İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · İslam Düşüncesinde Yorumlar · DİN-D07-L03

Fıkhi mezhepler

TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Ramazan bayramı tatili, Siirt. Eskişehir'den babaannesini ziyarete gelen Arda, bayramdan bir gün önce sabah namazına mahalle camisine gidiyor. İkinci rekâtta rükûdan doğrulan imam secdeye inmiyor; ellerini açıp yüksek sesle bir dua okuyor, cemaat de her cümlesinin ardından «âmin» diyor. Arda ne yapacağını bilemeden ayakta bekliyor. Evde kahvaltıda soruyor: «Bizim orada sabah namazında böyle bir şey yok. Burada namaz başka mı?» Babaannesi çayını koyarken açıklıyor: «Namaz aynı oğlum, iki rekât, aynı Fâtiha. Biz Şâfiî'yiz; Eskişehir'deki camilerde çoğunluk Hanefî usulüyle kılar. Sabah namazında okunan bu kunut duası bizim mezhebimizde var.» Sınavda bu konu, bir uygulamadan ya da bir âlimin yönteminden yola çıkıp onu doğru mezhebe ve doğru imama bağlamanı ister.

2Hedefler

  • Fıkıh ile fıkhi mezhep kavramlarını tanımlayıp fıkhın dört temel kaynağını sıralayabilirsin.
  • Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî ve Caferî mezheplerini kurucu imamı, doğduğu şehir ve yöntem vurgusuyla eşleştirebilirsin.
  • Bir mezhebin bugün hangi bölgelerde yaygın olduğunu genel hatlarıyla gösterebilirsin.
  • Mezhepler arasındaki farkın ibadetin özünde değil ayrıntısında olduğunu bir örnek üzerinden açıklayabilirsin.

3Konu anlatımı

Fıkıh: davranışın hükmünü bilmek

Arda'nın sabah gördüğü şey bir inanç meselesi değildi. Kimse ona Allah'ın sıfatlarından ya da kaderden söz etmedi; değişen, namazın içindeki bir uygulamaydı. İslam düşüncesinde insanın yaptıklarıyla ilgili hükümleri inceleyen ilme fıkıh denir. Kelime sözlükte bir şeyi derinlemesine anlamak, kavramak demektir. Terim olarak fıkıh, ibadetlerden alışverişe, evlilikten mirasa kadar kişinin davranışlarına ilişkin dinî hükümleri ayrıntılı delillerinden çıkaran ilimdir. Bu ilimle uğraşan âlime fakih adı verilir. Ebû Hanîfe'ye nispet edilen bir tanıma göre fıkıh, kişinin lehine ve aleyhine olanı bilmesidir.

Fıkhın alanı genellikle iki büyük başlıkta toplanır: insanla Allah arasındaki ilişkiyi düzenleyen ibadât (namaz, oruç, zekât, hac) ve insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen muâmelât (alım satım, kira, aile hukuku, miras). Bu alanda belirli bir yöntem çevresinde oluşan yorum okullarına fıkhi mezhep ya da amelî mezhep denir. Önceki derste tanıdığın kelam okulları imanın içeriğini tartışıyordu; fıkhi mezhepler ise o imanın gündelik hayatta nasıl uygulanacağını soruyor.

Hükmün dayandığı dört kaynak

Bir fakih yeni bir meseleyle karşılaştığında başvurduğu kaynakların sırası bellidir. İlki Kur'andır. Ardından Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarından oluşan sünnet gelir. Üçüncü kaynak icmâdır: Hz. Peygamber'den sonraki bir dönemde müctehid âlimlerin bir meselenin hükmünde görüş birliğine varması. Dördüncüsü kıyastır. Akıl ve din ilişkisini işlerken şarap yasağının gerekçesinden yola çıkıp aynı özelliği taşıyan içeceklere ulaşan örneği görmüştün; kıyas, hükmü açıkça bildirilmemiş bir meseleyi gerekçesi ortak olan bir meselenin hükmüne bağlamaktır.

Bu kaynaklardan hüküm çıkarma çabasına ictihad, bunu yapabilecek bilgi donanımına sahip âlime müctehid denir. Mezhepler, büyük müctehidlerin yöntemleri öğrencileri tarafından korunup geliştirildikçe biçimlendi. Hicaz'da hadise yaslanan ehl-i hadis ile Irak'ta akıl yürütmeye geniş yer açan ehl-i re'y arasındaki ayrımı yorum farklılıklarının nedenlerinde görmüştün; beş mezhebin her biri bu iki çizgi arasında kendine bir yer seçti. İlk yüzyıllarda Evzâî, Leys b. Sa'd ya da Zâhirîler gibi başka okullar da vardı, ama zamanla geniş bir takipçi kitlesine ulaşan beş mezhep öne çıktı.

