YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Servetifünun ve Fecriati · EDB-E10-L04
Halit Ziya Uşaklıgil
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Özsu «Aşk-ı Memnu»nun ilk bölümlerini bitirince kenara sitemli bir not yazdı: «Yazar Bihter'i haklı mı buluyor, suçlu mu? Bir kez olsun söylemiyor. Demek ki yazarın ne düşündüğünü bilmemize imkân yok.» O akşam ağabeyi Zaim, gittiği bir nişandan döndü ve olanları anlattı. Kendilerini mutfak kapısının dibindeki masaya oturtmuşlar, ev sahibi bütün gece onlara bir kez bakmış, tatlı tabağı onlara gelene kadar bitmiş. Zaim tek bir yorum yapmadı; «kırıldım» demedi. Yine de sofradaki herkes onun gücendiğini anladı. Özsu notuna döndü. Ağabeyi düşüncesini söylememişti ama hangi ayrıntıyı seçeceğine, hangisini nereye koyacağına kendisi karar vermişti. Romanın yazarı da aynı kararları veriyor olabilir miydi?
2Hedefler
- Halit Ziya'nın romanlarını konu ve kişileriyle eşleştirirsin.
- Bir anlatı parçasının Tanzimat romanına mı, Halit Ziya'nın tekniğine mi yakın olduğunu anlatıcı, tesadüf ve betimleme ölçütleriyle belirlersin.
- «Mai ve Siyah»ın adındaki iki rengi romandaki hayal–gerçek çatışmasına bağlayarak açıklarsın.
- Halit Ziya'nın Servetifünun içindeki yerini ve realizm–natüralizm etkisini örnekle gösterirsin.
3Konu anlatımı
Topluluğun romancısı
Servetifünun dergisi denince akla önce şiir gelir, ama topluluğun romanda da bir ustası vardı: Halit Ziya Uşaklıgil. Ders kitapları onu, Türk romanını Batı'daki teknik düzeye ulaştıran yazar olarak tanıtır. Müfredattaki not da aynı yöndedir: Batı tekniğine yaslanan ilk romanlarımız onun kalemindendir.
Bu unvanın ne anlama geldiğini kavramak için bir önceki modüle geri gitmen gerekecek. «Tanzimat'ta roman» dersinde, okuru eğitmek isteyen romancının hikâyeyi durdurup öğüt verdiğini, kahramanları rastlantılarla buluşturduğunu, kişileri erdemliler ve bozuklar diye iki kampa böldüğünü gördün. Halit Ziya'nın romanı bu alışkanlıkların neredeyse hepsini bırakır. Dersin merkezinde de bu fark duruyor.
İzmir'den İstanbul'a
Halit Ziya İstanbul'da doğdu, gençliğini İzmir'de geçirdi ve yazmaya orada başladı. İlk romanları bu yıllardan kalır: «Nemide», «Bir Ölünün Defteri», «Ferdi ve Şürekası». Bu eserlerde romantik etki hâlâ belirgindir; yazar tekniğini aramaktadır. Sınav açısından bu üç adı yazarla eşlemen yeterli; asıl ağırlık sonraki romanlardadır.
İstanbul'a gelip Servetifünun dergisine yazmaya başlamasıyla olgunluk dönemi açılır. Bu dönemin romanları arasında «Mai ve Siyah» öne çıkar; onu «Aşk-ı Memnu» ile «Kırık Hayatlar» izler. Yazar ileriki yıllarda Sultan Reşat'ın sarayında başkâtip olarak görev yaptı; bu yılları ve edebiyat çevresindeki hayatını anı kitaplarında anlattı.
