YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Söz Sanatları · EDB-E03-L01
Teşbih
AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Vecihi'nin edebiyat defterinin kenarında bir gün önce yazdığı not duruyordu: «Teşbih şairlerin süsüdür. Bulmak kolay, 'gibi'yi ararım.» Bayram sabahı dedesinin elini öptü. Dedesi torununun omzuna vurup komşuya döndü: «Maşallah, aslan gibi delikanlı oldu.» Biraz sonra da ekledi: «Babası gibi o da mühendis olacak.» Vecihi iki cümlede aynı sözcüğü duydu, ama iki cümle aynı işi yapmıyordu. Birincisinde torun bir aslana yaklaştırılıyor, gücü ve gürbüzlüğü o hayvanın üstünden anlatılıyordu. İkincisinde baba ile oğul yalnız bir meslekte buluşuyordu; kimse kimsenin bir niteliğini daha güçlü bir varlıktan ödünç almıyordu. Defterdeki not iki yerden yanılmıştı. Benzetme bir bayram ziyaretinde, şiirin çok uzağında kurulmuştu; «gibi» ise geçtiği her cümlede benzetme kurmuyordu.
2Hedefler
- Bir cümle ya da dizede teşbihin dört öğesini bulur, söylenmemiş öğeyi adıyla belirtirsin.
- Bir teşbihi, hangi öğelerin yer aldığına bakarak ayrıntılı, kısaltılmış ya da teşbih-i beliğ diye sınıflandırırsın.
- «Gibi», «kadar», «sanki» ya da «-ce» geçen bir cümlede benzetme olup olmadığına iki varlığın türüne ve ortak niteliğe bakarak karar verirsin.
- Temel öğelerden biri düştüğünde sözün teşbihten çıkıp başka bir söz sanatına geçtiğini sezersin.
3Konu anlatımı
Benzetme şiirden önce konuşmada vardır
Edebi dili günlük dilden ayırdığın E01-L03 dersinde mecazın yalnız şiirde değil, mutfakta ve sokakta da yaşadığını gördün. Benzetme de öyledir. «Aslan gibi delikanlı», «buz gibi su», «kuş kadar hafif» sözleri her gün, hiç düşünülmeden söylenir. TYT Türkçe akademisinin tanım, benzetme ve abartı cümlelerini işleyen dersinde bu anlatım biçimini cümle anlamı açısından tanıdın; «Edatlar» dersinde de «gibi» sözcüğünün tek bir görevle sınırlı olmadığını gördün. Söz Sanatları modülü aynı malzemeye edebiyatın adlarıyla bakıyor. Benzetme bu modülde teşbih adını alır ve öğelerine ayrılır.
Dedenin cümlesini bir daha düşün. Dede torununu anlatmak istiyor; ama «güçlü bir delikanlı oldu» demek ona yetmiyor. Gücü herkesin gözünde canlanan bir varlığı, aslanı çağırıyor ve torunu ona yaklaştırıyor. Benzetmenin bütün mantığı bu hamlenin içindedir: anlatılan şeyin bir niteliği, o niteliği çok daha belirgin taşıyan başka bir varlık üzerinden gösterilir.
Teşbihin tanımı ve dört öğesi
Teşbih (benzetme), aralarında ortak bir nitelik bulunan iki varlıktan, o niteliği daha zayıf taşıyanı daha güçlü taşıyana benzetmektir. Bir teşbihte dört öğe aranır:
- Benzeyen: anlatılmak istenen, niteliği zayıf olan varlık.
- Kendisine benzetilen: niteliği güçlü taşıyan, örnek gösterilen varlık.
- Benzetme yönü: iki varlığı buluşturan ortak nitelik.
- Benzetme edatı: benzetmeyi kuran sözcük ya da ek.