Hanefîlik: Kûfe'de re'y

Ebû Hanîfe Nu'mân b. Sâbit 699'da Kûfe'de doğdu, 767'de Bağdat'ta vefat etti. Ticaretle geçimini sağlayan bir âlimdi ve İmâm-ı Âzam lakabıyla anılır. Kûfe, ehl-i re'y çizgisinin merkeziydi; Ebû Hanîfe de ayet ve sahih hadisin açıkça cevap vermediği yerde akıl yürütmeye geniş yer açtı. Yöntemini ayırt eden kavramlardan biri istihsandır: kıyasın götürdüğü sonucu, daha güçlü bir delil ya da insanların yararı gerektirdiğinde bırakıp başka bir hükmü tercih etmek. Toplumun yerleşik ve dine aykırı olmayan alışkanlıkları, yani örf de bu yöntemde hesaba katılır. Ebû Hanîfe görüşlerini öğrencileriyle tartışarak oluşturdu; bu görüşler büyük ölçüde öğrencileri Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed eş-Şeybânî aracılığıyla yazıya geçti. Abbasîlerin ve Osmanlıların yargı düzeninde yaygın biçimde uygulandı. Türkiye, Balkanlar, Orta Asya ve Hint alt kıtasındaki Müslümanların önemli bir kısmı bugün Hanefî'dir.

Mâlikîlik: Medine'nin yaşayan uygulaması

Mâlik b. Enes ömrünü Hz. Peygamber'in şehri Medine'de geçirdi ve 795'te orada vefat etti. Ona göre Medine halkının kuşaktan kuşağa sürdürdüğü uygulama, Hz. Peygamber'in sünnetinin canlı bir tanığıydı. Bu yüzden Medine ehlinin amelini delil saydı ve bazen tek bir rivayetin önüne koydu. Hadisleri ve fıkhî görüşleri bir arada topladığı Muvatta, en eski hadis ve fıkıh derlemelerinden biridir; adı «herkesin rahatça yürüyebileceği, düzlenmiş yol» anlamına gelir. Mâlikî yöntemde maslahat, yani ayet ve hadisle açıkça düzenlenmemiş konularda toplumun yararını gözetmek de önemli bir yer tutar. Mezhep bugün Kuzey ve Batı Afrika'da yaygındır.

Şâfiîlik: usulün kitaba geçmesi

Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî 767'de Gazze'de doğdu. Mekke'de yetişti, Medine'de İmam Mâlik'ten ders aldı, Irak'ta Hanefî fakihlerle tanıştı ve sonunda Mısır'a yerleşti; 820'de orada vefat etti. Irak dönemindeki görüşlerinin bir kısmını Mısır'da yenilediğini, eski ve yeni görüşlerine verilen adlarla birlikte yorum farklılıklarının nedenlerinde görmüştün. Şâfiî'nin fıkıh tarihindeki asıl katkısı, hüküm çıkarmanın kurallarını, yani usûlü ilk kez sistemli bir kitapta toplamasıdır. er-Risâle adlı eserinde Kur'an ile sünnetin ilişkisini, sahih hadisin bağlayıcılığını, icmâ ile kıyasın sınırlarını tartıştı. Ehl-i hadis ile ehl-i re'y arasında bir denge kurdu; kıyası kabul etti ama istihsanı ölçüsü belirsiz bir yol diye eleştirdi. Şâfiîlik bugün Mısır'ın bir kısmında, Doğu Afrika'da, Yemen'de, Endonezya ve Malezya'da yaygındır. Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bu mezhebi izleyen geniş bir nüfus yaşar; Arda'nın babaannesi onlardan biridir.

Hanbelîlik: hadise sıkı bağlılık

Ahmed b. Hanbel 780'de Bağdat'ta doğdu, 855'te yine orada vefat etti. Şâfiî'nin öğrencileri arasında yer aldı, ama asıl ünü hadis alanında kazandı. Sahabeye göre sıraladığı geniş hadis derlemesi Müsned onun eseridir. Yönteminde ayet ve hadisin lafzına sıkı sıkıya bağlı kaldı; sahabenin verdiği fetvalara büyük değer verdi ve sağlam olmasa da bir rivayet bulduğunda kıyası ancak son çare olarak kullandı. Kur'an'ın yaratılmış olup olmadığı tartışmasında (mihne) devletin baskısına rağmen görüşünden dönmemesiyle de tanınır. Hanbelîlik bugün daha çok Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin bir kısmında yaygındır.

