YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Halk Edebiyatı · EDB-E07-L01
Anonim halk şiiri
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Tanseli, kuzeninin kına gecesinde kadınların karşılıklı dörtlükler attığını dinledi ve ertesi gün sınıfta güldü: «Onlar edebiyat değil, düğün lafı. Kimin yazdığı bile belli değil.» Öğretmeni ondan, aklında kalan bir dörtlüğü tahtaya yazmasını istedi. Tanseli yazdı, sonra heceleri parmaklarıyla saydı: dört dizenin dördü de yedi hece çıktı. Birinci, ikinci ve dördüncü dize aynı sesle bitiyordu, üçüncüsü dışarıda kalıyordu. Arka sıradan bir arkadaşı aynı dörtlüğü kendi köyünde başka bir kelimeyle duyduğunu söyledi; ölçü de uyak da yerinde duruyordu, yalnız bir sözcük değişmişti. Tanseli'nin «kimin yazdığı belli değil» diye küçümsediği şey, aslında türün tanımıydı.
2Hedefler
- Türkü, mâni, ninni, ağıt, tekerleme ve bilmeceyi işlevine ve yapısına bakarak birbirinden ayırırsın.
- Bir türkü parçasında bentleri ve her bentten sonra dönen kavuşağı gösterirsin.
- Bir mânide heceleri tek tek sayıp kafiye düzenini, kafiyeyi ve redifi belirler; düz mâniyi kesik mâniden ayırırsın.
- Bir halk şiirinin anonim kola mı, âşık koluna mı ait olduğunu mahlas ve değişkenlik ölçütleriyle gerekçelendirirsin.
3Konu anlatımı
Halk edebiyatının haritası
Geçiş dönemi, Dede Korkut'un ozan ağzından anlattığı boy hikâyeleriyle kapanmıştı. İslamiyet'in kabulünden sonra Türk edebiyatı iki büyük gelenekte sürdü: saray ve medrese çevresinde aruzla yazan Divan edebiyatı, halkın içinde heceyle söyleyen Halk edebiyatı. Bu modül ikincisini ele alıyor. Ders kitapları Halk edebiyatını üç kola ayırır:
| Kol | Ürünü kim ortaya koyar? | Örnek türler |
|---|---|---|
| Anonim halk edebiyatı | Söyleyeni bilinmez; halkın ortak malıdır | türkü, mâni, ninni, ağıt, tekerleme, bilmece |
| Âşık edebiyatı | Adı bilinen, sazıyla söyleyen âşıklar | koşma, semai, varsağı, destan |
| Dinî-tasavvufi halk edebiyatı | Tekke çevresinde yetişmiş, adı bilinen şairler | ilahi, nefes, deme |
Âşık ve dinî-tasavvufi kollar bu modülün sonraki derslerinde ayrı ayrı açılacak. Bu ders anonim kolun şiirlerini ele alıyor. Aynı kolun düz yazıyla ya da konuşmayla yaşayan ürünleri, yani masal, fıkra ve halk hikâyesi ayrı bir derste; Karagöz, orta oyunu ve meddah ise geleneksel tiyatro dersinde incelenecek.
Anonim ne demektir?
Anonim ürün, ilk söyleyeni bilinmeyen ve zamanla halkın ortak malına dönüşen üründür. Ders kitapları bu kolun ürünlerinde şu özellikleri sayar:
- Söyleyeni bilinmez; şiirde şairin adını veren bir mahlas bulunmaz.
- Ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa aktarılır ve aktarılırken değişir. Aynı dörtlük iki yörede birkaç kelimesi farklı söylenebilir; bunların hiçbiri «yanlış» biçim sayılmaz.
- Hece ölçüsüyle söylenir; yedili, sekizli ve on birli kalıplar yaygındır.
- Çoğunlukla dörtlük ya da bentle kurulur; kafiye çoğu zaman yarım kafiyedir ve rediflerle desteklenir.
- Dili sadedir; çoğu tür ezgiyle söylenir.
Kancadaki sınıf tartışması bu listenin iki maddesini birlikte gösteriyordu: kına gecesindeki dörtlüğün söyleyeni yoktu, arkadaşın köyündeki biçimi de bir kelimeyle ayrılıyordu. Değişkenlik bir kusur değil, anonim ürünün yaşama biçimidir. Bir türkünün kayıtlarında yöre adı, derleyenin adı ya da ezgiyi kendisinden dinlediği kişinin adı yazabilir; bu kişiler türküyü kayda geçirmiştir, söz yazarı değildir.
