İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Edebiyatı · EDB-E09-L05

Ahmet Mithat Efendi

AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

İlay, okuma listesindeki Tanzimat romanının kenarına kırmızı kalemle «yazar konudan sapıyor» diye not düştü. Kahraman bir kapının önünde dururken anlatıcı birden «Ey okur» diye söze karışıyor, iki sayfa boyunca o semtin evlerinin nasıl yapıldığını anlatıyor, sonra «Biz yine işimize dönelim» deyip kaldığı yerden sürdürüyordu. İlay'a göre bu, bir editörün silmesi gereken bir dikkatsizlikti. Akşam yemeğinde dedesi gençliğinde trenle yaptığı bir yolculuğu anlatmaya başladı. Tam heyecanlı yere gelmişken durdu, torunlarına o yıllarda biletlerin nasıl alındığını, kompartımanda kimlerin oturduğunu uzun uzun açıkladı. Kimse itiraz etmedi; herkes anlatının arasındaki bu molayı da dinledi. İlay kalemi yeniden eline aldığında notunu silmeyi düşünüyordu.

2Hedefler

  • Ahmet Mithat Efendi'nin anlatıcısının araya girme, okura seslenme ve bilgi verme özelliklerini bir metin parçasında bulursun.
  • «Felâtun Bey ile Râkım Efendi»deki iki kahramanı yanlış Batılılaşma temasıyla birlikte karşılaştırırsın.
  • Ahmet Mithat'ın roman, hikâye, gazete ve dergi alanındaki eserlerini türleriyle eşleştirirsin.
  • Ahmet Mithat'ı amaç, okur, teknik ve anlatıcı ölçütleriyle Namık Kemal'den ayırırsın.

3Konu anlatımı

Kuşağın öğretmeni

Tanzimat'ın birinci kuşağı edebiyattan okuru eğitmesini bekliyordu. Şinasi bu beklentiyi gazeteyle karşıladı; Namık Kemal vatanı ve hürriyeti oyuna, romana taşıdı; Ziya Paşa eski şiirin seçmelerini derleyip eleştirisini beyitlere yükledi. Ahmet Mithat Efendi aynı beklentiye en geniş cevabı roman ve hikâyeyle verdi. Ders kitapları onu bu yüzden «Hace-i Evvel» yani «ilk öğretmen» unvanıyla anar: okurunu bir sınıf gibi gören, her yazısında ona yeni bir şey öğretmeye çalışan bir yazar.

Ders kitaplarında anlatıldığına göre Ahmet Mithat çok sayıda roman ve hikâye yazmıştır; Tanzimat'ın en verimli kalemi olarak anılır. Bu bolluk rastlantı değildir. Amacı edebî bir başyapıt bırakmaktan çok, gazete ve kitap okumayan geniş bir kitleyi okumaya alıştırmaktır. Yazdığı her şey bu amacın etrafında döner: konuyu, dili ve anlatıcıyı halkın anlayabileceği biçimde kurar.

Okurla sohbet eden anlatıcı

İlay'ın kırmızı kalemle işaretlediği şey, Ahmet Mithat'ın en tanınır özelliğidir. Anlatıcı olayı sürdürürken durur, okura doğrudan seslenir, ona bir bilgi verir, bir yorum yapar, sonra hikâyeye geri döner. Bunu nasıl tanıyacağını görmek için ders için kurduğumuz, hiçbir yazara ait olmayan şu paragrafa bak:

Genç adam çantasını aldı, iskeleye doğru yürüdü. Okurum, sen belki hiç bir vapur iskelesinde beklemedin; öyleyse izin ver de anlatayım. Bu iskelelerde bilet, gişedeki memurdan alınır; vapur yanaşınca önce inenler beklenir, sonra binenler sıraya girer. Bunu bilmeyen kalabalığa karışır, itilip kakılır. Neyse, biz yine kahramanımıza dönelim: o, sırasını bekleyip vapura bindi.

Birinci adım: akışın nerede kesildiğini bul. Kahraman iskeleye yürürken olay durur; «Okurum» sözüyle başka bir ses devreye girer.