Caferîlik: İmâmiyye fıkhı

Caferîlik, Şîa'nın en kalabalık kolu olan İmâmiyyenin fıkhıdır ve adını, bu kolun altıncı imamı sayılan Ca'fer es-Sâdık'tan alır. Hz. Ali'nin soyundan gelen Ca'fer es-Sâdık Medine'de yaşadı ve 765'te orada vefat etti. Ders kitaplarında Ebû Hanîfe ile İmam Mâlik'in de onun derslerinde bulunduğu anlatılır. Caferî fıkhı hükümleri Kur'an'dan, sünnetten, icmâdan ve akıldan çıkarır. Sünnet bu mezhepte Hz. Peygamber'in yanında masum kabul edilen imamlardan gelen rivayetleri de kapsar. Kıyası bir delil olarak kullanmaz, aklı ise kaynakların arasında sayar. İctihad yolunu bugün de açık tutar ve müminlerin yaşayan bir müctehidin görüşlerini izlemesini öngörür. Caferîlik başta İran olmak üzere Irak, Azerbaycan, Lübnan ve Bahreyn'de yaygındır. Kaynaklarda, yirminci yüzyılın ortasında Ezher Şeyhi Mahmûd Şeltût'un bu mezhebe göre ibadet etmenin geçerli olduğunu bildiren bir fetva verdiği aktarılır.

Hocadan talebeye

Beş imamın hayat hikâyeleri karşılaştırıldığında şu görülür: birbirlerini rakip olarak değil, ilim zincirinin halkaları olarak tanıdılar. Ebû Hanîfe ve Mâlik, Ca'fer es-Sâdık'ın meclisinde bulundu. Şâfiî, Mâlik'in öğrencisiydi ve Irak'ta İmam Muhammed eş-Şeybânî'den Hanefî fıkhını öğrendi. Ahmed b. Hanbel de Şâfiî'den ders aldı. Mezheplerin kendi tarihî kaynakları da imamların birbirinin ilmine saygı gösterdiğini anlatır. Ders kitapları bu tabloyu, farklı yöntemlerin aynı kaynaktan beslendiğinin bir göstergesi olarak sunar.

İnanç okulu ve fıkıh okulu birlikte

Bir Müslüman kendini iki ayrı soruyla tanımlayabilir: imanın esaslarını nasıl yorumladığı ve ibadetlerini hangi usulle yerine getirdiği. Birinci sorunun cevabı bir kelam okulu, ikincisininki bir fıkıh mezhebi olur ve bu iki cevap birbirini dışlamaz. Türkiye'de yaygın tablo, inançta Mâtürîdî, fıkıhta Hanefî olmaktır; Doğu ve Güneydoğu'daki Şâfiîler ise inançta çoğunlukla Eş'arî çizgisindedir. Mâlikîler arasında da Eş'arîlik yaygındır, Hanbelîler ise inanç konularında genellikle Selefiyyenin yolunu izler. Caferîlikte iki ad aynı geleneğin iki yüzünü anlatır: imamet inancı açısından İmâmiyye, ibadet ve hukuk açısından Caferî. Arda'nın babaannesi «Biz Şâfiî'yiz» derken bir inanç farkından değil, namazı kılma usulünden söz ediyordu.

Kavram kartı

Mezhepİmamı ve şehriYönteminde öne çıkanBugün sık görüldüğü yerlerMetinde ele veren söz
HanefîEbû Hanîfe — KûfeRe'y, istihsan, örfTürkiye, Balkanlar, Orta Asya«İmâm-ı Âzam», «Kûfe», «kıyası bırakıp tercih»
MâlikîMâlik b. Enes — MedineMedine ehlinin ameli, maslahatKuzey ve Batı Afrika«Muvatta», «Medine halkının uygulaması»
ŞâfiîMuhammed b. İdrîs eş-Şâfiî — Gazze, MısırUsûlü sistemleştirme, dengeMısır, Endonezya, Doğu ve Güneydoğu Anadolu«er-Risâle», «kavl-i cedîd»
HanbelîAhmed b. Hanbel — BağdatHadise ve sahabe fetvasına bağlılıkSuudi Arabistan, Körfez«Müsned», «mihne»
CaferîCa'fer es-Sâdık — MedineKitap, sünnet, icmâ, akıl; kıyası almazİran, Irak, Azerbaycan, Lübnan«altıncı imam», «İmâmiyye»

Metin çözümü: «dinde derin anlayış»

Metin: Tevbe suresinin 122. ayetinde, müminlerin hepsinin birden sefere çıkmasının doğru olmadığı bildirilir; her topluluktan bir grubun dinde derin bilgi edinmek için ayrılması, döndüklerinde de kendi halkını uyarması istenir.

