YKS Felsefe · Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) · FEL-FL02-L03
Rasyonalizm
TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Geometri dersinde Defne iletkiyle üç ayrı üçgenin açılarını ölçüyor. Birinde toplam 179, ötekinde 181, sonuncusunda 180 derece çıkıyor. Defterine «ortalama 180» yazacakken öğretmeni durduruyor: «Ölçmene gerek yoktu. Her üçgende iç açılar toplamı 180 derecedir; bunu tahtadaki ispattan biliyoruz, iletkiden değil.» Defne şaşırıyor: hiç ölçmeden, kâğıda tek çizgi çekmeden, bütün üçgenler için kesin konuşmak nasıl mümkün olabilir? Hata iletkide mi, gözde mi, elde mi? Sınıfta kimse fark etmese de öğretmenin cümlesi, akla dayanarak bilinenin duyularla ölçülenden daha sağlam olduğunu söyleyen bir felsefi tutumu taşıyor. Sınavda bu tutum çoğu zaman adı verilmeden, bir paragrafın içine gizlenmiş olarak gelir.
2Hedefler
- Rasyonalizmin bilginin kaynağı sorusuna verdiği cevabı ve bu cevabın gerekçelerini açıklarsın.
- Platon, Descartes ve Farabi'nin akla dayalı bilgi görüşlerini öne çıkan kavramlarıyla birbirinden ayırırsın.
- Bir paragraftaki akılcı ipuçlarını bulur, metnin Platon'a mı Descartes'a mı yakın olduğunu gerekçesiyle belirlersin.
- Rasyonalizmi dogmatizmden ve deneyciliğe dayanan görüşlerden soru düzeyinde ayırt edersin.
3Konu anlatımı
Kaynağı sormak
Bilginin mümkün olduğunu kabul eden düşünür hemen ikinci bir soruyla yüz yüze gelir: bu bilgiyi hangi yetimizle ediniyoruz? Bilgi felsefesinde buna bilginin kaynağı sorusu denir. Elimizde iki büyük aday vardır: düşünme gücümüz ve duyularımız. Rasyonalizm (akılcılık), birinciyi öne çıkaran görüştür. Ona göre doğru ve kesin bilginin kaynağı akıldır; duyular bilgiye ancak malzeme taşır, çoğu zaman da yanıltır.
Defne'nin iletkisi bu iddianın küçük bir örneği. Ölçüm her seferinde biraz sapıyor, çünkü çizgi kalın, göz yorgun, iletki kusurlu. İspat ise tek bir çizime değil, üçgen kavramının kendisine bakar ve vardığı sonuç her üçgen için geçerlidir. Akılcı filozof buradan genel bir ders çıkarır: deney bize «şu ana kadar böyle oldu» der, akıl ise «başka türlü olamaz» der.
Akılcı görüşün dayanakları
Ders kitaplarında rasyonalizmin savunusu birkaç dayanak üzerinden anlatılır. Bunlar sınavdaki paragraflarda ipucu olarak karşına çıkacağı için tek tek tanı.
Birincisi duyuların yanıltıcılığıdır. Uzaktaki kule küçük görünür, suya batmış kürek kırık durur. Duyuların bir kez yanılttığı yerde ona tam güvenmek akılcıya göre doğru olmaz.
İkincisi kesinlik ve zorunluluktur. Yedi ile beşin toplamının on iki ettiğini söyleyen önerme yarın da, başka bir gezegende de doğrudur. Gözleme dayanan bir bilgi ise yalnızca gözlenen durumlar için güvence verir. Akılcılar gerçek bilgiyi evrensel ve zorunlu olanla eş tutar.
Üçüncüsü doğuştan ilkelerdir. Akılcı düşünürlerin önemli bir bölümü, zihnin deneyden önce bazı fikirlere ya da ilkelere sahip olduğunu savunur. Önceki derste a priori diye adlandırdığımız, deneyden bağımsız bilgi, akılcı görüşün merkezinde durur.