İkinci adım: kime seslenildiğini belirle. Anlatıcı kahramanla değil, kitabı tutan okurla konuşuyor. «Sen» ve «izin ver» gibi sözler sohbet havası kurar.

Üçüncü adım: aradaki bilginin işlevini sor. Bilet, gişe, iniş ve biniş sırası olayı ilerletmez; okura gündelik hayata dair bir şey öğretir.

Dördüncü adım: dönüş işaretini gör. «Biz yine kahramanımıza dönelim» cümlesi anlatıcının araya girdiğini kendisi de bildiğini gösterir.

Bu yapı ders kitaplarında meddah üslubu diye adlandırılır. Geleneksel tiyatro dersinde, meddahın kahvehanede tek başına anlattığını, kişilerin sesine bürünürken arada kendi sesiyle dinleyiciye seslendiğini görmüştün. Ahmet Mithat bu sohbetli anlatıcılığı yazıya taşır: kahvehanedeki dinleyicinin yerini kitabın okuru alır.

Sade dil ve öğreten roman

Araya girmenin bir amacı vardır. Okuru bir yere götürmek isteyen yazar, yolda onu kaybetmemek için sık sık durur, açıklar, uyarır. Ahmet Mithat'ın dili de bu yüzden sadedir; ders kitapları onu konuşur gibi yazan bir yazar olarak tanıtır. Süslü tamlamalar yerine gündelik söz, uzun yorumlar yerine okura sorulan sorular öne çıkar.

Romanlarına bilgi de serpiştirir: bir ülkenin adetleri, bir mesleğin nasıl yapıldığı, bir sözcüğün anlamı, doğru bulduğu bir davranış biçimi. Bu yüzden okur onun romanını hem bir hikâye hem bir ders kitabı gibi okur. Toplum için sanat anlayışı birinci kuşağın bütününde vardır; Ahmet Mithat'ta bu anlayış romanın kuruluşuna, yani anlatıcının sesine kadar iner.

İki genç, iki Batılılaşma

Ahmet Mithat'ın en bilinen romanı «Felâtun Bey ile Râkım Efendi»dir. Roman iki genci karşı karşıya koyar. Felâtun Bey varlıklı bir ailenin oğludur. Batılı olmayı kılık kıyafette, eğlencede, yarım yamalak Fransızca sözlerde ve savurganlıkta arar; sonunda elindeki varlığı tüketir. Râkım Efendi ise yoksul bir aileden gelir. Çalışarak Fransızca öğrenir, çeviri yaparak geçimini sağlar, Batı'nın bilgisini alırken kendi değerlerini bırakmaz.

Romanın sorusu Batılılaşmanın iyi mi kötü mü olduğu değildir; nasıl yapıldığıdır. Felâtun Bey Batı'nın yalnız dış görünüşünü taklit eder, Râkım Efendi bilgisini ve çalışkanlığını alır. Bu karşıtlığa ders kitapları yanlış Batılılaşma teması der. Felâtun Bey, Türk edebiyatında alafranga züppe tipinin ilk örneklerinden biri sayılır.

Züppe tipi bu romanla kapanmaz. Aynı tema ikinci kuşakta Recaizade Mahmut Ekrem'in «Araba Sevdası»nda yeniden ele alınacak ve sonraki dönemlerin romanlarında da biçim değiştirerek sürecek.

Bir yazar, birçok tür

Ahmet Mithat'ın kalemi tek türle yetinmez. Ders kitaplarında öne çıkan eserleri ve yayınları şöyle sıralanır:

AdTürüAkılda tutulacak yanı
«Felâtun Bey ile Râkım Efendi»romanyanlış Batılılaşma; alafranga züppe tipi
«Letaif-i Rivayat»hikâye dizisiilk hikâye denemeleri arasında anılır
«Hasan Mellah»romanmacera
«Esrar-ı Cinayat»romanpolisiye türünün ilk örneklerinden
«Dağarcık»dergihalkı bilgilendiren yazılar
«Tercüman-ı Hakikat»gazeteyazarın uzun süre çıkardığı gazete

Bu tablodan çıkan sonuç, Ahmet Mithat'ın okuru yakalamak için türleri bir araç gibi kullandığıdır. Macera ve polisiye merak uyandırır, merak eden okur sayfayı çevirir, sayfayı çeviren okur arada bir bilgi de öğrenir.

