YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Edebiyatı · EDB-E08-L04
Rubai ve tuyuğ
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Ilgım, kuzeninin nişanında babaannesinin karşılıklı söylediği mânileri telefonuna yazmıştı. Ertesi gün ödev için bir Divan şiiri seçkisini karıştırırken dörder dizelik kısa şiirlerle dolu bir bölüme rastladı. Her birinin dördüncü dizesi ilk iki dizenin sesine dönüyor, üçüncü dize kafiyenin dışında kalıyordu. Sayfanın kenarına «bunlar da mâni» diye yazdı. Akşam birini babaannesinin ezgisine uydurmayı denedi. Ezgi yedinci hecede kapanıyor, dize ise sürüp gidiyordu; ikinci dizede heceleri yuttu, üçüncüde bıraktı. Babaannesi kitabı alıp ezgisiz, sesli okudu: kimi heceyi uzatıyor, kimini kısa geçiyordu ve dizeler kendi ritmini buluyordu. Ilgım kenardaki notu silmedi; altına kısa bir soru yazdı. Ses düzeni aynıysa bu dörtlükleri mâniden ayıran neydi?
2Hedefler
- Dört dizelik, aaxa düzenli bir şiirin rubai, tuyuğ ya da mâni olduğunu ölçüsüne, geleneğine ve kafiyesinin niteliğine bakarak belirlersin.
- Bir rubaide serbest kalan üçüncü dizenin işini ve asıl düşüncenin hangi dizede durduğunu gösterirsin.
- Tuyuğdaki cinaslı kafiyeyi redif tekrarından ayırıp her sözcüğün o dizedeki anlamını açıklarsın.
- Ders kitaplarında rubaiyle ve tuyuğla anılan şairleri doğru şekle bağlarsın.
3Konu anlatımı
Kafiye düzeni tek başına karar vermez
Nazım şekillerinin haritasını çizdiğimiz derste rubai ile tuyuğ birer satırla geçmişti; Divan edebiyatının genel özelliklerini işlerken de beyit eğiliminin dışında kalan şekiller arasında anılmışlardı. Bu ders o iki satırı açıyor ve Ilgım'ın sorusuna cevap arıyor.
Sorunun düğümü şurada: Türk şiirinde aaxa düzeniyle kafiyelenen en az üç dörtlük vardır. Halk şiirinin anonim kolunda mâni, Divan şiirinde rubai ve tuyuğ. Üçünde de ilk iki dize ile sonuncusu aynı sese bağlanır, üçüncü dize serbest bırakılır. Dize sayısına ve kafiye düzenine bakan okur bu yüzden üçünü birbirinden ayıramaz. Ayrım başka ölçütlerde yapılır: dizeler hangi ölçüyle yazılmış, şekil hangi gelenekten gelmiş, kafiye sözcükleri nasıl seçilmiş ve şiir neyi konu ediniyor. Ilgım'ın denemesi bu ölçütlerden birini, ölçüyü, farkında olmadan sınamıştı. Mâninin ezgisi yedi heceye göre kurulmuştu; aruzla yazılmış bir dize ise uzun ve kısa hecelerin dizilişinden doğan başka bir ritim taşır.
Rubai: İran şiirinden gelen dörtlük
Ders kitaplarında rubai, İran edebiyatından Türk şiirine geçmiş, dört dizeden oluşan bir Divan şeklidir. Adı Arapçada «dörtlü» anlamına gelir. Her rubai kendi başına bir bütündür: dört dize söylenir ve şiir orada kapanır. Şairler bu dörtlükleri çoğunlukla art arda yazar, ama her biri ayrı bir şiir olarak okunur.
Kafiye düzeni çoğunlukla aaxa'dır. Ders kitapları dört dizesi de aynı sesle biten, yani aaaa düzenli rubailerin de bulunduğunu not eder. Rubaiyi ayıran asıl özellik ölçüsüdür. Rubai aruzla yazılır, ama gazelde ya da kasidede kullanılan her kalıp ona uymaz. Ders kitaplarına göre rubaiye özgü kalıplar vardır ve bunlar aruzun ahreb ve ahrem adı verilen kalıplarından türer. Bu kalıpların ayrıntısı sınavda beklenmez; bilmen gereken, rubainin kendine ait bir ölçü ailesi olduğudur.
