YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · İslam Düşüncesinde Yorumlar · DİN-D07-L01
Yorum farklılıklarının nedenleri
TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Kurban Bayramının ilk günü, Ankara'da Rabia'nın babaannesinin evi. Siirt'ten gelen eniştesi öğle ezanı okunurken ayağa kalkıyor; az önce çay bardağını uzatırken halasının parmakları eline değmiş, o da abdestini tazelemek için lavaboya gidiyor. Rabia'nın babası ise sabahki abdestiyle seccadeye geçiyor. Kardeşi Taha kulağına eğiliyor: «Hangisi doğru yapıyor?» Babası duymuş, gülerek cevap veriyor: «Enişten Şafiî, biz Hanefîyiz. Okuduğumuz Kur'an da izlediğimiz Peygamber de aynı.» Rabia'yı asıl düşündüren bu cevap oluyor. Kaynak tek olunca okuyuş nerede çatallanıyor? Akşam açtığı test kitabında da benzer bir paragraf çıkıyor: bir ayetteki kelimenin iki anlama gelebildiği anlatılmış, âlimlerin farklı sonuca varmasının hangi nedenden doğduğu soruluyor.
2Hedefler
- Din ile dinî yorum arasındaki farkı bir örnek üzerinden açıklayabilirsin.
- Mezhep, ekol, tarikat ve meşrep kavramlarını tanımlarından ayırt edebilirsin.
- Verilen bir paragrafta yorum farklılığının dil, anlayış, kültür-coğrafya, siyaset ya da kültürel karşılaşma kaynaklı nedenini belirleyebilirsin.
- Yorum farklılıklarının ortak esaslarla ilişkisini ders kitabındaki bakış açısıyla değerlendirebilirsin.
3Konu anlatımı
Kaynak ile okuyuşu ayırmak
İslam'a göre din, Allah'ın vahiy yoluyla bildirdiği ilkelerin bütünüdür; bu ilkelerin iki temel kaynağı Kur'an ve sahih sünnettir. Dinî yorum ise insanların bu kaynakları anlama, açıklama ve hayata uygulama çabasıdır. Ayrım küçük görünür ama sonuçları büyüktür: vahiy değişmez kabul edilir, ondan çıkarılan anlamlar ise insan emeğinin ürünüdür. Bir âlim ne kadar donanımlı olursa olsun, ulaştığı görüş onun anlayışıdır ve yanılma ihtimali taşır. Ders kitapları bu yüzden mezheplerin görüşlerini dinin kendisi olarak değil, dini anlama yolları olarak sunar.
Rabia'nın babasının cevabı tam bu ayrıma dayanıyordu. Enişte de baba da aynı kaynağa bağlı; ayrıldıkları yer, o kaynaktan çıkarılan ayrıntılı bir hükümdür.
Yorumların aldığı adlar
Anlama çabası zamanla belirli yöntemler ve görüşler etrafında topluluklar oluşturdu. Bunları adlandıran dört kavram, modülün geri kalanında sık sık karşına çıkacak.
Mezhep sözlükte gidilen yol, tutulan yön demektir. Terim olarak, dinin inanç ya da uygulama alanındaki konularında belirli görüşler çevresinde oluşmuş düşünce topluluğunu anlatır. İnanç konularındaki yorumlar itikadi mezhepleri, ibadet ve muamelat hükümlerine dair yorumlar ise fıkhi (amelî) mezhepleri meydana getirdi. Bir mezhep çoğunlukla öncü bir âlimin adıyla anılır, ama onu yaşatan, sonraki kuşakların o yöntemi sürdürmesidir.
Ekol daha geniş bir sözcüktür: ortak bir yöntem ya da bakış açısını paylaşan düşünce okulu. Bir mezhebin içinde de birden çok ekol bulunabilir, mezhepleşmemiş düşünce akımları için de bu ad kullanılır.
Tarikat sözlükte yol anlamına gelir. Tasavvufta bir mürşidin rehberliğinde yürütülen manevi eğitim yolunu ve bu yol çevresinde örgütlenen topluluğu karşılar. Tarikatlar kural koyan birer mezhep değildir; üyeleri ibadetlerde genellikle bir fıkıh mezhebini izler.