Türkü: bentler ve kavuşak
Türkü, ezgiyle söylenen, bentlerden ve kavuşaktan oluşan anonim halk şiiridir. Ders kitaplarında adının, «Türk» sözcüğüne aitlik bildiren bir ek getirilerek oluştuğu ve «Türk'e özgü» anlamı taşıdığı açıklanır. Halk arasında türkü yazılmaz, yakılır: bir olay, bir ölüm, bir ayrılık ya da bir iş günü türkünün doğduğu yerdir.
Türkünün iki yapı ögesi vardır. Bent, türkünün her bölümde değişen kısmıdır; olayı ya da duyguyu ilerletir. Kavuşak (nakarat) ise her bentten sonra değişmeden yinelenen dizelerdir. Kavuşak türküyü bir arada tutar; dinleyen ilk bentten sonra onu tanır ve birlikte söyler.
Aşağıdaki iki bent ve kavuşak bu ders için kurulmuş örnek bir hasat türküsüdür:
Yaz kavurdu, kuru kuyu
Bulamadık serin suyu
Unuttuk tatlı uykuyu
Orak elde, ter alında
Gözümüz harman yolunda
Sabah erken kalktık yola
Selam saldık sağa sola
Bereket gelsin bu yıla
Orak elde, ter alında
Gözümüz harman yolunda
Önce heceleri sayalım. «Yaz ka-vur-du ku-ru ku-yu» 8, «Bu-la-ma-dık se-rin su-yu» 8, «U-nut-tuk tat-lı uy-ku-yu» 8. İkinci bent: «Sa-bah er-ken kalk-tık yo-la» 8, «Se-lam sal-dık sa-ğa so-la» 8, «Be-re-ket gel-sin bu yı-la» 8. Kavuşak: «O-rak el-de ter a-lın-da» 8, «Gö-zü-müz har-man yo-lun-da» 8. Parça baştan sona sekizli hece ölçüsüyle kurulmuştur.
Sonra yapıya bakalım. İlk bendin dizeleri «kuyu, suyu, uykuyu» sözcükleriyle, ikinci bendinkiler «yola, sola, yıla» sözcükleriyle birbirine bağlanır; her bent kendi sesini seçer. Kavuşağın iki dizesi ise iki bentten sonra da harfi harfine aynı kalır. Bir türküde kavuşağı bulmanın yolu budur: değişmeden geri dönen dizeleri ara.
Ders kitapları türküleri ezgisine göre de ayırır: belli bir usule bağlı olmadan, serbestçe uzatılarak okunanlara uzun hava, belli bir usulle, çoğu zaman oyuna eşlik eden ezgiyle söylenenlere kırık hava denir. Konusuna göre ise iş türküleri, sevda türküleri, kahramanlık ve askerlik türküleri, ağıt niteliğindeki türküler gibi adlar kullanılır. Yukarıdaki örnek, ekinin biçildiği bir iş gününü anlattığı için iş türküsü sayılır.
Mâni: yedi hecede bir duygu
Şiir Bilgisi modülünde nazım şekillerinin haritası çizilirken mâni üç bilgiyle tanıtılmıştı: tek dörtlük, yedili hece, aaxa düzeni. Bu kez o üç bilginin içine girip mâninin dizeler arasında nasıl çalıştığına bakıyoruz. Ders için kurulmuş şu düz mâniyi ele alalım:
Bülbül öter bu dalda
Kervan kaldı bu yolda
Mendil yâr yadigârı
Durur dâim sağ kolda
Hece: «Bül-bül ö-ter bu dal-da» 7, «Ker-van kal-dı bu yol-da» 7, «Men-dil yâr ya-di-gâ-rı» 7, «Du-rur dâ-im sağ kol-da» 7.
Kafiye düzeni: birinci, ikinci ve dördüncü dize aynı sesle biter; üçüncü dize dışarıda kalır. Düzen aaxa'dır.
Kafiye ve redif: «dalda, yolda, kolda» sözcüklerinin sonundaki «-da» bulunma hâli ekidir ve üç dizede aynı görevle yinelendiği için rediftir. Rediften önce kalan kökler «dal, yol, kol» yalnız «l» sesini paylaşır; bu tek ses yarım kafiyedir. Halk şiirinde yarım kafiyenin redifle desteklenmesi çok sık görülür.
İçerik düzeni: ilk iki dize bülbülden ve kervandan söz eder; asıl söylenmek istenen, yârin hatırası olan mendil, son iki dizede gelir. Ders kitapları mânilerin çoğunda ilk iki dizenin zemin hazırladığını, asıl duygunun son iki dizede verildiğini belirtir.
