YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Söz Sanatları · EDB-E03-L02
İstiare
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Aysun, akşam çalışmasına ara verip beş yaşındaki kuzeni Bedri ile maç yayınını açtı. Oyuncular tünelden çıkarken spiker bağırdı: «Aslanlar sahaya çıktı!» Aysun'un aklına az önce defterine yazdığı kural geldi: benzetme varsa ortada bir «gibi» olur. Spikerin cümlesinde ne «gibi» vardı ne de «oyuncu» sözcüğü; demek ki burada benzetme aranmazdı. O sırada Bedri ekrana yaklaşıp sordu: «Abla, aslanlar hani? Ben sadece futbolcu görüyorum.» Aysun güldü, sonra durdu. Bedri sözcüğü gerçek anlamıyla almış ve ekranda yeleli bir hayvan aramıştı. Evdeki herkes ise aynı sözcüğü duyup oyuncuları anlamıştı. Oyuncular bir hayvana benzetilmişti; yalnız benzetmenin bir ucu ile edatı söylenmeden bırakılmıştı.
2Hedefler
- Verilen bir dizede ya da cümlede benzetmenin hangi temel öğesinin söylendiğini, hangisinin düştüğünü bulup sözü açık ya da kapalı istiare diye adlandırırsın.
- Kapalı istiarede söylenmeyen varlığı, cümlede kalan özellik, eylem ya da parça ipucundan çıkarırsın.
- Teşbih-i beliğ ile istiareyi, özellikle isim tamlamalarında, temel öğe sayısına bakarak ayırırsın.
- Bir sözcük başka bir varlığın yerine geçtiğinde benzetme amacı olup olmadığını sorarak istiareyi benzetmesiz ad aktarmasından ilk elden ayırırsın.
3Konu anlatımı
Benzetme gizlenince
Teşbih dersinde bir benzetmeyi öğelerine ayırdın ve bunlardan ikisinin, benzeyen ile kendisine benzetilenin, temel öğe olduğunu, teşbihin ancak ikisi birlikte söylendiğinde kurulduğunu da gördün. Spikerin cümlesinde bu iki öğeden yalnız biri duyuluyor: «aslanlar». Oyuncuların adı geçmiyor; yine de Bedri dışında kimse ekranda bir hayvan aramıyor. Dinleyen herkes «aslan» sözcüğünün oyuncuların yerine geçtiğini ve onlara güç, cesaret gibi nitelikler yüklediğini kendiliğinden anlıyor. Benzetme ortadan kalkmamış, gizlenmiştir. Söz sanatlarında benzetmenin bu gizli biçimine istiare denir.
İstiare Arapça kökenli bir sözcüktür, «iğreti alma, ödünç alma» anlamına gelir. Adı işini anlatır: istiarede bir varlığın adı ya da ona ait bir özellik, benzediği başka bir varlık için ödünç kullanılır.
Öğeler eksildikçe: teşbihten istiareye
Aynı benzetmeyi adım adım kısaltırsak sınırın nerede çizildiği görünür. Tablodaki cümleler bu ders için yazıldı.
| Söz | Benzeyen | Kendisine benzetilen | Ortak nitelik | Edat | Sanat |
|---|---|---|---|---|---|
| «Oyuncularımız aslan gibi cesur.» | oyuncular | aslan | cesaret | gibi | ayrıntılı teşbih |
| «Oyuncularımız aslan gibi.» | oyuncular | aslan | yok | gibi | kısaltılmış teşbih |
| «Oyuncularımız birer aslan.» | oyuncular | aslan | yok | yok | teşbih-i beliğ |
| «Aslanlar sahaya çıktı.» | yok | aslan | yok | yok | açık istiare |
| «Oyuncularımız sahada kükredi.» | oyuncular | yok (ipucu: kükremek) | yok | yok | kapalı istiare |
İlk üç satırda eksilen öğeler yardımcı öğelerdi; söz her seferinde teşbih olarak kaldı. Teşbih-i beliğ bu yolun son teşbih durağıdır: yön de edat da gitmiş, iki temel öğe birlikte duruyor. Bir adım daha atılıp temel öğelerden biri de çıkarılınca söz teşbihin sınırını geçer. Dördüncü satırda düşen benzeyendir, beşincide kendisine benzetilen. Hangi öğenin düştüğü, istiarenin türünü belirler.
