İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · İslam Düşüncesinde Yorumlar · DİN-D07-L04

Tasavvufi yorumlar

TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Aralığın ortası, Konya. Hazal dayısı Hakan'ın davetiyle Şeb-i Arûs haftasında bir semâ törenine gelmiş. Salonun ışıkları kısılınca ney başlıyor; beyaz tennureli semazenler kollarını göğüslerinde çaprazlamış, başlarında külâh biçiminde uzun keçe sikkeler, sırayla postta oturan şeyhin önünden selam vererek geçiyor. Sonra açılıp dönmeye başlıyorlar, sağ avuçları göğe, sol avuçları yere bakıyor. Çıkışta Hazal soğuktan atkısına gömülüp soruyor: «Dayı, bu dönmek bir ibadet mi? Namaz kılan biri buna neden ayrıca ihtiyaç duysun?» Hakan bir an düşünüyor: «Namazın yerine geçmiyor. Bunlar namazı kılıp üstüne bir yol daha yürüyenler.» Sınavda da bu yol çıkar: bir paragrafta zikirden, mürşitten ya da Mesnevî'den söz edilir ve hangi tarikatı, hangi kavramı anlattığını bulman istenir.

2Hedefler

  • Tasavvufun amacını ihsan kavramıyla ilişkilendirerek açıklayabilirsin.
  • Mürşit, mürit, seyr ü sülûk, zikir, tekke ve hırka gibi kavramları verilen bir metinde ayırt edebilirsin.
  • Kadirîlik, Nakşibendîlik, Mevlevîlik ve Yesevîliği kurucusu, merkezi ve belirgin uygulamasıyla eşleştirebilirsin.
  • Tasavvufun Türk edebiyatı ve kültürü üzerindeki izlerine örnekler gösterebilirsin.

3Konu anlatımı

Tasavvuf neyi amaçlar?

Hakan'ın cevabı tasavvufun kendini nasıl tanımladığını özetliyor. Tasavvuf, kalbi arındırmayı, ahlakı güzelleştirmeyi ve Allah'ı her an hatırda tutarak yaşamayı amaçlayan manevi yorumdur. Kelimenin kökeni hakkında birkaç açıklama yapılmıştır; kaynaklarda en çok anılanı, ilk sûfîlerin giydiği kaba yün elbiseyi karşılayan «sûf» sözcüğüdür. Bu yolu izleyen kişiye sûfî denir.

Tasavvuf namaz, oruç ya da zekât gibi farzların yerine bir şey koymaz. Tasavvuf ehli ibadetlerin hükümlerini bir fıkıh mezhebinden alır; kendi alanı, ibadetin kalpte nasıl yaşandığı ve kişinin karakterine nasıl yansıdığıdır. Fıkıh «nasıl kılınır» sorusunu cevaplarken tasavvuf «hangi gönülle kılınır» sorusunu sorar. Bu yüzden ders kitapları tasavvufu inanç ve ibadet yorumlarının yanında, İslam'ın ahlak ve maneviyat boyutundaki yorum olarak sunar.

Kaynaktaki karşılığı: ihsan

Sûfîlerin kendi yollarına dayanak gösterdiği en bilinen metin, Buhârî ve Müslim'in aktardığı Cibrîl hadisidir. Bu rivayette insan kılığında gelen Cebrâil, Hz. Peygamber'e sırasıyla iman, İslam ve ihsanı sorar. İhsan için verilen cevap şudur: Allah'ı görüyormuşsun gibi O'na kulluk etmen; sen O'nu görmesen de O seni görmektedir. İhsan kelimesi sözlükte iyi ve güzel yapmak demektir. Hadiste ise ibadeti Allah'ın huzurunda olduğunun bilinciyle yapmayı anlatır. Tasavvuf bu bilinci kalıcı hâle getirmeyi kendine hedef edinmiştir.