Tekniği zayıf, okuru geniş

Ders kitapları Ahmet Mithat'ın roman tekniğini zayıf bulur. Olaylar tesadüflerle ilerler, kişiler çoğu zaman iyi ve kötü diye ikiye ayrılır, anlatıcının sık sık araya girmesi de hikâyenin bütünlüğünü böler. İlay'ın kenar notu bu açıdan haksız değildir: Batılı roman tekniğiyle bakan bir okur bu müdahaleleri kusur sayar.

Ama aynı kitaplar bir şeyi daha ekler: Ahmet Mithat Türk okurunu roman okumaya alıştıran yazar olarak anılır. Gazetesi, dergisi ve kitaplarıyla okumayı dar bir aydın çevresinin dışına taşımış, geniş bir okur kitlesi yaratmıştır. Tekniği tartışılan yazar, kendisinden sonraki romancılara okur bırakmıştır. İki yargıyı birlikte bilmek, sınavda tek yönlü çeldiricileri elemeni sağlar.

Ahmet Mithat ile Namık Kemal

Birinci kuşağın iki romancısı sık karıştırılır. İkisi de toplum için yazar, ama farklı yollardan yürür:

ÖlçütAhmet MithatNamık Kemal
AmaçHalkı bilgilendirmek, okuma alışkanlığı kazandırmakVatan ve hürriyet düşüncesini yaymak, okuru coşturmak
OkurEn geniş halk kitlesi; yeni okurHalka seslenir, ama dili daha sanatlıdır
DilKonuşur gibi, sadeSadeliği savunur, uygulamada süslü söyleyişe kayar
TeknikTesadüf, dağınık kurgu; zayıf sayılır«İntibah» ders kitaplarında ilk edebî roman sayılır
AnlatıcıSık sık araya girer, okurla sohbet eder, bilgi verirYer yer araya girip öğüt verir; duygulu yorumlar ve uzun tasvirler öne çıkar

Tabloyu ezberlemek yerine bir soruyla oku: yazar okura ne vermek istiyor? Ahmet Mithat bilgi ve okuma alışkanlığı, Namık Kemal bir duygu ve bir ülkü vermek ister. Anlatıcının tavrı da bu farkın sonucudur. Dikkat: yazarın araya girmesi Tanzimat romanının genel bir özelliğidir, Namık Kemal'de de görülür. Ahmet Mithat'ı ayıran, bunu sohbet havasıyla, okura bilgi aktarmak için ve en sık biçimde yapmasıdır.

Sanatın kendisine dönen kuşak

Birinci kuşak edebiyattan okura bir şey öğretmesini istedi; Ahmet Mithat bu isteğin en uç noktasıydı. Onlardan sonra gelen yazarlar soruyu tersine çevirecek: edebiyat bir şey öğretmek zorunda mı, yoksa güzelliği kendi başına bir amaç olabilir mi? Bu soruya verilen cevaba sanat için sanat denir. Felâtun Bey'in alafranga hevesleri, ders kitaplarında ilk realist roman sayılan «Araba Sevdası»nda Recaizade Mahmut Ekrem'in Bihruz Bey'iyle yeniden karşına çıkacak; bu kez anlatıcı okura ders vermekten çok kahramanını gözlemleyecek. Abdülhak Hâmit'in eşinin ölümü üzerine yazdığı «Makber» ve Samipaşazade Sezai'nin esaret konusunu işleyen «Sergüzeşt» de bu yeni kuşağın kişisel duyguya ve insanın acısına nasıl yöneldiğini gösterecek.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Araya giren anlatıcıyı tanımak

Soru: Aşağıdaki parçayı ders için biz kurduk: «Kızcağız pencereden sokağa baktı. Ey okur, bilir misin, o zamanlar bu sokaklarda gaz lambası yanardı ve her akşam bir görevli onları tek tek yakardı. Ama biz sözü uzatmayalım; kızcağız hâlâ pencerenin önündeydi.» Bu parçada öne çıkan anlatım özelliği hangisidir?

