YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Kader, Kaza ve Ahiret İnancı · DİN-D09-L01
Kader ve kaza
TYTAYT· 8 bölüm
1Kanca
Sivas'ta bir pazar akşamı, sofradaki mercimek çorbası soğumaya yüz tutmuş. Tuğba'nın ağabeyi ehliyetin direksiyon aşamasından üçüncü kez kalmış; arabanın anahtarını masaya bırakırken «Kaderimde yokmuş demek» diye mırıldanıyor. Dedeleri kaşığını indirmeden karşılık veriyor: «Üç haftadır direksiyona elini sürmedin, kaderin bunda ne kabahati var?» Herkes gülüyor, Tuğba'nın kafası ise karışıyor. O hafta derste Cibrîl hadisini okumuşlardı ve imanın tarifinde kadere, hayrıyla şerriyle inanmak da vardı. Her şey önceden biliniyorsa ağabey haklı sayılmaz mı? Sayılmıyorsa kader ne demek? Sınav sorusu da bu düğümü çözmeni ister: kısa bir paragrafta kader, kaza, yazgıcılık ve sorumluluk iç içe verilir, sen hangisinin nerede durduğunu söylersin.
2Hedefler
- Kader ve kaza kavramlarını sözlük ve terim anlamlarıyla tanımlayıp aralarındaki ilişkiyi açıklayabilirsin.
- Kaderi Allah'ın ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarıyla ilişkilendirebilirsin.
- Bir ayet mealinden ya da hadis metninden takdir, ölçü ve kadere iman fikrini çıkarabilirsin.
- Kaderi bahane etmeyi ve kader inancını fatalizmle karıştırmayı verilen bir ifadede yakalayıp nedenini gösterebilirsin.
3Konu anlatımı
Ölçü biçmek, hükmü yerine getirmek
Dedenin itirazı aslında bir kelime farkına dayanıyor. Gündelik konuşmada «kader» değiştirilemeyen bir talih gibi, «kaza» da yolda yaşanan bir aksilik gibi duyulur. Din kültüründe iki kelime Arapça köklerinden okunur ve o kökler başka bir şey söyler.
Kader sözlükte ölçmek, bir şeyin miktarını belirlemek, takdir etmek demektir. Terim olarak Allah'ın ezelden ebede kadar olacak her şeyi; zamanını, yerini, niteliğini ve miktarını bilmesi ve belirlemesidir. Kaza sözlükte hüküm vermek, bir işi yerine getirmek, tamamlamak anlamına gelir; borç ödemek ve vaktinde kılınamayan namazı sonradan kılmak da aynı kelimeyle anılır. Terim olarak kaza, ezelde takdir edilmiş olanın vakti gelince Allah'ın bilgisine ve dilemesine uygun biçimde gerçekleşmesi, yaratılmasıdır.
Kader belirlemeyi, kaza o belirlemenin hayata geçmesini anlatır; biri öteki olmadan eksik kalır. Bu ilişki sık sık bir mimarın çizdiği proje ile o projeye göre yükselen bina örneğiyle açıklanır. Bu benzetmenin bir sınırı vardır ve onu bilmek soru çözerken işe yarar: mimar çizimini zamanın içinde yapar, sonradan fark ettiği eksikleri düzeltir. İslam inancında Allah'ın bilgisi ise zamana bağlı sayılmaz ve eksik kalmaz. Benzetme yalnız iki kavramın sırasını gösterir; ilahi bilgiyi insan bilgisine benzetmez.
Kelimenin gündelik anlamı burada küçük bir tuzak kurar. Trafik kazası dilde aksilik demektir, terim olarak kaza ise iyi ya da kötü her takdirin gerçekleşmesini kapsar. Bir hastanın iyileşmesi de, bir çiftçinin bereketli hasadı da bu terim anlamıyla kazadır.
