İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Halk Edebiyatı · EDB-E07-L05

Yunus Emre

AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Şeyda dedesinin masasında yıpranmış bir şiir kitabı buldu ve açtığı sayfadaki ilahiyi hiç takılmadan okudu. Sözlüğe bakmasını gerektiren tek kelime yoktu. «Eski usulde yazan yeni bir şair herhalde» dedi, kitabı geri koyarken. Dedesi ona önsözü okumasını söyledi. Derleyen kişi, şiirlerin yaklaşık yedi yüz yıl önce söylendiğini yazıyordu; bir sonraki paragrafta ise şairin şiirlerinin çoğunu heceyle söylediğini, bir kısmında da aruzu kullandığını, ayrıca aruzla öğretici bir mesnevi kaleme aldığını belirtiyordu. Şeyda'nın iki varsayımı birden çökmüştü: yalın dil yeni olmak demek değildi, halkın anladığı dille yazan bir şair de yalnız heceye bağlı kalmak zorunda değildi.

2Hedefler

  • Yunus Emre'nin yaşadığı dönemi, tasavvufi çevresini ve şiirinin başlıca konularını açıklarsın.
  • Divan'ı ile Risaletü'n-Nüshiyye'yi biçim, ölçü ve amaç bakımından birbirinden ayırırsın.
  • Yunus'a ait iki dizede ve derse özel bir dörtlükte heceyi, durağı, kafiyeyi ve redifi adım adım belirlersin.
  • Yunus Emre'yi Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal ve divan şairlerinden ölçülebilir ölçütlerle ayırırsın.

3Konu anlatımı

Yedi yüzyıllık yalınlık

Yunus Emre, ders kitaplarında Anadolu'da Türkçe söylenmiş tasavvufi şiirin en önemli adı olarak anılır. Kesin doğum ve ölüm tarihleri bilinmez; yaşadığı zaman genellikle 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başı arasına yerleştirilir. Hayatına dair bilgiler azdır ve bir kısmı söylencelere dayanır; Anadolu'da pek çok yerin onu kendi toprağına bağlaması da bundandır. Sınavın sorduğu ise biyografinin ayrıntısı değil, şiirin kendisidir.

Şeyda'yı yanıltan özellikle başlayalım. Yunus'un dili sade Türkçedir: kelimeleri halkın gündelik konuşmasından alır, Arapça ve Farsça tamlamalara pek az başvurur. Onun kullandığı yazı dili, Anadolu'da Oğuzların konuştuğu Türkçeye dayanır ve bugünkü Türkiye Türkçesi bu dilin devamıdır. Yedi yüz yıllık bir şiirin bugün kolayca okunmasının sebebi budur. Yakınlık tarihin değil, sürekliliğin işaretidir.

Tapduk Emre'nin dervişi

Ders kitapları Yunus'un Tapduk Emre'ye bağlanan bir derviş olduğunu söyler. Tekke çevresinde yetişmiş, tasavvufu yaşayan ve onu şiirle anlatan bir şairdir. Dinî-tasavvufi halk edebiyatı dersinde gördüğün ayrım burada işe yarar: âşık, sazını alıp köy köy dolaşan halk şairiydi; tekke şairi ise tarikat içinde yetişir, şiirini öncelikle bir yol öğretisini iletmek için söyler. Yunus ikinci gruptadır.

Bu çizginin bir kökü vardır. Geçiş Dönemi'ni işlerken Ahmet Yesevi'nin hikmetlerini hece ölçüsüyle, dörtlükle ve sade bir Türkçeyle söylediğini görmüştün. Yesevi'nin dervişleri bu geleneği Anadolu'ya taşıdı; Yunus Emre o geleneğin Anadolu'daki en güçlü sesi oldu. Ortak olan şey ölçü ile dilin tercihidir: söz, okuma yazma bilmeyenin de kulağına ulaşsın diye kurulur.

Divan: ilahinin evi

Yunus'un şiirleri Divan'ında toplanmıştır. Bu şiirlerin büyük kısmı ilahi türündedir. İlahi, Allah'a duyulan sevgiyi, ona yakarışı ve tasavvuf yolunu anlatan, tekkelerde ezgiyle okunan dinî şiirdir. Yunus'un ilahileri çoğunlukla dörtlüklerle, hece ölçüsüyle ve sade dille kurulur; son dörtlükte şair adını, yani mahlasını, «Yunus» olarak söyler.