İstiarenin tanımı
İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden yalnız biriyle yapılan söz sanatıdır. Edat istiarede kullanılmaz; ölçüt her zaman temel öğe sayısıdır. İki temel öğe birlikte görünüyorsa, edat olsun olmasın, karşındaki söz bir teşbihtir. Tek temel öğe kaldıysa istiare vardır ve sıradaki soru, kalan öğenin hangisi olduğudur.
Açık istiare: cümlede kalan, kendisine benzetilen
Açık istiarede (kimi kaynaklarda istiare-i musarraha) benzeyen söylenmez; cümlede yalnız kendisine benzetilen bulunur ve benzeyenin yerine geçer. Düşen öğeyi okur bağlamdan bulur. «Aslanlar sahaya çıktı» cümlesinde «sahaya çıkmak» ve maç yayını, sözü edilenin bir hayvan değil, oyuncular olduğunu gösterir. Bedri'nin yanılgısı bağlamı okumamasından doğdu.
Açık istiarede kalan sözcük mecaz anlamıyla kullanılır. Bunu sınamanın kolay yolu sözcüğü bir an gerçek anlamıyla düşünmektir: gerçek aslanlar sahaya çıksa maç oynanmazdı. Derse özel iki örnek daha:
Yanağından iki damla inci süzüldü.
Sınıfın bülbülü bugün sesini kaybetmiş.
İlk cümlede gözyaşları, parlaklık ve tane tane oluş bakımından inciye benzetilmiştir. «Gözyaşı» sözcüğü cümlede yoktur; «yanaktan süzülmek» onu sezdirir. İkinci cümlede güzel şarkı söyleyen bir öğrenci bülbüle benzetilmiştir; «sınıf» ve «ses kaybetmek» okuru öğrenciye götürür.
Kapalı istiare: cümlede kalan, benzeyen ve bir ipucu
Kapalı istiarede (kimi kaynaklarda istiare-i mekniyye) yol tersine işler. Benzeyen söylenir, kendisine benzetilen söylenmez. Ama kendisine benzetilen iz bırakmadan kaybolmaz: ona ait bir özellik, eylem ya da parça benzeyene verilir. Bu iz, düşen öğeye götüren ipucudur.
«Oyuncularımız sahada kükredi» cümlesinde oyuncular söylenmiştir. Kükremek aslana özgü bir eylemdir; aslanın adı geçmez, ama eylemi oyunculara aktarıldığı için okur aslanı zihninde tamamlar. Derse özel iki örnek:
Rüzgâr bütün gece kapının önünde uludu.
Umudun kanatları kırıldı.
Uluma kurdun sesidir; rüzgâr kurda benzetilmiş, kurt söylenmemiştir. Kanat kuşun bir parçasıdır; umut kuşa benzetilmiş, kuşun kendisi söylenmemiş, kanatları umuda verilmiştir.
Kapalı istiareyi ararken şu soru işe yarar: «Bu eylem ya da bu özellik, cümledeki varlığa gerçekten ait mi?» Rüzgâr ses çıkarır ama ulumaz; umudun kanadı olmaz. Varlığa ait olmayan özellik, ödünç alındığı varlığı haber verir. İnsan dışı bir varlığa insana özgü bir eylem verilen teşhiste (kişileştirme) de çoğunlukla bir kapalı istiare bulunur, çünkü o varlık söylenmeyen insana benzetilmiştir; bu ilişkiye Teşhis ve intak dersinde ayrıca bakacağız.
Söylenen, düşen, kalan
Altı örneği tek tabloda toplayınca iki türün işleyişi birbirinden ayrılır:
| Söz (derse özel) | Söylenen temel öğe | Düşen temel öğe | Kalan ipucu | Tür |
|---|---|---|---|---|
| Aslanlar sahaya çıktı. | aslan (kendisine benzetilen) | oyuncular (benzeyen) | sahaya çıkmak | açık |
| Yanağından iki damla inci süzüldü. | inci | gözyaşı | yanaktan süzülmek | açık |
| Sınıfın bülbülü bugün sesini kaybetmiş. | bülbül | şarkı söyleyen öğrenci | sınıf, ses | açık |
| Oyuncularımız sahada kükredi. | oyuncular (benzeyen) | aslan (kendisine benzetilen) | kükremek (eylem) | kapalı |
| Rüzgâr bütün gece kapının önünde uludu. | rüzgâr | kurt | ulumak (eylem) | kapalı |
| Umudun kanatları kırıldı. | umut | kuş | kanat (parça) | kapalı |
Tablodan bir fark daha okunur. Açık istiarede ipucu genellikle çevredeki sözcüklerde, durumun kendisindedir. Kapalı istiarede ise ipucu benzeyene doğrudan bağlanmış tek bir sözcüktür: bir fiil, bir sıfat ya da bir parça adı.