Dördüncüsü matematik ve mantığı model almaktır. Bir geometrici birkaç apaçık ilkeden yola çıkar ve adım adım sonuçlar türetir. Akılcılar bilginin tamamını bu düzende kurmayı ister. Burada kullanılan akıl yürütme biçimine tümdengelim denir: genel bir ilkeden özel bir sonuca inilir. «Bütün üçgenlerin iç açıları toplamı 180 derecedir; bu şekil bir üçgendir; o hâlde bu şeklin iç açıları toplamı da 180 derecedir.»
Platon: gölgeler ve asılları
Platon'a göre gördüğümüz, dokunduğumuz dünya sürekli değişir. Değişen bir şey hakkında kesin bilgi kurulamaz; olsa olsa sanı (doxa) edinilir. Gerçek bilginin (episteme) nesnesi, değişmeyen ve yalnız akılla kavranan idealardır. Güzel bir çiçek solar, ama güzelliğin kendisi solmaz; çizdiğimiz her daire kusurludur, ama dairenin ideası kusursuzdur. Duyulur dünyadaki nesneler bu asılların kopyası, bir bakıma gölgesidir.
Ders kitapları bu düşünceyi Platon'un Devlet adlı eserindeki mağara benzetmesiyle anlatır. Doğduklarından beri bir mağaraya zincirli insanlar yalnızca duvara düşen gölgeleri görür ve onları gerçek sanır. İçlerinden biri zincirlerinden kurtulup dışarı çıktığında önce ışıktan gözleri kamaşır, sonra asıl nesneleri ve en sonunda güneşi görür. Benzetmede mağara duyular dünyasını, dışarısı idealar dünyasını, dışarı çıkış da aklın eğitimini temsil eder.
Platon'a atfedilen bir başka düşünce de bilginin hatırlama (anamnesis) olduğudur. Kaynaklarda aktarıldığına göre ruh, bedene girmeden önce idealarla karşılaşmıştır; dünyadaki nesneler ona yalnızca bildiğini hatırlatır. Bu görüşü sınavda «öğrenmek aslında anımsamaktır» türünden bir ifadeyle tanırsın.
Descartes: açık ve seçik olan
Önceki derste Descartes'ı şüpheyi bir araç olarak kullanırken gördük ve şüphenin sonunda vardığı «düşünüyorum, öyleyse varım» kesinliğini tanıdık. Bilginin kaynağı açısından o kesinliğin önemi şudur: Descartes ona bir gözlemle değil, yalnızca düşünerek ulaşmıştır. Bu ilk kesinlikten bir ölçüt çıkarır: zihnin açık ve seçik biçimde kavradığı her şey doğrudur. Açık, zihne apaçık görünen; seçik, başka hiçbir şeyle karışmayacak kadar belirgin olan demektir.
Descartes'a göre bazı fikirler zihne dışarıdan gelmez, zihinle birlikte vardır. Ders kitapları bu doğuştan fikirlere örnek olarak Tanrı fikrini, benliğin bilincini ve matematik ilkelerini gösterir. Yöntemi de geometrinin düzenini izler: karmaşık sorunu parçalara böl, en basitten başla, her adımı sağlam bir öncekine yasla.
Kaynaklarda Descartes'a ait olarak anlatılan balmumu örneği de aynı yöne işaret eder. Kovandan yeni çıkmış bir parça balmumu belli bir renk, koku ve sertlik taşır. Ateşe yaklaştırınca rengi, kokusu, biçimi değişir, eriyip akar. Duyularla algıladığımız özelliklerin hepsi değiştiği hâlde onun aynı balmumu olduğunu biliriz. Descartes'a göre bu bilgiyi bize gözümüz değil, zihnimiz verir.
