İçeriğe geç

YKS Felsefe · Ahlak Felsefesi (Etik) · FEL-FL04-L05

Ödev etiği

TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Kantinde sıra Mert'e geliyor. Tostun parasını ödüyor, görevli aceleyle üstünü otuz yerine yetmiş lira sayıp avucuna bırakıyor. Mert fazlayı hiç düşünmeden geri uzatıyor. Arkadaki Zeynep gülümsüyor: «Tavandaki kamerayı gördün, değil mi?» Mert'in cevabı gecikiyor. Kamera gerçekten oradaydı. Görmeseydi de kırk lirayı iade eder miydi? Görevliye bakılırsa iki ihtimalde de olan aynı: bir el, bir avuç bozuk para. Mert'in aklına takılan ise başka: aynı hareket, arkasındaki gerekçeye göre farklı bir ahlaki ağırlık taşıyabilir mi? Bu dersin filozofu, sorunun cevabını tam da bu görünmeyen yerde arar.

2Hedefler

  • Kant'ın ahlaki değeri eylemin niyetine ve dayandığı ilkeye bağladığını açıklarsın.
  • Ödeve uygun eylemi ödevden dolayı yapılan eylemden, koşullu buyruğu kategorik buyruktan ayırırsın.
  • Kategorik buyruğun evrenselleştirme ve insanı amaç olarak görme formüllerini örnek bir durumda uygularsın.
  • Özgün bir paragrafta niyet, evrensellik ve araç-amaç ipuçlarını bulup metni Kant'a ya da Mill'e bağlarsın.

3Konu anlatımı

Görünmeyen yerde başlayan ahlak

Mert'in sorusu ahlak felsefesinde eski bir ayrımı canlandırıyor: bir eylemi dışarıdan izleyebiliriz, gerekçesini ise ancak eylemi yapan bilir. Faydacı düşünür eylemi doğurduğu sonuçlarla tartıyordu; o açıdan asıl önemli olan, kırk liranın sahibine dönmesidir. Alman filozof Immanuel Kant (1724–1804) bakışı içeriye çevirir. Ona göre bir eylemin ahlaki değeri, dünyada neye yol açtığından değil, kişinin hangi ilkeye dayanarak ve hangi istençle hareket ettiğinden gelir. Ders kitaplarında bu yaklaşım ödev etiği ya da deontoloji (Yunanca ödev anlamındaki sözcükten) diye adlandırılır. Kant ahlak görüşünü en derli toplu biçimde Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi (1785) adlı eserinde ortaya koyar.

İyi istenç: şartsız değerli olan

Zekâ, cesaret, sağlık, zenginlik genellikle iyi şeyler sayılır. Kant bunların her birinin kötü bir amaca hizmet edebileceğini hatırlatır: soğukkanlı bir hırsızın cesareti onu daha tehlikeli yapar, kurnaz bir dolandırıcının zekâsı da kurbanlarını çoğaltır. Bu nitelikler, onları yöneten istenç iyi olduğu sürece iyidir. Kant'a göre sınırsız ve şartsız iyi sayılabilecek tek şey iyi istençtir; Türkçe ders kitaplarında bu kavram çoğu zaman «iyi niyet» diye geçer. İyi istencin değeri, başardığı işlerden de kaynaklanmaz. Kant'ın benzetmesiyle anlatılırsa, elindeki her imkânı kullanıp yine de amacına ulaşamayan iyi bir istenç, kendi ışığıyla parlayan bir mücevher gibi değerini korur.

Ödev: yasaya duyulan saygı

Peki istenç ne zaman iyidir? Kant'ın cevabı ödev kavramından geçer. Ödev, ahlak yasasına saygıdan doğan bir zorunluluktur; kişi bir şeyi istediği, hoşlandığı ya da ondan kazanç umduğu için yapmaz; onu gerekli kılan yasa olduğu için yapar. Burada «zorunluluk» bir dış baskıyı anlatmaz. Aklın kendi kavradığı yasanın karşısında hissettiği bağlılıktır. Eğilimler, korkular, hesaplar ahlaki gerekçe sayılmaz; onlar insanın doğal yanına aittir.

