YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · İslam Düşüncesinde Yorumlar · DİN-D07-L02
İtikadi mezhepler
TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Cumartesi öğleden sonra, Kadıköy'de bir sahaf. Utku tarih ödevi için Selçuklu kaynakları ararken dükkân sahibinin «kelam» diye etiketlediği rafın önünde duruyor. Sırtlarda okuyamadığı adlar var: Kitâbü't-Tevhîd, el-İbâne, Akâid. Sahaf Necdet Bey kitapları tek tek gösteriyor: «Bu Semerkantlı bir âlimin, bu Basralı birinin, şu alt raftakiler de Şiî kaynakları.» Utku şaşırıyor: «Hepsi Müslüman değil mi? Namaz da oruç da aynı. O zaman bu kadar kitap neyi tartışıyor?» Necdet Bey gülümsüyor: «Namazı nasıl kıldığını sormuyorlar. Allah'ın sıfatını, imanın ne olduğunu, günah işleyenin durumunu soruyorlar.» Sınavda karşına çıkacak olan da bu: bir paragrafta tek bir görüş verilecek ve onun hangi okula ait olduğunu, ipucu sözcükten yakalaman beklenecek.
2Hedefler
- İtikadi mezheplerin inanç alanında yorum yaptığını, fıkhi mezheplerin alanından ayırarak açıklayabilirsin.
- Mâtürîdîlik, Eş'arîlik ve Selefiyyeyi öncü âlimleri ve ayırt edici görüşleriyle eşleştirebilirsin.
- Şîa ile Hâricîliğin tarihsel doğuşunu ve temel kavramlarını kendi tanımlarıyla anlatabilirsin.
- Büyük günah, haberî sıfatlar ve imamet konularında verilen bir görüşü ait olduğu mezhebe bağlayabilirsin.
3Konu anlatımı
İnanç alanında yorum
Utku'nun gördüğü raf bir ayrıma dayanıyor. Müslümanların yorum farklılıkları iki ayrı alanda toplanır: neye inanıldığı ve nasıl yaşandığı. İnanç esaslarını, yani Allah'ın sıfatlarını, imanın tanımını, kaderi, ahireti ve devlet başkanlığının dindeki yerini konu edinen okullara itikadi mezhep denir. İtikat kelimesi «bağlanmak, kalpten benimsemek» anlamındaki bir kökten gelir. Bu okulların görüşlerini sistemli biçimde savunan ilme kelam, bu ilmin âlimlerine mütekellim adı verilir. Namazın rükünleri, alışverişin şartları gibi uygulama sorularıyla ilgilenen okullar ise başka bir başlık altında incelenir.
İtikadi mezheplerin hepsi Kur'an'ı ve Hz. Peygamber'i kaynak kabul eder; tevhit, peygamberlik ve ahiret inancında birleşir. Ayrıldıkları yer, bu ortak çerçevenin içindeki ayrıntılardır. Ders kitapları bu okulları bir üstünlük sıralamasıyla değil, her birini kendi kaynaklarındaki tanımıyla tanıtır; sınavda da senden istenen bir görüşü doğru adresine götürmektir.
Ehl-i sünnet: sünnet ve topluluk
Türkiye'de en sık duyacağın ad Ehl-i sünnet ve'l-cemaattir. Adın iki parçası vardır: sünnet, Hz. Peygamber'in yolunu; cemaat ise sahabenin ve Müslümanların büyük çoğunluğunun izlediği çizgiyi anlatır. Ders kitaplarında Ehl-i sünnet tek bir okul olarak değil, bir çatı olarak sunulur. Bu çatının altında üç yorum yer alır: ilk dönemde nakle bağlı kalan Selefiyye, ardından kelam yöntemiyle konuşan Eş'arîlik ve Mâtürîdîlik.
Selefiyye: selefin yolunu izlemek
Selef, «öncekiler» demektir ve sahabe, onları gören tâbiûn ile tâbiûnu gören nesil için kullanılır. Selefiyye, inanç konularında bu ilk nesillerin tutumunu ölçü alan yaklaşımın adıdır. Hicri üçüncü yüzyılda Ahmed b. Hanbel bu tutumun öncüsü olarak anılır; çok sonra Şam'da yaşayan İbn Teymiyye görüşleri yeniden sistemleştirmiştir.