  • A) Olayın, kişilerin iç konuşmasıyla verilmesi
  • B) Anlatıcının akışı keserek okura seslenmesi ve bilgi vermesi
  • C) Dilin Farsça tamlamalarla ağırlaşması
  • D) Olayın aruz ölçüsüyle anlatılması
  • E) Anlatıcının kendini tamamen gizlemesi

Çözüm: Kız pencereden bakarken olay durur; «Ey okur» ile anlatıcı söze girer, gaz lambalarıyla ilgili olayı ilerletmeyen bir bilgi verir, «sözü uzatmayalım» ile geri döner. Bu, meddah üslubu diye anılan araya girmedir. Parçada iç konuşma, ağır tamlama ya da ölçü yoktur; anlatıcı gizlenmek bir yana, kendini açıkça gösterir. Cevap: B.

Örnek 2 — İki kahramanı ayırmak

Soru: Feza, «Felâtun Bey ile Râkım Efendi» romanındaki iki genci bir cümleyle karşılaştıracak. Hangi cümle romanın kurduğu karşıtlığa uygundur?

  • A) Felâtun Bey Batı'yı tümden reddeder, Râkım Efendi Batı'ya hayrandır.
  • B) İkisi de varlıklı ailelerden gelir ve aynı yolu izler.
  • C) Felâtun Bey Batı'nın dış görünüşünü taklit edip varlığını tüketir; Râkım Efendi çalışarak Batı'nın bilgisini alır ve kendi değerlerini korur.
  • D) Râkım Efendi savurganlığı yüzünden yoksullaşır, Felâtun Bey çalışarak zenginleşir.
  • E) İkisi de köyden gelip şehirde kaybolan saf gençlerdir.

Çözüm: Roman Batılılaşmanın kendisini değil, biçimini tartışır. Felâtun Bey giyim, eğlence ve savurganlıkla yetinen alafranga züppedir; Râkım Efendi yoksul bir aileden gelir, Fransızca öğrenir, çeviriyle geçinir. A seçeneği karşıtlığı yanlış yere koyar, D seçeneği kişileri yer değiştirir, B ve E de romanda olmayan bir ortaklık uydurur. Cevap: C.

Örnek 3 — Eseri türüne bağlamak

Soru: Ahmet Mithat'ın adıyla anılan aşağıdaki eşleşmelerden hangisi yanlıştır?

  • A) «Tercüman-ı Hakikat» — gazete
  • B) «Dağarcık» — dergi
  • C) «Esrar-ı Cinayat» — polisiye roman
  • D) «Letaif-i Rivayat» — tek perdelik komedi
  • E) «Hasan Mellah» — macera romanı

Çözüm: Tablodaki tür sütununa dön. «Letaif-i Rivayat» bir hikâye dizisidir; tek perdelik komedi Şinasi'nin «Şair Evlenmesi»nin türüdür. Öteki dört eşleşme tabloyla örtüşür. Cevap: D.

Örnek 4 — Namık Kemal ile karşılaştırmak

Soru: İlgin, iki romancıyı ayırmak için «Okura ne vermek istiyor?» sorusunu kullanıyor. Hangi cevap Ahmet Mithat'a uyar ama Namık Kemal'e uymaz?