Tamlamalarda sınır: teşbih-i beliğ mi, kapalı istiare mi?
Öğrencilerin en çok karıştırdığı yer isim tamlamalarıdır. Derse özel «hasret ateşi» ile «umudun kanatları» aynı kalıpta görünür, ama ayrı sanatlardır. «Hasret ateşi» öbeğinde hasret ateşe benzetilmiştir ve «ateş» sözcüğü söylenmiştir: iki temel öğe birlikte bulunduğundan bu bir teşbih-i beliğdir. «Umudun kanatları» öbeğinde ise kanat, umudun benzetildiği varlık değildir. O varlık kuştur ve söylenmemiştir; kanat yalnız onun bir parçasıdır.
Karar için tamlamanın ikinci sözcüğüne şunu sor: kendisine benzetilenin ta kendisi mi, yoksa ona ait bir parça ya da özellik mi? Kendisiyse teşbih-i beliğ, parçası ya da özelliğiyse kapalı istiare vardır.
Bir dörtlüğü dize dize çözmek
Aşağıdaki dörtlük bu ders için yazıldı; ölçü için değil, söz sanatı incelemesi için kuruldu. Dördüncü dizede kapıda bekleyen iki çocuk anlatılıyor.
Kar yağar sessizce köyün üstüne,
Ocaktaki köz altın gibi parlar,
Ayaz dişlerini geçirir pencereye,
İki serçe bekler kapıda, yanak yanağa.
- Önce her dizede ayrı türden iki varlığın buluşup buluşmadığına bak. Birinci dizede kar, köy ve yağmak gerçek anlamıyla kullanılmıştır; benzetme yoktur.
- Buluşma varsa temel öğeleri say. İkinci dizede köz ile altın birlikte, «gibi» ile söylenmiştir; yön «parlamak»tır. Dört öğe yerinde: ayrıntılı teşbih.
- Üçüncü dizede yalnız ayaz söylenmiştir. Diş geçirmek yırtıcı bir hayvana özgüdür; o hayvanın adı yoktur, ama dişleri ayaza verilmiştir. Benzeyen kalmış, kendisine benzetilen düşmüş: kapalı istiare.
- Dördüncü dizede çocuklar söylenmemiştir; cümlede yalnız «serçe» vardır. «Kapıda beklemek» ve «yanak yanağa» okuru çocuklara götürür. Kalan öğe kendisine benzetilendir: açık istiare.
Dört dizede dört ayrı sonuç çıktı; her birinde aynı iki soru yetti: kaç temel öğe var, kalan hangisi?
Benzetme amacı yoksa
Spiker birkaç dakika sonra şunu da söyleyebilirdi: «Bütün stat ayağa kalktı.» Burada da bir sözcük başka bir varlığın yerine geçmiştir; ayağa kalkan stadyumun kendisi değil, tribündeki seyircilerdir. Ama seyirciler stada benzetilmemiştir. «Seyirciler stat gibi» demek hiçbir nitelik anlatmaz; ad, bir benzerlik yüzünden değil, yer ile oradaki insanlar arasındaki bağ yüzünden aktarılmıştır.
Bir sözcüğün başka bir varlığın yerine kullanıldığı her cümlede ilk sorulacak soru budur: benzetme amacı var mı? «Oyuncular aslan gibi» anlamlı bir benzetme kurar, bu yüzden «aslanlar» istiaredir. «Seyirciler stat gibi» ise bir şey söylemez; o cümlede istiare aranmaz. Bu küçük deneme yalnız ilk sezgiyi verir, ayrımın tamamı değildir.