Zühdden tasavvufa

İlk yüzyıllarda dünya malına gönül bağlamayan, ibadete ve ahireti düşünmeye ağırlık veren kişiler çıktı. Bu tutuma zühd, sahibine zâhid denir. Hasan-ı Basrî bu dönemin zühdüyle anılan âlimlerindendir. Basralı Râbia el-Adeviyye ise Allah'a cennet umudu ya da cehennem korkusuyla değil, sevgiyle yönelmeyi öne çıkaran sözleriyle tanınır.

Zamanla bu bireysel yönelim bir ilme dönüştü: sûfîler kavramlarını tanımladı, hâllerini ve makamlarını kitaplara geçirdi. Kuşeyrî'nin Risâle'si ve Gazzâlî'nin İhyâü Ulûmi'd-Dîn adlı eseri, tasavvufu Ehl-i sünnet inancıyla uyumlu bir çerçevede sunan temel kaynaklar arasında sayılır. On ikinci yüzyıldan başlayarak da bir şeyhin adıyla anılan, kendine özgü zikir ve eğitim usulü olan tarikatlar teşekkül etti.

Yolun kavramları

Tarikatı tanımlayan çekirdek ilişki, yol gösteren ile yolu yürüyen arasındadır. Yol gösterene mürşit ya da şeyh, ona bağlanana mürit ya da derviş denir. Bir mürşide bağlanmaya intisap adı verilir. Müridin mürşit rehberliğinde, kötü huylardan arınıp güzel ahlaka doğru ilerlediği manevi yolculuk seyr ü sülûktur. Bu yolculuğun merkezinde nefs terbiyesi bulunur: kişinin bencil isteklerini, öfkesini, kibrini dizginlemesi. Kur'an'da nefsini arındıranın kurtuluşa erdiği, onu kirletenin ise kaybettiği bildirilir (Şems 91/9-10). Sûfîler bu ayeti yolun özeti sayar.

Zikir, Allah'ı anmak demektir; tarikatlarda belirli sözlerin belirli sayıda ve düzende tekrarlanmasıyla yapılır. Toplu hâlde yüksek sesle yapılana cehrî zikir, içten ve sessizce yapılana hafî zikir denir. Tarikat mensuplarının toplanıp zikir ve sohbet ettiği yapıya tekke denir; büyükleri dergâh ya da âsitâne, kırsaldaki küçükleri zaviye adıyla anılır. Mürşidin müridine giydirdiği hırka, yola kabulün ve görevin simgesidir. Mürşitten mürşide uzanıp Hz. Peygamber'e ulaştığı kabul edilen manevi zincire de silsile adı verilir.

KavramNe demek?Hangi bağlamda geçer?Metinde ele veren işaret
İhsanAllah'ı görüyormuşçasına kullukCibrîl hadisi«O seni görüyor», «huzurda olma bilinci»
ZühdDünyaya gönül bağlamamaHasan-ı Basrî, ilk zâhidler«az ile yetinmek», «dünyaya meyletmemek»
Seyr ü sülûkMürşit eşliğinde manevi yolculukMüridin eğitimi«basamak», «makam», «yolculuk»
Nefs terbiyesiBencil istekleri dizginlemeŞems 91/9-10«arındırmak», «kibri kırmak»
Hafî zikirSessiz, içten anmaNakşibendîlik«kalpten», «sesini yükseltmeden»
SilsileŞeyhten şeyhe uzanan manevi zincirTarikatın kendini Hz. Peygamber'e bağlaması«el almak», «zincir», «halef»

Müfredattaki tarikatlar

Kadirîlik, Bağdat'ta ders veren ve vaazlarıyla tanınan Abdülkādir Geylânî'ye (XII. yüzyıl) nispet edilir; adı İran'daki Gîlân bölgesinden gelir. Fıkıhta Hanbelî çizgide yetişen Geylânî'nin adıyla anılan yol, en eski tarikatlar arasında sayılır. Kadirîlikte zikir genellikle toplu ve sesli, yani cehrî yapılır. Tarikat Bağdat'tan Kuzey Afrika'ya, Hindistan'a ve Anadolu'ya kadar geniş bir alana yayıldı.

