YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Servetifünun ve Fecriati · EDB-E10-L03
Cenap Şahabettin
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Vildane, bir Servetifünun şiirini iki kez okuduktan sonra sıra arkadaşına kesin bir hüküm verdi: «Ne dediği tek cümleyle söylenemiyorsa şair ne demek istediğini bilmiyordur.» O akşam apartmanın alt katından bir piyano sesi geldi. Sözsüz, ağır bir parçaydı; birkaç nota yükseliyor, sonra yorgun bir hâlde başladığı yere dönüyordu. Vildane ödevini bıraktı, dinledi ve içine adını koyamadığı bir burukluk çöktü. Ertesi sabah merdivende karşılaştığı komşu kıza parçanın neyi anlattığını sordu. Kız omuz silkti: «Hiçbir şeyi. Ama sen de hüzünlendin, değil mi?» Vildane okula yürürken hükmünü yeniden düşündü. Notalar ona tek kelime söylememişti, yine de bir duygu bırakmıştı. Bu dersin şairi, şiiri tam da o piyano parçası gibi kurmak isteyen bir kalemdir.
2Hedefler
- Sembolizmin sezdirme, imge, çağrışım ve müzikalite ilkelerini kısa bir şiir parçasında gösterirsin.
- Cenap Şahabettin'in dil anlayışını, kurduğu alışılmadık tamlamalar üzerinden açıklarsın.
- Cenap'ın şiir ve nesir eserlerini türleriyle eşlersin.
- Cenap ile Tevfik Fikret'i şiir anlayışı, dil, akım ve en tanınmış eserleri yönünden karşılaştırırsın.
3Konu anlatımı
Duyguyu adıyla anmak, duyguyu uyandırmak
Bir şair okuruna hüzün ulaştırmak istediğinde önünde iki yol bulur. İlkinde duygunun adını koyar: «üzgünüm», «yalnızım», «özledim». Okur ne hissetmesi gerektiğini cümlenin kendisinden öğrenir. Öbüründe şair duygunun adını hiç anmaz; okurun önüne bir renk, bir ses, bir eşya bırakır ve duygunun o ayrıntılardan doğmasını bekler. Kancadaki piyano parçası bu ikinci yolun gündelik bir örneğidir: notalar hüznü bildirmez, hüzün dinleyende kendiliğinden belirir.
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Fransız şiirinde ikinci yolu bir ilkeye dönüştüren akıma sembolizm adı verilir; ders kitapları akımın öncüleri arasında Baudelaire'i anar. Sembolizmi tanımak için şu üç işarete bakılır:
Sezdirme (telkin). Şair anlamı açık açık bildirmez, sezdirir. Okur şiirdeki ayrıntılardan bir ruh hâline kendi çabasıyla ulaşır.
İmge ve çağrışım. Şiirin malzemesi soyut kavramlardan çok imgelerdir: bir alacakaranlık, solgun bir ışık, uzaktan gelen bir çan. Her imge okurun zihninde başka bir şeyi çağırır; anlam bu çağrışımların birikmesiyle oluşur.
Müzikalite. Sembolistler şiiri müziğe yaklaştırmak ister. Seslerin yinelenmesi, kelimelerin kulağa nasıl geldiği ve dizenin ahengi, içerik kadar önemsenir. Ders kitapları akımı kısaca «müzik ve telkin» sözleriyle özetler.
Hekim, Paris ve Fransız şiiri
Cenap Şahabettin, ders kitaplarında Servetifünun topluluğunun şairlerinden biri ve sembolizmin Türk şiirindeki ilk temsilcilerinden biri olarak tanıtılır. Mesleği hekimliktir; askerî tıbbiyeyi bitirdikten sonra eğitimini Paris'te sürdürmüştür. Ders kitapları, Fransız şiirini ve özellikle sembolistleri yakından tanımasını bu Fransa yıllarına bağlar.
Ağır dil ve yeni tamlamalar
Servetifünun'un genel özelliklerini işlerken bu topluluğun dilinin ağır olduğunu görmüştün. Cenap bu ağırlığın en belirgin örneklerinden sayılır. Şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimeler sık geçer, tamlamalar birbirine eklenerek uzar.
