YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Söz Sanatları · EDB-E03-L04
Teşhis ve intak
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Hüveyda yatmadan önce küçük kardeşine bir masal okuyordu. Kurnaz tilki, ağaçtaki kargaya «Sesin ne güzeldir, bir türkü söylesene» diye yaltaklanıyordu. Kardeşi kıkırdayınca Hüveyda omuz silkti: «Hayvan konuşur mu hiç? Masal işte, edebiyatla ilgisi yok.» Ertesi gün edebiyat ödevinde öğretmenin yazdığı örnek dizeye takıldı: «Yaşlı çınar yolcuya der: Gölgemde dinlen.» Yanına «süslü sözcük yok, sanat yok» diye not düştü. Bir satır aşağıdaki «Irmak köyün altından akar» dizesine ise «kişileştirme» yazdı. Akşam masalın kalan sayfalarını okurken tilkinin söylediği her cümleyi bir insanın ağzından duyar gibi oldu ve defterine döndü. Çınar da tilki gibi bir insanın yapacağı işi yapıyordu: konuşuyor, öğüt veriyordu. Irmak ise yalnızca akıyordu; bunu her ırmak yapar.
2Hedefler
- Bir dizede insan dışı varlığa yüklenen insana özgü duygu, düşünce ya da davranışı bulup teşhisi gösterirsin.
- Varlığa söz söyletilen yerleri, insanın kendi konuşmasından ve «konuşur gibi» benzetmesinden ayırarak intakı belirlersin.
- Bir sözü «yalnız teşhis», «teşhis ve intak birlikte» ya da «ikisi de yok» diye gerekçesiyle sınıflandırırsın.
- Kişileştirilen varlığın yanında hangi temel öğenin söylenmediğini görerek teşhisle kapalı istiarenin bir arada bulunduğunu açıklarsın.
3Konu anlatımı
Masaldaki tilki ile şiirdeki çınar
Çocukluğumuzda dinlediğimiz hikâyelerde kurt kapıyı çalar, kaplumbağa tavşanla yarışa girer, karınca çalışkanlığıyla övünür. Kimse bunları tuhaf bulmaz; hayvanların düşündüğü, kıskandığı, öğüt verdiği bir dünyayı hemen kabul ederiz. Hüveyda'nın yanılgısı, bu alışkanlığı yalnız çocuk kitaplarına ait sanmasıydı. Oysa aynı hamle şiirde de, gündelik konuşmada da sürekli yapılır: «Bilgisayar yine inat ediyor», «Kapı bu sabah suratını astı» diyen kişi farkında olmadan bir söz sanatı kullanır. Söz Sanatları modülünde bu hamlenin iki adı vardır: varlığa insan niteliği vermek teşhis, ona söz söyletmek intak.
Teşhis: insan dışı varlığa insan özelliği vermek
Teşhis (kişileştirme), insan dışında kalan bir varlığa insana ait bir özellik, duygu, düşünce ya da davranış yüklemektir. Tanımın iki ayağı var. Birincisi kişileştirilen varlıktır: bir ağaç, bir mevsim, bir eşya, bir kavram ya da bir hayvan olabilir. İkincisi ona yüklenen niteliktir: bu nitelik insana özgü olmalıdır. Derse özel bir cümleyle bakalım:
Bahçedeki yaşlı ceviz, kuruyan dalına bakıp üzüldü.
Cevizin yaşlı olması bir ağacın kendi doğasında vardır; ağaçlar da yıllanır. Dalının kuruması da öyle. Ama «üzülmek» bir duygudur ve bir ağacın böyle bir duygusu yoktur. Cümle cevize insanın iç dünyasından bir parça vermiştir; teşhis bu sözcükte kurulur.
İşaret: doğal eylem mi, insana özgü eylem mi?