Kamera ve tüccar: aynı davranış, iki değer

Kant'ın ayrımı Mert'in kafasındaki soruyla birebir örtüşür. Bir eylem ödeve uygun olabilir, yani ahlak yasasının istediğiyle dışarıdan bakınca aynı görünebilir. Ama ancak ödevden dolayı yapıldıysa ahlaki değer taşır. Ders kitaplarında aktarılan tüccar örneği bunu gösterir: deneyimsiz bir çocuğa da herkese sattığı fiyattan satan bir esnaf dürüst davranmıştır, fakat bunu yalnızca adının kötüye çıkmasından korktuğu için yapıyorsa eylemi ödeve uygundur, ödevden kaynaklanmamıştır. Kamera yüzünden parayı geri veren Mert de aynı durumdadır. Kimsenin bilmeyeceği kamerasız bir köşede, yalnızca iade etmeyi gerekli bildiği için parayı uzatırsa eylemi ödevden yapılmış sayılır.

Buyruğun iki biçimi

Gündelik dilde pek çok «yapmalısın» duyarız. Kant bunları ikiye ayırır. Koşullu (hipotetik) buyruk bir isteğe bağlıdır: «Takımın kadrosuna girmek istiyorsan antrenmanı kaçırma.» Antrenmanı kaçırmamak, kadroya girmeyi isteyen için gereklidir; o amacı taşımayan kişi buyruktan muaf kalır. Koşulsuz (kategorik) buyruk ise hiçbir amaca dayanmaz: «Yalan söyleme.» Bu buyruk «eğer» ile başlamaz, kimin ne istediğine bakmaz, her akıl sahibini aynı biçimde bağlar. Kant'a göre ahlakın buyruğu bu ikinci türdendir. Paragrafta «… istiyorsan», «… için» gibi bir amaç kaydı görüyorsan koşullu buyruk akla gelmelidir.

Kategorik buyruğun iki yüzü

Kant kategorik buyruğu birkaç formülle dile getirir; ders kitapları iki tanesini öne çıkarır. Birinciyi kendi sözcüklerimizle şöyle ifade edebiliriz: eylemine yön veren ilkenin bütün insanlar için geçerli bir yasa olmasını isteyebileceğin biçimde davran. Kant'ın kendi sınaması bilinir: parayı geri ödeyemeyeceğini bildiği hâlde söz vererek borç alan biri, bu ilkeyi herkese genişletirse ne olur? Herkes böyle davranırsa kimse kimsenin sözüne inanmaz; söz verme kurumu ortadan kalkar ve ilke kendi kendini çökertir.

İkinci formül insana bakar. Kant'a atfedilen ifadeyi yeniden kurarsak: insanlığı, kendi kişiliğinde de başkasınınkinde de hiçbir zaman yalnızca bir araç olarak değil, her zaman aynı zamanda bir amaç olarak gör. «Yalnızca» sözcüğü önemlidir. Bir fırıncıdan ekmek alırken onun emeğinden yararlanırız, bu yasak değildir; yasak olan, kişiyi rızasını ve onurunu hiç hesaba katmadan bir alet gibi kullanmaktır. Kandırmak, zorlamak, kişiyi bir hedefe giden basamak saymak bu formülü çiğner.

Özerklik: yasayı aklın kendisi koyar

Ahlak yasası nereden gelir? Kant'a göre ne bir dış otoritenin emrinden ne toplumun alışkanlıklarından ne de mutluluk arzusundan. Akıl, uyulacak yasayı başka bir yerden devralmaz, onu kendisi koyar; buna özerklik denir. Yasanın dışarıdan, eğilimlerden ya da başka bir iradeden gelmesine ise yaderklik (heteronomi) adı verilir. Özgürlük sorununu işlediğimiz derste otodeterminizmden söz ederken bazı kaynakların Kant'ın özerklik kavramını o çizgiye yakın gördüğünü not etmiştik. Şimdi bu notun içi doluyor: Kant'ta özgür olmak keyfine göre davranmak değil, aklın kendi yasasına uymaktır.