Ders kitaplarının onun dilinde özellikle altını çizdiği nokta başkadır: Cenap yalnız eski tamlamaları sürdürmekle kalmaz, yeni ve alışılmadık tamlamalar kurar. Somut bir kelimeyi soyut bir kelimeyle, bir rengi bir duyguyla birleştiren bu tamlamalar, sözlükteki bir karşılıktan çok bir çağrışım üretir.
Bu tutumu sembolizmle ilişkilendirmek gerekir. Türkçe bir örnekle düşün: «mavi bir hüzün». Hüznün rengi olmaz; ama iki kelime yan yana gelince okurun zihninde bir duygu tonu belirir. Cenap bu tür bağlantıları çoğunlukla Arapça ve Farsça kelimelerle, tamlama biçiminde kurar. Ortaya çıkan dil, anlamı güç çözülen ama ses ve renk bakımından yoğun bir dildir. Ağır söz varlığı ile yeni tamlama birbirinden ayrı iki bilgi gibi görünse de aynı amaca hizmet eder: anlatmak yerine izlenim bırakmak.
Resme ve müziğe yaklaşan şiir
Ders kitapları Cenap'ın şiirinde renk ve ses imgelerinin öne çıktığını, şairin dizeyi bir resim gibi boyayıp bir ezgi gibi seslendirmeye çalıştığını belirtir. Doğa tasvirleri bile bir manzarayı aktarmak için değil, bir ruh hâlini sezdirmek için kurulur: akşamın rengi, suyun sesi, rüzgârın uğultusu şairin iç dünyasının işaretlerine dönüşür.
Bu anlayışın en tanınmış örneği «Elhan-ı Şita» adlı şiiridir. Başlık «kış ezgileri» anlamına gelir ve ilk bakışta iki şeyi haber verir: «elhan» kelimesi müziği, «şita» ise bir mevsimin görüntüsünü çağırır. Ders kitapları bu şiiri, kışın renklerini ve seslerini ruh hâline dönüştüren sembolist tavrın ve müzikalite arayışının tipik örneği olarak gösterir.
Metin üzerinde: adlandıran parça, sezdiren parça
Şu iki parçayı yalnız bu derste kullanmak üzere biz kurduk; sahipleri yok, ölçüleri de incelenmeyecek.
I
Sen gittin, bu akşam çok yalnızım,
Kalbim kırık, gözlerim yaşlı.
II
Pencerede kurşuni bir ışık eriyor,
Bir keman teli titreyip susuyor,
Masada soğumuş iki fincan,
Sessiz, serin bir sis siner suya.
Adım 1: Duygu kelimelerini işaretle. Birinci parçada «yalnızım», «kalbim kırık», «gözlerim yaşlı» ifadeleri duyguyu doğrudan adlandırır. İkinci parçada duygu bildiren tek kelime yoktur.
Adım 2: İmgeleri türlerine ayır. İkinci parçada bir renk imgesi (kurşuni ışık), bir ses imgesi (titreyip susan keman teli) ve bir eşya imgesi (soğumuş iki fincan) vardır.
Adım 3: Çağrışımı izle. Eriyen ışık bir günün bitişini, susan tel yarıda kalan bir şeyi çağrıştırır. İki fincan iki kişiyi akla getirir; soğumuş olmaları birinin gittiğini düşündürür. Okur ayrılık ve yalnızlık duygusuna, kimse ona söylemeden ulaşır.
Adım 4: Sese kulak ver. Son dizedeki altı kelimeden yalnız «bir» bu sesin dışında kalır; ötekiler «s» ile başlar: sessiz, serin, sis, siner, suya. Bu yineleme dizeye fısıltıya benzeyen bir ahenk katar; ses, anlamın sessizlik ve donukluk izlenimini destekler.
Adım 5: Akıma bağla. İkinci parça sezdirme, imge ve müzikalite bakımından sembolist tavra yakındır. Birinci parça duyguyu doğrudan bildirir. Bu ayrım bir üstünlük sıralaması kurmaz; her parça yöneldiği etkiyle değerlendirilir. Sınavda senden istenen, hangisinin sezdirdiğini gerekçesiyle ayırmaktır.
Vildane'nin hükmünü bu parçaya uygula. «İkinci parça ne diyor?» sorusuna «ayrılık» diye cevap verebilirsin, ama parçanın kendisi bu kelimeyi hiçbir yerde kullanmaz. Tek cümlelik bir özün metinde yazılı olmaması, sembolist şiirde bir kusur değil, bilinçli bir tercihtir.
