YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Millî Edebiyat · EDB-E11-L04
Yahya Kemal Beyatlı
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Mümtaz edebiyat defterine kalın harflerle bir kural yazmıştı: «Eskinin biçimiyle yazan, eskinin şairidir; çağdaş olamaz.» Cumartesi günü dayısıyla birlikte mahalledeki marangoz atölyesine, yeni evleri için ısmarladıkları sandığı almaya gitti. Usta sandığın köşelerini gösterdi: tek çivi yoktu, tahtalar geçme denen eski bir yöntemle birbirine oturtulmuştu. «Bu birleştirmeyi benim ustamın ustası da böyle yapardı,» dedi. Oysa ceviz geçen ay kesilmişti, ölçüler apartmanın dar asansörüne göre alınmıştı, kapağın arkasına bir şarj kablosu için küçük bir delik açılmıştı. Mümtaz sandığın kenarında elini gezdirdi. Yüzyıllık bir el hüneri, bugünün evine bugünün ölçüsüyle girmeye hazırdı. Akşam defterini açınca kuralının sonuna bir soru işareti ekledi: eski bir yöntem yeni bir sandığın önünü kesmiyorsa, yeni bir şiirin önünü neden kessin?
2Hedefler
- Yahya Kemal'in neo-klasik anlayışını, divan şiirinden aldığı ve değiştirdiği unsurları ayırarak açıklarsın.
- Millî Edebiyat yıllarında aruzu sürdüren bu şairin dönemle hangi noktada buluştuğunu gösterirsin.
- «Kendi Gök Kubbemiz», «Eski Şiirin Rüzgârıyle» ve «Aziz İstanbul»u türleri ve içerikleriyle eşlersin.
- Yahya Kemal'i Tevfik Fikret ve Mehmet Âkif ile konu, dil, ölçü ve sanat anlayışı ölçütleriyle karşılaştırırsın.
3Konu anlatımı
Aynı yıllar, ayrı bir yol
Genç Kalemler dersinden hatırlayacağın gibi Millî Edebiyat şiiri konuşulan Türkçeye ve hece ölçüsüne yönelir. Bu yönelimi bütün şairlere genellemek kolaydır, ama yanlıştır. Yahya Kemal Beyatlı dönemin dil anlayışını paylaşır: şiirinin dili sade, konuşulan İstanbul Türkçesidir. Ölçüde ise başka bir karar verir: şiirlerinin çoğunda aruzu kullanır. Hece akımına katılmaz.
Mehmet Âkif de aruzu bırakmamıştı; Yahya Kemal ölçü bakımından onunla aynı tarafta durur. Gerekçeleri ise ayrıdır. Âkif aruzu sokağın konuşmasını taşımak için kullanır. Yahya Kemal ise aruzda Türk şiirinin yüzyıllar içinde biriktirdiği bir ahengi, bir kulak zevkini görür ve onu kaybetmek istemez.
Şairin yolu ders kitaplarında birkaç bilgiyle özetlenir. Üsküp'te doğar, gençliğinde uzun yıllar Paris'te kalır ve 1910'ların başında İstanbul'a döner. Paris'te Fransız şiirini yakından tanır; ders kitapları bu etkiyi parnasizm ve sembolizm adlarıyla anar. Parnasizm biçimde kusursuzluğu, kelimenin yerli yerinde durmasını önemser; sembolizm şiirde musikiyi, sezdirmeyi öne çıkarır. Yahya Kemal'in titizliği ve ahenk tutkusu bu iki çizginin izini taşır. Cumhuriyet yıllarında milletvekilliği ve büyükelçilik gibi görevlerde de bulunur.
