duyulacak bir sapma değil, doğal ve öğretici bir etkinliktir.

Aristoteles'te taklit edilen şey de Platon'dakinden farklıdır. Ona göre şair olmuş olanı değil, olabilecek olanı anlatır. Tarihçi belirli bir kişinin belirli bir günde ne yaptığını kaydeder; şiir ise belli bir karakterdeki birinin zorunlu ya da olası olarak ne yapacağını gösterir. Bu nedenle şiir, genel olana yöneldiği için Aristoteles'e göre tarihten daha felsefidir.

Trajedi tartışmasında Aristoteles'e bir kavram daha bağlanır: katharsis. Ders kitaplarında trajedinin izleyicide acıma ve korku uyandırarak bu duygulardan bir arınma sağladığı anlatılır. Katharsisin tam olarak ne anlama geldiği, duyguların boşaltılması mı, arıtılması mı, yoksa bir tür anlama mı olduğu kaynaklarda tartışmalıdır. Sınavda bilmen gereken, kavramın Aristoteles'e ve trajediye ait olduğudur.

Aynı kelime, ters değer

Platon ile Aristoteles'in ikisi de sanatı taklit olarak tanımlar; ayrıldıkları yer, taklide verdikleri değerdir. Platon'da taklit gerçekten uzaklaştırır, Aristoteles'te genel olanı göstererek öğretir. Ece'nin armudunu Platon, gerçek armuttan bile bir adım geride bir gölge sayardı. Aristoteles ise çizimin bize armudun ne olduğunu yeniden gördürmesinden hoşlanırdı.

Croce ve Bergson: içten dışa doğru

Yirminci yüzyılın İtalyan düşünürü Benedetto Croce, sanatı dış dünyanın kopyası olarak görmez. Ders kitaplarında onun görüşü «sanat sezgidir, sezgi de ifadedir» diye özetlenir. Sanatçı bir duyguyu ya da imgeyi zihninde bütün olarak sezdiği anda eser asıl olarak tamamlanmıştır; tuvale, mermere ya da nota kâğıdına aktarmak bu iç yaratımın dışa vurumudur. Croce'nin terimleri kitaptan kitaba biraz farklı aktarılır; bu nedenle onu tanıtan işaret olarak «sezgi» ile «ifade» kavramlarının birlikte geçmesine bak. Kimi kaynaklar aynı çizgide İngiliz filozof Collingwood'u da anar ve sanatı duygunun hayal gücüyle ifadesi olarak açıkladığını aktarır.

Bergson'u bilgi felsefesinde, sezgiyi zekânın karşısına koyan düşünür olarak tanıdın. Sanata bakışı da oradan çıkar. Gündelik algımız pratiktir: nesnelere işimize yaradıkları kadarıyla bakar, onları etiketleyip geçeriz. Sanatçı ise sezgisiyle bu yararcı perdeyi aralar ve bizim görmeden geçtiğimiz bireysel, biricik olanı yakalar. Bir şairin sıradan bir sonbahar sabahını okura ilk kez görüyormuş gibi yaşatması bu görüşle açıklanabilir. Yaratım görüşünde ağırlık eserin neye benzediğinde değil, sanatçının sezgisinde ve özgün kavrayışındadır.

Schiller ve Kant: serbest oyun

Alman şair ve düşünür Friedrich Schiller, estetik eğitim üzerine yazdığı mektuplarda insanda iki temel eğilim görür. Biri duyulara ve değişen maddeye bağlayan duyusal dürtüdür; öbürü düzen, yasa ve kalıcılık arayan biçim dürtüsü. Ders kitaplarında aktarıldığına göre Schiller bu ikisini uzlaştıran üçüncü bir eğilimden, oyun dürtüsünden söz eder. Sanat bu dürtünün alanıdır; insan orada ne doğanın zorlamasına ne de katı kuralların baskısına boyun eğer, kendini özgür bir etkinlik içinde bulur.

Kant'ın adı bu başlıkta ders kitabı düzeyinde birkaç kavramla anılır. Ona göre güzel karşısında duyduğumuz hoşlanma çıkar gözetmez: güzel bir besteyi dinlerken ondan bir yarar ya da kazanç beklemeyiz. Sanat eseri bir amaca hizmet ediyormuş gibi düzenlidir ama belirli bir amaca bağlı değildir; Kant bunu amaçsız amaçlılık diye adlandırır. Güzelin deneyiminde hayal gücü ile anlama yetisi birbirini sınırlamadan serbestçe oynar. Kant'ın güzellik yargısının kime ve neye dayandığı ise ayrı bir tartışmadır; ona sonraki derste döneceğiz.

