İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Edebiyatı · EDB-E09-L06

İkinci kuşak: Recaizade, Abdülhak Hâmit, Samipaşazade

AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Başak, Tanzimat ünitesinin özetini çıkarırken defterine tek cümlelik bir başlık attı: «Bu dönemde yazan bütün kalemlerin derdi okuru eğitmekti.» Akşam ablası Güzide'nin kitaplığından bir şiir kitabı aldı, arka kapağını okudu. Kitap, şairin genç yaşta kaybettiği eşinin ardından yazdığı uzun bir yastan söz ediyordu. Başak sayfaları karıştırdı: ne vatan vardı ne kanun ne de okura verilen bir öğüt. Bir adam mezar başında ölümü, Tanrı'yı ve kendi çaresizliğini soruyordu. Başak defterine döndü ve «bütün» kelimesinin üstünü çizdi. Aynı dönemde yazan bu şair, okuruna ders vermeye değil, acısını söylemeye çalışıyordu.

2Hedefler

  • Tanzimat'ın iki kuşağını sanat anlayışı, konu, dil ve şiir biçimi bakımından ayırırsın.
  • Kuşağın üç adını başlıca eserlerine bağlar, bu eserlere ders kitaplarının yakıştırdığı «ilk» unvanlarını doğru sahibine verirsin.
  • Bihruz Bey ile Felatun Bey'i ortak yanları ve anlatılış biçimleri bakımından karşılaştırırsın.
  • Sahibi olmayan kısa bir metnin hangi kuşağın anlayışına yaklaştığını konusundan ve anlatıcısının tavrından gerekçelendirirsin.

3Konu anlatımı

Ders veren kalemden duygusunu söyleyen kaleme

Birinci kuşağın yazarlarını tanırken hep aynı soruyla karşılaştın: bu metin okura ne öğretiyor? Şinasi gazetesiyle, Namık Kemal vatan sevgisiyle, Ziya Paşa toplumu eleştiren beyitleriyle, Ahmet Mithat halkı eğiten romanlarıyla bu soruya cevap veriyordu. Ders kitapları bu anlayışı «toplum için sanat» diye adlandırır.

İkinci kuşakta soru yer değiştirir. Bu dersin üç yazarı, yani Recaizade, Hâmit ve Sezai, eserin kendi değerini öne alır; bir şiirin ya da romanın güzel olması, bir öğüt taşımasından önce gelir. Ders kitapları bu tavrı «sanat için sanat» diye anar. Kancadaki şiir kitabı tam bu değişimin örneğidir: şair kendi yasını yazar, okurdan bir şey yapmasını beklemez.

İkinci kuşağı tanıtan dört işaret

Ders kitaplarının ikinci kuşağa yüklediği özellikleri dört başlıkta toplayabilirsin.

Konu bireyselleşir. Vatan, hürriyet, adalet gibi kavramların yerini aşk, ölüm, doğa, yalnızlık ve karamsarlık alır. Yazarın gözü toplumdan kendi iç dünyasına döner.

Dil yeniden ağırlaşır. Birinci kuşak nesirde sadeleşmeyi savunmuştu. İkinci kuşak bu çizgiyi aynı kararlılıkla sürdürmez; Arapça ve Farsça kelimeler, uzun tamlamalar yeniden çoğalır. Ders kitapları bu ağırlaşmayı, ardından gelecek Servetifünun dilinin habercisi olarak gösterir.

Şiirde biçim arayışı başlar. Birinci kuşak divandan devraldığı kalıpları koruyup içlerini yeni düşüncelerle doldurmuştu. İkinci kuşak şekle de dokunur: divan nazım biçimlerinin dışına çıkan, bentleri ve dizeleri daha serbest kurulan şiirler yazılır.