  • A) Okurun anlamadığı yerde durup ona gündelik hayattan bilgi vermek, okuma alışkanlığı kazandırmak
  • B) Okurda vatan ve hürriyet duygusunu coşturmak
  • C) Sanatın yalnız kendi güzelliği için var olduğunu göstermek
  • D) Divan şiirinin biçimlerini olduğu gibi sürdürmek
  • E) Okura hiç seslenmeden, anlatıcıyı tamamen gizlemek

Çözüm: Vatan ve hürriyeti coşkuyla işlemek Namık Kemal'in alanıdır. Eserin güzelliğini tek amaç sayan görüş Recaizade ile Abdülhak Hâmit'in kuşağına aittir; iki yazara da uymaz. Divan biçimlerini sürdürmek romancılık ölçütü değildir. Anlatıcıyı gizlemek ise Ahmet Mithat'ın tam tersidir. Durup açıklayan, okuma alışkanlığı kazandırmak isteyen anlatıcı Ahmet Mithat'a özgüdür. Cevap: A.

5Tuzaklar

  • Araya girmeyi dikkatsizlik saymak. Anlatıcının okura seslenip bilgi vermesi Ahmet Mithat'ta bilinçli bir yöntemdir; halkı eğitme amacına ve meddah üslubuna dayanır. Teknik açıdan zayıflık sayılması, amaçsız olduğu anlamına gelmez.
  • Felâtun Bey'i Batılılaşma karşıtlığının sözcüsü sanmak. Roman Batı'yı reddetmez; Felâtun Bey'in yüzeysel taklidini, Râkım Efendi'nin bilgiye dayalı dengesiyle karşılaştırır.
  • Felâtun Bey ile Bihruz Bey'i karıştırmak. Felâtun Bey birinci kuşaktan Ahmet Mithat'ın, Bihruz Bey ikinci kuşaktan Recaizade'nin «Araba Sevdası»nın kahramanıdır.
  • «Hace-i Evvel» unvanını Şinasi'ye vermek. İlk öğretmen unvanı, halkı eğitmek için yazdığı romanlar nedeniyle Ahmet Mithat'a aittir.
  • Tekniği zayıf diye etkisini küçümsemek. Ders kitapları Ahmet Mithat'ın Türk okurunu roman okumaya alıştırdığını ve geniş bir okur kitlesi yarattığını vurgular.

6Tekrar kartı

  • Ahmet Mithat Efendi: «Hace-i Evvel» (ilk öğretmen); Tanzimat'ın ilk kuşağında, yazıyı halka hizmetin aracı sayan ad.
  • Amaç halkı eğitmek ve okuma alışkanlığı kazandırmak; çok sayıda roman ve hikâye yazmıştır.
  • Anlatıcı araya girer, okura seslenir, bilgi verir, sohbet eder gibi yazar: meddah üslubu.
  • «Felâtun Bey ile Râkım Efendi»: yanlış Batılılaşma; alafranga züppe Felâtun Bey ile çalışkan, dengeli Râkım Efendi.
  • «Letaif-i Rivayat» hikâye dizisi, «Hasan Mellah» macera, «Esrar-ı Cinayat» polisiye; «Dağarcık» dergi, «Tercüman-ı Hakikat» gazete.
  • Tekniği zayıf sayılır: tesadüf, dağınık kurgu, araya girme; ama geniş bir okur kitlesi yaratmıştır.
  • Namık Kemal'den farkı: bilgi ve sadelik ile duygu ve ülkü; sohbet eden anlatıcı ile coşkulu, tasvirci anlatıcı.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Halkı eğitmek amacıyla yazdığı için «Hace-i Evvel» unvanıyla anılan yazar kimdir?

    1. A)Ziya Paşa
    2. B)Namık Kemal
    3. C)Ahmet Mithat Efendi
    4. D)Abdülhak Hâmit
    5. E)Şinasi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İlk öğretmen anlamındaki bu unvan, okurunu eğitmeyi amaçlayan Ahmet Mithat'a verilmiştir.

  2. Soru 2 · Kolay

    «Felâtun Bey ile Râkım Efendi» hangi türde yazılmıştır?

    1. A)Tiyatro
    2. B)Mesnevi
    3. C)Gezi yazısı
    4. D)Roman
    5. E)Makale
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Eser iki gencin hayatını nesirle geniş bir zamana yayarak anlatan bir romandır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Ahmet Mithat'ın uzun süre çıkardığı gazetenin adı nedir?