Mâniler düğünlerde, kına gecelerinde, Ramazan gecelerinde davulcuların ağzında, karşılıklı atışmalarda söylenir. Dört dizeye sığdığı için akılda kalır ve kolayca değişir.
Düz mâni, kesik mâni
Yukarıdaki örnek gibi dört dizesi de yedi heceli olan mâniye düz mâni denir. Kesik mânide ise ilk dize yedi heceden kısadır ve kafiyeler cinasla kurulur. Cinas, yazılışı ve söylenişi aynı, anlamı farklı sözcüklerin kafiye yerinde kullanılmasıdır. Bu yüzden kesik mâniye cinaslı mâni de denir. Ders için kurulmuş bir kesik mâni:
Dalgada yüz
Gün sayarım, oldu yüz
Yâr gideli bu köyden
Göremem o güleç yüz
İlk dize «Dal-ga-da yüz» 4 hecedir; öteki üç dize yedişer hecedir: «Gün sa-ya-rım ol-du yüz», «Yâr gi-de-li bu köy-den», «Gö-re-mem o gü-leç yüz». Kafiye düzeni yine aaxa'dır, ama kafiye yerindeki üç «yüz» üç ayrı anlam taşır: birincide suda yüzmeyi buyuran fiil, ikincide sayı, dördüncüde insan yüzü. Kesik mâniyi tanımanın iki işareti budur: kısa ilk dize ve aynı sözcüğün ayrı anlamlarla dönmesi. Bazı ders kitapları, araya dizeler eklenerek uzatılmış mânileri de artık mâni ya da yedekli mâni adıyla anar.
Ninni ve ağıt: hayatın iki ucu
Ninni, çocuğu uyutmak için ezgiyle, yavaş bir ritimle söylenen anonim şiirdir. Çoğunlukla anneler söyler. Çocuğa duyulan sevgi, onun geleceği için dilekler, kimi zaman da söyleyenin kendi derdi ninninin konusudur. «Ninni» sözcüğünün dizelerde yinelenmesi türün en kolay tanınan işaretidir. Ders için kurulmuş örnek:
Sokakta sustu sesler
Yıldızlar camı süsler
Uyu kuzum, uy ninni
Sabahı güneş bekler
Dizelerin her biri yedi hecedir: «So-kak-ta sus-tu ses-ler», «Yıl-dız-lar ca-mı süs-ler», «U-yu ku-zum uy nin-ni», «Sa-ba-hı gü-neş bek-ler».
Ağıt, ölümün, savaşın, kazanın ya da doğal bir felaketin ardından duyulan acıyı dile getiren anonim şiirdir. Ölenin iyilikleri anılır, yokluğu dile getirilir. İslamiyet öncesi Türklerin yuğ törenlerinde söylenen sagu, sözlü dönem dersinde gördüğümüz gibi, bu türün eski karşılığıdır. Ağıtlar çoğunlukla kadınlar tarafından yakılır; bu işi üstlenen kişiye ağıtçı denir. Ders için kurulmuş örnek bir ağıt dörtlüğü:
Dere taştı gece vakti
Kara sel ağılı yıktı
Yiğidim kaldı dalgada
Ağıdı anası yaktı
Dört dize de sekiz hecedir: «De-re taş-tı ge-ce vak-ti», «Ka-ra sel a-ğı-lı yık-tı», «Yi-ği-dim kal-dı dal-ga-da», «A-ğı-dı a-na-sı yak-tı». Ninni hayatın başında, ağıt sonunda söylenir; ikisi de ezgiye yaslanır.
Tekerleme ve bilmece: oyunun sözleri
Tekerleme, anlamdan çok ses benzerliklerine ve uyaklara dayanan, hızlı söylenen sözlerdir. Ölçüsü de kafiyesi de düzensiz olabilir, dizeler arasındaki anlam bağı gevşektir. Ders kitapları tekerlemeleri iki yerde gösterir. Masalların başında ve sonunda söylenen tekerlemeler dinleyiciyi masal dünyasına alır, sonra gündelik hayata geri getirir; masal başındaki tekerlemeye döşeme de denir. Çocuk oyunlarında ebe seçerken ya da sıra belirlerken söylenen tekerlemeler ise oyunun kuralını taşır. Ders için kurulmuş bir oyun tekerlemesi:
Mısır patladı tavada
Serçe uçtu havada
Say bakalım dördü beşi
Ebe oldu en son kişi
Hece sayıları 8, 7, 7, 7'dir; tekerleme bu kaymayı dert etmez. Mısırla serçe arasında bir anlam bağı yoktur, onları «tavada» ile «havada» arasındaki ses yakınlığı yan yana getirir.