Kim neyi söyledi: kısa kart

Görüşün adıDüşünürSanat, ona göre…Anahtar terimMetindeki ele verici iz
TaklitPlatonasıldan iki kat uzağa düşmüş bir görünüşkopyanın kopyası«gölge», «aldatıcı görünüş», şairlere güvensizlik
TaklitAristotelesdoğal, öğretici bir yeniden sunuşmimesis, katharsis«olabilecek olan», «genel», acıma ve korku
YaratımCroceiç sezginin ifadesisezgi = ifade«zihinde tamamlanan eser», dışa vurum
YaratımBergsongündelik algının ötesindeki sezgisel kavrayışsezgi, biriciklik«etiketlerin ardı», «ilk kez görmek»
OyunSchilleriki dürtünün uzlaştığı özgürlük alanıoyun dürtüsü«zorlamasız», «özgür etkinlik»
OyunKantçıkarsız hoşlanma, serbest yeti oyunuamaçsız amaçlılık«yarar beklemeden», «hayal gücü ve anlama»

Yaratım ile oyunu ayırmak

İki görüş de sanatçının özgürlüğünü öne çıkardığı için karıştırılır. Ayrım ölçütü vurgunun nerede durduğudur. Paragraf sanatçının iç dünyasından, kendine özgü sezgisinden, eserin önce zihinde doğmasından söz ediyorsa yaratım görüşüne bak. Paragraf sanatsal etkinliğin çıkar ve yarar gütmediğini, zorunluluktan kurtulmuş, kendi için yapılan bir uğraş olduğunu vurguluyorsa oyun görüşüne bak.

Bir uyarı daha: bu üç görüş birer estetik zevk sıralaması değildir. Sınav sana armut çizimini mi kırmızı tuvali mi beğenmen gerektiğini sormaz; ölçülebilir olan, bir yargının hangi kurama ait olduğudur.

Metin çözümü: kimin sesi?

Sanat üzerine düşünen ve eseri dış dünyaya benzerliğiyle ölçmeyen biri şunları söyleyebilir: «Bir besteci, ezgiyi kâğıda dökmeden çok önce onu bütünüyle duyar. Notaların sayfaya geçmesi, içerde zaten olgunlaşmış bir görüntünün dışarıya taşınmasıdır. Bu yüzden eser, sokaktaki seslerin ya da kuş cıvıltısının bir kopyası değildir; bestecinin yalnızca kendine ait olan kavrayışıdır.»

İlk adımda dışarıya mı içeriye mi bakıldığını sor: metin taklidi açıkça reddediyor, kuş sesinin kopyası olmadığını söylüyor. Platon da Aristoteles de elenir. İkinci adımda vurguyu bul: çıkarsızlık ya da özgür oyun değil, eserin içerde bütün olarak doğması ve sonra dışa vurulması öne çıkıyor. Üçüncü adımda kavramı eşle: «kâğıda dökmeden önce bütünüyle duymak» sezgiye, «dışarıya taşımak» ifadeye karşılık geliyor. Metin, yaratım görüşünün Croce çizgisindedir.

Taklit, yaratım ve oyun sanatın ne olduğuna cevap veriyor; geride çözülmemiş bir soru kalıyor. Ece'nin arkadaşı armudu güzel bulurken armudun kendisindeki bir niteliği mi gördü, yoksa yalnızca kendi beğenisini mi dile getirdi? Platon güzelliği bakandan bağımsız bir ölçüye bağlarken Kant ve Hume ölçüyü yargıda bulunan özneye yaklaştırır. Güzelin nesnede mi, bakanın yargısında mı bulunduğu tartışması sıradaki dersin konusu.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Kopyanın kopyası

Soru: Ressamın yaptığı yatak resmini, idea ile marangozun yatağından sonra gelen üçüncü basamak sayan ve bu yüzden sanata kuşkuyla bakan düşünür kimdir?

  • A) Aristoteles
  • B) Platon
  • C) Croce
  • D) Schiller
  • E) Kant

Çözüm: İdea, marangozun yaptığı nesne ve ressamın tablosu sıralaması Platon'un Devlet'teki örneğidir. Aristoteles de taklitten söz eder ama ona olumlu bir değer verir. Cevap: B.