Nakşibendîlik, XIV. yüzyılda Buhara'da yaşayan Bahâeddin Nakşibend'in adını taşır. Kaynaklara göre bu ad, Allah'ın adını kalbe nakşetmeye işaret eder. Nakşibendî yolunun ayırt edici uygulaması hafî zikirdir. «Halk içinde Hak ile olmak» diye özetlenen ilkesi, dervişin toplumdan çekilmeden, gündelik işinin ortasında Allah'ı anmasını öğütler. Tarikat Orta Asya'dan Hindistan'a, Osmanlı topraklarına kadar uzandı ve sohbet geleneğiyle bilinir.

Mevlevîlik, 1273'te Konya'da vefat eden Mevlânâ Celâleddin Rûmî'nin öğretisi etrafında oluştu. Mevlânâ, Belh'te doğmuş, ailesiyle göç ederek Konya'ya yerleşmişti. Farsça yazdığı Mesnevî, hikâyeler aracılığıyla ilahi aşkı ve insanın olgunlaşmasını anlatır; neyin ayrılıktan yakınmasıyla açılır. Mevlânâ bir tarikat kurmamıştır; yol, vefatından sonra oğlu Sultan Veled döneminde teşkilatlanmıştır. Mevlevîlikte zikir müzik eşliğinde dönülerek yapılan semâ ile icra edilir; töreninin yapıldığı yere semahane, Mevlevî tekkesine mevlevîhane denir. Hazal'ın izlediği tören, Mevlânâ'nın vefat gecesinin «düğün gecesi» anlamına gelen Şeb-i Arûs adıyla anılmasına dayanır: Mevlevîler ölümü sevgiliye kavuşma sayar.

Yesevîlik, XII. yüzyılda bugün Kazakistan'daki Türkistan şehri olan Yesi'de yaşayan Ahmed Yesevî'ye dayanır. «Pîr-i Türkistan» diye anılan Yesevî, öğretisini halkın anladığı dilde, Türkçe ve hece ölçüsüyle yazdığı hikmet adlı şiirlerle yaydı. Bu şiirler sonradan Dîvân-ı Hikmet adıyla derlenmiştir. Rivayete göre Yesevî, altmış üç yaşına geldiğinde Hz. Peygamber'in ömrünü aşmamak için hayatının geri kalanını yer altındaki bir çilehanede geçirmiştir. Yesevî dervişleri, Horasan'dan Anadolu'ya gelen erenler arasında yer aldı.

Türk kültüründeki izler

Yesevî'nin Türkçe hikmetleri, Anadolu'da Yunus Emre'yle zirvesine ulaşan tekke şiirinin öncüsü sayılır. Mesnevî yüzyıllar boyunca şerh edildi, yani satır satır açıklandı; Osmanlı şehirlerinde «Mesnevîhan» denen kişiler bu eseri okuyup yorumladı. Mevlevîhaneler hat ve musiki eğitiminin de verildiği merkezlere dönüştü. Tekkeler yolcuya, kimsesize yemek ve barınak sunan, mahallenin sosyal hayatına karışan yapılardı.

Tasavvuf tarih boyunca eleştirilerle de karşılaştı. Bazı âlimler, kimi tarikatlarda dinin aslında bulunmadığını düşündükleri uygulamaları ve aşırı buldukları yorumları eleştirmiştir; tasavvuf ehli ise bu tartışmalarda kendi kavramlarını ve kaynaklarını öne sürmüştür. Türkiye'de 1925'te çıkarılan bir kanunla tekke ve zaviyeler kapatılmıştır.

Metin çözümü: «O seni görüyor»

Metin: Buhârî ve Müslim'in aktardığı Cibrîl hadisinde Hz. Peygamber, ihsan sorulduğunda şöyle cevap verir: «Allah'ı görüyormuşsun gibi O'na kulluk etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.»