Kafiye tartışması alevlenir. Eski şiirde iki kelimenin Arap harfleriyle aynı biçimde yazılması, okunuşları farklı olsa da kafiye için yeterli sayılabiliyordu. Recaizade bu anlayışa karşı çıkar; ders kitaplarında onun görüşü «kafiye göz için değil, kulak içindir» diye özetlenir. Yani kafiyeyi yazının görüntüsü değil, sesin benzerliği belirler. Bu tartışma, eski şiiri savunanlarla yenilik isteyenler arasındaki daha geniş bir çekişmenin parçasıdır.

Recaizade Mahmut Ekrem: kuramcı ve romancı

Recaizade'nin adı iki alanda karşına çıkar. Birincisi edebiyat bilgisidir: «Talim-i Edebiyat» adlı eseri, ders kitaplarında edebiyat kuramını ve söz sanatlarını öğreten bir kitap olarak tanıtılır. Recaizade bu kitapta eski belagat bilgisini Batı'dan öğrendikleriyle birleştirmeye çalışır. Güzel olan her şeyin şiire konu olabileceğini savunması da ders kitaplarında onun yenilikçi tavrının bir göstergesi sayılır.

İkinci alan romandır. Ders kitapları «Araba Sevdası»nı edebiyatımızda realizmin ilk romanı sayar. Romanın merkezinde Bihruz Bey vardır: babasından kalan mirası savuran, Fransızca kelimeleri yerli yersiz kullanan, kendi dilini ve edebiyatını küçümseyen, alafranga görünmeye düşkün bir genç. Bihruz Bey, gezintide bir arabada gördüğü bir kadına âşık olur; onu kafasında soylu bir hanımefendiye dönüştürür ve bütün davranışlarını bu hayale göre kurar. Gülünç durumlar bu yanılgıdan doğar.

Ders kitaplarının romana «realist» demesinin dayanağı, yazarın karakteri gözleme dayanarak çizmesi ve İstanbul'daki gündelik hayatı, konuşma biçimlerini ayrıntıyla yansıtmasıdır. Romanın asıl konusu yanlış Batılılaşmadır: Batı'yı kılık, eşya ve birkaç yabancı kelimeyle sanan bir zihnin iflası.

Recaizade'nin bir rolü daha var. Kendisinden sonra gelen genç sanatçılara yol gösterir; ders kitapları onu Servetifünun topluluğunun oluşmasını hazırlayan isimlerden sayar.

Bihruz Bey ile Felatun Bey

Ahmet Mithat dersinde Felatun Bey'i tanıdın: o da Batı'yı yalnız dış görünüşüyle taklit eden, babasının servetini har vurup harman savuran bir alafranga züppeydi. İki karakter aynı yanılgıyı paylaşır. Ayrıldıkları yer, yazarlarının onları nasıl anlattığıdır.

ÖlçütFelatun BeyBihruz Bey
RomanAhmet Mithat'ın iki genci karşılaştıran romanı«Araba Sevdası»
Yazar ve kuşakAhmet Mithat, birinci kuşakRecaizade Mahmut Ekrem, ikinci kuşak
Ortak yanYanlış Batılılaşma, israf, alafrangalıkYanlış Batılılaşma, israf, alafrangalık
Karşısında ne var?Çalışkan ve dengeli Râkım Efendi örnek olarak konurKarakter, kendi hayalleri ve gülünç yanılgılarıyla kalır
Anlatımın amacıOkura doğru ile yanlışı göstermekBir tipi gözlemle, alaycı bir mesafeden çizmek

Tabloyu şöyle oku: Ahmet Mithat iki genci karşı karşıya koyarak okura hangisinin örnek alınacağını söyler. Recaizade böyle bir örnek karakter sunmaz; Bihruz'un gülünçlüğü okura kendi kendini gösterir. Bu fark, iki kuşağın sanat anlayışı arasındaki farkın roman üzerindeki izidir.

Abdülhak Hâmit: «şair-i azam»

Abdülhak Hâmit'e «şair-i azam», yani «en büyük şair» unvanı verilmiştir. Ders kitapları onu Tanzimat şiirinde biçim bakımından en çok yenilik deneyen şair olarak tanıtır: divan şekillerinin dışına çıkar, aynı şiirde farklı uzunlukta dizeler ve bentler kullanır. Dili ise dengesizdir; ağır tamlamalarla örülü satırların yanında konuşmaya yakın satırlar da bulunur.