Neo-klasik: eskiyi bugünün diliyle yeniden kurmak
«Neo», yeni demektir; Türk şiirinde «klasik» sözü ise divan şiirini karşılar. Neo-klasik, yani yeni klasisizm, divan şiirinin biçim disiplinini, aruzunu ve ahengini çağdaş bir duyarlıkla yeniden kurma anlayışıdır. Bu bir taklit değildir. Mümtaz'ın sandığını düşün: geçme yöntemi ustanın ustasından gelir, ama sandık bugünün evi için ve bugünün ölçüsüyle yapılmıştır.
| Divan şiirinden alınan | Yahya Kemal'de değişen |
|---|---|
| Aruz ölçüsü | Ölçü korunur; Farsça ve Arapça tamlamaların yerini kalıpta konuşulan Türkçenin kelimeleri alır |
| Ahenk, söz işçiliği, biçim titizliği | Titizlik Paris'te tanınan Fransız şiiriyle de beslenir; şair bir şiiri yıllarca işler |
| Geleneğin zevki ve musikisi | Geleneğe bugünün insanının gözüyle, bir geçmiş bilinciyle bakılır |
| Beyit beyit kurulan şiir | Şiir, bir konu ve bir duygu çevresinde bütün olarak örülür |
Tablonun sol sütunu süreklilik, sağ sütunu yenilik demektir. Neo-klasik bir şiir eski bir kulağa tanıdık gelir; dili ve bakışı ise yazıldığı yüzyıla aittir. Mümtaz'ın defterine yazdığı kural tam burada çöker: eski bir biçimi seçmek, şairi geçmişe hapsetmez.
Sağlığında basılmayan şiirler
Yahya Kemal'in titizliği şiirlerinin yayımlanma biçimini de belirler. Ders kitaplarında mükemmeliyetçi bir şair olarak anılır: bir şiiri uzun süre işler, yayımladıktan sonra bile üzerinde değişiklik yapar. Şiirleri dergilerde ve gazetelerde çıkar, ama şair 1958'deki ölümüne kadar onları bir kitapta toplamaz. Bugün okuduğumuz kitapların hepsi ölümünden sonra yayımlanmıştır.
«Kendi Gök Kubbemiz», onun konuşulan İstanbul Türkçesiyle yazdığı şiirleri bir araya getirir. Adı okumanın bir yolu şudur: gök kubbe, hepimizin altında durduğu göktür; «kendi» kelimesi bu göğü bir milletin ortak tarihine, diline ve musikisine bağlar. Yahya Kemal'in geçmişe bakışı bu çatı imgesiyle iyi anlaşılır. Onun için geçmiş, müzedeki bir eşya değil; bugünün insanının hâlâ altında yaşadığı bir kubbedir.
«Eski Şiirin Rüzgârıyle» ise başka bir denemedir. Burada şair divan şiirinin dilini ve tarzını bilerek yeniden kullanır; kitabın adı da bu yönü saklamaz. İki kitabı ayıran ölçü değil, dildir. Birinde bugünün sade Türkçesi, ötekinde eski şiirin söyleyişi vardır.
Şairin düzyazıları da ölümünden sonra kitaplaşır. «Aziz İstanbul», şehri, semtlerini ve tarihini anlatan yazılardan oluşur. «Eğil Dağlar» ise Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı yazıları toplar.
Şiirin konuları: şehir, tarih, ölüm, aşk ve musiki
Yahya Kemal'in şiir dünyası birkaç büyük konu etrafında döner. Burada şiirlerinden dize aktarmıyoruz; adlarını ve konularını bilmek sınav için yeterlidir.
- İstanbul. Şehrin camileri, semtleri, Boğaz'ı ve sabahları şiirin merkezindedir. «Süleymaniye'de Bayram Sabahı», bir bayram sabahını cami çevresinde yaşanan bir an olarak işler ve şehri geçmişle bugünü birleştiren bir yer gibi gösterir.
- Tarih. Ders kitaplarına göre Yahya Kemal, bu toprakların Türk tarihini 1071'deki Malazgirt Savaşı'yla başlatır. Tarih onun şiirinde kuru bir bilgi değil, bugüne kadar uzanan bir süreklilik duygusudur. «Akıncılar» bu tarih ilgisinin bilinen örneklerindendir.
