İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Oryantasyon ve Sıfırdan Başla · EDB-S-L04

Dönem kavramı ve tarihle bağ

AYT· 8 bölüm

1Kanca

Neşe, edebiyat dönemlerini yazarların kendi aralarında aldığı kararlar sanıyordu: birkaç şair bir sabah «bundan sonra böyle yazacağız» der, yeni dönem de o gün başlar. Tarihin bu işe karışması için bir sebep görmüyordu. Bir akşam iki defteri masada açık kaldı. Tarih defterinde «1908, II. Meşrutiyet: sansür kalktı, yüzlerce yeni gazete ve dergi çıkmaya başladı» yazıyordu. Bitişikteki edebiyat defterinde, kendi el yazısıyla, «Millî Edebiyat 1911» notu ile hemen üstündeki «Fecriati 1909» duruyordu. Üç tarihin arası üç yılı bulmuyordu. Neşe kalemi bıraktı ve bir topluluğun, sesini duyuracağı bir dergi olmadan nasıl ortaya çıkabileceğini düşündü. «Kendi aralarında karar verdiler» açıklaması defterin o sayfasında ayakta kalamıyordu.

2Hedefler

  • Edebi dönemi ortak düşünce, dil, tür ve tema özellikleriyle tanımlayıp bir zaman diliminin neden ayrı bir dönem sayıldığını açıklarsın.
  • Verilen bir tarihsel koşuldan o dönemin edebiyatında görülmesi beklenen özelliği çıkarırsın.
  • Dönem sınırlarının bir olay ya da yayınla işaretlendiğini ve geçişli olduğunu örnekle gösterirsin.
  • Bir dönemi tarihsel koşuldan yazar ve esere uzanan beş halkalı sırayla okursun.

3Konu anlatımı

Dönem nedir?

Edebi dönem, belirli bir zaman diliminde yazılmış eserlerin ortak özellikler taşıdığı bölümdür. Bu ortaklık dört yerde aranır: eserlerin dayandığı dünya görüşü ya da sanat anlayışı, kullanılan dil, seçilen türler ve işlenen temalar. Bir zaman dilimini «dönem» yapan şey takvimdeki yeri olmaktan çok bu ortaklıktır. Aynı yıllarda yazılmış iki metin birbirine hiç benzemiyorsa onları tek başlık altında toplamaya tarihleri yetmez.

Tanımın ikinci yarısı bu dersin asıl konusudur: ortak özellikler kendiliğinden doğmaz. Bir kuşak yazar aynı soruları soruyorsa bunun en sık nedeni, aynı koşulların içinde yaşamalarıdır. Hangi gazetelerin çıktığı, okurun kim olduğu, hangi Türkçenin «doğru» sayıldığı, ülkenin nasıl bir siyasi değişimden geçtiği yazarın masasına kadar ulaşır. Edebi dönem bu yüzden bir tarihsel koşulun ürünü olarak okunur.

Tarih akademisinin «Çağlar» dersinde tarihçilerin geçmişi büyük değişimlerin yaşandığı noktalardan böldüğünü görmüştün. Edebiyat tarihçisi de zamanı bölümlere ayırır, ama baktığı yer başkadır: yazıda, dilde ve sanat anlayışında görülen değişim. Siyasi bir olay edebiyatın arka planına ancak bu yollardan birine dokunduğunda girer.

Dönemi biçimlendiren etkenler

Bir dönemin arkasında genellikle birkaç etken birlikte çalışır. Sınavda verilen bir tarihsel bilgiden edebiyata köprü kurabilmek için bunları ayrı ayrı tanımak gerekir.