Selefiyyenin belirgin yanı, ayet ve hadisleri ilk akla gelen, açık (zahir) anlamlarıyla kabul etmesidir. Kur'an'da Allah için «el», «yüz» gibi ifadeler geçer. Bunlara haberî sıfatlar denir, çünkü varlıkları akılla değil, yalnız vahyin haber vermesiyle bilinir. Selefiyye bu ifadeleri olduğu gibi kabul eder, ama Allah'ı yaratılmışlara benzetmez ve nasıl olduklarını sormaz. Kelam tartışmasına girmeyi ve ayeti açık anlamından başka bir anlama yönelten yorumu, yani tefsir yöntemlerini işlerken tanıdığın tevili de gerekli görmez.
Eş'arîlik: Basra'dan Bağdat'a
Ebü'l-Hasen el-Eş'arî Basra'da Mu'tezile çevresinde yetişti. Mu'tezile, aklı öne alan ve kendine özgü görüşleriyle tanınan erken bir kelam okuluydu. Eş'arî kırk yaşları dolayında bu çevreden ayrıldı ve Ehl-i sünnetin inancını kelam yöntemiyle savunmaya başladı. Makâlâtü'l-İslâmiyyîn ve el-İbâne onun bilinen eserleridir. Ondan sonra okul Bâkıllânî, Cüveynî ve Gazzâlî gibi âlimlerle genişledi.
Eş'arîlik nakil ile akıl arasında bir yol tutar. Akıl inancı savunmada kullanılır, ama iyi ile kötünün ölçüsü vahiyle belirlenir. Dinî sorumluluğun hangi noktada başladığı konusundaki görüşünü «Akıl ve din ilişkisi» dersinde işledik. İnsan fiillerinde kesb kavramına başvurur: fiili Allah yaratır, insan ise onu seçip yönelerek kazanır ve bu kazanımdan sorumlu olur. İlk Eş'arîler haberî sıfatları tevil etmeden kabul etmiş, sonraki Eş'arî âlimler ise bu ifadeleri çoğu zaman tevil etmiştir. Eş'arîlik tarih boyunca daha çok Şâfiî ve Mâlikî çevrelerde yayıldı.
Mâtürîdîlik: Semerkant'tan Anadolu'ya
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî onuncu yüzyılda Semerkant'ta yaşadı. Kitâbü't-Tevhîd kelam görüşlerini, Te'vîlâtü'l-Kur'ân ise tefsirini içerir. Ders kitaplarına göre Mâtürîdî, Ebû Hanîfe'nin inanç konusundaki görüşlerini kelam yöntemiyle sistemleştirmiştir; bu yüzden okul Hanefî çevrelerle iç içe büyüdü. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan yolda Türkler arasında geniş yer buldu. Ebü'l-Muîn en-Nesefî ve Ömer en-Nesefî okulun sonraki temsilcileri arasında sayılır. Necdet Bey'in rafındaki Akâid, Ömer en-Nesefî'nin medreselerde uzun süre okutulmuş kısa inanç metnidir.
Mâtürîdîlik akla Eş'arîlikten daha geniş bir alan tanır. Ona göre bazı şeylerin iyi ya da kötü olduğu akılla da bilinebilir; Allah'ı akılla tanıma yükümlülüğü konusundaki görüşü de yine «Akıl ve din ilişkisi» dersinde geçti. İnsanın kendi fiillerinde cüz'î irade sahibi olduğunu vurgular. Tekvini ayrı ve ezelî bir sıfat saydığı, subuti sıfatları sayarken karşına çıkmıştı. İmanı kalple tasdik olarak tanımlar ve tasdik bakımından imanın artıp eksilmeyeceğini söyler.
İki kelam okulunun farkı küçük ayrıntılarda toplanır, temel inançta ise birleşirler. Bu yüzden ders kitapları ikisini çoğu zaman birlikte, Ehl-i sünnetin iki kanadı olarak anar.