Omurga: iki roman anlayışı karşı karşıya
Aşağıdaki tablo, Tanzimat romanında (E09-L07) tanıdığın özellikleri Halit Ziya'nın olgunluk dönemi romanıyla karşılaştırır. Sınavda «parça hangi döneme yakındır» sorusunu çözerken bu satırları tek tek yoklayacaksın.
| Ölçüt | Tanzimat romanı | Halit Ziya'nın romanı |
|---|---|---|
| Anlatıcı | Hikâyeyi keser, okura seslenir, yorum ekler | Görünmez kalır; yargıyı okura ayrıntılar taşır |
| Olayların bağı | Rastlantılar kurguyu ilerletir | Her olay kişinin seçiminden ya da durumundan doğar |
| Kişiler | Erdemli ya da bozuk, tek yönlü tipler | Çelişkili, iç dünyası çözümlenen insanlar |
| Betimleme | Süs ya da bilgi aktarma işlevi | Gözleme dayanır, kişinin ruh hâlini yansıtır |
| Kurgu | Olaydan olaya koşar, konudan kopan açıklamalar | Sıkı bir örgü; her bölüm bütüne hizmet eder |
| Amaç | Okura bir şey öğretmek | Hayatı gözlenen hâliyle göstermek |
| Çevre | Konak, mahalle, Batılılaşma tartışması | İstanbul'un konakları, yalıları, basın çevresi |
Bu tablo bir üstünlük listesi değildir. Tanzimat romancısı okuru eğitmeyi seçmişti; Servetifünun romancısı ise sanatın kendi ölçüsünü öne aldı. İki tercih iki ayrı amaca hizmet eder. Sınav senden hangisinin daha güzel olduğunu sormaz, hangi tekniğin hangi döneme ait olduğunu sorar.
Aynı an, iki anlatıcı
Okuyacağın iki kısa paragraf bu derste yazıldı; bir romandan aktarılmadı, bir yazara mal edilemez. Olay aynıdır: evli, genç bir kadın yalnız kaldığı bir öğle saatinde denize bakar.
Birinci parça. Genç kadın pencereden denize bakıyor, yaşlı kocasını düşündükçe içi daralıyordu. Ah, okuyucularım, servet için kurulan yuvaların sonu hep böyle olur! Gönlünü paraya bağlayan, mutluluğu çarşıda arar.
İkinci parça. Genç kadın pencereden denize baktı. Bahçede kocasının ağır adımları duyuldu; elindeki yelpazeyi kapadı, sonra yeniden açtı. Masadaki vazoda dün gelen güller kenarlarından kararmaya başlamıştı.
Birinci adım: konuşanı bul. Birinci parçada «okuyucularım» diye seslenen biri var. Bu ses olayın içindeki kişilerden değil; anlatıyı durdurup okura döner. İkinci parçada böyle bir ses yoktur; anlatıcı kendini göstermez.
İkinci adım: yargının nerede durduğuna bak. Birinci parçada evliliğin yanlış olduğunu anlatıcı doğrudan söyler, üstüne genel bir öğüt ekler. İkinci parçada hiçbir yargı cümlesi bulunmaz. Yine de okur bir huzursuzluk sezer: kocanın adımları duyulunca yelpaze kapanır, güller solmaya yüz tutmuştur.
Üçüncü adım: betimlemenin işini sor. İkinci parçadaki güller süs olsun diye konmamıştır. Kadının ruh hâli bir eşyaya aktarılmıştır. Halit Ziya'nın betimleme gücü dendiğinde kastedilen budur: ayrıntı, kişinin içini dışarıdan gösterir.
Kancadaki Özsu'nun yanılgısı burada çözülür. Anlatıcının susması yazarın düşüncesinin kaybolduğu anlamına gelmez. Düşünce, hangi ayrıntının seçildiğine ve nereye konduğuna yerleşmiştir; okur onu sezerek bulur.
«Mai ve Siyah»: hayalin ve gerçeğin renkleri
Romanın kahramanı Ahmet Cemil'dir. Babasını kaybetmiş, annesine ve kız kardeşi İkbal'e bakmak zorunda kalan genç bir edebiyatçıdır. Bir yandan basın dünyasında, gazete ve matbaa arasında geçimini sağlamaya çalışır; öbür yandan bir gün büyük bir şiir kitabı yazmanın hayalini kurar. Kız kardeşinin mutsuz evliliği, maddi sıkıntılar ve yayın dünyasının hesapları bu hayali adım adım ezer. Sonunda Ahmet Cemil yazdıklarını yakar ve İstanbul'dan ayrılır.
