YKS Felsefe · Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) · FEL-FL02-L06
Sezgicilik ve pozitivizm
TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Otobüste Aslı kulaklığın tekini Kaan'a uzatıyor: «Şu nakarat var ya, her dinlediğimde içim bir şey oluyor.» Kaan telefonundaki ses analiz uygulamasını açıyor, şarkıyı frekanslarına ayırıyor ve ekrandaki çubukları gösteriyor: «İşte senin "bir şey"in. Şu üç nota, şu hız. Ölçülemeyen bir şey yok ortada.» Aslı başını sallıyor: «Notaları tek tek çaldığında o his gelmiyor ama. Şarkı parçaların toplamı değil.» İki arkadaş farkında olmadan felsefe tarihindeki iki ucu temsil ediyor. Biri bilginin ancak ölçülüp gözlenenle sınırlı olduğunu söylüyor, öbürü asıl kavrayışın parçalamadan, bir bütün olarak yaşanarak geldiğini. Sınavda bu iki ses çoğu zaman tek bir paragrafın içinden konuşur ve senden hangisinin konuştuğunu ayırmanı ister.
2Hedefler
- Sezgiciliğin ve pozitivizmin bilginin kaynağı sorusuna verdiği cevapları karşılaştırarak açıklarsın.
- Bergson'un zekâ ile sezgi ayrımını ve süre kavramını bir paragraftaki ipuçlarından tanırsın.
- Gazali'nin kesin bilgiyi kalbe doğan sezgiye bağlayan görüşünü Bergson'un sezgisinden ayırt edersin.
- Pozitivizmi empirizmden, sezgiciliği rasyonalizmden ayıran ölçütü bir soru kökünde uygularsın.
3Konu anlatımı
Neden bu iki akım aynı derste?
Bilginin kaynağını tartışan akımların bir kısmı akla, bir kısmı deneye, Kant ise ikisinin iş birliğine yaslanıyordu. Bu derste iki akım daha eklenir, ama ikisi bu haritanın iki ayrı kenarından taşar. Sezgicilik, akıl da duyular da bir noktada yetersiz kalır der ve onların ötesinde, doğrudan bir kavrayışa başvurur. Pozitivizm ise tam ters yönde ilerler: gözlenen olguların ötesine geçen her iddiayı bilgi alanının dışına çıkarır. Birinde bilgi sınırı aşarak elde edilir, öbüründe sınıra sadık kalarak. Bu karşıtlığı aklında tutarsan iki akımı paragrafta karıştırma ihtimalin büyük ölçüde düşer.
Sezgicilik: aracısız kavrayış
Sezgicilik (entüisyonizm), doğru bilgiye sezgiyle ulaşılacağını savunan görüştür. Sezgi burada önseziden ya da tahminden farklı bir şeydir: akıl yürütmeye, kanıt zincirine, ölçüme başvurmadan nesneyi bir anda ve doğrudan kavrayan bir bilme yetisidir. Akıl basamak basamak ilerler, öncülden sonuca gider; duyular nesnenin dış yüzünü getirir. Sezgici filozof bu iki yolun önemini inkâr etmez, ama gerçekliğin en derin katmanına onlarla varılamayacağını söyler.
Ders kitaplarında bu akımın iki temsilcisi öne çıkar: Fransız filozof Henri Bergson ve İslam düşüncesinden Gazali. İkisi de sezgiye güvenir, ama sezginin neyi kavradığı ve nereden geldiği konusunda farklı yerlerde dururlar.
Bergson: zekâ parçalar, sezgi bütünü yakalar
Bergson insanda iki ayrı bilme biçimi görür. Zekâ (akıl), ona göre pratik bir yetidir: madde dünyasına yönelir, alet yapar, hesaplar. Bunu yaparken nesneyi parçalara ayırır, akıp giden şeyi durdurup kavramlara dondurur. Bu tavır cansız nesneleri incelerken çok işe yarar; bilim de büyük ölçüde zekânın ürünüdür.