Ancak Divan'daki şiirlerin tamamı heceli değildir. Ders kitapları Yunus'un bir kısım şiirini aruzla yazdığını da kaydeder. Bu ayrıntı Şeyda'nın ikinci yanılgısını düzeltir: Yunus hem hece hem aruz kullanmıştır.

Bir ilahiden iki dize

Yunus'un en bilinen ilahilerinden birinin açılışı şöyledir:

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni

Hece. Birinci dize: Aş-kın-al-dı-ben-den-be-ni, sekiz hece. İkinci dize: Ba-na-se-ni-ge-rek-se-ni, sekiz hece.

Durak. «Aşkın aldı / benden beni» ve «Bana seni / gerek seni». İki dize de dördüncü heceden sonra, kelime bitiminde bölünür: 4+4.

Kafiye ve redif. Dize sonları «beni» ve «seni». Bu kelimelerin sonundaki «-i» belirtme durumu ekidir; ek olduğu için rediftir. Geriye kalan kökler «ben» ile «sen» ise «en» sesinde buluşur. Bu ortaklık bir ünlüyle onu izleyen ünsüzden oluştuğu için tam kafiye sayılır.

Anlam. «Aşkın» sözündeki «-ın» ekinin işaret ettiği sen, Allah'tır. Söyleyen kişi ilahi aşkın kendisini benliğinden kopardığını söylüyor; ikinci dizede «seni» kelimesinin tekrarı, istenen tek şeyin o olduğunu vurguluyor. İlahi aşk, Yunus'un ana temasıdır.

Konular: aşk, ölüm, insan

Ders kitaplarında Yunus'un şiirinde öne çıkan konular şöyle sıralanır: ilahi aşk, ölüm, dünyanın geçiciliği ve insan sevgisi. Bunlar birbirinden kopuk başlıklar değildir. Dünya geçicidir, ölüm herkese gelir; kalıcı olan Allah sevgisidir ve bu sevgi, onun yarattığı insana duyulan sevgiyle görünür hâle gelir. Gönül kırmamak, kibirden uzak durmak, insanı sevmek bu yüzden Yunus'ta dinî bir öğüdün parçasıdır.

Bu söyleyişin biçimini izlemek amacıyla, hiçbir şaire mal edilmeyen, bu derse özgü şu dörtlüğün hecelerini sayalım:

Gönül dostu için yanar
Dünyayı bir handır sanar
Gidenleri hoşça anar
Kapı açık, sofra hazır

Her dize sekiz hecedir: Gö-nül-dos-tu / i-çin-ya-nar; Dün-ya-yı-bir / han-dır-sa-nar; Gi-den-le-ri / hoş-ça-a-nar; Ka-pı-a-çık / sof-ra-ha-zır. Duraklar dördüncü hecenin ardından ve her seferinde kelime sonuna düşüyor. İlk üç dize «yanar, sanar, anar» ile bitiyor: «-ar» geniş zaman ekidir, dolayısıyla redif; «yan, san, an» köklerinde paylaşılan «an» ise tam kafiyedir. Dördüncü dize «hazır» ile dışarıda kalıyor; düzen aaab. Dörtlük ölçüyü, sade dili ve dünyanın bir konaklama yeri olduğu düşüncesini taşıyor; ama Yunus'un dizesi değildir, yalnız onun geleneğinin biçimini gösteren bir alıştırmadır.

Risaletü'n-Nüshiyye: aruzlu öğüt kitabı

Yunus'un Divan'ı dışındaki eseri Risaletü'n-Nüshiyye'dir. Adındaki «nush» kelimesi öğüt anlamına gelir; ad kabaca «öğüt risalesi» diye karşılanır. Ders kitaplarında yazılış tarihi 1307–1308 olarak verilir.

Bu eser Divan'dan üç noktada ayrılır. Biçimi mesnevidir: her beyit kendi içinde kafiyelenir ve uzun bir konu kesintisiz anlatılır. Ölçüsü aruzdur. Amacı öğreticidir: insanın iyi ve kötü huylarını anlatarak okura ahlak ve tasavvuf yolunda öğüt verir. Kutadgu Bilig dersinden hatırlarsın: uzun, öğretici bir anlatıyı aruzlu mesneviyle kurmak İslami edebiyattan gelen bir yoldu. Yunus bu yolu da biliyor ve kullanıyordu. İlahilerde bir duygu olarak söylenen insan sevgisi, Risale'de bir öğretiye dönüşür: kötü huylardan arınmanın ve iyi huyları edinmenin yolu sırayla anlatılır. Böylece iki eser aynı şairin iki ayrı sesi gibi okunabilir; biri yakarır, öteki ders verir.