Şîa: Hz. Ali'ye bağlılık ve imamet
Şîa kelimesi «taraftar, yardımcı topluluk» demektir ve mezhep adı olarak Hz. Ali'ye, onun soyundan gelen imamlara bağlılığı anlatır. Oluşumunu siyasi olaylar içinde izledin; burada öne çıkan, bu bağlılığın inanç diline nasıl döküldüğüdür. Şîa'ya göre Hz. Peygamber'den sonra topluluğun önderi olan imam, seçimle değil, Allah'ın ve Peygamber'in belirlemesiyle (nas ve tayin) iş başına gelir. Bu anlayışa göre Hz. Peygamber bu göreve Hz. Ali'yi belirlemiştir ve imamlar günahtan korunmuştur, yani masumdur. Bu nedenle Şîa imameti inancın esaslarından biri sayar. Ehl-i sünnet ise devlet başkanlığını, topluluğun seçimine bırakılmış bir mesele olarak ele alır.
Şîa zamanla farklı kollara ayrıldı. Bugün yaşayan en büyük kol, on iki imamı kabul eden İmâmiyyedir (İsnâaşeriyye). Fıkıhtaki adıyla Caferîlik, altıncı imam Ca'fer es-Sâdık'a nispet edilir. İmâmiyyeye göre on ikinci imam Muhammed el-Mehdî gaybettedir ve zamanı gelince ortaya çıkacaktır. İran başta olmak üzere Irak, Azerbaycan ve Lübnan'da geniş bir nüfus bu yolu izler. Zeydiyye ve İsmâiliyye de Şîa içinde anılan başka kollardır.
Hâricîlik: «çıkanlar»ın görüşleri
Hâricîlerin Sıffîn'deki tahkime itiraz edip Hz. Ali'nin saflarından nasıl ayrıldığını yorum farklılıklarının siyasi nedenleri arasında gördün. Ad da bu ayrılıştan gelir: Hâricî, «dışarı çıkan» demektir. Tahkime karşı yükselttikleri «Hüküm yalnız Allah'ındır» sözü, sonradan bu topluluğun şiarı oldu ve sınavda onu ele veren en güçlü ipucudur. Hz. Ali 661'de bir Hâricî tarafından öldürüldü.
Hâricîlerin devlet başkanlığı anlayışı Şîa'nınkinin tam karşısına düşer. Onlara göre halife Kureyş soyundan olmak zorunda değildir; ehil ve adil olan her Müslüman bu göreve gelebilir. Öteki gruplardan ayrıldıkları en belirgin nokta ise büyük günahla ilgilidir: Hâricî grupların çoğu, büyük günah işleyen kişinin imandan çıktığını, kâfir olduğunu söyledi. Bugün Umman'da yaşayan İbâdiyye tarihsel olarak bu ortamla ilişkilendirilir; ancak İbâdîler kendilerini Hâricî diye adlandırmaz ve bu görüşü benimsemez.
Büyük günah: üç ayrı cevap
Hâricîlerin bu sorusu, ilk dönemin en çok tartışılan konularından biri oldu ve sınavda sık karşılaştırılır. Hâricîlik, büyük günah işleyeni kâfir sayar. Hasan-ı Basrî'nin çevresinden ayrılan Vâsıl b. Atâ'nın öncülüğünde biçimlenen Mu'tezileye göre bu kişi ne mümindir ne kâfir; iki konum arasında bir yerde (el-menzile beyne'l-menzileteyn) bulunur. Ehl-i sünnete göre ise büyük günah işleyen mümin, imanını korur ama günahkârdır; tövbe ederse affedilebilir, durumu Allah'ın takdirine kalmıştır.