Dört sıfat, iki kavram
Allah'ın isimlerini ve sıfatlarını işlediğimiz derste subuti grubun sekiz üyesini tek tek tanımıştın. Kader konusu bunlardan dördünü bir araya getirir. Ders kitaplarında kader çoğunlukla ilim ve irade, kaza ise kudret ve tekvin sıfatlarıyla ilişkilendirilir. Gerekçesi şöyle kurulur: bir şeyi takdir etmek için onu bilmek ve dilemek gerekir; takdir edileni var etmek içinse güç yetirmek ve yaratmak gerekir.
Bu eşleştirmenin en çok soru doğuran yeri ilim sıfatıdır. Allah'ın olacakları önceden bilmesi, onları bildiği için olmaya zorladığı anlamına mı gelir? Kelam kitaplarında bu soruya «ilim bilinene tabidir» ilkesiyle cevap verilir. Bilgi olayı doğuran sebep değildir; olayı olacağı gibi kuşatır. Bir şey bilindiği için gerçekleşmez, gerçekleşeceği için bilinir. Okul hayatından bir örnek düşün: yıllardır aynı dersi veren bir öğretmen, dönem boyunca hiç ödev yapmayan bir öğrencinin sınavda zorlanacağını öngörebilir. Öğrencinin düşük notunun sebebi öğretmenin öngörüsü olmaz, kendi ihmali olur. Bu örnek de sınırlıdır, çünkü öğretmenin bilgisi bir tahmindir ve yanılabilir; İslam inancında Allah'ın ilmi ise kesindir. Öğretmen örneğinin taşıdığı fikir yalnız şudur: bilmek, yaptırmak demek değildir.
İrade sıfatı da benzer bir ayrım ister. Ehl-i sünnet kelamcılarına göre evrende olan her şey Allah'ın dilemesiyle olur, fakat Allah dilediği her şeyden razı değildir. Kötü bir fiil O'nun iradesinin dışında gerçekleşmez; ama O'nun rızasına da uygun düşmez. İrade ile rıza arasındaki bu ayrım, hayrın da şerrin de takdirin içinde olduğu inancının kötülüğü Allah'a mal etmediğini açıklamak için kullanılır.
Kur'an'da ölçü, hadiste iman
Kader kelimesinin «ölçü» anlamı Kur'an'da açıkça görülür. Din ve çevre dersinde Kamer suresindeki ifadeyi tabiattaki dengeyle birlikte okumuştun. Aynı fikri taşıyan başka ayetler de var. Ra'd suresinin 8. ayeti, O'nun katında her şeyin belli bir miktarla durduğunu bildirir. Talâk suresinin 3. ayetinin sonunda da Allah'ın her şey için bir ölçü koyduğu haber verilir. Bu metinlerde öne çıkan sözcükler miktar, ölçü ve belirlemedir; bir paragrafta onları gördüğünde kader kavramının ilk anlamını hatırla.
Kadere imanın iman esasları arasındaki yerini en açık gösteren metin Cibrîl hadisidir. Müslim'in Hz. Ömer'den aktardığı bu uzun rivayette Hz. Peygamber'e imanın ne olduğu sorulur. Cevap altı esası sayar ve kadere, hayrına ve şerrine inanmakla tamamlanır. «Hayrına ve şerrine» ifadesinin işlevi büyüktür. Kader yalnız insanın hoşuna gitmeyen olaylara yapıştırılan bir etiket olamaz; sağlık ile hastalık, kazanç ile kayıp aynı takdirin içinde yer alır. İman esasları dersinde kadere iman kısa bir tanımla geçmişti; şimdi o tanımın içi doluyor: kadere inanan kişi, olup biten hiçbir şeyin Allah'ın bilgisi ve belirlemesi dışında kalmadığını kabul eder.
Kaderi bahane etmek
Tuğba'nın ağabeyinin cümlesi kader inancının en sık rastlanan yanlış kullanımıdır: insan kendi ihmalinin sonucunu kadere yükler. Kur'an bu tutumu eski bir itiraz olarak aktarır. En'âm suresinin 148. ayetinde, Allah'a ortak koşanların «Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız ortak koşardık» diyecekleri bildirilir; ayet bu sözün bir bilgiye değil, zanna dayandığını vurgular. Metnin reddettiği şey, kendi seçimini ilahi dilemeye dayandırarak sorumluluktan sıyrılma çabasıdır.
