YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Cumhuriyet Dönemi Şiiri · EDB-E12-L04
Garip akımı
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Güner okul dönüşü defterinin arka sayfasına beş satır karalamıştı: sabahki dolu otobüs, radyoyu açan şoför, kucağında maydanoz demetiyle arka koltukta oturan bir teyze, cepteki simit parası. Güliz satırları okuyunca güldü: «Bunun neresi şiir? Ne kafiye var ne benzetme. Şiir dediğin süslü olur, insan okuyunca gündelik konuşmadan ayrıldığını anlar.» Ertesi sabah aynı durakta, kucağında maydanozla bekleyen bir kadın gördü ve Güner'in satırı kendiliğinden aklına geldi. Oysa yazılıya hazırlanırken ezberlediği kafiyeli dörtlükten tek dize hatırlamıyordu. Otobüs geldiğinde kendine şunu soruyordu: Hiç süslenmemiş bir söz, insanın aklında süslü olanlardan daha uzun kalabiliyorsa, şiiri şiir yapan şey gerçekten süs müdür?
2Hedefler
- Garip akımının ölçü, kafiye, söz sanatları ve şairanelik karşısındaki tavrını bir parçanın ipuçlarından çıkarırsın.
- Garip'in kurucularını, yani Orhan Veli Kanık'ı, Oktay Rifat'ı ve Melih Cevdet Anday'ı, akımdaki yerleri ve sonraki yönleriyle eşleştirirsin.
- Garip'in sıradan insanını toplumcu gerçekçi şiirin emekçisinden ve saf şiirin iç dünyasından ayırırsın.
- Gündelik dille kurulmuş bir parçayı şairane bir karşılığıyla karşılaştırıp farkları adlandırırsın.
3Konu anlatımı
Üç arkadaşın ortak kitabı
1941'de üç genç şair, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ile Melih Cevdet Anday, şiirlerini «Garip» adlı ortak bir kitapta topladı. Akım adını bu kitaptan alır. Kitabın başındaki önsözü, ders kitaplarında belirtildiği üzere, Orhan Veli yazmıştır; o önsöz, grubun şiire bakışını açıkça ilan eden bir bildiri gibi okunur. Bu yüzden Garip akımı sorularında iki bilgi çoğu kez birlikte gelir: kitabın adı ve önsözün yazarı.
Akımın ikinci bir adı da vardır. 1950'lerde kendini Garip'ten ayıran yeni bir kuşak ortaya çıkıp İkinci Yeni diye anılmaya başlayınca, Garip şairlerinin açtığı yola geriye dönük olarak Birinci Yeni denmiştir. Bir soru «Birinci Yeni» diyorsa, kastedilen Garip'tir.
Önsözün itirazları
Önsözün cümlelerini burada aktarmıyoruz; ders kitaplarının ortak özetine göre ilkeleri şöyle toplanır:
- Ölçüye ve kafiyeye itiraz. Hece ölçüsü de aruz da bırakılır, kafiye zorunlu olmaktan çıkar. Garip şairlerine göre ölçü ve kafiye şiiri sözün anlamına değil sesine yaslar; önsöz şiiri müzikten ayırmak gerektiğini savunur.
- Söz sanatlarını ve mecazı bırakma. Benzetme, istiare, abartma gibi sanatlar şiirin zorunlu donanımı sayılmaz. Bir şey neyse o adla söylenir.
- Şairaneliğe karşı çıkış. «Şairane» sözü, yalnız şiirde kullanılan, gündelik hayatta kimsenin ağzına almadığı süslü söyleyişi anlatır: «seher», «hicran», «gönül bahçesi» gibi. Garip bu söz dağarcığını şiirden çıkarmak ister.
- Gelenekle hesaplaşma. Önsözün itirazı belli bir okula sınırlı kalmaz. Ders kitapları Garip'in divan şiirinin mazmunlarına ve sanat yüküne, Beş Hececilerin hece kalıbına ve kafiye düzenine, saf şiirin musikiyi öne alan anlayışına karşı çıktığını belirtir.
Ders kitaplarında Garip şiirinde Fransız gerçeküstücülüğünün (sürrealizm) etkisinden de söz edilir. Bu bilgi sınavda daha çok bir eşleştirme maddesi olarak karşına çıkar; ayrıntısı bu dersin konusu değildir.