En çok bilinen eseri «Makber»dir. «Makber» mezar demektir. Şair bu uzun şiiri, Beyrut'ta ölen eşi Fatma Hanım'ın ardından yazmıştır. Şiir bir mersiye niteliği taşır, ama acıyı bir ağıtla sınırlamaz: ölümün anlamını, Tanrı'nın adaletini, insanın evrendeki yerini sorgular; isyan ile teslimiyet arasında gidip gelir. Ölüm ve metafizik sorgulama Hâmit şiirinin belirgin konularıdır.

«Sahra» ise doğa ile şehri karşılaştıran şiirlerden oluşur ve ders kitaplarına pastoral şiirin bizdeki ilk örneği olarak girmiştir. Hâmit tiyatro da yazmıştır: «Eşber», «Tarık» ve «Finten» onun oyunlarındandır. Ders kitapları bu eserlerin çoğunun oynanmaktan çok okunmak için yazıldığını, uzunlukları ve ağır dilleri yüzünden temsile elverişli olmadığını belirtir.

Samipaşazade Sezai: esaretin romanı

Samipaşazade Sezai'nin romanı «Sergüzeşt», Kafkasya'dan küçük yaşta getirilip satılan Dilber adlı bir cariyenin hikâyesidir. Dilber bir evden ötekine geçer; hizmet ettiği konağın oğlu Celal ile aralarında bir aşk doğar, ama ailenin buna izin vermemesiyle Dilber yeniden satılır ve hikâye trajik biçimde biter. Romanın konusu, insanın alınıp satılmasına, yani esarete yöneltilmiş bir eleştiridir.

Ders kitapları «Sergüzeşt»i romantizmden realizme geçişin örneği sayar. Mutsuz aşk, rastlantılar ve acıklı son romantik akımın izleridir; bazı mekân tasvirlerindeki ayrıntı ise gerçekçi anlatıma yaklaşır. Sezai'nin «Küçük Şeyler» adlı kitabı da ders kitaplarında Batılı anlamda ilk modern hikâye örneklerinden biri olarak anılır.

Burada bir inceliğe dikkat et. «Sergüzeşt» toplumsal bir sorunu işler; bu yüzden onu birinci kuşağa yazmak cazip gelir. Ancak Sezai sorunu okura öğüt vererek değil, Dilber'in duygularını ve yaşadıklarını işleyerek görünür kılar. Ders kitapları da Sezai'yi ikinci kuşağın temsilcisi olarak verir.

Omurga: üç yazar yan yana değil, karşı karşıya

ÖlçütRecaizadeHâmitSezai
Öne çıktığı alanRoman, edebiyat kuramı, şiirŞiir, okunmak için yazılmış oyunRoman, hikâye
Anahtar eser«Araba Sevdası», «Talim-i Edebiyat»«Makber», «Sahra»«Sergüzeşt», «Küçük Şeyler»
Ders kitabındaki «ilk»İlk realist romanİlk pastoral şiirİlk modern hikâye örneklerinden
Ana temaYanlış BatılılaşmaÖlüm, Tanrı, metafizik sorgulamaEsaret, mutsuz aşk
Akılda kalacak kişiBihruz BeyŞairin kendi sesiDilber

Metin üzerinde: hangi kuşağın sesi?

Aşağıdaki iki kısa parçayı bu ders için kurduk; ikisinin de bir sahibi yok.

I Ey okur, israf eden adamın sonu fakirliktir. Kazandığını hesapla harca, çocuğunu okut, komşuna yardım et. Ancak böyle bir millet güçlenir.
II Kapıyı kapadım, odada yalnız saatin sesi kaldı. Onun gittiği günden beri pencereden bakan her ağaç bana bir soru soruyor gibiydi ve hiçbirine cevap veremiyordum.

