YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Kader, Kaza ve Ahiret İnancı · DİN-D09-L02
Evrendeki yasalar
TYTAYT· 8 bölüm
1Kanca
Ocak ayı, Erzurum. Yiğit sabah mutfaktaki musluğu açıyor, tek damla gelmiyor. Bodrum katından geçen su borusu gecenin ayazında çatlamış. Öğleye doğru gelen tesisatçı Zafer Usta çatlağı el feneriyle gösteriyor: «Su donarken genişler, boruyu içeriden zorlar. Her kış aynısı olur; açıkta kalan boruyu keçeyle sarsaydınız patlamazdı.» Çay getiren babaanne çatlağa bakıp sakin sakin ekliyor: «Suyu donduran da Allah, oğlum.» Yiğit iki açıklama arasında kalıyor. Biri olayı Allah'a, öteki suyun huyuna bağlıyor; hangisi doğru, yoksa ikisi aynı şeyi farklı yerden mi söylüyor? Bu derste, ustanın «her kış» sözünün arkasındaki kavramı kuracaksın: Allah'ın evrene koyduğu değişmez düzen, yani sünnetullah. Sınavda bu konu çoğu zaman bir olay ya da kısa bir ayet mealiyle gelir; senden beklenen, onun hangi tür yasayı anlattığını söylemendir.
2Hedefler
- Sünnetullah kavramını tanımlar, Fâtır suresinin 43. ayetindeki değişmezlik vurgusunu açıklarsın.
- Verilen bir olayı ya da ayeti fiziki, biyolojik, toplumsal veya ahlaki yasa olarak sınıflandırırsın.
- Yasaların bilinmesini bilimsel çalışmayla ve insanın sorumluluğuyla ilişkilendirirsin.
- Mucizenin yasalar karşısındaki yerini ders kitabı düzeyinde ayırt edersin.
3Konu anlatımı
Bir kışın iki açıklaması
Zafer Usta'nın cümlesinde kolayca gözden kaçan bir kelime var: «her kış». Usta tek bir olayı anlatmıyor, bir tekrarı anlatıyor. Su yalnız Yiğit'in evinde değil, Kars'ta da Ardahan'da da donarken genişler; geçen yıl da böyleydi, gelecek yıl da böyle olacak. Aynı koşul her seferinde aynı sonucu doğuruyorsa orada bir yasadan söz edilir. Yasa, olaylar arasındaki düzenli ve tekrarlanan bağdır: şu koşul oluşursa şu sonuç gelir.
Babaannenin cümlesi bu bağı inkâr etmez; bağın kaynağını gösterir. İslam inancında olayları birbirine bağlayan düzen kendiliğinden ortaya çıkmış sayılmaz, Allah tarafından konmuştur. Kader, Allah'ın her şeyi bilip bir ölçü ve plana göre belirlemesidir; evrendeki yasalar bu belirlemenin gözle izlenebilen yüzüdür. Usta «nasıl oldu» sorusunu, babaanne «kim düzenledi» sorusunu cevaplıyor. İki cevap çatışmaz; sorun ancak biri ötekinin yerine konduğunda başlar. Suyun huyunu bilmek düzenin sahibini dışarıda bırakmaz, düzenin sahibini anmak da suyun huyunu öğrenmeyi gereksiz kılmaz.
Sünnetullah: Allah'ın değişmeyen yolu
Arapçada sünnet kelimesi yol, gidişat, alışılmış tutum anlamına gelir. Hz. Peygamber'in söz ve davranışlarını anlatan sünnetle karıştırmamak gerekir: sünnetullah, «Allah'ın sünneti», Allah'ın varlıklar ve olaylar için koyduğu, istikrarla işleyen düzendir. Kelam kitaplarında aynı düzen için âdetullah (Allah'ın âdeti) terimine de rastlanır.
Kavramın Kur'an'daki dayanağı Fâtır suresinin 43. ayetidir. Ayet, kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetinden ders almayanları anlatır ve şu bildirimle kapanır: Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın, Allah'ın sünnetinde bir sapma da bulamazsın. Ayetin bağlamı toplumlarla ilgilidir; haksızlıkta direnen kavimlerin sonunu konu edinir. İslam âlimleri ve bugünkü ders kitapları ise kavramın kapsamını genişletir, tabiattaki düzeni de sünnetullahın içinde sayar. Sınavda bu iki katmanı ayırmak işe yarar: ifade Kur'an'da toplumsal bağlamda geçer, terim olarak bütün evren yasalarını kapsar.