Bırakılanın yerine gelen
Bir akımı yalnız reddettikleriyle ezberlemek, sorunun yarısını görmek demektir. Ölçü, kafiye ve sanat çekilince şiirde boş kalan yeri Garip şairleri başka bir şeyle doldurdu:
- Gündelik dil ve konuşma havası. Sözcükler sokaktan, evden, kahveden gelir. Dize, birinin karşısındakine bir şey anlatması gibi akar; yer yer deyim ve halk söyleyişi kullanılır.
- Sıradan insan ve sıradan konu. Kahraman bir memur, bir satıcı, bir komşudur. Ders kitapları bu kişiye «küçük adam» da der. Konu büyük bir olay değil, bir sabah, bir yolculuk, bir alışveriş, cebe giren üç kuruştur.
- Alay ve mizah. Garip şiiri kendini fazla ciddiye almaz; şaşırtan bir son, hafif bir alay ya da şakaya yakın bir söyleyiş sık görülür.
Bu üç özellik reddedilen üç şeyin karşılığıdır: süslü dilin yerine konuşma dili, yüce konunun yerine gündelik hayat, ağırbaşlı tonun yerine gülümseme.
Metin üzerinde: aynı otobüs, iki dil
İki parçayı da bu derse özel olarak kurduk; hiçbirinin bir şairle ilgisi yok. İkisinde de Güner'in defterindekine benzer bir sabah anlatılıyor.
Birinci parça
Yedi otobüsü yine dolu.
Şoför radyoyu açmış,
arkadaki teyze maydanoz taşıyor.
Cebimde iki simit parası;
inince birini sana alırım.
İkinci parça
Sabah yolunda gümüş bir gemidir,
Yüreğim gibi kederli ve derin;
Yolcular hep sessiz birer gölgedir,
Camda sabah yeli, ince ve serin.
Adım 1: Hece sayımı. Birinci parçada «Ye-di o-to-bü-sü yi-ne do-lu» on, «Şo-för rad-yo-yu aç-mış» yedi, «ar-ka-da-ki tey-ze may-da-noz ta-şı-yor» on iki, «Ce-bim-de i-ki si-mit pa-ra-sı» on, «i-nin-ce bi-ri-ni sa-na a-lı-rım» on bir hecedir. Sayılar bir düzen kurmaz. İkinci parçada dört dizenin dördü de on bir hecedir: «Sa-bah yo-lun-da gü-müş bir ge-mi-dir», «Yü-re-ğim gi-bi ke-der-li ve de-rin», «Yol-cu-lar hep ses-siz bi-rer göl-ge-dir», «Cam-da sa-bah ye-li, in-ce ve se-rin». İkinci parça hece ölçüsüne bağlıdır.
Adım 2: Kafiyeye bak. Birinci parçanın dize sonları «dolu», «açmış», «taşıyor», «parası», «alırım» birbirini tutmaz. İkinci parçada «derin» ile «serin» kafiyelidir; birinci ve üçüncü dizeler de «-dir» ekiyle aynı sesle biter.
Adım 3: Söz sanatlarını ara. İkinci parça otobüsün adını hiç anmadan ona «gemi» der; bu bir istiaredir. «Yüreğim gibi» bir benzetmedir, yolcular da «gölge»ye benzetilir. Birinci parçada otobüs otobüstür, teyze teyzedir; hiçbir şey başka bir şeyin yerine geçmez.
Adım 4: Kişilere ve tona bak. İkinci parçada yolcular adsız gölgelerdir ve ton hüzünlüdür. Birinci parçada şoför, maydanozlu teyze ve simit sözü veren bir anlatıcı vardır; son dize okuru gülümseten küçük bir jesttir.
Dört adımın sonunda birinci parça Garip'in ilkelerini taşır: ölçüsüz, kafiyesiz, sanatsız, sıradan insanlı ve konuşur gibi. İkinci parça ise ölçüsüyle, kafiyesiyle ve benzetmeleriyle Garip'in karşı çıktığı şairane söyleyişe örnektir. Hangisinin daha güzel olduğu bir zevk meselesidir; sınavın ölçtüğü, hangisinin hangi anlayışa uyduğudur.
Sıradan insan: Garip'in kahramanı kimi temsil eder?