Adım 1: Kime seslendiğine bak. Birinci parça okura doğrudan hitap eder; ikinci parçada anlatıcı yalnız kendiyle konuşur.

Adım 2: Konuyu adlandır. Birincide israf, eğitim ve milletin güçlenmesi vardır; konu toplumsaldır. İkincide bir kaybın ardından duyulan yalnızlık vardır; konu bireyseldir.

Adım 3: Amacı belirle. Birinci parça okurdan davranış değişikliği bekler. İkinci parça bir duyguyu, okurdan hiçbir şey istemeden dile getirir.

Adım 4: Kuşağa bağla. Birinci parça toplum için sanatın, yani birinci kuşağın tavrına; ikinci parça sanat için sanatın, yani ikinci kuşağın tavrına yakındır. Bu bir değer yargısı değildir: iki parça da kendi amacına göre okunur.

Romanın uzun yolu

Bu derste iki romanı kendi yazarlarıyla tanıdın: Bihruz Bey'in gülünç serüveni ve Dilber'in acı hikâyesi. Bir sonraki derste mercek yazardan türe döner. Roman Türk okuruna önce bir çeviriyle, Yusuf Kamil Paşa'nın «Telemak»ıyla ulaşmış, ardından Şemsettin Sami'nin kaleminden ilk yerli örneğine kavuşmuştu. O derste bu çizgiyi takip edip Tanzimat romanlarının konu ve anlatım bakımından paylaştığı özellikleri bir araya getireceğiz.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Unvanı sahibine vermek

Soru: Realizmin bizdeki ilk romanı sayılan eser, yazarıyla birlikte hangi seçenekte doğru verilmiştir?

  • A) «Sergüzeşt» — Samipaşazade Sezai
  • B) «İntibah» — Namık Kemal
  • C) «Araba Sevdası» — Recaizade Mahmut Ekrem
  • D) «Cezmi» — Namık Kemal
  • E) «Makber» — Abdülhak Hâmit

Çözüm: İlk realist roman unvanı Recaizade'nin «Araba Sevdası»na verilir. «Sergüzeşt» romantizmden realizme geçişin örneği sayılır, ama bu unvanı taşımaz. «Makber» bir şiirdir, roman değildir. Cevap: C.

Örnek 2 — İki züppe, iki tavır

Soru: Bihruz Bey ile Felatun Bey karşılaştırıldığında hangi yargı doğrudur?

  • A) İkisi de aynı yazarın, aynı romanının kahramanlarıdır.
  • B) İkisi de yanlış Batılılaşmayı temsil eder; Felatun Bey'in karşısına örnek bir karakter konurken Bihruz Bey kendi yanılgılarıyla anlatılır.
  • C) Bihruz Bey vatan ve hürriyet uğruna savaşan bir kahramandır.
  • D) Felatun Bey ikinci kuşağın, Bihruz Bey birinci kuşağın romanındadır.
  • E) İkisi de esaret altındaki bir cariyeye âşık olur.

Çözüm: İki karakter de alafranga züppedir ve yanlış Batılılaşmayı temsil eder. Ahmet Mithat Felatun'un karşısına Râkım Efendi'yi koyarak okura örnek gösterir; Recaizade böyle bir karşıt kurmaz. D seçeneği kuşakları ters çevirir, E ise «Sergüzeşt»in konusunu karıştırır. Cevap: B.

Örnek 3 — Mezar başındaki şiir

Soru: Bir öğrenci bir şiir hakkında şu notları almış: eşinin ölümü üzerine yazılmış, ölümün anlamını ve Tanrı'nın adaletini sorguluyor, şairi «şair-i azam» diye anılıyor. Notlar hangi eseri tanıtmaktadır?

  • A) «Sahra»
  • B) «Talim-i Edebiyat»
  • C) «Küçük Şeyler»
  • D) «Terkib-i Bend»
  • E) «Makber»

Çözüm: «Şair-i azam» unvanı Abdülhak Hâmit'e aittir. Onun eşinin ardından yazdığı, ölümü ve Tanrı'yı sorgulayan uzun şiir «Makber»dir. «Sahra» aynı şairin pastoral şiiridir; «Terkib-i Bend» Ziya Paşa'nındır. Cevap: E.