Adın iki rengi romanın anahtarıdır. Mai, yani mavi, Ahmet Cemil'in hayallerini; siyah, onu kuşatan acı gerçekliği simgeler. Ders kitapları bu romanı Servetifünun kuşağının hayal ile gerçek arasındaki çatışmasını en iyi yansıtan eser olarak okur. Dönemin sanatçısı da yükselen idealleriyle onları boğan şartlar arasında sıkışmıştı; karamsarlık ve kaçış isteği bu sıkışmadan doğar. Ahmet Cemil'in şehirden uzaklaşması, topluluğun şiirinde de görülen kaçış duygusunun romandaki karşılığıdır.
Romanın bir özelliği daha sınavda sorulabilir: kahramanı bir sanatçıdır ve konu bir edebiyatçının çevresinde geçer. Okur, Ahmet Cemil'in yazmak istediği eser hakkındaki düşüncelerini izlerken dönemin sanat tartışmalarına da tanık olur.
«Aşk-ı Memnu»: bir yalıda yasak aşk
Roman, Boğaz kıyısındaki bir yalıda geçer. Varlıklı ve yaşı ilerlemiş Adnan Bey, eşini kaybetmiştir; kızı Nihal ve küçük oğlu Bülent'le yaşar. Genç ve güzel Bihter'le evlenir. Yalıda Adnan Bey'in yeğeni Behlül de vardır ve Bihter ile Behlül arasında yasak bir ilişki başlar. Romanın adı da buradan gelir: «memnu» yasak demektir. Olay örgüsü bu ilişkinin yalının içindeki herkesi nasıl etkilediğini izler; Nihal'in babasına ve evine bağlılığı, bu sarsıntının en çok hissedildiği yerdir.
Ders kitapları «Aşk-ı Memnu»yu Halit Ziya'nın tekniğinin doruğu, Türk romanının Batılı ölçülere ulaştığı eser olarak anar. Gerekçesi tablodaki satırlardır: anlatıcı araya girmez, kişiler ne tümüyle iyi ne tümüyle kötüdür, olaylar karakterlerin tutkularından doğar, yalının odaları ve eşyaları kişilerin ruh hâlleriyle birlikte çizilir.
Realizm ve natüralizm
Halit Ziya'nın romanlarında realizmin ve natüralizmin etkisi görülür. Realizmden aldığı, gözleme bağlılık ve hayatı süslemeden aktarma isteğidir. Natüralizm bir adım ileri gider: insanı yetiştiği çevrenin, ailesinden aldığı mizacın ve içinde bulunduğu şartların ürünü olarak görür. Bu yüzden onun kişileri durduk yere değişmez; her davranışın arkasında bir aile, bir ortam, bir geçmiş vardır. «Aşk-ı Memnu»daki tutkunun ahlak dersiyle değil, kişilerin yaradılışı ve içinde yaşadıkları dünyayla açıklanması bu etkinin izidir.
Dil, hikâyeler ve anılar
Halit Ziya'nın dili ağırdır, düzyazısı sanatkâranedir. Cümleleri uzun ve süslüdür; söz varlığında Arapça ile Farsça kökenli kelimeler ağır basar. Bu tercih Servetifünun'un genel dil anlayışıyla uyumludur: topluluk sıradan konuşma dilinden uzak, seçkin bir dil arıyordu. Yazar yıllar sonra romanlarının dilini kendisi sadeleştirdi; bu yüzden aynı romanın ilk baskısı ile sonraki baskısı arasında belirgin bir dil farkı görülür.
Romanın yanında hikâyeler de yazdı ve Batılı anlamda hikâyenin gelişmesine katkıda bulundu. Hayatını ve edebiyat çevresini «Kırk Yıl» adlı anılarında, sarayda geçen yıllarını «Saray ve Ötesi»nde anlattı. Üçüncü büyük romanı «Kırık Hayatlar» ise İstanbul'daki aile hayatının içindeki çözülmeyi işler.