Kimi kaynaklar «kendisine benzetilen» öğeyi kısaca «benzetilen» diye anar. Karışıklık olmasın diye bu derste uzun adı kullanıyoruz. Aşağıdaki örnek cümle bu ders için yazıldı:
Sabahın ayazında ellerim buz gibi soğuktu.
| Öğe | Cümledeki karşılığı | Neden? |
|---|---|---|
| Benzeyen | ellerim | anlatılan, soğukluğu zayıf taşıyan |
| Kendisine benzetilen | buz | soğukluğun en bilinen örneği |
| Benzetme yönü | soğukluk («soğuktu») | ellerle buzu buluşturan nitelik |
| Benzetme edatı | gibi | iki varlığı birbirine bağlayan sözcük |
Sıralamayı ezberlemek yerine bir soru sor: «Kim, neye, hangi bakımdan, hangi sözcükle benzetiliyor?» Bu sorunun dört parçası dört öğeyi verir. Yön sorulduğunda, cümlede bir sıfat ya da durum bildiren bir sözcük ara; «soğuktu», «parlak», «hafif» gibi sözcükler çoğu zaman yönü taşır.
Temel öğeler ve yardımcı öğeler
Dört öğe aynı ağırlıkta değildir. Benzeyen ile kendisine benzetilen temel öğelerdir; benzetme yönü ve edat ise yardımcı öğelerdir. Yardımcı öğelerden biri ya da ikisi de düşebilir ve söz teşbih olarak kalır. Temel öğelerin ikisi birden cümlede olmadıkça ise teşbihten söz edilmez. Bu ayrım hem teşbihin türlerini hem de sonraki derslerde göreceğin sanatlarla sınırını belirler.
Benzetme edatları
Ders kitaplarında benzetme edatı olarak en çok şu dört biçim verilir. Tablodaki cümleleri bu derse özel kurduk.
| Edat | Örnek | Benzeyen → kendisine benzetilen | Yön |
|---|---|---|---|
| gibi | «Ninemin saçları kar gibi ak.» | saçlar → kar | aklık |
| kadar | «Bebeğin eli bir ceviz kadar küçük.» | el → ceviz | küçüklük |
| sanki | «Göl sanki bir ayna, durgun ve parlak.» | göl → ayna | durgunluk, parlaklık |
| -ce/-ca | «Dedem bu yaşında aslanca çalışıyor.» | dede → aslan | güç, yılmazlık |
Kimi kaynaklar bu listeye «misali» sözcüğünü ve «-cesine» ekini de katar («deli misali koştu», «delicesine koştu»). Hangisi kullanılırsa kullanılsın, edat iki varlığı birbirine bağlayan halkadır; ama benzetmenin varlığını edat değil, iki varlık arasındaki ilişki belirler.
Her «gibi» ve her «kadar» benzetme kurmaz
Vecihi'nin notundaki ikinci yanılgı burada çözülür. Bu edatların her birinin dilde başka görevleri de vardır. Aşağıdaki cümlelerin hepsinde edat görünür, ama yalnız birinde teşbih bulunur:
| Cümle | Edatın işi | Teşbih var mı? |
|---|---|---|
| «Kardeşim artık babam kadar uzun.» | aynı türden iki kişiyi ölçüde eşitler | yok |
| «Akşama kadar kütüphanede kaldık.» | zamanda bir sınır çizer | yok |
| «Eve girdiği gibi uyudu.» | «girer girmez» anlamında zaman bildirir | yok |
| «Ben de senin gibi erken kalktım.» | iki kişinin aynı şeyi yaptığını söyler | yok |
| «Sanki yarın kar yağacak.» | bir tahmini, sanıyı bildirir | yok |
| «Sınıfça müzeye gittik.» | topluluk bildirir | yok |
| «Odadaki sessizlik mezar gibi ağırdı.» | sessizliği daha güçlü bir örnekle gösterir | var |
Karar verirken iki ölçüte bak. Birincisi türdür: teşbihte iki ayrı türden varlık buluşur. Kardeşle baba, sen ile ben aynı türdendir; aralarındaki «kadar» ya da «gibi» bir ölçüm, bir eşitlik ya da ortaklık bildirir. İkincisi güç farkıdır: kendisine benzetilen, ortak niteliğin bilinen, belirgin örneğidir. Sessizliğin ağırlığı mezar örneğiyle büyür; kardeşin boyu ise babanın boyuyla yalnız ölçülür. Cümlede bir niteliği daha güçlü bir varlıktan ödünç alarak gösterme amacı yoksa edat ne olursa olsun teşbih yoktur.