ÖlçütDivanRisaletü'n-Nüshiyye
İçerikŞiirler, çoğu ilahiTek ve bütünlüklü bir öğüt eseri
Nazım birimi / biçimÇoğunlukla dörtlükMesnevi (beyit)
ÖlçüÇoğunlukla hece, bir kısmı aruzAruz
Amaçİlahi aşkı ve tasavvufi duyguyu dile getirmekÖğretmek, öğüt vermek

Yunus'u komşularından ayırmak

Yunus'u tanımanın sağlam yolu, onu kendisine benzeyen adlardan ayırabilmektir. Bunun için şu ölçütlere bak:

  • Ahmet Yesevi ile dil ve ölçü tercihleri ortaktır. Fark coğrafya ve dönemdedir: Yesevi 12. yüzyılda Türkistan'da hikmet söyler, Yunus Anadolu'da ilahi. Yesevi'nin adıyla anılan eser hikmetlerden oluşur; Yunus ise şiirlerine ek olarak aruzlu bir mesnevi bırakmıştır.
  • Pir Sultan Abdal da hece ölçüsü ve sade dil kullanır, o da tasavvufi şiir söyler; ama ders kitaplarında 16. yüzyılın Alevi-Bektaşi şairi olarak, âşık geleneğine yakın biçimde, koşma ve nefesleriyle anılır. Yunus'u ayıran, onun ondan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşaması ve aruzlu bir mesnevi bırakmasıdır.
  • Divan şairleri aruzu esas alır, beyitle yazar, Arapça ve Farsça kelimelerle örülmüş süslü bir dil kullanır. Yunus'un da aruzlu şiirleri vardır; dolayısıyla tek başına aruz onu divan şairinden ayırmaz. Ayıran ölçüt dilin sadeliği ve tekke çevresidir.

Yazı dilinin kuruluşu

Yunus'un etkisi tasavvufla sınırlı kalmadı. O dönemde Anadolu'da bilim ve edebiyat dili olarak çoğunlukla Arapça ve Farsça tercih ediliyordu. Yunus'un Türkçeyi bu kadar akıcı ve derin bir şiirde kullanması, ders kitaplarında Anadolu Türkçesinin bir yazı dili olarak gelişmesine önemli katkı olarak değerlendirilir. Ondan sonra gelen tekke şairleri de onun söyleyişini örnek aldı.

Dizeden anlatıya

Halk edebiyatının şiir kolu bu dersle tamamlanıyor. Modülün geri kalanı nazım yerine anlatıya döner. Sonraki derste halkın ağızdan ağıza aktardığı üç anlatı türünü birbirinden ayıracaksın: olağanüstü dünyasıyla masalı, kısa ve güldüren fıkrayı, nazımla düzyazının iç içe geçtiği halk hikâyesini. Bakacağın ölçütler gerçeklikle bağ, uzunluk ve anlatıcıdır.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — İki eser, iki biçim

Soru: Yunus Emre'nin iki eseriyle ilgili hangi eşleştirme doğrudur?

  • A) Divan — mesnevi biçimi — yalnız aruz
  • B) Risaletü'n-Nüshiyye — dörtlüklerle yazılmış ilahiler — hece
  • C) Divan — çoğu ilahi olan şiirler — çoğunlukla hece, bir kısmı aruz
  • D) Risaletü'n-Nüshiyye — koşma biçimi — hece
  • E) Divan — tek konulu öğüt kitabı — aruz

Çözüm: Divan, ilahi ağırlıklı şiirleri toplar; bu şiirlerin çoğu heceyle, bir kısmı aruzla kurulmuştur. Risale ise aruzla yazılmış bir mesnevidir, dolayısıyla B ve D yanlış. A ve E, Risale'nin özelliklerini Divan'a yükler. Cevap: C.

Örnek 2 — Kafiye ile redifi ayırmak

Soru: «Aşkın aldı benden beni / Bana seni gerek seni» dizelerinin sonlarıyla ilgili hangisi doğrudur?