Sünnetullahın iki niteliği öne çıkar. Biri değişmezliktir: yasa kişiye göre işlemez; ateş inanana da inanmayana da aynı biçimde yakar, ihmal edilen boru kimin evinde olursa olsun çatlar. Öteki genelliktir: yasa belli bir şehre ya da çağa sıkışmaz. Bu iki nitelik insanın plan yapabilmesinin, yarını bugünden kestirebilmesinin koşuludur. Kural her sabah değişseydi ne tohum ekilebilir ne de köprü kurulabilirdi. Din ve çevre dersinde ölçü (kader) ve mizan kavramlarıyla tanıdığın düzen burada yasa diliyle yeniden karşına çıkıyor. Orada soru insanın tabiata karşı tutumuydu; burada düzenin kendisi, hangi alanlarda ve nasıl işlediği inceleniyor.
Fiziki yasalar
Ders kitapları evrendeki yasaları dört başlıkta toplar; ayrım, yasanın hangi varlık alanında işlediğine dayanır. İlk alan cansız varlıklardır. Elden bırakılan bir taşın yere düşmesi, ocakta ısıtılan suyun kaynayıp buhara dönmesi, buzdolabının dondurucusuna konan suyun buza dönüşmesi, öğle saatinde kısalan gölgenin akşama doğru uzaması bu alanın gündelik örnekleridir. Yer çekimi, hal değişimi, sıcak cisimden soğuğa ısı geçişi gibi düzenlilikleri fizik bilimi inceler. Kur'an da gök cisimlerindeki düzene dikkat çeker: Yâsîn suresinin 40. ayetinde güneşin aya yetişemeyeceği, gecenin gündüzü geçemeyeceği ve her birinin kendi yörüngesinde yüzdüğü bildirilir.
Biyolojik yasalar
İkinci alan canlıların hayatıdır. Her canlı doğar, beslenir, büyür, çoğalır ve ölür. Toprağa düşen tohum uygun nem ve sıcaklığı bulunca filizlenir; yavru, anne babasından bazı özellikler alır. Kur'an canlılığa dair iki düzenliliği açıkça anar. Zâriyât suresinin 49. ayeti, her şeyin çift çift yaratıldığını bildirir. Âl-i İmrân suresinin 185. ayetine göre her canlı ölümü tadacaktır. Ayet ölümü, hiçbir canlının dışında kalmadığı bir kural olarak anar.
Toplumsal yasalar
Üçüncü alan insan topluluklarıdır. Adalet, emek, dayanışma ve bilgi bir toplumu güçlendirir; zulüm, israf, bölünme ve ahlaki çözülme onu zayıflatır. Tarih bu bağın örnekleriyle doludur. Kur'an geçmiş kavimlerin kıssalarını bu amaçla da anlatır: olayı aktarmanın yanında olayın arkasındaki düzeni gösterir. Bu alanın temel metni Ra'd suresinin 11. ayetidir: bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Âl-i İmrân suresinin 140. ayetinde ise iyi ve kötü günlerin insanlar arasında döndürülüp durduğu bildirilir. Bir topluluğun üstünlüğü kendiliğinden kalıcı olmaz; onu ayakta tutan nitelikler kaybolunca konumu da sarsılır.
Ahlaki yasalar
Dördüncü alan davranış ile sonucu arasındaki bağdır. Dürüstlük güven doğurur, yalan güveni aşındırır; iyilik iyiliği çağırır, haksızlık düşmanlık biriktirir. Zilzâl suresinin 7 ve 8. ayetleri bu yasanın en kısa ifadesidir: zerre ağırlığınca hayır yapan da zerre ağırlığınca şer işleyen de karşılığını görecektir. Ahlaki yasa öteki üçünden bir noktada ayrılır: sonucu her zaman hemen ve bu dünyada görünmeyebilir. Haksızlık yapan biri ömrü boyunca rahat yaşamış gibi görünebilir. İslam inancına göre dünyada eksik kalan karşılık ahirette tam olarak verilir; ahiret hayatının aşamaları ünitenin son dersinde işlenir.