Bilmece, bir varlığın ya da nesnenin adını söylemeden onu benzetmelerle, özellikleriyle anlatıp dinleyiciye adını buldurmayı amaçlayan kısa sözdür. Çoğunlukla manzumdur ve sonunda bir soru taşır. Ders için kurulmuş bir bilmece:
Yağmur gelince açılır
Güneş görünce kapanır
Sapından tutar herkes
Bil bakalım bu nedir?
Cevap şemsiyedir. Bilmecede ölçüt şiirin konusu değil, işlevidir: söz, dinleyiciyi bir bulmacaya davet eder.
Anonim mi, âşık mı?
Hece ölçüsü, dörtlük ve sade dil âşık şiirinde de vardır; bu yüzden anonim ürünü tanımak için bu üç özelliğe bakmak yetmez. Ayırıcı işaret mahlastır. Âşık, şiirinin son dörtlüğünde kendi adını ya da şair adını söyler; anonim şiirde böyle bir imza bulunmaz. İkinci işaret değişkenliktir: âşığın şiiri ona bağlı kalır, anonim ürün ise söyleyenle birlikte biçim değiştirir.
| Soru | Anonim kol | Âşık kolu |
|---|---|---|
| Söyleyeni bilinir mi? | Hayır | Evet |
| Mahlas var mı? | Yok | Son dörtlükte bulunur |
| Başlıca şekiller | türkü, mâni | koşma, semai, varsağı, destan |
| Biçim sabit mi? | Ağızdan ağıza değişir | Âşığın adıyla aktarılır |
Mâni ile türkünün sahibi yoktu; sonraki derste dörtlüğün sonunda adını söyleyen âşıkların şekillerine geçiyoruz. Orada on bir heceli dörtlüklerle lirik bir söyleyiş kuran koşma, sekiz heceyle ve kendi ezgisiyle söylenen semai, «bre», «hey» seslenmeleriyle yiğitlik anlatan varsağı ve toplumsal olayları dile getiren destan sırayla açılacak. Hepsini anonim mâniden ayıran ilk işaret, son dörtlükteki o addır.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Kavuşağı bulmak
Soru: Ders için kurulmuş şu türkü parçasında kavuşak hangi dizelerdir?
Pınar başı soğuk sulu
Bardağım ağzına dolu
Yâr kapıda, gözü yolu
Dön de gel, gönlüm, dön de gel
Bekleyen var yolda, gel gel
Kuşlar döndü yuvasına
Kervan vardı obasına
Sen dönmedin anasına
Dön de gel, gönlüm, dön de gel
Bekleyen var yolda, gel gel
- A) Her bendin ilk dizesi
- B) «Pınar başı» ve «Kuşlar döndü» ile başlayan dizeler
- C) «Dön de gel» ve «Bekleyen var» ile başlayan iki dize
- D) Her bendin üçüncü dizesi
- E) Yalnız ikinci bendin tamamı
Çözüm: İlk bendin üç dizesi «sulu, dolu, yolu», ikincisininkiler «yuvasına, obasına, anasına» ile kafiyelenir; bu dizeler bentten bente değişir. «Dön de gel, gönlüm, dön de gel» ve «Bekleyen var yolda, gel gel» ise iki bentten sonra da aynen geri gelir. Değişmeden yinelenen bu iki dize kavuşaktır. A, B ve D bentlerin değişen dizelerini gösterir; E bir bendin tamamını kavuşak sanır. Cevap: C.
Örnek 2 — Mâniyi saymak
Soru: Ders için kurulmuş şu mâni için hangisi doğrudur?
Tepede kuru çınar
Altında bir su kaynar
Gurbete giden yârim
Yüreğim seni anar
- A) Dizeler sekizer hecedir ve kafiye düzeni aaaa biçimindedir.
- B) İlk dize kısa olduğu için kesik mânidir.
- C) Dizeler yedişer hecedir, kafiye düzeni abab biçimindedir.
- D) Dizeler yedişer hecedir, kafiye düzeni aaxa biçimindedir ve asıl duygu son iki dizededir.
- E) Bentlerden ve kavuşaktan oluştuğu için türküdür.