    1. A)Tercüman-ı Hakikat
    2. B)Hürriyet
    3. C)Servetifünun
    4. D)Tasvir-i Efkâr
    5. E)Dağarcık
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Tercüman-ı Hakikat Ahmet Mithat'ın kendi yayınıdır; Dağarcık onun dergisidir, Tasvir-i Efkâr ise Şinasi'nin kurduğu ikinci gazetedir.

  4. Soru 4 · Kolay

    «Hace-i Evvel» unvanının Türkçe karşılığı hangisidir?

    1. A)İlk şair
    2. B)Saray kâtibi
    3. C)Gazetenin sahibi
    4. D)Tekkenin şeyhi
    5. E)İlk öğretmen
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Unvan, yazarın okurunu bir öğretmen gibi eğitmeye çalışmasından gelir.

  5. Soru 5 · Orta

    «Felâtun Bey ile Râkım Efendi»de Felâtun Bey nasıl bir tiptir?

    1. A)Çalışarak Fransızca öğrenen dengeli bir genç
    2. B)Batılılığı giyimde, eğlencede ve savurganlıkta arayan alafranga bir züppe
    3. C)Köyden gelip şehirde kaybolan saf bir delikanlı
    4. D)Vatanı için cepheye giden bir asker
    5. E)Tekkede yetişmiş bir derviş
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Felâtun Bey Batı'nın dış görünüşünü taklit edip varlığını tüketen züppe tipidir.

  6. Soru 6 · Orta

    Ahmet Mithat'ın anlatıcısının olayı kesip dinleyiciyle konuşur gibi yazması hangi geleneğe bağlanır?

    1. A)Divan şiirindeki mahlas geleneğine
    2. B)Kahvehanede tek başına anlatan meddaha
    3. C)Âşıkların karşılıklı atışmasına
    4. D)Kasidedeki fahriye bölümüne
    5. E)Karagöz'deki perde gazeline
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Meddah anlatırken kendi sesiyle dinleyiciye seslenir; Ahmet Mithat bu tavrı yazıya taşır.

  7. Soru 7 · Orta

    Ahmet Mithat'ın eserleri arasında hangisi türüyle doğru eşleşmiştir?

    1. A)Esrar-ı Cinayat — polisiye roman
    2. B)Letaif-i Rivayat — gazete
    3. C)Dağarcık — roman
    4. D)Hasan Mellah — tiyatro
    5. E)Tercüman-ı Hakikat — hikâye dizisi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Esrar-ı Cinayat polisiye türünün ilk örneklerinden sayılan bir romandır; geri kalan dört eşleşmede gazete, dergi, dizi ve roman birbirine karıştırılmıştır.

  8. Soru 8 · Orta

    Ders için kurulan şu parçada öne çıkan anlatım özelliği nedir: «Kahramanımız çarşıya girdi. Okurum, sen bu çarşıyı görmediysen söyleyeyim, burada her sokak bir esnafa ayrılmıştır. Biz yine kahramanımıza dönelim.»

    1. A)Olay hiç kesilmeden ilerler.
    2. B)Anlatıcı kendini hiç göstermez.
    3. C)Anlatıcı akışı durdurup okura seslenir ve ona bilgi verir.
    4. D)Anlatım ağır Farsça tamlamalarla yüklüdür.
    5. E)Parça aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Okurum diye seslenme, çarşı bilgisi ve geri dönüş cümlesi araya giren anlatıcının izleridir.

  9. Soru 9 · Orta

    Romandaki Râkım Efendi'yi doğru tanıtan ifade hangisidir?

    1. A)Babasının mirasını eğlencede harcayan zengin bir genç
    2. B)Hiç yabancı dil öğrenmemiş bir memur
    3. C)Batı'dan gelen her şeyi reddeden bir tutucu
    4. D)Durmadan ülke ülke gezen bir gezgin
    5. E)Yoksul bir aileden gelip çalışarak Fransızca öğrenen, Batı'nın bilgisini alırken kendi değerlerini koruyan bir genç
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Râkım Efendi romanda emeğe ve bilgiye dayalı dengeli Batılılaşmanın örneğidir.