Ama yaşam ve bilinç durmaz, akar. Bergson'un en bilinen kavramı burada devreye girer: süre (durée). Saatin kadranındaki zaman, birbirine eşit ve yan yana dizilmiş birimlerden oluşur; Bergson bunu mekâna benzetilmiş zaman olarak görür. Yaşanan zaman ise bölünmez bir akıştır: geçmiş anlar şimdiye karışır, her an bir öncekini içinde taşır. Bir ezgiyi düşün. Notaları tek tek yazabilirsin, ama dinlerken notalar birbirine geçer ve ezgi ancak bütün olarak duyulur. Bergson'a göre süre, ezgi gibi, parçalara ayrıldığında kaybolur. Zekâ onu yalnız dışarıdan, kesitler hâlinde görebilir; içinden ve bütün olarak kavrayan yeti sezgidir.
Ders kitaplarında Bergson'un sezgisi, kendi bilincine varmış ve çıkar gözetmeyen bir içgüdü olarak tanıtılır. Bergson ayrıca canlıların gelişimini mekanik nedenlerle değil, yaşamın içindeki yaratıcı bir atılımla (hayat atılımı) açıklar; bu kavram onun sanat ve varlık görüşünde de karşına çıkacak. Bilgi felsefesi sorusunda ise ondan beklenen ayrım şudur: madde ve ölçüm zekânın alanıdır, yaşam ve süre sezginin.
Gazali: kalbe doğan kesinlik
Bilginin imkânını işlediğimiz derste Gazali'nin şüphesini yöntemsel şüpheye örnek olarak görmüştük; orada kesinliğe hangi yoldan ulaştığı sorusu açık kalmıştı. Cevap bu derste. Gazali, kendi düşünce serüvenini anlattığı eserinde duyuların yanıltıcılığını gündelik örneklerle anlatır: gökteki yıldız göze bir sikke kadar küçük görünür, oysa hesap onun dünyadan büyük olduğunu gösterir. Duyunun hatasını akıl düzeltir; ama Gazali, aklın da kendisinden daha yüksek bir yetinin önünde yanılabileceğini düşünür.
Gazali'nin vardığı kesinlik bir kanıt zincirinden çıkmaz. Kendi anlatımı, ders kitaplarında şöyle özetlenir: bu kesinlik, Tanrı'nın kalbe attığı bir nur sayesinde gelir. Bu tür bilgiye tasavvuf geleneğinde keşf adı verilir: perdenin kalkması, hakikatin kalbe açılması. Gazali'ye göre akıl ve duyular kendi alanlarında işe yarar; ancak en kesin bilgi, arınmış bir kalbe doğan bu sezgiyle elde edilir.
Bergson ile Gazali'yi aynı akımda buluşturan şey sezgiye verdikleri yerdir; ayrıldıkları nokta ise sezginin kaynağı ve nesnesidir. Bergson'da sezgi insanın kendi yetisidir ve yaşamın akışını kavrar. Gazali'de ise sezgi ilahi kaynaklıdır ve dinî hakikatin bilgisine açılır. Sınavda bu ayrım bir görüşü onaylatmak için değil, paragraftaki düşünürü tanımak için sorulur.
Pozitivizm: olgunun ötesine geçmemek
Pozitivizm (olguculuk) bilgiyi yalnız olgulara dayandırır. Olgu, gözlenebilen ve deneyle sınanabilen durumdur. Akımın kurucusu sayılan Auguste Comte'a göre gözlem ve deneye dayanmayan hiçbir iddia bilgi adını hak etmez. Comte'un kullanımında «pozitif» sözcüğü kabaca gerçek, kesin ve işe yarar olanı anlatır.
Felsefenin bilim ve dinle ilişkisini işlerken Comte'un üç hâl yasasını görmüştün: insan düşüncesi teolojik ve metafizik hâllerden geçerek pozitif hâle varır. Bilgi felsefesi açısından bu şemanın sonucu önemlidir. Pozitif hâldeki düşünce, bir olayın ilk nedenini ya da gizli özünü sormayı bırakır; olayların hangi koşulda hep aynı biçimde gerçekleştiğine, yani olgular arasındaki değişmez ilişkilere bakar. Bu ilişkilere yasa denir. «Neden?» sorusunun yerini «Nasıl?» sorusu alır.