Yasayı bilmek: bilim ve sorumluluk
Yasaların değişmemesi onların öğrenilebileceği anlamına gelir. Dün kaynayan su bugün aynı koşulda yine kaynıyorsa bu davranış ölçülebilir, kaydedilebilir, sonraki kuşaklara aktarılabilir. Bilim bu güvenin üzerine kurulur: bir deney tekrarlandığında aynı sonucu verdiği için anlam taşır. Ders kitapları yasaları incelemeyi, Kur'an'ın gözlemeye ve düşünmeye yaptığı çağrıyla uyumlu bir uğraş sayar. Hekimin ilaç dozunu, mühendisin köprü hesabını, çiftçinin ekim zamanını belirlemesi aynı tutumun ürünüdür.
Bilginin bir yükü de vardır: sorumluluk. Zafer Usta'nın sözüne dönelim. Donmanın yasasını bilen biri boruyu açıkta bırakırsa çatlağı yalnız «takdir» sözüyle açıklayamaz. Yasaya aykırı davranıp doğan sonucu kadere yüklemek, ders kitaplarının sık uyardığı yanlış bir kader anlayışıdır. Zemini araştırılmadan yükselen bir bina, bakımı yapılmamış frenlerle yola çıkan bir araç, toprağa hiç tohum atılmadan beklenen bir hasat aynı hatayı taşır. Öte yandan yasayı öğrenmek, onu koyanı unutmayı gerektirmez. İnanan biri için fizikçinin denklemi ile ayetteki düzen bildirimi aynı gerçekliğin iki anlatımıdır.
Yasalar ve mucize
Yasalar değişmiyorsa peygamberlerin gösterdiği olağanüstü olaylar nasıl anlaşılır? Mucize, Allah'ın bir peygamberin elinde, onun peygamberliğini doğrulamak için yarattığı ve alışılmış düzenin dışında kalan olaydır. Kur'an bu olaylar için çoğunlukla ayet (işaret) ve beyyine (açık delil) kelimelerini kullanır. Enbiyâ suresinin 69. ayetinde Hz. İbrahim'in atıldığı ateşe «serin ve esenlik ol» diye seslenildiği anlatılır.
İslam inancında mucize, yasaları koyanın onları dilediğinde farklı işletebileceğini gösterir; yasanın yanlış ya da eksik olduğunu göstermez. Sınavda üç özelliği ayırt edicidir: mucize peygambere verilir, seyrek ve istisnai bir olaydır, gündelik hayatın ölçüsü yapılmaz. İnsan sonucu alışılmış yasaların içinde arar; olağanüstü bir olay bekleyerek tedbiri bırakmak mucize anlayışıyla bağdaşmaz. Mucize ile yasalar arasındaki ilişkiyi kelam âlimleri farklı biçimlerde açıklamıştır; ders kitabı düzeyinde bilinmesi gereken, iki kavramın birbirini dışlamadığıdır.
Benzer bir dikkat, ayetlerde bugünün bilimsel buluşlarını arayan okumalar için de gerekir. Bazı yayınlar bir ayeti belirli bir keşfin önceden haber verilmesi diye sunar. Bu yorumlar âlimler arasında tartışmalıdır ve bilimsel bilgi yenilendikçe ona bağlanan yorum da sarsılabilir. Ayetin tabiattaki düzene dikkat çektiğini söylemek metne dayanır; bir laboratuvar sonucunu kesin bilgi olarak ayete yüklemek dayanmaz.
Kavram kartı
| Kavram | Kısaca ne demek | Dayanak ya da örnek | Soru kökünde onu ele veren ipucu |
|---|---|---|---|
| Sünnetullah | Allah'ın evrene koyduğu, değişmeden işleyen düzen | Fâtır 35/43 | «değişiklik bulamazsın», «Allah'ın kanunu» |
| Âdetullah | Kelamcıların aynı düzen için kullandığı ad | Kelam kitapları | «Allah'ın âdeti», «alışılmış düzen» |
| Fiziki yasa | Cansız varlıklardaki düzenlilik | Taşın düşmesi, suyun donması; Yâsîn 36/40 | «yörünge», «kaynar», «donar», «düşer» |
| Biyolojik yasa | Canlıların doğum, büyüme, üreme ve ölüm düzeni | Zâriyât 51/49; Âl-i İmrân 3/185 | «çift çift», «ölümü tadacak», «filizlenir» |
| Toplumsal yasa | Toplulukların yükselişini ve çöküşünü belirleyen düzen | Ra'd 13/11; Âl-i İmrân 3/140 | «toplum», «kavim», «günleri döndürürüz» |
| Ahlaki yasa | Davranış ile karşılığı arasındaki bağ | Zilzâl 99/7–8 | «zerre ağırlığınca», «karşılığını görür» |
| Mucize | Peygambere verilen, alışılmış düzenin dışındaki olay | Enbiyâ 21/69 | «peygamberliğini doğrulamak», «olağanüstü» |
Metin çözümü
Metin: «Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.» (Ra'd 13/11, anlamca)
- Adım 1 — Özneyi bul. Cümlede iki değiştiren var: önce toplum, sonra Allah. Değişimin başlangıcı topluluğun kendisine bağlanmıştır. Öznenin «bir kişi» değil «bir toplum» olması, metni toplumsal yasalar alanına yerleştirir.
