YKS Felsefe · Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) · FEL-FL02-L04
Empirizm
TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Emre tatilde ilk kez ejder meyvesi yemiş ve teneffüste Ayşe'ye anlatmaya çalışıyor: «Biraz kivi gibi, ama daha hafif. Karpuzla armut arası bir şey. Çekirdekleri çıtır çıtır.» Ayşe her benzetmede başını sallıyor, sonunda gülüyor: «Kaç meyve saydın, hâlâ bilmiyorum.» Emre pes ediyor: «Tadına bakmadıkça bilemeyeceksin.» Bu küçük yenilgi, bir felsefe akımının bütün iddiasını taşıyor: zihne hiçbir tat, renk ya da ses tarifle girmez; önce yaşanması gerekir. Sınavda bu akım çoğunlukla bir paragrafın içinden çıkar ve senden «deney», «gözlem», «izlenim» gibi izleri yakalayıp ona ad koymanı bekler.
2Hedefler
- Empirizmin bilgiyi neye dayandırdığını ve doğuştan bilgiyi neden reddettiğini açıklarsın.
- Locke, Berkeley ve Hume'un deneycilik içindeki farklı vurgularını birbirinden ayırırsın.
- Bir paragraftaki deneyci ipuçlarını bulup metni Locke'a ya da Hume'a bağlarsın.
- Empirizmi rasyonalizmle kaynak, yöntem ve bilgi türü bakımından karşılaştırırsın.
3Konu anlatımı
Zihne giren her şey bir kapıdan geçer
Emre'nin çaresizliği basit bir gözleme dayanıyor: tadı hiç alınmamış bir meyve, kelimelerle ne kadar süslenirse süslensin zihinde canlanmaz. Kelimeler ancak daha önce tadılmış meyveleri çağırabilir; yeni tadı kuramaz. Bu gözlemi bütün bilgiye genişletirsen empirizme varırsın. Empirizm, Türkçede deneycilik diye karşılanır ve bilginin kaynağının deney, yani duyu yoluyla edinilen yaşantı olduğunu savunur. Terim Yunanca deneyim anlamındaki empeiria sözcüğünden gelir.
Deneycinin karşı çıktığı ilk düşünce, insanın bazı bilgilerle birlikte doğduğudur. Doğuştan fikirler yoksa her kavramın, her yargının izi bir yaşantıya kadar sürülebilmelidir. Bu yüzden deneyciler için bilgi a posteriori niteliktedir: deneyden sonra gelir ve deneye dayanarak doğrulanır. Deneyciliğin sevdiği yol da tümevarımdır. Tek tek gözlemler biriktirilir, ortak olan yakalanır, genel bir yargıya ulaşılır. Defalarca ısıtılan metallerin genleştiğini gören biri, «metaller ısınınca genleşir» sonucunu böyle çıkarır.
Bir ön ad: Aristoteles
Deneyciliğin modern çağda bir akım olarak belirginleştiği kabul edilir, ama duyulara bilgide önemli bir yer veren düşünce daha eskidir. Bazı ders kitapları bu noktada Aristoteles'i anar: hocası Platon'dan farklı olarak o, bilgiyi tek tek nesnelerin algılanmasıyla başlatır ve genel kavramlara bu algılardan soyutlama yoluyla ulaşıldığını düşünür. Yine de Aristoteles aklın rolünü de güçlü tuttuğu için tam bir deneyci sayılmaz; sınavda onu yalnız «duyulardan başlayan bilgi» vurgusuyla tanıman yeterlidir.
Locke: boş levha ve iki kaynak
İngiliz filozof John Locke, deneyciliği sistemli biçimde kuran ad olarak anılır. Locke'a göre zihin doğduğunda üzerinde hiçbir yazı bulunmayan bir levha gibidir. Latince tabula rasa deyimiyle bilinen bu benzetme Locke'a atfedilir ve paragraf sorularında deneyciliğin en güçlü işaretlerinden biridir. Levhaya ne yazılırsa yaşantı yazar.