Kapıdaki soru: yalan ve fayda

İki kuramın ayrıldığı en keskin nokta yalandır. Bir faydacı, yalanın daha büyük bir acıyı önleyeceği bir durumda onu savunabilir; hesap sonuçlardan yapılır. Kant'ın çizgisinde ise yalan, evrenselleştirilemeyen bir ilkeye dayanır ve karşıdakini gerçeği öğrenme hakkından yoksun bırakarak onu bir araca çevirir. Kaynaklarda Kant'ın geç dönem bir yazısında, bir arkadaşını arayan katile bile yalan söylemenin hak olmadığını savunduğu bir tartışma aktarılır. Bu örnek Kant'ı sevenlerin de eleştirenlerin de en sık başvurduğu durumdur.

Ödev etiğine itirazlar ve savunular

Eleştirmenlerin ilk itirazı ödevlerin çatışmasıdır: söz tutma ödevi ile bir hayatı koruma ödevi aynı anda karşına çıkarsa, kuram hangisini seçeceğini nasıl söyleyecek? İkinci itiraz sonuçlarla ilgilidir: bir eylemin yol açacağı büyük zararı hiç hesaba katmayan bir ahlakın gerçek hayatta katı kaldığı ileri sürülür. Bazı eleştirmenler de sevgi ve merhamet gibi duyguları ahlaki gerekçe saymamanın insan yaşantısını eksik anlattığını söyler.

Kant'ın çizgisini savunanların cevapları da vardır. Sonuçlar çoğu zaman önceden bilinemez ve şansa bağlıdır; ahlaki değer kişinin denetiminde olan niyette ve ilkede aranırsa herkese aynı ölçü uygulanabilir. İnsanı her zaman amaç sayan ilke, faydacılığa yöneltilen azınlık hakları kaygısına karşı bireyi koruyan bir sınır çizer. Ödev çatışmasında ise bazı yorumcular ödevler arasında bağlayıcılık derecesi farkı bulunduğunu öne sürer. Sınavda bu tartışmada taraf tutman istenmez; itirazı ve cevabı doğru görüşe yerleştirmen beklenir.

Aynı ad, iki alan

Kant'ın adı bilgi felsefesinde kritisizmle de anılır. Karışıklığı tek soruyla çözersin: paragraf neyi tartışıyor? Bilgide deneyden gelen malzemeyi zihnin formlarıyla birleştiren, a priori formlardan söz eden metin bilgi felsefesindedir ve kritisizme gider. Bir eylemin değerini niyete, ödeve, koşulsuz buyruğa bağlayan metin ahlak felsefesindedir ve ödev etiğine gider. Kant da iki alanı ayırır; ahlak alanındaki aklı pratik akıl diye adlandırır.

Ahlaki değerin adresi

AdDeğeri nerede arar?Taşıdığı kavramSatır arasındaki iz
Kantİstencin ödeve bağlılığındaiyi istenç, kategorik buyruk«kimse görmese de», «herkes yapsaydı», «yalnız araç olarak değil»
Kant (özerklik)Aklın kendine koyduğu yasadaözerklik, yaderklik«yasayı kendisi koyar», «dış buyruğa değil akla»
Bentham ve Mill (karşıt)Eylemin doğurduğu mutluluk toplamındafayda, sonuç«kaç kişi», «toplam zarar», «sonunda kazanılan»
Kant (bilgi alanı)Akılla deneyin birleşmesindekritisizm«malzeme ve biçim», «a priori formlar»

Metin çözümü: bir apartman toplantısı

Ahlakı ilkeye bağlayan bir apartman yöneticisi şöyle diyebilir: «Asansör tamiri için bütün daireler eşit pay ödüyor. Zemin kattaki yaşlı komşumuzdan habersiz biçimde payını iki katına çıkarsak hesap kolayca kapanır, kimse de fark etmez. Ama her yönetici bunu yapsaydı hiçbir aidat bildirimine güvenilmezdi. Üstelik komşumuz bir kasa değil; ona danışmadan kararı onun sırtına yıkmak onu bir araca indirmek olur.»