Buradan pozitivizmin metafiziğe karşı tavrı çıkar. Ruhun özü, evrenin ilk nedeni, var olanın son amacı gibi sorular gözlemle karşılanamaz; pozitivist bu soruların cevabını bilgi saymaz. Comte bilimleri de bir sıraya koyar ve toplumu inceleyen bilime sosyoloji adını verir; bu yönüyle sosyoloji derslerinde de karşına çıkar. Yirminci yüzyılda pozitivist düşünceyi dil ve mantık üzerinden yeniden kuran Viyana Çevresi'nin mantıkçı pozitivizmi ise bilim felsefesi modülünde işlenecek.
İki akım birbirine ne der?
Bir pozitivist sezgiciye şöyle itiraz edebilir: sezgi kişiye özgüdür, başkasının aynı deneyi kurup sınamasına izin vermez; sınanamayan bir kavrayış nasıl bilgi olur? Sezgici ise karşılığında şunu söyleyebilir: ölçüm, akan yaşamın ancak durdurulmuş kesitlerini yakalar; ölçülemeyenin olmadığını söylemek, ölçme aracının sınırını gerçekliğin sınırı sanmaktır. Ders kitapları bu tartışmayı kapatmaz; senden beklenen, iki tarafın gerekçesini tanıyıp paragrafta hangisinin konuştuğunu bulmaktır.
Sık karışan komşular
Pozitivizm ile empirizm aynı yere yaslanır: ikisi de deneye güvenir. Empirizmin asıl sorusu fikirlerin zihne nereden geldiğidir; Locke'un boş levhası bu soruya cevaptır. Pozitivizm buna iki şey ekler: metafizik bilgiyi açıkça reddeder ve bilimi bütün bilginin ölçütü yapar. Bir paragraf yalnız «bilgi deneyden gelir» diyorsa empirizm, «gözlenemeyeni sormak boşunadır, bilimin yolu tek yoldur» diyorsa pozitivizm akla gelmeli.
Sezgicilik ile rasyonalizm de karışabilir, çünkü ikisi de duyulara tam güvenmez. Rasyonalist bu güvensizliğin karşısına aklı koyar; sezgici aklı da yetersiz bulup onu aşan bir kavrayışa başvurur. Descartes gibi bir rasyonalistin metinlerinde de «sezgi» kelimesi geçebilir; orada kastedilen, aklın açık ve seçik kavrayışıdır, aklın ötesinde bir yeti değildir.
Düşünür kartı
| Ad | Bilgiye açılan kapı | Kilit kavram | Sınav paragrafındaki parmak izi |
|---|---|---|---|
| Bergson | sezgi; zekâ maddeye yönelir ve parçalar | süre, hayat atılımı | ezgi, akış, ölçülen zaman ile yaşanan zamanın farkı |
| Gazali | kalbe doğan, ilahi kaynaklı sezgi | keşf, nur | duyunun ve aklın yanılması, sonra kalbe gelen aydınlık |
| Comte | gözlem ve deneyle saptanan olgular | olgular arası yasa, üç hâl | «nasıl» sorusu, ilk nedenden vazgeçmek, bilimin örnek alınması |
| Mantıkçı pozitivistler | bilimsel önerme (FL08'de açılacak) | Viyana Çevresi | yalnız adla tanınması yeter |
Metin çözümü: sezgi mi, olgu mu?
Kartın ilk üç satırındaki düşünürlerden birine yakın duran bir yazarın şu satırlarını düşün: «Bir kuşun uçuşunu fotoğraf karelerine bölersen her karede kanat bir yerde durur; ama hiçbir karede uçuşun kendisi yoktur. Kareleri ne kadar sıklaştırsan da aradaki geçişi yakalayamazsın. Uçuşu ancak onunla birlikte akarak, bir bütün olarak kavrayabilirsin.»