Şiirin dışındaki kalem
Cenap'ın adı yalnız şiirle anılmaz; nesirde de çok sayıda eser vermiştir ve bu eserlerde de süslü, sanatlı bir dil kullanır. Sınavda en çok karşına çıkacak eserleri türleriyle şöyle eşleşir:
| Eser | Tür | Akılda tutma ipucu |
|---|---|---|
| «Elhan-ı Şita» | Şiir | Kış ezgileri; renk ve ses imgeleri |
| «Hac Yolunda» | Gezi yazısı | Hac yolculuğundan izlenimler |
| «Avrupa Mektupları» | Gezi yazısı | Avrupa izlenimleri, mektup biçiminde |
| «Evrak-ı Eyyam» | Fıkra ve makale | «Günlerin yaprakları»; gazete yazıları |
| «Yalan» | Tiyatro | Oyun |
Tevfik Fikret ile karşılaştırma
Tevfik Fikret'i bir önceki derste tanıdın. İki şair aynı topluluktadır, ağır ve tamlamalı bir dili paylaşır, Servetifünun'un sanat için sanat anlayışından beslenir. Ayrıldıkları yer şiirden ne beklediklerinde belirir.
| Ölçüt | Tevfik Fikret | Cenap Şahabettin |
|---|---|---|
| Şiir anlayışı | Biçimde titizlik, dizeyi düzyazının akışına yaklaştırma; sonraki şiirlerinde toplumsal konulara yönelme | Sezdirme; imge, çağrışım, renk ve ses |
| Dil | Ağır, Arapça ve Farsça tamlamalarla yüklü | Ağır; buna ek olarak yeni ve alışılmadık tamlamalar |
| İmgenin işi | Okurun çözebileceği bir karşılığı temsil eder; sis bir baskıyı gösterir | Karşılığı kesin olmayan bir izlenim bırakır; okur ruh hâlini sezer |
| Ders kitaplarında bağlandığı akım | Parnasizm | Sembolizm |
| Öne çıkan eser | «Rübab-ı Şikeste» | «Elhan-ı Şita» |
Tabloyu okurken şunu aklında tut: aynı topluluğa üye olmak aynı akımı izlemek demek değildir. Fikret'te dikkat dizenin kusursuz kuruluşuna, sonra da topluma döner; Cenap'ta ise imgenin bıraktığı izlenime yoğunlaşır.
İki şairin yolu bir tartışmada da ayrılır. Fikret'in «Tarih-i Kadim» şiirine Cenap, «Tarih-i Kadim'e Zeyl» adlı şiiriyle karşılık vermiştir; «zeyl» kelimesi «ek» anlamına gelir. Servetifünun dağıldıktan sonra da yazmayı sürdüren Cenap'ın, ders kitaplarında Millî Edebiyat döneminin dilde sadeleşme hareketine karşı tavır aldığı belirtilir.
Sembolizmin sonraki durağı
Cenap'ın açtığı yol Servetifünun'la kapanmaz. Topluluktan sonra gelen Fecriati şairleri, özellikle de Ahmet Haşim, sezdirme ve müzikalite anlayışını kendi şiirlerinde daha da öne taşıyacaktır. Bu ünitenin Fecriati ve Ahmet Haşim dersinde o çizgiyi kendi örnekleriyle izleyeceğiz.
Şiirden nesre
Bu ünitede Servetifünun'u şimdiye kadar şiir üzerinden okudun: Fikret'in biçim titizliği, Cenap'ın sezdiren imgeleri. Topluluğun en kalıcı izlerinden biri ise romanda kalmıştır. Sıradaki derste Halit Ziya Uşaklıgil'le nesre geçiyoruz. Yazarın «Aşk-ı Memnu» ve «Mai ve Siyah» adlı eserleri ders kitaplarında Batı roman tekniğine uyan ilk örnekler sayılır; romanın hangi teknik adımlarla olgunlaştığını o eserler üzerinden soracağız.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Eseri türüne bağlamak
Soru: Cenap Şahabettin'in eserleri türleriyle eşleştirilmiştir. Hangi eşleme hatalıdır?