  • Adım 1 — Anahtar ifadeyi bul. «Dinde derin bilgi edinmek» sözü Arapça metinde fıkıh kelimesiyle aynı kökten gelen bir fiille anlatılır. Ayet, kavramın sözlük anlamına işaret ediyor: derinlemesine anlamak.
  • Adım 2 — Görev bölümünü gör. Herkesin aynı anda aynı işi yapması istenmiyor; bir grup bilgiye yönelecek, öğrendiğini topluma aktaracak. Bu, dinî bilginin uzmanlaşmış bir emek olarak görüldüğünü gösterir.
  • Adım 3 — Kavramla bağla. Bilgiye ayrılıp öğrendiğini aktaran kişi, sonraki yüzyılların diliyle fakihtir; ondan öğrenenlerin oluşturduğu çizgi de zamanla mezhebe dönüşür.
  • Adım 4 — Sonucu yaz. Metnin işaret ettiği kavram fıkıh, yani dini derinlemesine anlama çabasıdır; bir mezhebin adı değil.

Farkın yeri: öz değil ayrıntı

Beş mezhep beş vakit namazı, Ramazan orucunu, zekâtı ve haccı farz kabul eder; kıble hepsi için Kâbe'dir, rekât sayıları aynıdır. Ayrılık ayrıntılardadır. Namaza duran kişi Hanefî ise ellerini göbeğinin altında bağlar, Şâfiî ise göğsünün altında, göbeğinin üstünde; Mâlikî mezhebinde ve Caferîlikte yaygın uygulama ise elleri yanlara salmaktır. Sesli okunan namazlarda Fâtiha bitince söylenen «âmin», Hanefîlerde içten, Şâfiîlerde imam ve cemaat tarafından sesli söylenir. Kunut duası Hanefîlerde vitir namazında, Şâfiîlerde sabah namazında okunur; Arda'yı şaşırtan bu farktı. Caferîler öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı çoğu zaman birleştirerek kılar; beş vakti kılmaya devam ederler, değişen vakitlerin düzenlenişidir. Ders kitapları bu farkları kimin daha doğru yaptığını gösteren işaretler olarak değil, her mezhebin kendi delil değerlendirmesinin sonucu olarak anlatır ve mezhep taassubundan uzak durmayı öğütler.

Fıkıh namazın rükünlerini, vaktini, kılınış biçimini belirler; namazda kalbin nerede olduğunu ise ölçmez. Bu ikinci alanla, ibadetin iç yüzüyle, ihlasla ve nefsin terbiyesiyle uğraşan geleneğe tasavvuf denir. Sonraki ders tasavvufun nasıl doğduğunu ve Kadirîlik, Nakşibendîlik, Mevlevîlik, Yesevîlik gibi yolların hangi anlayış üzerine kurulduğunu ele alıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Yöntemden imama

Soru: «Bu âlim, yaşadığı şehrin halkının kuşaktan kuşağa sürdürdüğü uygulamayı Hz. Peygamber'in sünnetinin tanığı saymış ve onu delil olarak kullanmıştır. Hadisleri ve görüşlerini topladığı eser günümüze ulaşan en eski derlemelerdendir.» Söz konusu âlim hangisidir?

  • A) Ebû Hanîfe
  • B) Ahmed b. Hanbel
  • C) Mâlik b. Enes
  • D) İmam Şâfiî
  • E) Ca'fer es-Sâdık

Çözüm: İki ipucu var: şehir halkının uygulamasını delil sayma ve en eski derlemelerden biri olan eser. İlki Medine ehlinin ameli, ikincisi Muvatta'dır; ikisi de İmam Mâlik'i gösterir. Ebû Hanîfe Kûfe'de re'y ile, Şâfiî er-Risâle ile, Ahmed b. Hanbel Müsned ile tanınır. Cevap: C.

Örnek 2 — Caferîliğin yöntemi

Soru: Caferî mezhebiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A) Adını İmâmiyyenin altıncı imamı Ca'fer es-Sâdık'tan alır.
  • B) On iki imamlı Şîa'nın, yani İmâmiyyenin fıkhıdır.
  • C) Kıyası temel delillerden biri olarak kullanır.
  • D) Aklı hüküm kaynakları arasında sayar.
  • E) İran başta olmak üzere birçok ülkede yaygındır.