- Ölüm. «Sessiz Gemi», ölümü limandan sessizce ayrılan ve bir daha dönmeyen bir gemi imgesiyle anlatır.
- Aşk ve musiki. Aşk şiirleri de vardır; Türk musikisine duyduğu sevgi ise hem konularında hem de dizelerin ahenginde kendini gösterir.
Konuların hiçbirinde Âkif'in mahalle gözlemine benzer bir toplumsal eleştiri öne çıkmaz. Ders kitapları Yahya Kemal'i «sanat için sanat» anlayışıyla yazan, şiirin güzelliğini her şeyin önüne koyan bir şair olarak tanıtır.
Metin üzerinde: neo-klasiğin bir yüzü
Şairin dizeleri telif kapsamında olduğundan bu bölümdeki dörtlüğü ders için biz kurduk; bir şaire mal edilmez, aruzla yazıldığı da öne sürülmez. Amaç, konu ve dil bakımından neo-klasik bir şiirin neye benzeyebileceğini görmek ve kafiyeyi çözmektir.
Bayram sabahı kubbeler suya dalmış gibi,
Eski bir ezgi dolaşır kendi sesimde;
Bu şehir asırların önünde kalmış gibi,
Dedemin göğü durur benim nefesimde.
Adım 1: Konuyu bul. Kubbeler, su, bayram sabahı bir İstanbul görüntüsü kurar. Dedenin göğü ile şairin nefesi aynı dörtlükte buluşur; geçmiş bugünün içinde sürer.
Adım 2: Dile bak. Uzun Arapça ya da Farsça tamlama yoktur. «Asır» gibi Türkçeye yerleşmiş kelimeler dışında dil, bugün konuşulan Türkçedir.
Adım 3: Birinci ve üçüncü dizenin sonunu çöz. «Dalmış gibi» ile «kalmış gibi»de «-mış» eki ve «gibi» kelimesi aynı görevde tekrar eder; bunlar rediftir. Kökler «dal» ve «kal»dır, ortak ses «al»dır: bir ünlü ve bir ünsüz, yani tam kafiye.
Adım 4: İkinci ve dördüncü dizenin sonunu çöz. «Sesimde» ile «nefesimde»de «-im» iyelik eki ile «-de» bulunma eki redif olur. Kökler «ses» ve «nefes»tir; ortak ses «es», yine tam kafiyedir.
Adım 5: Düzeni yaz. Birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dize kafiyelidir: abab, yani çapraz kafiye.
Dörtlük neo-klasiğin yalnız bir yüzünü gösterir: konu ve dil. Eksik olan aruz ve divan şiirinden süzülen ahenk işçiliğidir; Yahya Kemal'in şiirini asıl tanıtan da bu ikisinin bugünün diliyle buluşmasıdır.
Omurga: Fikret, Âkif ve Yahya Kemal
Önceki derste Âkif'i Fikret'le karşılaştırmıştık. Yahya Kemal üçüncü sütun olarak eklenince tablo genişler ve aruzun neden ayırt edici olmadığı daha açık görünür.
| Ölçüt | Yahya Kemal Beyatlı | Mehmet Âkif Ersoy | Tevfik Fikret |
|---|---|---|---|
| Ölçü | Çoğunlukla aruz | Aruz | Aruz |
| Dil | Sade İstanbul Türkçesi; eski söyleyiş yalnız bilinçli denemelerde | Gündelik söz, deyim, karşılıklı konuşma | İlk şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü, tamlamalı |
| Sevdiği biçim | Divan şiirinin biçim ve ahengini yeniden kuran, bütünlüklü şiir | Bir olayı anlatan manzum hikâye | Dize uzunlukları değişen serbest müstezat |
| Konu | İstanbul, tarih, ölüm, aşk, musiki | Mahallenin ve toplumun sorunları | Kişisel duygulardan toplumsal meselelere geçiş |
| Düşünce ekseni | Malazgirt'ten bugüne süren tarih ve kültür | İslam birliği ve ahlak | Akıl, bilim ve ilerleme |
| Sanat anlayışı | Güzelliği amaç sayar: sanat için sanat, mükemmeliyetçilik | Topluma yararlı, samimi ve gerçekçi sanat | İki evre: önce sanatın kendisi, ardından toplumun sorunları |
| Şiir kitapları | Ölümünden sonra yayımlandı («Kendi Gök Kubbemiz») | Sağlığında yayımlandı («Safahat») | Sağlığında yayımlandı («Rübab-ı Şikeste») |
Tabloyu okumanın püf noktası ilk satırdır. Üç şair de aruz kullandığı için ölçü bilgisi onları birbirinden ayırmaz. Ayrılık dilde, konuda, sanat anlayışında ve son satırda görünür. Yahya Kemal'i ikisinden birden ayıran özellikleri ara: şiir kitaplarının ölümünden sonra basılması, geçmişe süreklilik olarak bakması ve neo-klasik anlayışı.