  • A) «-eni» bütünüyle kafiyedir, redif yoktur.
  • B) «-i» rediftir, «en» sesi tam kafiyedir.
  • C) «beni» ve «seni» kelimelerinin tamamı rediftir.
  • D) «-ni» rediftir, kafiye yoktur.
  • E) Dizeler kafiyesizdir, yalnız ölçü ortaktır.

Çözüm: «Beni» ben+i, «seni» sen+i biçiminde çözülür. Sondaki «-i» belirtme durumu eki olduğu için redif sayılır. Kökler «ben» ile «sen»de paylaşılan «en» ortaklığı tam kafiyedir. Cevap: B.

Örnek 3 — Yesevi'den ayıran ölçüt

Soru: Ahmet Yesevi ile Yunus Emre'yi birbirinden ayıran bilgi hangisidir?

  • A) İkisi de sade Türkçe kullanmıştır.
  • B) İkisi de tasavvufi şiir söylemiştir.
  • C) İkisinin şiirlerinde de dörtlük görülür.
  • D) İkisi de hece ölçüsünü kullanmıştır.
  • E) Yunus Emre Anadolu'da yaşamış ve aruzla bir mesnevi yazmıştır.

Çözüm: İlk dört seçenekte sayılanlar hem Yesevi'de hem Yunus'ta bulunur; paylaşılan bir özellik ayırt etmeye yaramaz. Yunus'un Anadolu'da yaşaması ve Risaletü'n-Nüshiyye'yi aruzlu mesnevi biçiminde yazması onu Türkistan'daki Yesevi'den ayırır. Cevap: E.

Örnek 4 — Dil yakınlığı ne kanıtlar?

Soru: Bir öğrenci, Yunus Emre'nin bir ilahisini sözlüksüz okuyabildiği için şiirin yakın dönemde yazıldığını düşünüyor. Öğrenciyi yanılgısından kurtaracak açıklama hangisidir?

  • A) Yunus şiirlerini Farsça yazmış, sonradan çevrilmiştir.
  • B) Sade Türkçe tercihi ve bugünkü Türkçenin Anadolu Türkçesinin devamı olması, eski bir şiiri anlaşılır kılar.
  • C) Yunus'un bütün şiirleri aruzla yazıldığı için kolay okunur.
  • D) İlahiler yalnız yakın dönemde yazılan bir türdür.
  • E) Şiirin anlaşılması yazıldığı zamanı kesin olarak gösterir.

Çözüm: Yunus halkın konuştuğu Türkçeyi seçmiş, Arapça ve Farsça tamlamalardan uzak durmuştur; bugünkü dil de o dilin devamıdır. Bu yüzden anlaşılırlık, şiirin yeni olduğunu göstermez. A, C ve D bilgi bakımından yanlış; E ise geçersiz bir çıkarım. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Yunus'u yalnız heceye bağlamak. Şiirlerinin çoğu hecelidir, ama bir kısmı aruzladır; Risaletü'n-Nüshiyye de baştan sona aruzlu bir mesnevidir.
  • Divan ile Risale'yi karıştırmak. Divan ilahi ağırlıklı şiirlerin toplamıdır; Risale tek konulu, öğretici bir mesnevidir.
  • Yalın dili yenilik sanmak. Sade Türkçe bir tercihtir ve bugünkü Türkçe o dilin devamıdır; anlaşılırlık eserin tarihini göstermez.
  • Ortak özellikle ayırmaya çalışmak. Hece, dörtlük, sade dil ve tasavvuf Yesevi ile Yunus'ta ortaktır; ayırıcı ölçüt coğrafya, dönem ve Risale'dir.
  • Aruzu gördüğü anda divan şairi demek. Yunus da aruz kullanmıştır; divan şiirini ayıran süslü dil ve saray çevresidir.

6Tekrar kartı

  • Yunus Emre: 13. yüzyılın ikinci yarısı – 14. yüzyılın başı; Anadolu'da Türkçe tasavvufi şiirin en önemli adı; Tapduk Emre'nin dervişi.
  • Şiirleri Divan'ında; çoğu ilahi, dörtlük, sade Türkçe; çoğunlukla hece, bir kısmı aruz; mahlas «Yunus».
  • Konular: ilahi aşk, ölüm, dünyanın geçiciliği, insan sevgisi.
  • Risaletü'n-Nüshiyye: öğüt risalesi; mesnevi; aruz; öğretici; ders kitaplarında 1307–1308.
  • Yesevi çizgisi: hece, dörtlük, sade dil Türkistan'dan Anadolu'ya; Yunus bu çizginin Anadolu'daki en güçlü sesi.
  • Anadolu Türkçesinin yazı dili olarak gelişmesine katkı.
  • Ayırıcılar: Yesevi'den yer, dönem ve Risale; Pir Sultan Abdal'dan dönem ve aruzlu mesnevi; divan şairinden yalın Türkçe ve tekkeye bağlılık.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Ders kitaplarına göre Yunus Emre hangi mutasavvıfın dervişidir?