Sahabenin benzer bir soruyu Hz. Peygamber'e yönelttiği de aktarılır. Hem Buhârî'de hem Müslim'de yer alan bir rivayete göre, herkesin ahiretteki yerinin önceden yazıldığı söylenince sahabe yazılana güvenip ameli bırakmanın uygun olup olmadığını sorar. Aldıkları cevap kısadır: çalışın, herkese ne için yaratıldıysa o kolaylaştırılır. Rivayet, kader bilgisini çabayı bırakmanın gerekçesi yapmayı kabul etmez.
Bahanenin bir de mantık açığı vardır. İnsan neyin takdir edildiğini olay yaşanmadan bilemez. Ağabeyin kaderinde ehliyet olup olmadığını sınavdan önce kimse bilemezdi; sonucu görmeden kadere sığınmak, bilinmeyen bir şeyi gerekçe yapmak olur. Ekonomik hayat dersinde helal kazançla birlikte okuduğun Necm suresinin 39. ayeti de insana düşeni kendi emeğine bağlar; sonucu çabadan koparan bir kader yorumu bu ayetle de bağdaşmaz.
Kader inancı ve fatalizm
İkinci yanlış anlama, İslam'daki kader inancını fatalizm (yazgıcılık) ile eş tutmaktır. Fatalizm, olayların insanın hiçbir katkısı olmadan kör ve kaçınılmaz bir zorunlulukla gerçekleştiğini savunur; bu görüşe göre seçim sonucu değiştirmez ve çaba anlamını yitirir. Ders kitaplarındaki kader anlayışı başka bir çerçeve çizer. Takdir, her şeyi bilen, hikmet sahibi ve adil bir Allah'a nispet edilir. İnsana akıl ve seçme gücü verilmiştir; insan bu seçimlerinden hesap verir. Fatalizmde belirleyen kişisiz bir yazgıdır, kader inancında ise bilen ve dileyen bir Yaratıcı. Gündelik dilde «kadercilik» diye anılan elini kolunu bağlama tutumu, kaynaklarda kader inancının kendisi değil, onun yanlış bir yorumu olarak değerlendirilir.
Kelam okullarının cevapları
İnsanın fiilleri ile ilahi takdir arasındaki ilişki, erken dönemde kelam okullarını ayıran meselelerden biriydi. İtikadi mezhepler dersinde Eş'arîliğin kesb, Mâtürîdîliğin cüz'î irade kavramlarıyla tanışmıştın: iki okul da fiili Allah'ın yarattığını, insanın ise seçip yönelerek sorumluluk kazandığını söyler. Kaynaklarda Cebriye adıyla anılan görüşe göre insanın fiillerinde gerçek bir seçimi yoktur; bu görüş genellikle rüzgârın önünde savrulan yaprak benzetmesiyle anlatılır. Kaderiye ise insanın kendi fiillerini kendisinin belirlediğini öne çıkarır; sonraki dönemde Mu'tezile bu çizgiyle ilişkilendirilir. Sınavda istenen, bir görüşü sahibine bağlamaktır; okulları sıralamak ya da yargılamak değil.