Teşhis sorularında en sık yapılan hata, cümlede bir eylem gördüğü her yerde kişileştirme aramaktır. Her varlığın kendi doğasında olan eylemleri vardır: ırmak akar, rüzgâr eser, kar yağar, güneş doğar, kuş öter. Bu fiiller o varlığa insandan bir şey eklemez; varlığın kendi işini söyler. Kişileştirmeyi gösteren şey, varlığın kendisinde bulunmayan ve insanla özdeşleşen bir eylemin ya da duygunun ona yüklenmesidir: düşünmek, üzülmek, gülmek, ağlamak, küsmek, kıskanmak, özlemek, sabretmek.
| Derse özel söz | Yüklenen eylem ya da nitelik | Kimin işi? | Teşhis |
|---|---|---|---|
| «Rüzgâr bütün gece esti.» | esmek | rüzgârın kendi işi | yok |
| «Rüzgâr ağaçları kıskandı.» | kıskanmak | insana özgü duygu | var |
| «Irmak köyün altından akar.» | akmak | ırmağın kendi işi | yok |
| «Irmak denizi özledi.» | özlemek | insana özgü duygu | var |
| «Güneş dağın ardından doğdu.» | doğmak | güneşin kendi işi | yok |
| «Güneş çocuklara gülümsedi.» | gülümsemek | insana özgü davranış | var |
Aynı özne iki satırda iki ayrı karar alıyor. Demek ki karar özneye bakılarak değil, yüklemin ona yabancı olup olmadığına bakılarak verilir. Kancadaki «Irmak köyün altından akar» dizesi bu yüzden kişileştirme içermez.
Hayvan da insan dışı bir varlıktır
Tanımdaki «insan dışı» sözü yalnız cansız varlıkları kapsamaz. Hayvan canlıdır, ama insan değildir; ona insana özgü bir nitelik verildiğinde de teşhis kurulur. Burada da aynı ölçüt işler. «Kedimiz miyavlayıp kapıyı tırmaladı» cümlesinde kedi kedinin yapacağını yapar. «Kedimiz, mamasını geç verdiğimiz için bize küstü» cümlesinde ise küsmek gibi insanlar arası bir tavır kediye verilmiştir. Hayvanın canlı olması teşhisi engellemez; belirleyici olan, yüklenen niteliğin insana ait olmasıdır.
İntak: varlığı konuşturmak
İntak (konuşturma), insan dışı bir varlığa söz söyletmektir. Varlık bir şey söyler, sorar, öğüt verir, cevap verir; söylediği söz çoğu zaman tırnak içinde ya da «der», «diye sordu» gibi bir eylemle aktarılır. Derse özel bir örnek:
Eski köprü, üstünden koşan çocuğa «Yavaş, taşlarım yorgun» dedi.
Köprü konuşmuştur; intak budur. Masalda ve fablda hayvanların konuşması bu sanatın en tanıdık biçimidir. Hayvanların konuşarak öğüt verdiği «Kelile ve Dimne» gibi hikâye toplulukları ya da Ezop'a ve La Fontaine'e bağlanan fabllar, intakı bir anlatım düzeni hâline getirir. Hüveyda'nın masalındaki tilki de, ödevindeki çınar da aynı sanatın örneğiydi.
İki sanatın bağı
Konuşmak insana özgü bir yetenektir. Bu yüzden bir varlığa söz söyletildiğinde ona aynı anda bir insan özelliği de verilmiş olur. Ders kitapları bu bağı şöyle özetler: intakın bulunduğu yerde çoğunlukla teşhis de vardır. Köprü örneğinde köprü hem konuşur hem de «yorgun» taşlarından yakınır. Bağın tersi ise geçerli değildir: teşhis tek başına durabilir. «Bahçedeki yaşlı ceviz üzüldü» cümlesinde ceviz kişileştirilmiş, ama ağzından tek söz çıkmamıştır. Sorularda üç ihtimali ayrı tutmak gerekir:
| Durum | Ölçüt | Derse özel örnek |
|---|---|---|
| Yalnız teşhis | insan özelliği var, söz yok | «Saat duvarda sabırsızca bizi bekledi.» |
| Teşhis ve intak birlikte | varlık konuşuyor | «Yaprak dalından kopunca "Hoşça kal" dedi.» |
| İkisi de yok | yalnız doğal eylem ya da insanın kendi sözü | «Kar sabaha kadar yağdı.» |
Teşhis ve kapalı istiare
İstiare dersinde, benzetmenin temel öğelerinden biri sözden düşünce istiarenin doğduğunu gördün. Kişileştirmede çoğunlukla tam bu olur. «Bulutlar bütün gece ağladı» cümlesinde bulutlar bir insana benzetilmiştir; ama «insan» sözcüğü cümlede yoktur. Söylenen yalnız benzeyendir (bulutlar), kendisine benzetilen insan ise ona yüklenen «ağlamak» eyleminden sezilir. Bu yüzden teşhis içeren sözlerin çoğunda kapalı istiare de bulunur. Sorularda «bu cümlede hangi sanatlar vardır» denildiğinde ikisini birlikte işaretlemek gerekebilir.