Farabi: duyudan akla yükseliş
İslam düşüncesinde Farabi, ders kitaplarında rasyonalizmin temsilcileri arasında anılır. Onun bilgi anlayışı duyuları dışlamaz: insan bilgiye duyumla başlar, duyulardan gelen izlenimlerden genel kavramlar soyutlar. Ancak bilginin kesinlik kazandığı yer akıldır. Farabi'nin akıl kuramı, insan aklının yetenek hâlinden başlayıp kavrayan bir akla doğru basamak basamak yükselmesini anlatır; ders kitaplarında bu yükselişin en üst aşamasında insan aklının faal akıl denen bir ilkeyle bağlantı kurduğu belirtilir. Sınav düzeyinde akılda tutman gereken şudur: Farabi'de duyum başlangıçtır, ama bilginin kaynağı ve ölçütü akıldır.
Ders kitapları akılcı gelenekte Spinoza ve Leibniz'in adlarını da sayar. Bu iki düşünürü sınavda yalnızca akımın üyeleri olarak tanıman yeterlidir.
Filozof-görüş kartı
| Düşünür | Bilgiyi nereye dayandırır | Kavram anahtarı | Metinde ele veren dil |
|---|---|---|---|
| Platon | Değişmeyen idealara, akılla kavranan asıllara | idea, anamnesis, mağara | «gölge», «kopya», «asıl», «ruhun anımsaması», «değişen dünya» |
| Descartes | Açık ve seçik kavranan doğuştan fikirlere | doğuştan fikir, açık ve seçik, yöntem | «apaçık», «karışmayan», «zihin kendinden bulur», geometri düzeni |
| Farabi | Duyumdan başlayıp akılda kesinleşen kavramlara | akıl basamakları, faal akıl | «duyumla başlar», «akılla yetkinleşir», soyutlama |
| Spinoza, Leibniz | Akla dayalı sistemlere | akılcı gelenek | yalnız adla tanınır |
Paragrafta akılcıyı tanımak
Sınav çoğu zaman sana akımın adını vermez. Paragrafta şu işaretlerden birkaçını birlikte görüyorsan akılcı bir metinle karşı karşıyasın: bilginin zorunlu ve evrensel olması gerektiği vurgusu, matematiğin örnek gösterilmesi, duyuların aldatıcı bulunması, zihinde deneyden önce bulunan bir içerik, genelden özele akıl yürütme.
İki yaygın karışıklığa dikkat et. Birincisi deneycilikle olan karşıtlıktır: akılcı bilginin temelini düşünmede bulur, deneyci ise duyulardan gelen deneyde. Bu ikinci tutumu sonraki derste ayrıntılı göreceğiz. İkincisi dogmatizmle olan ilişkidir. Dogmatizm «Bilgi mümkün mü?» sorusuna evet diyen tutumun adıdır; rasyonalizm ise «Bilgi nereden gelir?» sorusuna akıl diye cevap verir. Akılcılar kesin bilgiye ulaşılabileceğine inandıkları için imkân sorusunda dogmatik taraftadır, ama iki terim farklı soruların cevabıdır ve birbirinin yerine kullanılamaz.
Metin çözümü: Platon mu, Descartes mı?
Akla güvenen bir düşünür şöyle yazmış olsun: «Ressamın tuvale çizdiği her yüzde bir eksik vardır; biri fazla uzun, öteki fazla solgundur. Yine de bu eksikleri görebiliyorsak, kusursuz bir ölçünün bize daha önceden tanıdık olmasındandır. O ölçüyü bu dünyada hiç görmedik; ruh onu buraya gelmeden bilir ve kusurlu kopyalar karşısında yalnızca anımsar.»