İlk adımda sezgi mi olgu mu sorusunu sor. Paragraf kareleri, yani ölçülüp kaydedilen kesitleri yetersiz buluyor; Comte'un yolu bu olamaz. İkinci adımda sezginin neyi kavradığına bak: burada bir hakikatin kalbe doğması değil, hareketin ve akışın bölünmeden kavranması anlatılıyor. Gazali'yi çağrıştıracak ilahi kaynak ya da kalp vurgusu yok. Üçüncü adımda ipuçlarını eşleştir: «karelere bölmek» zekânın parçalayıcılığını, «birlikte akarak» sezgiyi, bölünmeyen geçiş ise süreyi karşılıyor. Düşünür Bergson'dur. Aslı'nın otobüste söylediği de aynı yöndeydi: notalar ayrı ayrı çalındığında nakarat kayboluyordu.
Bilgi felsefesinin bu turu felsefenin kendisine dönen iki yaklaşımla tamamlanacak. Biri felsefi sorunların önemli bir kısmının dilin belirsiz kullanımından doğduğunu söyler ve felsefeye kavramları mantıksal olarak çözümleme işini verir. Öbürü Husserl'in öncülüğünde bilince görünen şeye önyargılarını askıya alarak dönmeyi ve onun özünü betimlemeyi önerir. Bir sonraki derste analitik felsefe ile fenomenolojinin bu iki yolunu ve bu derste gördüğün sezgi–olgu karşıtlığına nereden bağlandıklarını inceleyeceğiz.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Olgunun sınırı
Soru: Bilginin yalnız gözlem ve deneyle saptanan olgulara dayandığını savunup metafizik soruları bilgi alanının dışında tutan akım hangisidir?
- A) Sezgicilik
- B) Kritisizm
- C) Septisizm
- D) Pozitivizm
- E) Rasyonalizm
Çözüm: Tanımdaki iki işaret, olgulara bağlılık ve metafiziğin reddi, birlikte pozitivizmi verir. Sezgicilik olguların ötesine geçer, rasyonalizm aklı öne çıkarır, kritisizm akılla deneyi birleştirir, septisizm ise bilginin imkânını tartışır. Cevap: D.
Örnek 2 — Zamanın iki yüzü
Soru: Yaşadığı zamanı takvimle ölçmeye çalışan biri şu sonuca varabilir: «Takvim yaprakları birbirinin aynıdır ve hepsi aynı kalınlıktadır. Oysa çocukluğumun bir yazı ile bu yılın bir haftası içimde aynı yeri kaplamaz; ben zamanı yaprak yaprak değil, birbirine karışan bir akış olarak yaşarım.» Bu paragraf hangi kavramla ilişkilidir?
- A) Bergson'un süre kavramı
- B) Comte'un düşüncenin evrelerine dair yasası
- C) Gazali'nin keşf kavramı
- D) Locke'un boş levhası
- E) Kant'ın kendinde şeyi
Çözüm: Paragraf eşit birimlere bölünmüş zaman ile içten yaşanan, bölünmeyen zamanı karşı karşıya koyuyor. Yaşanan zamanın akış olarak kavranması Bergson'un süre kavramının özüdür. Cevap: A.
Örnek 3 — Aynı akım, iki kaynak
Soru: Bergson ile Gazali'nin bilgi görüşlerini karşılaştıran yargılardan hangisi doğrudur?
- A) İkisi de bilgiyi yalnız olgulara dayandırır.
- B) Bergson sezgiyi ilahi kaynaklı sayar, Gazali onu içgüdüye bağlar.
- C) İkisi de sezgiye güvenir; Bergson'da sezgi yaşamın akışını kavrarken Gazali'de kalbe doğan ilahi kaynaklı bir bilgidir.
- D) İkisi de metafiziği bilgi alanının dışında tutar.
- E) Gazali duyuları yanılmaz kabul eder, Bergson onlara hiç güvenmez.
Çözüm: Ortak nokta sezgidir, fark sezginin kaynağı ve nesnesidir. B bu farkı tersine çevirir; A ve D pozitivizmi anlatır; E ise Gazali'nin duyuların yanıldığını gösteren örnekleriyle çelişir. Cevap: C.