Kavram kartı
| Terim | Ne anlatır | Geçtiği metin ya da durum | Paragrafta seni ona götüren söz |
|---|---|---|---|
| Kader | Olacak her şeyin ezelde bilinip belirlenmesi | Ra'd 13/8; Talâk 65/3 | «ölçü», «miktar», «takdir etti» |
| Kaza | Takdir edilenin vakti gelince gerçekleşmesi | Mimar ve bina örneği | «zamanı gelince», «yerine getirdi», «yarattı» |
| Kadere iman | İyi ve kötü her şeyin takdirin içinde olduğunu kabul | Cibrîl hadisi (Müslim) | «hayrına ve şerrine» |
| İlim bilinene tabidir | Önceden bilmenin zorlamak olmaması | Öğretmen ve ödev örneği | «bildiği için mi oldu?» |
| İrade ve rıza | Dilemenin razı olmak anlamına gelmemesi | Kötü fiil ve Ehl-i sünnet kelamı | «diledi ama razı olmadı» |
| Kaderi bahane etmek | Kendi tercihini ilahi dilemeye yüklemek | En'âm 6/148; «çalışın» hadisi | «Allah dileseydi…», «kaderimde yokmuş» |
| Fatalizm | Kör ve kişisiz yazgı, çabanın anlamsızlığı | Gündelik «kadercilik» | «ne yapsan boş», «elden bir şey gelmez» |
Metin çözümü: Hadîd 57/22-23
Meal (anlamca): Yeryüzünde ve kendi canlarınızda başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki Allah onu yaratmadan önce bir kitapta yazılı olmasın; bu, Allah'a kolaydır. Bu bildirim, elinizden çıkana üzülüp yıkılmayasınız ve size verilenle şımarmayasınız diyedir.
- Adım 1 — Zaman işaretlerini bul. «Yaratmadan önce» ve «bir kitapta yazılı» ifadeleri, olaydan önce var olan bir bilgi ve belirlemeyi anlatır. Bu kader kavramıdır.
- Adım 2 — Gerçekleşme anını ayır. «Başınıza gelen musibet» ise o belirlemenin hayata geçmesidir, yani kazadır. Ayet iki kavramı tek cümlede birlikte kurar.
- Adım 3 — Amaç cümlesini oku. 23. ayet bildirimin neden yapıldığını söyler: kayıp karşısında yıkılmamak, kazanç karşısında şımarmamak. Ders kitapları kadere imanın kişiye kazandırdığı bu iç dengeyi ayrıca vurgular.
- Adım 4 — Metne eklenmiş iddiayı ayıkla. Ayet insanın seçme gücünü kaldırdığını ya da çabayı gereksiz kıldığını söylemez. Bir seçenek bunu ileri sürüyorsa metinden çıkmaz, dışarıdan eklenmiştir.
Ra'd ve Talâk surelerindeki ölçü ifadeleri bu derste açıkta bir soru bıraktı: «her şey bir miktarla» sözü yalnız insanın başına gelenleri değil, suyun donmasını, tohumun filizlenmesini, toplulukların yükselip dağılmasını da kapsıyor. Sıradaki ders bu ölçünün evrende nasıl işlediğine bakıyor: İslam düşüncesinde sünnetullah diye anılan düzen fiziki, biyolojik, toplumsal ve ahlaki yasalara nasıl ayrılır, ve bir ahlaki yasa, örneğin haksızlığın bir topluluğu çözmesi, yerçekiminden hangi bakımdan farklıdır?
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Tanımdan kavrama
Soru: «Allah'ın ezelde belirlediği şeylerin, vakti geldiğinde O'nun bilgisine ve dilemesine uygun olarak meydana gelmesi.» Bu tanım hangi kavrama aittir?
- A) Kader
- B) Tevekkül
- C) Kaza
- D) Ecel
- E) Kesb
Çözüm: Tanımın anahtarı «vakti geldiğinde meydana gelmesi»dir; belirleme önceden yapılmış, burada anlatılan onun gerçekleşmesidir. Bu kazanın terim anlamıdır. Kader belirlemenin kendisidir; tevekkül, ecel ve kesb başka konuların kavramlarıdır. Cevap: C.
Örnek 2 — Sıfat eşleştirmesi
Soru: Ders kitaplarındaki yaklaşıma göre kaza kavramı en doğrudan hangi iki sıfatla ilişkilendirilir?
- A) Kudret ve tekvin
- B) İlim ve irade
- C) Semi ve basar
- D) Kıdem ve beka
- E) Hayat ve kelam
Çözüm: Kaza, takdir edilenin var edilmesidir; var etmek güç yetirmeyi ve yaratmayı gerektirir. Bu yüzden kudret ve tekvin kazayla eşleşir. İlim ve irade belirleme aşamasına, yani kadere bağlanır; öteki çiftlerin konuyla doğrudan ilgisi yoktur. Cevap: A.
