İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Halk Edebiyatı · EDB-E07-L02

Âşık edebiyatı nazım şekilleri

AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Çelen bayramda dedesinin köyüne gitti. Kahvede yaşlı bir adam cebinden katlanmış bir kâğıt çıkarıp yüksek sesle uzun bir şiir okudu. Şiir, köyü yıllar önce gece yarısı basan seli anlatıyordu: yıkılan ahırları, damlara çıkan aileleri, sabaha kadar süren kurtarmayı. Kâğıdın başında «Sel Destanı» yazıyordu. Çelen defterine hemen not düştü: «Oğuz Kağan gibi bir destan; anonim, millî.» Akşam dedesi notu görünce düzeltti. O şiiri, selden birkaç ay sonra köye uğrayan bir âşık söylemişti ve son dörtlükte kendi adını anmıştı. Dizeler on birer heceydi, dörtlükler bir düzenle kafiyeleniyordu. Oğuz Kağan anlatısının ise söyleyeni bilinmiyordu; kuşaklar boyunca ağızdan ağıza biçimlenmişti. Aynı sözcük iki ayrı şeyin adıydı.

2Hedefler

  • Bir âşık şiirinin hecelerini sayıp durağını sözcük sınırından bulur, koşmayı semaiden ve varsağıdan ayırırsın.
  • Koşmanın kafiye düzenini dörtlük dörtlük çıkarır, redifi kafiyeden ayırır ve mahlasın yerini gösterirsin.
  • Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıtı konularından tanıyıp bunların bir şekil değil, koşmanın türleri olduğunu gerekçelendirirsin.
  • «Destan» adının bir türü mü yoksa âşığın kullandığı bir nazım şeklini mi gösterdiğini söyleyene ve biçime bakarak belirlersin.

3Konu anlatımı

İmzalı şiirin dört kalıbı

Mâniyi ve türküyü kimin söylediğini bilmiyorduk. Âşık şiirinde ise söyleyen kendini gizlemez: son dörtlükte adını anar. Bu ada mahlas denir. Mahlas âşığın gerçek adı olabileceği gibi şiirde kullandığı bir şair adı da olabilir. Mahlası gören öğrenci şiirin âşık koluna ait olduğunu anlar, ama hangi kalıpla kurulduğunu henüz bilmez. Ders kitapları âşık şiirinin şekilleri arasında dördünü öne çıkarır: koşma, semai, varsağı ve destan.

Nazım şekillerine genel bakış dersinde bu dördü bir tablonun birer satırıydı. Burada her satırın içine giriyoruz. Koşmanın durağını ve kafiye düzenini dörtlük dörtlük çıkaracak, konusuna göre aldığı adları ayıracak, semai ile varsağının paylaştığı iskeleti ve ayrıldıkları yeri görecek, en sonda da «destan» sözcüğünün iki kullanımını tek bir soruyla ayıracağız.

Koşma: on bir hece, iki durak kalıbı

Ders kitapları koşmayı âşık edebiyatının en yaygın nazım şekli olarak tanıtır. Dizeleri on birer hecedir ve durak iki kalıptan birine düşer: 6 + 5 ya da 4 + 4 + 3. Hece ölçüsü dersindeki kural burada da geçerlidir: durak bir sözcüğün ortasına giremez, ancak bir sözcüğün bittiği yere konur. Dörtlük sayısı ders kitaplarında çoğunlukla üç ile beş arasında verilir. Söyleyiş liriktir: âşık sevgisini, özlemini, hayranlığını doğrudan dile getirir.

Kafiye düzeni dörtlükten dörtlüğe bir iskelet izler. İlk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizeler kafiyelenir, birinci ve üçüncü dizeler serbest kalır: xaxa. Kimi koşmalarda birinci ve üçüncü dize de kendi arasında kafiyelenir; o zaman ilk dörtlük abab olur. Sonraki dörtlüklerde ilk üç dize yeni bir sesle birbirine bağlanır, dördüncü dize ise ilk dörtlüğün sesine geri döner: bbba, ccca. Bazı ders kitapları aynı düzeni abab, cccb, dddb harfleriyle yazar. Harfler değişir, iskelet aynı kalır: her dörtlüğün son dizesi şiiri ilk dörtlüğe bağlar.

Bir koşmayı baştan sona çözmek

Aşağıdaki üç dörtlüğü bu derse özel olarak biz yazdık; bir koşma örneğidir. Son dörtlükteki «Defterli Ozan» mahlası da bu ders için uydurulmuştur; gerçek bir âşığın adı değildir.