Konusu ders kitaplarında felsefi ve tasavvufi olarak verilir. Hayatın anlamı, ölümün kaçınılmazlığı, kader, dünyanın geçiciliği rubainin en sık döndüğü sorulardır. İran edebiyatında bu şekil en çok Ömer Hayyam'ın adıyla anılır. Türk Divan şiirinde ise ders kitapları rubaileriyle tanınan şair olarak Azmizade Haleti'yi gösterir.
Bir rubaiyi dizesi dizesine okumak
Aşağıdaki dörtlük bu derste, yapıyı göstermek için kuruldu. Hiçbir şaire ait değildir ve ölçüsü gözetilmedi; aruz bakımından bir rubai kalıbına uyduğu iddia edilmiyor. Burada yalnız kafiye düzenine, redife ve düşüncenin dizelere dağılışına bakacağız.
Sabah olur, akşam olur, bu fani zaman geçer
Çöl yolundan çan sesiyle uzun bir kervan geçer
Kimi burada saray kurdu, kimi bir kulübe
Kalan bir iyi addır yalnız; mülk geçer, sultan geçer
Kafiye ve redif dersinde öğrendiğimiz sıra burada da işe yarar: önce en sondaki parça, sonra ondan öncesi.
- Son sözcükleri ayır. Birinci dize «zaman geçer», ikinci dize «kervan geçer», dördüncü dize «sultan geçer» ile bitiyor. Üçüncü dize «kulübe» ile kapanıyor.
- Redifi bul. «Geçer» üç dizede de aynı fiil, aynı anlam ve aynı çekimle duruyor: rediftir.
- Geriye kalanlarda ortak sesleri bul. «Zaman», «kervan» ve «sultan» sondan karşılaştırılınca «n» ortak, «a» ortak; bir önceki seste «m», «v» ve «t» ayrılıyor. Üç dizenin paylaştığı ses «an»dır; iki sesten oluşan bu kafiye tamdır.
- Düzeni yaz. «Kulübe» bu sese katılmıyor ve x ile gösteriliyor. Düzen aaxa'dır.
Şimdi düşüncenin dizelere nasıl dağıldığına bakalım. İlk iki dize günün ve yolun akışını gösteriyor: zaman da kervan da geçip gidiyor. Üçüncü dize kafiyeden bağımsız kalır ve insanlara döner; saray kuranla kulübe kuranı aynı cümlede anar ama bir hüküm vermez. Hüküm dördüncü dizede gelir: geriye yalnız iyi bir ad kalır, mülk de sultan da geçicidir. Ders kitapları rubaide asıl düşüncenin çoğunlukla son dizede söylendiğini belirtir. Kafiyesiz üçüncü dize bu sona giden yolu açar; dördüncü dize hem ilk iki dizenin sesine geri döner hem de düşünceyi bağlar. Ses ile anlam aynı noktada kapanır.
Tuyuğ: Türklerin Divan şiirine kattığı dörtlük
Tuyuğ da dört dizeden oluşur ve çoğunlukla aaxa düzeniyle kafiyelenir. Ders kitapları onu rubaiden kökeniyle ayırır: rubai İran şiirinden alınmıştır, tuyuğ ise Türklere özgü bir şekil olarak gösterilir. Divan şiirinin şekillerinin büyük bölümü Arap ve İran şiirinden gelirken tuyuğ bu genel akışın dışında kalır.
Tuyuğun ölçüsü de bellidir. Ders kitaplarına göre tuyuğ aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbıyla yazılır. Rubai kendi kalıp ailesine bağlıyken tuyuğ bu tek kalıba bağlanır; iki dörtlüğü aruz bakımından ayıran ölçüt budur.
Tuyuğun kafiyesinde ayırt edici bir eğilim vardır: kafiyeler çoğunlukla cinaslıdır. Kafiye ve redif dersinde cinaslı kafiyeyi tanımıştık: kafiye yerinde, yazılışça özdeş ama anlamca ayrı sözcüklerin buluşması. Tuyuğda aynı sözcük kafiye yerinde üç kez görünür, ama her görünüşünde başka bir şeyi adlandırır. Konu bakımından tuyuğ rubai kadar belirgin bir alana bağlanmaz; ders kitapları onu daha çok ölçüsüyle ve cinasıyla tanımlar. Tuyuğ ile birlikte anılan şairler arasında ders kitaplarında Kadı Burhaneddin ve Ali Şir Nevai yer alır. Bu şairlerin hayatı ve öteki eserleri yüzyıl derslerinde açılacak.