Sonraki adım: olayın geri çekildiği roman
Halit Ziya kişilerin iç dünyasını çözümledi, ama romanlarında olay örgüsü hâlâ güçlü bir iskelettir: bir evlilik kurulur, bir ilişki büyür, bir hayal yıkılır. Topluluğun bir başka romancısı bu iskeleti iyice inceltti. Mehmet Rauf ise «Eylül» adlı romanında dış olayları neredeyse durdurdu; o eser, dış olayların neredeyse durduğu, ağırlığın bütünüyle duygulara ve iç çatışmalara geçtiği bir roman olarak ders kitaplarına ilk psikolojik romanımız diye girer. Bir roman olaysız ayakta durabilir mi; Hüseyin Cahit, Hüseyin Suat ve Ahmet Hikmet gibi adlar düzyazının başka hangi yollarını denedi? Bu soruların izini sonraki derste süreceğiz.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Kişiyi romanına götürmek
Soru: Zehranur bir tekrar kartına dört kişi adı yazmıştır: Bihter, Behlül, Nihal, Adnan Bey. Bu adların hepsi hangi esere aittir?
- A) «Mai ve Siyah»
- B) «Nemide»
- C) «Aşk-ı Memnu»
- D) «Kırk Yıl»
- E) «Ferdi ve Şürekası»
Çözüm: Adnan Bey'in genç Bihter'le evlendiği, Bihter'in Adnan Bey'in yeğeni Behlül'e bağlandığı ve Nihal'in bu sarsıntıyı yaşadığı yalı romanı «Aşk-ı Memnu»dur. «Mai ve Siyah»ın kahramanı Ahmet Cemil'dir; «Kırk Yıl» bir anı kitabıdır; öteki iki eser yazarın ilk dönemindendir. Cevap: C.
Örnek 2 — Parça hangi döneme yakın?
Soru: Bu ders için yazılmış, kimsenin imzasını taşımayan bir paragraf: «Kapı açılınca ihtiyar adam başını kaldırmadı. Kâğıtları masanın kenarına itti, gözlüğünü çıkarıp camlarını uzun uzun sildi. Odada yalnız saatin sesi duyuluyordu.» Parçanın tekniği için hangisi söylenebilir?
- A) Anlatıcı okura seslenip ahlaki bir yargı bildirmiştir.
- B) Olay bir rastlantıyla çözüme kavuşmuştur.
- C) Kişinin erdemli mi bozuk mu olduğu anlatıcı tarafından açıkça söylenmiştir.
- D) Anlatıcı görünmez kalmış, kişinin ruh hâli davranış ve ayrıntıyla sezdirilmiştir.
- E) Konuyla ilgisi olmayan ansiklopedik bilgiye yer verilmiştir.
Çözüm: Parçada «okuyucum» gibi bir seslenme, genel bir öğüt ya da kişiyi niteleyen bir yargı yoktur. Adamın başını kaldırmaması, gözlüğünü uzun uzun silmesi ve odadaki sessizlik, gerginliği anlatıcı söylemeden okura geçirir. Bu, Halit Ziya'nın tekniğine yakın bir anlatımdır. Cevap: D.
Örnek 3 — İki rengin anlamı
Soru: «Mai ve Siyah» adındaki renklerin romandaki karşılığı hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A) Mai Ahmet Cemil'in hayallerini, siyah onu kuşatan acı gerçekliği simgeler.
- B) Mai denizi, siyah geceyi anlatır; iki renk yalnız mekân tasviridir.
- C) Mai Batı'yı, siyah Doğu'yu temsil eder.
- D) Mai gençliği, siyah yaşlılığı gösterir; roman bir kuşak çatışmasıdır.
- E) İki renk romandaki iki kardeşin adıdır.