Toplumcu gerçekçi şiirde de sıradan insanlar vardı. Fark, o insanın şiirde ne iş gördüğündedir. Toplumcu şiirde işçi ve köylü bir sınıfın temsilcisidir; şiir onlar aracılığıyla toplumu değiştirmeye çağırır, sesini yükseltir, okura seslenir. Garip'in küçük adamı ise hiçbir davanın sözcüsü değildir. Nasırı ağrıyan, ucuz bir şeye sevinen, sıkılan, şaka yapan biridir; şiir onu gündelik hâliyle gösterir ve okura bir görev yüklemez.
Ders kitaplarında Orhan Veli'nin bu küçük adamı adıyla şiire taşıdığı bir kahramanı anılır: Süleyman Efendi. Böyle bir adın şiirin merkezinde durması, şiirin kahramanlık ve yücelik beklentisine yapılmış açık bir itirazdır.
Üç şair, üç yol
Orhan Veli Kanık akımın öncüsüdür. Önsözü o yazmıştır; Garip'in sıradan insanı, alaycı söyleyişi ve konuşma dili en belirgin biçimde onun şiirinde görülür. «Vazgeçemediğim» ve «Karşı» onun kitapları arasındadır. Ders kitapları onun La Fontaine'in masallarını Türkçeye çevirdiğini de belirtir.
Garip'in öteki iki kurucusu Oktay Rifat ile Melih Cevdet Anday'dır. İkisi de sonraki yıllarda bu çizgide kalmadı: Oktay Rifat imgeye ağırlık veren şiirleriyle İkinci Yeni'ye yaklaştı, Melih Cevdet ise düşünceye ağırlık veren bir şiire yöneldi. Sınav açısından önemli olan, üç adın Garip'in kuruluşunda birlikte anılmasıdır.
Omurga: üç şiir anlayışı
Garip'i en hızlı tanımanın yolu, onu önceki iki derste gördüğün anlayışların karşısına koymaktır.
| Ölçüt | Saf şiir | Toplumcu gerçekçilik | Garip |
|---|---|---|---|
| Ölçü ve kafiye | Bağlı kalır | Çoğunlukla serbest nazım | Reddeder |
| Söz sanatı | Musiki ve sezdirme için kullanır | Gerektiğinde kullanır | Bırakır, şairaneliğe karşı çıkar |
| Dil | Özenle seçilmiş, ahenkli sözcükler | Konuşulan Türkçe, kalabalığa seslenen bir söyleyiş | Sokaktaki konuşmanın kendisi |
| İnsan | Bireyin iç dünyası | Sınıfının temsilcisi emekçi ve köylü | Hiçbir davanın sözcüsü olmayan küçük adam |
| Ton ve amaç | Musikiyi öne almak | Toplumu değiştirmeye çağırmak | Gündelik hayatı süssüzce, çoğu kez alayla göstermek |
En çok karışan iki sütun ortadaki ve sağdakidir, çünkü ikisinde de gündelik dil ve sıradan insan vardır. Ayrımı «İnsan» ile «Ton ve amaç» satırları yapar: bir parça okura sesleniyor ve sınıf farkını gösteriyorsa toplumcu, bir kişiyi gündelik hâliyle ve gülümseyerek anlatıp bir şey istemiyorsa Garip.
Bir tepkinin doğurduğu tepki
Garip'in süssüz, açık ve şakacı dili 1940'larda o kadar yaygınlaştı ki bir sonraki kuşak bu yalınlığın bir sınıra dayandığını düşündü. 1950'lerde Cemal Süreya, Edip Cansever, İlhan Berk, Turgut Uyar, Ece Ayhan ve Sezai Karakoç gibi şairler şiire, Garip'in dışarıda bıraktığı imgeyi büyük bir yoğunlukla geri getirdi; anlamı açıkça söylemek yerine onu gizlemeyi seçti. Gelecek ders, Garip'e verilmiş bu tepkinin nasıl kapalı, imgeci bir şiir doğurduğunu ve «anlamdan kaçış» sözüyle neyin kastedildiğini inceliyor.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Parçadan akımı tanımak
Soru: Kapıcının kedisini anlatan, derse özel bu satırları hangi akımın anlayışıyla açıklarsın? «Kapıcı Haşmet'in kedisi / bu sabah da benim paspasımda uyumuş. / Ben de kalkıp / ona süt koydum, kendime çay.»