Örnek 2 — Tarih ile şiir

Soru: Şiirin tarihten daha felsefi olduğunu, çünkü tarihin olmuş olanı, şiirin ise olabilecek olanı anlattığını savunan düşünürün sanat anlayışı hangi kavramla birlikte anılır?

  • A) Oyun dürtüsü
  • B) Amaçsız amaçlılık
  • C) Sezgi ve ifade
  • D) Mimesis
  • E) Hayat atılımı

Çözüm: Olmuş olan ile olabilecek olanı ayıran Aristoteles'tir ve onun sanat görüşü mimesis, yani taklit kavramıyla anılır. A Schiller'e, B Kant'a, C Croce'ye aittir. Cevap: D.

Örnek 3 — Zihinde biten eser

Soru: «Heykeltıraş mermere ilk darbeyi vurmadan önce figür onun içinde bütünüyle şekillenmiştir; taş yalnızca bu iç görüntünün dışa taşındığı malzemedir.» Bu yargı hangi sanat görüşüne yakındır?

  • A) Sanat yaratımdır; eser sanatçının iç sezgisinin ifadesidir.
  • B) Sanat, idealardan uzaklaşan bir taklittir.
  • C) Sanat, olabilecek olanı gösteren öğretici bir taklittir.
  • D) Sanat, duyusal ve biçimsel dürtüleri uzlaştıran bir oyundur.
  • E) Sanat, yalnız toplumsal yarar için üretilir.

Çözüm: Eserin önce sanatçının içinde tamamlanması ve malzemenin yalnızca dışa vurum aracı olması, Croce'nin sezgi-ifade görüşünü gösterir. Dış dünyaya benzerlikten söz edilmediği için taklit seçenekleri elenir. Cevap: A.

Örnek 4 — Çıkarsız hoşlanma

Soru: Bir sanatseverin şu sözü hangi düşünürün sanat anlayışına en yakındır? «Bu türküyü dinlerken ondan hiçbir şey beklemiyorum; ne bir bilgi ne bir kazanç. Yine de her şey sanki bir amaca göre yerli yerinde.»

  • A) Platon
  • B) Aristoteles
  • C) Bergson
  • D) Croce
  • E) Kant

Çözüm: Yarar beklemeden duyulan hoşlanma çıkar gözetmeyen hoşlanmaya, «bir amaca göre yerli yerinde ama amaç yok» düşüncesi de amaçsız amaçlılığa karşılık gelir. İki kavram da Kant'ındır. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • «Taklit» kelimesini görünce hemen Platon'u seçmek. Aristoteles de sanatı taklit sayar; ayırt edici işaret değerdir. Kuşku, gölge ve gerçekten uzaklaşma Platon'u; öğrenme, hoşlanma ve genel olan Aristoteles'i gösterir.
  • Katharsisi Platon'a vermek. Trajedinin acıma ve korku yoluyla arınma sağladığı düşüncesinin sahibi, kaynakların ortak aktarımıyla Aristoteles'tir.
  • Yaratım ile oyunu yalnız «özgürlük» sözcüğüyle ayırmaya çalışmak. İkisinde de özgürlük geçer; iç sezgi ve ifade vurgusu yaratımı, çıkarsızlık ve kendi için yapılan etkinlik vurgusu oyunu gösterir.
  • Bergson'u yalnız bilgi felsefesine ait sanmak. Sezgi kavramı sanat görüşünde de iş görür: sanatçı gündelik, yararcı algının ötesindeki biricik olanı yakalar.
  • Soruyu bir zevk yarışması gibi okumak. Hangi eserin daha iyi olduğu sorulmaz; doğru cevap, verilen yargının hangi kurama ait olduğudur.

6Tekrar kartı

  • Üç cevap: taklit (eser ile dünya), yaratım (eser ile sanatçının içi), oyun (çıkarsız, özgür etkinlik).
  • Platon: sanat kopyanın kopyasıdır; idea, marangozun yatağı, ressamın yatağı; şairlere temkinli bakar.
  • Aristoteles: mimesis doğal ve öğreticidir; şiir olabilecek olanı, genel olanı anlatır; trajedide katharsis.
  • Croce: sanat sezgidir ve ifadedir; eser önce zihinde tamamlanır. Collingwood da kimi kaynakta ifade görüşüyle anılır.
  • Bergson: sanatçı sezgisiyle pratik algının perdesini aralar, biricik olanı görür.
  • Schiller: oyun dürtüsü duyusal dürtü ile biçim dürtüsünü uzlaştırır; sanat özgürlük alanıdır.
  • Kant: çıkar gözetmeyen hoşlanma, amaçsız amaçlılık, hayal gücü ile anlama yetisinin serbest oyunu.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Sanatçının duyulur nesneleri taklit ettiğini, bu nesnelerin de idealardan kopyalandığını düşünen filozof hangisidir?