Sıradaki dersin konusu benzetmesiz bu ad aktarmasıdır: mecaz-ı mürsel. «Ankara bugün önemli bir karar aldı» cümlesinde kararı alan şehir değil, orada çalışan yönetimdir; ama yönetim şehre benzetilmemiştir. Bir adın hangi bağlar sayesinde, benzerlik olmadan başka bir varlığı anlatabildiğini o derste ayıracağız.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Kalan öğeyi adlandırmak
Soru: Derse özel cümle: «Bizim mahallenin şahinleri dün akşam turnuvayı kazandı.» Cümlede mahallenin voleybol takımı kastediliyor. Bu söz için hangi değerlendirme doğrudur?
- A) Söz bir teşbih-i beliğdir; oyuncular ile şahin birlikte söylenmiştir.
- B) Açık istiaredir; oyuncular söylenmemiş, yalnız kendisine benzetilen şahin kalmıştır.
- C) Kapalı istiaredir; şahine ait bir eylem oyunculara verilmiştir.
- D) Ayrıntılı teşbihtir; yön ve edat cümlededir.
- E) Benzetme yoktur; şahin sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çözüm: Turnuvayı kazananlar oyunculardır, ama «oyuncu» sözcüğü cümlede geçmez. Söylenen tek temel öğe «şahin»dir ve oyuncuların yerine geçmiştir; benzeyen bağlamdan bulunur. Tek temel öğe olduğu için teşbih değildir (A ve D elenir). Kalan öğe kendisine benzetilen olduğu için kapalı değil açık istiaredir; C, söylenen öğeyi ters okumuştur. Şahinler gerçekten turnuva kazanamayacağından sözcük mecazdır, E de elenir. Cevap: B.
Örnek 2 — İpucundan düşen öğeye
Soru: Derse özel cümle: «Sınav kaygısı bütün gece yüreğimi pençeledi.» Bu cümlede söylenmeyen temel öğe ve onu sezdiren ipucu hangisidir?
- A) Benzeyen olan kaygı düşmüştür; ipucu «gece» sözcüğüdür.
- B) Benzetme edatı düşmüştür; ipucu «yürek» sözcüğüdür.
- C) Kendisine benzetilen kaygıdır ve söylenmiştir; düşen öğe yoktur.
- D) Kendisine benzetilen yırtıcı bir hayvan düşmüştür; ipucu «pençelemek» eylemidir.
- E) İki temel öğe de söylenmiştir; söz teşbih-i beliğdir.
Çözüm: Cümlede anlatılan varlık kaygıdır ve söylenmiştir; demek ki kaygı benzeyendir. Pençe yırtıcı bir hayvana ait bir parçadır; kaygı bu hayvana benzetilmiş, hayvanın adı geçmemiş, ama pençelemek eylemi kaygıya verilmiştir. Yalnız benzeyenin kaldığı bu söz kapalı istiaredir. Edat istiarede zaten aranmaz; B yanlış öğeyi düşmüş sayar. Cevap: D.
Örnek 3 — Tamlamada ikinci sözcüğü tartmak
Soru: Derse özel iki tamlama: «umut kuşu» ve «umudun kanatları». Bu iki tamlama için hangi açıklama doğrudur?
- A) Birincisinde umut ile kuş birlikte söylendiği için teşbih-i beliğ vardır; ikincisinde kuş söylenmemiş, ona ait kanat umuda verildiği için kapalı istiare vardır.
- B) İkisi de teşbih-i beliğdir, çünkü ikisinde de umut söylenmiştir.
- C) İkisi de kapalı istiaredir, çünkü ikisinde de edat yoktur.
- D) Birincisi açık istiare, ikincisi teşbih-i beliğdir.
- E) İkisinde de benzetme yoktur; sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çözüm: «Umut kuşu» öbeğinde benzeyen umut, kendisine benzetilen kuştur ve ikisi de söylenmiştir: yön ve edat düşmüş, iki temel öğe kalmış, teşbih-i beliğ. «Umudun kanatları» öbeğinde ikinci sözcük kuşun kendisi değil, bir parçasıdır; kuş söylenmemiştir. Yalnız benzeyen kalmış, kendisine benzetilenin bir parçası ona verilmiştir: kapalı istiare. C, edatın yokluğuna bakıp temel öğe sayısını atlar. Cevap: A.