Çözüm: «Te-pe-de ku-ru çı-nar» 7, «Al-tın-da bir su kay-nar» 7, «Gur-be-te gi-den yâ-rim» 7, «Yü-re-ğim se-ni a-nar» 7. «Çınar, kaynar, anar» aynı «-nar» sesiyle biter, «yârim» dışarıda kalır: aaxa. İlk iki dize çınarı ve suyu anlatarak zemin kurar; gurbetteki yâri anan duygu son iki dizededir. İlk dize yedi hece olduğu için mâni kesik değil düzdür; tek dörtlük olduğu için türkü de değildir. Cevap: D.
Örnek 3 — Kısa dize, üç anlam
Soru: Ders için kurulmuş şu dörtlüğün türü hangisidir?
Asma bağ
Gönlüme vurdun bir bağ
Yârin selamı gelmez
Yarama sarar mı bağ
- A) Düz mâni
- B) Kesik mâni
- C) Türkü bendi
- D) Bilmece
- E) Ninni
Çözüm: İlk dize «As-ma bağ» 3 hecedir; ötekiler yedişer hecedir: «Gön-lü-me vur-dun bir bağ», «Yâ-rin se-la-mı gel-mez», «Ya-ra-ma sa-rar mı bağ». Kafiye yerindeki «bağ» birincide üzüm bağını, ikincide gönle vurulan bağlılığı, dördüncüde yaraya sarılan sargıyı anlatır; aynı sözcüğün ayrı anlamlarla dönmesi cinastır. Kısa ilk dize ve cinaslı kafiye kesik mâniyi gösterir. Düz mânide ilk dize de yedi hecedir; türkü bendinin ardından kavuşak gelir; bilmece bir şeyin adını sordurur; ninni çocuğa seslenir. Cevap: B.
Örnek 4 — İmzanın yeri
Soru: Kamile, bir halk şiiri kitabında beş dörtlüklük bir şiir buluyor. Dizeler on bir hecedir ve son dörtlükte bir âşık, adını söyleyerek sözü bağlıyor. Kamile bu şiiri anonim kola yerleştirmek istiyor. Hangi değerlendirme doğrudur?
- A) Hece ölçüsüyle yazıldığı için anonimdir.
- B) Dörtlüklerden oluştuğu için anonimdir.
- C) Son dörtlükte söyleyenin adı bulunduğu için âşık koluna aittir.
- D) Halk şiiri kitabında yer aldığı için anonimdir.
- E) On bir hecede yazıldığı için Divan şiiridir.
Çözüm: Hece ölçüsü, dörtlük ve halk şiiri derlemesinde yer almak anonim kolla âşık kolunun ortak özellikleridir; bunlardan biriyle karar verilemez. Divan şiiri aruzla yazılır, on bir heceli dörtlük ona ait değildir. Son dörtlükte adını söyleyen bir âşık, şiirin söyleyenini bildirir; anonim üründe bu imza bulunmaz. Cevap: C.
5Tuzaklar
- Anonimi «sahipsiz, değersiz söz» saymak. Söyleyeninin bilinmemesi ürünün ölçüsüz ya da kuralsız olduğunu göstermez; mâni de türkü de belli bir hece ve kafiye düzeniyle kurulur.
- Derleyeni ya da kaynak kişiyi şair sanmak. Bir türkünün kaydında geçen ad, onu derleyenin ya da ezgiyi aktaranın adıdır; söz yazarı anlamına gelmez.
- Her dörtlüğü mâni saymak. Mâni tek dörtlüktür ve çoğunlukla yedi hecelidir; on bir heceli, birden çok dörtlükten oluşan ve mahlas taşıyan şiir âşık koluna aittir.
- Kesik mâniyi hece hatası sanmak. İlk dizenin kısa olması kusur değil, kesik mâninin kuralıdır; kafiye yerindeki aynı sözcüğün anlamları da farklıdır.
- Kavuşağı bent sanmak. Bent türküden türküye ve bentten bente değişir; kavuşak her bentten sonra aynı kalır.
- Tekerlemede düzenli ölçü aramak. Tekerleme ses oyununa dayanır; hece sayıları kayabilir, dizeler arasında anlam bağı aranmaz.
6Tekrar kartı
- Halk edebiyatının üç kolu: anonim, âşık, dinî-tasavvufi. Anonimde söyleyen ve mahlas yok, ürün ağızdan ağıza değişir.
- Türkü: ezgiyle söylenir, yakılır; bent değişir, kavuşak (nakarat) her bentten sonra aynı kalır. Ezgiye göre uzun hava ve kırık hava.
- Mâni: 7'li hece, aaxa, tek dörtlük; zemin ilk iki dizede, asıl duygu son iki dizede.