  • Adım 1 — Bağlamı yerleştir. Hadiste üç kavram sırayla sorulur: iman, İslam, ihsan. Metin bunların üçüncüsüne cevap veriyor; yani inanç esaslarını ya da beş temel ibadeti değil, ibadetin hangi bilinçle yapılacağını anlatıyor.
  • Adım 2 — Anahtar ifadeyi bul. «Görüyormuşsun gibi» ve «O seni görmektedir» ifadeleri, kulun Allah'ın huzurunda olduğu bilincini anlatır. Burada bir ibadetin rükünleri ya da sayısı söz konusu değildir.
  • Adım 3 — Kavramın adını koy. Bu bilinç ihsandır. Sorunun kökü «hangi yorum bu kavramı merkeze alır» diye sorarsa cevap, kalbin hâlini konu edinen tasavvuftur.
  • Adım 4 — Komşu alanları ayır. Fıkhi mezhepler ibadetin nasıl yapılacağını, itikadi mezhepler neye inanılacağını tartışır. Metin ikisine de değil, ibadetin kalpteki derinliğine işaret ediyor.

Horasan erenlerinin Anadolu'ya taşıdığı mirasla ilişkilendirilen Alevilik-Bektaşilik ise sonraki derste, Hacı Bektaş Veli'nin adıyla ve cem, musahiplik, «dört kapı kırk makam» gibi kendi kavramlarıyla ele alınıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Tarikatı uygulamasından tanımak

Soru: Bir tarikatla ilgili şu bilgiler veriliyor: «Kurucusunun adı, Allah'ın adının kalbe işlenmesine işaret eder. Dervişler zikri içten ve sessizce yapar; çarşıda, tarlada, işin başında da kalbin Allah'ı anmayı bırakmaması öğütlenir.» Tanıtılan tarikat hangisidir?

  • A) Kadirîlik
  • B) Mevlevîlik
  • C) Yesevîlik
  • D) Nakşibendîlik
  • E) Bektaşilik

Çözüm: Sessiz zikir hafî zikirdir ve Nakşibendî yolunun ayırt edici uygulamasıdır. İşin ortasında Allah'ı anmak da bu yolun «halk içinde Hak ile olmak» ilkesini yansıtır. Kadirîlikte zikir çoğunlukla sesli ve topludur, Mevlevîlikte semâ ile icra edilir. Yesevîlik ise Türkçe hikmetlerle tanınır. Cevap: D.

Örnek 2 — Kavramı tanımdan çıkarmak

Soru: «Mürit, şeyhinin gözetiminde kibrini, öfkesini ve dünyaya düşkünlüğünü adım adım bırakır; her aşamada bir öncekinden daha olgun bir ahlaka ulaşmaya çalışır.» Bu cümlede anlatılan sürecin tasavvuftaki adı hangisidir?

  • A) Seyr ü sülûk
  • B) Silsile
  • C) Hırka
  • D) İntisap
  • E) Semâ

Çözüm: Cümle bir başlangıcı ya da bir nesneyi değil, aşama aşama süren bir ilerlemeyi anlatıyor. Müridin mürşit rehberliğinde kötü huylardan arınarak ilerlediği manevi yolculuğa seyr ü sülûk denir. İntisap bu yola giriş anıdır, hırka kabulün simgesidir, silsile şeyhler zinciridir. Cevap: A.

Örnek 3 — Eser ve şahıs eşleştirmesi

Soru: Halkın anladığı dilde, Türkçe ve hece ölçüsüyle yazılmış hikmetlerin derlendiği eser ve bu eserin sahibi hangi seçenekte doğru verilmiştir?