  • Siyasi olaylar. Devlet düzenindeki büyük bir değişim, yazarların önemli bulduğu konuları etkiler. 1839 Tanzimat Fermanı'yla açılan Batılılaşma süreci Tanzimat edebiyatının arka planıdır. 1923'te Cumhuriyet'in ilanı da Cumhuriyet dönemi edebiyatının başlangıç noktası sayılır.
  • Din ve kültür çevresi. Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle Arapça ve Farsça kültürle yoğun bir temas başlar. 11. yüzyılın Geçiş dönemi eserlerinden Kutadgu Bilig, aruzla yazılan ilk mesnevi kabul edilir; aruz bu yeni çevreden gelen bir ölçüdür. Divan şiirindeki Arapça-Farsça etkisi de aynı çevrenin yüzyıllar süren sonucudur.
  • Dil. Hangi Türkçenin edebiyat dili olacağı tartışması bir dönemi doğrudan biçimlendirebilir. Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketiyle 1911'de başlayan Millî Edebiyat sade Türkçeyi, İstanbul Türkçesini ve hece ölçüsünü öne çıkarır.
  • Yazı ve basın. Yazının kullanılması sözlü dönemin yanına yazılı bir dönem ekler; Orhun Yazıtları ilk yazılı Türkçe metinler kabul edilir. Matbaa ve gazete ise metni tek tek nüshalardan çıkarıp geniş bir okur kitlesine taşır. Tanzimat edebiyatının bir gazeteyle başlatılması bu açıdan anlamlıdır.
  • Eğitim ve okur. Yazarın kime seslendiği, kimin okuyabildiğine bağlıdır. Ahmet Mithat'ın romanlarını halkı eğitmek amacıyla yazması, okurunu düşünen bir yazarın tercihidir.
  • Batı ile temas. Çeviriler ve Batı'daki akımlar yeni türler ve yeni bakışlar getirir. Roman Tanzimat'ta bu temasla girer; Servetifünun şiiri de Batı'daki realizm, parnasizm ve sembolizmden etkilenir.

Bu etkenler nadiren yalnız iş görür. Tanzimat'ta siyasi değişim, gazete ve Batı ile temas aynı yıllarda etkilidir. Bir soruda yalnız birinin adı geçse bile öbürlerini akılda tutmak, dönemi daha sağlam kurmanı sağlar.

Sınırı ne işaretler?

Edebiyat tarihçileri bir dönemin başlangıcını çoğu zaman somut bir olaya ya da yayına bağlar. Tanzimat edebiyatının başlangıcı, Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlandığı 1860 yılıdır; Servetifünun 1896, Fecriati 1909, Millî Edebiyat 1911 yılıyla anılır. Bu yıllar ezberlenecek bilgilerdir, ama ne anlattıklarını bilmek ezberi kalıcı kılar.

Burada dikkat çekici bir aralık var. Tanzimat Fermanı 1839'da ilan edilir, Tanzimat edebiyatı ise 1860'ta başlar. Siyasi değişimle edebi değişim arasında yirmi yıldan uzun bir süre bulunur. Yeni fikirlerin yazara ulaşması, yazarın onları metne dökmesi, bu metni okura iletecek bir gazetenin çıkması zaman alır. Bu yüzden bir edebi dönemin başlangıç yılı çoğunlukla siyasi olayın yılı olmaz; edebiyat dünyasında görünür hâle gelen bir işaretin yılı olur: bir gazete, bir dergi, bir topluluk.

İşaretin bir yılı vardır, değişimin ise yılları. 1860'tan önce yazılmış bir metinde yeni düşüncelerin izine rastlanabilir; 1860'tan sonra da eski üslupla yazmayı sürdürenler olur. Dönem sınırı keskin bir duvardan çok bir geçiş bölgesine benzer. Bunu dönem tarihlerinin kendisi de gösterir: Divan edebiyatı 13. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan bir gelenek olarak verilir, Tanzimat edebiyatı ise 19. yüzyılın ortasında başlar. İki aralık aynı yüzyılda üst üste biner; eski gelenekle yeni edebiyat bir süre aynı yıllarda yaşamıştır.

Aynı yıllarda birden çok ses

Geçişlilik yalnız sınırlarda görülmez, dönemin içinde de görülür: aynı zaman diliminde tek bir edebiyat bulunmayabilir. Halk ve Divan edebiyatı 13. ve 19. yüzyıllar arasında aynı yılları paylaşır, fakat farklı çevrelere seslenir. Divan şiiri aruzla ve Arapça-Farsça etkisi taşıyan süslü bir dille yazılır. Halk şiirinde ise mâni yedi heceyle, koşma on bir heceyle söylenir. Aynı tarihsel zaman, iki ayrı kültür çevresinin iki geleneğini barındırır.