Kişileştirmeye benzeyen ama ona girmeyen sözler
Üç söyleyiş, teşhis ya da intak gibi görünür, ama değildir.
Birincisi insanın kendi sözüdür. «Dedem "Yarın kar yağacak" dedi» cümlesinde konuşan bir insandır. İntak, insan olmayan bir varlığa söz söyletmektir; insanın konuşması zaten insanın işidir.
İkincisi «konuşur gibi» söyleyişidir. «Çeşme gece boyunca konuşur gibi şırıldadı» cümlesinde çeşmenin sesi konuşmaya «gibi» edatıyla yaklaştırılır; ders kitapları böyle bir söyleyişi teşbih olarak değerlendirir. Çeşmeye bir söz söyletilmemiştir; intak aranırsa bulunmaz.
Üçüncüsü ad aktarmasıdır. «Belediye yeni bir park yapmaya karar verdi» cümlesinde karar veren, kurumun içindeki insanlardır; kuruma insan niteliği verilmemiş, insanların yerine kurumun adı söylenmiştir. Bu kullanım Mecaz-ı mürsel dersinin konusudur.
Bunlara bir dördüncüsü eklenebilir: bir varlığa seslenmek onu konuşturmak demek değildir. «Ey dağlar, sesimi duyun!» diyen şiirdeki kişidir; dağlar cevap vermedikçe intak kurulmaz. Seslenme, nida adıyla «İrsal-i mesel, istifham ve nida» dersinde ele alınıyor.
Bir dörtlüğü dize dize çözmek
Aşağıdaki dört dizeyi bu ders için yazdık; ölçüsüne şimdilik bakmıyoruz.
Bulanık ırmak akar köyün altından,
Yaşlı söğüt düşünür, dalları suda;
Rüzgâr sorar: «Bu acele nereye?»
Irmak güler: «Denizi özledim de.»
Her dizede iki soru sor: Varlığa insana özgü bir şey yüklenmiş mi? Varlık konuşuyor mu?
| Dize | Varlık | Yüklenen | Teşhis | İntak |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ırmak | bulanık olmak, akmak (doğal) | yok | yok |
| 2 | söğüt | düşünmek | var | yok |
| 3 | rüzgâr | soru sormak | var | var |
| 4 | ırmak | gülmek, özlemek, cevap vermek | var | var |
İlk dizedeki ırmak ile son dizedeki ırmak aynı varlıktır. İlkinde yalnız kendi işini yapar, sonuncusunda güler ve konuşur. Dörtlüğün ikinci dizesi teşhisin tek başına durabildiğini, son iki dizesi ise konuşturmanın kişileştirmeyi yanında getirdiğini gösteriyor.
Sıradaki adım
Bu derste hep tek bir varlığa bakıp ona ne yüklendiğini sorduk; cevize yüklenen «üzülmek», köprüye yüklenen «demek» fiilleri gerçek anlamlarının dışına çıkıyordu. Sıradaki derste anlam kaymaz. Dizedeki sözcükler kendi anlamlarını korur, sanat ise onların yan yana gelişinden doğar. Aynı ölçeğin iki ucunda duran kavramlar tezadı, aynı alandan gelip bir küme oluşturan kavramlar tenâsübü kurar; yalnızca birbirinden farklı olan iki sözcüğün bu ikisinden hangisine girdiğini de orada sınayacaksın.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Kişileştirmenin işaretini bulmak
Soru: «Yağmur bütün gün camlara vurdu, akşam olunca pencereye küsüp çekildi.» cümlesi bu ders için yazıldı. Teşhisi kuran sözcük hangisidir?