Kavram kartı
| Okul | Öncü ya da kurucu isim | Belirgin görüşü | Paragrafta ele veren işaret |
|---|---|---|---|
| Selefiyye | Ahmed b. Hanbel; sonra İbn Teymiyye | Haberî sıfatları zahiriyle, benzetmeden ve tevil etmeden kabul | «ilk nesillerin yolu», «nasıl olduğu sorulmaz» |
| Eş'arîlik | Ebü'l-Hasen el-Eş'arî (Basra, Bağdat) | Fiili Allah yaratır, insan kesbeder; iyi ve kötünün ölçüsü vahiy | «kesb», «Mu'tezileden ayrılan âlim» |
| Mâtürîdîlik | Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (Semerkant) | Cüz'î irade; iyi ve kötünün bir kısmı akılla bilinir; tekvin ayrı sıfat | «Semerkant», «Hanefî çevre», «tekvin» |
| Şîa (İmâmiyye) | Hz. Ali'ye bağlılık; Ca'fer es-Sâdık | İmamet nas ve tayinle, imamlar masum | «on iki imam», «gaybet», «tayin» |
| Hâricîlik | Sıffîn'de tahkimi reddedenler | Büyük günah işleyen kâfir olur; halifelik ehil herkese açık | «tahkim», «Hüküm yalnız Allah'ındır» |
| Mu'tezile | Vâsıl b. Atâ | Büyük günah işleyen iki konum arasında | «ne mümin ne kâfir» |
Metin çözümü: arşa istivâ
Metin: Kur'an'ın Tâhâ suresinin beşinci ayetinde «Rahmân arşa istivâ etti» buyrulur. Bir âlim bu ayet hakkında şöyle yazıyor: «İstivâ Kur'an'da geçtiği için ona inanırız. Allah'ı yaratılmışlara benzetmeyiz, istivânın nasıl olduğunu da sormayız. Sahabe bu ayeti başka bir anlama çevirmeden okudu; biz de onların yolundan ayrılmayız.»
- Adım 1 — Konuyu belirle. Metin Allah'ın bir sıfatından söz ediyor ve bu sıfat yalnız ayetin haber vermesiyle biliniyor. Konu haberî sıfatlardır; soru itikadi bir okul arıyor.
- Adım 2 — Yöntemi yakala. Âlim ifadeyi olduğu gibi kabul ediyor, başka bir anlama çevirmiyor. Bu, tevile girmeyen bir tutumdur.
- Adım 3 — Dayanağı oku. «Sahabe bu ayeti böyle okudu, onların yolundan ayrılmayız» cümlesi ölçünün ilk nesiller olduğunu gösteriyor. Bu, selefin yolunu ölçü alan Selefiyyenin tanımıdır.
- Adım 4 — Yakın seçenekleri ele. Benzetmenin reddi bütün Ehl-i sünnet okullarında ortaktır; tek başına ipucu sayılmaz. Sonraki Eş'arî ve Mâtürîdî âlimler istivâyı çoğu zaman «hâkimiyet» gibi bir anlamla tevil etmiştir. Metindeki âlim bunu yapmadığı için cevap Selefiyyedir.
Necdet Bey'in rafındaki kitaplar bir kişinin neye inandığını söyler; o kişinin abdestte başını ne kadar meshettiğini ya da vitri hangi hükümle kıldığını söylemez. Bu ikinci soru amel alanına, yani ibadet ve gündelik işlerin hükümlerine aittir ve onu başka okullar cevaplar. Sonraki derste fıkhi mezheplerin bu alanı nasıl paylaştığını, bir Müslümanın inançta bir okula, ibadette başka bir okula bağlı olabilmesinin nasıl mümkün olduğunu ve Caferîliğin fıkıh haritasında nereye düştüğünü göreceksin.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Okulu metinden tanımak
Soru: «Allah insanın fiillerini yaratır; insan ise bu fiillere yönelip onları seçerek kazanır ve sorumluluğu bu kazanımdan doğar.» Bu görüş en çok hangi itikadi mezheple ilişkilendirilir?
- A) Hâricîlik
- B) Mu'tezile
- C) Eş'arîlik
- D) Şîa
- E) Selefiyye
Çözüm: Paragrafın anahtar kavramı, fiilin Allah tarafından yaratılıp insan tarafından «kazanılması»dır. Bu kavrama kesb denir ve Eş'arî kelamının insan fiillerini açıklama biçimidir. Hâricîlik büyük günah ve hilafet görüşleriyle, Şîa imametle, Selefiyye haberî sıfatlara yaklaşımıyla tanınır; Mu'tezile ise insanı kendi fiillerinin yaratıcısı sayar. Cevap: C.
Örnek 2 — Büyük günah karşılaştırması
Soru: Büyük günah işleyen bir Müslümanın durumunu «imandan çıkmaz, ancak günahkâr bir mümindir; affı Allah'ın takdirine kalmıştır.» biçiminde değerlendiren anlayış hangisidir?