Çözüm: Ahmet Cemil büyük bir şiir kitabı yazmayı hayal eder; geçim sıkıntısı, kız kardeşinin mutsuz evliliği ve yayın dünyasının hesapları bu hayali yıkar. Mavi bu hayallerin, siyah onları ezen gerçekliğin rengidir. Roman bu yüzden Servetifünun kuşağının hayal–gerçek çatışmasıyla birlikte okunur. Cevap: A.
Örnek 4 — Akımı tanımak
Soru: Özbilge, bir romanın kişilerini yorumlarken «Kadının tutkusunu ne bir öğütle ne de bir rastlantıyla açıklayabilirsin; annesinden aldığı mizaç ve büyüdüğü çevre onu bu noktaya taşıdı» diyor. Bu yorum hangi akımın bakışına en yakındır?
- A) Klasisizm
- B) Natüralizm
- C) Romantizm
- D) Sembolizm
- E) Parnasizm
Çözüm: İnsanı ailesinden gelen mizacın ve yaşadığı çevrenin ürünü olarak görmek natüralizmin temel bakışıdır. Romantizm duyguyu coşkuyla yüceltir, sembolizm ve parnasizm şiirle ilgili akımlardır, klasisizm ise akılcı ve evrensel insan tipini öne çıkarır. Halit Ziya'nın romanındaki natüralist etki de bu açıklama biçiminde kendini gösterir. Cevap: B.
5Tuzaklar
- Anlatıcı sustu diye yazarın görüşü olmadığını sanmak. Görüş ayrıntıların seçimine ve sıralanışına yerleşir; soru «parçada sezdirilen duygu» diyorsa yorum cümlesi arama, ayrıntıyı oku.
- «İlk psikolojik roman» unvanını Halit Ziya'ya vermek. Ders kitapları bu unvanı «Eylül»e, dolayısıyla Mehmet Rauf'a verir. Halit Ziya'nınki Batılı tekniğe uygun ilk romanları yazmış olmaktır.
- «Araba Sevdası» ile karıştırmak. Realizmin ilk örneği sayılan «Araba Sevdası» Recaizade'nindir ve Tanzimat'ın ikinci kuşağına girer; Halit Ziya Servetifünun romancısıdır.
- İlk dönem romanlarını olgunluk dönemine katmak. «Nemide», «Bir Ölünün Defteri», «Ferdi ve Şürekası» İzmir yıllarındandır ve romantik etki taşır; teknik doruk «Aşk-ı Memnu»dur.
- Anı kitaplarını roman sanmak. «Kırk Yıl» ve «Saray ve Ötesi» yazarın kendi hayatını anlattığı anılardır.
6Tekrar kartı
- Halit Ziya Uşaklıgil Servetifünun'un romancısıdır; Batı roman tekniğini Türk romanına ilk kez yerleştiren yazar sayılır.
- Tanzimat romanından farkı: araya girmeyen anlatıcı, rastlantı yerine neden–sonuç, çelişkili ve iç dünyası çözümlenen kişiler, işlevli betimleme, sıkı kurgu.
- «Mai ve Siyah»: Ahmet Cemil'in edebiyat hayali ve yıkılışı; mai hayal, siyah gerçek; kuşağın hayal–gerçek çatışması.
- «Aşk-ı Memnu»: Boğaz'da bir yalı, Adnan Bey, Bihter, Behlül, Nihal; yasak aşk; tekniğin doruğu.
- Diğer eserler: «Kırık Hayatlar»; ilk dönem romanları «Nemide», «Bir Ölünün Defteri», «Ferdi ve Şürekası»; anılar «Kırk Yıl», «Saray ve Ötesi».
- Realizm ve natüralizm etkisi: gözlem, çevre ve mizacın belirleyiciliği.
- Dil ağır ve sanatkârane; yazar sonradan eserlerini sadeleştirdi.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Servetifünun topluluğunda romanın en güçlü temsilcisi olarak anılan yazar kimdir?
- A)Tevfik Fikret
- B)Cenap Şahabettin
- C)Halit Ziya Uşaklıgil
- D)Ahmet Mithat
- E)Şinasi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Topluluğun şiirini Fikret ile Cenap, romanını ise Halit Ziya temsil eder.