Örnek 3 — Bahaneyi yakalamak
Soru: Kırmızı ışıkta geçip ceza alan bir sürücü «Ne yapayım, kaderimde bu da varmış» diyor. Bu söz, ders kitaplarındaki kader anlayışı açısından nasıl değerlendirilir?
- A) Kadere imanın doğru bir örneğidir.
- B) Kazanın sözlük anlamını doğru kullanır.
- C) İlim sıfatını inkâr eder.
- D) Cebriye ile Kaderiye arasındaki farkı gösterir.
- E) Kişinin kendi tercihinin sonucunu kadere yükleyerek sorumluluktan kaçmasıdır.
Çözüm: Sürücü kuralı kendi seçimiyle çiğnemiş, sonucu ise takdire bağlıyor. Bu, kaderi bahane etmektir ve En'âm 6/148'de aktarılan itirazla aynı yapıdadır. Sözde ilim sıfatının inkârı yoktur; mezhep karşılaştırması da yapılmamaktadır. Cevap: E.
Örnek 4 — Ayetten anlam
Soru: Talâk suresinin 3. ayetinin sonunda Allah'ın her şey için bir ölçü koyduğu bildirilir. Bu ifadede «kader» kelimesinin hangi anlamı öne çıkar?
- A) Bir işi yerine getirmek
- B) Ölçü ve miktar belirlemek
- C) Borcu ödemek
- D) Sonuca razı olmak
- E) İnsanın seçme gücü
Çözüm: Ayetin anahtar kelimesi «ölçü»dür ve kader kelimesinin sözlükteki ilk anlamını, ölçmeyi, miktar biçmeyi taşır. Yerine getirmek ve ödemek kazanın sözlük anlamlarıdır; rıza ve seçme gücü ayette geçmez. Cevap: B.
5Tuzaklar
- Kazayı gündelik anlamıyla okumak. Terim olarak kaza aksilik demek değildir; iyi ya da kötü her takdirin gerçekleşmesidir. «Kaza yalnız kötü olaylar için kullanılır» diyen seçenek çeldiricidir.
- Kader ile kazanın yerini değiştirmek. Belirleme kader, gerçekleşme kazadır. Sıfat eşleştirmesinde de sıra korunur: ilim ve irade kadere, kudret ve tekvin kazaya bağlanır.
- Önceden bilmeyi zorlamak sanmak. «Allah bildiği için insan o işi yapmak zorunda kaldı» ifadesi, «ilim bilinene tabidir» ilkesiyle çelişir.
- Kader inancını fatalizmle eş tutmak. Fatalizm kişisiz bir yazgıyı ve çabanın anlamsızlığını savunur; ders kitaplarındaki kader anlayışında insan seçer ve sorumludur.
- Görüşü yanlış okula bağlamak. Seçimsiz insan ve yaprak benzetmesi Cebriye, insanın kendi fiilini belirlemesi Kaderiye ve Mu'tezile, kesb ve cüz'î irade Ehl-i sünnet kelamıdır.
6Tekrar kartı
- Kader: sözlükte ölçmek, takdir etmek; terimde olacak her şeyin ezelde bilinip belirlenmesi.
- Kaza: sözlükte hüküm vermek, yerine getirmek; terimde takdir edilenin vakti gelince gerçekleşmesi.
- Sıfatlar: kader ilim ve irade, kaza kudret ve tekvin ile ilişkilendirilir.
- İlim bilinene tabidir: bilmek yaptırmak değildir. İrade ile rıza ayrıdır: Allah'ın dilediği her şeyden razı olması gerekmez.
- Metinler: Ra'd 13/8 ve Talâk 65/3 (ölçü), Hadîd 57/22-23 (önceden yazılmış olma ve iç denge), Cibrîl hadisi (hayrına ve şerrine, Müslim).
- Kaderi bahane etmek: En'âm 6/148'deki itiraz; «çalışın, herkese yaratıldığı şey kolaylaştırılır» hadisi (Buhârî, Müslim).