Örnek 4 — Deneye güvenen iki akım
Soru: «Bütün bilgilerimiz deneyden gelir» yargısını kabul eden iki öğrenciden biri empirist, öbürü pozitivisttir. Pozitivist öğrenciyi ötekinden ayıran ek tutum hangisidir?
- A) Bazı fikirlerin zihne doğarken verildiğini düşünmesi
- B) Gözlenemeyen ilk neden ve öz sorularını bilgi saymaması ve bilimi bilginin ölçütü yapması
- C) Bilginin kalbe doğan bir nurla geldiğini düşünmesi
- D) Akıl ile deneyi eşit pay sahibi sayması
- E) Her konuda yargıyı askıya alması
Çözüm: Deneye dayanmak iki akımın ortak paydasıdır. Pozitivizm buna metafiziğin reddini ve bilimin örnek alınmasını ekler. A rasyonalizme, C Gazali'ye, D Kant'a, E Pyrrhon'a aittir. Cevap: B.
5Tuzaklar
- «Sezgi» kelimesini gördüğün her paragrafı sezgiciliğe vermek. Rasyonalist metinlerde de sezgi geçebilir; orada kastedilen aklın açık kavrayışıdır. Sezginin aklı aşıp aşmadığına bak.
- Deneye güvenen her görüşü pozitivizm saymak. Empirizm de deneye dayanır; metafiziğin reddi ve bilimin ölçüt alınması yoksa pozitivizm demek için yeterli işaret yoktur.
- Bergson ile Gazali'yi aynı gerekçeyle okumak. Bergson'da sezgi yaşamı ve süreyi kavrar; Gazali'de ilahi kaynaklıdır ve kalbe doğar. Paragrafta kalp, nur, keşf gibi işaretler Gazali'yi, akış ve ezgi gibi işaretler Bergson'u gösterir.
- Bergson'u bilim düşmanı diye özetlemek. Zekâyı madde dünyasında yetkin sayar; itirazı yalnız zekânın yaşamı ve süreyi kavrama iddiasınadır.
- Comte'u yalnız üç hâl yasasıyla tanımak. Bilgi felsefesi sorusunda asıl işaret, bilginin olgularla sınırlanması ve «neden» yerine «nasıl» sorusunun sorulmasıdır.
6Tekrar kartı
- Sezgicilik: doğru bilgi akıl yürütme ve ölçüm olmadan, doğrudan ve aracısız bir kavrayışla elde edilir.
- Bergson: zekâ maddeye yönelir ve parçalar; sezgi süreyi, yani bölünmeyen yaşanan zamanı bütün olarak kavrar.
- Gazali: duyu da akıl da yanılabilir; en kesin bilgi kalbe doğan, ilahi kaynaklı sezgiyle (keşf) gelir.
- Pozitivizm (Comte): bilgi yalnız gözlem ve deneyle saptanan olgulara dayanır; metafizik bilgi reddedilir.
- Pozitif düşünce ilk nedeni değil, olgular arasındaki değişmez ilişkileri (yasaları) arar: «nasıl?»
- Pozitivizm = empirizm + metafiziğin reddi + bilimin ölçüt alınması. Mantıkçı pozitivizm (Viyana Çevresi) FL08'de.
- Karşıtlık: sezgicilik akıl ve duyuların ötesine geçer; pozitivizm olguların ötesine geçmeyi reddeder.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Doğru bilgiye akıl yürütme ya da gözlem yoluyla değil, doğrudan bir kavrayışla ulaşılacağını savunan akım hangisidir?
- A)Pozitivizm
- B)Empirizm
- C)Sezgicilik
- D)Rasyonalizm
- E)Kritisizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bilgiyi aracısız ve anlık kavrayışa dayandıran görüş sezgicilik diye adlandırılır.
Soru 2 · Kolay
Auguste Comte'un adıyla anılan ve bilgiyi olgularla sınırlayan akım hangisidir?
- A)Pozitivizm
- B)Sezgicilik
- C)Agnostisizm
- D)Fenomenoloji
- E)Dogmatizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Comte olgucu düşüncenin kurucusu sayılır ve gözleme dayanmayan iddiaları bilgi saymaz.