- A) Hece ölçüsüne bağlı memleket şiiri
- B) Musikiyi öne alan saf şiir
- C) Garip
- D) Toplumcu gerçekçilik
- E) Divan geleneği
Çözüm: Önce biçime bakılır: satırların hece sayıları birbirini tutmuyor, kafiye de yok; Beş Hececiler ile divan şiiri düşer. Hiçbir benzetme ya da istiare kullanılmamış, söyleyiş konuşur gibidir; musikiyi öne alan saf şiir de elenir. Kapıcının kedisi gibi gündelik bir ayrıntı anlatılır; okur harekete çağrılmaz, zengin ile yoksul karşı karşıya konmaz, böylece toplumcu şiir de uymaz. Son dizedeki küçük şaka Garip'in alaycı tonudur. Cevap: C.
Örnek 2 — Reddedilenleri ayırmak
Soru: Garip şairlerinin karşı çıktığı unsurlar sayılırken hangisi listeye YANLIŞLIKLA eklenmiştir?
- A) Ölçü
- B) Kafiye
- C) Benzetme ve istiare
- D) Gündelik konuşma dili
- E) Şairane söz dağarcığı
Çözüm: Ölçü, kafiye, söz sanatları ve şairane söyleyiş Garip önsözünün itiraz ettiği unsurlardır. Gündelik konuşma dili ise reddedilen değil, bunların yerine getirilen şeydir. Cevap: D.
Örnek 3 — Sıradan insanın iki yüzü
Soru: Göknur, «Toplumcu gerçekçi şiirde de, Garip'te de sıradan insan anlatıldığına göre iki akım aynı şeyi yapar» diyor. Bu yargıyı düzelten bilgi hangisidir?
- A) Garip şiirinde sıradan insan hiç yer almaz.
- B) Toplumcu şiir yalnız hükümdarları anlatır.
- C) İki akım da hece ölçüsüne bağlıdır.
- D) İki akım da okura seslenip onu harekete çağırır.
- E) Toplumcu şiir sıradan insanı bir sınıfın temsilcisi olarak toplumsal bir çağrıyla anlatır; Garip onu hiçbir davanın sözcüsü yapmadan gündelik hâliyle gösterir.
Çözüm: Sıradan insan iki akımda da bulunur, bu yüzden A ve B yanlıştır. İki akım da ölçüye bağlı değildir, okura seslenip çağrı yapmak ise yalnız toplumcu şiirin özelliğidir. Ayrım, sıradan insanın şiirde gördüğü iştedir. Cevap: E.
Örnek 4 — Önsöz ve kurucular
Soru: Garip akımıyla ilgili hangi bilgi doğrudur?
- A) Akım adını üç kurucusunun 1941'de birlikte yayımladığı kitaptan alır; önsözü Orhan Veli yazmıştır.
- B) Akımın kurucuları arasında Cemal Süreya ile Edip Cansever de vardır.
- C) Önsöz hece ölçüsünün yeniden canlandırılmasını ister.
- D) Akıma «İkinci Yeni» adı da verilir.
- E) Akım, Fecriati topluluğunun bir koludur.
Çözüm: Cemal Süreya ve Edip Cansever İkinci Yeni'nin şairleridir. Önsöz ölçüye karşı çıkar. Garip'in öteki adı Birinci Yeni'dir; Fecriati ile bir bağı yoktur. Kitap, yıl ve önsözün yazarı A'da doğru verilmiştir. Cevap: A.
5Tuzaklar
- Gündelik dili tek ölçüt saymak. Toplumcu gerçekçi şiir de konuşulan Türkçeyle yazar. Garip'i ayıran, okura çağrı yapmayan, alaycı ve süssüz bir bakışla sıradan insanı anlatmasıdır.
- Birinci Yeni ile İkinci Yeni'yi karıştırmak. Birinci Yeni Garip'tir ve açık bir dil kurar; İkinci Yeni ona tepki olarak kapalı ve imgeci bir şiire yönelir.
- Önsözün yazarını üç kurucudan rastgele seçmek. Kitap ortaktır, önsöz Orhan Veli'nindir.
- Üç şairi ömür boyu Garipçi saymak. Oktay Rifat sonradan İkinci Yeni'ye yaklaştı, Melih Cevdet düşünce ağırlıklı bir şiire yöneldi.
- Serbest ölçüyle yazılmış her şiiri Garip sanmak. Nâzım Hikmet de serbest yazdı ama hitabet havası ve sınıf bilinciyle; İkinci Yeni de serbest yazdı ama kapalı imgelerle.