Örnek 4 — Toplumsal konu, ikinci kuşak

Soru: «Sergüzeşt» esaret gibi toplumsal bir sorunu işlediği hâlde yazarının ikinci kuşakta sayılmasını en iyi açıklayan seçenek hangisidir?

  • A) Sezai sorunu okura öğüt vererek değil, Dilber'in duygularını ve yaşadıklarını anlatarak işler.
  • B) Roman aruzla ve gazel şekliyle yazılmıştır.
  • C) Roman yalnız uzak bir ülkedeki köleliği anlatır.
  • D) Romanda hiçbir toplumsal sorun yoktur.
  • E) Sezai, Şinasi ile birlikte gazete çıkarmıştır.

Çözüm: Kuşak ayrımı yalnız konuya değil, eserin okura nasıl yaklaştığına bakar. Sezai esareti didaktik bir dille değil, bir kızın acısı üzerinden duyurur ve ders kitapları onu ikinci kuşakta gösterir. D seçeneği yanlıştır, çünkü esaret eleştirisi romanın merkezindedir. Cevap: A.

5Tuzaklar

  • Toplumsal konu gördüğün her eseri birinci kuşağa yazmak. «Sergüzeşt» esareti işler, ama Sezai ikinci kuşaktadır; ölçüt yalnız konu değil, öğüt verip vermemektir.
  • İlk realist romanı «Sergüzeşt» sanmak. Bu unvan «Araba Sevdası»nındır; «Sergüzeşt» romantizmden realizme geçiş eseri sayılır.
  • Bihruz Bey ile Felatun Bey'i aynı romanda aramak. Bihruz «Araba Sevdası»nın, Felatun ise Ahmet Mithat'ın Râkım'la karşılaştırdığı gençtir; yazarları ve kuşakları farklıdır.
  • «Makber» ile «Sahra»yı karıştırmak. İkisi de Abdülhak Hâmit'indir; «Makber» eşinin ölümü üzerine yazılan şiirdir, «Sahra» ilk pastoral şiir sayılır.
  • «Talim-i Edebiyat»ı bir roman sanmak. Recaizade'nin bu eseri edebiyat kuramını ve söz sanatlarını öğreten bir kitaptır.
  • Hâmit'in oyunlarını temsil için yazılmış eserler saymak. Ders kitapları bu oyunların çoğunun okunmak için yazıldığını belirtir.

6Tekrar kartı

  • İlk kuşağın ölçütü okura yararı, ikincisinin ölçütü eserin kendi güzelliğidir: toplum için sanattan sanat için sanata.
  • İkinci kuşakta konu bireyselleşir (aşk, ölüm, doğa, karamsarlık), dil ağırlaşır, şiirde biçim arayışı başlar.
  • Recaizade: «Araba Sevdası» (ilk realist roman, Bihruz Bey, yanlış Batılılaşma), «Talim-i Edebiyat» (edebiyat kuramı); «kafiye kulak içindir» görüşü.
  • Bihruz Bey ile Felatun Bey ikisi de alafranga züppedir; Felatun'un karşısında örnek Râkım Efendi vardır.
  • Abdülhak Hâmit: «şair-i azam»; «Makber» (eşinin ölümü, metafizik sorgulama), «Sahra» (ilk pastoral şiir); oyunları okunmak için yazılmıştır.
  • Samipaşazade Sezai: «Sergüzeşt» (cariye Dilber, esaret eleştirisi, romantizmden realizme geçiş), «Küçük Şeyler» (ilk modern hikâye örneklerinden).
  • Recaizade, ardından gelecek Servetifünun kuşağına yol gösteren isimlerdendir.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Abdülhak Hâmit'e verilen ve «en büyük şair» anlamına gelen unvan hangisidir?