Örnek 4 — Benzetme amacını sınamak
Soru: Derse özel cümlelerden hangisinde bir sözcük, benzetme amacıyla başka bir varlığın yerine kullanılmıştır?
- A) Ankara bugün önemli bir karar aldı.
- B) Bütün mahalle düğüne geldi.
- C) Çaydanlık ocakta kaynıyor.
- D) Bütün salon ayağa kalkıp alkışladı.
- E) Kartallarımız maçı üç golle kazandı.
Çözüm: Beş cümlede de bir ad başka bir varlığın yerine geçmiştir: karar alan yönetim, düğüne gelen insanlar, kaynayan su, alkışlayan izleyiciler, maçı kazanan oyuncular. Benzetme amacını sınamak için «gibi» denemesi yap: «Yönetim Ankara gibi», «komşular mahalle gibi», «su çaydanlık gibi», «izleyiciler salon gibi» bir nitelik anlatmaz. «Oyuncular kartal gibi» ise atak ve güçlü olmayı anlatan anlamlı bir benzetmedir. Yalnız E'de ad bir benzerlik yüzünden ödünç alınmıştır; ötekiler sonraki dersin konusudur. Cevap: E.
5Tuzaklar
- «Gibi» yoksa benzetme yok sanmak. Aysun'un kuralı teşbihin bazı türleri için bile geçerli değildir; istiarede edat hiç kullanılmaz, benzetme yine vardır.
- Teşbih-i beliği istiare saymak. «Oyuncularımız birer aslan» cümlesinde edat da yön de yoktur, ama oyuncular ile aslan birlikte söylenmiştir. İki temel öğe varsa söz teşbihtir.
- Açık ve kapalı adlarını ters eşlemek. Tür, cümlede kalan öğeye göre adlandırılır: kalan kendisine benzetilense açık, kalan benzeyense kapalı istiare vardır.
- Tamlamadaki parçayı kendisine benzetilen sanmak. «Umudun kanatları» öbeğinde kanat yalnız ipucudur; kuş söylenmediği için söz teşbih-i beliğ değil, kapalı istiaredir.
- Her ad aktarmasını istiare saymak. «Bütün stat ayağa kalktı» cümlesinde bir sözcük başkasının yerine geçmiştir, ama ortada benzetme amacı yoktur.
6Tekrar kartı
- İstiare («iğreti alma»): benzetmenin iki temel öğesinden yalnız biriyle yapılır; edat kullanılmaz.
- Yol: ayrıntılı teşbih → kısaltılmış teşbih → teşbih-i beliğ (iki temel öğe) → istiare (tek temel öğe).
- Açık istiare: yalnız kendisine benzetilen söylenir, benzeyen bağlamdan bulunur («Aslanlar sahaya çıktı»).
- Kapalı istiare: yalnız benzeyen söylenir; kendisine benzetilenin bir özelliği, eylemi ya da parçası ona verilir («Rüzgâr uludu», «umudun kanatları»).
- İki soru: kaç temel öğe var, kalan hangisi?
- Tamlamada ikinci sözcük kendisine benzetilenin kendisiyse teşbih-i beliğ («hasret ateşi»), ona ait bir parça ya da özellikse kapalı istiare.
- Ad aktarmasında «X, Y gibi» denemesi anlamsızsa benzetme amacı yoktur; bu mecaz-ı mürselin alanıdır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Benzetmenin iki temel öğesinden yalnız biri kullanılarak yapılan söz sanatı hangisidir?
- A)Teşbih-i beliğ
- B)Ayrıntılı teşbih
- C)İstiare
- D)Kısaltılmış teşbih
- E)Mecaz-ı mürsel
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Teşbihin bütün türlerinde iki temel öğe birlikte bulunur; tek temel öğe kaldığında söz istiareye geçer.
Soru 2 · Kolay
Açık istiarede cümlede bulunan tek temel öğe hangisidir?
- A)Kendisine benzetilen
- B)Benzeyen
- C)Benzetme yönü
- D)Benzetme edatı
- E)Benzeyen ile kendisine benzetilen birlikte
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Açık istiarede benzeyen söylenmez, onun yerine geçen kendisine benzetilen cümlede kalır.