İlk adımda gerekçenin yönüne bak: yönetici kolaylığı ve fark edilmemeyi bilerek kenara koyuyor; sonuç hesabı onun için belirleyici değil. İkinci adımda ipuçlarını işaretle: «her yönetici bunu yapsaydı» evrenselleştirme sınamasıdır, «bir araca indirmek» insanı amaç olarak görme formülünü taşır. Üçüncü adımda çeldiriciyi ele: metinde kaç kişinin ne kadar yararlanacağı tartılmıyor, yani Mill'e ya da Bentham'a bağlanacak bir toplam yok. Bilginin kaynağına dair bir söz de bulunmadığından kritisizm de düşer. Paragraf Kant'ın ödev etiğine aittir.

Kant ahlak yasasını her akıl sahibinde aynı biçimde işleyen bir buyruk saydı. Gelecek derste bu güveni paylaşmayan seslerle tanışacaksın: insanı kendini koruma çıkarıyla açıklayan Hobbes, yerleşik ahlakı güç istenci açısından sorgulayan Nietzsche, iyiyi akıl yürütmeden çok sezgiyle kavranan bir şey sayanlar ve her dış otoriteyi reddeden anarşistler.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Şartsız iyi

Soru: Kant'a göre zekâ ve cesaret neden şartsız iyi sayılamaz?

  • A) Kişiye haz vermedikleri için
  • B) Kötü bir istencin hizmetine girdiklerinde zararı büyütebilecekleri için
  • C) Toplumun çoğunluğu tarafından beğenilmedikleri için
  • D) Deneyle bilinemedikleri için
  • E) Doğuştan gelmedikleri için

Çözüm: Kant bu nitelikleri kendi başına kötü saymaz; değerlerini onları yöneten istence bağlar. Hırsızın cesareti örneğinde görüldüğü gibi kötü bir istençle birleşince zararı artırırlar. A ve C haz ve çoğunluk ölçüsüyle düşünen görüşlere, D bilgi felsefesine aittir. Cevap: B.

Örnek 2 — «Eğer» var mı?

Soru: Aşağıdakilerden hangisi kategorik buyruk niteliğindedir?

  • A) Arkadaş edinmek istiyorsan cömert ol.
  • B) Kilo vermek istiyorsan şekeri azalt.
  • C) Terfi almak istiyorsan müdürünle iyi geçin.
  • D) Para biriktirmek istiyorsan harcamalarını yaz.
  • E) Kimseyi kandırma.

Çözüm: A–D seçeneklerinin hepsi bir amaca bağlı; o amacı taşımayanı bağlamazlar, bu yüzden koşullu buyruktur. E hiçbir isteğe dayanmadan herkese yönelir. Cevap: E.

Örnek 3 — Kant mı, Mill mi?

Soru: «Bir arkadaşımın sınav kâğıdına bakmasına göz yumsam ikimiz de rahatlarız, kimse de zarar görmez gibi duruyor. Yine de bunun herkesin uyduğu bir kural olduğu bir sınıf düşünemiyorum; orada sınav diye bir şey kalmazdı.» Bu düşünce en çok hangisine yakındır?

  • A) Kategorik buyruğun evrenselleştirme formülüne
  • B) Bentham'ın haz hesabına
  • C) Mill'in zihinsel hazzın üstünlüğü görüşüne
  • D) Bireysel hazcılığa
  • E) Koşullu buyruğa

Çözüm: Konuşan rahatlığı ve zararsızlığı, yani sonuçları görüyor ama kararını onlara bırakmıyor. Belirleyici olan, davranışın herkes için kural olması durumunda kendini ortadan kaldırmasıdır. Bu, evrenselleştirme sınamasıdır. Cevap: A.

Örnek 4 — İtirazın adı

Soru: «Hasta bir yakınıma bakacağıma söz verdim; aynı gün sel bölgesinde gönüllü olarak birinin hayatını kurtarabilirim. İkisi de ödevse hangisini seçeceğim?» Bu soru ödev etiğine yöneltilen hangi eleştiriyi örnekler?