Teşbihin türleri
Ders kitapları teşbihi, cümlede hangi öğelerin bulunduğuna göre üç başlıkta toplar.
Ayrıntılı (tam) teşbih. Dört öğe de söylenmiştir. «Ellerim buz gibi soğuktu» böyledir.
Kısaltılmış teşbih. Yardımcı öğelerden biri düşmüştür. Yön düşerse «Ellerim buz gibi» kalır: kimin neye, hangi edatla benzetildiği bellidir, ama ortak nitelik okura bırakılmıştır. Edat düşerse «Kardeşim, hafiflikte bir tüy» gibi bir söyleyiş çıkar: yön («hafiflik») söylenmiştir, «gibi» ya da «kadar» yoktur. Bazı kaynaklar yönü düşen teşbihe «mücmel», edatı düşen teşbihe «müekked» adını da verir; ayrıntılı teşbih için de «mufassal» terimi geçer.
Teşbih-i beliğ. Yalnız iki temel öğe vardır; yön de edat da düşmüştür. Bu türün iki yaygın biçimi bulunur. Birincisinde benzeyen özne, kendisine benzetilen yüklem olur: «Bu oda bir buzhane.» İkincisinde iki temel öğe bir tamlama içinde birleşir. Divan şiirinde sevgilinin boyu serviye, yanağı güle benzetilir; «servi boy», «gül yanak» bu benzetmelerin kalıplaşmış hâlleridir. «Servi boy» öbeğinde benzeyen «boy», kendisine benzetilen «servi»dir; uzunluk ve düzgünlük okurun zihnine bırakılmış, edat hiç kullanılmamıştır. Bu kalıpların şiirdeki yerini Divan Edebiyatı modülünde mazmun kavramıyla yeniden göreceksin.
Türü belirlerken öğeleri saymak yeter:
| Söz | Öğeler | Tür |
|---|---|---|
| «Ellerim buz gibi soğuktu.» | dördü de var | ayrıntılı |
| «Ellerim buz gibi.» | yön yok | kısaltılmış |
| «Kardeşim, hafiflikte bir tüy.» | edat yok | kısaltılmış |
| «Bu oda bir buzhane.» | yalnız iki temel öğe | teşbih-i beliğ |
| «gül yanak» | yalnız iki temel öğe | teşbih-i beliğ |
Bir dörtlüğü öğe öğe çözmek
Benzetmeleri incelemek için bu derse özel kurulmuş bir dörtlük okuyalım; ölçüsü bu bölümün konusu değil.
Annemin elleri pamuk gibi yumuşak,
Babamın sesi bir gök gürültüsü,
Kardeşim sanki bir serçe penceremizde,
Ninemin ay yüzü belirir kapıda.
Önce her dizede «kim neye benzetiliyor?» diye sor, sonra öğeleri say.
| Dize | Benzeyen | Kendisine benzetilen | Yön | Edat | Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | eller | pamuk | yumuşaklık | gibi | ayrıntılı |
| 2 | ses | gök gürültüsü | söylenmemiş | yok | teşbih-i beliğ |
| 3 | kardeşim | serçe | söylenmemiş | sanki | kısaltılmış |
| 4 | yüz | ay | söylenmemiş | yok | teşbih-i beliğ |
İkinci dizede sesin gürlüğü sezilir, ama sözle verilmemiştir. Üçüncü dizede okur kardeşi serçeye yaklaştıran niteliği (küçüklük mü, kıpırdaklık mı?) kendisi tamamlar; bu yüzden yön «söylenmemiş» sayılır. Dördüncü dizedeki «ay yüz» tamlaması, «gül yanak» ile aynı biçimde kurulmuştur. Dizelerde «-dır» eki ya da edat aramak yerine iki temel öğenin cümlede olup olmadığına bakman, dört dizenin dördünü de doğru sınıflandırmanı sağlar.