- A) «Elhan-ı Şita» — şiir
- B) «Hac Yolunda» — gezi yazısı
- C) «Yalan» — roman
- D) «Avrupa Mektupları» — gezi yazısı
- E) «Evrak-ı Eyyam» — fıkra ve makale
Çözüm: «Yalan» Cenap'ın tiyatro eseridir; onu roman olarak vermek eşlemeyi bozar. Öteki dört eşleme doğrudur: «Elhan-ı Şita» şiir, iki mektup ve yolculuk kitabı gezi yazısı, «Evrak-ı Eyyam» gazete yazılarının derlemesidir. Cevap: C.
Örnek 2 — Aynı topluluk, iki akım
Soru: Tevfik Fikret ile Cenap Şahabettin hakkında verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
- A) İkisi de ders kitaplarında sembolizmin temsilcisi sayılır.
- B) Fikret hece ölçüsünü, Cenap aruzu savunur.
- C) Fikret parnasizme, Cenap sembolizme bağlanır; ikisi de Servetifünun'un ağır dilini paylaşır.
- D) Cenap'ın en tanınmış eseri «Rübab-ı Şikeste»dir.
- E) İkisi de Millî Edebiyat'ın sade dilini başlatmıştır.
Çözüm: Ders kitapları iki şairi aynı topluluğa ama farklı akımlara yerleştirir: Fikret parnasizme, Cenap sembolizme yakındır. «Rübab-ı Şikeste» Fikret'in eseridir, D bu yüzden yanlıştır. E seçeneği ise Cenap'ın sadeleşmeye karşı tavrıyla çelişir. Cevap: C.
Örnek 3 — Alışılmadık tamlamanın işi
Soru: «Gümüş bir sessizlik» ifadesini biz kurduk. Bu ifade Cenap'ın dil anlayışındaki hangi tutumu örnekler?
- A) Bir rengi soyut bir kavrama bağlayarak sözlük anlamından çok bir çağrışım üretmeyi
- B) Halkın konuşma dilini olduğu gibi şiire aktarmayı
- C) Yabancı kökenli kelimeleri tümüyle dışarıda bırakmayı
- D) Okura doğrudan öğüt vermeyi
- E) Bir olayı zaman sırasına göre anlatmayı
Çözüm: Sessizliğin rengi olmaz; «gümüş» ile «sessizlik» bir araya gelince parlak, soğuk, dingin bir izlenim doğar. Somut ile soyutu birleştiren bu tür bağlantılar, ders kitaplarında Cenap'ın yeni ve alışılmadık tamlamalarına bağlanır. Cenap bunları çoğunlukla Arapça ve Farsça kelimelerle kurar; burada Türkçe bir örnek yalnız mantığı göstermek için kullanıldı. Cevap: A.
Örnek 4 — Hangi parça sezdiriyor?
Soru: Derse özel yazılan ve hiçbir şaire ait olmayan parçalardan hangisi sembolist tavra en yakındır?
- A) «Ayrıldık, artık çok mutsuzum.»
- B) «Bahçede kurumuş bir gül, kapıda paslı bir anahtar.»
- C) «Seni unutmak istiyorum ama yapamıyorum.»
- D) «Bu kadar kızgın olmamın sebebi sensin.»
- E) «Sevinçliyim, çünkü bugün bayram.»
Çözüm: A, C, D ve E duyguyu adıyla söyler: mutsuzluk, özlem, öfke, sevinç. B'de duygu kelimesi yoktur; kurumuş gül bir şeyin bittiğini, paslı anahtar uzun süredir açılmayan bir kapıyı çağrıştırır. Okur terk edilmişlik izlenimine imgelerden ulaşır. Cevap: B.
5Tuzaklar
- Aynı topluluk, aynı akım sanmak. Fikret ve Cenap ikisi de Servetifünun'dadır, ama ders kitapları Fikret'i parnasizme, Cenap'ı sembolizme bağlar.
- «Elhan-ı Şita»yı Fikret'e vermek. Servetifünun şiirleri karıştırıldığında en sık kayan eşleme budur; «Rübab-ı Şikeste» ve «Sis» Fikret'in, «Elhan-ı Şita» Cenap'ındır.
- Cenap'ı yalnız şair saymak. «Hac Yolunda» ve «Avrupa Mektupları» gezi yazısı, «Evrak-ı Eyyam» fıkra ve makale, «Yalan» tiyatrodur.
- Doğa tasviri görünce sembolizm demek. Belirleyici olan manzaranın kendisi değil, bir ruh hâlinin adı konmadan imgelerle sezdirilmesidir.