Çözüm: Caferî fıkhının kaynakları Kur'an, sünnet, icmâ ve akıldır; kıyası bir delil olarak kullanmaz. Öteki seçenekler mezhebi doğru tanıtıyor. Soru yanlış olanı istediği için C işaretlenir. Cevap: C.

Örnek 3 — Ayrıntıdaki fark

Soru: Bir öğrenci, aynı camide sabah namazı kılan iki kişiden birinin ikinci rekâtta rükûdan sonra dua okuduğunu, ötekinin ise doğrudan secdeye gittiğini görüyor. Bu durumla ilgili en isabetli değerlendirme hangisidir?

  • A) Kişilerden biri namazını geçersiz kılmıştır.
  • B) Fark, kişilerin bağlı olduğu itikadi mezhepten kaynaklanır.
  • C) Fark, sabah namazının rekât sayısının mezhebe göre değişmesinden doğar.
  • D) Fark, iki kişinin farklı fıkhi mezheplere göre ibadet etmesinden kaynaklanır.
  • E) Dua okuyan kişi namaza nafile bir rekât eklemiştir.

Çözüm: Sabah namazında kunut okumak Şâfiî mezhebinin uygulamasıdır, Hanefîler kunutu vitirde okur. Bu bir ibadet ayrıntısıdır ve fıkhi mezhep farkından doğar. Rekât sayısı her mezhepte aynıdır; itikadi mezhepler de namazın kılınış biçimini belirlemez. Cevap: D.

Örnek 4 — İki soruya iki cevap

Soru: Malatyalı bir öğretmen kendini «inançta Mâtürîdî, ibadette Hanefî» diye tanımlıyor. Bu ifadeyle ilgili hangisi doğrudur?

  • A) İki mezhep aynı alanda yorum yaptığı için ifade çelişkilidir.
  • B) Kişi inanç esaslarındaki yorumunu ve ibadetlerini yerine getirme usulünü ayrı ayrı belirtmiştir.
  • C) Mâtürîdîlik bir fıkıh mezhebi, Hanefîlik bir kelam okuludur.
  • D) Hanefî olan biri yalnız Eş'arî olabilir.
  • E) Kişi Şîa'nın iki kolunu birlikte izlemektedir.

Çözüm: Mâtürîdîlik itikadi, Hanefîlik fıkhi bir mezheptir; biri imanın yorumunu, öteki amelin usulünü anlatır. İki alan farklı olduğu için birlikte söylenmeleri çelişki doğurmaz; Türkiye'de en yaygın tablo da budur. C alanları ters çevirmiş, D ise var olmayan bir zorunluluk kurmuştur. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Fıkhi ile itikadi mezhebi karıştırmak. Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî ve Caferî ibadet ve hukuk alanında yorum yapar. Soru «amelî» ya da «fıkhi» diyorsa Mâtürîdîlik veya Eş'arîlik çeldiricidir.
  • Ahmed b. Hanbel'i yalnız fıkıhçı sanmak. Selefiyyenin öncüsü olarak itikadi derste, Hanbelî mezhebinin imamı olarak bu derste geçer; Müsned onun hadis derlemesidir. Sorunun hangi alanı sorduğuna bak.
  • Eserleri birbirine kaydırmak. Muvatta İmam Mâlik'in, er-Risâle İmam Şâfiî'nin, Müsned Ahmed b. Hanbel'indir. Ebû Hanîfe'nin görüşleri ağırlıkla öğrencileri eliyle yazıya geçmiştir.
  • İstihsanı Şâfiî'ye bağlamak. İstihsan Hanefî yönteminin kavramıdır; Şâfiî bu yolu eleştirmiştir.
  • Ayrıntı farkını öz farkı sanmak. Ellerin bağlandığı yer, kunut, sesli «âmin» gibi farklar namazın farz oluşunu ya da rekât sayısını değiştirmez. Bir mezhebi «eksik» ya da «üstün» ilan eden bir seçenek, ders kitaplarının yansız anlatımına ters düşer.