Temel öğe düşerse ne olur?
İlk dizeyi değiştirelim: «Pamuklar okşadı saçlarımı.» Okur yine annenin ellerini anlar, ama «eller» sözcüğü cümlede yoktur; yalnız kendisine benzetilen kalmıştır. Temel öğelerden biri düştüğü için bu söz artık teşbih değildir. Teşbihin sınırı tam burada çizilir: iki temel öğe birlikte durdukça benzetme açıktır, biri sustuğunda söz başka bir sanata geçer.
Sıradaki ders bu geçişi ele alıyor. İstiarede iki temel öğeden yalnız biri kalır. Açık istiarede yalnız kendisine benzetilen söylenir, kapalı istiarede ise yalnız benzeyen; bu derste sorduğun «kim neye benzetiliyor?» sorusunun cevabının bir yarısını o zaman cümlenin dışında aramayı öğreneceksin.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Yönü bulmak
Soru: Derse özel yazılmış cümle: «Dedemin elleri ağaç kabuğu gibi sertti.» Bu cümlede benzetme yönünü karşılayan öğe hangisidir?
- A) Dedemin elleri
- B) Ağaç kabuğu
- C) Sertlik
- D) Gibi
- E) Yaşlılık
Çözüm: Benzeyen «dedemin elleri», kendisine benzetilen «ağaç kabuğu», edat «gibi»dir. İki varlığı buluşturan nitelik «sertti» sözcüğüyle verilen sertliktir. Yaşlılık cümlede söylenmemiştir; okurun çıkarabileceği bir yorumdur, yön değildir. Cevap: C.
Örnek 2 — Türü öğelerden çıkarmak
Soru: Derse özel yazılmış cümle: «Bu çocuğun gözleri iki damla zeytin.» Cümledeki benzetmenin türü hangisidir?
- A) Ayrıntılı teşbih, çünkü dört öğe de söylenmiştir.
- B) Kısaltılmış teşbih, çünkü yalnız edat düşmüştür.
- C) Kısaltılmış teşbih, çünkü yalnız yön düşmüştür.
- D) Teşbih-i beliğ, çünkü yalnız benzeyen ile kendisine benzetilen vardır.
- E) Teşbih yoktur, çünkü edat kullanılmamıştır.
Çözüm: Benzeyen «gözler», kendisine benzetilen «zeytin»dir. Ortak nitelik (siyahlık, parlaklık) söylenmemiş, «gibi» de kullanılmamıştır. Yardımcı öğelerin ikisi birden düştüğü için tür teşbih-i beliğdir. E, edatı benzetmenin koşulu sanır; oysa iki temel öğe yerindedir. Cevap: D.
Örnek 3 — «Gibi» tuzağı
Soru: Derse özel yazılmış cümlelerin hangisinde «gibi» bir teşbih kurmaktadır?
- A) Otobüsten indiği gibi koşmaya başladı.
- B) Öğretmenimizin anlattığı gibi deneyi tekrarladık.
- C) Ablası gibi o da hemşire oldu.
- D) Kış sabahı göl, cam gibi dümdüz ve parlaktı.
- E) Ben de senin gibi bu kitabı sevdim.
Çözüm: A'da «gibi» «iner inmez» anlamında zaman bildirir. B'de «-dığı gibi» bir şeye uygunluğu anlatır. C'de ve E'de iki kişi aynı türdendir; meslekte ya da beğenide bir ortaklık söylenir, bir nitelik güçlü bir örnekten ödünç alınmaz. D'de göl camla buluşturulmuştur: iki farklı tür, ortak nitelik (düzlük, parlaklık), edat «gibi». Cevap: D.
Örnek 4 — Temel öğesi eksik söz
Soru: Derse özel yazılmış iki cümle: «Kızım gül gibi güzel.» ve «Bizim gül bu sabah okula geç kaldı.» (İkinci cümlede bir anne kızından söz ediyor.) İki cümle arasındaki fark nasıl açıklanır?