  • A) Mesnevî — Mevlânâ Celâleddin Rûmî
  • B) İhyâü Ulûmi'd-Dîn — Gazzâlî
  • C) Dîvân-ı Hikmet — Ahmed Yesevî
  • D) Risâle — Kuşeyrî
  • E) Mesnevî — Sultan Veled

Çözüm: Hikmet adıyla anılan Türkçe şiirler Ahmed Yesevî'ye aittir ve Dîvân-ı Hikmet'te toplanmıştır. Mesnevî Mevlânâ'nın eseridir ve Farsça yazılmıştır. İhyâ ile Risâle tasavvufun temel kaynakları olsa da hikmet türünde şiir kitapları değildir. Cevap: C.

Örnek 4 — Kavramı hadisten çıkarmak

Soru: «Allah'ı görüyormuşsun gibi O'na kulluk etmendir; sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.» Hadiste tanımlanan kavram ve onu yolunun hedefi sayan yorum hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

  • A) İman — kelam
  • B) İhsan — tasavvuf
  • C) İslam — fıkıh
  • D) Zühd — Hâricîlik
  • E) Takva — Selefiyye

Çözüm: Cibrîl hadisinde bu cümle ihsan sorusuna verilen cevaptır. İbadeti Allah'ın huzurunda olma bilinciyle yapmayı anlatan ihsanı kendine hedef edinen yorum tasavvuftur. Kelam inancı, fıkıh ibadetin hükümlerini konu edinir; öteki eşleştirmeler hadisle örtüşmez. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Tarikatı ibadetin yerine konmuş bir şey sanmak. Tasavvuf ehli farzları bir fıkıh mezhebine göre yerine getirir; zikir ve semâ farzların yerine değil, onların yanında yapılır. «Tarikat namazın şeklini belirler» diyen seçenek yanlıştır.
  • Mevlevîliği Mevlânâ'nın kurduğunu sanmak. Öğreti Mevlânâ'ya aittir; tarikatın teşkilatlanması oğlu Sultan Veled döneminde gerçekleşmiştir.
  • Mesnevî ile Dîvân-ı Hikmet'in dilini karıştırmak. Mesnevî Farsça, Dîvân-ı Hikmet Türkçedir. «Türkçe hikmet» ipucu Yesevî'yi, «ney», «semâ» ipucu Mevlânâ'yı gösterir.
  • Cehrî ve hafî zikri yer değiştirmek. Sesli ve toplu zikir Kadirîlikte, sessiz zikir Nakşibendîlikte öne çıkar. Paragraftaki «sessizce», «kalpten» sözcükleri Nakşibendîliğe işaret eder.
  • Şehirleri karıştırmak. Geylânî Bağdat, Bahâeddin Nakşibend Buhara, Mevlânâ Konya, Ahmed Yesevî Yesi (Türkistan) ile anılır. Bir şehir adı çoğu zaman tek başına doğru tarikatı gösterir.

6Tekrar kartı

  • Tasavvuf: kalbi arındırma, ahlakı güzelleştirme, Allah'ı her an anma yolu; dayanağı Cibrîl hadisindeki ihsan.
  • Zühd → tasavvuf → tarikat: ilk zâhidler (Hasan-ı Basrî, Râbia), sonra ilim (Kuşeyrî, Gazzâlî), XII. yüzyıldan itibaren tarikatlar.
  • Kavramlar: mürşit/şeyh, mürit/derviş, intisap, seyr ü sülûk, nefs terbiyesi, zikir (cehrî/hafî), tekke-dergâh-zaviye, hırka, silsile.
  • Kadirîlik: Abdülkādir Geylânî, Bağdat; toplu ve sesli zikir.
  • Nakşibendîlik: Bahâeddin Nakşibend, Buhara; hafî zikir, «halk içinde Hak ile olmak», sohbet.
  • Mevlevîlik: Mevlânâ, Konya; Mesnevî (Farsça), semâ, mevlevîhane; teşkilat Sultan Veled döneminde; Şeb-i Arûs.
  • Yesevîlik: Ahmed Yesevî, Yesi (Türkistan); Dîvân-ı Hikmet, Türkçe hikmetler, «Pîr-i Türkistan».
  • Kültüre etkisi: tekke şiiri, Mesnevî şerhleri, mevlevîhanelerde musiki ve hat; tekkeler 1925'te kapatıldı.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Tasavvuf yolunda müridi eğiten ve ona yol gösteren kişiye ne ad verilir?

