YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Cumhuriyet Dönemi Şiiri · EDB-E12-L05
İkinci Yeni
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
İlgen, okulun koridorundaki öğrenci sergisinde iri mavi lekeler ve kırık çizgilerden oluşan bir tablonun önünde durdu, arkadaşına «Bunun hiçbir anlamı yok, neyi anlatıyor ki?» dedi. Aynı hafta otobüste kulaklığından bir şarkı çaldı. Şarkıcının sözlerinin yarısını seçemiyordu, seçtiği sözler de birbirine bağlanmıyordu: bir pencere, ıslak bir kibrit, geç kalan biri. Yine de durağı kaçıracak kadar içine kapandı. Akşam iki deneyimi defterine yazınca bir çelişki gördü: şarkının ne dediğini açıklayamıyordu ama onu etkilemişti; tabloyu açıklayamadığı için anlamsız saymıştı. Bu derste anlamı düz bir cümleye çevrilemeyen, etkisini sözcüklerin birleşiminden alan bir şiir anlayışıyla tanışacaksın.
2Hedefler
- İkinci Yeni'nin ilkelerini derse özel bir parçadaki imge, söz dizimi ve anlam ipuçlarından çıkarırsın.
- Aynı düşüncenin Garip söyleyişiyle İkinci Yeni söyleyişini dil, anlam, imge ve okurla ilişki bakımından karşılaştırırsın.
- İkinci Yeni'nin hangi tavra karşı doğduğunu ve neden bir topluluk değil bir yönelim sayıldığını açıklarsın.
- Akımın altı şairini (Turgut Uyar ile Ece Ayhan'dan Cemal Süreya, İlhan Berk, Edip Cansever ve Sezai Karakoç'a) belirgin özellikleri ve bilinen eserleriyle eşleştirirsin.
3Konu anlatımı
Açıklığa gelen itiraz
Garip şairleri şiiri herkesin anlayabileceği bir söze indirmişti: sokaktaki adamın gündelik konuşması, şairane sözden ve süsten arınmış dizeler, ilk okuyuşta kavranan bir anlam. 1950'lerde şiire başlayan bir kuşak bu açıklığı bir kazanç olarak değil, bir daralma olarak gördü. Ders kitaplarında İkinci Yeni, Garip'in sıradanlığına ve aşırı yalınlığına tepki olarak doğmuş bir şiir anlayışı diye tanıtılır. Bu şairlere göre şiir her şeyi söyleyen bir konuşma olunca düzyazıya yaklaşır ve kendine özgü gücünü yitirir. Onların cevabı, dili yeniden şiirin merkezine koymaktı.
Garip'in şiir anlayışını bir önceki dersin konusu olan «Garip akımı» başlığı altında görmüştün. O dersteki ilkeleri aklında tut; İkinci Yeni'yi tanımanın en güvenilir yolu, Garip'ten nerede ayrıldığını görmektir.
Bildirisi olmayan bir akım
İkinci Yeni'nin şairleri bir araya gelip ortak bir önsöz yazmadı, birlikte bir kitap çıkarmadı. Garip'in 1941'de üç şairin ortak kitabıyla ve önsözüyle başlamasından farkı burada belirgindir. İkinci Yeni, farklı şehirlerde ve farklı dergilerde yazan şairlerin şiirlerinde benzer eğilimlerin görülmesiyle oluştu. Adı da şairlerden değil eleştiriden geldi: ders kitaplarında bu adı Muzaffer İlhan Erdost'un koyduğu belirtilir. Garip «birinci yenilik» sayıldığı için ondan sonra gelen bu ikinci kırılmaya «İkinci Yeni» denmiştir.
Bu ayrıntı sınavda iki biçimde karşına çıkar: İkinci Yeni'nin bir bildiriyle kurulmuş bir topluluk olmadığı, ve şairlerinin birbirinden epey farklı yollarda yürüdüğü. Bu yüzden İkinci Yeni'ye «akım» denmesi bile kimi kaynaklarda tartışılır; daha temkinli bir adı, ortak bir yönelimdir.