- Fatalizm: kör yazgı ve çabanın anlamsızlığı; kader inancı bunu değil, bilen ve dileyen Allah'ın takdirini anlatır.
- Okullar: Cebriye (seçim yok), Kaderiye (insan belirler), Eş'arîlik kesb, Mâtürîdîlik cüz'î irade.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Kader kelimesinin sözlükteki anlamı hangisidir?
- A)Hüküm vermek, borcu ödemek
- B)Ölçmek, bir şeyin miktarını belirlemek
- C)Güvenip dayanmak
- D)Ömrün son anı
- E)Bir şeyi kazanıp edinmek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kader sözlükte ölçmek ve takdir etmek anlamına gelir; hüküm vermek kazanın anlamıdır.
Soru 2 · Kolay
Kaza kelimesinin sözlük anlamları arasında hangisi yer alır?
- A)Ölçü biçmek
- B)Önceden bilmek
- C)Rüzgârla savrulmak
- D)Hüküm vermek, bir işi yerine getirmek
- E)Rızkı paylaştırmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kaza sözlükte hükmetmek, yerine getirmek ve tamamlamak demektir; terimdeki anlam bu kökten gelişir.
Soru 3 · Kolay
Cibrîl hadisinde kadere iman hangi ifadeyle birlikte anılır?
- A)Hayrına ve şerrine
- B)Yalnız hayrına
- C)Kıyamet gününe kadar
- D)Meleklerin yazdıklarına
- E)Peygamberlerin haber verdiklerine
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Hadiste kadere, hayrına ve şerrine inanmak imanın tarifinin son halkası olarak geçer.
Soru 4 · Kolay
Olayların insanın hiçbir katkısı olmadan kör ve kaçınılmaz bir zorunlulukla gerçekleştiğini savunan anlayışa ne ad verilir?
- A)Tevhid
- B)Kesb
- C)Tevekkül
- D)Sünnetullah
- E)Fatalizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Fatalizm yazgıcılık demektir ve seçimin sonucu değiştirmediğini ileri sürer.
Soru 5 · Orta
Din kültürü terimi olarak kaza hakkında verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
- A)Yalnız kötü ve beklenmedik olayları anlatır.
- B)Trafikteki aksiliklerin dindeki adıdır.
- C)Takdir edilen iyi ya da kötü her şeyin vakti gelince gerçekleşmesini anlatır.
- D)İnsanın kendi fiillerini yaratması demektir.
- E)Allah'ın ezelî bilgisinin öteki adıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Terim anlamıyla kaza iyi ve kötü her takdirin gerçekleşmesini kapsar, aksilik anlamı gündelik dile aittir.
Soru 6 · Orta
Kader kavramı ders kitaplarında hangi iki sıfatla ilişkilendirilir?
- A)İlim ve irade
- B)Kudret ve tekvin
- C)Beka ve kıdem
- D)Semi ve kelam
- E)Vahdaniyet ve hayat
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Takdir etmek bilmeyi ve dilemeyi gerektirdiği için kader ilim ve irade sıfatlarına bağlanır.
Soru 7 · Orta
Ra'd suresinin 8. ayetinde O'nun katında her şeyin belli bir miktarla olduğu bildirilir. Ayette öne çıkan anlam hangisidir?
- A)Kazanın gündelik dildeki kullanımı
- B)Tevekkülün şartları
- C)İnsanın hesap vermesi
- D)Ahiretteki sorgu
- E)Kader kelimesinin ölçü ve miktar anlamı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Miktar sözcüğü kaderin sözlükteki ölçü ve belirleme anlamını doğrudan karşılar.
Soru 8 · Orta
Allah'ın bir şeyi önceden bilmesinin o şeyin olmasına sebep olmadığını anlatan kelam ilkesi hangisidir?
- A)İrade rızayla aynıdır.
- B)İlim bilinene tabidir.
- C)Kesb yaratmak demektir.
- D)Kader kazadan sonra gelir.
- E)Takdir yalnız iyiyi kapsar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Bu ilkeye göre bilgi olayı doğurmaz, olacak olanı olduğu gibi kuşatır.