    1. A)Ahmet Yesevi
    2. B)Hacı Bektaş Veli
    3. C)Tapduk Emre
    4. D)Mevlana
    5. E)Hacı Bayram Veli
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yunus, ders kitaplarında Tapduk Emre'ye bağlanan bir derviş olarak anılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Risaletü'n-Nüshiyye hangi nazım şekliyle yazılmıştır?

    1. A)Mesnevi
    2. B)Koşma
    3. C)Mâni
    4. D)Türkü
    5. E)Semai
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Eser, beyitleri kendi aralarında uyaklanan mesnevi biçimiyle ve aruzla kurulmuştur.

  3. Soru 3 · Kolay

    Yunus Emre'nin ilahilerinin toplandığı eser hangisidir?

    1. A)Divan-ı Hikmet
    2. B)Kutadgu Bilig
    3. C)Mesnevi
    4. D)Risaletü'n-Nüshiyye
    5. E)Divan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. İlahi ağırlıklı şiirleri Yunus'un Divan'ında toplanmıştır, Risale ise ayrı bir öğüt eseridir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Hangisi Yunus Emre'nin şiirlerinde öne çıkan konulardandır?

    1. A)Saray eğlenceleri
    2. B)İlahi aşk ve ölüm
    3. C)Padişah övgüsü
    4. D)At ve yiğitlik
    5. E)Av törenleri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ders kitapları ilahi aşk, ölüm, dünyanın geçiciliği ve insan sevgisini onun başlıca konuları sayar.

  5. Soru 5 · Orta

    Yunus Emre'nin ölçü kullanımını en doğru veren hangisidir?

    1. A)Yalnız hece kullanmıştır.
    2. B)Yalnız aruz kullanmıştır.
    3. C)Serbest ölçüyle yazmıştır.
    4. D)Şiirlerinin çoğu heceyle, bir kısmı aruzla; Risale ise aruzla yazılmıştır.
    5. E)Ölçü kullanmamış, düzyazıyı seçmiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Yunus heceyi ağırlıklı olarak kullanmış, aruza da hem şiirlerinde hem Risale'de başvurmuştur.

  6. Soru 6 · Orta

    Risaletü'n-Nüshiyye'yi tanıtan bir paragrafa konabilecek doğru cümle hangisidir?

    1. A)Eser, tekkelerde ezgiyle okunan kısa ilahilerden oluşur.
    2. B)Eser, aruzla yazılmış öğretici bir mesnevidir ve iyi ile kötü huylar üzerinden öğüt verir.
    3. C)Eser, hece ölçüsüyle yazılmış bir koşma dizisidir.
    4. D)Eser, Oğuz beylerinin savaşlarını anlatır.
    5. E)Eser, Türkçe kelimeleri Arapça açıklayan bir sözlüktür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Adı öğüt risalesi anlamına gelen eser aruzlu mesnevi biçiminde, öğretici amaçla kurulmuştur.

  7. Soru 7 · Orta

    «Bana seni gerek seni» dizesinin hece sayısı ve durağı hangisidir?

    1. A)Sekiz hece, 4+4
    2. B)Yedi hece, 4+3
    3. C)Sekiz hece, 5+3
    4. D)Dokuz hece, 4+5
    5. E)Altı hece, 3+3
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ba-na-se-ni ve ge-rek-se-ni olarak dörder heceye ayrılır, durak kelime sonuna düşer.

  8. Soru 8 · Orta

    Derse özel yazılmış «yanar, sanar, anar» dize sonlarında redif ve kafiye hangisidir?

    1. A)Kafiye «nar», redif yoktur.
    2. B)Redif «yanar», kafiye «sanar»
    3. C)Kelimelerin tamamı rediftir.
    4. D)Redif «-nar», kafiye «a» sesi
    5. E)Redif «-ar» geniş zaman eki, kafiye «an» sesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Geniş zaman eki olan «-ar» redif sayılır, köklerde kalan «an» ortaklığı da tam kafiyedir.