İlkeler: imge, kapalılık, bozulmuş söz dizimi
Ders kitaplarının İkinci Yeni için sıraladığı özellikler birbirini besler:
- İmge ağırlığı. Şiir bir düşünceyi açıklamaktan çok imgelerle kurulur. Birbirine uzak sözcükler beklenmedik biçimde yan yana gelir: bir saat ıslak olur, bir kalabalık yalnızlık giyer.
- Anlam kapalılığı. Şiirin tek ve kesin bir anlamı yoktur; her okur dizeleri kendi çağrışımlarıyla tamamlar. Bu tavır kısaca «anlamdan kaçış» diye de anılır, ama kaçılan şey anlamın kendisi değil, anlamın tek bir düz cümleye sığdırılmasıdır.
- Alışılmış söz dizimini bozma. Sözcüklerin sırası, ekleri ve bağlantıları değiştirilir. Dil, gündelik kullanımda kimsenin kurmayacağı biçimlere sokulur.
- Çağrışım ve soyutlama. Somut bir nesne soyut bir duygunun yerine geçer, bir duygu da nesne gibi elle tutulur biçimde anlatılır.
- Bireyin yalnızlığı ve kent insanı. Konu çoğu kez büyük kentte yaşayan, kalabalık içinde yalnız kalmış, kendisiyle hesaplaşan insandır.
- Ölçü ve uyağa önem vermeme. Şiir hece ya da aruz kalıbına bağlanmaz, uyak aranmaz; ses düzeni sözcük seçiminden ve yinelemelerden doğar.
- Dilin kendisini öne çıkarma. Söz bir şeyi anlatmanın aracı olmanın ötesinde, kendisi bakılacak bir nesne olur.
Ders kitapları bu şiirde Batı'daki gerçeküstücülük (sürrealizm) ve varoluşçuluk düşüncesinin izlerini de görür. Bilinçaltının çağrışımlara açılması gerçeküstücülükten, bireyin yalnızlığı ve kendi varlığını sorgulaması varoluşçuluktan gelen bir etki olarak anlatılır. Bu iki akımın kendisini Batı edebiyatı akımları ünitesinde ayrıca göreceksin.
Metin üzerinde: aynı akşam, iki söyleyiş
Karşılaştıracağın iki parçayı bu derste biz kurduk; hiçbiri bir şaire ait değildir. İkisi de aynı düşünceyi taşır: kalabalık bir kentte işten dönen birinin yalnızlığı.
Birinci parça, Garip tavrında:
Akşam oldu,
İşten çıkıp otobüse bindim.
Herkes bir yere bakıyordu,
Bana bakan yoktu.
İkinci parça, İkinci Yeni tavrında:
Akşam bir cebimde paslı tramvay
öbür cebimde senin kuş unuttuğun
kalabalık bir yalnızlık giyiyor
saatlerim ıslak, adım yarım
Adım 1: Düzyazıya çevirmeyi dene. Birinci parça tek cümleyle özetlenir: «Akşam otobüste kimse bana bakmadı.» İkinci parçada bu mümkün değil. «Cebimde paslı tramvay» gerçek bir durumu anlatmaz; eskimişlik, yolculuk ve yük duygusunu bir arada çağırır. İlgen'in şarkısında olduğu gibi etki, açıklamadan önce gelir.
Adım 2: Söz dizimine bak. «Senin kuş unuttuğun» dizesinde olağan sıra «senin unuttuğun kuş» olurdu; sözcüklerin yeri kaydırılmış, okur bir an durmaya zorlanmıştır. Garip parçasındaki cümleler ise konuşma sırasını korur.
Adım 3: İmgeyi ayıkla. «Kalabalık bir yalnızlık giyiyor» dizesinde iki karşıt kavram bir giysi imgesiyle birleşir; soyut duygu somut bir nesneye dönüşür. «Saatlerim ıslak» da zamana bir dokunma niteliği verir.
Adım 4: Hece ve uyağı sına. «Ak-şam bir ce-bim-de pas-lı tram-vay» on, «ö-bür ce-bim-de se-nin kuş u-nut-tu-ğun» on iki, «ka-la-ba-lık bir yal-nız-lık gi-yi-yor» on bir, «sa-at-le-rim ıs-lak, a-dım ya-rım» on hecedir. Dört dizenin hece sayısı birbirini tutmaz. Dize sonlarındaki «tramvay», «unuttuğun», «giyiyor», «yarım» arasında ses benzerliği de yoktur.