Soru 3 · Kolay
Kapalı istiarede kendisine benzetilen söylenmez. Onun yerine cümlede ne bulunur?
- A)Yalnız benzetme edatı
- B)Benzeyen ile kendisine benzetilen birlikte
- C)Benzetme yönü ile edat
- D)Yalnız kendisine benzetilen
- E)Benzeyen ve ona verilmiş, kendisine benzetilene ait bir özellik ya da eylem
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kapalı istiarede benzeyen söylenir; düşen öğenin bir özelliği, eylemi ya da parçası ona aktarılarak ipucu bırakılır.
Soru 4 · Kolay
Bir öğretmen kurnaz bir öğrencisinden söz ederken derse özel şu cümleyi kuruyor: «Tilki yine sınavda kopya çekmeye çalıştı.» Bu cümlede hangi temel öğe söylenmiştir?
- A)Yalnız benzeyen olan öğrenci
- B)Yalnız kendisine benzetilen olan tilki
- C)Benzeyen ile kendisine benzetilen birlikte
- D)Yalnız benzetme yönü olan kurnazlık
- E)Yalnızca edat
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Öğrenci söylenmemiş, yalnız tilki kalmıştır; söz bu yüzden açık istiaredir.
Soru 5 · Orta
Derse özel cümlelerden hangisinde kapalı istiare vardır?
- A)Kalecimiz kedi gibi çevikti.
- B)Ceylanlarımız bayrak yarışını kazandı.
- C)Kalecimiz bir duvar.
- D)Kış, köyün üstüne beyaz kanatlarını gerdi.
- E)Bizim kaplanlar rakibi farklı yendi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kış söylenmiş, kuş söylenmemiş, kuşa ait kanatlar kışa verilmiştir; B ile E açık istiare, A ile C teşbihtir.
Soru 6 · Orta
İki temel öğe birlikte bulunduğu için istiare değil teşbih-i beliğ sayılan cümle hangisidir?
- A)Gözlerinden inciler döküldü.
- B)Bu kentin sokakları bir labirent.
- C)Kuzum bugün ilk kez okula gitti.
- D)Pişmanlık yüreğime dikenlerini batırdı.
- E)Kıskançlık bir yılan gibi kıvrıldı içinde.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sokaklar ile labirent edatsız ve yönsüz olarak birlikte söylenmiştir; A ile C açık, D kapalı istiare, E ise edatlı teşbihtir.
Soru 7 · Orta
Derse özel «Kıskançlık bütün gece içini kemirdi» cümlesinde söylenmeyen temel öğe ve onu sezdiren ipucu hangisidir?
- A)Benzeyen kıskançlık; ipucu «gece»
- B)Kendisine benzetilen kıskançlık; ipucu «iç»
- C)Benzetme edatı; ipucu «bütün»
- D)Benzeyen insan; ipucu «kemirdi»
- E)Kendisine benzetilen kemirgen bir hayvan; ipucu «kemirdi» eylemi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kıskançlık söylenmiş benzeyendir; kemirmek ona ait değildir ve adı geçmeyen bir hayvanı haber verir.
Soru 8 · Orta
Derse özel «Yanağından iki damla inci süzüldü» cümlesinde «inci» sözcüğü için hangi açıklama doğrudur?
- A)Gözyaşının yerine kullanılmıştır ve açık istiare kurar.
- B)Gözyaşının yerine kullanılmıştır ve kapalı istiare kurar.
- C)Bir takıyı anlatır ve gerçek anlamdadır.
- D)Gözyaşıyla birlikte söylendiği için teşbih-i beliğ kurar.
- E)Yanağın yerine kullanılmıştır ve benzetme amacı taşımaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Gözyaşı söylenmemiş, ona benzetilen inci cümlede kalmıştır; yanaktan süzülmek düşen öğeyi sezdirir.
Soru 9 · Orta
Derse özel «Dedem bir çınar» cümlesi teşbih-i beliğdir. Aynı benzetmeden açık istiare elde eden cümle hangisidir?
- A)Dedem çınar gibi ulu.
- B)Dedem bu köye kök salmış.
- C)Çınarımız bu bayram doksanına bastı.
- D)Dedem, ululuğuyla bir çınar.