  • A) Hazların ölçülemeyeceği eleştirisini
  • B) İnsanın özgür olmadığı eleştirisini
  • C) Ödevlerin birbiriyle çatışabileceği ve kuramın aralarında seçim ölçüsü vermediği eleştirisini
  • D) Bilginin deneyden geldiği eleştirisini
  • E) Ahlakın yalnız sonuçlara bakması gerektiği eleştirisini

Çözüm: Metinde iki ödev aynı anda kişiyi bağlıyor ve hangisinin öncelikli olduğu sorgulanıyor. Bu, ödevlerin çatışması itirazıdır; bazı yorumcular ödevler arasında bağlayıcılık derecesi farkı göstererek cevap verir. Cevap: C.

5Tuzaklar

  • Kant'ı «sonuçlar kötü olsun» diyen biri sanmak. Kant sonuçların varlığını inkâr etmez; yalnızca ahlaki değeri onlara bağlamaz. Değer niyette ve ilkede aranır.
  • Ödeve uygun her eylemi ahlaki değerli saymak. Dürüst davranan tüccar korkudan ya da çıkar için dürüstse eylemi ödeve uygundur ama ödevden dolayı yapılmamıştır.
  • «Yalnız araç olarak» kaydını atlamak. Kant insanlardan yararlanmayı yasaklamaz; kişiyi rızası ve onuru hiçe sayılarak bir alete indirmeyi yasaklar.
  • Her «yapmalısın» cümlesini kategorik buyruk sanmak. Cümlede bir amaç kaydı («… istiyorsan») varsa buyruk koşulludur.
  • Kritisizm ile ödev etiğini karıştırmak. İkisi de Kant'ındır; biri bilginin kaynağını, öteki eylemin ahlaki değerini tartışır.
  • Eleştiriyi kuramın yenilgisi gibi işaretlemek. Ödev çatışması ve sonuçların yok sayılması itirazdır; Kantçıların cevapları da vardır, soru genellikle tanımanı ister.

6Tekrar kartı

  • Ödev etiği (deontoloji, Kant): ahlaki değer sonuçta değil, istençte ve eylemin dayandığı ilkededir.
  • İyi istenç (iyi niyet): şartsız iyi olan tek şey; zekâ, cesaret, zenginlik ancak iyi bir istençle iyidir.
  • Ödev: ahlak yasasına saygıdan doğan zorunluluk; ödeve uygun eylem ile ödevden dolayı yapılan eylem ayrı (tüccar örneği).
  • Koşullu buyruk bir amaca bağlıdır («… istiyorsan»); kategorik buyruk koşulsuzdur ve her akıl sahibini bağlar.
  • Evrenselleştirme: ilkenin herkes için yasa olmasını isteyebiliyor musun? (yalancı söz örneği)
  • İnsanlık formülü: insanı yalnız araç olarak değil, her zaman amaç olarak gör (atfedilir, yeniden ifade).
  • Özerklik: akıl yasasını kendine koyar; dış kaynaklı yasa yaderkliktir.
  • Eleştiriler: ödevlerin çatışması, sonuçların hesaba katılmaması; savunu: sonuçlar öngörülemez, birey korunur.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Kant'ın şartsız iyi saydığı tek şey hangisidir?

    1. A)Mutluluk
    2. B)İyi istenç
    3. C)Zekâ
    4. D)Zenginlik
    5. E)Cesaret
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Öteki nitelikler kötü bir amaca hizmet edebildiği için Kant yalnız iyi istenci koşulsuz değerli bulur.

  2. Soru 2 · Kolay

    Ahlaki değeri ödeve ve iyi niyete bağlayan ahlak görüşü hangi filozofla anılır?

    1. A)Bentham
    2. B)Aristippos
    3. C)Spinoza
    4. D)Kant
    5. E)Sartre
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Deontoloji diye de bilinen ödev etiği ders kitaplarında Immanuel Kant'ın adıyla verilir.

  3. Soru 3 · Kolay

    «Eğer … istiyorsan şunu yap» kalıbındaki, bir amaca bağlı buyruğa ne ad verilir?

    1. A)Koşullu (hipotetik) buyruk
    2. B)Kategorik buyruk
    3. C)Özerklik
    4. D)İyi istenç
    5. E)Ahlak yasası
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Belirli bir isteği olanı bağlayan, o isteği taşımayanı serbest bırakan buyruk koşullu buyruktur.