Locke, levhayı dolduran deneyin iki yönü olduğunu söyler. Dış deney ya da duyum, beş duyunun dış dünyadan getirdikleridir: kırmızı, sert, tatlı, sıcak. İç deney ya da düşünme (refleksiyon) ise zihnin kendi işleyişini fark etmesidir: hatırladığını, kuşku duyduğunu, istediğini görmesi. Locke'ta zihin edilgin değildir; duyumdan ve düşünmeden gelen basit fikirleri birleştirir, karşılaştırır, bileşik fikirler kurar. Ama zihnin işlediği malzemenin hepsi deneyden gelir; deneyin vermediği bir öğeyi zihin kendiliğinden üretemez.
Locke'un adıyla anılan bir ayrım daha vardır: birincil ve ikincil nitelikler. Birincil nitelikler şekil, büyüklük, hareket, sayı gibi nesnenin kendisinde bulunduğu düşünülen özelliklerdir. Renk, koku, tat, ses gibi ikincil nitelikler ise nesnede değil, nesnenin duyularımızda uyandırdığı etkide aranır. Bu ayrımın ayrıntısı sınav düzeyini aşar; Locke'u tanımaya yarayan bir ipucu olarak bilmen yeterli.
Berkeley: deneycilikten idealizme
George Berkeley, Locke'tan yola çıkıp onun ayrımını yıkar. Ona göre şekil ve büyüklük de renk gibi ancak algılandığı kadarıyla bilinir; algının dışında kalan bir maddeden söz etmek için elimizde hiçbir deney yoktur. Berkeley'e atfedilen «Var olmak algılanmaktır» sözü buradan doğar. Bu sonuç onu bilgi felsefesinin sınırından varlık felsefesine taşır ve ders kitaplarında öznel idealizm diye adlandırılır. Bu derste Berkeley'i, deneyciliği sonuna kadar götürünce maddenin bile tartışmaya açıldığını gösteren ad olarak tanıman yeterli; idealizmin kendisi varlık felsefesi modülünde işlenecek.
Hume: izlenimler, fikirler ve alışkanlık
İskoç filozof David Hume, zihnin içeriğini iki gruba ayırır. İzlenimler, bir şeyi gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz anda yaşadığımız canlı algılardır. Fikirler ise bu izlenimlerin sönük kopyalarıdır: dünkü yağmuru hatırladığında zihnindeki şey, ıslandığın anki kadar canlı değildir. Hume'a göre her fikir bir izlenime dayanmalıdır; kaynağı gösterilemeyen bir fikir anlamı şüpheli bir sözcükten ibarettir.
Bu ölçütü nedenselliğe uyguladığında Hume sarsıcı bir sonuca ulaşır. Bir bilardo topunun ötekine çarptığını, ikincisinin harekete geçtiğini görürüz. Gözlenen şey iki olayın art arda ve sürekli birlikte görülmesidir; birinin ötekini zorunlu olarak doğurduğunu gösteren ayrı bir izlenim yoktur. Öyleyse «neden-sonuç bağı» dediğimiz şey, tekrarların zihnimizde yarattığı bir alışkanlıktır: aynı sıralamayı çok kez gördüğümüz için yine öyle olacağını bekleriz. Tümevarıma yöneltilen kuşku da buradan çıkar: geçmişte hep böyle olmuş olması, gelecekte de böyle olacağını kesinleştirmez. Bilginin imkânı dersinde Hume'un şüpheci yönüne değinilmişti; bu kuşkunun kökü, deneyin verebildiğini titizlikle sınırlamasındadır. Locke aynı malzemeden güvenle bir bilgi yapısı kurarken Hume o yapının hangi noktada zorunluluk iddiasını taşıyamadığını gösterir; paragraflarda ikisini ayırmanın anahtarı çoğu zaman bu tondur.
