İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Cumhuriyet Dönemi Roman ve Hikâyesi · EDB-E13-L03

Bireyin iç dünyasını anlatan roman

AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Tuvana, öğretmeninin önerdiği romanı otuzuncu sayfada kapattı. Arkadaşı Talin'e gerekçesini de yazdı: «Adam bir odada oturuyor, düşünüyor, hatırlıyor. Kimse bir yere gitmiyor. Olay yoksa kitap da yürümüyor.» Ertesi akşam okul dönüşü otobüste bir fırının önünden geçti; burnuna gelen simit kokusu onu ilkokuldaki teneffüslere, oradan dedesinin cebinden çıkan bozuk paralara, oradan da yarınki yazılıya taşıdı. Eve varınca bütün bunları Talin'e uzun bir mesajla anlattı. Gönder tuşuna basmadan önce mesajı baştan okudu ve durdu. Ekranı dolduran bu yazıda gerçekten olan tek şey, otobüste yirmi dakika oturmasıydı. Geri kalan her satır kafasının içinden geçmişti ve Talin'in cevabı «Bunu bir solukta okudum» oldu. Tuvana çantasından romanı çıkarıp otuzuncu sayfayı yeniden açtı.

2Hedefler

  • İç monolog, bilinç akışı, geriye dönüş, zaman kırılması ve ironiyi derse özel kısa paragraflarda ayırt edersin.
  • Tanpınar'ı, Yusuf Atılgan'ı ve Oğuz Atay'ı romanları ve kahramanlarıyla eşleştirirsin.
  • Bu yönelimi toplumcu gerçekçi romandan odak, kahraman, zaman ve anlatım ölçütleriyle ayırırsın.
  • «Tutunamayan» kavramını ve «Saatleri Ayarlama Enstitüsü»ndeki ironiyi kendi cümlelerinle açıklarsın.

3Konu anlatımı

Olayın yerini zihin alınca

Tuvana'nın ilk itirazı romanı bir yol gibi düşünüyordu: kahraman bir yerden çıkar, başka bir yere varır, arada bir şeyler olur. Mesajını okuyunca başka bir hareket türünü fark etti. Bir koku, bir hatıra, bir kaygı; bunlar da birbirini çağırır ve okuru sürükler. Yalnız bu hareket sokakta değil, insanın kafasının içinde olur.

Cumhuriyet döneminde bazı romancılar ağırlığı bu iç harekete verdi. Ders kitaplarında bu yönelim, olay örgüsünü geri plana çekip bireyin ruh hâlini, yalnızlığını, kimlik arayışını ve çevresiyle uyum kuramayışını öne alan roman olarak tanıtılır. Kahraman çoğu zaman bir sınıfın temsilcisi değildir; kendine özgü korkuları, hatıraları ve takıntıları olan tek bir insandır. Romanın asıl malzemesi, onun dünyayı nasıl algıladığıdır.

Ders kitaplarının saydığı özellikler

  • Birey merkezdedir. Toplumsal düzen romanda vardır ama kahramanın zihninden süzülerek görünür.
  • Yalnızlık, yabancılaşma ve uyumsuzluk işlenir. Kahraman çevresine, işine, ailesine ya da yaşadığı çağa ayak uyduramaz.
  • Kimlik sorgulanır. «Ben kimim, nereye aitim?» sorusu, kimi romanda Doğu ile Batı arasında kalmışlık biçiminde, kimi romanda düzene tutunamama biçiminde sorulur.
  • Zaman iç zamana dönüşür. Saatin ilerleyişi yerine hafızanın sıçrayışları öne çıkar.
  • Anlatım teknikleri çeşitlenir. Okur kahramanın zihnine, dışarıdan bir anlatıcının özetiyle değil, doğrudan sokulur.

Tekniklerin adları

Bu yönelimi sınavda tanıtan şey çoğunlukla tekniktir. Her birini kısa bir tanımla tut:

  • İç monolog: Kahramanın aklından geçenler, sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi, onun ağzından aktarılır. Cümleler büyük ölçüde düzenlidir; düşünce bir konudan ötekine mantıklı bir sırayla geçer.
  • Bilinç akışı: Zihinden geçenler ayıklanmadan, bir çağrışım öbürünü doğurdukça aktarılır. Mantık ve zaman sırası gözetilmez; noktalama azalır ya da kaybolur, söz dizimi kırılır. İç monologun daha dağınık, daha ham bir ileri aşaması gibi düşünebilirsin.
  • Geriye dönüş: Anlatı şimdiki zamanı kesip geçmişteki bir anı ayrıntısıyla anlatır, sonra şimdiye döner.
  • Zaman kırılmaları: Olaylar takvim sırasıyla değil, parça parça ve karışık bir düzenle verilir; okur sırayı kendisi kurar.
  • İroni: Söylenen ile kastedilen arasında bilinçli bir fark açılır. Anlatıcı bir saçmalığı ciddiyetle, hatta överek anlatır; eleştiri bu ciddiyetin içinden okunur.
  • Parodi: Bilinen bir türün ya da üslubun taklit edilerek alaya alınması.