- A) yağmur
- B) vurdu
- C) camlara
- D) küsüp
- E) çekildi
Çözüm: Yağmurun cama vurması ve bir süre sonra dinip çekilmesi yağmurun kendi doğasında olan şeylerdir. Küsmek ise insanlar arasında görülen bir tavırdır; yağmura bu tavır yüklenince yağmur kişileşir. Özne olarak «yağmur» sözcüğü sanatın kendisi değil, kişileştirilen varlıktır. Cevap: D.
Örnek 2 — Sözün türünü belirlemek
Soru: «Eski köprü, üstünden koşan çocuğa "Beni unutma" dedi.» örneği hangi gruba girer?
- A) Yalnız teşhis vardır.
- B) Teşhis ve intak birlikte vardır.
- C) Ne teşhis ne intak vardır.
- D) Yalnız intak vardır, köprü kişileştirilmemiştir.
- E) Yalnız teşbih vardır.
Çözüm: Köprüye söz söyletilmiştir; bu intaktır. Konuşmak insana özgü bir yetenek olduğu için köprü aynı anda kişileştirilmiştir. Üstelik «Beni unutma» isteği, insanın unutulma kaygısını köprüye verir. D, intakı teşhisten koparır; oysa bu cümlede ikisi birlikte çalışır. Cevap: B.
Örnek 3 — Hayvana yüklenen nitelik
Soru: Örnek cümle: «Karga, gagasındaki peyniri düşürünce kendi kendine kızdı.» Bu cümle hakkında hangisi doğrudur?
- A) Karga canlı olduğu için teşhis yoktur.
- B) Karga konuştuğu için intak vardır.
- C) Kargaya insana özgü bir duygu yüklendiği için teşhis vardır; söz söyletilmediği için intak yoktur.
- D) Peynir kişileştirilmiştir.
- E) Cümlede söz sanatı yoktur, çünkü bir masal cümlesidir.
Çözüm: Bir peyniri düşürmek bir kuşun başına gelebilecek bir olaydır. Kendine kızmak ise insanın kendi davranışını yargılamasıdır; bu duygu kargaya verilmiştir. Karga hiçbir söz söylemez. A hayvanı tanımın dışında sanar; oysa tanım «insan dışı» der. Cevap: C.
Örnek 4 — Benzetme mi konuşturma mı?
Soru: Ders için yazılmış şu iki cümleye bak: «Rüzgâr kapının aralığından fısıldar gibi ıslık çaldı.» ve «Rüzgâr kapının aralığından "İçeri al beni" dedi.» Bu iki cümleyi birbirinden ayıran nedir?
- A) İkisinde de rüzgâr konuştuğu için intak vardır.
- B) İkisinde de söz sanatı yoktur, rüzgârın ıslığı doğaldır.
- C) Birincide intak, ikincide yalnız teşbih vardır.
- D) Birincide rüzgârın sesi «gibi» ile fısıltıya benzetilmiş, rüzgâra söz söyletilmemiştir; ikincide rüzgâr konuşturulmuş, teşhisle birlikte intak kurulmuştur.
- E) İkisinde de yalnız teşhis vardır.
Çözüm: Birinci cümlede rüzgârın çıkardığı ses bir fısıltıya yaklaştırılır; «gibi» edatı bir benzetme kurar ve hiçbir söz aktarılmaz. İkinci cümlede rüzgârın söylediği söz tırnak içinde verilmiştir. Kişileştirmeyi ve konuşturmayı ayıran şey, varlığın gerçekten bir söz söyleyip söylemediğidir. Cevap: D.