Akıl mı, deney mi? Karşıtlığın haritası
Bir önceki derste işlenen akılcılığı yeniden anlatmadan, iki akımın nerede ayrıldığını tek tabloda görmek işini kolaylaştırır.
| Karşılaştırılan nokta | Rasyonalizm | Empirizm |
|---|---|---|
| Bilginin kaynağı | akıl | deney, duyu yaşantısı |
| Doğuştan fikirler | kabul edilir | reddedilir |
| Öne çıkan bilgi türü | a priori | a posteriori |
| Sevilen akıl yürütme | tümdengelim | tümevarım |
| Örnek aldığı alan | matematik, geometri | gözleme dayanan doğa bilimleri |
Pozitivizm de olgulara ve gözleme dayandığı için deneycilikle sık karıştırılır. Pozitivizm bir bilgi kaynağı tartışmasından çok, bilimin yöntemini tek geçerli yol sayan bir tutumdur ve Comte'la birlikte ilerideki bir derste ele alınır.
Kimin sesi? Deneycilerin kartı
| Filozof | Deneyden çıkardığı sonuç | Kavram çantası | Paragrafta ele veren sözcükler |
|---|---|---|---|
| Aristoteles (temkinli) | Bilgi algıyla başlar, kavram soyutlanır | algı, soyutlama | tek tek nesneler, «duyularla başlar» |
| Locke | Zihin boş doğar, deney doldurur | tabula rasa, duyum, düşünme, birincil ve ikincil nitelik | «boş levha», «yazı yok», iki kaynak |
| Berkeley | Algılanmayanın varlığından söz edilemez | algılanmak, öznel idealizm | «algılanmadıkça», madde kuşkusu |
| Hume | Zorunlu bağ gözlenmez, beklenti alışkanlıktır | izlenim, fikir, alışkanlık | «art arda», «canlı ve sönük», «hep böyle oldu diye» |
Metin çözümü: Locke mu, Hume mu?
Deneyci çizgide bir yazar şöyle diyebilir: «Güneşin her sabah doğduğunu sayısız kez gördüm ve yarın da doğacağından şüphe etmiyorum. Ama bu güvenin dayandığı şeye dikkatle baktığımda, onu gösteren bir izlenim bulamıyorum. Önümde yalnız tekrarlanmış sabahlar var; yarına uzanan bağı onları sık görmüş olmam kuruyor.»
Önce metnin deneyci olduğundan emin ol: yazar gözleme ve izlenime dayanıyor, akla dayalı bir ilke aramıyor. İkinci adımda iki adayın işaretlerini ayır. Locke'u ele veren şey zihnin başlangıçtaki boşluğu ve deneyin iki kaynağıdır; paragrafta boş levha da duyum ile düşünme ayrımı da yok. Buna karşılık «izlenim bulamıyorum», «tekrarlanmış sabahlar», «sık görmüş olmam» ifadeleri beklentinin alışkanlıktan doğduğunu söylüyor. Üçüncü adımda sonucu sına: yazar deneye güveniyor, ama deneyin gelecek hakkında zorunluluk veremeyeceğini kabul ediyor. Bu birleşim Hume'a aittir.
Hume'un bu kuşkusu yalnız deneycileri değil, akıl yoluyla kesinlik arayanları da rahatsız etti. Kant'ın, Hume'u okumanın kendisini sarstığını anlattığı aktarılır. Ondan doğan kritisizmin sorusu açık: deneyin getirdiği malzeme ile zihnin kendi yapısı bilgide nasıl birleşiyor? Kant'ın akıl ile deneyi iki karşıt kaynak olmaktan çıkarıp birlikte çalışan iki öğe olarak düşündüğü yolu bir sonraki derste izleyeceğiz.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Akımın temel iddiası
Soru: Empirizmin bilginin kaynağı konusundaki temel görüşü hangisidir?
- A) Bilgi doğuştan getirilen fikirlere dayanır.
- B) Bilginin kaynağı duyular yoluyla edinilen deneydir.
- C) Bilgi yalnız sezgiyle bir anda kavranır.
- D) Hiçbir yolla kesin bilgi elde edilemez.
- E) Bilgi, aklın kendi ilkelerinden tümdengelimle çıkarılır.
Çözüm: Deneycilik bilginin kaynağını deneye bağlar. A ve E akılcılığın, C sezgiciliğin, D bilginin imkânını reddeden tutumların özelliğidir. Cevap: B.