- A) Ehl-i sünnet
- B) Hâricîlik
- C) Mu'tezile
- D) İsmâiliyye
- E) Zeydiyye
Çözüm: Büyük günah konusunda üç ayrı cevap var. Hâricîlik bu kişiyi kâfir sayar, Mu'tezile iki konum arasında görür. Kişinin mümin olarak kaldığını, durumunun Allah'a bırakıldığını söyleyen Ehl-i sünnettir. İsmâiliyye ve Zeydiyye Şîa'nın kollarıdır ve soruda istenen görüşle tanınmaz. Cevap: A.
Örnek 3 — Doğuş olayı
Soru: Bir itikadi mezhebin doğuşu hakkında şu bilgiler veriliyor: «Bir savaşta taraflar anlaşmazlığı hakemlere bırakınca, bir grup bunu kabul etmeyip ordudan ayrıldı ve 'Hüküm yalnız Allah'ındır' sözünü şiar edindi.» Sözü edilen topluluk hangisidir?
- A) Selefiyye
- B) Mâtürîdîlik
- C) İmâmiyye
- D) Hâricîlik
- E) Eş'arîlik
Çözüm: Hakemlere başvurma tahkimdir ve Sıffîn Savaşı'ndan sonra yaşanmıştır. Tahkimi reddedip Hz. Ali'nin ordusundan ayrılanlara «çıkanlar» anlamında Hâricî denmiştir. Öteki seçenekler siyasi bir olaydan değil, inanç konularındaki yöntem tartışmalarından ya da imamet anlayışından doğmuştur. Cevap: D.
Örnek 4 — İmamet anlayışı
Soru: «Peygamberden sonra topluluğun önderi seçimle belirlenmez; Allah ve Resulü onu bildirmiştir. Bu önderler günahtan korunmuştur ve imamet inancın esaslarındandır.» Bu görüşleri savunan mezhep hangisidir?
- A) Eş'arîlik
- B) Hâricîlik
- C) Mâtürîdîlik
- D) Mu'tezile
- E) Şîa
Çözüm: Metinde üç ipucu var: önderin belirlenmesi (nas ve tayin), önderin masumluğu ve imametin inanç esası sayılması. Üçü de Şîa'nın imamet anlayışına aittir. Hâricîlik halifeliği ehil her Müslümana açık sayar; Eş'arîlik ve Mâtürîdîlik ise devlet başkanlığını inanç esası olarak görmez. Cevap: E.
5Tuzaklar
- İtikadi ve fıkhi mezhepleri karıştırmak. Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik inanç konularında, Hanefîlik ve Şâfiîlik ibadet ve hukuk konularında yorum yapar. Soru «itikadi» diyorsa Hanefî ya da Mâlikî seçeneği çeldiricidir.
- Ehl-i sünneti tek bir okul sanmak. Ehl-i sünnet bir çatıdır; Selefiyye, Eş'arîlik ve Mâtürîdîlik bu çatı altında anılır.
- Büyük günah görüşlerini birbirine kaydırmak. «Kâfir olur» Hâricîlik, «ne mümin ne kâfir» Mu'tezile, «günahkâr mümin» Ehl-i sünnettir. İfadenin tam kelimesine bak.
- Benzetmenin reddini Selefiyyeye özgü sanmak. Allah'ı yaratılmışlara benzetmemek bütün Ehl-i sünnet okullarında ortaktır; Selefiyyeyi ayırt eden, tevile girmemesi ve ilk nesilleri ölçü almasıdır.
- Mezhepleri sıralamaya ya da yargılamaya kalkmak. Ders kitapları her okulu kendi tanımıyla anlatır; «en doğru», «sapkın» gibi nitelemeler içeren bir seçenek ders kitabının diliyle uyuşmaz.
6Tekrar kartı
- İtikadi mezhep: inanç esaslarındaki yorum okulu; savunduğu ilim kelam, âlimi mütekellim.
- Ehl-i sünnet ve'l-cemaat: sünnete ve sahabe çoğunluğunun çizgisine bağlılık; Selefiyye, Eş'arîlik, Mâtürîdîlik.
- Selefiyye: ilk nesillerin yolu; haberî sıfatlar zahiriyle, benzetmeden, tevilsiz. Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiyye.
- Eş'arîlik: Ebü'l-Hasen el-Eş'arî, Mu'tezileden ayrıldı; kesb, iyi-kötünün ölçüsü vahiy; Şâfiî ve Mâlikî çevreler.