- E)Dedem çınar kadar yaşlı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Dede söylenmemiş, yalnız çınar kalmıştır; B'de dede söylenip ağaca ait kök salma ona verildiği için kapalı istiare vardır.
Soru 10 · Orta
Derse özel «Söylenti bir gecede kanatlanıp bütün mahalleye uçtu» cümlesi için hangi açıklama doğrudur?
- A)Söz bir teşbih-i beliğdir; söylenti ile kanat iki temel öğedir.
- B)Açık istiaredir; yalnız kuş söylenmiştir.
- C)Benzetme amacı olmayan bir ad aktarmasıdır.
- D)Kapalı istiaredir; söylenti kuşa benzetilmiş, kuş söylenmemiş, ona ait kanatlanma ve uçma söylentiye verilmiştir.
- E)Ayrıntılı teşbihtir; uçmak benzetme yönüdür.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Cümlede kalan tek temel öğe benzeyen söylentidir; kuşun adı geçmez, eylemleri ipucu olarak kalır.
Soru 11 · Orta
Hangi cümlede bir sözcük başka bir varlığın yerine kullanılmış, ama bunu yaparken bir benzetme amacı güdülmemiştir?
- A)Bütün stat ayağa kalktı.
- B)Aslanlar sahaya çıktı.
- C)Sınıfın bülbülü sesini kaybetmiş.
- D)Kıskançlık içini kemirdi.
- E)Umudun kanatları kırıldı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ayağa kalkanlar seyircilerdir ve seyirciler stada benzetilmemiştir; «seyirciler stat gibi» denemesi bir nitelik anlatmaz.
Soru 12 · Zor
Derse özel dörtlük: «Köyün yolunda karlar eriyor yavaş yavaş / Dolunay gümüş bir tepsi gibi parlıyor / Fırtına dağların ardında kükrüyor / Penceremde iki yıldız ışıldıyor». Dördüncü dizede pencereden bakan bir çocuğun gözleri anlatılıyor. Yalnız kendisine benzetilenin söylendiği dize hangisidir?
- A)Üçüncüsü
- B)İlki
- C)Hiçbiri
- D)İkincisi
- E)Sonuncusu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Gözler söylenmemiş, yalnız yıldız kalmıştır; ikinci dize edatlı teşbih, üçüncü dize kapalı istiare, birinci dize benzetmesizdir.
Soru 13 · Zor
Aysun, derse özel «Bülbülümüz bu akşam okul korosunda söyleyecek» cümlesinde benzetme olmadığını, çünkü cümlede ne edat ne de benzeyen bulunduğunu söylüyor. Bu görüşü değerlendiren doğru açıklama hangisidir?
- A)Görüş doğrudur; edatsız ve benzeyensiz cümlede benzetme kurulmaz.
- B)Benzetme vardır; güzel şarkı söyleyen öğrenci bülbüle benzetilmiş, yalnız kendisine benzetilen söylendiği için açık istiare oluşmuştur.
- C)Benzetme vardır ve kapalı istiaredir, çünkü öğrenci söylenmiştir.
- D)Söz teşbih-i beliğdir, çünkü iki temel öğe birliktedir.
- E)Benzetme amacı olmayan bir ad aktarması vardır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Benzeyenin düşmesi benzetmeyi ortadan kaldırmaz; istiarenin tanımı zaten tek temel öğeyle kurulmasıdır.
Soru 14 · Zor
Derse özel iki tamlama: «hasret ateşi» ve «hasretin alevleri». Bu tamlamalar için hangi açıklama doğrudur?
- A)İkisi de kapalı istiaredir.
- B)İkisi de teşbih-i beliğdir.
- C)Birincisi açık istiare, ikincisi teşbih-i beliğdir.
- D)Birincisinde hasret ile ateş birlikte bulunduğu için teşbih-i beliğ; ikincisinde ateş söylenmeyip ona ait alevler hasrete verildiği için kapalı istiare vardır.
- E)Birincisi benzetmesiz ad aktarması, ikincisi açık istiaredir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Alev ateşin kendisi değil, ona ait bir özelliktir; ikinci tamlamada kendisine benzetilen düşmüş, ipucu kalmıştır.