- Düz mâni: dört dize de 7 hece. Kesik (cinaslı) mâni: ilk dize 7'den kısa, kafiye cinasla kurulur.
- Ninni çocuğu uyutur; ağıt ölümün ve felaketin ardından yakılır, sözlü dönemdeki karşılığı sagudur.
- Tekerleme: ses oyunu, masal başı (döşeme) ve sonu, çocuk oyunları. Bilmece: nesnenin adını söylemeden buldurma.
- Anonim ile âşık kolunu ayıran ilk işaret mahlastır; hece ve dörtlük iki kolda da vardır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
İlk söyleyeni bilinmeyen, halkın ortak malı sayılan ve ağızdan ağıza aktarılan ürünler Halk edebiyatının hangi kolunda toplanır?
- A)Âşık edebiyatı
- B)Anonim halk edebiyatı
- C)Dinî-tasavvufi halk edebiyatı
- D)Divan edebiyatı
- E)Tekke edebiyatı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Söyleyeni bilinmeyen ve halkın ortak malı olan ürünler anonim kolu oluşturur; âşık ve tekke şairlerinin adı bilinir.
Soru 2 · Kolay
Düz bir mâninin dizeleri kaç hecedir ve dizeler nasıl kafiyelenir?
- A)On bir hece; abab
- B)Sekiz hece; aaab
- C)Yedi hece; abab
- D)Yedi hece; aaxa
- E)On bir hece; aaxa
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Düz mânide her dize yedişer hece taşır; kafiyeye katılmayan tek dize üçüncüsüdür.
Soru 3 · Kolay
Bir türküde her bentten sonra değişmeden tekrarlanan dizelere verilen ad hangisidir?
- A)Kavuşak
- B)Mahlas
- C)Döşeme
- D)Cinas
- E)Beyit
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kavuşak ya da nakarat, bentlerin arasında aynen dönen ve türküyü bir arada tutan dizelerdir.
Soru 4 · Kolay
Bir annenin bebeğini uyutmak için yavaş bir ezgiyle söylediği anonim şiir hangi türe girer?
- A)Ağıt
- B)Bilmece
- C)Mâni
- D)Tekerleme
- E)Ninni
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Çocuğu uyutma amacı ve ezgi ninninin tanımını oluşturan iki özelliktir.
Soru 5 · Orta
Bir dörtlük, bir nesnenin adını hiç anmadan onun görünüşünü ve işini sayıyor, son dizede de dinleyiciden o nesnenin adını bulmasını istiyor. Bu dörtlük hangi türdendir?
- A)Mâni
- B)Ağıt
- C)Bilmece
- D)Ninni
- E)Türkü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Adını söylemeden anlatıp buldurmak bilmecenin işlevidir; öteki türlerin hiçbiri dinleyiciye bulmaca sormaz.
Soru 6 · Orta
Bir dağ köyünde çığ altında kalanların ardından köyün kadınları onların iyiliklerini anan acılı sözler söylüyor. Bu söyleyişin türü ve sözlü dönemdeki karşılığı hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Ağıt; sagu
- B)Ağıt; koşuk
- C)Ninni; sav
- D)Türkü; destan
- E)Mâni; sagu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ölüm ve felaket ardından yakılan acılı söz ağıttır; yuğ töreninde söylenen sagu bu türün eski karşılığıdır.
Soru 7 · Orta
Ders için kurulmuş şu mânide kafiye düzenini belirle: «Bahçede açtı lale / Gönlüm düştü bu hâle / Bir haber yolla bana / Derdim düşmesin dile»
- A)aaaa; dört dize aynı sesle biter
- B)abab; birinci ile üçüncü dize eşleşir
- C)aabb; dizeler ikişer ikişer eşleşir
- D)abba; ilk ve son dize eşleşir
- E)aaxa; üçüncü dize kafiye dışında kalır
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. «Lale, hâle, dile» aynı «-le» sesiyle biter, «bana» bu sese katılmaz; dizelerin dördü de yedi hecedir.
Soru 8 · Orta
Aynı mâninin iki komşu ilçede birer kelimesi değiştirilerek söylenmesi anonim ürünün hangi özelliğini gösterir?
- A)Mahlas taşıması
- B)Ağızdan ağıza aktarılırken değişebilmesi
- C)Aruzla yazılması
- D)İlk yazılı biçiminin korunması
- E)Tek bir şaire bağlı kalması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Anonim ürün sabit bir metne bağlı değildir; her söyleyen onu biraz değiştirerek aktarır.
Soru 9 · Orta
Kesik mâniyi düz mâniden ayıran özellik hangisidir?