Şiirden romana
Yahya Kemal İstanbul'u kubbeleri, sabahları ve tarihiyle şiire taşıdı; geçmişe bir süreklilik duygusuyla, biraz da uzaktan baktı. Bir sonraki derste aynı yıllar, onları yaşayarak tanımış bir romancının kaleminden okunacak: Halide Edip Adıvar. Millî Mücadele «Ateşten Gömlek»te cepheye yönelen bir kadının çevresinde kurulur; «Sinekli Bakkal» ise bir İstanbul mahallesinde, mahallenin katı töresiyle ortaoyuncusu babasının dünyası arasında büyüyen bir kızı anlatır. Orada bir romanı zamanına ve çevresine bakarak yazarın hangi dönemine ait olduğunu bulmayı öğreneceğiz.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Neo-klasiği tanımlamak
Soru: Neo-klasik şiir anlayışını en iyi karşılayan tanım hangisidir?
- A) Divan şiirini dili ve konusuyla olduğu gibi tekrar etmek
- B) Divan şiirinin biçim ve ahengini bugünün dili ve duyarlığıyla yeniden kurmak
- C) Aruzu bırakıp halk şiirinin hece kalıplarına dönmek
- D) Ölçüyü ve kafiyeyi tümüyle terk etmek
- E) Toplumsal sorunları manzum hikâyeyle anlatmak
Çözüm: «Neo» yeni, «klasik» divan şiiri demektir. Anlayış eski biçimi korur, ama dili ve bakışı çağdaştır; bu yüzden A'daki birebir tekrar yanlıştır. C hece akımını, E Âkif'in manzum hikâyesini anlatır. Cevap: B.
Örnek 2 — Ölümden sonra basılan kitaplar
Soru: Mihran, Yahya Kemal'in eserlerini bir dosyaya yerleştiriyor. Hangi eşleştirme doğrudur?
- A) «Kendi Gök Kubbemiz»: hece ölçüsüyle yazılmış şiirler
- B) «Eğil Dağlar»: divan tarzındaki gazeller
- C) «Aziz İstanbul»: İstanbul'u, semtlerini ve tarihini anlatan düzyazılar
- D) «Eski Şiirin Rüzgârıyle»: sağlığında çıkan ilk kitabı
- E) «Sessiz Gemi»: Millî Mücadele makalelerinden oluşan kitap
Çözüm: «Aziz İstanbul» şiir değil, düzyazıdır ve şehri anlatır. «Kendi Gök Kubbemiz» aruzla, sade dille yazılmış şiirleri toplar; «Eğil Dağlar» Millî Mücadele yazılarıdır; şairin hiçbir kitabı sağlığında çıkmamıştır; «Sessiz Gemi» ölümü işleyen bir şiirin adıdır. Cevap: C.
Örnek 3 — Dönemle buluşma ve ayrılma
Soru: Yahya Kemal ile Millî Edebiyat arasındaki bağ hangi seçenekte doğru kurulmuştur?
- A) Hece ölçüsünü benimsemiş, ama sade dile karşı çıkmıştır.
- B) Genç Kalemler'in kurucuları arasında yer almıştır.