Soru 9 · Orta
En'âm suresinin 148. ayetinde aktarılan «Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız ortak koşardık» sözü hangi tutumun örneğidir?
- A)Tevekkül
- B)Ölçü ve dengeyi gözetmek
- C)İrade ile rızayı ayırmak
- D)Kendi tercihini ilahi dilemeye yükleyerek sorumluluktan kaçmak
- E)Musibete sabretmek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ayet bu sözün bilgiye değil zanna dayandığını bildirerek kaderi bahane etmeyi reddeder.
Soru 10 · Orta
«Kötü bir fiil Allah'ın dilemesi dışında gerçekleşmez, ancak O'nun hoşnut olduğu bir fiil değildir.» Bu cümle Ehl-i sünnet kelamındaki hangi ayrıma dayanır?
- A)Kader ile kaza
- B)Kesb ile tekvin
- C)İrade ile rıza
- D)İlim ile kudret
- E)Fatalizm ile tevekkül
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Dilemek ile razı olmak ayrı tutulduğu için kötülüğün takdirde yer alması onu Allah'a mal etmez.
Soru 11 · Orta
Sahabenin «yazılana güvenip ameli bırakalım mı?» sorusuna verilen «Çalışın, herkese ne için yaratıldıysa o kolaylaştırılır» cevabı hangi yanlış düşünceyi düzeltir?
- A)Kaderin yalnız kötü olayları kapsadığını
- B)Kazanın aksilik demek olduğunu
- C)Allah'ın bilgisinin sınırlı olduğunu
- D)Evrende ölçü bulunmadığını
- E)Önceden yazılmış olmanın çabayı gereksiz kıldığını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Hadis kader bilgisini ameli bırakmanın gerekçesi yapmayı kabul etmez ve çalışmayı emreder.
Soru 12 · Zor
Kader ile kaza ilişkisini proje ve bina örneğiyle anlatan bir öğretmen hangi uyarıyı eklerse ders kitaplarıyla uyumlu olur?
- A)Örnek yalnız iki kavramın sırasını gösterir; Allah'ın bilgisi mimarınki gibi zamana bağlı ve eksik değildir.
- B)Kaza projeye, kader binaya karşılık gelir.
- C)Mimar gibi Allah da planını sonradan düzeltir.
- D)Örnek kaderin yalnız insanları kapsadığını kanıtlar.
- E)Proje çizildikten sonra binanın yapılması şart değildir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Benzetme belirleme ile gerçekleşmenin sırasını taşır, ilahi bilgiyi insan bilgisine benzetmeye izin vermez.
Soru 13 · Zor
«İnsan yaptığı her işte rüzgârın önündeki yaprak gibidir, hiçbir seçimi yoktur.» Kaynaklarda bu görüşün ilişkilendirildiği okul ve Ehl-i sünnet kelamının buna karşı öne çıkardığı kavram hangi seçenekte birlikte verilmiştir?
- A)Kaderiye; tekvin
- B)Mu'tezile; fatalizm
- C)Cebriye; kesb ve cüz'î irade
- D)Hâricîlik; tahkim
- E)Selefiyye; tevil
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Seçimsiz insan anlayışı Cebriyeye atfedilir; Ehl-i sünnet ise kesb ve cüz'î irade ile insanın sorumluluğunu korur.
Soru 14 · Zor
Kader inancını fatalizmden ayıran ders kitabı yaklaşımıyla hangi ifade çelişir?
- A)Takdir her şeyi bilen ve hikmet sahibi Allah'a nispet edilir.
- B)İnsana akıl ve seçme gücü verilmiştir.
- C)İnsan seçimlerinden hesap verir.
- D)Olaylar kişisiz bir zorunlulukla gerçekleşir ve çaba sonucu değiştirmez.
- E)Takdir iyi ve kötü olayların hepsini kapsar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kişisiz zorunluluk ve çabanın anlamsızlığı fatalizmin tanımıdır, kader inancının çerçevesine uymaz.