Soru 3 · Kolay
Bergson'un sezgiyle kavranabileceğini söylediği, bölünmeden akan yaşanmış zamana ne ad verilir?
- A)Tabula rasa
- B)Kendinde şey
- C)Pozitif hâl
- D)Keşf
- E)Süre
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bergson yaşanan bölünmez zamanı süre kavramıyla adlandırır ve onu saat zamanından ayırır.
Soru 4 · Kolay
Gazali'ye göre en kesin bilgi hangi yoldan elde edilir?
- A)Duyu verilerinin toplanmasıyla
- B)Kalbe doğan ilahi kaynaklı sezgiyle
- C)Olgular arasındaki yasaların saptanmasıyla
- D)Mantık kurallarının uygulanmasıyla
- E)Toplumun ortak kabulüyle
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Gazali kesinliği keşf denilen, kalbe doğan bir aydınlığa bağlar.
Soru 5 · Orta
Bergson'a göre zekânın yaşamı kavramada yetersiz kalmasının nedeni nedir?
- A)Duyulardan hiç beslenmemesi
- B)İlahi kaynaklı olması
- C)Metafizik sorulara yönelmesi
- D)Madde dünyasına yönelip akan bütünü durağan parçalara ayırması
- E)Yalnız olgularla ilgilenmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Zekâ nesneyi bölüp kavramlara dondurur; akış hâlindeki yaşam bu işlemde kaybolur.
Soru 6 · Orta
Pozitivizmin ruhun özü ve evrenin ilk nedeni gibi sorulara karşı tutumu hangisidir?
- A)Bu soruları bilginin en yüksek konusu sayar.
- B)Gözlem ve deneyle karşılanamadıkları için bu soruların cevaplarını bilgi saymaz.
- C)Bu soruları sezgiyle cevaplamayı önerir.
- D)Bu soruları akıl ile deneyin birlikte çözeceğini söyler.
- E)Bu soruları sanatın alanına bırakır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Olgucu görüş gözlenemeyen ilk neden ve öz sorularını metafizik sayıp bilgi alanının dışında tutar.
Soru 7 · Orta
Pozitivizmi empirizmden ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Deneyi bilginin kaynağı olarak reddetmesi
- B)Doğuştan fikirleri kabul etmesi
- C)Sezgiyi bilginin tek kaynağı sayması
- D)Aklı deneyden üstün tutması
- E)Deneye dayanmanın yanında metafiziği reddedip bilimi bütün bilginin ölçütü yapması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İki akım deneyde buluşur; pozitivizmi ayıran metafiziğin reddi ve bilimin örnek alınmasıdır.
Soru 8 · Orta
Bergson ile Gazali'nin bilgi görüşlerindeki ortak nokta hangisidir?
- A)Akıl ve duyuların yetmediği yerde doğrudan, aracısız bir kavrayışa güvenmeleri
- B)Metafiziği bilgi alanından çıkarmaları
- C)Bilgiyi olgular arasındaki yasalarla sınırlamaları
- D)Şüpheyi varılacak son durak saymaları
- E)Bilginin bütünüyle imkânsız olduğunu savunmaları
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İki düşünür de sezgiyi akıl ve duyuların ulaşamadığı kesinliğin kaynağı olarak görür.
Soru 9 · Orta
Kendi arayışını anlatan biri şöyle yazabilir: «Kıyıdan bakınca ufuktaki gemi bir nokta kadar görünür, oysa yanına varan onun koca bir gemi olduğunu bilir. Gözümü düzelten akıl ise kendisinden yüksek bir yetinin karşısında yanılmaz mı? Kuşkum, kalbime doğan bir aydınlıkla dağıldı.» Bu satırlar hangi düşünürün görüşüne uyar?
- A)Comte
- B)Bergson
- C)Gazali
- D)Locke
- E)Kant
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Duyunun ve aklın yanılması ile kalbe doğan aydınlık, Gazali'nin keşf görüşünün işaretleridir.
Soru 10 · Orta
Comte'un pozitif hâl anlayışına uygun bir bilimsel tutum hangisidir?