- A)Kafiye düzeninin abab olması
- B)Dizelerinin on bir heceli olması
- C)Son dizede mahlas bulunması
- D)İlk dizesinin yedi heceden kısa olması ve kafiyelerin cinasla kurulması
- E)Bentlerden ve kavuşaktan oluşması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kısa ilk dize ve aynı sözcüğün ayrı anlamlarla kafiye yerinde dönmesi kesik mâninin iki işaretidir.
Soru 10 · Orta
Çocuklar oyunda ebeyi belirlemek için sırayla birbirini gösterip, anlamca birbirine pek bağlanmayan ama sesleri birbirini çağıran kısa sözler söylüyor. Bu sözler hangi türe örnektir?
- A)Ağıt
- B)Mâni
- C)Tekerleme
- D)Bilmece
- E)Ninni
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ses benzerliğine dayanan ve oyunun kuralını taşıyan bu sözler oyun tekerlemesidir.
Soru 11 · Orta
Türkü hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A)Tek dörtlükte biter ve aaxa düzeniyle kafiyelenir.
- B)Ezgiyle söylenir.
- C)Bentlerden ve kavuşaktan oluşur.
- D)İlk söyleyeni çoğunlukla bilinmez.
- E)Bir olay üzerine yakılabilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Tek dörtlük ve aaxa düzeni mâninin özelliğidir; türkü birden çok bentle ve kavuşakla kurulur.
Soru 12 · Zor
Tülcan bir derlemede iki halk şiiri okuyor. Birincisinin son dörtlüğünde söyleyen kendi adını anıyor. İkincisinde hiçbir ad geçmiyor ve altına aynı şiirin başka yörelerde değişik sözlerle söylendiği notu düşülmüş. Tülcan hangi sonuca varmalıdır?
- A)İki şiir de anonimdir, çünkü ikisi de halk şiiridir.
- B)İki şiir de âşık koluna aittir.
- C)Birincisi anonim, ikincisi âşık koluna aittir.
- D)Mahlas bir ölçüt değildir, karar için yalnız hece sayısına bakılır.
- E)Birincisi âşık koluna, ikincisi anonim kola işaret eder.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Son dörtlükteki ad mahlastır ve âşığı gösterir; ad taşımayan ve yöreden yöreye değişen şiir anonim ürünün iki özelliğini birlikte taşır.
Soru 13 · Zor
Ders için kurulmuş dörtlük: «Gözde yaş / Sevdim seni on beş yaş / Gittin, kaldı bu gönül / Kurumaz hiç dalda yaş». Bu parçayı doğru tanımlayan seçenek hangisidir?
- A)Düz mânidir, dört dizesi de yedi hecedir.
- B)Kesik mânidir; ilk dize üç hecedir ve «yaş» gözyaşı, insan yaşı ve tazelik anlamlarıyla cinaslı kafiye kurar.
- C)Türkü bendidir, son dizesi kavuşaktır.
- D)Kafiye düzeni abab biçimindedir.
- E)Ninnidir, çünkü sevgiyi anlatır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. «Göz-de yaş» üç hecedir, öteki dizeler yedi hece verir; kafiye yerindeki «yaş» her dönüşünde başka bir anlam taşır.
Soru 14 · Zor
Ders için kurulmuş bir türkünün dizeleri sırayla şöyledir: (1) Çaya indi sürü kuzu (2) Su başında yeşil yazı (3) Sen gideli kaldı sızı (4) Gel gel, yolunu gözlerim (5) Hasretinle ben sızlarım (6) Harman bitti, döndü sert yel (7) Kalmadı bir yaprak, bir gül (8) Sen gelmezsen ağlar bu dil (9) Gel gel, yolunu gözlerim (10) Hasretinle ben sızlarım. Parçanın yapısı hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Üç bent vardır; kavuşak birinci ve ikinci dizelerdir.
- B)İki bent vardır; kavuşak üçüncü ve sekizinci dizelerdir.
- C)Tek bent vardır; altıncı, yedinci ve sekizinci dizeler kavuşaktır.
- D)İki bent vardır; dördüncü ve beşinci dizeler kavuşaktır ve dokuzuncu ile onuncu dizede aynen yinelenir.
- E)Dört bent vardır ve kavuşak yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Birinci ile üçüncü ve altıncı ile sekizinci dizeler değişen iki bendi kurar; ardından gelen iki dize her seferinde harfi harfine aynı döner.