Sabah vaktinde ben yaylaya vardım
Bir pınar akıyor dağın başında
Kekik kokusunu getirir rüzgâr
Kuzular otluyor çeşme taşında
Bir kelebek kanat güneşe açar
Sarı arı konar, bir anda kaçar
Gelincikler kızıl ateşler saçar
Bu gönül yeniden on beş yaşında
Yaz geçti, obalar yükünü aldı
Çobanlar göç için kavalı çaldı
Defterli Ozan'ın gönlü de kaldı
Obanın kalanı göç telaşında

Hece ve durak. İlk dizeyi hecelerine ayıralım: «Sa-bah vak-tin-de ben yay-la-ya var-dım», on bir hece. Sözcükler ikinci, beşinci, altıncı, dokuzuncu ve on birinci hecede biter. Altıncı hecede bir sözcük bittiği için dize «Sabah vaktinde ben / yaylaya vardım» diye 6 + 5 okunur. Dördüncü hece «vaktinde» sözcüğünün içinde kaldığı için 4 + 4 + 3 bu dizeye uymaz. Kalan on bir dize de aynı yoldan sayılınca her biri on bir hece verir ve hepsi 6 + 5 durağa elverir: «Gelincikler kızıl / ateşler saçar», «Defterli Ozan'ın / gönlü de kaldı».

Öteki kalıbı görmek için koşmanın dışından bir dize alalım: «Pınar başı kalabalık bu sabah». Heceler «Pı-nar ba-şı ka-la-ba-lık bu sa-bah», yine on bir. Bu kez sözcükler ikinci, dördüncü, sekizinci, dokuzuncu ve on birinci hecede biter; altıncı hece «kalabalık» sözcüğünün içindedir. Dize ancak «Pınar başı / kalabalık / bu sabah» diye 4 + 4 + 3 okunabilir.

Kafiye ve redif. İlk dörtlükte «vardım» ile «rüzgâr» birbirine bağlanmaz. İkinci ve dördüncü dize «başında» ve «taşında» ile biter. Sondan başlayarak ekleri ayıralım: «-da» bulunma hâli eki, «-n-» kaynaştırma ünsüzü, «-ı» iyelik eki. Üçü de iki sözcükte aynı görevi gördüğü için «-ında» rediftir. Geriye «baş» ve «taş» kalır; «aş» ortak, «b» ile «t» ayrılır. Kafiye iki sesten oluştuğu için tam kafiyedir. İkinci dörtlükte «açar, kaçar, saçar» sözcüklerinin sonundaki «-ar» geniş zaman ekidir ve rediftir; önünde kalan «aç» sesi tam kafiyedir. Üçüncü dörtlükte «aldı, çaldı, kaldı» sözcüklerinde «-dı» geçmiş zaman eki redif, «al» kafiyedir. Her iki dörtlüğün son dizesi «yaşında» ve «telaşında» ile ilk dörtlüğün «-aşında» sesine döner. Düzen xaxa, bbba, ccca'dır.

Mahlas ve konu. Mahlas son dörtlüğün üçüncü dizesindedir. On bir heceli dizeler, dörtlük birimi, xaxa bbba ccca düzeni ve son dörtlükteki ad birleşince şeklin koşma olduğu kesinleşir. Şiir yaylanın baharını ve âşığın oraya bağlanan gönlünü över; bu konu, aşağıda göreceğimiz adlandırmada güzellemeye girer.

Konusuna göre koşmanın adları

Ders kitapları koşmaları işledikleri konuya göre dört ada ayırır:

AdKonusu ve söyleyişi
GüzellemeSevgiliyi, doğayı, yaylayı, güzellikleri över; yumuşak, hayranlık dolu bir dil
KoçaklamaYiğitliği, savaşı, kahramanlığı anlatır; coşkulu, meydan okuyan bir dil
TaşlamaBir kişiyi ya da toplumdaki bir aksaklığı eleştirir, yerer
AğıtBir ölümün ya da felaketin bıraktığı yası söyler

Ders kitaplarında taşlamanın Divan şiirindeki yakın karşılığı olarak hicviye, ağıtınki olarak mersiye gösterilir.

Bu dört ad şekli değil konuyu adlandırır. Nazım şekillerine genel bakış dersinde kasidenin konusuna göre nât ya da methiye adını aldığını görmüştük; koşmada da durum aynıdır. Taşlama yazan âşık on bir heceyi, dörtlüğü ve kafiye iskeletini bırakmaz, yalnız sözünü bir aksaklığa çevirir. Bu yüzden bir soru «hangi nazım şekli» diye sorduğunda cevap koşmadır; «konusuna göre hangi tür» diye sorduğunda dört addan biri seçilir.