- A) İlk cümlede iki temel öğe birlikte söylenmiştir; ikincisinde benzeyen «kızım» düşmüş, yalnız kendisine benzetilen «gül» kalmıştır, bu yüzden ikinci cümle teşbih sayılmaz.
- B) İki cümle de teşbih-i beliğdir.
- C) İkinci cümle ayrıntılı teşbihtir, çünkü özne ve yüklem vardır.
- D) İlk cümlede benzetme yoktur, çünkü «gibi» zaman bildirir.
- E) İki cümlede de yalnız benzeyen vardır.
Çözüm: İlk cümlede benzeyen «kızım», kendisine benzetilen «gül», yön «güzel», edat «gibi»dir: ayrıntılı teşbih. İkinci cümlede okur gülün kız olduğunu bağlamdan anlar, ama «kızım» sözcüğü yoktur. Temel öğelerden biri eksilince söz teşbih olmaktan çıkar; bu durumun adı sıradaki dersin konusudur. Cevap: A.
5Tuzaklar
- «Gibi» gören her cümleyi teşbih saymak. «Eve girdiği gibi», «dediğin gibi», «senin gibi ben de» kullanımlarında edat zaman, uygunluk ya da ortaklık bildirir; iki ayrı türden varlık buluşmaz.
- Eşitlik bildiren «kadar»ı benzetme sanmak. «Babası kadar uzun» cümlesinde aynı türden iki boy ölçülür; «ceviz kadar küçük» cümlesinde ise el, küçüklüğün bilinen bir örneğine yaklaştırılır.
- Edat yoksa teşbih de yok demek. «Bu oda bir buzhane», «servi boy», «gül yanak» edatsızdır, ama iki temel öğe yerinde olduğu için teşbih-i beliğdir.
- Okurun tahmin ettiği yönü söylenmiş saymak. Tür sorusunda yalnız cümlede sözle geçen öğeler sayılır; «Kardeşim sanki bir serçe» cümlesinde yön söylenmemiştir.
- Benzeyen ile kendisine benzetileni karıştırmak. Anlatılan, niteliği zayıf olan benzeyendir; örnek gösterilen, niteliği güçlü olan kendisine benzetilendir. «Servi boy» tamlamasında sıra ters görünür ama benzeyen yine «boy»dur.
- Temel öğesi eksik sözü teşbih saymak. «Bizim gül okula geç kaldı» cümlesinde benzeyen düşmüştür; iki temel öğe olmadan teşbih kurulmaz.
6Tekrar kartı
- Teşbih: ortak bir niteliği zayıf taşıyan varlığı, o niteliği güçlü taşıyana benzetmek.
- Dört öğe: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı. Soru: kim, neye, hangi bakımdan, hangi sözcükle?
- Temel öğeler benzeyen ile kendisine benzetilendir; ikisi birlikte yoksa teşbih yoktur.
- Edatlar: gibi, kadar, sanki, -ce/-ca; kimi kaynaklarda misali ve -cesine de.
- Edat görmek yetmez: iki ayrı tür ve güç farkı yoksa (zaman, sınır, eşitlik, tahmin, ortaklık) teşbih yoktur.
- Ayrıntılı teşbih dört öğeli; kısaltılmış teşbihte yön ya da edat düşer; teşbih-i beliğde yalnız iki temel öğe kalır («servi boy», «gül yanak», «Bu oda bir buzhane»).
- Bir temel öğe düşerse söz teşbihten çıkar ve istiareye geçer.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Derse özel yazılmış «Kuyunun suyu buz gibi soğuktu» cümlesinde kendisine benzetilen öğe hangisidir?
- A)Kuyu
- B)Su
- C)Buz
- D)Soğukluk
- E)Gibi edatı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Soğukluğu güçlü taşıyan ve örnek gösterilen varlık buzdur; su anlatılan, yani benzeyen öğedir.
Soru 2 · Kolay
Bir teşbihin teşbih olarak kalabilmesi için cümlede mutlaka bulunması gereken öğeler hangileridir?