Cinası bir tuyuğda çözmek
Aşağıdaki dörtlük de bu derste kuruldu ve kimseye ait değildir. Ölçüsü gözetilmedi; «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbına uyduğu iddia edilmiyor. Örnek yalnız cinaslı kafiyenin nasıl işlediğini göstermek için var.
Bahar geldi, yeşile büründü kır
Gönlüne yük olan o kederi kır
Gençlik bir rüzgârdır, eser ve geçer
Bir sabah aynaya bakarsın: saçın kır
Kafiye yerinde üç kez «kır» duruyor. Tekrar eden bir sözcük gördüğümüzde ilk akla gelen redif olur. Ama redif için sözcüğün anlamının ve görevinin de aynı kalması gerekir. Üç «kır»ı tek tek soralım:
- Birinci dizede «kır», şehrin dışındaki açık arazidir; bir yer adıdır.
- İkinci dizede «kır», «kırmak» fiilinin emir kipidir: kederini parçala, ondan kurtul.
- Dördüncü dizede «kır», beyazı siyahına karışmış saçı niteleyen sıfattır: saçın ağarmış.
Yazılış üç dizede de aynıdır, anlam ise üç kez değişir. Bu yüzden tekrar redif değildir; aralarındaki kafiye cinaslıdır. Üçüncü dize «geçer» ile biter ve bu sese katılmaz: düzen yine aaxa. Cinası bulmanın yolu ses saymak değil, her sözcüğün o dizede ne anlama geldiğini sormaktır.
Mâniyle karşılaştırma
Anonim halk şiiri dersinde kesik mâniyi görmüştük: ilk dizesi yedi heceden kısa kalan, kafiyeleri cinasla kurulan mâni. Tuyuğ ile kesik mâni bu bakımdan birbirine yaklaşır; ikisinde de aynı sözcük kafiye yerinde başka anlamlarla döner. Bazı ders kitapları tuyuğu bu benzerlik yüzünden mâninin Divan şiirindeki karşılığına benzetir. Benzerlik ölçüde biter: mâni heceyle, tuyuğ aruzla yazılır.
Konu da tek başına ayırt etmez. Aşağıdaki mâniyi bu derste kurduk; konusu rubaininkine yakındır:
Dağda duman tütüyor
Kervan yolu bitiyor
Saray da kalmaz, han da
Ömür akıp yitiyor
Heceleri sayalım: «Dağ-da du-man tü-tü-yor» 7, «Ker-van yo-lu bi-ti-yor» 7, «Sa-ray da kal-maz han da» 7, «Ö-mür a-kıp yi-ti-yor» 7. Dört dize de yedi hecedir. Dize sonlarındaki «-üyor» ve «-iyor» şimdiki zamanı bildiren tek bir ektir; görevi üç dizede değişmediğinden redif sayılır. Ek ayrılınca «tüt», «bit» ve «yit» kalır ve bunların ortak sesi yalnız «t»: yarım kafiye. Düzen aaxa. Konu dünyanın geçiciliğidir, yani felsefidir. Yine de bu dörtlük rubai değil, mânidir: hece ölçüsüyle kurulmuştur ve halkın ağzında söylenen anonim bir ürünün biçimini taşır.
Üç şekli bir tabloda toplayalım:
| Ölçüt | Rubai | Tuyuğ | Mâni |
|---|---|---|---|
| Gelenek | Divan şiiri | Divan şiiri | Anonim halk şiiri |
| Köken | İran edebiyatı | Türklere özgü | Sözlü halk geleneği |
| Ölçü | Aruz; rubaiye özgü kalıplar (ahreb ve ahrem kalıplarından) | Aruz; fâilâtün fâilâtün fâilün | Hece; çoğunlukla 7'li |
| Kafiye düzeni | aaxa, bazen aaaa | aaxa | aaxa |
| Kafiyenin niteliği | Özel bir koşul aranmaz | Çoğunlukla cinaslı | Kesik mânide cinaslı |
| Konu | Felsefi, tasavvufi | Belirli bir alana bağlanmaz | Sevgi, ayrılık, özlem gibi gündelik duygular |
| Söyleyen | Şair; ders kitaplarında Ömer Hayyam, Azmizade Haleti | Şair; ders kitaplarında Kadı Burhaneddin, Ali Şir Nevai | Anonim |
Dört dizelik bir şiiri sınıflandırma sırası
Tablonun satırları bir karar sırasına çevrilebilir. Önce ölçüye bak: hece sayıları eşitse ve şiir halk ağzında söyleniyorsa mâniye yönel. Ölçü aruzsa şiir Divan şiirine aittir ve iki aday kalır. Soruda ölçü kalıbı verilmişse karar oradadır: «fâilâtün fâilâtün fâilün» tuyuğu, rubaiye özgü kalıplar rubaiyi gösterir. Kalıp verilmemişse kafiyeye ve konuya bak: cinaslı kafiye tuyuğu düşündürür; ölüm, kader ve hayatın anlamı üzerine bir hükümle biten dörtlük rubaiyi. Şair adı verilmişse eşleştirme de yardım eder. Kafiye düzeninden ise hiçbir zaman karar çıkarma; üç şekil o noktada birleşir.