Tek bir dönemin içinde bile yönelimler ayrılabilir. Tanzimat'ın birinci kuşağı edebiyatı toplum için bir araç sayarken ikinci kuşak sanat için sanata yönelir. Millî Edebiyat sade dili ve hece ölçüsünü öne çıkarır; Mehmet Âkif Ersoy ise aruzu kullanır ve aruzla konuşma dilini yakalar. Dönem adı bir eğilimi adlandırır. Her eserin bu eğilime harfi harfine uymasını beklemek, sınavda da yanıltır.

Yazar dönemlere yayılınca

Bir yazarın ömrü bir dönemden uzun sürebilir. Ders kitapları yazarı genellikle en belirgin eserlerini verdiği ve sanat anlayışını kurduğu döneme yerleştirir; bu sınıflama bir ömür takvimi sayılmamalıdır. Abdülhak Hâmit, «Makber» şairi olarak Tanzimat'ın ikinci kuşağında anılır; oysa 1937'ye kadar yaşamış, Cumhuriyet yıllarını da görmüştür. «Şu yıla kadar yaşadı, o hâlde şu dönemdendir» diye düşünen öğrenci yanlış rafa uzanır. Bir yazarın dönemi sorulduğunda ölüm yılına değil, eserlerinin taşıdığı anlayışa bakılır.

Dönemi okuma sırası

Oryantasyonun ilk dersinde, «Ezber mi, zevk mi?» sorusunu tartışırken, yazar–eser bilgisini üç halkalı bir zincire asmıştın. Bu ders zincirin başına bir halka ekliyor ve ortasını açıyor:

tarihsel koşul → düşünce ya da ideal → tema ve dil → tür → yazar ve eser

Tanzimat bu sırayla şöyle okunur. Koşul: Tanzimat Fermanı'yla başlayan Batılılaşma ve gazetenin ortaya çıkışı. Düşünce: edebiyat toplumu eğitmenin aracıdır. Tema ve dil: vatan, hürriyet, toplumsal sorunlar; halka seslenme kaygısı taşıyan bir anlatım. Tür: gazete yazısı, roman, tiyatro. Yazar ve eser: Şinasi ile «Şair Evlenmesi», Namık Kemal ile «Vatan yahut Silistre»; halkı eğitmeyi amaçlayan romanlarıyla Ahmet Mithat.

Millî Edebiyat da aynı sırayla açılır. Koşul: II. Meşrutiyet'in ardından gazete ve dergilerin çoğaldığı ortam. Düşünce: millî bir edebiyat ve millî bir dil. Tema ve dil: millî konular; sade Türkçe, İstanbul Türkçesi, hece ölçüsü. Tür: şiirin yanında kısa hikâye öne çıkar. Yazar ve eser: modern hikâyenin temsilcisi Ömer Seyfettin ile «Kaşağı».

Sıra iki yönde de çalışır. Soru sana bir koşul verip beklenen özelliği sorabilir; ya da bir metnin özelliklerini verip onu hangi koşula bağlayacağını isteyebilir. İkinci yönde temkinli ol: tek bir özellik birden çok döneme uyabilir. Hece ölçüsü hem halk şiirinde hem Millî Edebiyat'ta görülür; aruz Geçiş döneminden Divan'a, oradan bazı Tanzimat ve Servetifünun şiirine uzanır. Bu yüzden tek bir halkaya değil, birkaçına birlikte bakarak karar verilir.

Tarih akademisiyle köprü

Aşağıdaki tablo, Tarih akademisindeki bazı dersleri edebiyattaki karşılıklarına bağlar. Olayların ayrıntısını o derslerde bulursun; burada yalnız iki sütunu birleştiren oku izle.

Tarihsel koşulTarih akademisindeEdebiyattaki karşılığı
İslamiyet'in kabulü, yeni kültür çevresi«Türklerin İslamiyet'i kabulü», «Karahanlılar»Geçiş dönemi (11. yüzyıl): Divanü Lügati't-Türk ve Kutadgu Bilig
1839 Tanzimat Fermanı, Batılılaşma, gazetecilik19. yüzyıl Osmanlı modülünde «Tanzimat Fermanı»Tanzimat edebiyatı (1860, Tercüman-ı Ahval)
1908: sansürün kalkması, gazete ve derginin çoğalması«II. Meşrutiyet»Fecriati (1909), Millî Edebiyat (1911)
1923: Cumhuriyet'in ilanı ve inkılaplar«Siyasi alanda inkılaplar», «Eğitim ve kültür alanında inkılaplar»Cumhuriyet dönemi edebiyatı (1923 sonrası)

Dönemlerin tam sırasını ve her birinin zaman çizelgesini Türk Edebiyatının Dönemleri modülü ayrıntılı kuracak. Bu derste kurduğun şey yöntemdir: bir tarihi gördüğünde «bu, yazarın masasına hangi yoldan ulaştı?» diye sormak.