Adım 5: Sonucu yaz. İki parça da ölçüsüz ve uyaksızdır, ikisi de kent insanını anlatır. Ayrım dilin işindedir: Garip parçası dili düşünceyi taşıyan şeffaf bir cam gibi kullanır; İkinci Yeni parçası dili bakılacak bir yüzeye çevirir.
Omurga: Garip ve İkinci Yeni
| Ölçüt | Garip | İkinci Yeni |
|---|---|---|
| Dil | Gündelik konuşma dili, düz söz dizimi | Zorlanmış, bozulmuş söz dizimi; şaşırtıcı sözcük birleşimleri |
| Anlam | Açık, ilk okuyuşta kavranır | Kapalı, çok anlamlı; düzyazıya çevrilmez |
| İmge | Az; şairane söz ve benzetme reddedilir | Şiirin taşıyıcısı; soyut ile somut birbirine geçer |
| Konu | Sokaktaki sıradan insan, gündelik olay | Kentte yalnız kalan birey, iç sıkıntısı, varlık sorgusu |
| Okurla ilişki | Herkesin anlayacağı şiir; okur hemen kavrar | Okurdan emek ister; her okur şiiri kendi çağrışımıyla tamamlar |
| Doğuş | 1941'de ortak kitap ve önsözle | 1950'lerde bildirisiz; adı eleştiriden |
Tablonun tuzak satırı «Ölçü» satırının yokluğudur: iki anlayış da ölçü ve uyağa bağlanmaz, bu yüzden bu özellik ikisini ayırmaz. Ayırt eden satırlar anlam, imge ve okurla ilişkidir.
Şairler ve imzaları
- Cemal Süreya: «Üvercinka». Aşk, gündelik hayat ve kadın, sözcük oyunları ve beklenmedik birleşimlerle işlenir; yalın görünen bir dizede şaşırtıcı bir kayma yaratır.
- Edip Cansever: «Yerçekimli Karanfil». Kent insanının iç hesaplaşmasını, yalnızlığını ve bunalımını yazar; şiirde tiyatrodan gelen diyalog ve iç konuşma tekniklerinden yararlanmasıyla bilinir.
- İlhan Berk: İlk şiirlerinde toplumcu bir çizgideyken sonra İkinci Yeni'nin önde gelen adlarından biri oldu; sürekli biçim arayan, dili deneyen bir şair olarak anılır. Eserleri arasında «Galile Denizi» sayılır.
- Turgut Uyar: «Göğe Bakma Durağı», «Dünyanın En Güzel Arabistanı». Kent içinde sıkışmış bireyin bunalımını ve arayışını yazar.
- Ece Ayhan: «Bakışsız Bir Kedi Kara». Ders kitaplarında İkinci Yeni'nin anlamı en kapalı şairlerinden biri sayılır; toplumun kıyısında kalmış insanlara yönelir.
- Sezai Karakoç: «Monna Rosa». İmgeci söyleyişi İkinci Yeni ile ortaktır, ama şiirini mistik ve dinî bir dünya görüşüne bağlar; bu yönüyle ayrıca anılır.
İmgeden inanca
Sezai Karakoç'un adı listenin sonunda bilerek duruyor. Onun şiirinde İkinci Yeni'nin yoğun imgesi bir çağrışım oyunu olarak kalmaz, inançla ve geçmişin değerleriyle kurulan bir dünyayı taşır. Sonraki derste bu çizgiyi genişleteceğiz: Necip Fazıl Kısakürek'in «Çile»siyle, Arif Nihat Asya'nın şiiriyle ve Sezai Karakoç'un öteki yüzüyle millî ve dinî değerleri merkeze alan şiiri tanıyacaksın.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Parçanın tavrını belirlemek
Soru: Kimseye ait olmayan, derste kurulmuş şu dizelerin tavrı hangi şiir anlayışına uyar: «Pencerem bir deniz unutmuş kendini / eşiğinde ağlayan maviye bakıyorum / sabah bana yabancı bir el uzatır»
- A) Beş Hececiler
- B) İkinci Yeni
- C) Servetifünun şiiri
- D) Garip
- E) Toplumcu gerçekçi şiir
Çözüm: Dizelerde ölçü ve uyak yoktur. Pencerenin denizi unutması, ağlayan bir mavi, sabahın el uzatması gibi mantığı zorlayan imgeler üst üste kurulmuştur; parçanın anlamı tek bir düz cümleye çevrilemez. Sınıf bilinci ya da çağrı yoktur, bu yüzden toplumcu şiir düşer; dil gündelik konuşma sırasını da korumadığı için Garip'e uymaz. Cevap: B.