- Adım 2 — Koşulu gör. «Değiştirmedikçe» sözü bir koşul kurar: şu olmadıkça bu olmaz. Koşul ile sonuç arasındaki bu düzenli bağ, yasanın tanımına uyar.
- Adım 3 — Yönü belirle. Ayet iyiye de kötüye de giden değişimi kapsayacak biçimde okunur: bir toplum erdemlerini yitirirse durumu kötüleşir, kendini düzeltirse durumu iyileşir.
- Adım 4 — Seçenekleri ele. Soru ayetin vurguladığı kavramı soruyorsa cevap toplumsal yasa ya da sünnetullahtır. «İnsanın hiçbir şeyi değiştiremeyeceği» seçeneği metnin tersini söyler; «yalnız doğa olaylarının bir düzeni olduğu» seçeneği öznenin toplum olduğunu görmez.
Ra'd suresindeki bu ayet, düzenin içinde insana bir pay ayırıyor: değişimi başlatacak olan topluluğun kendisidir. Yasalar değişmiyorsa insanın seçme gücü bu düzenin neresinde durur? Sıradaki ders bu soruyla açılıyor: insanın iradesi, verdiği kararların hesabını taşıyan sorumluluk ve elden gelen yapıldıktan sonra Allah'a güvenmek anlamındaki tevekkül.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Hangi alanın yasası?
Soru: Bir köyde ilkbaharda ekilen buğday yazın başaklanıyor, hasattan sonra sap kuruyor; ertesi yıl aynı tarlaya atılan tohum aynı döngüyü yeniden başlatıyor. Bu gözlem en çok hangi tür yasayla açıklanır?
- A) Ahlaki yasa
- B) Biyolojik yasa
- C) Toplumsal yasa
- D) Mucize
- E) Hukuki kural
Çözüm: Gözlemin öznesi bir canlıdır: buğday filizlenir, büyür, olgunlaşır ve kurur. Doğum, büyüme, üreme ve ölüm düzeni biyolojik yasaların alanına girer. Ahlaki yasa davranış ile karşılığını, toplumsal yasa toplulukların gidişatını anlatır; mucize ise alışılmış düzenin dışındaki bir olaydır ve burada her yıl tekrar eden bir döngü vardır. Cevap: B.
Örnek 2 — Fâtır suresinin vurgusu
Soru: «Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın, Allah'ın sünnetinde bir sapma da bulamazsın.» (Fâtır 35/43, anlamca) Bu ifadenin öne çıkardığı nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yasaların yalnız peygamberler döneminde geçerli olduğu
- B) İnsanın yasaları dilediği gibi değiştirebildiği
- C) Evrendeki düzenin rastlantıyla oluştuğu
- D) Allah'ın koyduğu düzenin istikrarla ve değişmeden işlediği
- E) Yasaların yalnız cansız varlıklar için geçerli olduğu
Çözüm: Ayet aynı vurguyu iki kez yapar: değişiklik de sapma da bulunmaz. Bu, sünnetullahın değişmezlik niteliğidir. A ve E yasayı bir döneme ya da tek bir alana sıkıştırır; ayet böyle bir sınır koymaz. B ve C ise düzenin kaynağını Allah'tan başka yere taşır. Cevap: D.
Örnek 3 — Tedbir ve takdir
Soru: Uğur Bey her yıl sel basan bir dere yatağına ev yaptırıyor; uyarılara «Ne olacaksa olur, kader» diye karşılık veriyor. Bu tutum, derste işlenen yasalar anlayışına göre nasıl değerlendirilir?