- Mâtürîdîlik: Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, Semerkant; cüz'î irade, aklın geniş alanı, tekvin ayrı sıfat, iman artmaz eksilmez; Hanefî çevre ve Türkler.
- Şîa: Hz. Ali'ye bağlılık; imamet nas ve tayinle, imamlar masum. En büyük kol İmâmiyye (on iki imam), fıkıhta Caferîlik.
- Hâricîlik: Sıffîn sonrası tahkimi reddedenler (657); büyük günah işleyen kâfir, halifelik ehil herkese açık.
- Büyük günah: Hâricî «kâfir», Mu'tezile «iki konum arası», Ehl-i sünnet «günahkâr mümin».
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
İnanç esaslarını akli ve nakli delillerle açıklayıp savunan ilmin adı hangisidir?
- A)Fıkıh
- B)Tefsir
- C)Kelam
- D)Hadis
- E)Siyer
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İtikadi mezheplerin görüşlerini sistemli biçimde savunan ilim kelamdır, âlimine mütekellim denir.
Soru 2 · Kolay
Mâtürîdîlik mezhebinin kurucusu sayılan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî hangi şehirde yaşamıştır?
- A)Semerkant
- B)Basra
- C)Kûfe
- D)Şam
- E)Medine
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Mâtürîdî onuncu yüzyılda Semerkant'ta yaşamış, okul oradan Türkler arasında yayılmıştır.
Soru 3 · Kolay
«Taraftar, yardımcı topluluk» anlamına gelen ve Hz. Ali'ye bağlılığı anlatan mezhep adı hangisidir?
- A)Selefiyye
- B)Mu'tezile
- C)Hâricîlik
- D)Eş'arîlik
- E)Şîa
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Şîa kelimesi taraftar demektir ve Hz. Ali ile soyundan gelen imamlara bağlılığı ifade eder.
Soru 4 · Kolay
Basra'da Mu'tezile çevresinde yetişip sonra bu çevreden ayrılan ve kendi adıyla anılan kelam okulunu kuran âlim kimdir?
- A)Ahmed b. Hanbel
- B)Ebü'l-Hasen el-Eş'arî
- C)Vâsıl b. Atâ
- D)Ca'fer es-Sâdık
- E)Ömer en-Nesefî
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Eş'arî Mu'tezileden ayrılarak Ehl-i sünnet inancını kelam yöntemiyle savunmuş ve Eş'arîliği kurmuştur.
Soru 5 · Orta
«Selef» kavramıyla kastedilen kişiler hangileridir?
- A)Osmanlı döneminin medrese hocaları
- B)Fıkıh mezheplerinin dört imamı
- C)Hz. Ali'nin soyundan gelen imamlar
- D)Sahabe, tâbiûn ve onları izleyen ilk nesil
- E)Kelam ilminin sonraki dönem âlimleri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Selef öncekiler demektir ve İslam'ın ilk üç neslini anlatmak için kullanılır.
Soru 6 · Orta
Kur'an'da Allah için kullanılan «el», «yüz» gibi ifadelere ne ad verilir?
- A)Zati sıfatlar
- B)Haberî sıfatlar
- C)Selbî sıfatlar
- D)Fiilî ibadetler
- E)Müteşabih kıssalar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Bu ifadelerin varlığı akılla değil yalnız vahyin haberiyle bilindiği için haberî sıfat denir.
Soru 7 · Orta
Hâricîlerin halifelik konusundaki görüşü hangisidir?
- A)Halife yalnız Hz. Ali'nin soyundan gelebilir.
- B)Halifeyi Allah ve Resulü tayin eder.
- C)Halifelik inancın esaslarından biridir.
- D)Halifeler günahtan korunmuştur.
- E)Bu göreve Kureyş'ten olsun olmasın ehil ve adil her Müslüman gelebilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Hâricîler hilafeti belli bir soya bağlamaz; öteki dört seçenek Şîa'nın imamet anlayışını yansıtır.
Soru 8 · Orta
Bir öğrenci defterine «Ehl-i sünnet ve'l-cemaat» başlığı altına hangi üç okulu yazarsa ders kitaplarıyla uyumlu olur?