Örnek 2 — Boş levha
Soru: «Yeni doğan bir bebeğin zihninde ne bir kavram ne de bir ilke vardır; çevresinden aldığı her renk, her ses o boşluğa ilk çizgileri çeker.» Bu görüş hangi filozofun adıyla anılan benzetmeye en yakındır?
- A) Berkeley'in algılanmak düşüncesi
- B) Hume'un alışkanlık açıklaması
- C) Descartes'ın düşünen beni
- D) Locke'un tabula rasa benzetmesi
- E) Kant'ın kendinde şey kavramı
Çözüm: Paragrafın ağırlığı zihnin başlangıçtaki boşluğuna ve deneyin onu doldurmasına düşüyor. Bu, Locke'a atfedilen boş levha benzetmesidir. Cevap: D.
Örnek 3 — Nedensellik ve tekrar
Soru: Hume'a göre iki olay arasındaki neden-sonuç ilişkisine dair inancımız neye dayanır?
- A) Olayların sürekli art arda görülmesinin zihinde yarattığı alışkanlığa
- B) Aklın doğuştan taşıdığı zorunluluk ilkesine
- C) Nedensel bağın doğrudan algılanmasına
- D) Matematiksel tümdengelime
- E) Algılanmayan maddenin varlığına
Çözüm: Hume, zorunlu bağı gösteren bir izlenim bulunmadığını söyler; gözlenen yalnız olayların birlikteliğidir ve beklentiyi tekrar doğurur. Cevap: A.
Örnek 4 — İki akımı ayırmak
Soru: Rasyonalizm ile empirizm arasındaki farkı doğru gösteren eşleştirme hangisidir?
- A) Rasyonalizm a posteriori bilgiyi, empirizm a priori bilgiyi öne çıkarır.
- B) Rasyonalizm tümevarımı, empirizm tümdengelimi yeğler.
- C) İkisi de doğuştan fikirleri reddeder.
- D) Rasyonalizm duyulara, empirizm akla güvenir.
- E) Rasyonalizm doğuştan fikirleri kabul eder, empirizm her fikrin deneyden geldiğini savunur.
Çözüm: A, B ve D iki akımın özelliklerini yer değiştirerek veriyor; C ise yalnız deneyciler için geçerli. Doğuştan fikirler konusu iki akımı ayıran en belirgin noktadır. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Her gözlem sözcüğünde pozitivizmi işaretlemek. Paragraf bilginin kaynağını tartışıyorsa empirizm, bilimin yöntemini tek geçerli yol ilan ediyorsa pozitivizm akla gelir.
- Locke'ta zihni tamamen edilgin sanmak. Malzeme deneyden gelir, ama zihin basit fikirleri birleştirir ve karşılaştırır; iç deney (düşünme) de bir kaynaktır.
- Hume'u nedenselliği inkâr eden biri gibi okumak. Hume bu beklentiyle yaşamaya devam eder; reddettiği şey, bağın zorunluluğunu deneyle gösterebileceğimizdir.
- Berkeley'i yalnız deneyci diye bırakmak. Yola deneycilikle çıkar, ama vardığı «algılanmak» düşüncesi onu öznel idealizmin temsilcisi yapar.
- A posteriori ile a priori'yi karıştırmak. Deneyden sonra gelen ve deneyle sınanan bilgi a posterioridir; deneyden bağımsız olan a prioridir.
6Tekrar kartı
- Empirizm (deneycilik): bilginin kaynağı deneydir; doğuştan fikir yoktur; a posteriori bilgi ve tümevarım öne çıkar.
- Aristoteles bazı kaynaklarda öncü olarak anılır: bilgi algıyla başlar (temkinli).
- Locke: zihin boş levhadır (tabula rasa, atfedilir); dış deney duyum, iç deney düşünme; birincil ve ikincil nitelikler.
- Berkeley: «Var olmak algılanmaktır» (atfedilir); deneycilikten öznel idealizme geçer.
- Hume: izlenim canlı, fikir sönük kopya; neden-sonuç bağı zorunlu değil, alışkanlıktır; tümevarıma kuşkuyla bakar.
- Rasyonalizmle karşıtlık: akıl-deney, doğuştan fikir var-yok, tümdengelim-tümevarım.