Edebiyatı tarihin içinden okudun ve bir dönemin ortak yüzünü koşullara bağladın. Şimdi bir adım geri çekilip daha temel bir soruya geçiyoruz: edebiyat, bir sanat dalı olarak toplumla nasıl bir alışveriş içindedir? Bilgi vermek için yazılan öğretici bir metni, çok anlamlılığa açık sanatsal bir metinden ne ayırır; edebi dil gündelik konuşmadan nerede ayrılır; bir metni yazıldığı bağlamdan koparıp okuyabilir miyiz? Edebiyat Bilgisi modülü bu sorularla açılıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Koşuldan özelliğe

Soru: Bir dönemde gazete ortaya çıkmış ve yazarlar ilk kez geniş bir okur kitlesine ulaşabilir hâle gelmiştir. Bu koşulun edebiyata yansıması en çok hangi biçimde beklenir?

  • A) Eserlerin yalnız saray çevresinde elden ele dolaşması
  • B) Halka seslenen, onu bilgilendirmeyi amaçlayan metinlerin çoğalması
  • C) Şiirin yalnız sözlü olarak aktarılması
  • D) Yazarların okuru hiç hesaba katmaması
  • E) Edebiyatın tamamen ortadan kalkması

Çözüm: Gazete, metni tek tek nüshalardan çıkarıp geniş bir kitleye ulaştırır. Kime ulaşabileceğini bilen yazar o kitleye seslenmeye yönelir; Tanzimat'ın birinci kuşağındaki toplum için sanat anlayışı bu koşulla örtüşür. A ve C geniş okurun olmadığı bir ortamı anlatır, D ve E koşulla çelişir. Cevap: B.

Örnek 2 — Fermanın yılı, edebiyatın yılı

Soru: Neşe defterine «Tanzimat edebiyatı 1839'da başladı» yazmış. Bu notu dönem kavramına uygun hâle getiren düzeltme hangisidir?

  • A) Tanzimat edebiyatı 1923'te başlamıştır.
  • B) Tanzimat Fermanı hiç ilan edilmemiştir.
  • C) Tanzimat edebiyatının tarihle bir bağı yoktur.
  • D) 1839 Fermanı dönemin tarihsel arka planıdır; edebiyattaki başlangıç, Tercüman-ı Ahval adlı gazetenin yayın hayatına girdiği 1860'tır.
  • E) Tanzimat edebiyatı Millî Edebiyat'tan sonra gelir.

Çözüm: Neşe siyasi olayın yılını edebi dönemin başlangıcı sanmış. Ferman dönemin arka planını oluşturur, ama edebiyattaki başlangıç bir yayınla işaretlenir. C bağı tümden koparır; A ve E sırayı bozar, B ise tarihsel bir gerçeği inkâr eder. Cevap: D.

Örnek 3 — Üst üste binen yüzyıllar

Soru: Divan edebiyatı 13. ile 19. yüzyıllar arasına, Tanzimat edebiyatı 1860'tan başlayan yıllara yerleştirilir. Bu iki bilgiden hangi yargı çıkar?

  • A) 19. yüzyılın bir bölümünde eski gelenek ile yeni edebiyat aynı yıllarda var olmuştur.
  • B) 1860'ın ilk gününden itibaren hiçbir şair aruz kullanmamıştır.
  • C) Divan edebiyatı Tanzimat'tan sonra başlamıştır.
  • D) İki dönem arasında yüz yıllık bir boşluk bulunur.
  • E) Tanzimat edebiyatı 13. yüzyılda başlamıştır.

Çözüm: Divan geleneğinin aralığı 19. yüzyıla kadar uzanır, Tanzimat ise aynı yüzyılın ortasında başlar; aralıklar üst üste biner. B, sınırı bir günde çizilen duvar gibi düşünür. C, D ve E verilen tarihlerle çelişir. Cevap: A.