Soru 15 · Zor
Ehliyet sınavına hiç çalışmadan girip «Kaderimde varsa geçerim» diyen birine yöneltilebilecek en güçlü itiraz hangisidir?
- A)Kader yalnız ahiret hayatıyla ilgilidir.
- B)Neyin takdir edildiğini olay yaşanmadan kimse bilemez; bilinmeyen bir şey çalışmamanın gerekçesi olamaz.
- C)Ehliyet sınavı takdirin dışında kalır.
- D)Allah'ın ilmi yalnız geçmişi kapsar.
- E)Kaza yalnız trafikte yaşanan aksiliktir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kişi kendi kaderini önceden bilmediği için ona dayanarak çabayı bırakması mantıken temelsizdir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Evrendeki yasalar» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Kaderi yalnız başına gelen kötü olaylar için anan biri hangi bilgiyi gözden kaçırmıştır?
- A)Kazanın sözlükte ödemek anlamı taşıdığını
- B)Fatalizmin bir felsefe terimi olduğunu
- C)Cebriyenin yaprak benzetmesini
- D)Talâk suresinin kaçıncı sure olduğunu
- E)Kadere imanın hayrı da şerri de kapsadığını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Cibrîl hadisindeki hayrına ve şerrine ifadesi iyi olayları da takdirin içine alır.
Soru 2 · Orta
Kader ile kaza arasındaki ilişki hangi seçenekte isabetle verilmiştir?
- A)Kaza önce gelir, kader onu izler.
- B)Kader belirlemeyi, kaza belirlenenin vakti gelince gerçekleşmesini anlatır.
- C)İkisi de yalnız insanın fiillerini kapsar.
- D)Kader insanın, kaza Allah'ın işidir.
- E)Kaza ölçü, kader hüküm anlamına gelir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Takdir önce, gerçekleşme sonra gelir; kader ve kazanın terim anlamları bu sırayı izler.
Soru 3 · Zor
Hadîd suresinin 22 ve 23. ayetlerinde başa gelen her musibetin yaratılmadan önce bir kitapta yazılı olduğu ve bunun kayba üzülüp yıkılmamak, kazançla şımarmamak için bildirildiği anlatılır. Bu ayetlerden hangi yargıya ulaşılamaz?
- A)İnsanın fiillerinde hiçbir seçme gücü bulunmadığına
- B)Musibetlerin gerçekleşmeden önce bilindiğine
- C)Kader inancının kişiye iç denge kazandırdığına
- D)Takdirin olaydan önce var olduğuna
- E)Kazanç karşısında şımarmamanın öğütlendiğine
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ayetler önceden yazılmış olmayı ve iç dengeyi anlatır; insanın seçme gücünü kaldıran bir ifade içermez.
Soru 4 · Zor
Bir öğrenci kader ve kazayı Allah'ın sıfatlarıyla eşleştiren bir tablo hazırlıyor. Hangi eşleştirme ders kitaplarındaki yaklaşıma uymaz?
- A)Kader ile ilim
- B)Kader ile irade
- C)Kaza ile kudret
- D)Kader ile tekvin
- E)Kaza ile tekvin
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tekvin yaratma sıfatıdır ve takdir edilenin var edilmesine, yani kazaya bağlanır.
Soru 5 · Zor
Bir kişi «Allah her şeyi biliyorsa ve O dilemeden hiçbir şey olmuyorsa yaptığım kötülükten O razıdır» diyor. Ehl-i sünnet kelamına göre bu çıkarımdaki hata hangi iki ilkenin gözden kaçırılmasından doğar?
- A)Kader ile ecelin farklı olması
- B)Kaza ile kesbin aynı olması
- C)Bilmenin zorlamak olmaması ve dilemenin razı olmak anlamına gelmemesi
- D)Fatalizm ile tevekkülün karışması
- E)Ölçü ile mizanın ayrılması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İlim bilinene tabidir ve irade rızadan ayrıdır; ikisi birlikte bu çıkarımı geçersiz kılar.
D09 — Kader, Kaza ve Ahiret İnancı
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.