- Pozitivizmle karıştırma: o bilimin yöntemini merkeze alan ayrı bir akımdır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Deneyciliğe göre bilgi hangi nitelikte bir bilgidir?
- A)Doğuştan getirilen
- B)Yalnız sezgiyle kavranan
- C)A posteriori, yani deneyden sonra gelen
- D)Hiçbir koşulda ulaşılamayan
- E)Yalnız matematiksel olan
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Deneyciler bilgiyi deneye dayandırdıkları için onu deneyden sonra gelen a posteriori bilgi sayar.
Soru 2 · Kolay
Zihnin doğuşta üzerinde hiçbir şey yazılmamış bir levhaya benzediği görüşü hangi filozofa atfedilir?
- A)Locke
- B)Farabi
- C)Descartes
- D)Kant
- E)Platon
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Tabula rasa benzetmesi deneyciliği sistemli biçimde kuran John Locke'a atfedilir.
Soru 3 · Kolay
«Var olmak algılanmaktır» sözü hangi düşünüre atfedilir?
- A)Hume
- B)Locke
- C)Aristoteles
- D)Comte
- E)Berkeley
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Algılanmayan bir maddeden söz edilemeyeceğini savunan Berkeley bu sözle özdeşleşmiştir.
Soru 4 · Kolay
Deneycilerin genel bir yargıya ulaşırken yeğlediği akıl yürütme türü hangisidir?
- A)Tümdengelim
- B)Tümevarım
- C)Benzetme
- D)Yöntemsel şüphe
- E)Diyalektik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Tek tek gözlemlerden genel sonuca ilerleyen tümevarım, deneye dayanan bilginin yoludur.
Soru 5 · Orta
Locke'un iç deney (düşünme) dediği şey hangisidir?
- A)Beş duyunun dış dünyadan getirdiği renk ve sesler
- B)Doğuştan gelen ahlak ilkeleri
- C)Nesnenin şekil ve büyüklük gibi nitelikleri
- D)Zihnin hatırlama, kuşkulanma, isteme gibi kendi işleyişini fark etmesi
- E)Olayların art arda görülmesinden doğan beklenti
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Locke'ta düşünme, zihnin kendi etkinliklerini gözlemesidir ve duyumla birlikte deneyin ikinci kaynağıdır.
Soru 6 · Orta
Hume'un izlenim ile fikir arasında yaptığı ayrım hangisidir?
- A)İzlenim doğuştan, fikir deneyden gelir.
- B)İzlenim yaşandığı anki canlı algı, fikir onun daha sönük kopyasıdır.
- C)İzlenim akılla, fikir duyuyla edinilir.
- D)İkisi de aynı canlılıktadır.
- E)Fikir izlenimden önce gelir ve onu doğurur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Hume'a göre fikirler, canlılığını kaybetmiş izlenimlerdir ve her fikir bir izlenime dayanır.
Soru 7 · Orta
Locke'a göre aşağıdakilerden hangisi ikincil niteliktir?
- A)Şekil
- B)Büyüklük
- C)Hareket
- D)Sayı
- E)Renk
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Renk, tat, koku gibi özellikler nesnede değil, nesnenin duyularda bıraktığı etkide aranan ikincil niteliklerdir.
Soru 8 · Orta
Deneycilerin doğuştan fikirleri reddetmesinin gerekçesi hangisidir?
- A)Her kavramın kaynağının bir yaşantıya kadar sürülebileceğini düşünmeleri
- B)Aklın her şeyi kendi başına bilebileceğine inanmaları
- C)Bilginin imkânsız olduğunu savunmaları
- D)Sezgiyi tek kaynak saymaları
- E)Matematiği bilginin örneği olarak görmeleri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Deneyciler zihne giren her içeriğin bir deneyden geldiğini savunduğu için doğuştan bilgiye yer bırakmaz.
Soru 9 · Orta
Berkeley'in Locke'tan ayrıldığı nokta hangisidir?