6Tekrar kartı

  • Fıkıh: davranışlara ilişkin hükümleri ayrıntılı delillerinden çıkaran ilim; âlimi fakih. Alanları ibadât ve muâmelât.
  • Dört kaynak: Kur'an, sünnet, icmâ, kıyas. Hüküm çıkarma çabası ictihad, yapan müctehid.
  • Hanefî: Ebû Hanîfe (Kûfe, ö. 767); re'y, istihsan, örf; Türkiye, Balkanlar, Orta Asya.
  • Mâlikî: Mâlik b. Enes (Medine, ö. 795); Medine ehlinin ameli, maslahat, Muvatta; Kuzey ve Batı Afrika.
  • Şâfiî: Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (Gazze'de doğdu, Mısır'da ö. 820); usûlü sistemleştirdi, er-Risâle; Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Endonezya.
  • Hanbelî: Ahmed b. Hanbel (Bağdat, ö. 855); hadise ve sahabe fetvasına bağlılık, Müsned; Suudi Arabistan, Körfez.
  • Caferî: adı Ca'fer es-Sâdık'tan gelir, İmâmiyye fıkhı; Kitap, sünnet, icmâ, akıl, kıyas yok; İran, Irak, Azerbaycan, Lübnan.
  • Mezhepler farzlarda ve ibadetin özünde birleşir, ayrıntıda ayrılır; inanç okulu ile fıkıh okulu birlikte anılabilir.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Kişinin davranışlarıyla ilgili dinî hükümleri ayrıntılı delillerinden çıkaran ilmin adı hangisidir?

    1. A)Kelam
    2. B)Tefsir
    3. C)Fıkıh
    4. D)Siyer
    5. E)Tasavvuf
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Amelî hükümleri delilleriyle inceleyen ilim fıkıhtır ve bu ilmin âlimine fakih denir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Hanefî mezhebinin imamı Ebû Hanîfe ilmî hayatını hangi şehirde sürdürmüştür?

    1. A)Kûfe
    2. B)Medine
    3. C)Gazze
    4. D)Semerkant
    5. E)Kahire
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ebû Hanîfe Kûfe'de doğmuş ve ehl-i re'y çizgisinin merkezi olan bu şehirde yetişmiştir.

  3. Soru 3 · Kolay

    «Muvatta» adlı eser hangi mezhep imamına aittir?

    1. A)Ahmed b. Hanbel
    2. B)Ebû Hanîfe
    3. C)Ca'fer es-Sâdık
    4. D)İmam Şâfiî
    5. E)Mâlik b. Enes
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Muvatta, Medine'de yaşayan Mâlik b. Enes'in hadis ve fıkıh görüşlerini topladığı eserdir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Caferî mezhebi, adını hangi âlimden alır?

    1. A)Ebû Mansûr el-Mâtürîdî
    2. B)Ca'fer es-Sâdık
    3. C)Ebû Yûsuf
    4. D)Hasan-ı Basrî
    5. E)İbn Teymiyye
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Caferîlik, adını İmâmiyyenin altıncı imamından alan fıkıh mezhebidir.

  5. Soru 5 · Orta

    Müctehid âlimlerin bir dönemde bir meselenin hükmünde görüş birliğine varmasına ne ad verilir?

    1. A)Kıyas
    2. B)İstihsan
    3. C)Örf
    4. D)İcmâ
    5. E)Maslahat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Âlimlerin bir hükümde birleşmesi icmâdır ve fıkhın dört temel kaynağından biri sayılır.

  6. Soru 6 · Orta

    Hüküm çıkarma yöntemlerini ilk kez sistemli bir kitapta toplayarak usûl ilminin temelini atan imam ve eseri hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Ahmed b. Hanbel — Müsned
    2. B)İmam Şâfiî — er-Risâle
    3. C)Mâlik b. Enes — Muvatta
    4. D)Ebû Hanîfe — Kitâbü't-Tevhîd
    5. E)Ca'fer es-Sâdık — Akâid
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Şâfiî er-Risâle'de Kur'an, sünnet, icmâ ve kıyasın sınırlarını tartışarak usûlü sistemleştirmiştir.

  7. Soru 7 · Orta

    Kıyasın vardığı sonucu, daha güçlü bir delil ya da insanların yararı gerektirdiğinde bırakıp başka bir hükmü seçmeye ne denir ve bu yöntem en çok hangi mezheple anılır?

    1. A)İstihsan — Hanefî
    2. B)Maslahat — Caferî
    3. C)İcmâ — Hanbelî
    4. D)Örf — Şâfiî
    5. E)Tevil — Mâlikî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İstihsan Ebû Hanîfe'nin yönteminde öne çıkan ve Hanefî mezhebiyle özdeşleşen kavramdır.

  8. Soru 8 · Orta

    Fıkıh mezheplerinin bugünkü yayılışıyla ilgili hangi eşleştirme ders kitaplarındaki genel tabloyla uyuşmaz?