    1. A)Sultanüş-şuara
    2. B)Şair-i azam
    3. C)Vatan şairi
    4. D)Melikü'ş-şuara
    5. E)Hace-i evvel
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Abdülhak Hâmit edebiyat tarihinde şair-i azam unvanıyla anılır; sultanüş-şuara Baki'ye verilen unvandır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Kafkasya'dan getirilip satılan Dilber adlı cariyenin hikâyesini anlatan roman hangisidir?

    1. A)«Araba Sevdası»
    2. B)«İntibah»
    3. C)«Cezmi»
    4. D)«Sergüzeşt»
    5. E)«Telemak»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Dilber, Samipaşazade Sezai'nin esareti eleştiren romanı Sergüzeşt'in kahramanıdır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Tanzimat'ın ikinci kuşağının sanat anlayışı hangi ifadeyle özetlenir?

    1. A)Sanatı kendi değeri için yapmak
    2. B)Toplum için sanat
    3. C)Halkı eğitmek için yazmak
    4. D)Devlete hizmet için yazmak
    5. E)Yalnız dinî konuyu işlemek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Bu kuşakta güzellik bir öğüdün aracı olmaktan çıkar, kendi başına amaç olur.

  4. Soru 4 · Kolay

    «Talim-i Edebiyat» adlı eser kime aittir?

    1. A)Abdülhak Hâmit
    2. B)Ahmet Mithat
    3. C)Samipaşazade Sezai
    4. D)Şinasi
    5. E)Recaizade Mahmut Ekrem
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Edebiyat kuramını ve söz sanatlarını öğreten bu kitabı Recaizade Mahmut Ekrem yazmıştır.

  5. Soru 5 · Orta

    Bergüzar, Bihruz Bey'in hangi romanın kahramanı olduğunu soruyor. Doğru cevap hangisidir?

    1. A)«İntibah»
    2. B)«Sergüzeşt»
    3. C)«Araba Sevdası»
    4. D)«Vatan yahut Silistre»
    5. E)«Küçük Şeyler»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Mirasını savuran alafranga züppe Bihruz, Recaizade'nin romanında yaşar.

  6. Soru 6 · Orta

    Kır hayatını şehirle karşılaştıran ve pastoral şiirin ilk örneği sayılan eser hangisidir?

    1. A)«Sahra»
    2. B)«Makber»
    3. C)«Harabat»
    4. D)«Zafername»
    5. E)«Eşber»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Doğa ile şehri karşılaştıran Sahra, Abdülhak Hâmit'in ilk pastoral şiir sayılan eseridir.

  7. Soru 7 · Orta

    İkinci kuşağın birinci kuşaktan farklı olarak öne çıkardığı konular hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Vatan, hürriyet ve kanun
    2. B)Eğitim, tasarruf ve çalışkanlık
    3. C)Gazetecilik ve dil sadeleşmesi
    4. D)Yalnız kahramanlık ve savaş
    5. E)Aşk, ölüm, doğa ve karamsarlık
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Bireysel konular ikinci kuşağın işaretidir; toplumsal kavramlar birinci kuşağın eserlerinde ağır basar.

  8. Soru 8 · Orta

    Recaizade'nin kafiyeyle ilgili tutumu ders kitaplarında hangi görüşle özetlenir?

    1. A)Kafiye tümüyle kaldırılmalıdır.
    2. B)Kafiyeyi yazılıştaki görüntü değil, sesteki benzerlik belirler.
    3. C)Kafiye yalnız Arapça kelimelerle yapılabilir.
    4. D)Kafiye yalnız halk şiirine özgüdür.
    5. E)Aynı harfle yazılan her kelime kafiyelidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Recaizade kafiyenin göz için değil kulak için olduğunu savunur; E seçeneği karşı çıktığı eski anlayıştır.

  9. Soru 9 · Orta

    «Sergüzeşt»in ders kitaplarında nasıl bir geçiş eseri sayıldığını doğru veren seçenek hangisidir?