Rubai de tuyuğ da sözünü dört dizede tamamlar ve dizeleri tek bir sesle bağlar. Mesnevi ölçeği bütünüyle değiştiriyor: orada kafiye her beyitte iki dize arasında kurulup orada tamamlanır, ardından gelen beyit yeni bir sesle açılabilir. Bu düzen şaire bir aşk hikâyesini ya da bir öğüt kitabını binlerce beyit boyunca sürdürme imkânı verir. Hangi uzun konuların bu şekille yazıldığı ve ses düzeninin bu uzunluğu nasıl taşıdığı, o dersin konusu.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Hükmü taşıyan dize
Soru: Aşağıdaki rubai örneği bu ders için yazılmıştır; ölçüsü gözetilmemiştir.
Dün açan gül bugün soldu, savruldu dalından
Su durmadan akıp gider, haber vermez yolundan
Sen ki bu bahçede kendini kalıcı sanırsın
Bil ki kimse kurtulmaz zamanın elinden
Bu dörtlükle ilgili hangisi doğrudur?
- A) Kafiye düzeni aabb'dir ve asıl düşünce ilk dizededir.
- B) Redif «dalından», kafiye yoktur.
- C) Düzen aaxa'dır; redif «-ından, -undan, -inden» ekleri, kafiye «l» sesidir ve asıl düşünce dördüncü dizededir.
- D) Üçüncü dize kafiyesiz olduğu için dörtlük kusurludur.
- E) Kafiye cinaslıdır, çünkü üç sözcük aynı seslerle biter.
Çözüm: Dize sonları «dalından», «yolundan», «elinden». Sondaki «-ından, -undan, -inden», üçüncü kişi iyelik ekine ayrılma hâli ekinin eklenmesiyle oluşmuştur; ünlüsü uyuma göre değişse de üç dizede aynı görevi gördüğünden rediftir. Kalan «dal», «yol» ve «el» yalnız «l» sesini paylaşır: yarım kafiye. «Sanırsın» bu sese katılmaz; düzen aaxa'dır. İlk iki dize gülü ve akan suyu gösterir, üçüncü dize okura döner, hüküm dördüncü dizede gelir: kimse zamandan kurtulamaz. Serbest üçüncü dize bu şekilde olağandır, kusur sayılmaz. Üç sözcük ayrı sözcükler olduğu için ortada cinas da yoktur. Cevap: C.
Örnek 2 — Üç kez «bel»
Soru: Aşağıdaki dörtlük bu ders için kurulmuştur; ölçüsü gözetilmemiştir.
Yâr selvi boylu, ince bel
Aşılmaz karlı dağda bel
Toprak bekler, gönül bekler bahar
Bağa varsam elimde bir bel
Kafiye yerindeki «bel» sözcükleri için hangisi doğrudur?
- A) Üçü de aynı anlamda olduğundan rediftir.
- B) Birinci ve ikinci aynı, üçüncüsü farklı olduğundan yalnız son dize kafiyelidir.
- C) Kafiye yoktur, çünkü üç dize aynı sözcükle biter.
- D) Düzen abab'dır.
- E) Birincisi vücudun beli, ikincisi dağdaki geçit, üçüncüsü toprak kazmaya yarayan kürektir; yazılışı aynı, anlamı farklı olduğundan kafiye cinaslıdır.