- C) Bu yıllarda hiç şiir yazmamıştır.
- D) Ağır, tamlamalı dili savunarak Servetifünun'u sürdürmüştür.
- E) Sade İstanbul Türkçesiyle yazarak dönemin dil anlayışına katılmış, ölçüde ise aruzu sürdürmüştür.
Çözüm: Yahya Kemal dönemin dil ilkesini paylaşır, ölçü ilkesini paylaşmaz. A bu ilişkiyi tersine çevirir, D ise dilini yanlış tanımlar. Cevap: E.
Örnek 4 — Tabloda yanlış hücreyi bulmak
Soru: Mahsun üç şair için «Konu» satırını şöyle doldurmuş. Hangi hücre yanlıştır?
- A) Fikret: önce bireysel, sonra toplumsal konular
- B) Âkif: toplumun dertleri, gözleme dayalı
- C) Yahya Kemal: İstanbul ve tarih
- D) Yahya Kemal: kahvehanede boşa geçen günleri gözlemle eleştirmek
- E) Yahya Kemal: ölüm ve musiki
Çözüm: Kahvehane ve tembellik eleştirisi, Âkif'in gerçekçi gözleminin konusudur. Yahya Kemal'in konuları İstanbul, tarih, ölüm, aşk ve musikidir. Cevap: D.
5Tuzaklar
- Millî Edebiyat yıllarındaki her şairi heceye bağlamak. Yahya Kemal bu dönemde yazar ve sade Türkçeyi benimser, ama şiirlerinin büyük bölümü aruzladır.
- Neo-klasiği divan şiirinin kopyası sanmak. Eski biçim ve ahenk alınır; dil bugünün İstanbul Türkçesi, bakış bugünün insanınındır.
- «Kendi Gök Kubbemiz»i sağlığında çıkmış bir kitap sanmak. Mükemmeliyetçi şair şiirlerini kitaplaştırmamış, kitaplar ölümünden sonra basılmıştır.
- «Kendi Gök Kubbemiz» ile «Eski Şiirin Rüzgârıyle»yi aynı dilde sanmak. Birincisi sade Türkçeyle, ikincisi divan şiirinin dili ve tarzıyla yazılmış şiirleri toplar.
- Aruzu Fikret, Âkif ve Yahya Kemal arasındaki fark diye sunmak. Üçü de aruz kullanır; ayırt edici olan dil, konu ve sanat anlayışıdır.
- «Aziz İstanbul»u şiir kitabı sanmak. Bu kitap şehri anlatan düzyazılardan oluşur.
6Tekrar kartı
- Millî Edebiyat yıllarında yazar; sade İstanbul Türkçesini kullanır, hece akımına katılmaz, şiirlerinin çoğunda aruzu kullanır.
- Paris'te Fransız şiirini tanır; ders kitapları parnasizm ve sembolizm etkisini anar.
- Neo-klasik: divan şiirinin biçimi, aruzu ve ahengi bugünün dili ve duyarlığıyla yeniden kurulur; şiir bütün olarak işlenir.
- Mükemmeliyetçidir; şiirlerini sağlığında kitaplaştırmaz, 1958'deki ölümünden sonra basılır.
- «Kendi Gök Kubbemiz»: sade dilli şiirler. «Eski Şiirin Rüzgârıyle»: divan tarzında şiirler. «Aziz İstanbul»: İstanbul üzerine düzyazılar. «Eğil Dağlar»: Millî Mücadele yazıları.
- Konular: İstanbul, tarih (Malazgirt'ten başlayan), ölüm, aşk, musiki. Şiir adları: «Akıncılar», «Süleymaniye'de Bayram Sabahı», «Sessiz Gemi».
- Sanat için sanat; toplumsal eleştiri öne çıkmaz.
- Üç şairde ortak olan aruzdur; Yahya Kemal'i ayıran neo-klasik anlayış, geçmişe süreklilik olarak bakış ve kitaplarının ölümünden sonra çıkmasıdır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
«Kendi Gök Kubbemiz» kimin şiirlerini toplar?