- A)Olayların ardındaki gizli özü aramak
- B)Olayları doğaüstü varlıkların iradesiyle açıklamak
- C)Bilgiyi kalbe doğan bir nura dayandırmak
- D)Olayların ilk nedenini değil, hangi koşulda hep aynı biçimde gerçekleştiklerini araştırmak
- E)Yaşamı bölmeden, içinden kavramaya çalışmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Pozitif düşünce ilk nedeni bırakıp olgular arasındaki değişmez ilişkileri, yani yasaları arar.
Soru 11 · Orta
Rasyonalist ile sezgicinin bilgi konusunda ayrıldığı nokta hangisidir?
- A)Rasyonalist aklı kesin bilginin kaynağı sayarken sezgicinin aklın varamadığı yerde ondan farklı, doğrudan bir kavrayışa başvurması
- B)Rasyonalistin duyulara tam güvenmesi
- C)Sezgicinin yalnız olgulara dayanması
- D)İkisinin de metafiziği reddetmesi
- E)Rasyonalistin bilginin imkânsız olduğunu savunması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İkisi de duyulara tam güvenmez, ama rasyonalist aklı yeterli bulur, sezgici aklı da aşar.
Soru 12 · Zor
Bu çizgide biri şöyle yazabilir: «Bir nehirden kova kova su alıp her kovayı ayrı ayrı tartabilirsin; ama hiçbir kovada nehrin akışı yoktur. Kovaları istediğin kadar çoğalt, elinde hep durgun su kalır. Nehri tanımak isteyen ona dışarıdan ölçü kabı uzatmaz, onun içine girer.» Paragraf hangi görüşü yansıtır?
- A)Gazali'nin ilahi kaynaklı keşf görüşünü
- B)Comte'un olgular arası yasa anlayışını
- C)Locke'un deneyci bilgi kuramını
- D)Descartes'ın açık ve seçik fikirlerini
- E)Bergson'un zekânın parçaladığı akışın sezgiyle kavranacağı görüşünü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kovalara bölmek zekânın işlemini, akışın içine girmek ise sezgiyle süreyi kavramayı anlatır; ilahi kaynak vurgusu yoktur.
Soru 13 · Zor
Olguculuğu benimseyen bir düşünür aşağıdaki yargılardan hangisine karşı çıkar?
- A)Bilim olgular arasındaki ilişkileri araştırır.
- B)Yaşamın özü, gözlemin ve aklın ulaşamadığı bir iç kavrayışla bilinir.
- C)Deneyle sınanabilen iddialar bilgi sayılabilir.
- D)Toplum da bilimsel yöntemle incelenebilir.
- E)Gözlem tekrarlanabilir olmalıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sınanamayan bir iç kavrayışı bilgi saymak, bilgiyi gözlem ve deneyle sınırlayan pozitivizme aykırıdır.
Soru 14 · Zor
Bir öğrenci «Locke bütün fikirlerin deneyden geldiğini söylediğine göre pozitivisttir» diyor. Bu yargıdaki eksiklik nedir?
- A)Locke'un doğuştan fikirleri savunduğunu unutması
- B)Locke'un sezgici olduğunu görmemesi
- C)Pozitivizmin deneyi reddettiğini atlaması
- D)Pozitivizmi yalnız deneye dayanmakla tanımlayıp metafiziği reddetme ve bilimi ölçüt alma yönünü hesaba katmaması
- E)Locke'un Comte'tan sonra yaşadığını sanması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Deneye dayanmak empirizmle ortaktır; pozitivizm için metafiziğin reddi ve bilimin ölçüt alınması da gerekir.
Soru 15 · Zor
İki kişi tartışıyor. Birincisi: «Ölçemediğin, gözleyemediğin bir şeyi bildiğini iddia edemezsin.» İkincisi: «Ölçüm yaşamın yalnız durdurulmuş kesitlerini yakalar; asıl gerçeklik bu kesitlerin arasında akar.» Bu görüşler sırasıyla hangi akımlara aittir?