Ağıt adı ayrıca dikkat ister. Anonim halk şiirinde de ağıt vardı: söyleyeni bilinmeyen, ağızdan ağıza değişen bir yas sözüydü. Âşığın ağıtı ise bir koşmadır; on bir heceyle kurulur ve son dörtlükte mahlas taşır. İkisini ayıran şey acının kendisi değil, söyleyenin bilinip bilinmediği ve biçimdir.

Semai: sekiz hece ve kendi ezgisi

Semainin dizeleri sekizer hecedir ve durak dördüncü heceden sonra düşer: 4 + 4. Kafiye düzeni koşmanınkiyle aynı iskeleti izler: ilk dörtlükte xaxa ya da abab, sonra bbba, ccca. Ders kitapları semainin kendine özgü bir ezgiyle söylendiğini ve aşk, doğa, ayrılık gibi konuları işlediğini belirtir. Semai iskeletini derse özel yazdığımız bir dörtlükte görelim:

Gurbet eli soğuk, uzak
Sılam kaldı dağ yolunda
Yaşlı anam kapı gözler
Bir ak tülbent var kolunda

Heceler «Gur-bet e-li so-ğuk u-zak», «Sı-lam kal-dı dağ yo-lun-da», «Yaş-lı a-nam ka-pı göz-ler», «Bir ak tül-bent var ko-lun-da»; dördü de sekiz hecedir. Her dizede dördüncü hecede bir sözcük biter: «Gurbet eli / soğuk uzak». «Yolunda» ile «kolunda» sözcüklerinde «-unda» (iyelik eki, kaynaştırma ünsüzü ve bulunma eki) rediftir, «yol» ile «kol» köklerinde kalan «ol» tam kafiyedir. Birinci ve üçüncü dizeler serbesttir. Koşma ile semai aynı birimi ve aynı kafiye iskeletini paylaştığından, bir dörtlüğün hangisine ait olduğunu hece sayısı söyler.

Varsağı: seslenmelerin şiiri

Varsağı da sekiz heceli dizelerle, 4 + 4 durakla ve semaiye benzer bir kafiye düzeniyle kurulur. Onu semaiden ayıran iki işaret vardır. Birincisi dizelerde geçen «bre», «hey», «beli» gibi seslenmelerdir. İkincisi söyleyiştir: varsağı yiğitçe, meydan okuyan, sert bir dille söylenir. Ders kitapları varsağının da kendine özgü bir ezgisi olduğunu, adını Güney Anadolu'da Toros dağlarında yaşayan Varsak Türkmenlerinden aldığını ve bu şekilde en çok Karacaoğlan'ın anıldığını belirtir. Derse özel yazdığımız bir varsağı dörtlüğü de şöyle:

Hey yiğitler, atlanın bre
Kılıç kuşan, kalkan al hey
Bre kır atlar kişneşiyor
Yayı gerip oku sal hey

Heceler «Hey yi-ğit-ler at-la-nın bre», «Kı-lıç ku-şan kal-kan al hey», «Bre kır at-lar kiş-ne-şi-yor», «Ya-yı ge-rip o-ku sal hey»; her dize sekiz hece ve 4 + 4 durak alır: «Hey yiğitler / atlanın bre». İkinci ve dördüncü dizenin sonunda «hey» sözcüğü iki kez aynı işle tekrarlanır, bu tekrar rediftir; önündeki «al» ile «sal» sözcüklerinde ortak kalan «al» tam kafiyedir. Seslenmenin kendisi burada redif olmuştur.

Yiğitlik konusu bir karışıklığa yol açar. Koçaklama da yiğitliği anlatır, ama koçaklama koşmanın bir türüdür ve on bir heceyle kurulur. Varsağı ise ayrı bir nazım şeklidir: sekiz hece ve seslenmelerle tanınır. Yiğitliği on bir heceli dörtlüklerle söyleyen bir şiir koçaklamadır; sekiz heceli dizelerine «bre, hey» katan bir şiir varsağıdır.

Destan: aynı sözcük, iki ayrı şey

Âşık edebiyatında destan, toplumu sarsan olayları anlatan nazım şeklidir: savaş, deprem, yangın, sel, salgın hastalık, kıtlık. Ders kitapları kimi destanların gülmece amacıyla gündelik konuları da işlediğini belirtir. Dizeler çoğunlukla on bir hecedir, kafiye düzeni koşmanınkini izler, son dörtlükte mahlas bulunur. Koşmadan ayrıldığı yer uzunluktur: anlatılacak olay uzadıkça dörtlükler çoğalır, dörtlük sayısına bir sınır konmaz. Söyleyiş de değişir; koşma duyguyu söylerken destan bir olayı anlatır, olayın nasıl başladığını, kimleri etkilediğini, nasıl bittiğini sırayla verir.