Önce akılcı imleri topla: kusurlu kopyalarla kusursuz ölçü arasında bir karşıtlık kuruluyor, ölçü duyularla edinilmiş sayılmıyor. Bu kadarı hem Platon'a hem Descartes'a uyabilir; ikisi de duyulara güvenmez ve deneyden önce gelen bir bilgiyi kabul eder. Ayırt edici olan ikinci katmandır. «Kopya», «bu dünyada hiç görmedik», «ruh buraya gelmeden bilir», «anımsar» ifadeleri iki dünya ayrımını ve hatırlama düşüncesini taşıyor. Descartes'ın çizgisindeki bir metin ise açık ve seçik kavrayıştan, düşünen zihnin kendi içinde bulduğu fikirden, adım adım ilerleyen bir yöntemden söz ederdi. Bu metin Platon'a aittir.
Akılcıların karşısında, zihnin doğuştan getirdiği hiçbir içerik olmadığını savunan güçlü bir cephe durur. O cepheye göre her fikir sonradan, dış dünyayla temas ederek yazılır; Locke'un boş levha (tabula rasa) benzetmesi bu iddianın simgesidir. Berkeley ve Hume ile birlikte deneyciliği, yani empirizmi, sonraki derste ele alacağız.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Akımın temel iddiası
Soru: Rasyonalizmin bilginin kaynağına ilişkin temel iddiası hangisidir?
- A) Kesin bilgiye hiçbir yolla ulaşılamaz.
- B) Doğru bilginin kaynağı akıldır.
- C) Bilgi kişiden kişiye değişir.
- D) Zihin doğduğunda tamamen boştur.
- E) Bilginin ölçütü yalnızca işe yaramasıdır.
Çözüm: Rasyonalizm kaynak sorusuna «akıl» diye cevap verir. A mutlak şüpheciliği, C sofist göreceliğini, D deneyciliğin zihin anlayışını, E ise doğruluğu yarara bağlayan bir anlayışı yansıtır. Cevap: B.
Örnek 2 — Matematik neden model?
Soru: Akılcı filozofların matematiği bilgi için örnek almalarının gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Matematiğin yalnızca gözlemle ilerlemesi
- B) Matematik sonuçlarının kişiye göre değişmesi
- C) Matematiğin pratik hayatta para kazandırması
- D) Matematiğin deneyden bağımsız, kesin ve zorunlu sonuçlar vermesi
- E) Matematiğin duyulara en çok güvenen bilim olması
Çözüm: Bir geometri ispatı tek bir çizime bağlı kalmaz; sonucu her durumda geçerlidir. Akılcıların aradığı evrensellik ve zorunluluk budur. Cevap: D.
Örnek 3 — Değişen özellikler, aynı nesne
Soru: Bu çizgide bir düşünür şunu söyleyebilir: «Buz kalıbı elimde eriyor; sertliği, biçimi, soğukluğu kayboluyor. Yine de avucumdakinin az önceki buz olduğunu biliyorum. Bu bilgiyi bana parmaklarım vermedi, onu ancak düşünerek kavrıyorum.» Bu paragraf, ders kitaplarında hangi düşünürün hangi örneğiyle ilişkilendirilir?
- A) Descartes'ın balmumu örneği
- B) Platon'un mağara benzetmesi
- C) Farabi'nin akıl basamakları
- D) Pyrrhon'un yargıyı askıya alması
- E) Protagoras'ın insanı ölçü sayması
Çözüm: Duyulur bütün nitelikler değiştiği hâlde nesnenin kimliğini aklın kavraması, Descartes'a atfedilen balmumu örneğinin iskeletidir. Mağara benzetmesi iki dünya ayrımına, Farabi'ninki aklın yükselişine dayanır. Cevap: A.
Örnek 4 — İki farklı soru
Soru: Bir öğrenci «Rasyonalizm ile dogmatizm aynı şeydir» diyor. Bu yargıyı düzelten açıklama hangisidir?
- A) Rasyonalistler kesin bilginin imkânsız olduğunu savunur.
- B) Dogmatizm bilginin kaynağını yalnızca deneyde bulur.
- C) İki terim de yalnızca Antik Çağ düşünürleri için kullanılır.