Örnek 4 — Eksik halka

Soru: «II. Meşrutiyet sonrası basın ortamı → millî bir edebiyat ve millî bir dil → ? → kısa hikâye → Ömer Seyfettin, «Kaşağı»» sırasında boş bırakılan halkaya hangisi gelir?

  • A) Soyut mazmunlar ve Arapça-Farsça tamlamalar
  • B) Ölçüye ve kafiyeye karşı çıkış
  • C) İnce hayallerle örülü kapalı bir anlatım
  • D) Sanat şahsi ve muhteremdir
  • E) Millî konular, sade Türkçe ve hece ölçüsü

Çözüm: Boş halka tema ve dil halkasıdır. Millî bir dil isteyen bir kuşağın millî konuları sade Türkçeyle işlemesi zincirle tutarlıdır. A Divan şiirine, B Garip akımına, C Sebk-i Hindi'ye uyar; D ise bir dil ya da tema bilgisi olmayıp Fecriati'nin ilkesidir. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Siyasi olayın yılını edebi dönemin başlangıcı saymak. 1839 Fermanı Tanzimat edebiyatının arka planıdır; edebi dönem 1860'ta bir gazeteyle başlatılır. Soruda hangi yılın istendiğine dikkat et.
  • Sınırı bir duvar sanmak. Dönem tarihleri geçiş bölgelerini işaretler. Divan geleneği ile Tanzimat edebiyatı 19. yüzyılda bir süre aynı yıllarda yaşar.
  • Yazarın ömrünü dönemiyle karıştırmak. Abdülhak Hâmit 1937'ye kadar yaşadığı hâlde Tanzimat'ın ikinci kuşağında anılır. Dönem, eserlerin taşıdığı anlayışa göre belirlenir.
  • Dönem özelliğini her esere zorla uygulamak. Millî Edebiyat hece ölçüsünü öne çıkarır, Mehmet Âkif ise aruz kullanır. Dönem adı bir eğilimi gösterir, istisnasız bir kural koymaz.
  • Tek bir özellikten dönem çıkarmak. Hece ölçüsü de aruz da birden çok dönemde görülür. Dil, tema ve tür halkalarını birlikte denetlemeden karar verme.

6Tekrar kartı

  • Edebi dönem: eserlerin düşünce, dil, tür ve tema bakımından ortak özellik taşıdığı zaman dilimi.
  • Dönemi biçimlendiren etkenler: siyasi olaylar, din ve kültür çevresi, dil, yazı ve basın, eğitim ve okur, Batı ile temas.
  • Başlangıç işaretleri: Tanzimat 1860 (Tercüman-ı Ahval), Servetifünun 1896, Fecriati 1909, Millî Edebiyat 1911 (Genç Kalemler ve Yeni Lisan), Cumhuriyet 1923 sonrası.
  • Siyasi olay arka plandır: Tanzimat Fermanı 1839, edebi dönem 1860.
  • Sınırlar geçişlidir; Halk ve Divan edebiyatı 13.–19. yüzyıllarda aynı yılları paylaşır.
  • Yazar, ömrüne göre değil, en belirgin eserlerinin anlayışına göre bir döneme yerleştirilir.
  • Okuma sırası: tarihsel koşul → düşünce → tema ve dil → tür → yazar ve eser.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Edebiyat tarihinde bir zaman dilimini ayrı bir dönem saymayı mümkün kılan temel ölçüt nedir?

    1. A)O yıllarda tahtta tek bir hükümdarın bulunması
    2. B)Zaman diliminin tam yüz yıl sürmesi
    3. C)Eserlerin düşünce, dil, tür ve tema bakımından ortak özellikler taşıması
    4. D)Yazarların aynı şehirde doğmuş olması
    5. E)Eserlerin aynı matbaada basılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Dönemi takvimdeki yeri değil, eserlerin paylaştığı ortak özellikler belirler.

  2. Soru 2 · Kolay

    Tanzimat edebiyatının başlangıcı olarak gösterilen yayın hangisidir?

    1. A)1860'ta çıkan Tercüman-ı Ahval gazetesi
    2. B)Genç Kalemler dergisi
    3. C)Kutadgu Bilig
    4. D)Orhun Yazıtları
    5. E)Divanü Lügati't-Türk
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Tanzimat edebiyatı 1860'ta, kurucuları arasında Şinasi'nin de bulunduğu Tercüman-ı Ahval gazetesiyle başlatılır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Millî Edebiyat döneminin başlangıcına işaret eden 1911 tarihli gelişme nedir?