6Tekrar kartı
- Garip (1941): kurucuları Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday; akım adını ortak kitaplarından alır; önsöz Orhan Veli'nin. Öteki adı Birinci Yeni.
- Reddettikleri: ölçü ve kafiye, benzetme ve istiare gibi söz sanatları, şairane söyleyiş; şiiri müzikten ayırma isteği.
- Getirdikleri: gündelik dil ve konuşma havası, sıradan insan («küçük adam») ve sıradan konu, alay ve mizah.
- Karşı çıktıkları gelenek: divan şiirinin sanat yükü, Beş Hececilerin kalıbı, saf şiirin musikisi; ders kitaplarında gerçeküstücülük (sürrealizm) etkisi de anılır.
- Orhan Veli: akımın öncüsü, Süleyman Efendi, «Vazgeçemediğim», «Karşı», La Fontaine çevirileri.
- Sonraki yönler: Oktay Rifat İkinci Yeni'ye yaklaştı; Melih Cevdet düşünce ağırlıklı şiire yöneldi.
- Toplumcu şiirden farkı: emekçi bir sınıfın temsilcisidir ve şiir çağrı yapar; Garip'in küçük adamı bir davanın sözcüsü değildir.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
1941'de yayımlanan üç şairin ortak kitabından adını alan akım hangisidir?
- A)İkinci Yeni
- B)Beş Hececiler
- C)Garip
- D)Hisarcılar
- E)Toplumcu gerçekçi şiir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kurucuların birlikte çıkardığı kitabın adı zamanla akımın da adı olmuştur.
Soru 2 · Kolay
«Garip» kitabının önsözünü yazan şair kimdir?
- A)Orhan Veli Kanık
- B)Oktay Rifat
- C)Melih Cevdet Anday
- D)Nâzım Hikmet
- E)Ahmed Arif
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Grubun şiir anlayışını ilan eden önsöz ders kitaplarında Orhan Veli'ye bağlanır.
Soru 3 · Kolay
Garip akımına sonradan verilen öteki ad hangisidir?
- A)Yedi Meşale
- B)Hisarcılar
- C)İkinci Yeni
- D)Fecriati
- E)Birinci Yeni
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İkinci Yeni ortaya çıkınca kendinden önceki Garip çizgisi Birinci Yeni diye anılmıştır.
Soru 4 · Kolay
Garip şairlerinin şiirden çıkarmak istediği unsur hangisidir?
- A)Gündelik dil
- B)Ölçü ve kafiye
- C)Sıradan insan
- D)Mizah
- E)Konuşma havası
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Önsöz ölçüyü ve kafiyeyi şiiri müziğe bağlayan unsurlar sayarak reddeder.
Soru 5 · Orta
«Bakkal Hüdai Bey veresiye defterini / yine bulamadı. / Ben de borcumu / bir sonraki aya bıraktım.» Derse özel yazılan bu satırlar hangi akımın ilkelerini taşır?
- A)Divan geleneği
- B)Hece kalıbını koruyan memleket şiiri
- C)Toplumcu gerçekçilik
- D)Garip
- E)Musikiyi öne alan saf şiir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ölçüsüz ve kafiyesiz dizeler, sanatsız konuşma dili, sıradan bir esnaf ve şakacı son Garip anlayışını gösterir.
Soru 6 · Orta
Bu ders için yazılmış dizelerden hangisi Garip anlayışına EN UZAKTIR?
- A)Pazardan iki kilo domates aldım.
- B)Gökte gümüş bir sandal gibi süzülür ay.
- C)Komşunun oğlu bugün askerden geldi.
- D)Çay demlendi, gel otur biraz.
- E)Otobüs yine on dakika gecikti.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ayı sandala benzeten bu şairane dize Garip'in bıraktığı söz sanatına dayanır.
Soru 7 · Orta
Garip şiirinde sıradan insanın anlatılış biçimini en iyi karşılayan ifade hangisidir?
- A)Bir sınıfın temsilcisi olarak okuru harekete çağırır.
- B)Destan kahramanı gibi yüceltilir.
- C)İç dünyası musikili sözlerle sezdirilir.
- D)Kapalı imgelerin ardına gizlenir.
- E)Gündelik hâliyle, bir davanın sözcüsü yapılmadan ve çoğu kez gülümseyerek gösterilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Garip'in küçük adamı okurdan bir şey istemeyen sıradan biridir, şiir onu süssüzce anlatır.