- A)Doğuştan fikirleri kabul etmesi
- B)Tümevarımı reddetmesi
- C)Şekil ve büyüklüğün de ancak algılandığı kadarıyla bilindiğini söyleyip birincil-ikincil nitelik ayrımını yıkması
- D)Bilgiyi akla dayandırması
- E)Nedenselliği alışkanlıkla açıklaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Berkeley bütün nitelikleri algıya bağlayarak Locke'un nesnede var saydığı birincil nitelikleri de tartışmaya açar.
Soru 10 · Orta
Hume'un tümevarıma yönelttiği kuşkuyu en iyi anlatan ifade hangisidir?
- A)Gözlemler yalnız akılla yapılabilir.
- B)Tek bir gözlem genel yargı için yeterlidir.
- C)Duyular her zaman yanılır.
- D)Geçmişte hep aynı biçimde gerçekleşmiş olması, olayın gelecekte de öyle olacağını kesinleştirmez.
- E)Tümevarım matematikte geçersizdir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tekrarlanan gözlemler bir beklenti doğurur ama bu beklentiye mantıksal zorunluluk kazandırmaz.
Soru 11 · Orta
Empirizm ile pozitivizmin karıştırılmaması gerektiğini en iyi açıklayan ifade hangisidir?
- A)Pozitivizm gözlemi tümüyle reddeder.
- B)Empirizm bilginin imkânını inkâr eder.
- C)İkisi de doğuştan fikirleri savunur.
- D)Empirizm yalnız Antik Çağ'da görülür.
- E)Empirizm bilginin kaynağını tartışırken pozitivizm bilimin yöntemini tek geçerli yol olarak öne çıkarır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İki akım da gözleme değer verir, ama biri kaynak sorusuna cevap verir, öteki bilimsel yöntemi merkeze alır.
Soru 12 · Zor
Bir düşünür şöyle diyebilir: «Ateşe elimi her yaklaştırdığımda yanma duygusu geldi. Bunun bir daha olacağından eminim, ama bu eminliğin arkasında ateşin içine bakıp gördüğüm bir zorunluluk yok; yalnız yaşadıklarımın içimde bıraktığı bir beklenti var.» Paragraftaki görüş kime aittir?
- A)Berkeley
- B)Hume
- C)Locke
- D)Aristoteles
- E)Descartes
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Zorunlu bağın gözlenemeyişi ve beklentinin tekrarlanan yaşantıdan doğması Hume'un nedensellik açıklamasıdır.
Soru 13 · Zor
Deneyci bir yazarın kaleminden şu satırlar çıkmış olsun: «Çocuğun aklında hiçbir şey hazır bulunmaz. Ne zaman bir şeyi görür, dokunur, işitirse ilk fikirleri belirir; zamanla kendi düşünüşünü de fark etmeye başlar ve böylece ikinci bir fikir kaynağı açılır.» Bu paragraftan hangisi çıkarılamaz?
- A)Neden-sonuç ilişkisi zihnin alışkanlığından ibarettir.
- B)Doğuştan getirilen fikir yoktur.
- C)Dış duyular fikirlerin bir kaynağıdır.
- D)Zihin kendi işleyişini de fark edebilir.
- E)Bilgi deneyle başlar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Paragraf Locke'un boş levhasını ve iki kaynağını anlatır; nedenselliğin alışkanlık olduğuna dair bir ifade içermez.
Soru 14 · Zor
Bir öğrenci «Hume deneyci olduğuna göre bilginin imkânını tartışmasız kabul eder ve deneye dayanan her genel yargıyı kesin sayar» diyor. Öğrencinin gözden kaçırdığı nokta hangisidir?
- A)Hume'un doğuştan fikirleri savunduğunu gözden kaçırması
- B)Hume'un akılcı olduğunu fark etmemesi
- C)Hume'un algılanmayan maddenin varlığını savunduğunu unutması
- D)Hume'un deneye dayanmakla birlikte tümevarımla kurulan genel yargıların zorunluluk taşımadığını savunan şüpheci yönünü hesaba katmaması
- E)Hume'un tümdengelimi tek yöntem saydığını atlaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Hume bilgiyi deneyle sınırlar ve tam da bu yüzden deneyden çıkan genellemelerin kesinliğinden kuşku duyar.