- A)Selefiyye, Eş'arîlik, Mâtürîdîlik
- B)Hanefîlik, Şâfiîlik, Mâlikîlik
- C)İmâmiyye, Zeydiyye, İsmâiliyye
- D)Hâricîlik, Mu'tezile, Selefiyye
- E)Eş'arîlik, Mu'tezile, İmâmiyye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ehl-i sünnet çatısı altında anılan itikadi okullar Selefiyye, Eş'arîlik ve Mâtürîdîliktir.
Soru 9 · Orta
Sıffîn'de iki tarafın anlaşmazlığı hakemlere bırakmasına verilen ad hangisidir?
- A)Biat
- B)Hicret
- C)Tahkim
- D)İcma
- E)Tevil
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Hakemlere başvurma tahkimdir ve bu kararı reddedenler Hâricî diye anılmıştır.
Soru 10 · Orta
İmâmiyye mezhebiyle ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?
- A)Büyük günah işleyeni kâfir sayar.
- B)Halifenin seçimle belirlendiğini savunur.
- C)Semerkant'ta doğmuştur.
- D)On iki imamı kabul eder, fıkıhta Caferîlik adıyla bilinir.
- E)Haberî sıfatları kabul etmez.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İsnâaşeriyye olarak da bilinen İmâmiyye on iki imamı kabul eder ve fıkhı Caferî adını taşır.
Soru 11 · Orta
Mâtürîdîliği Eş'arîlikten ayıran görüşlerden biri hangisidir?
- A)Allah'ı yaratılmışlara benzetmemek
- B)Kur'an'ı inancın kaynağı saymak
- C)Hz. Peygamber'in sünnetine bağlı kalmak
- D)Büyük günah işleyenin mümin kalması
- E)Tekvini ayrı ve ezelî bir sıfat saymak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Tekvini ayrı sayan Mâtürîdîlerdir; öteki seçenekler iki okulun ortak görüşleridir.
Soru 12 · Zor
«Bu âlim ayetlerdeki ifadeleri ilk akla gelen anlamlarıyla kabul eder, sahabenin bu ayetleri yorumla başka anlama çevirmediğini hatırlatır ve kelam tartışmalarına girmeyi gereksiz bulur.» Paragrafta anlatılan yaklaşım hangisidir?
- A)Selefiyye
- B)Mu'tezile
- C)Mâtürîdîlik
- D)Hâricîlik
- E)Sonraki dönem Eş'arîliği
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Zahirî anlama bağlılık, ilk nesli ölçü alma ve kelama mesafe Selefiyyenin belirgin özellikleridir.
Soru 13 · Zor
Büyük günah işleyen bir kişi hakkında üç öğrenci farklı okulların görüşünü aktarıyor. Birincisi «imandan çıkmıştır», ikincisi «ne mümin ne kâfirdir», üçüncüsü «günahını taşıyan bir mümindir» diyor. Öğrencilerle okullar arasında kurulan bağlardan hangisi isabetlidir?
- A)Birinci öğrenci – Mu'tezile
- B)İkinci öğrenci – Mu'tezile
- C)Üçüncü öğrenci – Hâricîlik
- D)Birinci öğrenci – Ehl-i sünnet
- E)İkinci öğrenci – İmâmiyye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ara konum görüşü Vâsıl b. Atâ'nın öncülük ettiği Mu'tezileye aittir; imandan çıkarma Hâricîlerin, mümin sayma Ehl-i sünnetin cevabıdır.
Soru 14 · Zor
Bir öğretmen Mâtürîdîlik ile Eş'arîliği karşılaştırırken aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanırsa ders kitaplarıyla çelişir?
- A)İkisi de Ehl-i sünnet çatısı altında anılır.
- B)Mâtürîdîlik akla daha geniş bir alan tanır.
- C)Eş'arîlik daha çok Şâfiî ve Mâlikî çevrelerde yayılmıştır.
- D)İki okul temel inanç esaslarında birbirinden ayrılır, yalnız yöntemde birleşir.
- E)Mâtürîdîlik Türkler arasında geniş yer bulmuştur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki okul temel inançta birleşir, ayrıldıkları yer akla verilen alan gibi ayrıntılardır.