Soru 8 · Orta
Önsözün ölçüye ve kafiyeye karşı çıkarken dayandığı düşünce hangisidir?
- A)Şiir müzikten ayrılmalı, sözün sesine değil anlamına dayanmalıdır.
- B)Şiir yalnız aruzla yazılmalıdır.
- C)Şiir halk şiirinin hece kalıplarını korumalıdır.
- D)Şiirin değeri kafiyenin zenginliğiyle ölçülür.
- E)Şiir anlamı bilerek kapalı tutmalıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Garip ölçü ve kafiyeyi şiiri müziğe bağlayan unsurlar saydığı için bırakır.
Soru 9 · Orta
Süleyman Efendi gibi sıradan bir kahramanı şiire taşıdığı ders kitaplarında anılan şair kimdir?
- A)Nâzım Hikmet
- B)Ahmed Arif
- C)Orhan Veli Kanık
- D)Enver Gökçe
- E)Ahmet Hamdi Tanpınar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Süleyman Efendi, Orhan Veli'nin küçük adamı şiirin merkezine koyduğu kahramandır.
Soru 10 · Orta
Oktay Rifat'ın Garip'ten sonraki yönü için hangisi söylenebilir?
- A)Beş Hececilerin kalıbına döndü.
- B)Aruzla gazeller yazdı.
- C)Fecriati topluluğuna katıldı.
- D)İmgeye ağırlık veren şiirleriyle İkinci Yeni'ye yaklaştı.
- E)Şiiri bırakıp yalnız destan derledi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ders kitapları Oktay Rifat'ın sonraki şiirinde imgeye yönelip İkinci Yeni'ye yaklaştığını belirtir.
Soru 11 · Orta
Garip'in itiraz ettiği şiir anlayışlarını en doğru veren seçenek hangisidir?
- A)Yalnız halk şiiri
- B)Ölçüye, kafiyeye ve söz süsüne dayanan anlayışlar: divan şiiri, hececilerin memleket şiiri, saf şiir
- C)Yalnız toplumcu gerçekçi şiir
- D)Yalnız İkinci Yeni
- E)Hiçbir geleneğe itiraz etmemiştir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Önsözün itirazı divan şiirinin sanat yüküne, Beş Hececilerin kalıbına ve saf şiirin musikisine birlikte yönelir.
Soru 12 · Zor
Güliz, «Toplumcu şiir de gündelik dil kullandığına göre Garip ile aynı akımdır» diyor. Bu yargıyı çürüten bilgi hangisidir?
- A)Garip şairleri aruzla yazmıştır.
- B)Toplumcu şiir yalnız saray dilini kullanır.
- C)Garip şiirinde hiç insan yoktur.
- D)Sınıf farkı iki akımın ortak ilkesidir.
- E)Dil ortak olsa da toplumcu şiir emekçiyi bir sınıfın sesi yapıp okura çağrı yöneltir; Garip ise sıradan insanı hiçbir davaya bağlamadan alayla gösterir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Ortak bir dil amaç ve ton farkını ortadan kaldırmaz; ayrım insanın şiirde gördüğü iştedir.
Soru 13 · Zor
Bu ders için yazılmış «Seher yeli gönlümün gülşenine konar» dizesini Garip anlayışına yaklaştırmak için hangi değişiklik gerekir?
- A)Şairane sözcükleri ve mecazı atıp aynı anı gündelik dille, olduğu gibi söylemek
- B)Dizeyi on bir heceye tamamlayıp kafiye eklemek
- C)Dizeye bir istiare daha katmak
- D)Farsça tamlamaları çoğaltmak
- E)Dizeyi aruz kalıbına sokmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Garip seher ve gülşen gibi şairane sözcüklere de mecaza da karşı çıkar; öteki seçenekler dizeyi daha da süslü yapar.
Soru 14 · Zor
Derse özel kurulan şu satırlara bakalım: «Sabah yedide fabrikanın önünde / yüz kişi, yüz yorgun el; / sen de bak, söyle, / bu emek kimin cebine gider?» Gündelik dile rağmen bu parçayı Garip'ten çok toplumcu gerçekçi şiire bağlayan ipucu hangisidir?
- A)Ölçüsüz olması
- B)Kafiyesiz olması
- C)Sade sözcüklerle yazılması
- D)Emekçi kalabalığını bir sınıf olarak göstermesi ve okura seslenip çağrı yapması
- E)Söz sanatı kullanmaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ölçüsüzlük, kafiyesizlik ve sade dil iki akımda da bulunur; sınıf bakışı ile çağrı yalnız toplumcu şiirin ayırt edicisidir.