    1. A)Hanefîlik — Balkanlar
    2. B)Mâlikîlik — Kuzey Afrika
    3. C)Şâfiîlik — Endonezya
    4. D)Caferîlik — İran
    5. E)Hanbelîlik — Orta Asya Türkleri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Orta Asya'daki Türkler arasında Hanefîlik yaygındır; Hanbelîlik daha çok Suudi Arabistan ve Körfez'de görülür.

  9. Soru 9 · Orta

    Ahmed b. Hanbel'in fıkıh yöntemini en iyi anlatan ifade hangisidir?

    1. A)Şehir halkının uygulamasını tek rivayetin önüne koyar.
    2. B)Aklı hüküm kaynağı sayar, kıyası reddeder.
    3. C)Ayet ve hadisin lafzına sıkı bağlı kalır, sahabe fetvasını önemser ve kıyasa son çare olarak başvurur.
    4. D)Kıyası bırakıp kamu yararına göre hüküm vermeyi sık kullanır.
    5. E)Görüşlerini Mısır'a yerleştikten sonra değiştirir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ahmed b. Hanbel hadisçi kimliğiyle rivayeti ve sahabe görüşünü akıl yürütmenin önünde tutmuştur.

  10. Soru 10 · Orta

    Siirtli bir kadının «Biz Şâfiî'yiz» demesi, onun hangi konudaki tercihini haber verir?

    1. A)Allah'ın sıfatlarını nasıl yorumladığı
    2. B)Kader konusundaki görüşü
    3. C)Hangi tarikata bağlı olduğu
    4. D)İbadetlerini hangi usulle yerine getirdiği
    5. E)İmamet meselesindeki tutumu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Şâfiîlik fıkhi bir mezheptir ve ibadetlerin kılınış ayrıntılarıyla ilgilidir.

  11. Soru 11 · Orta

    Hanefîlerin vitirde okuduğu kunut duası, Şâfiî mezhebinde hangi farz namazın ikinci rekâtında yer alır?

    1. A)Sabah namazı
    2. B)Öğle namazı
    3. C)İkindi namazı
    4. D)Akşam namazı
    5. E)Yatsı namazı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Şâfiî mezhebinde kunut sabah namazının ikinci rekâtında rükûdan sonra okunur.

  12. Soru 12 · Zor

    İmamlar arasındaki ilim bağıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    1. A)Şâfiî Medine'de Mâlik'ten ders aldı.
    2. B)Ahmed b. Hanbel Şâfiî'den ders aldı.
    3. C)Şâfiî Irak'ta Hanefî fıkhını İmam Muhammed eş-Şeybânî'den öğrendi.
    4. D)Ebû Hanîfe'nin Ca'fer es-Sâdık'ın derslerinde bulunduğu anlatılır.
    5. E)Ebû Hanîfe fıkhını Ahmed b. Hanbel'den öğrendi.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ebû Hanîfe Ahmed b. Hanbel doğmadan önce vefat etmiştir; zincir Ebû Hanîfe'den sonrakilere doğru ilerler.

  13. Soru 13 · Zor

    «Bu fıkıh geleneğinde hüküm Kitap, sünnet, icmâ ve akıldan çıkarılır; sünnet, Peygamber'in yanında masum sayılan imamların rivayetlerini de kapsar. İctihad bugün de sürer ve mümin yaşayan bir müctehidin görüşünü izler.» Tanıtılan mezhep hangisidir?

    1. A)Hanbelî
    2. B)Caferî
    3. C)Mâlikî
    4. D)Hanefî
    5. E)Şâfiî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Masum imamların rivayetleri, aklın kaynak sayılması ve süren ictihad Caferî fıkhının ayırt edici özellikleridir.

  14. Soru 14 · Zor

    Aşağıdaki kişilerden hangisinin kendini tanımlayışı, kelam ve fıkıh okullarının Türkiye'de ve dünyada yaygın birlikteliğiyle en az örtüşür?

    1. A)Konyalı bir esnaf: inançta Mâtürîdî, ibadette Hanefî
    2. B)Bitlisli bir öğretmen: inançta Eş'arî, ibadette Şâfiî
    3. C)Faslı bir öğrenci: inançta Eş'arî, ibadette Mâlikî
    4. D)Sivaslı bir memur: inançta Hanefî, ibadette Mâtürîdî
    5. E)Riyadlı bir mühendis: inançta Selefiyye çizgisinde, ibadette Hanbelî
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Hanefîlik fıkhi, Mâtürîdîlik itikadi bir mezheptir; D seçeneği iki alanı ters çevirmiştir.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir mezhep imamı hakkında şu bilgiler veriliyor: Gazze'de doğmuş, Mekke ve Medine'de yetişmiş, Irak'ta bulunduktan sonra Mısır'a yerleşmiş, orada bazı görüşlerini değiştirmiştir. Bu imamın mezhebine ilişkin hangisi doğrudur?