Soru 15 · Zor
Behiye, derse özel «Servisten inen küçük kuşlar okul bahçesine dağıldı» cümlesinde (öğrenciler kastediliyor) kapalı istiare bulunduğunu, çünkü «dağılmak» eyleminin kuşlara ait olduğunu söylüyor. Doğru değerlendirme hangisidir?
- A)Haklıdır; dağılmak kuşa ait bir eylemdir.
- B)Söz teşbih-i beliğdir, çünkü kuşlar ile öğrenciler birlikte söylenmiştir.
- C)Yanılıyor; öğrenciler söylenmemiş, yalnız kendisine benzetilen kuşlar kalmıştır, bu da açık istiaredir.
- D)Benzetme amacı olmayan bir ad aktarmasıdır.
- E)Benzetme yoktur; kuşlar gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Türü kalan öğe belirler; cümlede kalan kuşlardır ve onlar kendisine benzetilen öğedir, benzeyen düşmüştür.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Mecaz-ı mürsel» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Teşbih ile istiareyi birbirinden ayırırken ilk bakılacak ölçüt hangisidir?
- A)Temel öğelerin ikisinin de mi yoksa yalnız birinin mi söylendiği
- B)Cümlede edat bulunup bulunmadığı
- C)Benzetme yönünün söylenip söylenmediği
- D)Sözün bir dize mi yoksa düz yazı mı olduğu
- E)Cümlede insan dışı bir varlık bulunup bulunmadığı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Edatsız teşbih-i beliğ de vardır; ayrımı yalnız temel öğe sayısı kesin olarak verir.
Soru 2 · Orta
Derse özel cümlelerden hangisinde açık istiare vardır?
- A)Kardeşim tavşan gibi hızlı koştu.
- B)Tavşanımız yüz metrede birinci geldi.
- C)Kardeşim yarışta bir tavşan.
- D)Tavşanlar ormanda havuç arıyordu.
- E)Sabırsızlık içimde kanat çırptı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Koşan çocuk söylenmemiş, yalnız tavşan kalmıştır; A ve C teşbih, D gerçek anlam, E kapalı istiaredir.
Soru 3 · Zor
Derse özel «Bütün okul bu habere sevindi» ve «Okulun yıldızı ödülünü aldı» cümleleri arasındaki farkı doğru veren açıklama hangisidir?
- A)İkisi de açık istiaredir.
- B)Birincisi kapalı istiare, ikincisi teşbih-i beliğdir.
- C)Birincide okul, içindeki insanların yerine benzetme amacı olmadan kullanılmıştır; ikincide başarılı öğrenci yıldıza benzetilmiş, yalnız yıldız söylenmiştir.
- D)İki cümlede de benzetme amacı yoktur.
- E)Birincisi açık istiare, ikincisi benzetmesiz ad aktarmasıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. «Öğrenciler okul gibi» bir nitelik anlatmaz; «öğrenci yıldız gibi» ise parlaklık ve başarıyı anlatan anlamlı bir benzetmedir.
Soru 4 · Zor
Derse özel cümlelerin hangisinde söylenen tek temel öğe benzeyendir?
- A)Aslanlarımız sahadan zaferle döndü.
- B)Meleğim kapıyı açtı.
- C)Gece bir kadife örtü.
- D)Yalnızlık odamda kök saldı.
- E)Gökyüzü mavi bir deniz gibi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Yalnızlık söylenmiş, bitki söylenmemiş, bitkiye ait kök salma ona verilmiştir; C ve E iki temel öğeli teşbih, A ve B açık istiaredir.
Soru 5 · Zor
Alpay'ın ödev yazısı için bu derste kurulmuş cümleler: «Sabah iskelede martılar çığlık atıyordu. Sınıfın kartalı yine sınavdan tam not aldı. Öfkem göğsümde kükredi.» Bu cümleler için hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Üçü de açık istiaredir.
- B)Birincisi açık istiare, ikincisi kapalı istiare, üçüncüsü teşbihtir.
- C)Birinci ve ikinci cümleler kapalı istiaredir.
- D)Üçüncü cümlede benzetme yoktur.
- E)Birincide sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmış; ikincisi açık, üçüncüsü kapalı istiaredir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Martılar gerçekten çığlık atar; kartal başarılı öğrencinin yerine geçmiş, öfke ise söylenip aslana ait kükreme ona verilmiştir.
E03 — Söz Sanatları
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.