    1. A)Tercüman-ı Ahval'in yayımlanması
    2. B)Tanzimat Fermanı'nın ilanı
    3. C)Cumhuriyet'in ilanı
    4. D)Kutadgu Bilig'in yazılması
    5. E)Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Sade Türkçeyi savunan Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi Millî Edebiyat'ı başlatır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Bir edebi dönemi biçimlendiren etkenler arasında yer almayan seçenek hangisidir?

    1. A)Siyasi olaylar
    2. B)Yazarların doğdukları mevsim
    3. C)Gazete ve basın
    4. D)Batı ile temas
    5. E)Edebiyat dili üzerine tartışmalar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Doğum mevsimi eserlerin ortak düşüncesini, dilini ya da türünü belirleyen bir koşul değildir.

  5. Soru 5 · Orta

    Yazının kullanılmaya başlaması Türk edebiyatına nasıl bir değişiklik getirmiştir?

    1. A)Sözlü edebiyat o gün tamamen ortadan kalkmıştır.
    2. B)Aruz ölçüsü ilk kez kullanılmıştır.
    3. C)Gazetecilik doğmuştur.
    4. D)Sözlü ürünlerin yanına kalıcı yazılı metinler eklenmiş, Orhun Yazıtları ilk yazılı Türkçe metinler kabul edilmiştir.
    5. E)Roman türü ortaya çıkmıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Yazı yazılı dönemi açar ama sözlü gelenek ortadan kalkmaz, yanında yaşamayı sürdürür.

  6. Soru 6 · Orta

    Divan edebiyatının 13.–19. yüzyıllara, Tanzimat edebiyatının 1860 sonrasına yerleştirilmesinden hangi sonuç çıkar?

    1. A)Tanzimat başlayınca bütün divan şairleri yazmayı bırakmıştır.
    2. B)19. yüzyılın bir kesitinde eski gelenek ile yeni edebiyat birlikte var olmuştur.
    3. C)Divan edebiyatı Tanzimat'tan sonra doğmuştur.
    4. D)İki dönem arasında yüz yıllık bir boşluk vardır.
    5. E)Tanzimat edebiyatı 13. yüzyılda başlamıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. İki tarih aralığı aynı yüzyılda üst üste biner; bu da sınırların geçişli olduğunu gösterir.

  7. Soru 7 · Orta

    Muzaffer, «Ferman 1839'da ilan edildiğine göre Tanzimat edebiyatı da 1839'da başlamıştır» diyor. Bu akıl yürütmenin kusuru nerededir?

    1. A)Tanzimat Fermanı hiç ilan edilmemiştir.
    2. B)Tanzimat edebiyatının siyasi değişimle bir ilgisi yoktur.
    3. C)Ferman 1923'te ilan edilmiştir.
    4. D)Tanzimat edebiyatı Servetifünun'dan sonra gelir.
    5. E)Siyasi değişim edebi dönemin arka planıdır; edebiyatta dönem 1860'ta bir gazeteyle başlatılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Fermanla edebi başlangıç arasında yirmi yılı aşan süre vardır ve başlangıç bir yayınla işaretlenir.

  8. Soru 8 · Orta

    Sansürün kalktığı, yüzlerce yeni gazete ve derginin çıkmaya başladığı 1908'i izleyen birkaç yıl içinde ortaya çıkan edebi oluşumlar hangi seçenekte verilmiştir?

    1. A)Fecriati ve Genç Kalemler
    2. B)Tanzimat'ın birinci kuşağı
    3. C)Geçiş dönemi eserleri
    4. D)Servetifünun'un doğuşu
    5. E)İslamiyet öncesi sözlü edebiyat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Fecriati 1909, Genç Kalemler ve Yeni Lisan 1911 yılıyla anılır; ikisi de bu ortamın hemen ardından gelir.

  9. Soru 9 · Orta

    Kutadgu Bilig, aruzla yazılan mesnevilerin ilki sayılır. Bu bilgi hangi etkenin edebiyata yansıdığını gösterir?

    1. A)Gazetenin yaygınlaşması
    2. B)Cumhuriyet'in ilanı
    3. C)İslamiyet'in kabulüyle girilen yeni kültür çevresi
    4. D)Batılı romanların çevrilmesi
    5. E)Genç Kalemler'in dil hareketi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Aruz, Türklerin İslamiyet'i kabulüyle temas ettiği Arap ve Fars kültür çevresinden gelen bir ölçüdür.