Metin üzerinde: aynı an, üç anlatım

Aşağıdaki üç parçayı bu derste kurduk; hiçbirini bir yazara mal etme. Üçünde de anlatılan an aynıdır.

Parça 1. Tarhan durağa vardığında yağmur hızlanmıştı. Saatine baktı; otobüs yine gecikiyordu. Karşıdaki dükkândan eski bir şarkı yükseliyordu. Şemsiyesini kapatıp sundurmanın altına girdi.
Parça 2. Yine gecikti, on dakika, belki on beş. Bu şarkıyı biliyorum, nereden biliyorum? Annemin radyosundan tabii. Şimdi bunu düşünmenin sırası değil; ıslanmadan şu sundurmanın altına geçeyim.
Parça 3. yağmur otobüs yok yine o şarkı annemin radyosu buğulu cam sobada portakal kabuğu kaç yaşındaydım yedi mi sekiz mi farlar mı bu yok değil annem şarkıyı hep yarıda keserdi neden keserdi

Adım 1: Anlatıcıyı bul. Birinci parçada «Tarhan», «baktı», «girdi» kelimeleri kahramanı dışarıdan gösterir; üçüncü kişili bir anlatıcı olanları özetler. Kahramanın ne düşündüğünü bilmeyiz, yalnız ne yaptığını görürüz.

Adım 2: Sesin kime geçtiğine bak. İkinci parçada anlatıcı çekilir, «biliyorum», «geçeyim» gibi birinci kişili fiiller kahramanın kendi sesini getirir. Düşünce şarkıdan anneye, anneden yağmura atlar ama her atlayış bir cümleyle bağlanır. Bu iç monologdur.

Adım 3: Düzeni ölç. Üçüncü parçada büyük harf, nokta ve virgül yoktur. «Portakal kabuğu» ile «farlar» arasında hiçbir bağlaç bulunmaz; bir imge ötekini çağırır, soru yarıda kalır. Zihin ayıklanmadan akar: bilinç akışı.

Adım 4: Zamanı izle. Üçüncü parçada an iki zamana bölünür: yağmurlu durak ve çocukluktaki mutfak. Anlatı mutfağa birkaç kelimeyle uğrayıp hemen döner. Yazar bu dönüşü genişletip o akşamı baştan sona, kendi zamanı içinde anlatsaydı geriye dönüş tekniğinden söz ederdik.

Adım 5: Farkı adlandır. Olay üç parçada da aynıdır: bir adam yağmurda otobüs bekler. Değişen, okurun kahramanın zihnine ne kadar yaklaştığıdır.

Teknikleri karşılaştırmak

TeknikKimin sesiDüzenAyırt edici ipucu
Dışarıdan anlatımÜçüncü kişi anlatıcıDüzenli, sıralı«Baktı, girdi»; kahramanın içi kapalı
İç monologKahramanın kendisiCümleler düzenli, geçişler bağlıBirinci kişi, kendi kendine konuşma
Bilinç akışıKahramanın zihniNoktalama ve söz dizimi kırıkÇağrışımla sıçrayan, ayıklanmamış imgeler
Geriye dönüşAnlatıcı ya da kahramanŞimdi kesilir, geçmiş ayrıntılı anlatılırUzun bir hatıra bölümü ve şimdiye dönüş
Zaman kırılmasıAnlatıcı ya da kahramanTakvim sırası dağıtılırOkur sırayı parçalardan kurar
İroniAnlatıcıGörünüşte ciddi ya da övgülüSöylenen ile kastedilen arasındaki uçurum

İç monolog ile bilinç akışı sınavda en çok karıştırılan çifttir. Tek ölçüt birinci kişi olmaz; ikisinde de ses kahramanındır. Fark düzendedir: düşünce cümleler hâlinde sıraya giriyorsa iç monolog, imgeler bağsız ve noktalamasız birbirine çarpıyorsa bilinç akışı.

Ahmet Hamdi Tanpınar: zaman, hafıza, musiki

Şiir dersinde Tanpınar'ın dizelerinde zamanı, rüyayı ve musikiyi işlediğini görmüştün. Romanlarında aynı temalar genişler. Ders kitapları onun zaman anlayışında Bergson etkisini anar: geçmiş geride kalmış bir dilim değildir, bilincin içinde bugünle birlikte yaşar.