Soru 15 · Zor
Aşağıdaki öncüllerden hangileri deneycilik bakımından doğrudur? I. Bilgi a posteriori niteliktedir. II. Matematik bilginin örnek alınacak tek modelidir. III. Zihin doğuşta bazı ilkeleri hazır bulundurur. IV. Genel yargılara tek tek gözlemlerden ulaşılır.
- A)II ve III
- B)Yalnız III
- C)I ve IV
- D)I, II ve IV
- E)Yalnız II
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Deneyden sonra gelen bilgi ve tümevarım deneyciliğe aittir; matematiği model almak ve doğuştan ilkeler akılcılığın görüşüdür.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Kritisizm» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Locke ile Hume'u birlikte deneycilik içinde toplayan ortak görüş hangisidir?
- A)Nedensel bağın zorunlu olduğu
- B)Algılanmayan hiçbir şeyin var olmadığı
- C)Zihnin doğuştan ilkeler taşıdığı
- D)Zihindeki içeriklerin kaynağının deney olduğu
- E)Bilginin akıl ve deneyin ortak ürünü olduğu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki filozof da zihindeki her içeriği deneye dayandırır; ayrıldıkları yer bu içeriği nasıl işledikleridir.
Soru 2 · Orta
«Kör doğmuş biri, renkler kendisine ne kadar ayrıntılı anlatılırsa anlatılsın kırmızının ne olduğunu bilemez.» Bu örnekle hangi görüş desteklenir?
- A)Bilgi kaynağını deneyde bulur; yaşanmamış bir duyumun fikri oluşmaz.
- B)Renk fikri doğuştan getirilir.
- C)Bilgi kişiden kişiye değişmez.
- D)Kesin bilgi akılla kurulur.
- E)Renkler nesnenin birincil nitelikleridir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Duyum yaşanmadan fikrin oluşmaması, bilginin kaynağını deneye bağlayan empirizmi destekler.
Soru 3 · Zor
Rasyonalist ve empirist iki düşünürün tartışmasını izleyen biri hangi gözlemi yaparsa yanılmış olur?
- A)Biri tümdengelime, öteki tümevarıma daha çok güveniyor.
- B)Biri doğuştan fikirleri kabul ediyor, öteki reddediyor.
- C)Biri matematiği, öteki gözleme dayanan bilimleri örnek alıyor.
- D)Biri a priori bilgiyi, öteki a posteriori bilgiyi öne çıkarıyor.
- E)Empirist olan, bilginin deneyle başlamadığını savunuyor.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Deneyci bilginin deneyle başladığını savunur; öbür gözlemlerin hepsi iki akımın gerçek farklarını dile getirir.
Soru 4 · Zor
Bir düşünür şöyle diyebilir: «Masamın kahverengi ve sert olduğunu söylüyorum. Gözümü kapayıp elimi çektiğimde, bu masadan söz etmemi sağlayan neyim kalıyor? Algılanmadığı bir anda onun nasıl olduğunu söylememe izin veren hiçbir deney bulamıyorum.» Bu paragrafın sahibi ve vardığı yer hangisidir?
- A)Hume, nedenselliğin alışkanlık olduğu
- B)Locke, birincil niteliklerin nesnede bulunduğu
- C)Berkeley, deneycilikten öznel idealizme geçiş
- D)Aristoteles, kavramın algıdan soyutlanması
- E)Descartes, düşünen benin kesinliği
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Algılanmayan nesneden söz etmeyi reddetmek Berkeley'in çizgisidir ve onu varlık konusunda idealizme götürür.
Soru 5 · Zor
Aşağıda filozoflar kavramlarla bir araya getirilmiştir; hangisinde hata vardır?
- A)Locke ile duyum ve düşünme
- B)Hume ile doğuştan fikirler
- C)Berkeley ile algılanmak
- D)Hume ile izlenim ve fikir
- E)Locke ile birincil ve ikincil nitelikler
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Hume her fikri bir izlenime dayandıran deneyci bir filozoftur; doğuştan fikirler akılcıların görüşüdür.
FL02 — Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.