Türk destanları dersinde gördüğümüz destan ise bir türdür. İki kullanımı yan yana tabloya dökelim:

ÖlçütDestan türü (Oğuz Kağan, Ergenekon)Âşık edebiyatında destan şekli
SöyleyenBilinmez; halkın ortak ürünüdürAdı bilinen bir âşık; mahlas son dörtlükte
OluşumKuşaklar boyunca ağızdan ağıza büyürOlaydan sonra bir âşık söyler
KonuBir milletin türeyişi, göçü, kurtuluşu; olağanüstü kahramanlarYaşanmış bir felaket ya da toplumsal olay
BiçimUzun, aslen manzum bir anlatı; âşık şiirinin dörtlük kalıbı ve mahlası yokDörtlükler, çoğunlukla 11'li hece, koşmanın kafiye iskeleti, sınırsız dörtlük

Ayırmak için tek bir soru yeter: Metin bir âşığın mahlasını taşıyan dörtlüklerle mi kurulmuş? Cevap evetse «destan» bir nazım şeklinin adıdır. Cevap hayırsa ve anlatı bir milletin kuşaklar boyunca biçimlendirdiği bir köken ya da kurtuluş hikâyesiyse ad türü gösterir. Olayın büyüklüğüne bakmak yanıltır: bir köyü basan sel de âşık destanına konu olabilir. Çelen'in kahvede dinlediği şiir mahlaslı, on bir heceli dörtlüklerden oluşuyordu; o şiir bir nazım şeklidir.

Örnek koşmadaki Defterli Ozan adını biz uydurduk. Gerçek bir âşığın adı ise bir geleneğin içinden gelir: bir ustanın yanında geçen çıraklık, elde saz, meclislerde karşılıklı atışma. Sıradaki derste o geleneği ve içinden çıkan âşıkları ele alıyoruz: doğayı ve sevgiyi söyleyen Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Dadaloğlu, Gevheri ve yakın dönemden Âşık Veysel.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Şekil ve tür birlikte

Soru: Derse özel yazılan aşağıdaki dörtlükte nazım şekli ile konuya göre tür hangi seçenekte doğru eşleşmiştir?

Terazisi eğri, sözü yalandır
Hile ile döner onun kantarı
Fakirin hakkını yer de utanmaz
Ona dar gelsin bu köyün pazarı
  • A) Semai; taşlama
  • B) Koşma; güzelleme
  • C) Koşma; taşlama
  • D) Varsağı; koçaklama
  • E) Koşma; ağıt

Çözüm: Heceler: «Te-ra-zi-si eğ-ri sö-zü ya-lan-dır» 11, «Hi-le i-le dö-ner o-nun kan-ta-rı» 11, «Fa-ki-rin hak-kı-nı yer de u-tan-maz» 11, «O-na dar gel-sin bu kö-yün pa-za-rı» 11. «Kantarı» ile «pazarı» sözcüklerindeki «-ı» iyelik ekidir ve rediftir; «ar» tam kafiyedir; birinci ve üçüncü dize serbesttir, düzen xaxa. On bir hece ve dörtlük koşmayı gösterir; semai ile varsağı sekiz hecelidir. Konu hilekâr bir esnafı yermektir: taşlama. Güzelleme över, ağıt yas tutar. Cevap: C.

Örnek 2 — Durağı sözcük sınırında aramak

Soru: Aşağıdakilerden hangisi on bir heceli olup yalnız 4 + 4 + 3 durakla okunabilen bir dizedir?

  • A) Sabah vaktinde ben yaylaya vardım
  • B) Bir kelebek kanat güneşe açar
  • C) Obanın kalanı göç telaşında
  • D) Yayla yolu karanlıkta kayboldu
  • E) Gurbet eli soğuk, uzak

Çözüm: D'de heceler «Yay-la yo-lu ka-ran-lık-ta kay-bol-du», on bir; sözcükler ikinci, dördüncü, sekizinci ve on birinci hecede biter. Altıncı hece «karanlıkta»nın içinde kaldığı için 6 + 5 tutmaz, dize «Yayla yolu / karanlıkta / kayboldu» diye okunur. A'da dördüncü hece «vaktinde»nin, C'de «kalanı»nın içindedir; ikisi de 6 + 5 okunur. B'de dördüncü hecede «kelebek» biter, ama sekizinci hece «güneşe»nin içindedir; 4 + 4 + 3 yine kurulamaz. E sekiz hecelidir. Cevap: D.