- Sembolizmin ilkelerini realizmle karıştırmak. Gözleme dayalı nesnel anlatım realizmin, sezdirme ve müzikalite sembolizmin işaretidir.
6Tekrar kartı
- Sembolizm: anlamı söylemek yerine sezdirme (telkin), imge ve çağrışım, müzikalite; ders kitaplarındaki özeti «müzik ve telkin».
- Cenap Şahabettin: Servetifünun şairi, ders kitaplarında Türk şiirinde sembolizmin ilk temsilcilerinden; hekim, eğitimini Paris'te sürdürmüş.
- Dil: ağır, Arapça ve Farsça kelimeler; somut ile soyutu birleştiren yeni ve alışılmadık tamlamalar.
- Şiirinde renk ve ses imgeleri öne çıkar; şiiri resme ve müziğe yaklaştırır.
- Eserler: «Elhan-ı Şita» (şiir), «Hac Yolunda» ve «Avrupa Mektupları» (gezi), «Evrak-ı Eyyam» (fıkra ve makale), «Yalan» (tiyatro).
- Fikret parnasizm, Cenap sembolizm; Fikret'in «Tarih-i Kadim» şiirine Cenap «Tarih-i Kadim'e Zeyl» ile karşılık verir.
- Millî Edebiyat döneminde dilde sadeleşmeye karşı tavır alır; sembolizm çizgisi Fecriati ve Ahmet Haşim'le sürer.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Ders kitaplarında Cenap Şahabettin'in Türk şiirindeki ilk temsilcilerinden biri sayıldığı akım hangisidir?
- A)Parnasizm
- B)Romantizm
- C)Sembolizm
- D)Klasisizm
- E)Natüralizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Cenap sezdirme ve müzikaliteyi öne çıkaran sembolizmin bizdeki ilk temsilcileri arasında gösterilir.
Soru 2 · Kolay
Adı «kış ezgileri» anlamına gelen «Elhan-ı Şita» hangi türde bir eserdir?
- A)Şiir
- B)Roman
- C)Gezi yazısı
- D)Tiyatro
- E)Hikâye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Elhan-ı Şita, Cenap'ın renk ve ses imgeleriyle kurduğu en tanınmış şiiridir.
Soru 3 · Kolay
Cenap Şahabettin'in mesleği hangisidir?
- A)Öğretmenlik
- B)Avukatlık
- C)Mühendislik
- D)Mimarlık
- E)Hekimlik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Cenap askerî tıbbiyeyi bitirmiş, eğitimini Paris'te sürdürmüş bir hekimdir.
Soru 4 · Kolay
Sembolizmin temel ilkesini veren seçenek hangisidir?
- A)Gözleme dayalı nesnel anlatım
- B)Anlamı açıkça söylemek yerine sezdirmek
- C)Antik çağın eserlerini örnek almak
- D)İnsanı deney yoluyla incelemek
- E)Okura doğrudan öğüt vermek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sembolist şair duyguyu adlandırmaz, imge ve çağrışımla okurda uyandırır.
Soru 5 · Orta
Yazgülü, Cenap'ın «Hac Yolunda» adlı eserinin türünü soruyor. Doğru cevap hangisidir?
- A)Şiir
- B)Tiyatro
- C)Roman
- D)Gezi yazısı
- E)Hikâye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Hac Yolunda, Cenap'ın hac yolculuğu izlenimlerini anlatan nesir eseridir.
Soru 6 · Orta
«Yalan» adlı eser için tür ile yazar eşleşmesini doğru kuran seçenek hangisidir?
- A)Roman, Halit Ziya Uşaklıgil
- B)Tiyatro, Cenap Şahabettin
- C)Şiir, Tevfik Fikret
- D)Gezi yazısı, Tevfik Fikret
- E)Deneme, Mehmet Rauf
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Yalan, şiirin yanında nesir ve oyun da yazan Cenap Şahabettin'in tiyatro eseridir.
Soru 7 · Orta
Derse özel yazılan şu ifadelerden hangisi duyguyu adlandırmadan bir imgeyle sezdirir?
- A)«Seni çok özledim, gel artık.»
- B)«Bugün çok mutluyum, her şey güzel.»
- C)«Öfkeliyim, kimseyle konuşmak istemiyorum.»
- D)«Yalnızlık beni yoruyor.»