Çözüm: Her «bel»in o dizedeki anlamını soralım. Sevgilinin ince beli bir vücut bölümüdür. Karlı dağda aşılmaz olan bel, iki tepe arasındaki geçittir. Bağa giderken elde tutulan bel ise bir bahçe aletidir. Anlam üç kez değiştiği için tekrar redif değildir; aynı yazılışlı, ayrı anlamlı sözcüklerle kurulmuş cinaslı kafiyedir. Üçüncü dize «bahar» ile dışarıda kalır; düzen aaxa'dır, abab değil. Cevap: E.
Örnek 3 — Üç dörtlük, üç ad
Soru: Bir öğretmen tahtaya dört dizelik, aaxa düzenli üç şiirin bilgilerini yazıyor. Birinci şiir aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbıyla yazılmış, kafiyeleri cinaslıdır. İkinci şiir bir düğünde söylenmiş, dizeleri yedişer hecedir, söyleyeni bilinmez. Üçüncü şiir aruzun rubaiye özgü bir kalıbıyla yazılmış, son dizesinde ölümün kaçınılmazlığı üzerine bir hüküm verir. Sırasıyla şekiller hangisidir?
- A) Rubai, mâni, tuyuğ
- B) Tuyuğ, mâni, rubai
- C) Mâni, tuyuğ, rubai
- D) Tuyuğ, rubai, mâni
- E) Rubai, tuyuğ, mâni
Çözüm: Kafiye düzeni üçünde aynıdır; karar ölçüden ve gelenekten çıkar. «Fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbı ve cinaslı kafiye tuyuğu gösterir. Yedi heceli, anonim ve düğünde söylenen dörtlük mânidir. Rubaiye özgü aruz kalıbı ve son dizedeki felsefi hüküm rubaiyi gösterir. Cevap: B.
Örnek 4 — Şair ile şekli eşleştirmek
Soru: Şair ve şekil eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A) Ömer Hayyam — rubai
- B) Kadı Burhaneddin — tuyuğ
- C) Azmizade Haleti — rubai
- D) Ali Şir Nevai — tuyuğ
- E) Ali Şir Nevai — mâni
Çözüm: Ders kitaplarında Ömer Hayyam ve Azmizade Haleti rubaileriyle, Kadı Burhaneddin ve Ali Şir Nevai tuyuğlarıyla anılır. Mâni ise anonim halk şiirinin ürünüdür; söyleyeni bilinmez ve bir Divan şairine mal edilmez. Ali Şir Nevai'yi mâniye bağlayan eşleştirme bu yüzden yanlıştır. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Aaxa düzenli her dörtlüğü mâni saymak. Rubai ve tuyuğ da aaxa ile kafiyelenir; ölçü heceyse ve şiir anonimse mâniye, aruzsa Divan dörtlüklerine yönel.
- Rubaiyi konusuyla mâniden ayırmaya çalışmak. Hayatın geçiciliğini anlatan bir mâni de olabilir; ayrımı ölçü ve gelenek yapar.
- Tuyuğun kafiye yerindeki tekrarı redif sanmak. Sözcük her dizede başka bir anlam taşıyorsa tekrar redif değil, cinaslı kafiyedir; her sözcüğün o dizedeki anlamını sor.
- Rubainin üçüncü dizesini kusur saymak. Aaxa düzeninde üçüncü dize serbest kalır; asıl düşünce çoğunlukla son dizede söylenir.
- Kökenleri karıştırmak. Rubai İran edebiyatından gelir, tuyuğ Türklere özgüdür. Divan şiirinin Arap ve İran kaynaklı olması her şeklin oradan geldiği anlamına gelmez.
6Tekrar kartı
- Mâni, rubai, tuyuğ: ortak noktaları dört dizelik birim ve aaxa düzeni. Kafiye düzeni bu üçünü ayırmaz.
- Rubai: İran edebiyatından gelir; aruzun rubaiye özgü kalıplarıyla (ahreb ve ahrem kalıplarından) yazılır; aaxa, bazen aaaa.
- Rubainin konusu felsefi ve tasavvufidir: ölüm, kader, hayatın anlamı. Asıl düşünce çoğunlukla son dizededir.
- Rubaiyle anılan şairler: Ömer Hayyam (İran), Azmizade Haleti (Türk Divan şiiri).
- Tuyuğ: Türklere özgü; aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbı; aaxa; kafiyeler çoğunlukla cinaslı.
- Tuyuğla anılan şairler: Kadı Burhaneddin, Ali Şir Nevai.
- Cinaslı kafiye: aynı yazılış, ayrı anlam. Kesik mâni ile tuyuğ bu özellikte buluşur, ölçüde ayrılır (hece ve aruz).