Soru 2 · Kolay
Ahmet Cemil adlı genç edebiyatçının hikâyesini anlatan eser hangisidir?
- A)«Aşk-ı Memnu»
- B)«Kırk Yıl»
- C)«Nemide»
- D)«Saray ve Ötesi»
- E)«Mai ve Siyah»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Büyük bir şiir kitabı yazmayı düşleyen Ahmet Cemil «Mai ve Siyah»ın kahramanıdır.
Soru 3 · Kolay
«Aşk-ı Memnu» adındaki «memnu» kelimesi ne anlama gelir?
- A)Yasak
- B)Uzak
- C)Gizli
- D)Eski
- E)Kırık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Memnu yasak demektir ve roman yasak bir ilişkiyi işler.
Soru 4 · Kolay
Halit Ziya'nın kendi hayatını ve edebiyat çevresini anlattığı anı kitabı hangisidir?
- A)«Ferdi ve Şürekası»
- B)«Bir Ölünün Defteri»
- C)«Mai ve Siyah»
- D)«Kırk Yıl»
- E)«Kırık Hayatlar»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. «Kırk Yıl» roman değil, yazarın anılarını topladığı bir eserdir.
Soru 5 · Orta
Hangi eser Halit Ziya'nın İzmir yıllarında yazdığı, romantik etkinin hâlâ belirgin olduğu ilk dönem romanlarındandır?
- A)«Aşk-ı Memnu»
- B)«Nemide»
- C)«Kırık Hayatlar»
- D)«Saray ve Ötesi»
- E)«Mai ve Siyah»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. «Nemide» yazarın tekniğini aradığı ilk dönem eserleri arasında sayılır.
Soru 6 · Orta
«Mai ve Siyah» ders kitaplarında Servetifünun kuşağının hangi ruh hâlini yansıtan roman olarak okunur?
- A)Toplumu eğitme heyecanını
- B)Vatan ve hürriyet coşkusunu
- C)Köy hayatına duyulan özlemi
- D)Yanlış Batılılaşmayla alay etmeyi
- E)Hayal ile gerçek arasında sıkışmışlığı ve karamsarlığı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Ahmet Cemil'in yıkılan hayalleri kuşağın hayal–gerçek çatışmasının romandaki karşılığıdır.
Soru 7 · Orta
Halit Ziya'yı Tanzimat romancılarından ayıran anlatıcı tercihi hangisidir?
- A)Anlatıcının olayı durdurup okura yorum yapmaması
- B)Anlatıcının her bölüm sonunda öğüt vermesi
- C)Anlatıcının konuyla ilgisiz bilgiler aktarması
- D)Anlatıcının kişileri erdemli ve bozuk diye ikiye bölmesi
- E)Anlatıcının okura «okuyucum» diye seslenmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Halit Ziya'da anlatıcı görünmez kalır, yargıyı ayrıntılar taşır.
Soru 8 · Orta
Alıştırma için yazılmış, bir romana dayanmayan şu satırları oku: «Kız aynanın önünde saçını tarıyordu ki kapı çalındı; gelen, on beş yıldır ölü sanılan dayısıydı. İşte okuyucum, kader insanı böyle sınar!» Parça hangi romancılık anlayışına yakındır?
- A)Halit Ziya'nın gözleme dayalı tekniğine
- B)Psikolojik romanın iç çözümlemesine
- C)Tanzimat romanının rastlantıya ve araya giren anlatıcıya dayalı tekniğine
- D)Sembolist şiirin müzik anlayışına
- E)Natüralizmin çevre açıklamasına
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ölü sanılan dayının tam o anda gelmesi tesadüf, okura seslenme ise araya giren anlatıcıdır.
Soru 9 · Orta
«Aşk-ı Memnu»nun geçtiği çevre için hangisi doğrudur?
- A)Bir Anadolu köyü
- B)Bir İzmir kahvehanesi
- C)Bir gazete matbaası
- D)Boğaz kıyısında bir yalı
- E)Bir kışla
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Adnan Bey'in ailesi Boğaz'daki bir yalıda yaşar ve olaylar orada gelişir.