  10. Soru 10 · Orta

    Abdülhak Hâmit 1937'ye kadar yaşadığı hâlde ders kitaplarında Tanzimat'ın ikinci kuşağında anılır. Bunun gerekçesi nedir?

    1. A)Yazarlar yalnız ilk yayımladıkları yıla göre sınıflanır.
    2. B)Tanzimat edebiyatı 1937'ye kadar sürmüştür.
    3. C)Cumhuriyet döneminde hiç edebi eser yazılmamıştır.
    4. D)Yazar, en belirgin eserlerinin ve sanat anlayışının ait olduğu döneme yerleştirilir.
    5. E)Yazarın dönemi ölüm yılına göre belirlenir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Dönem sınıflaması ömrü değil, «Makber» gibi belirgin eserlerin taşıdığı anlayışı esas alır.

  11. Soru 11 · Orta

    Servetifünun şiirinde Batı'daki realizm, parnasizm ve sembolizmin izlerinin görülmesi hangi etkene örnek olur?

    1. A)Yazının bulunması
    2. B)Batı ile temas
    3. C)Sözlü gelenek
    4. D)İslamiyet'in kabulü
    5. E)Halk hikâyeciliği
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Batı'daki akımların şiire geçmesi, çeviri ve okuma yoluyla kurulan temasın sonucudur.

  12. Soru 12 · Zor

    Millî Edebiyat döneminde sade dil ve hece ölçüsü öne çıkar; Mehmet Âkif Ersoy ise aruzu kullanır ve aruzla konuşma dilini yakalar. Bu durumdan çıkarılabilecek en isabetli sonuç nedir?

    1. A)Mehmet Âkif bir divan şairidir.
    2. B)Millî Edebiyat döneminde hece ölçüsü hiç kullanılmamıştır.
    3. C)Aruz kullanan her şair Servetifünun'a aittir.
    4. D)Mehmet Âkif dönemin dışında tutulmalıdır.
    5. E)Dönem adı bir eğilimi gösterir; bu eğilim her yazarda aynı ölçüde görülmeyebilir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Mehmet Âkif dönemin yazarıdır ama ölçü tercihinde eğilimden ayrılır; bu da dönemin tek tip olmadığını gösterir.

  13. Soru 13 · Zor

    Önüne yalnız bir şiir konuyor: dili sade ve konuşmaya yakın, dizeleri hece ölçüsüyle yazılmış, konusu millî. Bu metinden yola çıkıp tarihsel koşula ulaşmak isteyen öğrencinin en sağlam adımı hangisidir?

    1. A)Dil, ölçü ve tema halkalarını birlikte kullanıp üçünü birden karşılayan dönemi aramak, sonra o dönemin koşullarına geçmek
    2. B)Yalnız hece ölçüsüne bakıp şiiri halk edebiyatına yerleştirmek
    3. C)Konunun millî olmasından Tanzimat sonucunu çıkarmak
    4. D)Şiirin uzunluğuna göre karar vermek
    5. E)Şairin ölüm yılını tahmin etmeye çalışmak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Hece ölçüsü tek başına birden çok döneme uyar; halkalar birlikte denetlenince Millî Edebiyat öne çıkar.

  14. Soru 14 · Zor

    Nevin şu notu yazıyor: «Bir edebi dönemin başlangıç yılı, çoğunlukla edebiyat dünyasında görünür hâle gelen bir işaretin yılıdır.» Hangi eşleştirme bu nota uymaz?

    1. A)Tanzimat edebiyatı — 1860, bir gazetenin çıkması
    2. B)Millî Edebiyat — 1911, Genç Kalemler ve Yeni Lisan
    3. C)Tanzimat edebiyatı — 1839, bir fermanın ilanı
    4. D)Fecriati — 1909, yeni bir edebi topluluğun ortaya çıkışı
    5. E)Geçiş dönemi — 11. yüzyıl, Kutadgu Bilig gibi eserlerin yazılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ferman siyasi bir olaydır ve dönemin arka planını oluşturur; edebi başlangıç olarak verilen yıl 1860'tır.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir dönem için şu koşullar veriliyor: sansür yeni kalkmış, gazete ve dergi sayısı birden artmış, yazarlar millî bir dil arayışına girmiş. Bu koşulların edebiyatta doğurması en beklenen özellik hangisidir?