    1. A)Kant
    2. B)Platon
    3. C)Schiller
    4. D)Croce
    5. E)Bergson
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Duyulur nesneyi ideanın kopyası, sanat eserini de o nesnenin kopyası sayan görüş Platon'a aittir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Ders kitaplarında «sanat sezgidir ve ifadedir» biçiminde özetlenen görüş kime aittir?

    1. A)Aristoteles
    2. B)Schiller
    3. C)Platon
    4. D)Croce
    5. E)Kant
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Eseri sanatçının iç sezgisinin dışa vurumu sayan İtalyan düşünür Croce'dir.

  3. Soru 3 · Kolay

    İnsanda duyusal dürtü ile biçim dürtüsünü uzlaştıran bir oyun dürtüsünden söz eden düşünür kimdir?

    1. A)Schiller
    2. B)Bergson
    3. C)Aristoteles
    4. D)Platon
    5. E)Croce
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Oyun dürtüsü kavramı ve sanatın özgürlük alanı sayılması Schiller'in estetik görüşüne aittir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Trajedinin izleyicide acıma ve korku uyandırarak sağladığı arınmaya verilen ad hangisidir?

    1. A)Mimesis
    2. B)Sezgi
    3. C)Oyun dürtüsü
    4. D)Amaçsız amaçlılık
    5. E)Katharsis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Aristoteles'e bağlanan bu arınma kavramı ders kitaplarında katharsis adıyla geçer.

  5. Soru 5 · Orta

    Platon ile Aristoteles'in sanat görüşlerini karşılaştıran ifadelerden hangisi isabetlidir?

    1. A)Platon sanatı oyun, Aristoteles yaratım olarak görür.
    2. B)İkisi de taklidi gerçeğe ulaştıran en güvenilir yol sayar.
    3. C)İkisi de sanatı taklit olarak tanımlar; Platon taklide kuşkuyla bakarken Aristoteles onu doğal ve öğretici bulur.
    4. D)Aristoteles şairleri ideal devletten uzak tutmak ister.
    5. E)Platon şiiri tarihten daha felsefi bulur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ortak kavram taklittir; ayrılık, Platon'un kuşkusu ile Aristoteles'in olumlu değerlendirmesindedir.

  6. Soru 6 · Orta

    Aristoteles'e göre şiiri tarihten ayıran özellik nedir?

    1. A)Şiirin olabilecek olanı ve genel olanı, tarihin ise olmuş olanı ve tek tek olayları anlatması
    2. B)Şiirin yalnız tanrıları konu alması
    3. C)Tarihin hayal gücüne dayanması
    4. D)Şiirin idealardan üç basamak uzak olması
    5. E)Tarihin çıkar gözetmeyen bir oyun olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Aristoteles şiiri genel olana yöneldiği için tarihten daha felsefi sayar.

  7. Soru 7 · Orta

    Kant'ın sanat ve güzel anlayışıyla ilişkilendirilen kavram çifti hangisidir?

    1. A)İdea ve kopya
    2. B)Mimesis ve katharsis
    3. C)Süre ve hayat atılımı
    4. D)Duyusal dürtü ve tez
    5. E)Çıkar gözetmeyen hoşlanma ve amaçsız amaçlılık
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kant'ta güzel karşısındaki hoşlanma yarar beklemez ve eser belirli bir amaca bağlı olmadan düzenli görünür.

  8. Soru 8 · Orta

    Bergson'un sanatçıya biçtiği rol en iyi hangi seçenekte anlatılmıştır?

    1. A)Doğayı en ince ayrıntısına kadar kopyalamak
    2. B)Sezgisiyle gündelik, yararcı algının ötesine geçip biricik olanı kavramak
    3. C)Toplumun ahlak kurallarını öğretmek
    4. D)İdealara bakarak nesne üretmek
    5. E)Seyircide acıma ve korku uyandırmak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Bergson'a göre sanatçı pratik etiketlerin ardındaki bireysel gerçekliği sezgiyle yakalar.

  9. Soru 9 · Orta

    «Ressam masadaki elmayı çiziyor; ama o elma da asıl elmanın, hiç çürümeyen örneğin soluk bir yansısı. Tuvaldeki, yansının yansısıdır.» Bu yargıyı hangi görüşle eşleştirirsin?