- D) Rasyonalizm bilginin sınırını çizen bir görüştür.
- E) Dogmatizm bilginin imkânı sorusuna, rasyonalizm bilginin kaynağı sorusuna verilen bir cevaptır.
Çözüm: Akılcılar bilginin mümkün olduğunu kabul ettiklerinden imkân sorusunda dogmatik tarafta sayılır, ama terimler farklı soruları cevaplar. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Akılcıları duyuları bütünüyle yok sayan düşünürler sanmak. Farabi bilgiye duyumla başlandığını kabul eder; akılcıyı ayırt eden, kesinliği ve ölçütü akla vermesidir.
- Duyuların yanılttığını söyleyen her metni Pyrrhon'a bağlamak. Duyuya güvensizlik akılcı metinlerde de vardır; metin aklın kesin bilgi verdiğini söylüyorsa şüpheci değil, akılcıdır.
- Platon ile Descartes'ı ortak ipuçlarıyla ayırmaya çalışmak. Duyuya güvensizlik ve deneyden önceki bilgi ikisinde de bulunur; ayırıcı işaret Platon'da iki dünya ve anımsama, Descartes'ta açık ve seçik fikir ile yöntemdir.
- Rasyonalizmi dogmatizmle eş tutmak. Biri kaynağı, öbürü imkânı sorar; akılcılar dogmatik tarafta yer alsa da terimler birbirinin yerine geçmez.
- Tümdengelimi tümevarımla karıştırmak. Akılcıların model aldığı yol genel ilkeden özel sonuca iner; tek tek gözlemlerden genele çıkan yol deneycilerin daha çok güvendiği yoldur.
6Tekrar kartı
- Rasyonalizm (akılcılık): doğru ve kesin bilginin kaynağı akıldır; duyular yanıltabilir.
- Dayanaklar: kesinlik ve zorunluluk, doğuştan (a priori) ilkeler, matematik modeli, tümdengelim.
- Platon: duyulur dünya değişen kopyalardır, bilgi idealara yöneliktir; mağara benzetmesi; bilgi anımsamadır.
- Descartes: açık ve seçik olan doğrudur; doğuştan fikirler (Tanrı, benlik, matematik); balmumu örneği.
- Farabi: bilgi duyumla başlar, akılda kesinleşir; akıl basamakla yükselir, en üstte faal akılla bağ kurar.
- Spinoza ve Leibniz: ders kitaplarında akılcı gelenekte adları anılır.
- Rasyonalizm kaynak sorusunun, dogmatizm imkân sorusunun cevabıdır; karşıtı deneycilik (empirizm).
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Bilginin kaynağı tartışmasında aklı temel alan görüşün adı nedir?
- A)Septisizm
- B)Görecelik
- C)Rasyonalizm
- D)Agnostisizm
- E)Pragmatizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Akılcılık olarak da anılan rasyonalizm kesin bilginin kaynağını akılda bulur.
Soru 2 · Kolay
İdealar kuramı ve mağara benzetmesiyle tanınan filozof kimdir?
- A)Platon
- B)Descartes
- C)Locke
- D)Pyrrhon
- E)Gorgias
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ders kitaplarında duyulur dünyayı gölgelere benzeten mağara anlatımı Platon'a aittir.
Soru 3 · Kolay
Descartes'a göre bir düşüncenin doğruluk ölçütü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Çoğunluk tarafından kabul görmesi
- B)Duyularla defalarca gözlenmesi
- C)Uygulamada işe yaraması
- D)Bir otoritenin onaylaması
- E)Zihin tarafından açık ve seçik kavranması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Descartes zihnin açık ve seçik biçimde kavradığı her şeyin doğru olduğunu ileri sürer.
Soru 4 · Kolay
Genel bir ilkeden özel bir sonuca ulaşılan ve akılcıların model aldığı akıl yürütme türü hangisidir?