- A)Benzeyen ile kendisine benzetilen
- B)Benzetme yönü ile benzetme edatı
- C)Benzeyen ile benzetme edatı
- D)Kendisine benzetilen ile benzetme yönü
- E)Yalnız benzetme edatı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Yön ve edat düşebilen yardımcı öğelerdir; iki temel öğeden biri eksilirse teşbih kurulmaz.
Soru 3 · Kolay
«Sanki» sözcüğü hangi cümlede bir benzetme edatı olarak kullanılmıştır?
- A)Sanki yarın kar yağacak.
- B)Sanki kapı çaldı, bakar mısın?
- C)Sanki bu soruyu geçen hafta çözmüştük.
- D)Sanki otobüs bugün gecikecek.
- E)Göl sabah ışığında sanki gümüş bir tepsi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Göl gümüş tepsiye benzetilmiştir; öteki cümlelerde «sanki» yalnız bir tahmini ya da sanıyı bildirir.
Soru 4 · Kolay
Derse özel yazılmış «Ninemin saçları pamuk gibi ak» cümlesinde benzetme yönü hangisidir?
- A)Saçlar
- B)Aklık
- C)Pamuk
- D)Gibi
- E)Yumuşaklık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Cümlede sözle verilen ortak nitelik «ak» sözcüğüdür; yumuşaklık söylenmemiş, okura ait bir çağrışımdır.
Soru 5 · Orta
Derse özel yazılmış cümlelerden hangisi teşbih-i beliğ örneğidir?
- A)Kardeşim tüy gibi hafif.
- B)Kardeşim sanki bir tüy, hafif hafif yürür.
- C)Kardeşim hafiflikte tüy gibidir.
- D)Kardeşim bir tüy.
- E)Kardeşim benim kadar hafif.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Yalnız benzeyen ile kendisine benzetilen kalmıştır; yön ve edat birlikte düşmüştür, son seçenekte ise teşbih yoktur.
Soru 6 · Orta
Derse özel yazılmış «Annemin sesi sanki bir ninni» cümlesinde söylenmemiş olan öğe hangisidir?
- A)Benzeyen
- B)Benzetme yönü
- C)Kendisine benzetilen
- D)Benzetme edatı
- E)Hiçbir öğe eksik değildir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ses ninniye «sanki» ile benzetilmiş, ama iki varlığı buluşturan nitelik sözle verilmemiştir.
Soru 7 · Orta
«Kadar» sözcüğü hangi cümlede teşbih kurmaktadır?
- A)Akşama kadar ders çalıştık.
- B)Kardeşim artık annem kadar uzun.
- C)Senin kadar ben de yoruldum.
- D)Bu çanta seninki kadar ağır.
- E)Bebeğin eli bir ceviz kadar küçük.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. El, küçüklüğün bilinen örneği olan cevize yaklaştırılmıştır; öteki cümlelerde sınır ya da aynı türden eşitlik vardır.
Soru 8 · Orta
«Gül yanaklı kız bahçede dolaşıyordu» cümlesindeki benzetme için hangi açıklama doğrudur?
- A)Teşbih-i beliğdir; yanak güle benzetilmiş, yön ve edat söylenmemiştir.
- B)Ayrıntılı teşbihtir; dört öğe de vardır.
- C)Kısaltılmış teşbihtir; yalnız edat düşmüş, yön söylenmiştir.
- D)Teşbih yoktur; gül gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
- E)Yalnız yön söylenmiştir; temel öğelerin ikisi de eksiktir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Tamlamada benzeyen yanak, kendisine benzetilen güldür; yardımcı öğelerin ikisi birden düşmüştür.
Soru 9 · Orta
«Gibi» hangi cümlede teşbih kurmaktadır?
- A)Kapıdan girdiği gibi çantasını attı.
- B)Öğretmenin dediği gibi konuyu yeniden okuduk.
- C)Kışın göl ayna gibi dümdüz olur.
- D)Ben de senin gibi erken kalktım.
- E)Ablası gibi o da hemşire oldu.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Göl, düzlüğün güçlü örneği olan aynaya benzetilmiştir; ötekilerde zaman, uygunluk ya da ortaklık anlatılır.