Örnek 2 — Doğuşun nedeni
Soru: İkinci Yeni'nin ortaya çıkışını ders kitaplarına uygun biçimde açıklayan ifade hangisidir?
- A) Divan şiirinin aruzunu yeniden canlandırma isteği
- B) Beş Hececilerin hece ölçüsünü yaygınlaştırma amacı
- C) Garip şiirinin aşırı açıklığına ve sıradanlığına karşı imgeyi ve kapalılığı öne çıkarma isteği
- D) Toplumcu şiirin hitabet havasını güçlendirme çabası
- E) Servetifünun'un ağır dilini sadeleştirme düşüncesi
Çözüm: İkinci Yeni bir tepki olarak doğar ve bu tepkinin karşısındaki ad Garip'tir. Aruz, hece ya da hitabet onların gündemi değildir. Sadeleştirme isteği ise Garip'in kendi tavrına yakındır, İkinci Yeni'ye değil. Cevap: C.
Örnek 3 — Ayırt etmeyen özellik
Soru: İlkiz, Garip ile İkinci Yeni'yi ayırmak için bir ölçüt arıyor. Hangisi bu iki anlayışı BİRBİRİNDEN AYIRMAZ?
- A) Anlamın açık ya da kapalı olması
- B) İmgenin şiirdeki yeri
- C) Söz diziminin korunup korunmaması
- D) Ölçü ve uyağa bağlanmama
- E) Okurdan beklenen emek
Çözüm: İki anlayış da hece ve aruz kalıbına bağlanmaz, uyak aramaz; bu özellik ortak olduğu için ayırt edici değildir. Anlam, imge, söz dizimi ve okurla ilişki ise iki tavrın tam ayrıldığı noktalardır. Cevap: D.
Örnek 4 — Şair ve eser
Soru: Şairlerle kitaplarının adları verilmiştir; yanlışsız olan eşleme hangisidir?
- A) Cemal Süreya — «Yerçekimli Karanfil»
- B) Edip Cansever — «Göğe Bakma Durağı»
- C) Turgut Uyar — «Üvercinka»
- D) Ece Ayhan — «Monna Rosa»
- E) Edip Cansever — «Yerçekimli Karanfil»
Çözüm: «Yerçekimli Karanfil» Edip Cansever'in, «Üvercinka» Cemal Süreya'nın, «Göğe Bakma Durağı» Turgut Uyar'ın, «Monna Rosa» Sezai Karakoç'undur. Öteki seçeneklerde eser adları başka şairlere kaydırılmıştır. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Ölçüsüzlüğü İkinci Yeni'nin imzası saymak. Garip de, toplumcu şiir de ölçü ve uyağa bağlanmadı. İkinci Yeni'yi gösteren, imgenin ağırlığı ve anlamın kapalılığıdır.
- İkinci Yeni'ye bir bildiri ya da ortak kitap yakıştırmak. Ortak önsözlü kitap Garip'e aittir; İkinci Yeni bildirisiz bir yönelimdir ve adı eleştiriden gelmiştir.
- Kapalılığı anlamsızlıkla karıştırmak. Şiirin tek bir düz anlamı yoktur, ama çağrışımlarla çoğalan anlamları vardır. «Anlamdan kaçış» düz anlama karşı bir tavırdır.
- Sezai Karakoç'u yalnız İkinci Yeni'ye ya da yalnız dinî şiire bağlamak. İmgeci söyleyişiyle İkinci Yeni içinde, mistik ve dinî yönüyle millî-dinî değerleri işleyen şiirde anılır.
- Kent ve yalnızlık konusunu tek ipucu saymak. Sıradan insanın gündelik hâli Garip'te de vardır; bakılacak yer konudan çok söyleyiştir.