- A)Ömer Seyfettin
- B)Ahmet Haşim
- C)Yahya Kemal Beyatlı
- D)Tevfik Fikret
- E)Mehmet Âkif
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kitap Yahya Kemal'in sade dille yazdığı şiirleri ölümünden sonra bir araya getirmiştir.
Soru 2 · Kolay
Yahya Kemal şiirlerinin büyük bölümünü hangi ölçüyle yazmıştır?
- A)Aruz
- B)Hece
- C)Serbest ölçü
- D)Ölçüsüz mensur şiir
- E)Halk şiirinin yedili kalıbı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Dönemde hece öne çıksa da şair aruzu bırakmamış ve ustalıkla kullanmıştır.
Soru 3 · Kolay
Türk şiiri söz konusu olduğunda «neo-klasik» sözündeki «klasik» hangi geleneği anlatır?
- A)Halk şiiri
- B)Tekke şiiri
- C)Servetifünun şiiri
- D)Serbest şiir
- E)Divan şiiri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Türk edebiyatında klasik şiir denince divan şiirinin geleneği kastedilir.
Soru 4 · Kolay
«Aziz İstanbul» nasıl bir eserdir?
- A)Aruzlu şiir kitabı
- B)İstanbul'u anlatan düzyazılardan oluşan kitap
- C)Bir roman
- D)Bir tiyatro oyunu
- E)Bir manzum hikâye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Eser şehri, semtlerini ve tarihini düzyazıyla anlatan yazıları toplar.
Soru 5 · Orta
Yahya Kemal'in şiirlerini sağlığında kitaplaştırmamasını açıklayan özellik hangisidir?
- A)Şiire ilgisini yitirmesi
- B)Yalnız düzyazıya yönelmesi
- C)Heceye geçmeyi beklemesi
- D)Bir şiiri uzun süre işleyip kusursuzlaştırmaya çalışan mükemmeliyetçiliği
- E)Şiirlerinin dergilerde hiç yayımlanmamış olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Şair dizelerini yıllarca işlemiş, yayımladıktan sonra da değiştirmiş ve kitaba geçirmemiştir.
Soru 6 · Orta
Ders kitaplarında Yahya Kemal'in bu toprakların Türk tarihini başlattığı olay hangisidir?
- A)İstanbul'un fethi
- B)Malazgirt Savaşı
- C)Çanakkale savunması
- D)Millî Mücadele'nin bitişi
- E)Tanzimat'ın ilanı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Şairin tarih anlayışında vatanın tarihi 1071'deki Malazgirt Savaşı'yla başlar.
Soru 7 · Orta
«Sessiz Gemi» şiirinin konusu hangisidir?
- A)Bir deniz savaşı
- B)İstanbul'un fethi
- C)Bir bayram sabahı
- D)Kavuşmanın sevinci
- E)Ölüm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Şiir ölümü limandan sessizce ayrılıp bir daha dönmeyen gemi imgesiyle anlatır.
Soru 8 · Orta
Yahya Kemal hangi tercihiyle Millî Edebiyat'ın ilkelerinden birine katılır?
- A)Sade, konuşulan İstanbul Türkçesini şiir dili yapmasıyla
- B)Hece ölçüsünü benimsemesiyle
- C)Koşma ve semai gibi halk biçimlerine dönmesiyle
- D)Manzum hikâyeyi temel biçim yapmasıyla
- E)Genç Kalemler'i kurmasıyla
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Dil ilkesini paylaşan şair ölçüde aruzu sürdürerek akımın öteki ilkesinden ayrılır.
Soru 9 · Orta
«Eski Şiirin Rüzgârıyle» kitabını «Kendi Gök Kubbemiz»den ayıran nedir?
- A)Düzyazıdan oluşması
- B)Hece ölçüsüyle yazılması
- C)Divan şiirinin dilini ve tarzını bilerek yeniden kullanması
- D)Şairin sağlığında basılması
- E)Millî Mücadele yazılarını toplaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İki kitapta ölçü aynıdır; ayrılık birinin sade, ötekinin eski şiir diliyle yazılmasındadır.