Soru 10 · Orta
«-ce/-ca» eki hangi cümlede benzetme anlamı katmaktadır?
- A)Sınıfça müzeye gittik.
- B)Bence bu kitap fazla uzun.
- C)Bahçede yüzlerce kuş vardı.
- D)Dedem bu yaşında aslanca çalışıyor.
- E)Kuyrukta saatlerce bekledik.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. «Aslanca» sözcüğü «aslan gibi» anlamındadır; öteki eklerde topluluk, görüş ya da çokluk bildirilir.
Soru 11 · Orta
Derse özel yazılmış «Uzakta mum gibi titreyen bir ışık gördük» cümlesinde benzeyen öğe hangisidir?
- A)Uzaklık
- B)Mum
- C)Titreme
- D)Gibi edatı
- E)Işık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Anlatılan ve titrekliği daha zayıf taşıyan varlık ışıktır; mum onun örnek gösterildiği, kendisine benzetilen öğedir.
Soru 12 · Orta
Derse özel üç cümle: I. «Öğretmenimiz bir çınar.» II. «Öğretmenimiz çınar gibi.» III. «Öğretmenimiz çınar gibi heybetli.» Bu cümlelerle ilgili hangi yargı doğrudur?
- A)Birincisi teşbih-i beliğ, ikincisi yönü düşmüş kısaltılmış teşbih, üçüncüsü ayrıntılı teşbihtir.
- B)Üçü de ayrıntılı teşbihtir.
- C)Birincide teşbih yoktur, çünkü edat kullanılmamıştır.
- D)İkincisi teşbih-i beliğdir, çünkü yön söylenmemiştir.
- E)Üçüncüsü teşbih-i beliğdir, çünkü yüklem bir sıfattır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Öğe sayısı birinci cümlede iki, ikincide üç, üçüncüde dörttür; edat ikinci ve üçüncü cümlede vardır.
Soru 13 · Zor
Bu soru için kurulmuş bir dörtlük: «Gün batarken köye ağır ağır / Değirmen taşı gibi döner zaman / Ninemin sesi eski bir türkü / Penceremde kar pamuk gibi yumuşak». Yalnız iki temel öğenin bulunduğu benzetme hangisidir?
- A)Günün köye ağır ağır batışı
- B)Ninenin sesiyle türkünün buluştuğu söz
- C)Zamanın değirmen taşına benzediği söz
- D)Karla pamuğun buluştuğu söz
- E)Dörtlükte böyle bir benzetme bulunmaz
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ses türküye yön ve edat olmadan benzetilmiştir; zaman ile kar dört öğeli benzetmelerdir, ilk dizede benzetme yoktur.
Soru 14 · Zor
Zinnet, «Ben de senin gibi kitap okumayı severim» cümlesinde teşbih bulunduğunu söylüyor. Zinnet'in yanılgısı hangi açıklamayla gösterilir?
- A)Cümlede edat yoktur.
- B)Cümlede kendisine benzetilen söylenmiş, benzeyen düşmüştür.
- C)Cümle bir tamlama içerdiği için teşbih-i beliğdir.
- D)İki kişi aynı türdendir; bir nitelik güçlü bir örnekten ödünç alınmamış, yalnız ortak bir alışkanlık bildirilmiştir.
- E)Yön söylenmediği için cümle kısaltılmış teşbihtir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. «Gibi» burada iki kişi arasındaki ortaklığı bildirir; tür farkı ve güç farkı olmadığından teşbih kurulmaz.
Soru 15 · Zor
«Komşumuzun oğlu aslan gibi güçlü» cümlesi, bağlamdan komşunun oğlunun kastedildiği «Aslan bu sabah bahçede odun kırdı» cümlesine dönüştürülüyor. Bu dönüşüm için hangi açıklama doğrudur?
- A)İki cümle de ayrıntılı teşbihtir.
- B)İkinci cümlede yalnız benzetme yönü düşmüştür.