- Karar sırası: ölçü → gelenek → kalıp → kafiyenin niteliği ve konu → şair.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Ders kitaplarına göre rubai Türk şiirine hangi edebiyattan geçmiştir?
- A)Arap halk şiirinden
- B)Batı şiirinden
- C)İran edebiyatından
- D)Çağatay halk şiirinden
- E)Uygur dönemi şiirinden
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Rubai İran edebiyatında gelişmiş ve oradan Divan şiirine alınmış bir dörtlüktür; tuyuğ ise Türklere özgü sayılır.
Soru 2 · Kolay
Aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbıyla yazılan ve Türklere özgü sayılan dört dizelik Divan şekli hangisidir?
- A)Tuyuğ
- B)Rubai
- C)Mâni
- D)Murabba
- E)Koşma
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Bu kalıp ve Türk kökeni tuyuğun iki tanıtıcı özelliğidir; rubainin kalıpları başka bir aileden gelir.
Soru 3 · Kolay
İran edebiyatında rubai şekliyle en çok anılan şair kimdir?
- A)Kadı Burhaneddin
- B)Ali Şir Nevai
- C)Yunus Emre
- D)Karacaoğlan
- E)Ömer Hayyam
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Rubai İran şiirinde en çok Ömer Hayyam'ın adıyla birlikte anılır; Kadı Burhaneddin ve Nevai tuyuğla anılır.
Soru 4 · Kolay
Tuyuğlarda kafiyeler çoğunlukla hangi özellikte kurulur?
- A)Yalnız yarım kafiyeyle
- B)Cinaslı olarak
- C)Hiç kafiye kullanılmadan
- D)Yalnız redifle
- E)Dize başlarında
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Tuyuğda aynı yazılışlı sözcükler kafiye yerinde farklı anlamlarla döner; bu cinaslı kafiyedir.
Soru 5 · Orta
Rubai ile tuyuğu birbirinden ayırmaya yaramayan ölçüt hangisidir?
- A)Ölçü kalıbı
- B)Köken
- C)Kafiyelerin cinaslı olma eğilimi
- D)Dize sayısı ve kafiye düzeni
- E)Ders kitaplarında anıldıkları şairler
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki şekil de dört dizeden oluşur ve aaxa ile kafiyelenir; ayrım kalıpta, kökende ve kafiyenin niteliğindedir.
Soru 6 · Orta
Bu soru için yazılmış bir rubaide ilk iki dize sonbaharda dökülen yaprakları, üçüncü dize bahçeden geçen insanları anlatıyor; dördüncü dize «Her gelen göçer, kalan yalnız iyi bir addır» hükmüyle bitiyor. Asıl düşünce hangi dizededir?
- A)Dördüncü dizede
- B)Birinci dizede
- C)İkinci dizede
- D)Üçüncü dizede
- E)Dörtlüğün hiçbir dizesinde
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Rubaide hüküm çoğunlukla son dizede söylenir; ilk dizeler tablo kurar, üçüncü dize sona yol açar.
Soru 7 · Orta
Hangi sözcük çifti iki dizenin sonunda cinaslı kafiye kurmaya uygundur?
- A)«bağ» ile «dağ»
- B)siyah anlamında iki «kara»
- C)siyah anlamındaki «kara» ile deniz karşıtı toprak anlamındaki «kara»
- D)aynı anlamda iki «gönül»
- E)«sevda» ile «dünya»
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Cinas için yazılış aynı, anlam farklı olmalıdır; aynı anlamdaki tekrarlar rediftir, öteki çiftler ayrı sözcüklerdir.
Soru 8 · Orta
Bu soru için kurulmuş bir dörtlüğün dize sonları sırasıyla «dünya bir han», «akıp giden zaman», «hesap sorar mı», «kalmaz bir an» biçimindedir. Kafiye düzeni hangisidir?
- A)abab
- B)aabb
- C)aaaa
- D)xaxa
- E)aaxa
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. «Han», «zaman» ve «an» aynı sesle biter, «sorar mı» dışarıda kalır; dördüncü dize ilk ikisinin sesine döner.
Soru 9 · Orta
Ders kitaplarında Türk Divan şiirinde rubaileriyle tanınan şair olarak kim gösterilir?