    1. A)Mütekellim
    2. B)Mürşit
    3. C)Müftü
    4. D)Müezzin
    5. E)Müfessir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Tarikatta müride rehberlik eden kişi mürşit ya da şeyh diye anılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Mesnevî adlı eserin yazarı kimdir?

    1. A)Ahmed Yesevî
    2. B)Abdülkādir Geylânî
    3. C)Bahâeddin Nakşibend
    4. D)Mevlânâ Celâleddin Rûmî
    5. E)Hasan-ı Basrî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Mesnevî, Konya'da yaşayan Mevlânâ'nın Farsça yazdığı eserdir.

  3. Soru 3 · Kolay

    «Pîr-i Türkistan» diye anılan ve Türkçe hikmetleriyle tanınan mutasavvıf hangisidir?

    1. A)Ahmed Yesevî
    2. B)Sultan Veled
    3. C)Gazzâlî
    4. D)Kuşeyrî
    5. E)Râbia el-Adeviyye
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Yesi'de yaşayan Ahmed Yesevî öğretisini Türkçe hikmetlerle yaymış ve bu adla anılmıştır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Tarikat mensuplarının toplanıp zikir ve sohbet ettiği yapıya ne ad verilir?

    1. A)Medrese
    2. B)Kervansaray
    3. C)Bedesten
    4. D)Darüşşifa
    5. E)Tekke
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Zikir ve sohbet için kullanılan yapı tekkedir; büyüklerine dergâh denir.

  5. Soru 5 · Orta

    Dünya malına gönül bağlamadan ibadete ve ahireti düşünmeye yönelen ilk dönem tutumunun adı hangisidir?

    1. A)İhsan
    2. B)Silsile
    3. C)Zühd
    4. D)Semâ
    5. E)İntisap
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İlk yüzyıllardaki bu tutum zühd, sahibi zâhid diye anılır ve tasavvufun öncülüdür.

  6. Soru 6 · Orta

    Kur'an'da kalplerin ancak Allah'ı anmakla huzura kavuştuğu bildirilir (Ra'd 13/28). Bu ayet tasavvuftaki hangi uygulamaya dayanak gösterilir?

    1. A)Zikir
    2. B)Hırka giydirme
    3. C)Silsile
    4. D)Çilehane
    5. E)Mesnevî şerhi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ayetteki Allah'ı anmak ifadesi zikrin sözlük ve terim anlamını karşılar.

  7. Soru 7 · Orta

    Toplu hâlde, yüksek sesle yapılan zikrin öne çıktığı ve Bağdat'ta doğan tarikat hangisidir?

    1. A)Nakşibendîlik
    2. B)Yesevîlik
    3. C)Mevlevîlik
    4. D)Bektaşilik
    5. E)Kadirîlik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Abdülkādir Geylânî'ye nispet edilen Kadirîlikte zikir genellikle cehrî yapılır.

  8. Soru 8 · Orta

    Mürşidin müridine giydirdiği ve yola kabulün simgesi sayılan giysi hangisidir?

    1. A)Tennure
    2. B)Hırka
    3. C)Sikke
    4. D)Cübbe
    5. E)Destar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Hırka giydirmek müridin yola kabul edildiğini ve üstlendiği görevi simgeler.

  9. Soru 9 · Orta

    Mevlevîlikle ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

    1. A)Zikir semâ ile icra edilir.
    2. B)Tekkesine mevlevîhane denir.
    3. C)Mevlânâ'nın öğretisi etrafında oluşmuştur.
    4. D)Mevlânâ hayattayken kendisi tarafından teşkilatlandırılmıştır.
    5. E)Şeb-i Arûs, Mevlânâ'nın vefat gecesini anar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Tarikat Mevlânâ'nın vefatından sonra oğlu Sultan Veled döneminde teşkilatlanmıştır.