Soru 10 · Orta
«Mai ve Siyah»ın kahramanını hayallerinden uzaklaştıran etkenler arasında hangisi yer alır?
- A)Tarihî bir savaşa katılması
- B)Ailesinin geçimini üstlenmesi ve kız kardeşinin mutsuz evliliği
- C)Köyde öğretmenlik yapması
- D)Yabancı bir ülkeye sürgün edilmesi
- E)Bir yalıda yasak bir ilişkiye girmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ahmet Cemil'in hayalini maddi sıkıntılar ve kız kardeşinin acılı evliliği ezer.
Soru 11 · Orta
Halit Ziya'nın betimlemeleri için hangisi doğrudur?
- A)Yalnız süs için yapılır ve olaydan kopuktur.
- B)Okura bilgi aktarmak için ansiklopedik açıklamalar içerir.
- C)Hiç betimleme yapmaz, yalnız konuşmalara yer verir.
- D)Betimlemeleri yalnız doğa manzaralarıyla sınırlıdır.
- E)Gözleme dayanır ve kişilerin ruh hâllerini eşyalara, mekâna yansıtır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Onun betimlemesi işlevlidir; kişinin içini dışarıdaki ayrıntıyla gösterir.
Soru 12 · Zor
Zinet şöyle diyor: «Halit Ziya'nın romanlarında olaylar birbirine şans eseri bağlanmaz; ama kişilerin iç dünyası da olayın yerini tamamen almaz.» Bu yorum hangi bilgiyle en iyi desteklenir?
- A)Halit Ziya neden–sonuç bağlantılı sıkı bir olay örgüsü kurar; olayın neredeyse silindiği roman anlayışı Mehmet Rauf'la öne çıkar.
- B)Halit Ziya bütün olayları tesadüfle çözer.
- C)Halit Ziya romanlarında hiç kişi çözümlemesi yoktur.
- D)Halit Ziya ilk psikolojik romanın yazarıdır.
- E)Halit Ziya'nın romanları yalnız konuşmalardan oluşur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Sıkı olay örgüsü korunur, ağırlığın bütünüyle duygulara geçtiği roman «Eylül»le gelir.
Soru 13 · Zor
Zenfira «Aşk-ı Memnu»yu anlatırken «Romanda ahlaki bir öğüt yerine kişilerin yaradılışı ve yaşadıkları çevre öne çıkıyor» diyor. Bu gözlem hangi akımın etkisine işaret eder?
- A)Romantizm
- B)Klasisizm
- C)Natüralizm
- D)Sembolizm
- E)Halk edebiyatı geleneği
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İnsanı mizacının ve çevresinin ürünü olarak görmek natüralizmin temel yaklaşımıdır.
Soru 14 · Zor
Öget, bir Halit Ziya romanının sonraki bir baskısını ilk baskısıyla karşılaştırıyor ve sonrakinin dilini çok daha sade buluyor. Bu farkı hangi bilgi açıklar?
- A)Halit Ziya baştan beri sade dille yazmıştır.
- B)Servetifünun sade dili savunan bir topluluktur.
- C)Sonraki baskılar başka bir yazarın romanıdır.
- D)Yazar sonraki yıllarda romanlarının dilini kendisi sadeleştirmiştir.
- E)Romanlar ilk kez halk ağzıyla yazılmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İlk baskıların ağır dili sonradan yazarın kendi elinden geçerek sadeleşmiştir.
Soru 15 · Zor
Özüm, Halit Ziya'yı «Türk romanının Batılı teknik düzeyine ulaştığı yazar» diye tanıtan bir cümleyi gerekçelendirmek istiyor. Hangi gerekçe bu yargıyı en iyi destekler?