- A)Sezgicilik ve pozitivizm
- B)Empirizm ve rasyonalizm
- C)Pozitivizm ve sezgicilik
- D)Rasyonalizm ve kritisizm
- E)Septisizm ve dogmatizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bilgiyi gözlenenle sınırlayan ilk kişi olgucu, ölçümün kaçırdığı akışı vurgulayan ikinci kişi sezgicidir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Analitik felsefe ve fenomenoloji» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Sezgicilik ile pozitivizmin karşıt akımlar olarak ele alınmasının gerekçesi hangisidir?
- A)Birinin akıl ve duyuları aşan bir kavrayışa güvenmesi, ötekinin olguların ötesine geçen her iddiayı bilgi saymaması
- B)İkisinin de bilginin imkânsız olduğunu savunması
- C)Birinin Antik Çağ'a, ötekinin Orta Çağ'a ait olması
- D)İkisinin de aklı tek kaynak sayması
- E)Birinin sanatla, ötekinin dinle ilgilenmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Sezgicilik bilgiyi sınırın ötesinde ararken pozitivizm sınırın ötesini bilgi alanından dışlar.
Soru 2 · Orta
Kavramları sahiplerine bağlayan şu eşleşmelerden hangisi hatalıdır?
- A)Bergson ile süre
- B)Comte ile keşf
- C)Gazali ile kalbe doğan bilgi
- D)Comte ile olgular arası yasa
- E)Bergson ile zekânın parçalayıcılığı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Keşf kalbe doğan ilahi kaynaklı sezgiyi anlatır ve Gazali'ye aittir; Comte bilgiyi olgularla sınırlar.
Soru 3 · Zor
Bu görüşte bir yazar şöyle diyebilir: «Duvardaki saate bakan için beş dakika, akrebin ve yelkovanın katettiği eşit bir mesafedir. Oysa hastane koridorunda beklenen beş dakika ile sevinçli bir sohbetin beş dakikası içimde aynı değildir; ikisini ayıran, hiçbir saatin göstermediği bir iç akıştır.» Bu paragraftan hangisi çıkarılamaz?
- A)Yazar ölçülen zaman ile yaşanan zamanı birbirinden ayırmaktadır.
- B)Paragraf Bergson'un süre kavramıyla uyumludur.
- C)Yazar gerçek zamanın ancak ölçümle bilinebileceğini savunmaktadır.
- D)Saat zamanı eşit birimlere bölünmüş olarak düşünülmektedir.
- E)İç akışı kavramak için ölçüm yeterli görülmemektedir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yazar ölçümün iç akışı göstermediğini söylüyor; zamanın yalnız ölçümle bilinebileceği iddiası paragrafın tersidir.
Soru 4 · Zor
Gazali ile Descartes ikisi de şüpheden geçerek kesinliğe ulaşır. İkisinin ayrıldığı nokta hangisidir?
- A)Gazali'nin şüpheyi varılacak son durak sayması
- B)Descartes'ın duyulara hiç şüpheyle bakmaması
- C)İkisinin de kesinliği olgular arası yasalarda bulması
- D)Descartes kesinliği düşünen benin akılla kavranmasında bulurken Gazali'nin kesinliği kalbe doğan, ilahi kaynaklı bir sezgiye bağlaması
- E)Gazali'nin her algıyı sahibine göre doğru sayması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Yol benzer olsa da Descartes aklın kesinliğine, Gazali ise keşf denilen sezgiye varır.
Soru 5 · Zor
Doğayı inceleyen biri yöntemini şöyle anlatabilir: «Bir olayı açıklarken ne tanrılara ne gizli güçlere başvururum; yalnız hangi koşulda hep aynı biçimde tekrarlandığına bakarım. İnsan düşüncesi uzun bir yolun sonunda bu noktaya varmıştır.» Paragraf hangi iki kavramla birlikte açıklanabilir?
- A)Süre ve sezgi
- B)Keşf ve nur
- C)Metafizik hâl ve öz
- D)Tabula rasa ve izlenim
- E)Pozitif hâl ve olgular arası değişmez ilişki
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Doğaüstü ve soyut açıklamaları bırakıp tekrarlanan ilişkilere bakmak Comte'un pozitif hâlini ve yasa anlayışını gösterir.
FL02 — Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.