- A)Kadı Burhaneddin
- B)Azmizade Haleti
- C)Ali Şir Nevai
- D)Karacaoğlan
- E)Ömer Hayyam
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Azmizade Haleti Türk Divan şiirinde rubaileriyle anılır; Ömer Hayyam İranlıdır, Burhaneddin ve Nevai tuyuğla anılır.
Soru 10 · Orta
Hayatın geçiciliğini anlatan, dizeleri yedişer heceli, aaxa düzenli ve düğünlerde söylenen anonim bir dörtlük hangi şekildir?
- A)Rubai, çünkü konusu felsefidir.
- B)Tuyuğ, çünkü dört dizedir.
- C)Gazel, çünkü aaxa ile kafiyelenir.
- D)Mâni; konusu felsefi olsa da hece ölçüsü ve anonimlik onu gösterir.
- E)Koşma, çünkü dörtlükle kurulur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Konu tek başına şekli belirlemez; yedi heceli hece ölçüsü ve anonim söyleyiş mâninin işaretidir.
Soru 11 · Orta
Kadı Burhaneddin ile Ali Şir Nevai'nin adları ders kitaplarında hangi dört dizelik Divan şekliyle birlikte anılır?
- A)Tuyuğ
- B)Mâni
- C)Koşma
- D)Semai
- E)Türkü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Seçeneklerden yalnız tuyuğ aruzlu bir Divan dörtlüğüdür; öteki şekiller hece ölçüsüyle kurulan halk şiiri şekilleridir.
Soru 12 · Zor
Ilgar, kafiye yerinde aynı sözcüğün üç kez geçtiği aruzlu bir Divan dörtlüğünü redifli bir rubai sanıyor. Sözlüğe bakınca üç sözcüğün üç ayrı anlam taşıdığını görüyor. Ilgar hangi sonuca varmalıdır?
- A)Sözcükler aynı yazıldığı için tekrar yine rediftir.
- B)Anlamlar farklıysa dörtlükte kafiye yoktur.
- C)Dörtlük mânidir, çünkü cinas yalnız halk şiirinde bulunur.
- D)Dörtlük kesin olarak rubaidir, çünkü aruzla yazılmıştır.
- E)Tekrar redif değil cinaslı kafiyedir; bu tuyuğda sık görülen bir özelliktir ve kesin karar için ölçü kalıbına bakmak gerekir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Anlamı değişen tekrar cinastır; cinas tuyuğu düşündürür, ama rubai ile tuyuğu kesin ayıran aruz kalıbıdır.
Soru 13 · Zor
Jeyan, bu ders için yazılmış bir rubaide üçüncü dizenin öteki dizelerle kafiyelenmediğini görüp şiirin yarım bırakıldığını söylüyor. Hangisi Jeyan'ın değerlendirmesini düzeltir?
- A)Üçüncü dize aslında redif taşır.
- B)Rubaide hiçbir dize kafiyelenmez.
- C)Aaxa düzeninde üçüncü dize serbest kalır; asıl düşünce çoğunlukla son dizede söylenir ve şiir orada kapanır.
- D)Rubai beyitlerle kurulduğu için üçüncü dize ayrı bir beytin başıdır ve kafiyesi sonraki rubaidedir.
- E)Üçüncü dize kafiyesizse şiir tuyuğdur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Serbest üçüncü dize rubainin olağan düzenidir; dördüncü dize hem kafiyeye döner hem düşünceyi bağlar.
Soru 14 · Zor
Kesik mâni ile tuyuğ için hangi karşılaştırma doğrudur?
- A)İkisi de aruzla yazılır, yalnız gelenekleri ayrıdır.
- B)İkisinde de düzen aaxa'dır ve kafiye çoğunlukla cinaslıdır; mâni heceyle, tuyuğ aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbıyla yazılır.
- C)Kesik mâni İran edebiyatından, tuyuğ halk şiirinden gelir.
- D)İkisinin de söyleyeni bilinmez.
- E)Tuyuğ yedi heceli, kesik mâni on bir heceli dizelerle kurulur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Cinaslı kafiye ve aaxa iki şekli yaklaştırır; hece ile aruz ve anonim halk şiiri ile Divan şiiri onları ayırır.
Soru 15 · Zor
Dört dizelik bir şiir hakkında şu bilgiler veriliyor: aruzun ahreb kalıbından türemiş bir ölçüyle yazılmış, aaxa düzeninde kafiyelenmiş, kafiyeleri cinaslı değil, dördüncü dizesinde ölümün kaçınılmazlığı hükme bağlanıyor. Bu şiirin şekli hangisidir?