    1. A)Klasisizmden romantizme
    2. B)Divan şiirinden halk şiirine
    3. C)Realizmden sembolizme
    4. D)Romantizmden realizme
    5. E)Hece ölçüsünden aruza
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Mutsuz aşk ve acıklı son romantik, ayrıntılı tasvirler gerçekçi izler taşır; eser bu yüzden geçiş örneği sayılır.

  10. Soru 10 · Orta

    «Eşber», «Tarık» ve «Finten» adlı eserlerin türü ve yazarı hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)Roman, Samipaşazade Sezai
    2. B)Hikâye, Recaizade Mahmut Ekrem
    3. C)Tiyatro, Abdülhak Hâmit
    4. D)Şiir kitabı, Ziya Paşa
    5. E)Gazete, Şinasi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bu eserler Abdülhak Hâmit'in oyunlarıdır ve ders kitaplarında çoğunlukla okunmak için yazılmış oldukları belirtilir.

  11. Soru 11 · Orta

    Baturay, ikinci kuşağın dilini birinci kuşağınkiyle karşılaştırıyor. Hangi yargı doğrudur?

    1. A)İkinci kuşakta Arapça ve Farsça kelimeler ve uzun tamlamalar yeniden çoğalır.
    2. B)İkinci kuşak yalnız konuşma dilini kullanır.
    3. C)İkinci kuşak Türkçe yerine Fransızca yazar.
    4. D)İki kuşağın dili arasında hiçbir fark yoktur.
    5. E)Birinci kuşak dilde ağırlaşmayı, ikinci kuşak sadeleşmeyi savunur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ders kitapları ikinci kuşakta dilin yeniden ağırlaştığını ve bunun Servetifünun dilini hazırladığını belirtir.

  12. Soru 12 · Zor

    Berkin şöyle diyor: «Sergüzeşt esareti eleştiriyor; demek ki yazarı toplum için sanatı savunan birinci kuşaktandır.» Berkin'in akıl yürütmesindeki hata hangisidir?

    1. A)Sergüzeşt'te esaret konusu hiç geçmez.
    2. B)Sergüzeşt bir şiir kitabıdır.
    3. C)Sezai, Ahmet Mithat'ın takma adıdır.
    4. D)Esaret yalnız divan şiirinde işlenmiştir.
    5. E)Kuşak ayrımında yalnız konuya bakmıştır; Sezai sorunu öğütle değil, bir kızın duygularıyla işler ve ders kitaplarında ikinci kuşakta yer alır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Konunun toplumsal olması tek başına yetmez; eserin okura yaklaşımı ve yazarın kuşağı belirleyicidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Bihruz Bey ile Felatun Bey'i ayıran özellik hangisidir?

    1. A)Birinin alafranga, ötekinin alaturka yaşaması
    2. B)Felatun Bey'in karşısına örnek bir karakter konurken Bihruz Bey'in yanılgılarının böyle bir karşıtlık kurulmadan alaycı bir mesafeden anlatılması
    3. C)Bihruz Bey'in bir cariye olması
    4. D)Felatun Bey'in bir şiirin konuşan kişisi olması
    5. E)İkisinin de aynı yazar tarafından yaratılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. İki karakter de yanlış Batılılaşmayı taşır; fark yazarların onları anlatma biçimindedir.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir öğretmen bir yazarı üç ipucuyla tanıtıyor: bir roman kahramanını gözleme dayanarak çizmiştir, edebiyat kuramı üzerine bir kitap yazmıştır, kendisinden sonra gelen genç sanatçılara yol göstermiştir. Bu yazar ve ilişkilendirilen topluluk hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)Ahmet Mithat; Genç Kalemler
    2. B)Abdülhak Hâmit; Fecriati
    3. C)Şinasi; birinci kuşak
    4. D)Recaizade Mahmut Ekrem; Servetifünun
    5. E)Samipaşazade Sezai; Millî Edebiyat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Gözlemci roman, Talim-i Edebiyat ve gençlere yol göstericilik Recaizade'ye; hazırladığı topluluk Servetifünun'a işaret eder.