Örnek 3 — İki deftere iki destan

Soru: Çağın defterine iki not yazmış. Birincisi: dağlarla çevrili bir vadide sıkışan bir milletin demir dağı eriterek dışarı çıkışını anlatan, söyleyeni bilinmeyen anlatı. İkincisi: bir âşığın bir ilçeyi yıkan depremi on beş dörtlükte anlattığı ve son dörtlükte mahlasını andığı şiir. Çağın ikisini de «destan türü» başlığı altına koymuş. Hangi değerlendirme doğrudur?

  • A) İkisi de destan türüdür, çünkü ikisi de büyük bir felaketi anlatır.
  • B) Birincisi destan türüne, ikincisi âşık edebiyatındaki destan şekline örnektir; ayıran, söyleyenin bilinmesi ve mahlaslı dörtlük biçimidir.
  • C) İkisi de âşık destanıdır, çünkü ikisinde de olağanüstü bir olay vardır.
  • D) Birincisi âşık destanı, ikincisi destan türüdür.
  • E) İkincisi koşmanın ağıt türüdür, destanla ilgisi yoktur.

Çözüm: Demir dağın eritilmesi Ergenekon'a özgüdür; söyleyeni bilinmeyen, kuşaklar boyunca oluşmuş bir anlatıdır ve destan türüne girer. Deprem şiiri ise adı bilinen bir âşığın mahlaslı dörtlükleriyle kurulmuştur; bu, nazım şekli olarak destandır. A konunun büyüklüğünü ölçüt sanır, D iki notu ters yerleştirir. Ağıt acıyı söyler; olayı on beş dörtlükte sırayla anlatan şiir destandır. Cevap: B.

Örnek 4 — Yiğitlik iki kalıpta

Soru: Durali iki âşık şiiri okuyor. Birincisi beş dörtlüktür, dizeleri on bir hecedir, düşmana karşı duran yiğitleri coşkuyla över ve hiçbir seslenme taşımaz. İkincisi aynı konuyu sekiz heceli dizelerle işler ve dizelerinde «bre», «hey», «beli» seslenmeleri vardır. Hangi adlandırma doğrudur?

  • A) Birincisi koçaklama türünde bir koşma, ikincisi varsağıdır.
  • B) İkisi de varsağıdır, çünkü ikisi de yiğitliği anlatır.
  • C) Birincisi varsağı, ikincisi semaidir.
  • D) İkisi de koçaklamadır, çünkü konuları aynıdır.
  • E) Birincisi güzelleme, ikincisi destandır.

Çözüm: Konu iki şiirde ortaktır, bu yüzden karar biçime kalır. On bir heceli dörtlükler koşmayı gösterir; yiğitliği anlattığı için bu koşma koçaklamadır. Sekiz hece ve «bre, hey, beli» seslenmeleri ise varsağının işaretidir. B ve D yalnız konuya bakar; C hece sayılarını karıştırır; güzelleme övgüyü yiğitliğe değil güzelliğe yöneltir. Cevap: A.

5Tuzaklar

  • Sekiz heceli her dörtlüğü koşma saymak. Koşma on bir hecedir; sekiz heceli dörtlük semai ya da varsağıdır, yedi heceli tek dörtlük mânidir.
  • Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıtı nazım şekli sanmak. Dördü de koşmanın konusuna göre aldığı adlardır; şekil sorusunun cevabı koşmadır.
  • Koçaklama ile varsağıyı konudan ayırmaya çalışmak. İkisi de yiğitlik anlatabilir; on bir hece koçaklamayı, sekiz hece ve «bre, hey» seslenmeleri varsağıyı gösterir.
  • «Destan» başlığını gören her metni Oğuz Kağan'ın türüne koymak. Mahlaslı dörtlüklerle kurulmuş, yakın bir olayı anlatan şiir âşığın kullandığı nazım şeklidir.
  • Ortak eki kafiyeye katmak. «Başında, taşında» sözcüklerinde «-ında» rediftir; kafiye yalnız «aş»tır.
  • Durağı sözcüğün ortasına koymak. 6 + 5 ya da 4 + 4 + 3 kalıbını seçmeden önce sözcüklerin hangi hecede bittiğini yaz.