  10. Soru 10 · Orta

    «Felâtun Bey ile Râkım Efendi»nin işlediği temel tema hangisidir?

    1. A)Yanlış Batılılaşma
    2. B)Esaret
    3. C)Cephede vatan savunması
    4. D)Eşin ölümünden doğan acı
    5. E)Köy hayatının güzellikleri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Romanın iki kahramanı Batılılaşmanın yanlış ve doğru biçimlerini temsil eder.

  11. Soru 11 · Orta

    Ders kitaplarının Ahmet Mithat hakkında birlikte verdiği iki yargı hangisidir?

    1. A)Dili ağırdır ve okur bulamamıştır.
    2. B)Roman tekniği zayıf sayılır, ama geniş bir okur kitlesi yaratmıştır.
    3. C)Yalnız şiir yazmış, romana hiç yönelmemiştir.
    4. D)Sanat için sanat anlayışının öncüsüdür.
    5. E)Eserlerini Fransızca yayımlamıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Tesadüfe dayalı kurgu ve araya girme tekniği zayıflatır; buna karşılık okumaya alışmış bir halk kitlesi onun eseridir.

  12. Soru 12 · Zor

    Ahmet Mithat ile Namık Kemal'i karşılaştıran yargılardan hangisi doğrudur?

    1. A)İkisi de sanat için sanat anlayışını benimser.
    2. B)Namık Kemal okurla sohbet eden anlatıcısıyla, Ahmet Mithat coşkulu tasvirleriyle tanınır.
    3. C)Ahmet Mithat vatan ve hürriyet şairi, Namık Kemal ilk öğretmen diye anılır.
    4. D)Ahmet Mithat okura bilgi ve okuma alışkanlığı kazandırmak ister; «İntibah»ın yazarı ise vatan ile hürriyet duygusunu yaymayı amaçlar.
    5. E)İkisinin de tek eseri roman türündedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İki yazar toplum için yazar ama amaçları ayrılır; öteki seçeneklerde unvanlar, anlatıcı tavırları ya da sanat anlayışı yer değiştirmiştir.

  13. Soru 13 · Zor

    Ahmet Mithat'ı birinci kuşağın öteki adlarından ayıran özellik hangisidir?

    1. A)Toplum için sanat anlayışının dışında kalması
    2. B)İlk özel gazeteyi çıkarması
    3. C)Halkı eğitme amacını en çok roman ve hikâyeyle, anlatıcının sesine kadar yerleştirmesi
    4. D)«Harabat» adlı bir antoloji hazırlaması
    5. E)«Makber» ile kişisel acıyı işlemesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kuşağın ortak amacı Ahmet Mithat'ta anlatı türleriyle ve okura seslenen anlatıcıyla somutlaşır; gazete Şinasi'ye, Harabat Ziya Paşa'ya, Makber ikinci kuşağa aittir.

  14. Soru 14 · Zor

    Feyruz, yanlış Batılılaşma temasının Tanzimat'ta yalnız bir romanda kaldığını düşünüyor. Bu düşünceyi düzelten bilgi hangisidir?

    1. A)Tema yalnız şiirde işlenmiştir.
    2. B)Tema ilk kez Servetifünun'da ortaya çıkmıştır.
    3. C)Tema yalnız Namık Kemal'in tiyatrolarında vardır.
    4. D)Felâtun Bey Batılılaşma karşıtı bir kahramandır.
    5. E)İkinci kuşaktan Recaizade'nin «Araba Sevdası» da alafranga bir genci işleyerek temayı sürdürür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Bihruz Bey, Felâtun Bey'den sonra aynı temayı taşıyan alafranga kahramandır ve tema sonraki dönemlerde de sürer.

  15. Soru 15 · Zor

    İlay, anlatıcının araya girmesinin yazarın dikkatsizliği olduğunu söylüyor. İlay'ın yargısına en sağlam karşılığı veren açıklama hangisidir?