«Huzur» İstanbul'da geçer. Mümtaz ile Nuran'ın aşkı Boğaz'ın, eski semtlerin ve Türk musikisinin içinde anlatılır; savaşın yaklaştığı günlerin kaygısı bu aşkın üstüne bir gölge gibi düşer. Mümtaz'ın kafasındaki asıl soru, eski ile yeninin, Doğu ile Batı'nın bir arada nasıl yaşayabileceğidir. Roman bu soruyu kahramanın hatıraları, iç konuşmaları ve geriye dönüşleriyle işler; dış olaylardan çok bir zihnin ritmini izleriz.

«Saatleri Ayarlama Enstitüsü» aynı soruları gülerek sorar. Anlatıcı Hayri İrdal, hayatta pek bir şey başaramamış, sıradan bir adamdır. Halit Ayarcı adlı girişken bir adamla tanışınca şehirdeki saatleri ayarlamakla görevli bir kurumun kuruluşuna karışır. Kurum gittikçe büyür, kadrolar, şubeler, toplantılar çoğalır; asıl işinin ne olduğunu ise kimse pek sormaz. Hayri İrdal bu büyümeyi takdirle, bazen gururla anlatır. Okur ise anlatıcının övdüğü şeyin bürokrasinin kendi kendini çoğaltması ve yüzeyde kalan bir Batılılaşma olduğunu sezer. İroninin bu romandaki işleyişi tam olarak budur: eleştiri hiçbir cümlede açıkça söylenmez, ciddi bir sesin altından okunur.

Tanpınar'ın romanları arasında «Mahur Beste» de anılır. Adındaki «mahur» bir Türk musikisi makamıdır ve yazarın musikiye bağlılığını adından gösterir.

Yusuf Atılgan: yalnızlığın içeriden çözümlenmesi

Atılgan'ın kahramanları kalabalığın içinde yalnız kalan, çevresiyle bağ kuramayan kişilerdir. Ders kitapları onu iç çözümlemenin, yani kahramanın ruhunun içeriden, ayrıntılı biçimde incelenmesinin ustaları arasında sayar.

«Aylak Adam»ın kahramanı yalnız «C.» diye anılır. İstanbul sokaklarında amaçsızca dolaşır, çevresindeki insanların alışkanlıklarını sorgular ve gerçek bir sevgiyi arar. Adın bir harfe indirilmesi bile kahramanın topluma ne kadar yabancı kaldığını sezdirir.

«Anayurt Oteli» küçük bir kasabadaki eski bir otelde geçer. Kahraman Zebercet, otelin kâtibidir; günleri aynı işlerin tekrarıyla geçer. Bir gece otelde kalıp giden bir kadın konuk, Zebercet'in içinde bir bekleyiş başlatır. Roman bu bekleyişi ve kahramanın gittikçe daralan iç dünyasını, onun algıları, takıntıları ve kopuk düşünceleri üzerinden izler. Dış olaylar azdır; okurun izlediği, bir zihnin yavaş yavaş dünyayla bağını yitirmesidir.

Oğuz Atay: tutunamayanlar

«Tutunamayanlar» ders kitaplarında bu yönelimin en çok anılan romanıdır. Mühendis Turgut Özben, okul yıllarından arkadaşı Selim Işık'ın ölüm haberini alır. Selim'in bıraktığı yazıları okudukça, onu tanıyanlarla konuştukça hem arkadaşını hem de kendi düzenli hayatını sorgulamaya başlar. Turgut'un kendine bir arkadaş olarak hayal ettiği Olric de bu yolculukta onun iç sesine dönüşür.

«Tutunamayan» romanın kavramıdır: toplumun hazır kalıplarına, başarı ölçülerine ve alışkanlıklarına uyum sağlayamayan, bu yüzden kenarda kalan, duyarlı ve kendini sorgulayan insan. Karşısında düzene yerleşmiş, sorgulamadan yaşayan «tutunanlar» durur. Atay bu ayrımı ağlatarak değil, çoğu kez güldürerek kurar.

Romanın biçimi de alışılmışın dışındadır. Mektuplar, günlük sayfaları, şiirler, başka türlerin taklitleri, noktalamanın gevşediği bilinç akışı bölümleri bir arada kullanılır. Ders kitapları bu romanda ironiyi, parodiyi ve biçim deneylerini öne çıkarır. Tuvana'nın kancada yaşadığı şey burada iki yönlü çalışır: okur bir sayfada güler, bir sonraki sayfada aynı kahraman için üzülür. Gülünç olanla acı olan aynı cümlenin içinde durabilir.