5Tuzaklar
- Her eylemi kişileştirme saymak. «Irmak akar», «rüzgâr eser», «kar yağar» cümlelerinde varlık kendi işini yapar; teşhis için insana özgü bir duygu, düşünce ya da davranış gerekir.
- Hayvanı tanımın dışında tutmak. Hayvan canlıdır ama insan değildir; ona küsmek, kıskanmak, öğüt vermek gibi bir nitelik yüklenince teşhis, söz söyletilince intak kurulur.
- İnsanın konuşmasını intak sanmak. Tırnak içinde söz görmek yetmez; konuşan bir insansa intak yoktur.
- «Konuşur gibi» söyleyişini konuşturma sanmak. «Gibi» ya da «sanki» ile kurulan bu söyleyiş bir benzetmedir; varlığa bir söz söyletilmedikçe intak aranmaz.
- Teşhisi yalnız bırakmak. Kişileştirilen varlığın yanında insan sözcüğü söylenmediği için teşhisli sözlerin çoğunda kapalı istiare de bulunur.
- Kurum ya da yer adını kişileştirme sanmak. «Belediye karar verdi» cümlesinde insanların yerine kurumun adı söylenmiştir; bu ad aktarmasıdır.
6Tekrar kartı
- Teşhis (kişileştirme): insan dışı varlığa insana özgü özellik, duygu, düşünce ya da davranış yüklemek.
- İntak (konuşturma): insan dışı varlığa söz söyletmek; fabl ve masaldaki konuşan hayvanlar en tanıdık örnektir.
- İşaret: düşünmek, üzülmek, gülmek, küsmek, özlemek; akmak, esmek, yağmak, doğmak gibi doğal eylemler teşhis kurmaz.
- Hayvan da insan dışıdır; ölçüt, yüklenen niteliğin insana ait olmasıdır.
- İntakın olduğu yerde çoğunlukla teşhis de vardır; teşhis ise intaksız da kurulur.
- Teşhisli sözlerin çoğu kapalı istiare içerir: yalnız benzeyen söylenir, insan sezdirilir.
- İntak sayılmayanlar: insanın kendi sözü, «konuşur gibi» benzetmesi, bir varlığa yalnızca seslenmek.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Teşhis sanatını tanımlayan açıklama hangisidir?
- A)İnsan olmayan varlıkları insanın duygu, düşünce ya da davranışlarıyla donatmak
- B)Ortak bir nitelik üzerinden iki varlığı birbirine benzetmek
- C)Benzetme amacı gütmeden bir adı başka bir ad yerine kullanmak
- D)İnsan dışı bir varlığa söz söyletmek
- E)Bir kişinin sözünü tırnak içinde olduğu gibi aktarmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Teşhis varlığa insan niteliği vermektir; söz söyletmek ise intakın tanımıdır, öteki seçenekler başka sanatlara aittir.
Soru 2 · Kolay
Teşhis, bu ders için yazılan örneklerin hangisinde kurulmuştur?
- A)Rüzgâr sabaha kadar esti.
- B)Irmak köyün altından akıyor.
- C)Bahçedeki gül, yağmuru görünce sevindi.
- D)Gece boyunca lapa lapa kar yağdı.
- E)Güneş dağların ardından doğdu.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Sevinmek insana özgü bir duygudur ve güle yüklenmiştir; öteki cümlelerdeki eylemler varlıkların doğal işleridir.
Soru 3 · Kolay
Bir varlığa söz söyletilen örnek hangisidir?
- A)Annem «Paltonu giy» dedi.
- B)Dere sanki konuşur gibi şırıldıyordu.
- C)Ay bulutların arkasına saklandı.
- D)Ey dağlar, sesimi duyun!
- E)Serçe pencereye konup «Kışın yem bırakır mısın?» diye sordu.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Serçeye söz söyletilmiştir; ilk seçenekte konuşan bir insandır, dağlara ise yalnız seslenilmiştir.
Soru 4 · Kolay
Derse özel «Yaşlı çınar, gövdesindeki derin oyuğa her bahar utandı» cümlesinde kişileştirmeyi gösteren sözcük hangisidir?