    1. A)Kıyası delil olarak kullanmaz.
    2. B)Medine halkının amelini tek ölçü sayar.
    3. C)Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygındır.
    4. D)İstihsanı yönteminin merkezine koyar.
    5. E)Fıkhı yalnız öğrencilerinin kitaplarıyla bilinir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Anlatılan imam Şâfiî'dir ve mezhebi Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da geniş bir nüfusça izlenir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Tasavvufi yorumlar» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hükmü açıkça bildirilmemiş bir meseleyi, gerekçesi ortak olan ve hükmü bilinen bir meseleye bağlamaya ne ad verilir?

    1. A)Kıyas
    2. B)İcmâ
    3. C)Tevil
    4. D)Taklit
    5. E)Tahkim
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ortak gerekçe üzerinden hükmü yeni meseleye taşımak kıyastır ve fıkhın dördüncü kaynağıdır.

  2. Soru 2 · Orta

    Bir öğrenci şunu yazıyor: «Mezhepler arasındaki fark, bazılarının namazı dört vakit, bazılarının beş vakit kabul etmesidir.» Bu ifadenin düzeltilmiş hâli hangisidir?

    1. A)Mezhepler arasında hiçbir fark bulunmaz.
    2. B)Beş mezhep beş vakit namazı farz sayar; farklar ellerin bağlanması, kunut, sesli «âmin» gibi ayrıntılardadır.
    3. C)Yalnız Hanefîler beş vakti kabul eder.
    4. D)Caferîlere göre farz namaz üç vakittir.
    5. E)Farklar rekât sayılarındadır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Namazın farz oluşu ve vakit sayısı ortaktır, ayrılık kılınış ayrıntılarındadır.

  3. Soru 3 · Zor

    «Bir âlim Hz. Peygamber'in şehrinde yaşadı; oradaki halkın uygulamasını delil saydı ve toplumun yararını gözetmeyi yöntemine kattı. Onun derslerinde bulunan bir öğrenci sonra hüküm çıkarma kurallarını ilk kez bir kitapta topladı.» Metinde sözü edilen iki imam sırasıyla hangisidir?

    1. A)Ebû Hanîfe — Ahmed b. Hanbel
    2. B)Ca'fer es-Sâdık — Ebû Hanîfe
    3. C)Mâlik b. Enes — İmam Şâfiî
    4. D)İmam Şâfiî — Ahmed b. Hanbel
    5. E)Mâlik b. Enes — Ebû Yûsuf
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Medine ehlinin ameli ve maslahat Mâlik'i, usûlü kitaba geçiren öğrenci ise er-Risâle'nin yazarı Şâfiî'yi gösterir.

  4. Soru 4 · Zor

    Aşağıdaki mezhep–yöntem eşleştirmelerinden hangisi hatalıdır?

    1. A)Hanefî — örfü hesaba katmak
    2. B)Mâlikî — Medine ehlinin amelini delil saymak
    3. C)Hanbelî — sahabe fetvasına büyük değer vermek
    4. D)Şâfiî — istihsanı yönteminin temeli yapmak
    5. E)Caferî — aklı kaynaklar arasında saymak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Şâfiî istihsanı ölçüsü belirsiz bir yol diye eleştirmiştir; bu kavram Hanefî yöntemine aittir.

  5. Soru 5 · Zor

    Tevbe suresinin 122. ayetinde her topluluktan bir grubun dinde derin bilgi edinmek üzere ayrılıp döndüğünde halkını uyarması istenir. Ayetin vurguladığı düşünce aşağıdakilerden hangisinde dile getirilmiştir?

    1. A)Ayet belirli bir mezhebi işaret eder.
    2. B)Herkesin ibadetini kendi yorumuyla yapması emredilir.
    3. C)Dinî bilgi yalnız savaş döneminde öğrenilir.
    4. D)Ayet kıyasın tanımını verir.
    5. E)Dini derinlemesine anlama çabası, topluma aktarılan bir uzmanlık olarak görülür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ayet fıkıh kelimesinin kökündeki derin anlama fikrine ve bilginin bir grup eliyle topluma taşınmasına işaret eder.

D07 — İslam Düşüncesinde Yorumlar

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.