- E)«Boş bir salıncak rüzgârda gıcırdıyor.»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Boş salıncak ve gıcırtı sesi bir yokluğu çağrıştırır; öteki seçenekler duygunun adını doğrudan koyar.
Soru 8 · Orta
Cenap'ın dil anlayışını en iyi yansıtan seçenek hangisidir?
- A)Arapça ve Farsça kelimelerle yeni ve alışılmadık tamlamalar kurmak
- B)Halkın konuşma dilini esas almak
- C)Hece ölçüsü ve halk söyleyişiyle yazmak
- D)Yabancı kökenli kelimeleri tümüyle atmak
- E)Yalnız İstanbul Türkçesinin sade kelimelerini seçmek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Cenap ağır söz varlığını somut ile soyutu birleştiren yeni tamlamalarla yoğunlaştırır.
Soru 9 · Orta
Tevfik Fikret ile Cenap Şahabettin'in ortak yönü hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)İkisi de sembolizmin temsilcisidir.
- B)İkisi de hece ölçüsünü savunmuştur.
- C)İkisi de Servetifünun topluluğundadır ve ağır, tamlamalı bir dil kullanır.
- D)İkisi de Millî Edebiyat'ın kurucusudur.
- E)İkisi de yalnız roman yazmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Akımları ayrılsa da iki şair aynı topluluğun ağır dilini paylaşır.
Soru 10 · Orta
Adı «günlerin yaprakları» diye açıklanabilecek «Evrak-ı Eyyam» hangi türde yazılardan oluşur?
- A)Şiir
- B)Tiyatro
- C)Roman
- D)Fıkra ve makale
- E)Gezi yazısı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Evrak-ı Eyyam, Cenap'ın gazete yazılarını, yani fıkra ve makalelerini bir araya getirir.
Soru 11 · Orta
Cenap'ın Tevfik Fikret'in bir şiirine karşılık olarak yazdığı eser hangisidir?
- A)«Avrupa Mektupları»
- B)«Sis»
- C)«Elhan-ı Şita»
- D)«Hac Yolunda»
- E)«Tarih-i Kadim'e Zeyl»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Zeyl ek demektir; Cenap bu şiirle Fikret'in Tarih-i Kadim şiirine cevap verir.
Soru 12 · Zor
Vecdet şöyle akıl yürütüyor: «Fikret ile Cenap aynı topluluktan olduğuna göre ikisi de aynı akımın temsilcisidir.» Bu akıl yürütmedeki hatayı gösteren seçenek hangisidir?
- A)İki şair farklı topluluklara üyedir.
- B)Ders kitapları Fikret'i parnasizme, Cenap'ı sembolizme bağlar; ortak topluluk ortak akım demek değildir.
- C)Cenap Tanzimat'ın birinci kuşağındandır.
- D)Fikret hiç şiir yazmamıştır.
- E)Servetifünun bir roman adıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Topluluk üyeliği ile akım tercihi ayrı ölçütlerdir; iki şair bu noktada ayrılır.
Soru 13 · Zor
Derse özel kurulan «Gölgeler mor bir sise karışıyor, uzakta bir çan, ikinci kez, daha derinden» parçası hangi yönüyle sembolist tavra yaklaşır?
- A)Duyguyu adlandırmadan renk ve ses imgeleriyle bir ruh hâlini sezdirmesi
- B)Okura açık bir öğüt vermesi
- C)Bir olayı başından sonuna anlatması
- D)Toplumsal bir sorunu doğrudan eleştirmesi
- E)Kahramanlarını gözleme dayanarak tanıtması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Mor sis bir renk, derinleşen çan bir ses imgesidir; parça hiçbir duyguyu adıyla anmaz.
Soru 14 · Zor
Velihan bir şair hakkında şunları biliyor: Servetifünun içinde sembolizmi temsil eder, nesirde gezi yazıları vermiş, bir de tiyatro eseri yazmıştır. Bu şaire ait iki eser hangi seçenekte birlikte verilmiştir?
- A)«Rübab-ı Şikeste», «Sis»
- B)«Mai ve Siyah», «Aşk-ı Memnu»
- C)«Eylül», «Araba Sevdası»
- D)«Avrupa Mektupları», «Yalan»
- E)«Makber», «Sahra»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İpuçları Cenap'ı gösterir; Avrupa Mektupları onun gezi yazısı, Yalan ise tiyatro eseridir.