- A) Suyun akışını belirleyen yasayı bilen kişi tedbir almakla sorumludur; tedbirsizliğin sonucunu yalnız kadere bağlamak yanlış bir kader anlayışıdır.
- B) Kadere inanan biri hiçbir tedbir almamalıdır, tutum doğrudur.
- C) Sel bir mucizedir, bu yüzden önlenemez.
- D) Fiziki yasalar yalnız bilim insanlarını bağlar, sıradan insanları bağlamaz.
- E) Dere yatağına ev yapmak ahlaki yasaların konusudur, fiziki yasalarla ilgisi yoktur.
Çözüm: Suyun yüksekten alçağa akması ve taşkında yatağına dönmesi değişmeyen bir düzendir; Uğur Bey de bunu bilmektedir. Yasayı bilmek sorumluluk doğurur. Bilerek yasaya aykırı davranıp sonucu kadere yüklemek, ders kitaplarının eleştirdiği tutumdur. B, takdiri tedbirin yerine koyar; D, yasanın genellik niteliğini görmez. Cevap: A.
Örnek 4 — Mucize yasayı bozar mı?
Soru: Bir öğrenci «Hz. İbrahim'in ateşte yanmaması, ateşin yakma yasasının yanlış olduğunu gösterir» diyor. Öğrencinin yanılgısını gideren açıklama hangisidir?
- A) Ateşin yakma özelliği yalnız bazı çağlarda geçerlidir.
- B) Mucizeler her inananın dilediğinde gösterebileceği olaylardır.
- C) Ateş aslında yakıcı değildir, yakma bir yanılsamadır.
- D) Mucizeler gündelik hayatta tedbirin yerine konabilir.
- E) Mucize, yasaları koyan Allah'ın onları dilediğinde farklı işletebileceğini gösterir; peygambere özgü ve istisnaidir, yasanın geçersizliğini kanıtlamaz.
Çözüm: Enbiyâ 21/69'da anlatılan olay alışılmış düzenin dışındadır ve peygamberliği doğrulamak için gerçekleşmiştir. İstisnai olması, kuralın hâlâ işlediğini de gösterir: olay olağanüstü sayılıyorsa ateş normalde yakıyor demektir. B ve D, mucizeyi herkese açık ve gündelik bir araç gibi sunduğu için yanlıştır. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Sünnetullahı Hz. Peygamber'in sünnetiyle karıştırmak. İki terim aynı kelimeyi taşır ama farklı şeyleri anlatır. «Allah'ın değişmez kanunu» diyen bir kök sünnetullahı, «Peygamber'in söz ve davranışı» diyen bir kök hadis ve sünneti sorar.
- Ra'd 13/11'i bireysel bir öğüt gibi okumak. Ayetin öznesi topluluktur; bu yüzden ders kitaplarında toplumsal yasaların dayanağı olarak anılır. Seçenekte «fiziki yasa» ya da «biyolojik yasa» varsa öznenin kim olduğuna bak.
- Ahlaki yasanın sonucunu hemen beklemek. Haksızlık yapanın dünyada rahat görünmesi yasanın işlemediğini göstermez; İslam inancında karşılığın bir kısmı ahirete kalır. «Ahlaki yasanın sonucu her zaman bu dünyada hemen görülür» seçeneği bu ayrıntıyı atlar.
- Takdiri tedbirin yerine koymak. «Kader» sözü, bilinen bir yasaya aykırı davranışın gerekçesi yapılamaz. Soruda bir ihmal ve ardından «kısmet», «takdir» sözü geçiyorsa beklenen cevap sorumluluktur.
- Ayeti bilimsel buluşun kesin kanıtı saymak. Ayetler tabiattaki düzene dikkat çeker; belirli bir keşfi ayete kesin bilgi olarak yükleyen yorum tartışmalıdır. Seçenekte «kesin olarak ispatlar» gibi bir ifade varsa metinde yazmayanı eklemiştir.
6Tekrar kartı
- Yasa: aynı koşulda her seferinde aynı sonucu doğuran düzenli bağ. Kaynağı İslam inancında Allah'tır.
- Sünnetullah (kelamda âdetullah): Allah'ın evrene koyduğu, değişmeden işleyen düzen. Dayanak Fâtır 35/43; bağlamı toplumsal, terim olarak bütün evreni kapsar.