  10. Soru 10 · Orta

    Mürşitten mürşide uzanarak Hz. Peygamber'e ulaştığı kabul edilen manevi zincire ne ad verilir?

    1. A)Seyr ü sülûk
    2. B)Meşrep
    3. C)Silsile
    4. D)Zaviye
    5. E)Hikmet
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Tarikatlar şeyhlerinin silsile yoluyla Hz. Peygamber'e bağlandığını kabul eder.

  11. Soru 11 · Orta

    Kur'an'da nefsini arındıranın kurtuluşa erdiği, onu kirletenin kaybettiği bildirilir (Şems 91/9-10). Bu ayetle en doğrudan ilişkili tasavvufi kavram hangisidir?

    1. A)Nefs terbiyesi
    2. B)Cehrî zikir
    3. C)Silsile
    4. D)Semâ
    5. E)İntisap
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ayet nefsi arındırmayı kurtuluşa bağlar; tasavvufta bunun karşılığı nefs terbiyesidir.

  12. Soru 12 · Zor

    «Bu yolun dervişi dükkânından ayrılmaz, alışverişini sürdürür; ama dili susarken kalbi Rabbini anmaya devam eder.» Paragrafta tarif edilen ilke ve ait olduğu tarikat hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Halvet — Yesevîlik
    2. B)Cehrî zikir — Kadirîlik
    3. C)Semâ — Mevlevîlik
    4. D)Zühd — Kadirîlik
    5. E)Halk içinde Hak ile olmak — Nakşibendîlik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Toplumun içinde kalıp kalben Allah'ı anmak, hafî zikri öne çıkaran Nakşibendî ilkesidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Defterine tarikatlarla ilgili eşleştirmeler yazan bir öğrenci hangisinde hata yapmıştır?

    1. A)Kadirîlik — Bağdat
    2. B)Yesevîlik — Konya
    3. C)Nakşibendîlik — Buhara
    4. D)Mevlevîlik — Konya
    5. E)Kadirîlik — Abdülkādir Geylânî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Yesevîlik Ahmed Yesevî'nin yaşadığı Yesi, yani bugünkü Türkistan şehriyle anılır.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir arkadaşı Hazal'a «Tarikata giren biri namazını tarikatın usulüne göre kılar, fıkıh mezhebine ihtiyacı kalmaz» diyor. Bu yanılgıyı en iyi düzelten bilgi hangisidir?

    1. A)Tarikatlar yalnız Orta Asya'da yayılmıştır.
    2. B)Tarikatlar inanç esaslarını tartışan kelam okullarıdır.
    3. C)Tasavvuf zühd döneminden önce ortaya çıkmıştır.
    4. D)Tarikat mensupları ibadetlerin hükümlerini bir fıkıh mezhebinden alır; tarikat kalbin eğitimiyle ilgilenir.
    5. E)Her tarikatın kendine ait bir kıblesi vardır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Tasavvuf farzların yerine geçmez; ibadetin hükmü fıkıhtan, kalpteki derinliği tasavvuftan beklenir.

  15. Soru 15 · Zor

    Tasavvuf tarihine ilişkin şu bilgiler veriliyor: I. Kuşeyrî ve Gazzâlî tasavvufu Ehl-i sünnetle uyumlu bir çerçevede sunmuştur. II. Bir şeyhin adıyla anılan tarikatlar ilk zâhidlerden önce kurulmuştur. III. Râbia el-Adeviyye Allah'a sevgiyle yönelmeyi öne çıkarmıştır. Bu bilgilerden hangileri ders kitaplarındaki anlatımla uyumludur?

    1. A)Yalnız I
    2. B)II ve III
    3. C)I ve III
    4. D)I ve II
    5. E)Yalnız III
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Tarikatlar zühd döneminden sonra, on ikinci yüzyıldan itibaren teşekkül ettiği için yalnız ikinci bilgi yanlıştır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Alevilik ve Bektaşilik» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Yesevî'nin hikmetleriyle ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?