Soru 15 · Zor
Kurucusu Semerkant'ta yaşayan, akla geniş yer tanıyan, insanın fiillerinde cüz'î iradesini vurgulayan ve imanın tasdik bakımından artıp eksilmeyeceğini söyleyen okulun yaygın olduğu çevre hangi fıkıh mezhebiyle iç içe gelişmiştir?
- A)Mâlikî
- B)Şâfiî
- C)Hanefî
- D)Hanbelî
- E)Caferî
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Tarif edilen okul Mâtürîdîliktir ve Ebû Hanîfe'nin inanç görüşlerini sistemleştirdiği için Hanefî çevrelerle büyümüştür.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Fıkhi mezhepler» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
«Hüküm yalnız Allah'ındır» sözünü şiar edinen topluluk hangi tarihî olaydan sonra ortaya çıkmıştır?
- A)Bedir Savaşı
- B)Hudeybiye Antlaşması
- C)Mekke'nin fethi
- D)Veda Haccı
- E)Sıffîn'deki tahkim
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Tahkimi reddedip Hz. Ali'nin ordusundan ayrılanlar bu sözü şiar edinmiş ve Hâricî adını almıştır.
Soru 2 · Orta
Bir kişinin «Ben inançta Mâtürîdî'yim» demesi aşağıdakilerden hangisi hakkında bilgi verir?
- A)Namazda ellerini nereye bağladığı
- B)İnsan iradesi, ilahi sıfatlar ve imanın tanımı gibi inanç meselelerindeki yorumu
- C)Abdestte başın ne kadarını meshettiği
- D)Zekâtını hangi mala göre hesapladığı
- E)Hangi tarikata bağlı olduğu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Mâtürîdîlik itikadi bir okuldur; ibadetin biçimiyle değil inanç konularındaki yorumla ilgilidir.
Soru 3 · Zor
Rahmân suresinde yeryüzündeki her şeyin yok olacağı, celal ve ikram sahibi Rabbinin «yüzünün» ise kalıcı olduğu bildirilir. Bir kelamcı buradaki «yüz» kelimesini Allah'ın zatı diye açıklıyor. Bu açıklamada kullanılan yöntem ve onu sık kullanan âlimler hangi seçenekte birlikte verilmiştir?
- A)Tevil; sonraki dönemin Eş'arî ve Mâtürîdî kelamcıları
- B)Taklit; Hâricîler
- C)Zahire bağlılık; Selefiyye
- D)Kıyas; fıkıh mezhepleri
- E)Tahkim; Mu'tezile
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Haberî bir ifadeyi açık anlamından başka bir anlama yöneltmek tevildir ve sonraki kelamcılarda yaygındır.
Soru 4 · Zor
Okul–görüş çiftlerinden hangisinde görüş o okula ait değildir?
- A)Hâricîlik – büyük günah işleyen kâfir olur
- B)Şîa – imamet nas ve tayinle belirlenir
- C)Selefiyye – Allah'ın sıfatlarının nasıl olduğu sorulmaz
- D)Eş'arîlik – iyi ve kötünün ölçüsü yalnız akıldır
- E)Mu'tezile – büyük günah işleyen iki konum arasındadır
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Eş'arîliğe göre iyi ve kötünün ölçüsünü vahiy belirler; aklı ölçü alan görüş bu okula ait değildir.
Soru 5 · Zor
Bir tarih kitabında şu satırlar var: «Hz. Peygamber'in vefatından sonra önderliğin kime ait olduğu sorusu, kimine göre topluluğun seçimiyle, kimine göre ilahi belirlemeyle cevaplandı; kimileri ise önderin soyunun hiç önemi olmadığını söyledi.» Bu üç cevap sırasıyla hangi anlayışlara aittir?
- A)Şîa, Ehl-i sünnet, Hâricîlik
- B)Hâricîlik, Şîa, Ehl-i sünnet
- C)Ehl-i sünnet, Şîa, Hâricîlik
- D)Ehl-i sünnet, Hâricîlik, Şîa
- E)Şîa, Hâricîlik, Ehl-i sünnet
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Seçimle önderlik Ehl-i sünnet, ilahi tayin Şîa, soyu önemsemeyen görüş Hâricîlik çizgisidir.
D07 — İslam Düşüncesinde Yorumlar
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.