- A)Tümevarım
- B)Tümdengelim
- C)Benzetme
- D)Gözlem
- E)Deney
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Tümdengelimde geometrideki gibi genel önermeden tek bir duruma ilişkin sonuç çıkarılır.
Soru 5 · Orta
Bir lise öğrencisi aynı çubuğu suyun içinde kırık, dışında düz görüyor. Bu deneyimi akılcı bir düşünür hangi iddiasını desteklemek için kullanır?
- A)Bilginin kişiye göre değiştiğini
- B)Zihnin doğuşta boş olduğunu
- C)Hiçbir şeyin bilinemeyeceğini
- D)Duyuların yanıltabildiğini ve kesin bilginin akla dayanması gerektiğini
- E)Bilginin yalnızca işe yarayınca doğru olduğunu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Akılcılar duyuların aldatıcılığını gösterip güvenilir bilginin kaynağını akla taşır.
Soru 6 · Orta
Platon'a göre bilginin anımsama olmasının dayandığı düşünce hangisidir?
- A)Çocuğun her şeyi yetişkinlerden taklitle öğrenmesi
- B)Ruhun bedene girmeden önce idealarla karşılaşmış olması
- C)Duyuların bilgiyi doğrudan zihne yazması
- D)Bilginin toplumdan topluma değişmesi
- E)Aklın yalnızca deneyden gelen malzemeyi düzenlemesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kaynaklarda aktarıldığına göre ruh idealarla önceden tanışmıştır ve nesneler ona bunu hatırlatır.
Soru 7 · Orta
Mağara benzetmesindeki öğelerle Platon'un kavramları arasındaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
- A)Gölgeler, idealar dünyası
- B)Zincirler, akıl yürütme
- C)Güneş, duyulur nesneler
- D)Mağara duvarı, kesin bilgi
- E)Dışarı çıkış, aklın eğitilmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Mahkûmun gölgelerden kurtulup asıl nesnelere yönelmesi aklın duyulardan idealara yükselişini anlatır.
Soru 8 · Orta
Descartes'ın doğuştan fikirlerine ders kitaplarında örnek gösterilenler hangi seçenekte birlikte verilmiştir?
- A)Tanrı fikri ve matematik ilkeleri
- B)Renk ve koku algıları
- C)Ağaç ve deniz imgeleri
- D)Sıcaklık ve soğukluk duyumları
- E)Ses ve tat izlenimleri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Descartes Tanrı fikri, benliğin bilinci ve matematik ilkeleri gibi fikirleri deneyden gelmemiş sayar.
Soru 9 · Orta
Farabi'nin bilgi anlayışını en iyi özetleyen ifade hangisidir?
- A)Duyular bilgiye hiçbir katkı yapmaz.
- B)Bilgi yalnızca gözlemle edinilir ve orada kalır.
- C)Bilgi duyumla başlar, ama kesinliği ve ölçütü akıldan gelir.
- D)Kesin bilgi imkânsızdır, hüküm askıya alınmalıdır.
- E)Bilginin sınırı fenomenlerle çizilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Farabi duyumu başlangıç sayar, ancak kavramların soyutlanması ve kesinleşmesi akılda gerçekleşir.
Soru 10 · Orta
«İki noktadan yalnızca bir doğru geçtiğini kavramak için bin kez çizmeye gerek yok; tek bir doğru düşünce bunu herkes ve her zaman için söyler.» Bu ifadede öne çıkan akılcı özellik hangisidir?
- A)Bilginin kişiye göre değişmesi
- B)Duyuların bilgiye tek kaynak olması
- C)Bilginin yalnızca geçici olması
- D)Akla dayalı bilginin evrensel ve zorunlu sayılması
- E)Yargıdan kaçınmanın huzur getirmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tekrar gerektirmeyen, herkes için geçerli bir kavrayış akılcıların aradığı zorunlu ve evrensel bilgidir.