6Tekrar kartı
- Doğuş: 1950'ler; Garip'in açıklığına ve sıradanlığına tepki.
- Bildirisi ve ortak kitabı yok; adı ders kitaplarına göre Muzaffer İlhan Erdost'tan.
- İlkeler: imge ağırlığı, anlam kapalılığı, bozulmuş söz dizimi, çağrışım, soyutlama, dilin öne çıkması.
- Konu: kentte yalnız kalan birey; gerçeküstücülük ve varoluşçuluk etkisi.
- Ölçü ve uyak yok; ama bu Garip'le ortak, ayırt edici değil.
- Cemal Süreya «Üvercinka»; Edip Cansever «Yerçekimli Karanfil», tiyatro teknikleri.
- Turgut Uyar «Göğe Bakma Durağı»; Ece Ayhan en kapalı söyleyiş; İlhan Berk «Galile Denizi».
- Sezai Karakoç «Monna Rosa»: imgeci söyleyiş ile mistik, dinî dünya görüşü.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
«Üvercinka» adlı kitap hangi şairindir?
- A)Edip Cansever
- B)Cemal Süreya
- C)Turgut Uyar
- D)Orhan Veli
- E)Ahmed Arif
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Bu eser İkinci Yeni'nin en bilinen kitaplarından biridir ve Cemal Süreya'ya aittir.
Soru 2 · Kolay
İkinci Yeni şiirinin taşıyıcısı sayılan öğe hangisidir?
- A)Dizelerdeki hece eşitliği
- B)Aruz kalıbı
- C)Hitabet havası
- D)Yoğun ve şaşırtıcı imge
- E)Düzenli uyak örgüsü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Bu şiir düşünceyi açıklamak yerine birbirine uzak sözcükleri birleştiren imgelerle kurulur.
Soru 3 · Kolay
İkinci Yeni hangi şiir anlayışına tepki olarak doğmuştur?
- A)Garip
- B)Divan şiiri
- C)Halk şiiri
- D)Tekke şiiri
- E)Tanzimat şiiri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ders kitaplarına göre İkinci Yeni, Garip şiirinin aşırı yalınlığına ve sıradanlığına karşı çıkmıştır.
Soru 4 · Kolay
«Göğe Bakma Durağı» kimin eseridir?
- A)Ece Ayhan
- B)Cemal Süreya
- C)Sezai Karakoç
- D)İlhan Berk
- E)Turgut Uyar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kent içindeki bireyin bunalımını yazan Turgut Uyar bu kitabıyla tanınır.
Soru 5 · Orta
İkinci Yeni'nin bir topluluk olarak doğuşuna ilişkin doğru bilgi hangisidir?
- A)Üç şairin ortak kitabının önsözüyle kurulmuştur.
- B)Bir dergide yayımlanan bildiriyle ilan edilmiştir.
- C)Bildirisi ve ortak kitabı olmayan, şiirlerdeki benzer eğilimlerden doğmuş bir yönelimdir.
- D)Tanzimat aydınlarının bir gazetesinde başlamıştır.
- E)Beş Hececilerin bir kolu olarak ortaya çıkmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ortak önsözlü kitap Garip'e aittir; İkinci Yeni şairleri böyle bir metin üretmemiştir.
Soru 6 · Orta
İkinci Yeni şiirinde anlam kapalılığı neyi ifade eder?
- A)Şiirin tek ve kesin bir düz anlamının olmaması, okurun dizeleri kendi çağrışımlarıyla tamamlaması
- B)Şiirin hiçbir duygu taşımaması
- C)Şiirin yalnız eski sözcüklerle yazılması
- D)Dizelerin hece sayısının gizlenmesi
- E)Şiirin yalnız kitap olarak değil yüksek sesle okunması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kapalılık anlamın yokluğu değil, tek bir düzyazı cümlesine indirilememesidir.
Soru 7 · Orta
Bu derste kurulan «Akşam oldu, / İşten çıkıp otobüse bindim» dizeleri hangi özelliğiyle İkinci Yeni'den ayrılır?
- A)Ölçüsüz olmasıyla
- B)Uyaksız olmasıyla
- C)Kent hayatından söz etmesiyle
- D)Bir birey anlatmasıyla
- E)Gündelik konuşma sırasını koruyup ilk okuyuşta anlaşılmasıyla
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Ölçüsüzlük ve kent konusu ortak olabilir; açık anlam ve düz söz dizimi Garip tavrını gösterir.