Atay'ın öteki eserleri arasında «Tehlikeli Oyunlar» romanı ve bir bilim insanının hayatını romanlaştıran «Bir Bilim Adamının Romanı» anılır. «Tehlikeli Oyunlar»ın kahramanı Hikmet Benol da hayal ile gerçek arasında gidip gelen, düzene tutunamayan bir aydındır.

Omurga: toplumcu gerçekçi romandan ayrılan yön

ÖlçütToplumcu gerçekçi romanBireyin iç dünyasını anlatan roman
OdakToplumsal düzen, toprak ve ücret ilişkileriBireyin zihni, yalnızlığı, kimlik arayışı
KahramanKöylü, işçi, kasabalı; çoğu kez bir sınıfın içindenÇoğunlukla yalnız, uyumsuz, sorgulayan biri; sık sık aydın
ÇatışmaEzen ile ezilen arasında, dış dünyadaKişi ile kendisi, kişi ile toplumun kalıpları arasında
ZamanBüyük ölçüde takvim sırasıyla ilerlerHafızaya göre sıçrar; geriye dönüş ve kırılmalar
AnlatımDışarıdan gözlem, yerinde ayrıntıİç monolog, bilinç akışı, ironi, parodi
ÖrnekSabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar KemalTanpınar, Atılgan, Atay

Tabloyu bir kesinlik çizelgesi gibi okuma. Toplumcu gerçekçi bir romanda da bir iç konuşma bulunabilir, iç dünyaya dönen bir romanda da toplum vardır. Sınavda ölçüt ağırlıktır: romanın sorusu «bu düzen insanlara ne yapıyor?» mu, yoksa «bu insanın zihninde neler oluyor?» mu?

Şehirli zihinden köy yoluna

Bu dersin kahramanları çoğunlukla bir şehrin içinde yalnız kalan insanlardı ve roman onların kafasının içine doğru derinleşti. Sonraki derste yön değişir: anlatı köye gider, köyü uzaktan seyreden bir aydının değil, orada yaşamış ve çalışmış bir öğretmenin gözünden görürüz. Mahmut Makal'ın «Bizim Köy»ünde ve Fakir Baykurt'un romanlarında okul, toprak, yoksulluk ve köylünün gündelik sorunları bu kez kahramanın zihninde değil, bir köyün ortak hayatında aranacak.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Sesin sahibi

Soru: Derse özel şu parçada hangi teknik kullanılmıştır? «Kapıyı kilitledim mi? Kilitledim, eminim. Ama dün de emindim. Döneyim mi? Saat yedi buçuk, dönersem servisi kaçırırım.»

  • A) Dışarıdan anlatım
  • B) Geriye dönüş
  • C) İç monolog
  • D) Parodi
  • E) Zaman kırılması

Çözüm: Ses birinci kişidir ve kahramanın kendi kendine konuştuğu duyulur. Cümleler düzenlidir, her düşünce bir öncekine bağlanır; çağrışımla dağılan, noktalaması kaybolmuş bir akış yoktur. Geçmişe uzun bir dönüş ya da bir türün taklidi de görülmez. Cevap: C.

Örnek 2 — Düzen bozulunca

Soru: Utkan, derse özel bir parçada «noktalama işareti yok, imgeler birbirine bağlaçsız bağlanıyor, bir soru yarıda kalıp başka bir hatıraya geçiliyor» ipuçlarını buldu. Bu ipuçları hangi tekniği gösterir?

  • A) Bilinç akışı
  • B) İç monolog
  • C) İroni
  • D) Dışarıdan anlatım
  • E) Geriye dönüş

Çözüm: Birinci kişi tek başına yetmez; belirleyici olan düzenin kırılmasıdır. Noktalamanın kaybolması, çağrışımla sıçrama ve yarım kalan düşünce, zihnin ayıklanmadan aktarıldığını gösterir. İç monologda cümleler düzenli kalırdı. Cevap: A.

Örnek 3 — Övgünün altındaki eleştiri

Soru: Derse özel şu parçanın temel anlatım özelliği hangisidir? «Kurum o yıl üç yeni şube açtı; her şubenin görevi, öteki şubelerin çalışmasını denetlemekti. Müdür, tek bir dosyanın bile kaybolmadığı bu verimli yılı gururla anlattı. Gerçekten de hiçbir dosya kaybolmamıştı, çünkü hiçbiri açılmamıştı.»