    1. A)Sanat iç sezginin ifadesidir.
    2. B)Sanat çıkar gözetmeyen bir oyundur.
    3. C)Taklit genel olanı göstererek öğretir.
    4. D)Sanat, ideanın kopyası olan nesneyi taklit ettiği için gerçekten iki kat uzaklaşır.
    5. E)Sanatçı gündelik algının perdesini aralar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Yansının yansısı benzetmesi Platon'un kopyanın kopyası düşüncesini aktarır.

  10. Soru 10 · Orta

    Yaratım görüşünü oyun görüşünden ayıran vurgu hangisidir?

    1. A)Sanatın dış dünyayı taklit etmesi
    2. B)Sanatın ahlaki yarar sağlaması
    3. C)Eserin sanatçının iç dünyasında, sezgisinde doğup dışa vurulması
    4. D)Sanatın idealardan uzaklaşması
    5. E)Sanatın toplumsal bir kurum olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yaratım görüşü sanatçının iç sezgisine, oyun görüşü ise çıkarsız ve özgür etkinliğe odaklanır.

  11. Soru 11 · Orta

    Ders kitaplarında aktarıldığına göre Platon'un ideal devletinde şairlere temkinli bakmasının gerekçesi hangisidir?

    1. A)Taklitçi şiirin gerçekten uzak görünüşlerle oyalaması ve ruhun akıl dışı yanına seslenmesi
    2. B)Şiirin olabilecek olanı anlatması
    3. C)Şiirin çıkar gözetmemesi
    4. D)Şairlerin sezgiye fazla güvenmesi
    5. E)Şiirin genel olana yönelmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Platon taklidin hakikatten uzaklaştırdığını ve duyguları kışkırttığını düşündüğü için şiire kuşkuyla yaklaşır.

  12. Soru 12 · Zor

    «Çocukların sahilde kurduğu kum kaleleri ne satılır ne korunur; dalga gelir, yıkılır, ertesi gün yenisi yapılır. Onları kuranlar o saatlerde ne bir kurala ne bir ihtiyaca boyun eğer; yalnızca kendi istekleriyle biçim verirler.» Bu gözlemi sanata genelleyen biri hangi görüşe yaslanır?

    1. A)Sanatın gerçekten uzaklaştıran bir taklit olduğu görüşüne
    2. B)Sanatın olabilecek olanı gösteren bir taklit olduğu görüşüne
    3. C)Sanatın iç sezginin ifadesi olduğu görüşüne
    4. D)Sanatın ahlaki eğitim aracı olduğu görüşüne
    5. E)Sanatın zorlamadan bağımsız, özgür bir oyun olduğu görüşüne
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yarar ve zorunluluk gütmeyen, kendi için yapılan etkinlik vurgusu oyun görüşünün işaretidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Ece, sergideki armut çiziminin seyredenlere gündelik meyveyi yeniden fark ettirmesinden ve onlara bir şey öğretmesinden söz ediyor. Bu yorum hangi düşünürün değerlendirmesine en yakındır ve neden?

    1. A)Platon'un; çünkü çizim bir kopyadır.
    2. B)Croce'nin; çünkü çizim zihinde tamamlanmıştır.
    3. C)Schiller'in; çünkü çizim bir oyundur.
    4. D)Aristoteles'in; çünkü taklidi tanımaktan hoşlanmayı ve onun öğretici oluşunu öne çıkarır.
    5. E)Kant'ın; çünkü çizim çıkar gözetmez.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Taklidin olumlu, öğretici ve hoşlandırıcı yanını vurgulayan yorum Aristoteles'e uyar; Platon aynı kopyaya kuşkuyla bakardı.

  14. Soru 14 · Zor

    Şu beş düşünür–kavram çiftinden hangisi hatalı kurulmuştur?

    1. A)Aristoteles ile katharsis
    2. B)Croce ile oyun dürtüsü
    3. C)Kant ile amaçsız amaçlılık
    4. D)Platon ile kopyanın kopyası
    5. E)Bergson ile sezgi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Oyun dürtüsü Schiller'in kavramıdır; Croce'ye bağlanan kavramlar sezgi ve ifadedir.

  15. Soru 15 · Zor

    «Sanat taklittir» diyen iki düşünürden birinin sanatı kuşkuyla, öbürünün olumlu karşılamasının kökü nedir?