- A)yaşlı
- B)utandı
- C)gövdesindeki
- D)oyuğa
- E)çınar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Utanmak bir duygudur ve ağaca insandan geçmiştir; yaşlanmak ve gövdede oyuk açılması ağacın doğasındadır.
Soru 5 · Orta
Hangi örnekte bir hayvana insana özgü bir tavır yüklenmiştir?
- A)Köpek kapının önünde havladı.
- B)Kedi süt kabını devirdi.
- C)İnek ahırda geviş getiriyor.
- D)Kedimiz, mamasını geç verdiğimiz için bize küstü.
- E)Kuşlar sonbaharda güneye göç etti.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Küsmek insanlar arası bir tavırdır; havlamak, devirmek, geviş getirmek ve göç etmek hayvanların kendi davranışlarıdır.
Soru 6 · Orta
Kişileştirme taşıyıp konuşturma taşımayan örnek hangisidir?
- A)Eski saat, günlerdir kimse kurmayınca bize darıldı.
- B)Kalem «Beni neden kemirdin?» diye çocuğa çıkıştı.
- C)Ağaç yorgun yolcuya «Gölgem senin olsun» dedi.
- D)Karınca komşusuna «Yazın ne yaptın?» diye sordu.
- E)Kar tanesi pencereye «Aç beni içeri» dedi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Saate darılmak gibi insanca bir tavır yüklenmiş ama söz söyletilmemiştir; öteki seçeneklerin hepsinde varlık konuşur.
Soru 7 · Orta
Derse özel «Öğretmenimiz "Defterleri toplayın" dedi» cümlesi için hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Tırnak içinde söz bulunduğu için intak vardır.
- B)Konuşan bir insandır; insanın kendi sözü intak sayılmaz, teşhis de kurulmamıştır.
- C)Teşhis vardır, intak yoktur.
- D)Teşhis ve intak birlikte vardır.
- E)Tırnak işareti kullanıldığından kapalı istiare oluşmuştur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. İntak insan dışı varlığa söz söyletmektir; öğretmen zaten insandır ve konuşması kendi işidir.
Soru 8 · Orta
Derse özel «Çeşme gece boyunca konuşur gibi şırıldadı» cümlesi için en uygun açıklama hangisidir?
- A)Çeşme konuşturulduğu için intak vardır.
- B)Şırıldamak insana özgü olduğu için teşhis vardır.
- C)Teşhis ve intak birlikte bulunur.
- D)Cümlede hiçbir söz sanatı yoktur.
- E)Çeşmenin sesi «gibi» ile konuşmaya benzetilmiştir; çeşmeye söz söyletilmediği için intak yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Benzetme edatı bir teşbih kurar; şırıldamak suyun doğal sesidir ve çeşme hiçbir söz söylemez.
Soru 9 · Orta
Teşhisin intakla birlikte kullanıldığı örnek hangisidir?
- A)Ay pencereden içeri bakıp gülümsedi.
- B)Rüzgâr kapıyı hırsla çarptı.
- C)Son yaprak dala «Baharda görüşürüz» diye seslendi.
- D)Deniz bu sabah çok öfkeliydi.
- E)Bulutlar dağın ardında ağladı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yaprak konuşturulmuştur; öteki cümlelerde varlıklara gülümseme, hırs, öfke ya da ağlama verilmiş ama söz söyletilmemiştir.
Soru 10 · Orta
«Bulutlar bütün gece ağladı» örneğini en doğru biçimde değerlendiren seçenek hangisidir?
- A)Bulutlar ağlayan bir insana «gibi» ile benzetildiği için ayrıntılı teşbihtir.
- B)Bulutlar konuştuğu için intak vardır.
- C)Ağlamak bulutun doğal eylemi olduğundan söz sanatı yoktur.
- D)Bulutlara insana özgü ağlama yüklendiği için teşhis vardır; insan söylenmeyip yalnız bulutlar kaldığından kapalı istiare de bulunur.