  • A) Bilinç akışı
  • B) Geriye dönüş
  • C) Destansı anlatım
  • D) Kronolojik özet
  • E) İroni

Çözüm: Anlatıcı kurumu övüyor gibi konuşur, ama son cümle bu övgünün boşluğunu açığa çıkarır. Söylenen «verimli yıl», kastedilen işsizce çoğalan bir bürokrasidir. Bu fark ironidir; «Saatleri Ayarlama Enstitüsü»nü okurken aranacak işleyiş de budur. Cevap: E.

Örnek 4 — Hangi romana gidiyor?

Soru: Teslime bir romanı şu bilgilerle tanıtıyor: anlatıcı başarısız sayılan sıradan bir adamdır, girişken bir ortakla birlikte gereksiz işlerle büyüyen bir kurumun içinde yer alır ve bu büyümeyi takdirle anlatır. Söz konusu roman ve yazarı hangisidir?

  • A) «Huzur» — Tanpınar
  • B) «Saatleri Ayarlama Enstitüsü» — Tanpınar
  • C) «Anayurt Oteli» — Yusuf Atılgan
  • D) «Tutunamayanlar» — Oğuz Atay
  • E) «Aylak Adam» — Yusuf Atılgan

Çözüm: Kurumun büyümesi ve onu öven anlatıcı, Hayri İrdal ile Halit Ayarcı'nın romanını gösterir. «Huzur» Mümtaz ile Nuran'ın aşkını, Atılgan'ın iki romanı yalnız kahramanların iç dünyasını, «Tutunamayanlar» Turgut ile Selim'i anlatır. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Birinci kişiyi gördüğün an bilinç akışı demek. İç monolog da birinci kişidir; ayıran ölçüt düzendir. Düzenli cümleler iç monologu, noktalamasız ve çağrışımla sıçrayan akış bilinç akışını gösterir.
  • Kısa bir hatırayı geriye dönüş saymak. Zihinden bir an geçen anı çağrışımdır; geriye dönüşte anlatı şimdiyi keser ve geçmişteki bir anı ayrıntısıyla anlatır.
  • İroniyi şaka ile eşitlemek. «Saatleri Ayarlama Enstitüsü» güldürür ama asıl işi, övgü kılığındaki bir eleştiridir: bürokrasi ve yüzeyde kalan Batılılaşma.
  • Kahramanları karıştırmak. Mümtaz ve Nuran «Huzur»un, Hayri İrdal ve Halit Ayarcı «Saatleri Ayarlama Enstitüsü»nün, Zebercet «Anayurt Oteli»nin, C. «Aylak Adam»ın, Turgut Özben ve Selim Işık «Tutunamayanlar»ın kişileridir.
  • Toplumu hiç işlemiyor sanmak. Bu romanlarda toplum vardır; yalnız kahramanın zihninden süzülerek görünür. Ayrım ağırlıktadır, varlık ya da yoklukta değil.

6Tekrar kartı

  • Yönelim: olay örgüsü geri çekilir; bireyin yalnızlığı, kimliği, uyumsuzluğu ve iç zamanı öne çıkar.
  • İç monolog: kahramanın kendi kendine konuşması, düzenli cümleler. Bilinç akışı: ayıklanmamış çağrışım, kırık söz dizimi, az noktalama.
  • Geriye dönüş: şimdiyi kesip geçmişi ayrıntılı anlatma. Zaman kırılması: sıranın dağıtılması. İroni: söylenen ile kastedilen arasındaki fark.
  • Tanpınar: Bergson etkili zaman anlayışı. «Huzur»: Mümtaz ve Nuran, İstanbul, musiki, Doğu–Batı. «Saatleri Ayarlama Enstitüsü»: Hayri İrdal, Halit Ayarcı, bürokrasi ironisi. «Mahur Beste».
  • Atılgan: iç çözümleme. «Aylak Adam»: C. «Anayurt Oteli»: otel kâtibi Zebercet ve yalnızlığı.
  • Atay: «Tutunamayanlar»: Turgut Özben, Selim Işık; ironi, parodi, biçim deneyleri. «Tehlikeli Oyunlar» (Hikmet Benol), «Bir Bilim Adamının Romanı».
  • Tutunamayan: toplumun kalıplarına uyum sağlayamayan, kenarda kalan, kendini sorgulayan insan; karşısında «tutunanlar».
  • Toplumcu gerçekçi roman düzenin insanlara ne yaptığını sorar; bu yönelim insanın zihninde neler olduğunu.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    «Anayurt Oteli» romanının yazarı kimdir?