  15. Soru 15 · Zor

    Aşağıdaki parça derste kuruldu ve bir şaire mal edilmez: «Rüzgâr dindi, mezarlıktaki selvi kıpırdamadı. Sordum: Bu ayrılık neden? Ne gök cevap verdi ne toprak.» Parçanın konu ve tavrı hangi esere en çok yaklaşır?

    1. A)«Araba Sevdası»
    2. B)«Talim-i Edebiyat»
    3. C)«Makber»
    4. D)«İntibah»
    5. E)«Küçük Şeyler»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ölüm karşısındaki sorgulama ve cevapsız kalan soru, Hâmit'in eşinin ardından yazdığı Makber'in konusuna uyar.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Tanzimat'ta roman» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Bilun eser ile yazar eşlemelerini kontrol ediyor. Hangi eşleme yanlıştır?

    1. A)«Makber» ile Abdülhak Hâmit
    2. B)«Küçük Şeyler» ile Samipaşazade Sezai
    3. C)«Sergüzeşt» ile Recaizade Mahmut Ekrem
    4. D)«Araba Sevdası» ile Recaizade Mahmut Ekrem
    5. E)«Sahra» ile Abdülhak Hâmit
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Sergüzeşt Samipaşazade Sezai'nin romanıdır; Recaizade'nin romanı Araba Sevdası'dır.

  2. Soru 2 · Orta

    Ders kitaplarında Batılı anlamda ilk modern hikâye örneklerinden sayılan eser hangisidir?

    1. A)«Sergüzeşt»
    2. B)«Makber»
    3. C)«Telemak»
    4. D)«Talim-i Edebiyat»
    5. E)«Küçük Şeyler»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Samipaşazade Sezai'nin hikâye kitabı Küçük Şeyler bu unvanla anılır; Sergüzeşt ise onun romanıdır.

  3. Soru 3 · Zor

    Bennu bir şiir için şu notu yazıyor: «Şair aynı şiirde farklı uzunlukta dizeler kullanmış, divan şekillerinin kalıbına uymamış, ölümün anlamını sorgulamış.» Bu not hangi şairin şiir anlayışına en çok uyar?

    1. A)Abdülhak Hâmit
    2. B)Şinasi
    3. C)Ziya Paşa
    4. D)Namık Kemal
    5. E)Ahmet Mithat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Biçimde serbestlik ve metafizik sorgulama Abdülhak Hâmit'in şiirinin belirgin özellikleridir.

  4. Soru 4 · Zor

    İkinci kuşağın Servetifünun'u hazırladığını gösteren özellikler hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Hece ölçüsüne geçiş ve halk şiiri şekillerinin benimsenmesi
    2. B)Gazetede halkı eğitme ve dilde sadeleşme
    3. C)Divan şiirinin bütün kurallarına bağlı kalma
    4. D)Sanat için sanat, bireysel konular ve ağırlaşan dil
    5. E)Millî konular ve İstanbul Türkçesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Bu üç özellik ikinci kuşaktan Servetifünun'a geçer; B birinci kuşağın, E ise Millî Edebiyat'ın özellikleridir.

  5. Soru 5 · Zor

    Güzide, «Araba Sevdası» için «Yazar okura doğruyu göstermek için örnek bir genç ile kötü bir genci karşılaştırmıştır» diyor. Bu yorumu düzelten bilgi hangisidir?

    1. A)Yorum doğrudur; romanda Râkım Efendi de vardır.
    2. B)Roman yanlış Batılılaşmayı Bihruz Bey'in gözleme dayalı ve alaycı biçimde çizilen yanılgılarıyla işler; karşısına örnek bir karakter konmaz.
    3. C)Romanın konusu esarettir.
    4. D)«Araba Sevdası» bir mersiyedir.
    5. E)Romanın kahramanı Dilber'dir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Örnek karakterle karşılaştırma Ahmet Mithat'ın yöntemidir; Recaizade Bihruz'u kendi gülünçlüğüyle gösterir.

E09 — Tanzimat Edebiyatı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.