Soru 10 · Orta
Yahya Kemal'in Paris'te tanıdığı Fransız şiirinden aldığı etki ders kitaplarında hangi akımlarla anılır?
- A)Romantizm ve klasisizm
- B)Realizm ve natüralizm
- C)Fütürizm ve dadaizm
- D)Parnasizm ve sembolizm
- E)Egzistansiyalizm ve gerçeküstücülük
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Biçim titizliği parnasizmle, musiki ve sezdirme arayışı sembolizmle ilişkilendirilir.
Soru 11 · Orta
Neo-klasik anlayış için hangi yargı isabetlidir?
- A)Divan şiirini kelimesi kelimesine taklit eder.
- B)Aruzu bırakıp heceye geçer.
- C)Yalnız toplumsal sorunları gözlemle anlatır.
- D)Eski kelimeleri şiirden bütünüyle kovar.
- E)Divan şiirinin biçim ve ahengini bugünün dili ve duyarlığıyla yeniden kurar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Anlayış eski biçimi korurken dili ve bakışı yazıldığı yüzyıla göre yeniler.
Soru 12 · Zor
Linet, Fikret, Âkif ve Yahya Kemal için sanat anlayışı satırını dolduruyor. Doğru satır hangisidir?
- A)Fikret: toplum için sanat; Âkif: sanat için sanat; Yahya Kemal: halk için sanat
- B)Fikret: önce sanatın kendisi, ardından toplumun sorunları; Âkif: topluma yararlı, gerçekçi sanat; Yahya Kemal: güzelliği amaç sayan sanat ve mükemmeliyetçilik
- C)Fikret: mükemmeliyetçilik; Âkif: sembolizm; Yahya Kemal: gerçekçi gözlem
- D)Üçü de baştan sona toplum için sanat
- E)Fikret: neo-klasik; Âkif: parnasizm; Yahya Kemal: manzum hikâye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Fikret iki dönemli bir çizgi izler, Âkif topluma yönelir, Yahya Kemal güzelliği öne koyar.
Soru 13 · Zor
Mestur'a göre Millî Edebiyat'ın başladığı yıllarda İstanbul'a dönen bir şair heceyle yazmış olmalıdır, çünkü dönemin ölçüsü hecedir. Yahya Kemal örneğinde bu düşünceyi geçersiz kılan bilgi hangisidir?
- A)Şair dilde dönemle buluşmuş, ama şiirlerinin büyük bölümünü aruzla yazmıştır.
- B)Şair Millî Edebiyat başlamadan ölmüştür.
- C)Millî Edebiyat aruzu zorunlu tutmuştur.
- D)Şair yalnız düzyazı yazmıştır.
- E)Hece ölçüsü o yıllarda hiç kullanılmamıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Bir şairin yazdığı dönem ölçüsünü belirlemez; Yahya Kemal sade dille aruzu birleştirmiştir.
Soru 14 · Zor
Bu ders için kurulan ve bir şaire mal edilmeyen iki dize Yahya Kemal'in hangi yönelimine en yakındır: «Fetih sabahının atlıları çoktan geçti, ama / Bu şehrin kubbesinde hâlâ onların sesi var.»
- A)Kahvehanede geçen tembel günleri eleştirmek
- B)Bireysel aşk acısını doğaya yansıtmak
- C)Geçmişle bugünü İstanbul'un kubbeleri altında birleştirmek
- D)Çocuklara sade dille öğüt vermek
- E)Kırık bir sazın hüznüyle iç dünyayı anlatmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Geçmişin sesinin bugünün şehrinde sürmesi, şairin tarih ve İstanbul konularını birlikte yansıtır.
Soru 15 · Zor
Hangi seçenekteki bilgilerin hepsi doğrudur?
- A)«Kendi Gök Kubbemiz» sağlığında çıkmıştır; şair heceyi savunmuştur.