  4. Soru 4 · Kolay

    Kant'ta aklın ahlak yasasını dışarıdan almayıp kendi koymasına ne denir?

    1. A)Yaderklik
    2. B)Faydacılık
    3. C)Determinizm
    4. D)Hazcılık
    5. E)Özerklik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yasanın dışarıdan değil aklın kendisinden gelmesine Kant özerklik adını verir.

  5. Soru 5 · Orta

    Müşterilerine doğru tartı kullanan bir manav, bunu yalnızca dükkânının adı kötüye çıkarsa satışları düşer diye yapıyor. Kant'a göre bu davranış için hangisi söylenebilir?

    1. A)Ödevden dolayı yapıldığı için yüksek ahlaki değer taşır.
    2. B)Ödeve aykırı bir eylemdir.
    3. C)Ödeve uygundur ama ödevden dolayı yapılmadığı için ahlaki değeri yoktur.
    4. D)Kategorik buyruğun en saf örneğidir.
    5. E)Özerk bir istencin ürünüdür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Davranış ahlak yasasıyla örtüşüyor, fakat çıkar kaygısından doğduğu için Kant ona ahlaki değer tanımaz.

  6. Soru 6 · Orta

    Kategorik buyruğu koşullu buyruktan ayıran özellik hangisidir?

    1. A)Hiçbir amaca ya da isteğe dayanmadan her akıl sahibini bağlaması
    2. B)Yalnız belli bir hedefi olanlara yönelmesi
    3. C)Sonuçlara göre değişebilmesi
    4. D)Hazzı artırmayı amaçlaması
    5. E)Toplumdan topluma farklılık göstermesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kategorik buyruk bir «eğer» kaydı taşımaz ve kimin ne istediğinden bağımsız olarak geçerlidir.

  7. Soru 7 · Orta

    Kant'ın, ödeyemeyeceğini bildiği borç için söz veren kişi örneğinde sorduğu soru hangisidir?

    1. A)Bu söz kaç kişiyi sevindirir?
    2. B)Bu söz kişiye ne kadar haz verir?
    3. C)Söz verenin geçmişi güvenilir midir?
    4. D)Toplum bu sözü onaylar mı?
    5. E)Bu davranışın ilkesi herkesin uyduğu bir yasa olsaydı söz vermenin bir anlamı kalır mıydı?
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Örnek, ilkenin evrenselleştirildiğinde kendini çökerttiğini gösteren bir evrenselleştirme sınamasıdır.

  8. Soru 8 · Orta

    Birini yalnızca kendi çıkarına ulaşmak için kandırıp kullanmak Kant'ın hangi ilkesine aykırıdır?

    1. A)Haz hesabına
    2. B)İnsanı her zaman amaç olarak görme ilkesine
    3. C)Koşullu buyruğa
    4. D)Nitelikçe üstün haz ilkesine
    5. E)Toplam fayda ilkesine
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kandırılan kişi rızası hiçe sayılarak bir alete indirildiği için insanlık formülü çiğnenmiş olur.

  9. Soru 9 · Orta

    Yalan söylemenin büyük bir zararı önleyeceği bir durumda Kantçı bir düşünür ile faydacı bir düşünürün tutumu nasıl ayrışır?

    1. A)İkisi de yalanı sonuçlarına bakarak değerlendirir.
    2. B)Kantçı yalanı serbest bırakır, faydacı her koşulda yasaklar.
    3. C)İkisi de yalanın her durumda serbest olduğunu söyler.
    4. D)Kantçı yalanı ilke düzeyinde reddeder, faydacı zararı azaltıyorsa savunabilir.
    5. E)Faydacı niyete, Kantçı hazza bakar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Faydacı hesabı sonuçlardan yapar; Kant'ın çizgisinde yalan evrenselleştirilemeyen bir ilkeye dayandığı için reddedilir.

  10. Soru 10 · Orta

    Kant'ın adı hem kritisizmle hem ödev etiğiyle anılır. İki görüşün ayrımını doğru veren seçenek hangisidir?