Soru 8 · Orta
Ders kitaplarında İkinci Yeni adını koyan eleştirmen olarak kim gösterilir?
- A)Nurullah Ataç
- B)Muzaffer İlhan Erdost
- C)Ziya Gökalp
- D)Ahmet Hamdi Tanpınar
- E)Necip Fazıl Kısakürek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Adı şairlerden değil eleştiriden gelen bu yönelim, Muzaffer İlhan Erdost'un adlandırmasıyla bilinir.
Soru 9 · Orta
Şiirde tiyatrodan gelen diyalog ve iç konuşma tekniklerinden yararlanmasıyla bilinen İkinci Yeni şairi kimdir?
- A)Cemal Süreya
- B)Ece Ayhan
- C)Turgut Uyar
- D)Edip Cansever
- E)İlhan Berk
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kent insanının iç hesaplaşmasını işleyen Edip Cansever bu tekniklerle anılır.
Soru 10 · Orta
İkinci Yeni'ye ders kitaplarında etkisi yakıştırılan Batı akımları hangileridir?
- A)Klasisizm ve romantizm
- B)Natüralizm ile realizm
- C)Gerçeküstücülük ve varoluşçuluk
- D)Parnasizm ve klasisizm
- E)Romantizm ve realizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bilinçaltı çağrışımları gerçeküstücülükten, bireyin yalnızlığı varoluşçuluktan gelen bir iz olarak anlatılır.
Soru 11 · Orta
İkinci Yeni şiirindeki söz dizimi için hangisi söylenebilir?
- A)Her dize öğesi kurallı cümle sırasına göre dizilir.
- B)Yalnız devrik cümleler hece ölçüsüyle birlikte kullanılır.
- C)Sözcük sırası aruz kalıbına uydurulur.
- D)Söz dizimi halk şiirinden aynen alınır.
- E)Alışılmış sıra, ekler ve bağlantılar bilerek bozulur, okur durup düşünmeye zorlanır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Dilin bu biçimde zorlanması, şiirde sözün kendisini öne çıkarma isteğinden doğar.
Soru 12 · Zor
İzgi, «İkinci Yeni şiirleri düzyazıya çevrilemiyorsa anlamsızdır» diyor. Bu yargıyı en iyi çürüten bilgi hangisidir?
- A)Kapalılık, şiirin tek bir düz cümleye sığmayıp çağrışımlarla çoğalan anlamlar taşıması demektir.
- B)İkinci Yeni şairleri hece ölçüsüyle yazmıştır.
- C)İkinci Yeni şiirleri her zaman açıkça anlaşılır.
- D)Garip şairleri de anlamsız şiir yazmıştır.
- E)İkinci Yeni yalnız dinî konuları işler.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Düzyazıya çevrilemeyen bir dize anlamsız değildir; etkisini imge ve çağrışım üzerinden kurar.
Soru 13 · Zor
Bu derste kurulan şu dizeler hangi anlayışa en yakındır: «Sokak saçlarını tarıyor rüzgârın tarağıyla / içimde bir köprü yıkılmış, kimse fark etmedi / gecenin ceketini giydim, düğmeleri yabancı»
- A)Beş Hececiler
- B)Garip
- C)Nâzım Hikmet çizgisindeki toplumcu şiir
- D)İkinci Yeni
- E)Saf şiirin ölçülü söyleyişi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ölçüsüz dizelerde kentte yalnız bir benin iç durumu, soyutu somuta çeviren yoğun imgelerle verilmiştir.
Soru 14 · Zor
İlkcan, Garip ile İkinci Yeni'nin ortak bir yönünü yazmak istiyor. Hangisi iki anlayışta da bulunur?
- A)Anlamı bilerek kapalı tutma
- B)Hece ve aruz kalıbına, uyağa bağlanmama
- C)Söz dizimini bozma
- D)Şairane imgeye yaslanma
- E)Okurdan yoğun bir çözme emeği bekleme
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ölçü ve uyağı bırakmak iki tavırda ortaktır; öteki seçenekler yalnız İkinci Yeni'ye uyar.