- A)Tuyuğ
- B)Kesik mâni
- C)Düz mâni
- D)Rubai
- E)Gazel
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Rubaiye özgü kalıp ailesi, felsefi konu ve hükmün son dizede gelmesi rubaiyi gösterir; mâniler heceyle, tuyuğ başka bir kalıpla yazılır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Mesnevi» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Rubai için yazılan cümlelerden hangisi yanlıştır?
- A)Dört dizeden oluşur ve her biri kendi başına bir şiirdir.
- B)Kafiye düzeni çoğunlukla aaxa, bazen aaaa olur.
- C)Konusu ders kitaplarında felsefi ve tasavvufi olarak verilir.
- D)Türklere özgü bir şekildir ve Türk şiirinden İran şiirine geçmiştir.
- E)Aruzun kendine özgü kalıplarıyla yazılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Rubai İran edebiyatından Türk şiirine geçmiştir; Türklere özgü sayılan dört dizelik Divan şekli tuyuğdur.
Soru 2 · Orta
Kapı için yazılmış dörtlüğün dize sonları: «bu bağa yine bahar oldu», «gül de bir gün mezar oldu», «kim kaldı ki sorsun», «dünya denen pazar oldu». Bu dize sonlarında hangi parça redif, hangi ses kafiyedir?
- A)Redif yok, kafiye «oldu»
- B)Redif «oldu», kafiye «ar», tam kafiye
- C)Redif «ar oldu», kafiye yok
- D)Redif «-du», kafiye «ol»
- E)Kafiye cinaslıdır, çünkü «oldu» üç kez geçer
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. «Oldu» üç dizede aynı anlamla yinelendiği için rediftir; kalan «bahar», «mezar» ve «pazar» sondan «r» ile «a» seslerini paylaşır.
Soru 3 · Zor
Bir şerhte dört dizelik bir Divan şiiri için şu bilgiler veriliyor: aruzun «fâilâtün fâilâtün fâilün» kalıbıyla yazılmıştır, kafiye yerindeki üç sözcük aynı yazılıp ayrı anlamlar taşır, düzen aaxa'dır. Şiirin şekli hangisidir?
- A)Rubai
- B)Kesik mâni
- C)Düz mâni
- D)Gazelin matlası
- E)Tuyuğ
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Belirtilen aruz kalıbı ve cinaslı kafiye tuyuğu gösterir; mâni heceyle yazılır, rubai başka kalıplara bağlıdır.
Soru 4 · Zor
Janer iki dörtlük okuyor. İkisi de aaxa düzenli ve ikisi de ölümü konu ediniyor. Birincisi yedi heceli, söyleyeni bilinmeyen ve bir düğünde söylenmiş bir dörtlük; ikincisi bir şairin divanında, aruzun rubaiye özgü bir kalıbıyla yazılmış. Hangisi doğru değerlendirmedir?
- A)Birincisi mâni, ikincisi rubaidir; ayrımı konu değil ölçü ve gelenek yapar.
- B)İkisi de rubaidir, çünkü konuları felsefidir.
- C)İkisi de mânidir, çünkü dört dizeli ve aaxa düzenlidir.
- D)Birincisi tuyuğ, ikincisi rubaidir.
- E)Birincisi rubai, ikincisi mânidir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Konu ve kafiye düzeni ortak olduğu için ayırt etmez; hece ölçüsü ve anonimlik mâniyi, rubaiye özgü aruz kalıbı rubaiyi gösterir.
Soru 5 · Zor
Tuyuğ hakkında üç ifade öne sürülüyor. İlki: Ders kitaplarında Türklere özgü bir şekil olarak gösterilir. İkincisi: Kafiyeleri çoğunlukla cinaslıdır. Üçüncüsü: İran edebiyatından gelir ve asıl düşünce her zaman üçüncü dizede söylenir. Hangileri doğrudur?
- A)Yalnız sonuncusu
- B)İkincisi ile sonuncusu
- C)İlk ikisi
- D)Yalnız ilki
- E)Üç ifadenin hepsi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Tuyuğ Türklere özgüdür ve cinaslı kafiyesiyle tanınır; İran kökeni rubaiye aittir ve serbest kalan dize üçüncüdür, hükmün yeri değildir.
E08 — Divan Edebiyatı
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.