    1. A)Oğuz Atay
    2. B)Yusuf Atılgan
    3. C)Ahmet Hamdi Tanpınar
    4. D)Sabahattin Ali
    5. E)Orhan Kemal
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kasabadaki otelin kâtibi Zebercet'i anlatan bu roman Yusuf Atılgan'ındır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Selim Işık ve Turgut Özben hangi romanın kişileridir?

    1. A)«Huzur»
    2. B)«Aylak Adam»
    3. C)«Mahur Beste»
    4. D)«Tutunamayanlar»
    5. E)«Anayurt Oteli»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Turgut, arkadaşı Selim'in ölümünden sonra onun hayatının izini sürer; ikisi de Oğuz Atay'ın kişileridir.

  3. Soru 3 · Kolay

    Mümtaz ile Nuran'ın aşkını İstanbul ve musiki içinde anlatan roman hangisidir?

    1. A)«Huzur»
    2. B)«Tehlikeli Oyunlar»
    3. C)«Saatleri Ayarlama Enstitüsü»
    4. D)«Kürk Mantolu Madonna»
    5. E)«Aylak Adam»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Mümtaz ve Nuran Tanpınar'ın Huzur romanının iki merkez kişisidir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Zihinden geçenlerin ayıklanmadan, mantık sırası gözetilmeden ve çoğu kez noktalama kullanılmadan aktarılmasına ne ad verilir?

    1. A)Geriye dönüş
    2. B)Parodi
    3. C)Dışarıdan anlatım
    4. D)Diyalog
    5. E)Bilinç akışı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Çağrışımla sıçrayan, düzeni kırılmış zihin aktarımı bilinç akışı tekniğinin tanımıdır.

  5. Soru 5 · Orta

    Derse özel bir parça: «Uraz pencereden bahçeye baktı ve yirmi yıl önceki o yaz geldi aklına. O yaz ağabeyiyle erik ağacına tırmanmışlar, bekçiye yakalanmışlar, akşam babalarından azar işitmişlerdi; Uraz o akşam yemek bile yememişti. Şimdi aynı ağacın kurumuş dalları rüzgârda sallanıyordu.» Burada anlatı hangi tekniğe başvurmuştur?

    1. A)Bilinç akışı
    2. B)İroni
    3. C)Geriye dönüş
    4. D)Parodi
    5. E)İç monolog
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Anlatı şimdiki pencere başını kesip geçmişteki bir yazı ayrıntısıyla anlatıyor, sonra şimdiye dönüyor.

  6. Soru 6 · Orta

    Bireyin iç dünyasını anlatan romanı ders kitaplarında tanıtan özellik hangisidir?

    1. A)Yalnızlığı, kimlik arayışını ve çevreyle uyumsuzluğu öne alması
    2. B)Toprak ve ücret ilişkilerini merkeze koyması
    3. C)Destansı bir eşkıya hikâyesi anlatması
    4. D)Okura açıkça öğüt vermesi
    5. E)Olayları her zaman takvim sırasıyla vermesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Bu yönelim olay örgüsünü geri çekip bireyin ruh hâlini ve uyum sorununu işler.

  7. Soru 7 · Orta

    «Saatleri Ayarlama Enstitüsü»nün eleştirisi ağırlıkla neye yönelir?

    1. A)Köydeki ağa düzenine
    2. B)İşgal yıllarındaki İstanbul'a
    3. C)Çukurova'daki ırgatların ücretine
    4. D)Divan şiirinin kalıplarına
    5. E)Kendi kendini çoğaltan bürokrasiye ve yüzeyde kalan Batılılaşmaya
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Anlatıcının övgüyle anlattığı kurum, işi olmadan büyüyen bir bürokrasinin ironik resmidir.

  8. Soru 8 · Orta

    «Tutunamayan» kavramını en iyi açıklayan seçenek hangisidir?

    1. A)Mesleğinde hızla yükselen başarılı memur
    2. B)Toplumun kalıplarına ve başarı ölçülerine uyum sağlayamayan, kenarda kalan ve kendini sorgulayan insan
    3. C)Toprağını kaybedip şehre göçen köylü
    4. D)Dağa çıkan eşkıya
    5. E)Yalnız tarihî olayları anlatan kahraman
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Atay bu kavramı düzene yerleşmiş «tutunanlar» karşısında kalan duyarlı insan için kullanır.

  9. Soru 9 · Orta

    Kahramanı yalnız bir harfle, «C.» diye anılan ve İstanbul sokaklarında amaçsızca dolaşan roman hangisidir?

    1. A)«Huzur»
    2. B)«Tehlikeli Oyunlar»
    3. C)«Anayurt Oteli»
    4. D)«Aylak Adam»
    5. E)«Bir Bilim Adamının Romanı»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. C. adlı kahraman Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanında gerçek bir sevgiyi arar.