6Tekrar kartı

  • Mahlas: âşığın son dörtlükte andığı adı; âşık şiirini anonim şiirden ayırır.
  • Koşma: 11'li hece, durak 6 + 5 ya da 4 + 4 + 3, çoğunlukla 3–5 dörtlük, lirik söyleyiş.
  • Koşma kafiye düzeni: xaxa (ya da abab), bbba, ccca … Her dörtlüğün son dizesi ilk dörtlüğün sesine döner.
  • Konuya göre koşma: güzelleme (övgü, doğa, sevgili), koçaklama (yiğitlik), taşlama (yergi; hicviyeye yakın), ağıt (yas; mersiyeye yakın).
  • Semai: 8'li hece, 4 + 4 durak, koşmanın kafiye iskeleti, kendine özgü ezgi.
  • Varsağı: 8'li hece, «bre, hey, beli» seslenmeleri, yiğitçe söyleyiş; Varsak Türkmenleri, Karacaoğlan.
  • Âşık destanı: toplumsal olay (savaş, deprem, yangın, salgın), çoğunlukla 11'li hece, dörtlük sayısı sınırsız, mahlaslı.
  • Destan türü mü, şekil mi: mahlaslı dörtlükler varsa nazım şekli; kuşaklar boyu oluşmuş millî anlatıysa tür.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Ders kitaplarına göre koşmanın dizeleri hangi ölçü ve durakla kurulur?

    1. A)Sekiz hece; durak dördüncü heceden sonra
    2. B)On bir hece; durak ya altıncı heceden sonra ya da dördüncü ve sekizinci hecelerden sonra
    3. C)Yedi hece; durak dördüncü heceden sonra
    4. D)Aruzun belli bir kalıbı
    5. E)Her dizede ayrı sayıda hece
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Koşmanın dizeleri on birer hecedir; sekiz hece semaide, yedi hece mânide kullanılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    «Bre», «hey», «beli» seslenmeleriyle ve yiğitçe söyleyişiyle tanınan âşık şekli hangisidir?

    1. A)Koşma
    2. B)Semai
    3. C)Destan
    4. D)Varsağı
    5. E)Mâni
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Seslenmeler ve meydan okuyan dil varsağının işaretidir; semai sekiz heceli olsa da bu seslenmeleri taşımaz.

  3. Soru 3 · Kolay

    Âşığın şiirinin son dörtlüğünde andığı, kendi adı ya da şair adı olan söze ne denir?

    1. A)Mahlas
    2. B)Redif
    3. C)Kavuşak
    4. D)Durak
    5. E)Ayak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Mahlas şiirin söyleyenini bildirir ve âşık şiirini söyleyeni bilinmeyen anonim şiirden ayırır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Sevgilinin ve doğanın güzelliklerini öven koşmalar konularına göre hangi adı alır?

    1. A)Taşlama
    2. B)Ağıt
    3. C)Koçaklama
    4. D)Destan
    5. E)Güzelleme
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Övgü ve hayranlık dili güzellemenin konusudur; taşlama yerer, koçaklama yiğitliği anlatır.

  5. Soru 5 · Orta

    Bir âşık, kasabasını yakıp kül eden yangını on üç dörtlükte anlatmış; dizeler on birer hece, son dörtlükte de mahlası var. Bu şiirin nazım şekli hangisidir?

    1. A)Semai
    2. B)Varsağı
    3. C)Destan
    4. D)Mâni
    5. E)Türkü
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Toplumu sarsan bir olayı çok sayıda dörtlükle anlatan mahlaslı şiir âşık edebiyatındaki destan şeklidir.

  6. Soru 6 · Orta

    Köyde karaborsa yapan tüccarı ve buna göz yuman kâhyayı yeren bir koşmanın konusuna göre adı ve Divan şiirindeki yakın karşılığı hangisidir?

    1. A)Güzelleme; gazel
    2. B)Ağıt; mersiye
    3. C)Koçaklama; methiye
    4. D)Destan; mesnevi
    5. E)Taşlama; hicviye
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Bir kişiyi ve toplumdaki aksaklığı yeren koşma taşlamadır; ders kitapları onu Divan'daki hicviyeye yakın gösterir.

  7. Soru 7 · Orta

    Dört dörtlüklük bir koşmanın kafiye düzeni hangi seçenekte doğru gösterilmiştir?

    1. A)aaaa, bbbb, cccc, dddd
    2. B)xaxa, bbba, ccca, ddda
    3. C)aa, ba, ca, da
    4. D)aaxa, bbxb, ccxc, ddxd
    5. E)abba, cddc, effe, ghhg
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. İlk dörtlükte ikinci ve dördüncü dize kafiyelenir; sonraki dörtlüklerde üç dize yeni sesle bağlanır, son dize ilk sese döner.

  8. Soru 8 · Orta

    Örnek koşmadaki «açar, kaçar, saçar» sözcükleri için hangisi doğrudur?