- E)Bulutlar tek başına kaldığından açık istiare oluşmuştur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Benzeyen bulutlar cümlede, kendisine benzetilen insan ise yalnız ağlama eyleminden sezilir; edat ve söz yoktur.
Soru 11 · Orta
Derse özel «Dere taşların arasından aktı» ile «Dere yolunu kesen taşlara sitem etti» cümleleri karşılaştırıldığında hangi açıklama doğru olur?
- A)Akmak derenin kendi doğasındaki eylemdir, sitem etmek ise insana özgüdür; teşhis yalnız ikinci cümlededir.
- B)İki cümlede de teşhis vardır, çünkü özne aynıdır.
- C)Teşhis yalnız birinci cümlededir.
- D)İki cümlede de intak vardır.
- E)İkinci cümlede yalnız teşbih vardır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Karar özneye göre değil, yüklemin varlığa yabancı olup olmadığına göre verilir.
Soru 12 · Zor
Soruya özel yazılan dört dize: «Kar yağar sessizce köy yollarına, / Kavak yalnızlığı düşünür durur, / Baca dumanı göğe yükselir ağır, / Çeşme der: "Bu kış da geçer, sabret."» Bu dörtlük hakkında hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Birinci dizede teşhis vardır, çünkü kar sessizce yağar.
- B)İkinci dizede yalnız teşhis, dördüncü dizede teşhisle birlikte intak vardır; birinci ve üçüncü dizelerde kişileştirme yoktur.
- C)Dört dizenin hepsinde teşhis bulunur.
- D)Üçüncü dizede intak vardır.
- E)Dördüncü dizede yalnız teşhis vardır, intak yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kavağa düşünmek yüklenmiş, çeşmeye söz söyletilmiştir; karın yağması ve dumanın yükselmesi doğal eylemlerdir.
Soru 13 · Zor
Hayvanların konuşarak öğüt verdiği «Kelile ve Dimne» gibi hikâye toplulukları için hangi yargı doğrudur?
- A)Hayvanlar canlı olduğu için onlara verilen konuşma intak sayılmaz.
- B)Bu hikâyelerde yalnız teşbih bulunur.
- C)Hayvan da insan dışı bir varlıktır; ona söz söyletmek intak, insana özgü düşünme ve öğüt verme yüklemek teşhistir.
- D)Masal ve fabl düzyazı olduğu için söz sanatı taşımaz.
- E)İntak yalnız cansız varlıklarla kurulabilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Tanımdaki ölçüt insan dışı olmaktır; hayvanın canlı olması ya da metnin düzyazı olması sanatı ortadan kaldırmaz.
Soru 14 · Zor
Hüsamettin, derse özel «Kuşlar ötüşüyor, güneş doğuyor, dere akıyor, dağlar düşünceli» cümlesinde dört teşhis bulunduğunu söylüyor. Bu değerlendirmeyi düzelten açıklama hangisidir?
- A)Cümlede hiç teşhis yoktur, çünkü intak bulunmuyor.
- B)Teşhis yalnız kuşlardadır, çünkü onlar canlıdır.
- C)Üç teşhis vardır; yalnız derenin akması doğaldır.
- D)Yalnız dağlara verilen düşünceli olma insana özgüdür; ötmek, doğmak ve akmak varlıkların kendi doğal eylemleridir.
- E)İki teşhis vardır: güneş ve dağlar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Teşhis için insana ait bir nitelik gerekir; üç eylem varlıkların kendisine aittir ve yalnız dağlara insanın iç dünyası verilmiştir.
Soru 15 · Zor
Ne teşhis ne intak barındıran örnek hangisidir?
- A)Dalga kıyıya «Yine geldim» dedi.
- B)Lamba, odadaki sessizliğe dayanamayıp söndü.
- C)Kitaplar raflarda okunmayı bekliyor.
- D)Saat, gece yarısını sabırla saydı.
- E)Rüzgâr kuru yaprakları sokağın sonuna kadar sürükledi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Yaprakları sürüklemek rüzgârın doğal etkisidir; ötekilerde varlık ya konuşur ya da dayanamamak, beklemek, sabretmek gibi insana özgü bir tavır taşır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Tezat ve tenâsüp» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Derse özel «Ihlamur ağacı, bahçeye yeni dikilen fidana "Kökünü derine sal" diye öğüt verdi» cümlesi nasıl sınıflandırılır?