    1. A)Birinin sezgiyi, öbürünün zekâyı öne çıkarması
    2. B)Birinin oyun dürtüsünü kabul etmesi
    3. C)Platon'da gerçek varlığın idealarda olması yüzünden taklidin gerçekten uzaklaşma sayılması, Aristoteles'te ise taklidin genel olanı göstererek öğretmesi
    4. D)İkisinin farklı sanat dallarını incelemesi
    5. E)Aristoteles'in idealar kuramını Platon'dan daha katı savunması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Değer farkı varlık görüşünden doğar: idealar kuramı Platon'u kuşkuya, Aristoteles'in genel olana yönelişi olumlu yargıya götürür.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Güzel nesnel mi, öznel mi?» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hayal gücü ile anlama yetisinin serbest oyununu güzelin deneyimine bağlayan düşünürün görüşü hangi başlıkta anılır?

    1. A)Sanat oyundur
    2. B)Sanat taklittir
    3. C)Sanat yaratımdır
    4. D)Sanat bilgidir
    5. E)Sanat ahlaktır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kant'ın yetilerin serbest oyunu düşüncesi ders kitaplarında Schiller'le birlikte oyun görüşü altında işlenir.

  2. Soru 2 · Orta

    Sanat görüşü ile temsilcilerini doğru eşleştiren seçenek hangisidir?

    1. A)Taklit: Croce ve Kant
    2. B)Taklit: Platon ve Aristoteles; yaratım: Croce ve Bergson; oyun: Schiller ve Kant
    3. C)Yaratım: Platon ve Schiller
    4. D)Oyun: Aristoteles ve Bergson
    5. E)Yaratım: Kant ve Aristoteles
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ders kitabı sınıflaması taklidi Platon ve Aristoteles'e, yaratımı Croce ve Bergson'a, oyunu Schiller ve Kant'a verir.

  3. Soru 3 · Zor

    «Bir mimar, binanın taşına harcına dokunmadan önce onu baştan sona içinde görür. Çizimler ve yapı, bu iç görüntünün dünyaya taşınmış hâlidir; asıl eser o görüntüdür.» Bu metnin sahibine en yakın düşünür ve onu ele veren ipucu hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Aristoteles; olabilecek olanın gösterilmesi
    2. B)Schiller; zorlamasız etkinlik
    3. C)Croce; eserin önce iç sezgide tamamlanıp sonra dışa vurulması
    4. D)Platon; idealardan uzaklaşan kopya
    5. E)Kant; çıkar gözetmeyen hoşlanma
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Asıl eserin iç görüntü, yapının ise onun dışa taşınması sayılması Croce'nin sezgi ve ifade görüşünü gösterir.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir öğrenci, «Aristoteles de sanatı taklit saydığına göre o da Platon gibi şairlere güvenmez» diyor. Bu çıkarımın hatası nedir?

    1. A)Aristoteles'i yaratım görüşüne yerleştirmemesi
    2. B)Platon'u oyun görüşüyle karıştırması
    3. C)Katharsisi Kant'a vermesi
    4. D)Aynı kavramı paylaşmanın aynı değerlendirmeyi gerektirdiğini sanması; Aristoteles taklidi doğal ve öğretici bulur
    5. E)Şiirin tarihten daha az felsefi olduğunu varsayması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İki filozof da mimesisten söz eder ama Aristoteles taklide olumlu bir değer verdiği için Platon'un kuşkusunu paylaşmaz.

  5. Soru 5 · Zor

    «Kalabalık caddeden her gün geçeriz ama onu görmeyiz; yalnızca otobüs durağını, fırını, karşıya geçeceğimiz yeri seçeriz. Bir şair aynı caddeyi anlattığında taşın rengini, bir pencerenin eğikliğini ilk kez fark ederiz.» Bu paragraf hangi düşünürün sanat görüşüne yaslanır?

    1. A)Platon; sanatın görünüşleri kopyaladığı düşüncesine
    2. B)Kant; amaçsız amaçlılık düşüncesine
    3. C)Schiller; oyun dürtüsü düşüncesine
    4. D)Aristoteles; katharsis düşüncesine
    5. E)Bergson; sanatçının sezgisiyle gündelik pratik algının ötesindeki biricik olanı görmesi düşüncesine
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. İşe yarayanı seçen gündelik bakış ile şairin fark ettirdiği ayrıntı arasındaki karşıtlık, Bergson'un sezgi temelli sanat görüşünü yansıtır.

FL05 — Sanat Felsefesi (Estetik)

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.