    1. A)«-ar» geniş zaman eki rediftir, ondan önce kalan «aç» tam kafiyedir.
    2. B)Üç sözcük de aynı olduğu için yalnız redif vardır.
    3. C)«-ar» kafiyedir, redif yoktur.
    4. D)«çar» zengin kafiyedir.
    5. E)Sözcükler anlamca farklı olduğu için cinaslı kafiyedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Aynı görevli ek redif sayılır; kökte sondan sayınca «ç» ve «a» ortaktır, iki ses tam kafiye eder.

  9. Soru 9 · Orta

    Ders kitaplarında varsağının adını aldığı topluluk hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)Tekkelerde yetişen dervişler
    2. B)Saray çevresindeki şairler
    3. C)Yeniçeri ocağındaki âşıklar
    4. D)Güney Anadolu'da, Toroslarda yaşayan Varsak Türkmenleri
    5. E)Doğu Anadolu'daki köy ağıtçıları
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Varsağı adını Toros dağlarında yaşayan Varsak Türkmenlerinden alır; şekil en çok Karacaoğlan ile anılır.

  10. Soru 10 · Orta

    Derse özel yazılan «Yaylanın yolları karlı ve uzun» dizesi kaç hecedir, durağı hangi kalıba uyar?

    1. A)On hece; 5 + 5
    2. B)On iki hece; 6 + 6
    3. C)On bir hece; 6 + 5
    4. D)On bir hece; 4 + 4 + 3
    5. E)Sekiz hece; 4 + 4
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Sözcükler üçüncü, altıncı, sekizinci, dokuzuncu ve on birinci hecede biter; dördüncü hece «yolları» içinde kaldığı için yalnız 6 + 5 tutar.

  11. Soru 11 · Orta

    Hece sayısı ve durağı aynı olan semai ile varsağıyı birbirinden ayıran özellik hangisidir?

    1. A)Semainin on bir heceli olması
    2. B)Varsağının aruzla yazılması
    3. C)Semainin tek dörtlükte bitmesi
    4. D)Varsağıda mahlas bulunmaması
    5. E)Varsağıda «bre, hey» seslenmeleri ve yiğitçe bir söyleyiş bulunması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. İki şekil de sekiz hece ve dört artı dört durakla kurulur; ayrım seslenmede ve söyleyişin sertliğindedir.

  12. Soru 12 · Zor

    «Destan» başlıklı bir metnin âşık edebiyatındaki nazım şekli olduğuna hangi bilgi tek başına karar verdirir?

    1. A)Metnin dörtlüklerle kurulması ve son dörtlükte bir âşığın mahlasını taşıması
    2. B)Konusunun büyük bir felaket olması
    3. C)Başlığında destan sözcüğünün geçmesi
    4. D)Olağanüstü olaylar anlatması
    5. E)Uzun bir metin olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Felaket, olağanüstülük ve uzunluk destan türünde de bulunur; mahlaslı dörtlük biçimi yalnız âşığın destanında vardır.

  13. Soru 13 · Zor

    Dilfeza, sekiz heceli, ilk dörtlüğü xaxa, sonrakileri bbba ve ccca düzenli, ayrılığı anlatan, hiç seslenme taşımayan ve son dörtlüğünde mahlas bulunan bir şiire «dörtlüklerle kurulmuş ve mahlası var, öyleyse koşmadır» diyor. Hangisi bu yargıyı doğru biçimde düzeltir?

    1. A)Şiir mânidir, çünkü ayrılığı anlatır.
    2. B)Şiir varsağıdır, çünkü sekiz hecelidir.
    3. C)Dörtlük ve mahlas koşmaya özgü değildir; sekiz hece ve seslenmesiz lirik söyleyiş bu şiiri semai yapar.
    4. D)Şiir destandır, çünkü birden çok dörtlükten oluşur.
    5. E)Kafiye düzeni koşmaya uyduğu için yargı doğrudur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Koşma ile semai birimi ve kafiye iskeletini paylaşır; on bir hece yerine sekiz hece bulunduğu için şekil semaidir.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir âşık, gençken ölen arkadaşının ardından dört dörtlüklük, on bir heceli, son dörtlüğünde mahlası geçen bir şiir söylemiş; şiir olayın ayrıntılarını değil, yokluğun verdiği acıyı dile getiriyor. Bu şiir için en doğru adlandırma hangisidir?

    1. A)Anonim ağıttır, çünkü bir ölümü anlatır.
    2. B)Ağıt türünde bir koşmadır.
    3. C)Destan şeklidir, çünkü bir olaydan sonra söylenmiştir.
    4. D)Varsağıdır, çünkü coşkulu bir duygu taşır.
    5. E)Güzellemedir, çünkü arkadaşını över.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Mahlas ve on bir heceli dörtlükler koşmayı gösterir; olayı anlatmayıp acıyı söylediği için türü ağıttır.