- B)«Aziz İstanbul» bir şiir kitabıdır; «Sessiz Gemi» Malazgirt'i anlatır.
- C)Yahya Kemal Genç Kalemler'i kurmuş; manzum hikâyeyi geliştirmiştir.
- D)«Kendi Gök Kubbemiz» ölümünden sonra basılmıştır; şair Fransız şiirini Paris'te tanımıştır.
- E)«Eski Şiirin Rüzgârıyle» düzyazıdır; «Eğil Dağlar» aşk şiirlerini toplar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Öteki seçeneklerin her birinde eser türü, yayım zamanı ya da ölçü bilgisi ters verilmiştir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Halide Edip Adıvar» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Mahperi'nin eser kartlarından hangisi doğru bilgi taşır?
- A)«Aziz İstanbul»: heceyle yazılmış şiirler
- B)«Eski Şiirin Rüzgârıyle»: Millî Mücadele yazıları
- C)«Kendi Gök Kubbemiz»: şairin sağlığında basılan ilk kitap
- D)«Sessiz Gemi»: Malazgirt'i anlatan destan
- E)«Süleymaniye'de Bayram Sabahı»: şehri ve tarihî sürekliliği bir bayram sabahı cami çevresinde işleyen şiir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bu şiir İstanbul ile tarihi bir bayram sabahında buluşturur; öteki kartlarda tür ya da konu karışmıştır.
Soru 2 · Orta
Yahya Kemal ile Mehmet Âkif'in ortak yönü hangisidir?
- A)Manzum hikâyeyi temel biçim yapmaları
- B)Hecenin öne çıktığı yıllarda aruzu sürdürmeleri
- C)İslamcılığı savunmaları
- D)Şiirlerini sağlığında kitaplaştırmamaları
- E)Konularını yalnız mahalle hayatından seçmeleri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. İki şair de Millî Edebiyat yıllarında hece akımına katılmamış ve aruzla yazmıştır.
Soru 3 · Zor
Lâmia, «Yahya Kemal divan şiirinin biçimini kullandığına göre şiiri eskinin tekrarıdır, çağdaş sayılamaz» diyor. Bu yargının gözden kaçırdığı nedir?
- A)Neo-klasikte alınan biçim ve ahenk, bugünün İstanbul Türkçesi, bir geçmiş bilinci ve bütünlüklü şiir kuruluşuyla yeni bir duyarlığa taşınır.
- B)Yahya Kemal divan şiirini hiç okumamıştır.
- C)Yahya Kemal heceyle yazmıştır.
- D)Divan şiirinde belirli bir biçim yoktur.
- E)Yahya Kemal yalnız roman yazmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Eski biçim yeni bir dil ve bakışın taşıyıcısı olduğunda şiir yazıldığı yüzyıla aittir.
Soru 4 · Zor
Yahya Kemal'i hem Fikret'ten hem Âkif'ten ayıran özellik hangisidir?
- A)Aruz kullanması
- B)Toplumsal sorunları gözlemle anlatması
- C)Şiirlerinin kitap olarak ancak ölümünden sonra basılması
- D)Serbest müstezatı sevmesi
- E)Diyaloglu şiirler yazması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Fikret ile Âkif kitaplarını sağlığında yayımlamış, Yahya Kemal'inkiler ölümünden sonra çıkmıştır.
Soru 5 · Zor
Ders için kurulmuş şu dizelerde redif ve kafiye hangi seçenekte doğru ayrılmıştır: «Kubbenin gölgesi avluya inmiş gibi, / Bütün bir asır bu taşta dinmiş gibi»
- A)Redif «gibi», kafiye «-miş»
- B)Redif yok, kafiye «gibi»
- C)Redif «-miş gibi», kafiye yok
- D)Redif «-miş gibi», kafiye «in»
- E)Redif «avluya», kafiye «taşta»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ek ve kelime olarak tekrar eden «-miş gibi» rediftir; kökler «in» ile «din»in ortak sesi tam kafiyedir.
E11 — Millî Edebiyat
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.