    1. A)Arapça-Farsça tamlamalarla süslenmiş bir dilin yaygınlaşması
    2. B)Sözlü aktarımın tek anlatım yolu hâline gelmesi
    3. C)Eserlerin yalnız sarayda okunması
    4. D)Sade Türkçeyle yazılmış, millî konuları işleyen ve dergilerde geniş okura ulaşan eserlerin artması
    5. E)Yazının ilk kez kullanılmaya başlanması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Dil arayışı sade Türkçeye, çoğalan dergiler geniş okura, millî kaygı da millî konulara yönelir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Edebiyat, sanat ve toplum» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hangi seçenekte bir dönem kendi başlangıç yılıyla doğru eşlenmiştir?

    1. A)Servetifünun — 1860
    2. B)Fecriati — 1909
    3. C)Tanzimat — 1911
    4. D)Millî Edebiyat — 1896
    5. E)Cumhuriyet dönemi — 1909
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Fecriati 1909 yılıyla anılır; öteki seçeneklerde yıllar dönemler arasında yer değiştirmiştir.

  2. Soru 2 · Orta

    Mürvet, «Divan edebiyatı 1860 yılının ilk günü sona erdi» diyor. Bu söz dönem kavramına göre neden kusurludur?

    1. A)Divan edebiyatı 1923'te başlamıştır.
    2. B)Divan edebiyatı yalnız sözlü bir gelenektir.
    3. C)Tanzimat edebiyatı Divan'dan önce gelir.
    4. D)Divan şiirinde aruz kullanılmaz.
    5. E)Dönem sınırları tek bir günde çizilmez; 19. yüzyılda eski gelenek ile yeni edebiyat bir süre aynı yıllarda yaşamıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Dönem sınırları geçiş bölgeleridir ve Divan geleneğinin aralığı Tanzimat'ın başladığı yüzyıla uzanır.

  3. Soru 3 · Zor

    Okuma sırası şöyle kurulmuş: «Tanzimat Fermanı ve gazetecilik → toplum için sanat → vatan ve hürriyet → ? → «Vatan yahut Silistre», Namık Kemal». Boş halkaya gelebilecek tür hangisidir?

    1. A)Tiyatro oyunu
    2. B)Gazel
    3. C)Koşma
    4. D)Destan
    5. E)Sone
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Halkı harekete geçirmek isteyen bir kuşak vatan temasını tiyatroya taşır; gazel Divan'a, koşma halk şiirine, destan sözlü döneme, sone Servetifünun'a uyar.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir soru yalnız bir şiirin aruzla yazıldığını söyleyip dönemini soruyor. Bu tek bilgiyle neden kesin bir cevaba varılamaz?

    1. A)Aruz hiçbir dönemde kullanılmamıştır.
    2. B)Aruz yalnız Cumhuriyet döneminde görülür.
    3. C)Aruz Geçiş döneminden Divan şiirine, bazı Tanzimat ve Servetifünun şiirine, Mehmet Âkif'e kadar birçok yerde görülür; başka halkalara da bakmak gerekir.
    4. D)Aruz yalnız halk şiirinin ölçüsüdür.
    5. E)Aruzla yazılan şiirin dönemi sorulamaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Aynı ölçü farklı dönemlerde kullanıldığı için dil, tema ve tür halkaları da denetlenmelidir.

  5. Soru 5 · Zor

    Nedret'in tarih notu şöyle: «Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Arapça ve Farsça kültürle yoğun bir temas başladı.» Edebiyat notlarından hangisi bu tarih notuyla en doğrudan bağlantılıdır?

    1. A)Millî Edebiyat sade Türkçeyi savunur.
    2. B)Tanzimat bir gazeteyle başlar.
    3. C)Garip akımı ölçüye karşı çıkar.
    4. D)Divan şiirinde aruz ve Arapça-Farsça etkisi görülür.
    5. E)Fecriati 1909'da ortaya çıkar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Divan şiirinin ölçüsü ve dili, İslamiyet'le girilen kültür çevresinin uzun süreli sonucudur.

O · S — Oryantasyon ve Sıfırdan Başla

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.