  10. Soru 10 · Orta

    İç monolog ile bilinç akışını birbirinden ayırmak için en güvenilir ölçüt hangisidir?

    1. A)Kahramanın adının geçip geçmemesi
    2. B)Romanın kaç bölümden oluştuğu
    3. C)Düşüncelerin düzenli cümlelerle mi yoksa çağrışımla, kırık söz dizimiyle mi aktarıldığı
    4. D)Olayın şehirde mi kasabada mı geçtiği
    5. E)Parçanın uzunluğu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İkisinde de ses kahramanındır; ayrımı cümlelerin düzeni ve noktalamanın durumu verir.

  11. Soru 11 · Orta

    Tanpınar'ın zaman anlayışı ve bu anlayışta anılan etki hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)Geçmiş bilincin içinde bugünle birlikte yaşar; ders kitapları Bergson etkisini anar.
    2. B)Geçmiş, bitmiş olayların kronolojik dökümüdür; Tolstoy etkisi görülür.
    3. C)Zaman, saat kadranındaki gibi tek yönde ilerler; natüralizm etkisi vardır.
    4. D)Zaman romanında hiç konu edilmez.
    5. E)Yarına duyulan iyimserlik ağır basar; romantizm etkisi vardır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Tanpınar geçmişi bugünün içinde sürdürür ve ders kitapları bu anlayışta Bergson'u anar.

  12. Soru 12 · Zor

    Tanyeli, derse özel bir parçada şu ipuçlarını topluyor: anlatıcı üçüncü kişidir; olaylar ikinci bölümde kahramanın ölümünden sonraki bir günle başlar, üçüncü bölüm çocukluğuna, dördüncü bölüm ölümünden bir hafta önceye gider. Bu düzenin adı nedir?

    1. A)Bilinç akışı
    2. B)İç monolog
    3. C)Parodi
    4. D)Destansı anlatım
    5. E)Zaman kırılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Olaylar takvim sırasıyla değil parça parça verilmiş, sırayı kurma işi okura bırakılmıştır.

  13. Soru 13 · Zor

    Turhan, «Bir roman ya gülünç ya da acıdır; ikisi birden olursa ciddiye alınmaz» diyor. Hangi örnek Turhan'ın görüşünün tersini kanıtlar?

    1. A)«Huzur»da musikinin ayrıntılı anlatılması
    2. B)«Tutunamayanlar»da ironinin ve parodinin, uyum sağlayamayan insanın acısını anlatmanın aracı olması
    3. C)«Anayurt Oteli»nde olayların az olması
    4. D)«Aylak Adam»ın kahramanının bir harfle anılması
    5. E)«Mahur Beste»nin adının bir makamdan gelmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Atay okuru güldüren yolları aynı kahramanın acısını göstermek için kullanır; gülünç ile acı aynı sayfada durur.

  14. Soru 14 · Zor

    Tugay, «Kürk Mantolu Madonna» ile «Anayurt Oteli»ni karşılaştırıyor. Hangi değerlendirme iki yönelimin ayrımını doğru yansıtır?

    1. A)İkisi de toplumcu gerçekçi romanın en tipik örnekleridir.
    2. B)İkisi de toprak ilişkilerini merkeze alır.
    3. C)«Anayurt Oteli» Çukurova'daki emekçileri anlatır.
    4. D)Sabahattin Ali'nin romanı bireyin yalnızlığına yönelse de bir memurun gündeliğine yaslanır; Atılgan ise ağırlığı tümüyle kahramanın daralan iç dünyasına verir.
    5. E)İki romanda da birey hiç işlenmez.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Toplumcu gerçekçi yazarın bireysel romanı bile gündelik bir çerçeveye dayanır; Atılgan'da asıl malzeme kahramanın zihnidir.

  15. Soru 15 · Zor

    Birinci bilgi: «Huzur»da Doğu ile Batı'nın bir arada nasıl yaşayabileceği sorgulanır. İkinci bilgi: «Tutunamayanlar»da mektup, günlük ve şiir gibi farklı biçimler bir arada kullanılır. Üçüncü bilgi: «Anayurt Oteli» köy öğretmeninin gözünden bir köyün sorunlarını anlatır. Bu bilgilerin doğruluğu için hangi değerlendirme yerindedir?