Soru 15 · Zor
Jasmin, Sezai Karakoç'un İkinci Yeni şairleri arasında neden ayrıca anıldığını açıklamak istiyor. Hangisi en doğru açıklamadır?
- A)Hiç imge kullanmadığı için
- B)Yalnız hece ölçüsüyle yazdığı için
- C)İmgeci söyleyişi İkinci Yeni'yle ortak olsa da şiirini mistik ve dinî bir dünya görüşüne bağladığı için
- D)Garip'in ortak kitabına katıldığı için
- E)Şiirde yalnız tiyatro tekniklerini kullandığı için
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Sezai Karakoç söyleyişte İkinci Yeni'ye, düşünce dünyasında millî ve dinî değerlere yaslanır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Millî ve dinî değerleri yansıtan şiir» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
İkinci Yeni şairleriyle kitapları arasında kurulan eşlemelerden hangisi yerindedir?
- A)Turgut Uyar ile «Monna Rosa»
- B)Sezai Karakoç ile «Üvercinka»
- C)Ece Ayhan ile «Bakışsız Bir Kedi Kara»
- D)Cemal Süreya ile «Göğe Bakma Durağı»
- E)Edip Cansever ile «Galile Denizi»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bakışsız Bir Kedi Kara Ece Ayhan'ındır; öteki eşleşmelerde eserlerin sahipleri karıştırılmıştır.
Soru 2 · Orta
İkinci Yeni şiirinde en sık işlenen insan tipi hangisidir?
- A)Köyden kente göç eden kahraman bir topluluk
- B)Destan kahramanı bir hükümdar
- C)Divan şiirindeki ideal sevgili
- D)Fabrikada sınıf bilinciyle örgütlenen işçiler
- E)Büyük kentte kalabalık içinde yalnız kalan, kendisiyle hesaplaşan birey
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İkinci Yeni bireyin iç sıkıntısını ve kent içindeki yalnızlığını öne çıkarır.
Soru 3 · Zor
Bir parçada şu özellikler saptanmıştır: dizeler ölçüsüz ve uyaksızdır, sözcükler gündelik konuşma sırasıyla dizilmiştir, sokaktaki sıradan bir adamın günü anlatılır, şairane benzetme yoktur, anlam ilk okuyuşta kavranır. Saptanan özellikler hangi tavrı gösterir?
- A)Garip
- B)İkinci Yeni
- C)Saf şiir
- D)Beş Hececiler
- E)Servetifünun şiiri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ölçüsüzlük ortak olsa da açık anlam, düz söz dizimi ve sıradan insan Garip tavrını gösterir.
Soru 4 · Zor
Jülyet, İkinci Yeni'nin bir akım mı yoksa bir yönelim mi sayılması gerektiğini tartışıyor. Hangi bilgi «yönelim» görüşünü destekler?
- A)Şairlerin 1941'de ortak bir kitap çıkarması
- B)Hepsinin aynı dergide toplanıp bildiri yayımlaması
- C)Hepsinin hece ölçüsünü benimsemesi
- D)Ortak bir bildirileri olmaması, adın eleştiriden gelmesi ve şairlerin farklı yollarda yürümesi
- E)Hepsinin yalnız dinî konuları işlemesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Bildirisiz doğuş ve şairlerin birbirinden ayrılan yolları, İkinci Yeni'nin kurulmuş bir topluluktan çok bir yönelim olduğunu gösterir.
Soru 5 · Zor
Bu derste kurulan «saatlerim ıslak, adım yarım» dizesi için hangi yorum ders kitaplarındaki İkinci Yeni ilkeleriyle örtüşür?
- A)Hece ölçüsünün on birli kalıbını gösterir.
- B)Zamana ve kimliğe dokunulabilir nitelikler veren, soyutu somutlaştıran bir imgedir.
- C)Sınıf bilinciyle okura toplumsal bir çağrı yapar.
- D)Gündelik konuşma dilinin düz söz dizimini taşır.
- E)Divan şiirinin mazmun geleneğini sürdürür.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Islak saat ve yarım ad, soyut kavramları somut niteliklerle anlatan İkinci Yeni imgesidir.
E12 — Cumhuriyet Dönemi Şiiri
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.