- A)İlk yerli romanı yazmış olması
- B)Görünmez anlatıcı, neden–sonuç bağlı kurgu, çok yönlü kişiler ve işlevli betimlemeyi bir arada kullanması
- C)Romanlarında okura sık sık öğüt vermesi
- D)Romanı Türk edebiyatına çeviri yoluyla getirmesi
- E)Tarihî romanın ilk örneğini vermesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Unvan, Tanzimat romanında eksik kalan teknik öğelerin onun romanında birleşmesine dayanır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Mehmet Rauf ve diğer yazarlar» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Halit Ziya'nın eserleriyle ilgili hangi eşleme yanlıştır?
- A)«Aşk-ı Memnu» — yasak aşk
- B)«Mai ve Siyah» — bir edebiyatçının yıkılan hayalleri
- C)«Saray ve Ötesi» — sarayda geçen yılların anıları
- D)«Kırk Yıl» — tarihî bir savaşı anlatan roman
- E)«Nemide» — ilk dönem romanı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. «Kırk Yıl» bir savaş romanı değil, yazarın hayatını anlatan anı kitabıdır.
Soru 2 · Orta
Ders kitaplarında «ilk psikolojik roman» diye anılan eser ile Halit Ziya'nın tekniğin doruğu sayılan romanı hangi seçenekte doğru eşleşmiştir?
- A)«Eylül» — «Aşk-ı Memnu»
- B)«Aşk-ı Memnu» — «Eylül»
- C)«Araba Sevdası» — «Mai ve Siyah»
- D)«Mai ve Siyah» — «Nemide»
- E)«Sergüzeşt» — «Kırık Hayatlar»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İlk psikolojik roman sayılan «Eylül» Mehmet Rauf'undur, Halit Ziya'nın teknik doruğu ise «Aşk-ı Memnu»dur.
Soru 3 · Zor
Bu derste yazılan iki cümleye bak: «Mektubu okudu, katladı, sonra bir daha açtı. Lambanın fitili titredikçe duvardaki gölgesi büyüyüp küçülüyordu.» Bu parçayı bir Tanzimat romanının havasına sokmak için hangi ekleme en uygun olurdu?
- A)Kişinin elindeki mektubun renginin betimlenmesi
- B)Odanın eşyalarının daha ayrıntılı anlatılması
- C)Kişinin bir an duraklayıp pencereye bakması
- D)Lambanın ışığının ayrıntılı tasviri
- E)Anlatıcının «Ah okuyucum, mektup insanı ne hâllere sokar!» diye araya girmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Okura seslenip yorum ekleyen anlatıcı Tanzimat romanının belirgin özelliğidir; öteki eklemeler gözleme dayalı tekniği sürdürür.
Soru 4 · Zor
Ahmet Cemil'in yazdıklarını yakıp şehirden ayrılmasının romanın adıyla ilişkisi en doğru biçimde hangisinde kurulmuştur?
- A)Mai renk kahramanın sonunda ulaştığı mutluluğu gösterir.
- B)Mavi hayallerin siyah gerçeklik karşısında yenilmesi böylece somutlaşır.
- C)Siyah kahramanın gittiği şehrin adıdır.
- D)İki renk kahramanın yazdığı iki ayrı kitabı anlatır.
- E)Ad yalnız bir deniz manzarasından alınmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Eserini yakması, mavi hayallerin siyah gerçek karşısında çöküşünün romandaki somut karşılığıdır.
Soru 5 · Zor
Zaim'in kancadaki anlatımı bir romancıya örnek olsaydı, hangi romancılık anlayışını temsil ederdi?
- A)Okura her fırsatta öğüt veren Tanzimat romancısını
- B)Kahramanları erdemli ya da bozuk tiplere bölen anlatımı
- C)Yargısını söylemeden ayrıntıların seçimiyle sezdiren gözleme dayalı anlatımı
- D)Konuyla ilgisi olmayan bilgiler aktaran ansiklopedik anlatımı
- E)Olayları tesadüflerle ilerleten anlatımı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Zaim duygusunu söylemeden masanın yerini ve bakışları seçerek aktarır; bu Halit Ziya'nın tekniğidir.
E10 — Servetifünun ve Fecriati
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.