    1. A)Üç bilgi de doğrudur.
    2. B)Yalnız üçüncü bilgi doğrudur.
    3. C)Birinci ve ikinci bilgi doğru, üçüncüsü yanlıştır.
    4. D)Yalnız birinci bilgi doğrudur.
    5. E)İkinci ve üçüncü bilgi doğru, birincisi yanlıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Anayurt Oteli bir kasaba otelinin kâtibini anlatır; köy öğretmeninin bakışı köy romanına aittir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Köy romanı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Yazar, eser ve kişi üçlüsü yalnız bir seçenekte yerli yerindedir; o seçenek hangisidir?

    1. A)Oğuz Atay — «Anayurt Oteli» — Zebercet
    2. B)Yusuf Atılgan — «Huzur» — Mümtaz
    3. C)Tanpınar — «Saatleri Ayarlama Enstitüsü» — Hayri İrdal
    4. D)Tanpınar — «Tutunamayanlar» — Selim Işık
    5. E)Yusuf Atılgan — «Tehlikeli Oyunlar» — Hikmet Benol
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Öteki seçeneklerde romanlar başka yazarlara verilmiştir; Hayri İrdal Tanpınar'ın anlatıcısıdır.

  2. Soru 2 · Orta

    Tokay derse özel şu parçayı okuyor: «Şu adam yine bana bakıyor. Yoksa beni tanıdı mı? Tanımış olamaz, on yıl geçti. Ceketimi değiştirmeliydim; neyse, başımı çevirip yürüyeyim.» Parçadaki teknik ve gerekçesi hangisidir?

    1. A)İç monolog; kahramanın kendi kendine konuşması düzenli, birbirine bağlı cümlelerle veriliyor.
    2. B)Bilinç akışı; noktalama tümüyle kaybolmuş.
    3. C)Geriye dönüş; on yıl önceki olay baştan sona anlatılıyor.
    4. D)İroni; anlatıcı bir kurumu övüyor.
    5. E)Dışarıdan anlatım; kahraman üçüncü kişiyle gösteriliyor.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ses birinci kişidir ve noktalama yerindedir; geçmiş yalnız anılıp bırakılır, ayrıntılı anlatılmaz.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir öğrenci romanı şöyle tanıtıyor: «Kahramanın asıl çatışması kimseyle değil, kendisiyle; olaylar onun hatıralarına göre ileri geri sıçrıyor; anlatıcı sık sık kahramanın zihnine giriyor.» Bu tanıtımı toplumcu gerçekçi bir romandan ayıran ölçüt hangisidir?

    1. A)Romanın Cumhuriyet döneminde yazılmış olması
    2. B)Kahramanın genç olması
    3. C)Dilin sade olması
    4. D)Bir aşk hikâyesinin bulunması
    5. E)Çatışmanın ezen ile ezilen arasında değil kişinin iç dünyasında kurulması ve zamanın hafızaya göre akması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yazılış dönemi, sadelik ya da bir aşk hikâyesi her iki yönelimde görülebilir; ayrımı çatışmanın yeri ve zamanın kuruluşu verir.

  4. Soru 4 · Zor

    Urfan, «Atay'ın romanında kahramanlar hep güldürüyor, öyleyse bu bir mizah romanıdır ve iç dünyayla ilgisi yoktur» diyor. Bu yorumu düzelten açıklama hangisidir?

    1. A)«Tutunamayanlar»da hiç mizah yoktur.
    2. B)Atay ironiyi ve parodiyi, tutunamayan insanın yalnızlığını ve kendini sorgulayışını anlatmanın aracı olarak kullanır.
    3. C)Roman yalnız toprak ilişkilerini anlatır.
    4. D)Romanın kahramanı bir otel kâtibidir.
    5. E)Roman olayları yalnız takvim sırasıyla verir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Güldüren teknikler romanın iç dünyaya dönük sorgusunu taşır; gülmece ile acı birbirini dışlamaz.

  5. Soru 5 · Zor

    Tanpınar'ın iki romanını karşılaştıran yargılardan hangisi doğrudur?

    1. A)İkisi de Çukurova'da geçen köy romanlarıdır.
    2. B)İkisi de Yusuf Atılgan'ındır.
    3. C)«Huzur» ironiyle bürokrasiyi eleştirir; öteki roman bir aşkı musiki içinde anlatır.
    4. D)«Huzur» Doğu–Batı sorusunu bir aşkın ve hafızanın içinden işler; «Saatleri Ayarlama Enstitüsü» benzer soruları ironiyle, büyüyen bir kurumun hikâyesi üzerinden sorar.
    5. E)İki romanda da zaman teması hiç bulunmaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Aynı yazarın iki romanı aynı sorulara biri hüzünlü, öteki gülen bir sesle yaklaşır.

E13 — Cumhuriyet Dönemi Roman ve Hikâyesi

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.