  15. Soru 15 · Zor

    Çetiner semai hakkında üç yargı yazıyor. Birincisi: dizeleri sekiz hecedir ve durak dördüncü heceden sonra düşer. İkincisi: kafiye düzeni koşmanınkine benzer. Üçüncüsü: dizelerinde «bre, hey» seslenmeleri bulunmak zorundadır. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    1. A)Yalnız üçüncüsü
    2. B)İkincisi ile üçüncüsü
    3. C)Yalnız birincisi
    4. D)Birincisi ile ikincisi
    5. E)Birincisi ile üçüncüsü
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Seslenmeler varsağının işaretidir, semai için zorunlu değildir; hece, durak ve kafiye bilgisi doğrudur.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Âşıklar ve gelenek» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Şekil ya da tür adlarından hangisinin karşısına yazılan özellik yanlıştır?

    1. A)Koşma: on bir heceli dizeler
    2. B)Semai: sekiz hece ve kendine özgü ezgi
    3. C)Varsağı: «bre, hey» seslenmeleri
    4. D)Destan: toplumu sarsan olaylar
    5. E)Güzelleme: toplumdaki aksaklıkların yerilmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yergi taşlamanın konusudur; güzelleme sevgiliyi ve doğayı över.

  2. Soru 2 · Orta

    Eşkıyaya karşı köyünü savunan gençleri coşkulu, meydan okuyan bir dille anlatan on bir heceli bir koşma konusuna göre hangi adı alır?

    1. A)Koçaklama
    2. B)Taşlama
    3. C)Ağıt
    4. D)Güzelleme
    5. E)Semai
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Yiğitlik ve kahramanlığı coşkuyla anlatan koşmaya koçaklama denir; semai ise bir tür değil ayrı bir şekildir.

  3. Soru 3 · Zor

    Semai bölümündeki «Gurbet eli soğuk, uzak / Sılam kaldı dağ yolunda / Yaşlı anam kapı gözler / Bir ak tülbent var kolunda» dörtlüğü hakkında doğru olan yargıyı bul.

    1. A)Dizeler on bir hecedir, şekil koşmadır.
    2. B)Dizeler sekiz hece ve 4 + 4 duraklıdır; «-unda» redif, «ol» tam kafiyedir; seslenmesiz lirik söyleyiş semaiyi gösterir.
    3. C)«Yolunda» ile «kolunda» sözcüklerinin tamamı rediftir, kafiye yoktur.
    4. D)Dört dizenin sonu birbirine uyduğundan şema aaaa olur.
    5. E)Ayrılık anlattığı için şekil ağıttır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Her dize sekiz hecedir ve dördüncü hecede bir sözcük biter; ortak ekler ayrılınca köklerde «ol» kalır.

  4. Soru 4 · Zor

    Âşık edebiyatındaki destan şekli için hangi yargı yanlıştır?

    1. A)Savaş, deprem, yangın, salgın gibi olayları işler.
    2. B)Dizeleri çoğunlukla on bir hecedir.
    3. C)Dörtlük sayısı koşmadaki gibi üç ile beş arasında sınırlıdır.
    4. D)Son dörtlükte âşığın mahlası bulunur.
    5. E)Kafiye düzeni koşmanınkini izler.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Destanda anlatılacak olay uzadıkça dörtlükler de çoğalır; dörtlük sayısına bir sınır konmaz.

  5. Soru 5 · Zor

    Örnek koşmanın son dörtlüğü «Yaz geçti, obalar yükünü aldı / Çobanlar göç için kavalı çaldı / Defterli Ozan'ın gönlü de kaldı / Obanın kalanı göç telaşında» biçimindedir. Dörtlükle ilgili doğru tespit hangisidir?

    1. A)Mahlas birinci dizededir ve dörtlüğün kafiye düzeni aaaa olur.
    2. B)«-dı» kafiye, «al» rediftir.
    3. C)Son dize, üstündeki üç dizenin sesini sürdürür.
    4. D)Mahlas üçüncü dizededir; ilk üç dize «al» sesiyle bağlanır, dördüncü dize ilk dörtlüğün «-aşında» sesine döner.
    5. E)Mahlas uydurma olduğu için dörtlük koşma sayılamaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. «-dı» ortak ek olduğu için rediftir; «telaşında» ilk dörtlükteki «başında» ile kafiyelenir.

E07 — Halk Edebiyatı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.