Soru 15 · Zor
Vezire, «Bir şiirin ne dediği tek cümleyle söylenemiyorsa o şiir kötü yazılmıştır» diyor. Bu ölçütün Cenap'ın şiir anlayışıyla ilişkisini en doğru değerlendiren seçenek hangisidir?
- A)Ölçüt uygundur; her sembolist şiir tek cümlelik bir öz bildirir.
- B)Ölçüt uygundur; sembolistler anlamı açıkça söylemeyi savunur.
- C)Ölçüt bu şiire uymaz; sembolist şiir anlamı söylemek yerine imge ve sesle sezdirmeyi amaçlar.
- D)Ölçüt yalnız Cenap'ın gezi yazıları için geçerlidir.
- E)Ölçüt yalnız divan şiirinde kullanılabilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Sembolizmde anlamın açıkça yazılmaması bir kusur değil, akımın temel tercihidir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Halit Ziya Uşaklıgil» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Servetifünun eserleriyle şairleri eşleştirilmiştir. Hangi eşleme yanlıştır?
- A)«Elhan-ı Şita» ile Cenap Şahabettin
- B)«Rübab-ı Şikeste» ile Tevfik Fikret
- C)«Avrupa Mektupları» ile Cenap Şahabettin
- D)«Hac Yolunda» ile Cenap Şahabettin
- E)«Sis» ile Cenap Şahabettin
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Sis, Tevfik Fikret'in şiiridir; öteki dört eşleme doğru yapılmıştır.
Soru 2 · Orta
Ders kitapları Cenap'ın şiirini hangi iki sanata yaklaştırır?
- A)Mimari ve heykel
- B)Resim ve müzik
- C)Hat ve tezhip
- D)Tiyatro ve dans
- E)Minyatür ve çini
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Renk imgeleri şiiri resme, ses imgeleri ve ahenk arayışı müziğe yaklaştırır.
Soru 3 · Zor
Yüsra, Cenap'ın Servetifünun içindeki yerini tek cümleyle özetlemek istiyor. Hangi özet doğrudur?
- A)Topluluğun romancısıdır ve ilk psikolojik romanı yazmıştır.
- B)Topluluğu Tanzimat'ın birinci kuşağından gelerek kurmuştur.
- C)Fecriati'nin kurucusu olarak Servetifünun'a karşı çıkmıştır.
- D)Topluluk içinde sembolizmi temsil eder; sezdirmeyi ve müzikaliteyi öne çıkarır.
- E)Millî Edebiyat'ın sade dilini ilk kez denemiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Cenap Servetifünun'un sembolist şairidir; A seçeneği Mehmet Rauf'a ait bir bilgiyi ona yükler.
Soru 4 · Zor
Cenap'ın Fikret ve Millî Edebiyat karşısındaki tutumunu doğru veren seçenek hangisidir?
- A)Fikret'in Tarih-i Kadim şiirine Tarih-i Kadim'e Zeyl ile cevap vermiş, Millî Edebiyat döneminde dilde sadeleşmeye karşı tavır almıştır.
- B)Fikret'le hiçbir tartışmaya girmemiş, Millî Edebiyat'ın kurucuları arasında yer almıştır.
- C)Sis şiirini yazıp Fikret'e ithaf etmiş, sade dili savunmuştur.
- D)Servetifünun'da sade dili ilk savunan şair olmuştur.
- E)Tanzimat'ın birinci kuşağında Fikret'le birlikte yazmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Zeyl ile verilen cevap ve sadeleşmeye karşı tavır, ders kitaplarında Cenap'a yüklenen iki bilgidir.
Soru 5 · Zor
Yegâne derse özel şu parçayı inceliyor: «Sessiz, solgun bir sabah süzülür; gecenin mor yorgunluğu kalır camda.» Parçada hangi iki özellik birlikte bulunur?
- A)Okura hitap ve açık öğüt
- B)Olay örgüsü ve konuşma çizgisi
- C)S sesinin yinelenmesiyle kurulan ahenk ve bir rengi soyut bir kavrama bağlayan alışılmadık bağlantı
- D)Dörder heceden iki duraklı hece ölçüsü ve halk söyleyişi
- E)Toplumsal eleştiri ve açık yargı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İlk bölümde dört kelime s sesiyle başlar; mor yorgunluk ise rengi soyut bir duyguya bağlar, ilk bölüm on hece olduğu için D tutmaz.
E10 — Servetifünun ve Fecriati
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.