    1. A)İkisi de ahlak felsefesinin konusudur.
    2. B)Kritisizm eylemin değerini, ödev etiği bilginin kaynağını açıklar.
    3. C)Kritisizm deneyin getirdiği malzemeyi zihnin formlarına bağlayan bir bilgi görüşü, ödev etiği eylemin değerini niyete ve ilkeye bağlayan bir ahlak görüşüdür.
    4. D)İkisi de faydacılığın birer türüdür.
    5. E)Kritisizm Mill'e, ödev etiği Kant'a aittir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Aynı filozofun iki görüşü farklı alanlara aittir: biri bilgi felsefesine, öteki ahlak felsefesine.

  11. Soru 11 · Orta

    «Komşuma yardım sözüm ile yolda yaralı birine yetişme yükümlülüğüm aynı saate denk geliyor; hangisine uyacağım?» sorusu ödev etiğine yöneltilen hangi eleştiriyi taşır?

    1. A)Ödevlerin birbiriyle çatışabileceği
    2. B)Hazların ölçülemeyeceği
    3. C)Bilginin deneyden geldiği
    4. D)İnsanın özgür olmadığı
    5. E)Mutluluğun tek ölçü olduğu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İki ödevin aynı anda bağladığı ve kuramın öncelik ölçüsü vermediği ileri sürülen durum ödev çatışmasıdır.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir öğretmen şöyle diyebilir: «Kopya çekmeyen bir öğrenciyi hemen övmem. Önce sorarım: yakalanmaktan mı çekindi, yoksa bunun yapılmaması gerektiğini bildiği için mi uzak durdu? Dışarıdan bakınca davranış aynı, ama değeri orada ayrılıyor.» Bu görüş en çok hangisine yakındır?

    1. A)Bentham'ın haz hesabına
    2. B)Mill'in zihinsel haz anlayışına
    3. C)Bireysel hazcılığa
    4. D)Pragmatik doğruluk anlayışına
    5. E)Kant'ın ödeve uygun eylem ile ödevden dolayı yapılan eylem ayrımına
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Aynı görünen davranışın değerini gerekçesine göre ayırmak, Kant'ın tüccar örneğindeki ayrımın kendisidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Bir öğrenci şöyle düşünüyor: «Kant insanı araç olarak kullanmayı yasaklıyor; demek ki taksiciye ücret ödeyip bizi bir yere götürmesini istemek de ahlaka aykırı.» Bu akıl yürütmedeki hata hangisidir?

    1. A)Kant'ın araç kavramını hiç kullanmadığı
    2. B)İlkenin insanı yalnızca araç saymayı yasakladığı; rızaya dayanan ve kişinin onurunu gözeten bir ilişkiyi yasaklamadığı
    3. C)Kant'ın ahlakı sonuçlara bağladığı
    4. D)Taksicinin hazzının hesaba katılmadığı
    5. E)Kategorik buyruğun aslında koşullu olduğu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Formüldeki «yalnızca» kaydı, karşılıklı rızayla yapılan bir hizmet alışverişini ahlak dışı saymaz.

  14. Soru 14 · Zor

    Aşağıdaki buyruklardan hangisi Kant'ın anlamında kategorik bir buyruk niteliği taşır?

    1. A)Sınavı kazanmak istiyorsan düzenli çalış.
    2. B)Sevilmek istiyorsan kibar ol.
    3. C)Ceza almak istemiyorsan kurala uy.
    4. D)Kimse görmese ve sana hiçbir yararı olmasa da verdiğin sözü tut.
    5. E)Sağlığını korumak istiyorsan sigarayı bırak.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Öteki seçenekler bir amaç ya da korkuya dayanır; yalnız D hiçbir isteğe bağlı olmadan herkesi bağlar.

  15. Soru 15 · Zor

    Ödev etiğine «sonuçları hiç hesaba katmıyor» diye itiraz edilince Kantçı bir düşünürün verebileceği en uygun cevap hangisidir?