- A)Yalnız teşhis vardır.
- B)Teşhis ve intak birlikte vardır.
- C)Ne teşhis ne intak vardır.
- D)Yalnız teşbih vardır.
- E)Yalnız intak vardır, ağaç kişileştirilmemiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ağaca söz söyletilmiş ve öğüt verme gibi insana özgü bir davranış yüklenmiştir; konuşturma kişileştirmeyi de getirir.
Soru 2 · Orta
Kişileştirmenin de konuşturmanın da görülmediği örnek hangisidir?
- A)Yorgun dağlar başını bulutlara yasladı.
- B)Deniz kıyıya kızgın kızgın vurdu.
- C)Kırlangıçlar baharda eski yuvalarına döndü.
- D)Güller sabah güneşine gülümsedi.
- E)Köprü «Beni onarın» diye inledi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yuvaya dönmek kırlangıcın kendi davranışıdır; ötekilerde baş yaslamak, kızmak, gülümsemek ya da konuşmak gibi insan nitelikleri vardır.
Soru 3 · Zor
«Sonbahar, ağaçların yapraklarını bir bir topladı ve gülümseyerek uzaklaştı» örneğindeki sanatları doğru gösteren seçenek hangisidir?
- A)Sonbahar insana benzetilmiş, kendisine benzetilen söylenmemiştir; gülümseme yüklendiği için teşhis vardır, söz kapalı istiare içerir, intak yoktur.
- B)Sonbahar konuştuğu için intak vardır.
- C)Sonbahar ile insan yan yana anıldığından teşbih-i beliğ oluşmuştur.
- D)Sözde insan anılıp sonbahar düşürüldüğü için açık istiaredir.
- E)Uzaklaşmak mevsimin doğal eylemi olduğu için söz sanatı yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Cümlede yalnız benzeyen sonbahar vardır, insan gülümseme eyleminden sezilir; sonbahar hiçbir söz söylemez.
Soru 4 · Zor
Derse özel «Ey yalnız kavak, söyle bana, bu yoldan kimler geçti?» dizesi için hangi yargı doğrudur?
- A)Kavak söz söylediği için intak vardır.
- B)Soruyu soran kavak olduğu için teşhis ve intak birlikte vardır.
- C)Kavak bir insana «gibi» ile benzetilmiştir.
- D)Seslenilen her varlık konuşmuş sayıldığı için intak kurulmuştur.
- E)Konuşan şiirdeki kişidir; kavağa yalnız seslenilmiş ve soru sorulmuştur, kavağa söz söyletilmediği için intak yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İntak varlığın kendisinin konuşmasını ister; dizedeki soru şiirdeki kişinin ağzından çıkar ve kavak cevap vermez.
Soru 5 · Zor
Yalnız bu soru için yazılan dizeler: «Ay doğar köyün üstüne sararıp, / Yıldızlar göz kırpar, "Uyuma" der gibi, / Bekçi köpeği havlar, "Kimdir o?" der sanki, / Rüzgâr sorar: "Sabah ne zaman gelir?"» Bu dörtlükteki konuşturma için hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Dört dizenin hepsinde intak vardır.
- B)İntak yalnız üçüncü dizededir, çünkü köpek canlı bir varlıktır.
- C)Birinci dizede intak vardır, çünkü ay doğar.
- D)İntak yalnız dördüncü dizededir; ikinci ve üçüncü dizelerdeki «der gibi» ve «der sanki» söyleyişleri konuşmayı bir benzetmeye bağlar.
- E)İkinci dizede intak vardır, çünkü yıldızlar «Uyuma» diye konuşur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Rüzgâr gerçekten soru sorar; yıldızların ve köpeğin sözü «gibi» ve «sanki» ile benzetmeye dönüşür, ay ise yalnız doğar.
E03 — Söz Sanatları
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.