- İki nitelik: değişmezlik (kişiye göre işlemez) ve genellik (yere ve zamana sıkışmaz).
- Fiziki: cansız varlıklar (düşme, kaynama, donma; Yâsîn 36/40 yörüngeler). Biyolojik: canlılar (Zâriyât 51/49 çift yaratılış, Âl-i İmrân 3/185 ölüm).
- Toplumsal: toplulukların yükselişi ve çöküşü (Ra'd 13/11, Âl-i İmrân 3/140). Ahlaki: davranışın karşılığı (Zilzâl 99/7–8); karşılık dünyada eksik kalabilir, ahirette tamamlanır.
- Yasaların değişmezliği bilimi mümkün kılar; yasayı bilmek sorumluluk doğurur, tedbirsizliği kadere yüklemek yanlış kader anlayışıdır.
- Mucize: peygambere verilen, alışılmış düzenin dışındaki olay (Enbiyâ 21/69). Yasayı geçersiz kılmaz, gündelik hayatın ölçüsü yapılmaz.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Allah'ın evrene koyduğu ve değişmeden işleyen düzeni anlatan terim hangisidir?
- A)Kaza
- B)Sünnetullah
- C)Tevekkül
- D)Teshir
- E)İçtihat
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Allah'ın varlıklar ve olaylar için koyduğu istikrarlı düzene sünnetullah adı verilir.
Soru 2 · Kolay
Bir balkondan elden kaçırılan anahtarın aşağıya düşmesi hangi tür yasanın örneğidir?
- A)Ahlaki yasa
- B)Toplumsal yasa
- C)Biyolojik yasa
- D)Fiziki yasa
- E)Hukuki kural
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Cansız bir cismin yer çekimiyle aşağı inmesi fiziki yasaların alanına girer.
Soru 3 · Kolay
Zerre ağırlığınca hayır yapanın da şer işleyenin de karşılığını göreceğini bildiren Zilzâl suresinin 7 ve 8. ayetleri hangi tür yasayı anlatır?
- A)Ahlaki yasa
- B)Fiziki yasa
- C)Biyolojik yasa
- D)Mucize
- E)Teshir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ayetler davranış ile karşılığı arasındaki bağı bildirdiği için ahlaki yasaya dayanak gösterilir.
Soru 4 · Kolay
«Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın» anlamındaki bildirim aşağıdaki surelerin hangisinde yer alır?
- A)Nas
- B)Kevser
- C)Fil
- D)Asr
- E)Fâtır
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bu ifade Fâtır suresinin 43. ayetinde geçer ve sünnetullahın değişmezliğini vurgular.
Soru 5 · Orta
Aşağıdakilerden hangisi biyolojik yasaya örnek gösterilebilir?
- A)Suyun donarken genişlemesi
- B)Adaletsiz bir yönetimin halkın güvenini yitirmesi
- C)Tohumun uygun nem ve sıcaklıkta filizlenmesi
- D)Yalanın arkadaşlıkları zedelemesi
- E)Gölgenin akşama doğru uzaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Filizlenme bir canlının büyüme düzenine aittir; öteki seçenekler fiziki, toplumsal ya da ahlaki alana girer.
Soru 6 · Orta
Ra'd suresinin 11. ayetinde bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah'ın onların durumunu değiştirmeyeceği bildirilir. Ders kitaplarında bu ayet hangi tür yasaya dayanak yapılır?
- A)Toplumsal yasa
- B)Fiziki yasa
- C)Biyolojik yasa
- D)Mucize
- E)Teshir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ayetin öznesi bir topluluk olduğundan metin toplulukların gidişatını belirleyen yasaya bağlanır.
Soru 7 · Orta
Evrendeki yasaların değişmeden işlemesinin bilimsel çalışma açısından sonucu hangisidir?
- A)Gözleme gerek kalmaması
- B)Her deneyin farklı sonuç vermesi
- C)Bilginin sonraki kuşaklara aktarılamaması
- D)Tabiatın incelenmesinin anlamsızlaşması
- E)Olayların gözlemlenip tekrarlanabilir deneylerle incelenebilmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Aynı koşulda aynı sonuç alındığı için olaylar ölçülüp kaydedilebilir ve bilim bu güvene dayanır.
Soru 8 · Orta
Aşağıdakilerden hangisi mucize tanımına uyar?