  9. Soru 9 · Orta

    Yunus Emre ile Ahmet Yesevi arasındaki bağı en iyi hangisi anlatır?

    1. A)Yunus, hikmetleri Arapçaya aktarmıştır.
    2. B)Yesevi, Yunus'un Risale'sini şerh etmiştir.
    3. C)Yesevi'nin hece, dörtlük ve sade dille kurduğu tasavvuf şiiri, dervişleri aracılığıyla Anadolu'ya gelmiş ve Yunus'ta en güçlü sesini bulmuştur.
    4. D)İkisi aynı tekkede aynı yıllarda yetişmiştir.
    5. E)Yesevi aruzu, Yunus heceyi Türk şiirine ilk kez getirmiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yesevilik dervişlerinin taşıdığı sade ve heceli tasavvuf şiiri geleneği Anadolu'da Yunus'la olgunlaşmıştır.

  10. Soru 10 · Orta

    Yunus Emre'nin Türk dilinin tarihindeki yeri için ders kitaplarında hangisi vurgulanır?

    1. A)İlk Türkçe sözlüğü hazırlamıştır.
    2. B)Türkçe yerine Farsça yazmayı yaygınlaştırmıştır.
    3. C)Gök Türk alfabesini yeniden kullanmıştır.
    4. D)Anadolu Türkçesinin yazı dili olarak gelişmesine önemli katkı sağlamıştır.
    5. E)Türkçeye ilk aruz kalıplarını kazandırmıştır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Arapça ve Farsçanın ağır bastığı bir dönemde Türkçeyi derin bir şiir dili olarak kullanması bu katkının dayanağıdır.

  11. Soru 11 · Orta

    Yunus Emre'nin ilahilerinde en çok kullanılan nazım birimi hangisidir?

    1. A)Dörtlük
    2. B)Beyit
    3. C)Bent
    4. D)Tek dize
    5. E)Üçlük
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İlahilerini çoğunlukla dörtlüklerle kurmuş, mahlasını da son dörtlükte söylemiştir.

  12. Soru 12 · Zor

    Sabahat, Yunus Emre ile Pir Sultan Abdal'ı tek ölçütle ayırmak istiyor. Hangi ölçüt işe yarar?

    1. A)İkisinin de hece ölçüsü kullanması
    2. B)İkisinin de sade Türkçe kullanması
    3. C)İkisinin de tasavvufi şiir söylemesi
    4. D)İkisinin de halk arasında sevilmesi
    5. E)Yunus'un aruzla bir mesnevi yazması ve ondan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Öteki seçenekler iki şairin ortak noktalarıdır; dönem ile aruzlu Risale yalnız Yunus'a ait bilgidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Aruzla yazılmış, beyitlerden oluşan, Farsça tamlamalarla örülü ve bir hükümdarı öven bir şiir için hangi yargı yerindedir?

    1. A)Aruzlu olduğu için kesinlikle Yunus'a aittir.
    2. B)Beyitle yazıldığı için Risaletü'n-Nüshiyye'den alınmıştır.
    3. C)Süslü dil ve hükümdar övgüsü divan şiirini gösterir; aruz tek başına ayırıcı değildir.
    4. D)Farsça tamlamalar Yunus'un ilahilerinin ayırt edici özelliğidir.
    5. E)Hükümdar övgüsü tekke şiirinin temel konusudur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yunus da aruz kullandığı için ölçü yetmez; ayırıcı olan süslü dil ve saraya dönük övgüdür.

  14. Soru 14 · Zor

    Selami defterine üç bilgi yazıyor. Birinci: Risaletü'n-Nüshiyye aruzla yazılmıştır. İkinci: Divan'daki şiirlerin tamamı hece ölçüsüyledir. Üçüncü: Yunus son dörtlükte mahlasını kullanır. Hangileri doğrudur?

    1. A)Üçü de
    2. B)Birincisi ve üçüncüsü
    3. C)Yalnız ikincisi
    4. D)Yalnız birincisi
    5. E)İkincisi ve üçüncüsü
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Divan'da aruzlu şiirler de bulunduğu için ikinci bilgi yanlış, öteki ikisi derste verilen bilgilerle örtüşür.