Soru 11 · Orta
Ders kitaplarında akılcı gelenekte adı anılan iki düşünür hangi seçenekte verilmiştir?
- A)Locke ve Berkeley
- B)Spinoza ve Leibniz
- C)Pyrrhon ve Protagoras
- D)Hume ve Locke
- E)Gorgias ve Pyrrhon
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Spinoza ve Leibniz akılcı geleneğin üyeleri olarak anılırken Locke, Berkeley ve Hume deneycidir.
Soru 12 · Zor
Şöyle bir düşünür hayal et: «Bahçedeki her gül bir gün kurur, kokusu uçar; ama güzelliğin kendisi ne kurur ne uçar. Gözüm yalnızca solan gülleri gördü; solmayanı ise ancak düşüncemle tanıyorum.» Bu metinden hangi sonuç çıkarılamaz?
- A)Duyulur dünya değişkendir.
- B)Değişmeyen bir asıl kabul edilmektedir.
- C)Değişmeyen olan akılla kavranır.
- D)Metin Platon'un görüşüne yakındır.
- E)Bilgi yalnızca duyu deneyimiyle edinilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Metin solmayanı gözle değil düşünceyle tanıdığını söyler; bilgiyi duyulara bağlayan sonuç metinle çelişir.
Soru 13 · Zor
Bir öğrenci «Farabi duyumu bilginin başlangıcı saydığına göre deneycidir» diyor. Bu değerlendirmede gözden kaçan nokta hangisidir?
- A)Farabi'de duyumun yalnızca başlangıç olduğunu, bilginin kesinliğini ve ölçütünü ise aklın sağladığını gözden kaçırması
- B)Farabi'nin duyuları tamamen reddettiğini unutması
- C)Farabi'nin bilgiyi imkânsız saydığını atlaması
- D)Farabi'nin göreceliği savunduğunu fark etmemesi
- E)Farabi'nin Antik Yunan'da yaşadığını varsayması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Duyumla başlamak bir düşünürü deneyci yapmaz; Farabi'de bilginin kaynağı ve son ölçütü akıldır.
Soru 14 · Zor
Rasyonalizm ve dogmatizm terimleri hakkındaki şu ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)İki terim aynı soruya verilen iki farklı cevaptır.
- B)Rasyonalistler bilginin imkânını reddettikleri için dogmatik sayılmaz.
- C)Rasyonalizm kaynak sorusuna cevap verir; akılcılar kesin bilgiyi mümkün gördükleri için imkân sorusunda dogmatik taraftadır.
- D)Dogmatizm bilginin kaynağını akılda bulan görüşün öteki adıdır.
- E)İki terim de yalnızca din felsefesine aittir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Biri kaynağı biri imkânı sorar; akılcının kesin bilgiye güvenmesi onu dogmatik tarafa yerleştirir.
Soru 15 · Zor
«Karmaşık her soruyu en küçük parçalarına ayırırım. Kendi içinde apaçık görünen ve başka hiçbir şeyle karışmayan ilk adımı bulmadan bir sonrakine geçmem; sonra geometrici gibi basitten karmaşığa doğru ilerlerim.» Bu metin hangi düşünürle, hangi gerekçeyle eşleşir?
- A)Platon; iki dünya ayrımı ve anımsama
- B)Farabi; aklın faal akılla bağ kurması
- C)Pyrrhon; hükümden kaçınma
- D)Descartes; açık ve seçik ölçütü ve geometri düzenindeki yöntem
- E)Locke; zihnin boş levha olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Apaçık ve karışmayan ilk adım ile basitten karmaşığa yöntem Descartes'ın ayırıcı işaretleridir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Empirizm» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Akılcı bir düşünürün «Gözlem bize yalnızca gördüklerimizi söyler, görmediklerimiz için hiçbir güvence vermez» demesinin amacı nedir?