- A)Açıkta kalan bir borunun kışın çatlaması
- B)Hz. İbrahim'in atıldığı ateşte yanmaması
- C)Düzenli çalışan bir öğrencinin sınavda başarılı olması
- D)Ekinlerin baharda yeşermesi
- E)Taşkın yatağından uzak kurulan bir köyün selden korunması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Enbiyâ 21/69'da anlatılan olay alışılmış düzenin dışındadır ve bir peygambere aittir.
Soru 9 · Orta
Zâriyât suresinin 49. ayetinde Allah'ın her şeyi çift çift yarattığı bildirilir. Ders kitaplarında bu ayet en çok hangi yasa alanıyla ilişkilendirilir?
- A)Ahlaki yasalar
- B)Toplumsal yasalar
- C)Hukuki kurallar
- D)Biyolojik yasalar
- E)Mucizeler
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Çift yaratılış canlıların üreme düzenine işaret ettiği için biyolojik yasaların örnekleri arasında anılır.
Soru 10 · Orta
Kelam kitaplarında sünnetullahla aynı düzeni anlatmak için kullanılan terim hangisidir?
- A)Hikmet
- B)Tefsir
- C)Âdetullah
- D)Tebzir
- E)İcma
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kelamcılar evrendeki istikrarlı düzeni Allah'ın âdeti anlamında âdetullah diye de adlandırır.
Soru 11 · Orta
Âl-i İmrân suresinin 140. ayetinde iyi ve kötü günlerin insanlar arasında döndürülüp durduğu bildirilir. Metnin toplumlar hakkında söylediği en isabetli yargı hangisidir?
- A)Toplumların gidişatının rastlantıya bağlı olduğu
- B)Güçlü toplumların hiçbir zaman zayıflamayacağı
- C)Ayetin yalnız mevsimlerin dönüşünü anlattığı
- D)Toplumsal olayların hiçbir düzene bağlı olmadığı
- E)Hiçbir topluluğun üstünlüğünün kendiliğinden kalıcı olmadığı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Günlerin döndürülmesi, üstünlüğü taşıyan nitelikler kaybolunca konumun da değişeceğini anlatır.
Soru 12 · Zor
Bir hekim, aynı ilacın benzer koşullardaki hastalarda benzer etkiyi göstereceğine güvenerek doz belirliyor. Bu güven hangi nitelik ile hangi yasa alanının birleşimine dayanır?
- A)Mucize — fiziki yasa
- B)Değişmezlik — biyolojik yasa
- C)Değişkenlik — toplumsal yasa
- D)Rastlantı — ahlaki yasa
- E)Değişmezlik — ahlaki yasa
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. İlacın canlı bedendeki etkisi biyolojik alana girer; aynı koşulda aynı sonucun beklenmesi sünnetullahın değişmezliğine dayanır.
Soru 13 · Zor
Bir öğrencinin yaptığı ayet ve kavram eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A)Fâtır 35/43 — canlıların çift yaratılması
- B)Zilzâl 99/7–8 — ahlaki yasa
- C)Ra'd 13/11 — toplumsal yasa
- D)Âl-i İmrân 3/185 — her canlının ölümü tatması
- E)Enbiyâ 21/69 — mucize
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Fâtır suresindeki ayet sünnetullahın değişmezliğini bildirir; çift yaratılış Zâriyât suresinin 49. ayetinde geçer.
Soru 14 · Zor
Mucize ile sünnetullahın ilişkisini en isabetli biçimde kuran ifade hangisidir?
- A)Mucize, yasaların baştan yanlış konduğunu kanıtlar.
- B)Her inanan dilediği anda mucize gösterebilir.
- C)Yasalar değişmez olduğu için mucize hiçbir biçimde kabul edilmez.
- D)Mucize, yasaları koyanın onları dilediğinde farklı işletebileceğini gösterir ve gündelik hayatta tedbirin yerine konmaz.
- E)Mucize bekleyen kişinin tedbir almasına gerek yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Mucize peygambere özgü ve istisnaidir; yasayı geçersiz kılmaz, insan sonucu yine alışılmış yasaların içinde arar.
Soru 15 · Zor
Bir arkadaşın şöyle diyor: «Şu ayet, geçen yıl duyurulan keşfi önceden ve kesin biçimde bildirmiş.» Bu derste işlenen yaklaşıma göre en temkinli değerlendirme hangisidir?
- A)Her ayet belirli bir bilimsel keşfi önceden bildirir.