  15. Soru 15 · Zor

    Şahap, «Yunus'un dili bugün bu kadar anlaşılır olduğuna göre Arapça ve Farsçayı bilmiyordu» diyor. Bu yargının zayıflığı nedir?

    1. A)Yunus yalnız Arapça yazmıştır.
    2. B)Sade dil yalnız bilgisizliğin sonucudur.
    3. C)Anlaşılır dil yalnız yakın dönem şairlerinde görülür.
    4. D)Sade Türkçe bir tercih olabilir; Yunus'un aruzla mesnevi yazması İslami edebiyat geleneğini bildiğini gösterir.
    5. E)Yunus'un hiç aruzlu eseri yoktur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Aruzlu mesnevi yazan bir şairin sadeliği bilgisizlikten değil, halka ulaşma tercihinden gelir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Halk hikâyesi, masal ve fıkra» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Ders kitaplarında 1307–1308 yılına tarihlenen, öğüt amaçlı Yunus Emre eseri hangisidir?

    1. A)Divan-ı Hikmet
    2. B)Risaletü'n-Nüshiyye
    3. C)Kutadgu Bilig
    4. D)Makalat
    5. E)Atabetü'l-Hakayık
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Adı öğüt risalesi anlamına gelen bu mesnevi, ders kitaplarında 1307–1308 tarihiyle verilir.

  2. Soru 2 · Orta

    Sıtkı, Yunus'un iki eserini karşılaştıran bir tablo hazırlıyor. Hangi satır doğrudur?

    1. A)Divan aruzlu bir mesnevi, Risale heceli ilahilerdir.
    2. B)İkisi de yalnız heceyle yazılmıştır.
    3. C)İkisi de dörtlüklerden oluşur.
    4. D)Divan öğretici, Risale lirik bir eserdir.
    5. E)Divan ilahi ağırlıklı şiirleri toplar; Risale tek konulu, aruzlu bir mesnevidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Divan çoğunlukla heceli ilahileri, Risale ise aruzla yazılmış öğretici mesneviyi kapsar.

  3. Soru 3 · Zor

    Hece ölçülü, dörtlüklü, sade dilli bir tasavvuf şiirinin Ahmet Yesevi'ye mi Yunus Emre'ye mi ait olduğunu ayırmak için en sağlam ipucu hangisidir?

    1. A)Şiirin dilinin Anadolu Türkçesi olması ve mahlasında «Yunus» adının geçmesi
    2. B)Hece ölçüsüyle yazılması
    3. C)Dörtlüklerden oluşması
    4. D)Tasavvufi konu işlemesi
    5. E)Sade bir dil kullanması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Öteki dört özellik iki şairde ortaktır; dilin Anadolu Türkçesi olması ve mahlas ise şairi gösterir.

  4. Soru 4 · Zor

    Şefika derse özel yazılmış sekiz heceli, dörtlüklü, ölüm ve dünyanın geçiciliğini sade Türkçeyle işleyen bir şiir okuyor. Hangi yargıya ulaşabilir?

    1. A)Şiir kesinlikle Yunus'un Divan'ından alınmıştır.
    2. B)Şiir aruzla yazıldığı için divan şiiridir.
    3. C)Şiir Risaletü'n-Nüshiyye'nin bir bölümüdür.
    4. D)Şiir Yunus'un temsil ettiği dinî-tasavvufi halk şiiri geleneğinin özelliklerini taşır, ama bu özellikler tek başına şairini göstermez.
    5. E)Ölüm teması şiirin âşık edebiyatına ait olduğunu kanıtlar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ölçü, birim ve konu geleneği gösterir; şiire bir şairi mal etmek için mahlas ya da kaynak gerekir.

  5. Soru 5 · Zor

    Sıddık, «Yunus Emre halk için yazdığından aruz kullanmamıştır» diye yazıyor. Bu yargıyı çürüten en güçlü kanıt hangisidir?

    1. A)Yunus'un ilahileri tekkelerde okunur.
    2. B)Yunus'un şiirleri Divan'da toplanmıştır.
    3. C)Risaletü'n-Nüshiyye aruzla yazılmış bir mesnevidir.
    4. D)Yunus Tapduk Emre'nin dervişidir.
    5. E)Yunus'un dili sadedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Aruzlu bir mesnevi bırakması, Yunus'un aruzu da kullandığını doğrudan gösterir.

E07 — Halk Edebiyatı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.