Soru 15 · Zor
Halenur Garip'i tanıtan bir tablo hazırlamıştır. Hangi satır YANLIŞTIR?
- A)Ölçü ve kafiye: reddedilir.
- B)Dil: gündelik dil, konuşma havası.
- C)Amaç: şiiri toplumu değiştirmenin aracı yapıp okuru harekete çağırmak.
- D)Ton: çoğu kez alaycı ve şakacı.
- E)Söz sanatları: bırakılır, şairaneliğe karşı çıkılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Toplumu değiştirme çağrısı toplumcu gerçekçi şiirin amacıdır; Garip okurdan böyle bir şey istemez.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İkinci Yeni» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Hangi şair ile akım doğru eşleşmiştir?
- A)Orhan Veli Kanık ile İkinci Yeni
- B)Oktay Rifat ile Garip
- C)Ahmed Arif ile Garip
- D)Melih Cevdet Anday ile Beş Hececiler
- E)Faruk Nafiz Çamlıbel ile Garip
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Oktay Rifat Garip'in üç kurucusundan biridir; öteki seçeneklerde akımlar karışmıştır.
Soru 2 · Orta
Garip önsözünün karşı çıktığı «şairanelik» neyi anlatır?
- A)Şiirin ölçüsüz yazılmasını
- B)Sıradan insanın şiire konu edilmesini
- C)Şiirde mizah kullanılmasını
- D)Dizelerin konuşur gibi akmasını
- E)Yalnız şiirde kullanılan, gündelik hayatta kimsenin kullanmadığı süslü söyleyişi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Şairanelik, seher ya da gönül bahçesi gibi gündelik dilde yeri olmayan süslü söz dağarcığıdır.
Soru 3 · Zor
Derse özel yazılan şu dört satırı düşün: «Postacı Gıyasettin Efendi / bugün de mektup getirmedi. / Ben de ona / bir sigara verdim, bir de selam.» Akımı ve gerekçesini birlikte doğru veren seçenek hangisidir?
- A)Garip; ölçü ve kafiye yok, sanat yok, sıradan bir memur gündelik hâliyle ve hafif bir şakayla anlatılıyor.
- B)Toplumcu gerçekçi şiir; postacı bir sınıfın temsilcisi olarak okuru harekete çağırıyor.
- C)Beş Hececiler; dizeler eşit hecelidir.
- D)Saf şiir; söz musiki için seçilmiştir.
- E)İkinci Yeni; anlam kapalı imgelerle gizlenmiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Dizeler farklı hece sayısında, çağrı ve imge yok; sıradan kişi ve şakacı son Garip anlayışıdır.
Soru 4 · Zor
Garip akımına «Birinci Yeni» denmesinin gerekçesi hangisidir?
- A)Akımın 1941'den önce kurulmuş olması
- B)Garip şairlerinin kendilerine bu adı vermesi
- C)1950'lerde Garip'e tepki olarak doğan yeni kuşak İkinci Yeni diye anılınca, ondan önceki Garip çizgisinin Birinci Yeni diye ayrılması
- D)Garip'in Türk şiirindeki ilk akım olması
- E)Akımın divan şiirinin ilk yenilikçi kolu sayılması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ad geriye dönük verilmiştir; İkinci Yeni'den ayırmak için Garip'e Birinci Yeni denmiştir.
Soru 5 · Zor
Gülbin üç yargı yazmıştır. Birincisi: Garip ölçüyü ve kafiyeyi şiiri müziğe bağladığı için reddeder. İkincisi: Garip'in küçük adamı toplumu değiştirme çağrısının sözcüsüdür. Üçüncüsü: Melih Cevdet Anday Garip'in kurucularındandır. Hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Yalnız ikincisi doğrudur.
- B)Üç yargı da yerindedir.
- C)İkincisi ve üçüncüsü doğrudur.
- D)Birincisi ve üçüncüsü doğrudur, ikincisi yanlıştır.
- E)Yalnız birincisi doğrudur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Toplumsal çağrı toplumcu şiire aittir; ölçü itirazı ve Melih Cevdet'in kuruculuğu ise doğrudur.
E12 — Cumhuriyet Dönemi Şiiri
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.