- B)Ayetlerin tabiatla hiçbir ilgisi yoktur.
- C)Ayetin tabiattaki düzene dikkat çektiği söylenebilir; belirli bir buluşu ayete kesin bilgi olarak yüklemek tartışmalıdır.
- D)Bilimsel bilgi hiç değişmediği için bu tür yorumlar her zaman güvenilirdir.
- E)Bir buluş ayette bulunamazsa o buluş geçersiz sayılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bu tür yorumlar âlimler arasında tartışmalıdır ve yenilenen bilimsel bilgiyle sarsılabilir; metne dayanan yalnız düzene dikkat çekilmesidir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İrade, sorumluluk ve tevekkül» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal yasaya örnek gösterilebilir?
- A)Isıtılan suyun buhara dönüşmesi
- B)Kuşların yumurtadan çıkıp büyümesi
- C)Güneşin her gün doğudan doğması
- D)Adaletin zayıfladığı topluluklarda güvenin ve dayanışmanın aşınması
- E)Yaprakların sonbaharda dökülmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Adalet ile topluluğun dayanıklılığı arasındaki bağ, toplulukların gidişatını belirleyen yasaya örnektir.
Soru 2 · Orta
«Ateş inanana da inanmayana da aynı biçimde yakar.» Bu cümle sünnetullahın hangi niteliğini öne çıkarır?
- A)Yasaların kişiye göre değişmemesini
- B)Yasaların yalnız müminleri kapsamasını
- C)Yasaların her gün yeniden belirlenmesini
- D)Yasaların yalnız toplumları ilgilendirmesini
- E)Yasaların mucizeyle ortadan kalkmasını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ateşin herkesi aynı biçimde yakması, yasanın değişmez olduğunu ve kişiye göre işlemediğini gösterir.
Soru 3 · Zor
Fâtır suresinin 43. ayeti, öncekilerin akıbetinden ders almayanları anlatırken Allah'ın sünnetinde değişiklik bulunmayacağını bildirir. Ayetin bağlamı ile sünnetullah teriminin bugünkü kullanımı birlikte düşünüldüğünde hangi sonuca varılır?
- A)Terim yalnız fiziki olaylar için kullanılır, toplumlarla ilgisi yoktur.
- B)Ayet canlıların büyüme düzenini anlatır.
- C)Terim yalnız mucizeleri kapsar.
- D)Ayet yasaların zamanla değişeceğini bildirir.
- E)İfade ayette toplumların akıbeti bağlamında geçer; terim zamanla tabiattaki düzeni de kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Ayetin bağlamı toplumsaldır; âlimler ve ders kitapları kavramı evrendeki bütün yasaları kapsayacak biçimde kullanır.
Soru 4 · Zor
Bir mahallede çöpler sokaklara taşmış, komşular birbirini suçluyor; bir kısmı ise «Belediye bir şey yapar, Allah bizi düzeltir» diyerek hiçbir girişimde bulunmuyor. Ra'd suresinin 11. ayeti açısından bu tutumda eksik kalan nedir?
- A)Mahallenin durumunun değişmesinin yalnız mucizeye bağlı olduğu
- B)Temizliğin fiziki yasalarla açıklanamayacağı
- C)Durumun değişmesi için topluluğun önce kendi tutumunu değiştirmesi gerektiği
- D)Toplumsal sorunların dinin konusu olmadığı
- E)Komşuların birbirini suçlamasının sorunu tek başına çözeceği
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Ayet değişimin başlangıcını topluluğun kendisine bağlar; beklemek ve sorumluluğu başkasına atmak bu koşulu karşılamaz.
Soru 5 · Zor
Ahlaki yasaları fiziki ve biyolojik yasalardan ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ahlaki yasaların hiçbir sonucunun olmaması
- B)Sonucunun her zaman hemen ve bu dünyada görünmeyebilmesi, İslam inancına göre eksik kalan karşılığın ahirette tamamlanması
- C)Ahlaki yasaların yalnız peygamberleri bağlaması
- D)Ahlaki yasaların kişiden kişiye değişmesi
- E)Ahlaki yasaların mucizeyle aynı şey olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Zilzâl 99/7–8 karşılığın kesin olduğunu bildirir; ancak bu karşılık dünyada eksik kalabilir ve ahirette tam verilir.
D09 — Kader, Kaza ve Ahiret İnancı
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.