Soru 15 · Zor
Tezer, kına gecesinde duyduğu bir mâninin şairini bulmak için kayıtlara bakıyor; her kaynakta dizelerden biri başka bir kelimeyle yazılmış, birinde de altta bir derleyenin adı var. Tezer derleyeni mâninin şairi sayıyor. Hangisi Tezer'in yanılgısını doğru biçimde düzeltir?
- A)Mâni bir şairin eseridir, kaynaklar onu yanlış aktarmıştır.
- B)Mâni aruzla yazıldığı için şairi bilinmez.
- C)Mâni anonimdir; derleyen onu kayda geçiren kişidir, ağızdan ağıza değiştiği için de tek bir doğru biçimi yoktur.
- D)Şair mahlasını mâninin üçüncü dizesine saklamıştır.
- E)Mâni Divan şiirine ait olduğu için şairi kaynaklarda geçmez.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Söyleyeni bilinmeyen ürünü kayda geçiren kişi onun yazarı olmaz; kaynaklar arasındaki kelime farkı da anonim ürünün değişkenliğinden doğar.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Âşık edebiyatı nazım şekilleri» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Tür ile özelliği arasında kurulan bağlardan hangisi yanlıştır?
- A)Ninni: çocuğu uyutma amacı
- B)Ağıt: ölüm ve felaket ardından duyulan acı
- C)Tekerleme: masal başı ve sonu, çocuk oyunları
- D)Bilmece: bentlerden ve kavuşaktan oluşan yapı
- E)Mâni: yedişer heceli dört dize, aaxa
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Bent ve kavuşak türkünün yapısıdır; bilmece bir nesnenin adını söylemeden onu buldurmayı amaçlar.
Soru 2 · Orta
Ders kitaplarında türkü adının kökeniyle ilgili hangi açıklama verilir?
- A)«Türk» sözcüğüne aitlik bildiren bir ek getirilerek oluştuğu ve «Türk'e özgü» anlamı taşıdığı
- B)Bir çalgının adından türediği
- C)Bir âşığın mahlasından geldiği
- D)Kavuşak sözcüğünün kısaltılmış biçimi olduğu
- E)Ezgisiz okunan şiirlere verilen bir ad olduğu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Türkü adı Türk sözcüğüne aitlik eki eklenerek kurulmuştur; ad türün Türklere özgü sayılmasını yansıtır.
Soru 3 · Zor
Bir mânide ilk iki dize bahçeden ve öten kuştan söz ediyor, son iki dize ise ayrılığın verdiği acıyı dile getiriyor. Bu düzen için hangisi doğrudur?
- A)Mâni iki ayrı şiirin birleşmesiyle oluşmuştur.
- B)Asıl duygu ilk iki dizededir, son ikisi süstür.
- C)Bu düzen yalnız türkülerde görülür.
- D)İçerikteki bu bölünme kafiye düzenini bozar.
- E)İlk iki dize zemin hazırlar, asıl söylenmek istenen son iki dizede gelir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Mânilerin çoğunda doğa görüntüsü girişi kurar; söyleyenin asıl duygusu son iki dizeye bırakılır.
Soru 4 · Zor
Ders için kurulmuş mâni: «Ay doğdu tepelerden / Ses gelir derelerden / Yârim selam yollamış / Akar gür çeşmelerden». Bu mâni için hangisi doğrudur?
- A)Dizeler sekizer hecedir.
- B)İlk dize kısa olduğu için kesik mânidir.
- C)Dizeler yedişer hecedir; «-lerden» redif, ondan önce gelen «e» sesi yarım kafiyedir.
- D)Dört dize de aynı sesle bittiği için düzen aaaa biçimindedir.
- E)Üçüncü dize her bentten sonra yinelendiği için kavuşaktır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. «Ay doğ-du te-pe-ler-den» yedi hecedir; «tepe, dere, çeşme» köklerine eklenen «-lerden» aynı görevli ekler olduğu için rediftir.
Soru 5 · Zor
Bir köy düğününde gençler karşılıklı, her biri tek dörtlükte biten sözler atıyor. Bu sözlerin ilk dizesi üç-dört hecede kalıyor, kafiye yerinde ise aynı sözcük her seferinde başka bir anlamla dönüyor. Bu sözler hangi ürün olarak adlandırılır?
- A)Düz mâni
- B)Kesik mâni
- C)Türkü kavuşağı
- D)Koşma
- E)Bilmece
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kısa ilk dize ve cinaslı kafiye kesik mâninin işaretidir; tek dörtlükte bitmesi de onu türküden ve koşmadan ayırır.
E07 — Halk Edebiyatı
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.