    1. A)Sonuçlar da aslında ahlaki değerin ölçüsüdür.
    2. B)Ödev etiği de toplam mutluluğu en yükseğe çıkarmayı hedefler.
    3. C)Sonuçlar çoğu zaman önceden kestirilemez ve şansa bağlıdır; değer kişinin denetimindeki niyet ve ilkede aranırsa herkese aynı ölçü uygulanabilir.
    4. D)Ödevler hiçbir zaman birbiriyle çatışmaz.
    5. E)İnsan özgür olmadığı için sorumluluk sonuçlara yüklenmelidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kantçı savunu, ahlaki değeri talihe bağlı sonuçlardan alıp kişinin elindeki istence yerleştirir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Bencillik, güç ahlakı ve diğer görüşler» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Kant'a göre bir eylemin ahlaki değerinin kaynağı nedir?

    1. A)Doğurduğu toplam haz
    2. B)Toplumun onayı
    3. C)Kişiye sağladığı yarar
    4. D)Bir dış otoritenin emri
    5. E)Ahlak yasasına saygıyla, ödevden dolayı yapılmış olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kant değeri sonuçta, onayda ya da çıkarda değil, ödeve bağlı istençte arar.

  2. Soru 2 · Orta

    Ödeve uygun eylem ile ödevden dolayı yapılan eylem ayrımı neyi gösterir?

    1. A)Sonuçların niyetten önemli olduğunu
    2. B)Dışarıdan aynı görünen iki eylemin, dayandıkları gerekçe yüzünden farklı ahlaki değer taşıyabileceğini
    3. C)Ödevlerin her zaman çatıştığını
    4. D)Ahlakın topluma göre değiştiğini
    5. E)Hazların nitelikçe ayrıldığını
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ayrım, eylemin görünüşünü değil arkasındaki gerekçeyi ahlaki değerin ölçüsü yapar.

  3. Soru 3 · Zor

    Kuralları sınamayı öğütleyen biri şunu söyleyebilir: «Bir kuralın ahlaki olup olmadığını anlamak için kendine sor: kendime tanıdığım bu ayrıcalığı bütün insanlar her durumda kullansaydı, kural kendi kendini işlemez hâle getirir miydi?» Metin en doğrudan hangi kavramla ilgilidir?

    1. A)Kategorik buyruğun evrenselleştirme formülü
    2. B)Bentham'ın haz hesabı
    3. C)Mill'in nitelik ayrımı
    4. D)Koşullu buyruk
    5. E)Kritisizmdeki a priori formlar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kuralı herkese genişletip tutarlı kalıp kalmadığını sınamak evrenselleştirme formülünün işidir.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir araştırmacı, onayını almadığı bir hastayı yalnızca başka hastalara yararlı bilgi elde etmek için riskli bir deneye sokuyor. Bu davranışı Kant'ın ve bir faydacının bakışıyla değerlendiren hangi ifade isabetlidir?

    1. A)Kant'a göre yarar sağladığı sürece uygundur.
    2. B)Kant ve faydacı aynı gerekçeyle, yalnız sonuçlara bakarak değerlendirir.
    3. C)Kant'a göre sonuçları öğrenilmeden yargılanamaz.
    4. D)Kant'a göre hasta yalnızca araç olarak kullanıldığı için reddedilir; faydacı ise yararları ve zararları tartarak değerlendirir.
    5. E)Faydacıya göre yalnız niyet belirleyicidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Rızasız deney insanlık formülünü çiğner; faydacı yaklaşım ise kararı toplam sonuç hesabına bırakır.

  5. Soru 5 · Zor

    «Eğer … istiyorsan», «yasayı kendine koymak», «yalnız araç olarak değil» ve «mutluluk toplamı» ifadeleri sırasıyla hangi kavramlarla eşleşir?

    1. A)Kategorik buyruk, yaderklik, faydacılık, insanlık formülü
    2. B)Koşullu buyruk, kritisizm, evrenselleştirme formülü, hazcılık
    3. C)Koşullu buyruk, özerklik, insanı amaç olarak görme ilkesi, faydacılık
    4. D)Kategorik buyruk, özerklik, faydacılık, haz hesabı
    5. E)Özerklik, koşullu buyruk, faydacılık, insanı amaç olarak görme ilkesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Amaç kaydı koşullu buyruğu, kendi yasası özerkliği, araç kaydı insanlık formülünü, toplam ise faydacılığı gösterir.

FL04 — Ahlak Felsefesi (Etik)

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.