- A)Bilginin kişiye göre değiştiğini göstermek
- B)Deneye dayalı bilginin evrensel ve zorunlu olamayacağını vurgulamak
- C)Duyuların hiçbir zaman yanılmadığını kanıtlamak
- D)Kesin bilginin imkânsız olduğunu ilan etmek
- E)Zihnin doğuşta boş olduğunu savunmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Akılcı, gözlemin yalnızca gözlenen durumla sınırlı kaldığını gösterip zorunlu bilgiyi akla bağlar.
Soru 2 · Orta
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A)Platon ile idealar dünyası
- B)Descartes ile doğuştan fikirler
- C)Farabi ile akıl kuramı
- D)Platon ile anamnesis
- E)Descartes ile zihnin boş levha olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Zihni boş levhaya benzeten düşünür Locke'tur; Descartes doğuştan fikirleri kabul eder.
Soru 3 · Zor
«Gözümü kapatıp dışarıdan gelen her izlenimi bir kenara bıraktığımda bile, zihnimde hiçbir duyunun bana vermediği bazı fikirler buluyorum. Onları öyle belirgin kavrıyorum ki hiçbir şeyle karıştıramıyorum; kuşkuya yer bırakmayan bu fikirleri temel alıp gerisini sırayla türetiyorum.» Bu metin için hangisi söylenebilir?
- A)Metin Descartes'ın çizgisindedir; çünkü zihnin kendinde bulduğu, açık ve seçik kavranan fikirler temel alınmakta ve sıralı bir yöntem izlenmektedir.
- B)Metin Platon'a aittir; çünkü idealar dünyası ile duyulur dünya ayrılmakta ve bilgi anımsama sayılmaktadır.
- C)Metin deneyciliğe aittir; çünkü bilgi dış dünyadan gelen izlenimlerle kurulmaktadır.
- D)Metin şüphecidir; çünkü hiçbir bilginin mümkün olmadığını söylemektedir.
- E)Metin göreceliği savunur; çünkü bilgi kişinin kendi zihnine göre değişmektedir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Duyudan gelmeyen, karışmayan ve sarsılmaz fikirlerden adım adım ilerlemek Descartes'ı Platon'dan ayıran işaretlerdir.
Soru 4 · Zor
Platon ile Descartes'ı ortak bir akılcı çizgide buluşturan ama aralarındaki farkı gösteremeyen ifade hangisidir?
- A)Bilgi ruhun bedenden önce gördüklerini hatırlamasıdır.
- B)Zihnin açık ve seçik kavradığı her şey doğrudur.
- C)Duyular yanıltıcıdır ve kesin bilgi deneyden önce gelen bir kaynağa dayanır.
- D)Gerçek bilgi değişmeyen idealar dünyasına yöneliktir.
- E)Doğru bilgiye geometri gibi adım adım ilerleyen bir yöntemle ulaşılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Duyuya güvensizlik ve deneyden önceki bilgi iki filozofta ortaktır; öbür seçenekler yalnız birine özgüdür.
Soru 5 · Zor
Bir metinde şu üç işaret birlikte geçiyor: duyuların yanılttığı söyleniyor, bilginin herkes için ve her zaman geçerli olması isteniyor, örnek olarak bir geometri ispatı veriliyor. Bu metni sınıflandırırken yapılacak en doğru çıkarım hangisidir?
- A)Metin mutlak şüphecidir, çünkü duyulara güvenmiyor.
- B)Metin deneycidir, çünkü bir örnek veriyor.
- C)Metin göreceliği savunur, çünkü herkesten söz ediyor.
- D)Metin bilginin kaynağı sorusunda akılcıdır ve aynı zamanda kesin bilgiyi mümkün gördüğü için dogmatik bir tutum taşır.
- E)Metin agnostiktir, çünkü bilgiye bir sınır çiziyor.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Duyu eleştirisi, zorunluluk arayışı ve matematik modeli akılcılığın; kesin bilgiye güven ise dogmatizmin işaretidir.
FL02 — Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.