    1. A)Araya girme yalnız şiirde görülen bir süstür.
    2. B)Anlatıcı hiçbir zaman okura seslenmez.
    3. C)Araya girme sanat için sanat anlayışının gereğidir.
    4. D)Araya girme, halkı eğitme amacına ve meddah üslubuna dayanan bilinçli bir yöntemdir; tekniği zayıflatsa da amaçsız değildir.
    5. E)Araya girme bütün Batılı romancıların en çok övdüğü tekniktir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ahmet Mithat okuru kaybetmemek ve ona bilgi vermek için akışı keser; bu tercih teknik açıdan eleştirilse de bir amaca bağlıdır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İkinci kuşak: Recaizade, Abdülhak Hâmit, Samipaşazade» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    «Letaif-i Rivayat» hangi türde bir eserdir?

    1. A)Hikâyelerden oluşan bir dizi
    2. B)Tek perdelik bir komedi
    3. C)Atasözü derlemesi
    4. D)Gazete
    5. E)Aruzla yazılmış bir mesnevi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ahmet Mithat'ın hikâyelerini bir araya getirdiği bu dizi ilk hikâye denemeleri arasında anılır.

  2. Soru 2 · Orta

    İlgin, Ahmet Mithat'ın yayın hayatını sınıflandırıyor. «Dağarcık» hangi başlığın altına yazılmalıdır?

    1. A)Roman
    2. B)Hikâye dizisi
    3. C)Tiyatro
    4. D)Dergi
    5. E)Şiir seçkisi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Dağarcık Ahmet Mithat'ın halkı bilgilendirmek için çıkardığı dergidir; gazetesi ise Tercüman-ı Hakikat'tir.

  3. Soru 3 · Zor

    Fevziye, Ahmet Mithat'ın anlatımı için üç not yazmış. Birinci not: anlatıcı araya girip okura bilgi verir. İkinci not: dil sade, konuşur gibidir. Üçüncü not: eserin kendi güzelliğini her amacın üstünde tutar. Hangi notlar doğrudur?

    1. A)Yalnız üçüncü not
    2. B)Birinci ve üçüncü notlar
    3. C)Birinci ve ikinci notlar
    4. D)Yalnız ikinci not
    5. E)Üç notun hepsi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Araya girme ve sade dil Ahmet Mithat'a uyar; eserin güzelliğini her amacın üstüne koyan görüş ise Recaizade ile Abdülhak Hâmit'in kuşağından gelir.

  4. Soru 4 · Zor

    Anlatıcının tavrı bakımından Namık Kemal'i Ahmet Mithat'tan ayıran özellik hangisidir?

    1. A)Namık Kemal'in anlatıcısı her paragrafta okurla sohbet eder.
    2. B)Namık Kemal hiç roman yazmamıştır.
    3. C)İki yazarın anlatıcısı arasında hiçbir fark yoktur.
    4. D)Namık Kemal anlatıcıyı ilk öğretmen gibi konuşturur.
    5. E)Namık Kemal'de duygulu yorumlar ve uzun tasvirler öne çıkar, Ahmet Mithat'ta okura seslenip bilgi veren sohbet havası.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. «İntibah»ın yazarı duygu ve tasvire, Ahmet Mithat okura seslenen öğretici anlatıcıya yaslanır.

  5. Soru 5 · Zor

    Felâtun Bey ile Râkım Efendi karşıtlığından çıkarılabilecek en doğru yargı hangisidir?

    1. A)Batı'dan gelen her şey zararlıdır.
    2. B)Batılılaşmanın değeri biçimine bağlıdır: yüzeysel taklit yıkıma, bilgiye ve emeğe dayalı alış dengeye götürür.
    3. C)Varlıklı aileden gelen her genç züppe olur.
    4. D)Yabancı dil öğrenmek kişiyi kendi değerlerinden koparır.
    5. E)Roman Batılılaşma konusunda hiçbir yargı taşımaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Romanın sorusu Batılılaşmanın nasıl yapıldığıdır; Râkım Efendi'nin Fransızcası onu koparmaz, dengeli kılar.

E09 — Tanzimat Edebiyatı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.