    1. A)Arapça nesir olarak yazılmıştır.
    2. B)Türkçe ve hece ölçüsüyle, halkın anlayacağı dilde söylenmiştir.
    3. C)Mevlevî ayinlerinin bestelerini içerir.
    4. D)Bağdat'ta Kadirî dervişleri için derlenmiştir.
    5. E)Farsça bir tefsir kitabıdır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Yesevî öğretisini yaygınlaştırmak için Türkçe ve hece ölçüsüyle hikmetler söylemiştir.

  2. Soru 2 · Orta

    Semâ törenine çıkan Hazal'ın sorusuna dayısının verdiği «Namazın yerine geçmiyor» cevabı tasavvufla ilgili hangi bilgiyle örtüşür?

    1. A)Tasavvuf ibadetin kalpteki derinliğiyle ilgilenir, farzların yerine bir şey koymaz.
    2. B)Semâ bütün tarikatlarda ortak zikir biçimidir.
    3. C)Tarikatlar fıkıh mezheplerinin yerini almıştır.
    4. D)Mevlevîler yalnız Ramazan'da semâ yapar.
    5. E)Semâ Ahmed Yesevî'nin koyduğu bir uygulamadır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Tasavvuf ehli farzları fıkha göre yerine getirir; zikir ve semâ bunlara eklenen manevi uygulamalardır.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir paragrafta şu ifadeler geçiyor: «Ney ayrılıktan yakınır», «ölüm gecesi düğün gecesidir», «dönerken bir el göğe, bir el yere bakar». Bu ifadelerin işaret ettiği tarikat ve onu teşkilatlandıran kişi hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Nakşibendîlik — Bahâeddin Nakşibend
    2. B)Kadirîlik — Abdülkādir Geylânî
    3. C)Mevlevîlik — Sultan Veled
    4. D)Yesevîlik — Ahmed Yesevî
    5. E)Mevlevîlik — Gazzâlî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ney, Şeb-i Arûs ve semâ Mevlevîliğe aittir; tarikatı Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled teşkilatlandırmıştır.

  4. Soru 4 · Zor

    Cibrîl hadisinde iman, İslam ve ihsan sırayla sorulur. Bu üç kavram İslam düşüncesindeki yorum alanlarıyla eşleştirilirse hangisi isabetli olur?

    1. A)İman — tasavvuf, İslam — kelam, ihsan — fıkıh
    2. B)İman — fıkıh, İslam — tasavvuf, ihsan — kelam
    3. C)İman — kelam, İslam — tasavvuf, ihsan — fıkıh
    4. D)İman — kelam, İslam — fıkıh, ihsan — tasavvuf
    5. E)İman — tasavvuf, İslam — fıkıh, ihsan — kelam
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İnanç esaslarını kelam, ibadet ve hükümleri fıkıh, Allah'ın huzurunda olma bilincini tasavvuf işler.

  5. Soru 5 · Zor

    Tasavvufa yöneltilen eleştiriler hakkında ders kitaplarının yansız diline en uygun ifade hangisidir?

    1. A)Tasavvuf bütünüyle dinin dışında kalan bir akımdır.
    2. B)Tarikatlara yöneltilen bütün eleştiriler haksızdır.
    3. C)Tasavvuf yalnız tekkelerin kapatılmasıyla gündeme gelmiştir.
    4. D)Eleştiriler yalnız Mevlevîliğe yöneltilmiştir.
    5. E)Bazı âlimler kimi uygulama ve yorumları eleştirmiş, tasavvuf ehli kendi kavram ve kaynaklarıyla cevap vermiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ders kitapları tartışmayı taraf tutmadan aktarır; öteki seçenekler ya hüküm verir ya da yanlış bilgi içerir.

D07 — İslam Düşüncesinde Yorumlar

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.