- C)Benzeyen «komşumuzun oğlu» düşmüş, yalnız kendisine benzetilen kalmıştır; bu yüzden ikinci cümle teşbih sayılmaz.
- D)İkinci cümlede yalnız benzeyen kalmıştır.
- E)İkinci cümle teşbih-i beliğdir, çünkü yön ve edat yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Teşbih iki temel öğeyi birlikte ister; ikinci cümlede «aslan» tek başına kalmış, komşunun oğlu sözcükle anılmamıştır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İstiare» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Derse özel yazılmış cümlelerden hangisinde ayrıntılı teşbih vardır?
- A)Göl bir ayna.
- B)Göl ayna gibi.
- C)Göl sanki bir ayna.
- D)Göl ayna gibi parlak.
- E)Göl dün akşamki kadar parlak.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Benzeyen göl, kendisine benzetilen ayna, yön parlaklık ve edat «gibi» birlikte söylenmiştir; son seçenekte teşbih yoktur.
Soru 2 · Orta
Hangi cümlede «gibi» bulunduğu hâlde teşbih yoktur?
- A)Haberi duyduğu gibi yola çıktı.
- B)Saçları kömür gibi karaydı.
- C)Bahçedeki çocuklar arı gibi çalışıyordu.
- D)Gece kadife gibi yumuşak bir karanlık getirdi.
- E)Kar yorgan gibi kalın bir örtü serdi.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. «Duyduğu gibi» «duyar duymaz» anlamında zaman bildirir; öteki cümlelerin hepsinde iki ayrı tür buluşturulmuştur.
Soru 3 · Zor
«Ay yüzlü» sözü hakkında hangi açıklama doğrudur?
- A)Yalnız kendisine benzetilen kaldığı için teşbih değildir.
- B)Ayrıntılı teşbihtir, çünkü «-lı» eki edat sayılır.
- C)Benzetme yoktur, «ay» gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
- D)Kısaltılmış teşbihtir, çünkü yalnız yön düşmüş, edat söylenmiştir.
- E)Yüz aya benzetilmiştir; iki temel öğe sözde yer almış, yön ve edat düşmüştür, bu yüzden teşbih-i beliğdir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. «Gül yanak» ve «servi boy» kalıbındaki gibi benzeyen ile kendisine benzetilen tamlamada kalmış, yardımcı öğeler söylenmemiştir.
Soru 4 · Zor
Zühtü'nün kompozisyonundan derse özel üç cümle: «Sabah mahallemiz bir arı kovanıydı. Fırının önündeki kuyruk yılan gibi uzuyordu. Kardeşim benim kadar sabırsızdı.» Bu cümlelerle ilgili hangi değerlendirme doğrudur?
- A)Üç cümle de ayrıntılı teşbihtir.
- B)Birinci cümle teşbih-i beliğ, ikinci cümle ayrıntılı teşbihtir; üçüncü cümlede teşbih yoktur.
- C)Birinci cümlede teşbih yoktur, çünkü edat kullanılmamıştır.
- D)Üçüncü cümle ayrıntılı teşbihtir, çünkü «kadar» bir benzetme edatıdır.
- E)İkinci cümlede yön söylenmediği için tür kısaltılmış teşbihtir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Mahalle kovana yalnız iki temel öğeyle, kuyruk yılana uzama yönü ve «gibi» ile benzetilmiş; kardeşle konuşan aynı türden olduğu için «kadar» eşitlik bildirir.
Soru 5 · Zor
Derse özel yazılmış cümlelerden hangisi iki temel öğeyi birlikte taşıdığı için teşbih sayılır?
- A)Yıldızlarım bu akşam erken uyudu.
- B)Gülüm, kapıyı açar mısın?
- C)Gözlerin iki yıldız gibi parlıyor.
- D)Rüzgâr kapıyı öfkeyle yumrukladı.
- E)Aslanım sınavdan yüksek not aldı.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Gözler ile yıldızlar birlikte söylenmiştir; öteki cümlelerde temel öğelerden biri düşmüş, söz teşbihin sınırının dışına geçmiştir.
E03 — Söz Sanatları
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.