Meşrep sözlükte su içilen yer demektir. Mecaz olarak kişinin huyu, mizacı, dünyaya bakışındaki tarz için kullanılır. Tasavvufta aynı yolu yürüyenlerin bile farklı meşreplerde olabileceği söylenir: kimi coşkuyla, kimi sükûnetle yaklaşır.
| Terim | Kısaca | Bir örnek | Paragraftaki ipucu sözcük |
|---|---|---|---|
| Din | Vahye dayanan ilkeler bütünü | Kur'an ve sahih sünnet | «Allah'ın bildirdiği», «değişmez kaynak» |
| Dinî yorum | Kaynakları anlama ve uygulama çabası | Bir âlimin bir ayetten hüküm çıkarması | «anladı», «yorumladı», «görüşüne göre» |
| Mezhep | Belirli görüşler çevresinde oluşmuş düşünce topluluğu | Hanefîlik, Şafiîlik | «gidilen yol», «izlediği mezhep» |
| Ekol | Ortak yöntemi paylaşan düşünce okulu | Ehl-i re'y, ehl-i hadis | «yöntem», «okul», «anlayış çizgisi» |
| Tarikat | Mürşit rehberliğinde manevi eğitim yolu | Tasavvuf topluluklarının adları | «mürşit», «seyr ü sülûk», «derviş» |
| Meşrep | Huy, mizaç, kişinin yaklaşım tarzı | Coşkulu ya da sakin bir tasavvuf anlayışı | «yaradılış», «mizaç», «tarz» |
Birinci neden: metnin dili
Vahyin dili Arapçadır ve bu dil, öteki pek çok dil gibi tek kelimeye birden fazla anlam yükleyebilir. Bakara suresinin 228. ayeti boşanan kadınların üç «kur'» süresi beklemesini bildirir. «Kur'» kelimesi Arapçada hem kadının âdet dönemi hem de iki âdet arasındaki temizlik dönemi için kullanılır. Hanefî âlimleri kelimeyi âdet dönemi, Şafiî âlimleri temizlik dönemi diye anlamıştır. Bekleme süresi bu tercihe göre değişir; iki görüş de kelimenin sözlükteki bir anlamına dayanır.
Bir kelimenin gerçek (hakikat) anlamıyla mecaz anlamı arasında kalmak da yorumları ayırır. Abdestle ilgili ayetlerde geçen «kadınlara dokunduğunuz zaman» ifadesi buna örnektir. Hanefîler buradaki dokunmayı mecaz yoluyla eşlerin birlikteliği diye anlamış; Şafiîler kelimeyi gerçek anlamında, tenin tene değmesi olarak almıştır. Kancadaki enişte bu yüzden abdest tazeledi, Rabia'nın babası tazelemedi.
Muhkem, müteşabih ve tevil kavramlarıyla Kur'an'ın yorumlanması konusunda tanışmıştın; burada yeniden işe yararlar. Muhkem ayetlerin anlamı açıktır ve tek yöne gelir; müteşabih ifadeler birkaç yöne çekilebilir. Birkaç yöne çekilebilen bir sözü bir delille anlamlarından birine bağlamanın adı ise tevildi. Yorum farklılığının dilden doğan kısmı büyük ölçüde bu tercihlerin farklı yapılmasından gelir.
İkinci neden: anlayış ve kavrayış farkı
Aynı cümleyi duyan iki kişi, ondan farklı bir amaç çıkarabilir. İnsanların bilgi birikimi, düşünme biçimi ve sözün amacını kavrayışı birbirini tutmaz. Kimi sözü lafzına bağlı kalarak, kimi de onu söyleten amacı gözeterek okur. Bu farklılık Hz. Peygamber'in sağlığında, sahabe arasında bile görülmüştür.
Metin çözümü: yolda kılınan ikindi
Metin: Buhârî'nin kaydettiği bir rivayette Hz. Peygamber sahabeye, ikindi namazını Benî Kurayza yurduna varmadan kılmamalarını söyler. Yolda vakit daralır. Sahabenin bir kısmı sözün amacının acele etmek olduğunu düşünüp namazı yolda kılar; ötekiler sözü olduğu gibi alıp namazı ancak oraya ulaşınca kılar. Durum Hz. Peygamber'e anlatıldığında iki topluluğu da azarlamaz.
- Adım 1 — Ortak noktayı bul. İki grup da aynı sözü duymuş ve ona uymak istemiştir. Ayrılık kaynakta değil, sözün anlaşılmasındadır.
- Adım 2 — İki okuyuşu adlandır. Birinci grup sözün amacına, ikinci grup sözün lafzına ağırlık vermiştir. Bu, insanların anlama ve kavrama biçimlerinin farklı olabileceğini gösterir.
- Adım 3 — Sonuca bak. Hz. Peygamber'in iki tarafı da kınamaması, sünnet dersinde takrîrî sünnet örneği olarak geçmişti. Burada aynı olay başka bir kavrama ışık tutar: iyi niyetle ve bir dayanakla yapılan farklı anlamalar hoş görülmüştür.
- Adım 4 — Kavramı çıkar. Metnin işaret ettiği, yorum farklılığının nedenlerinden insanın anlama ve kavrama farkıdır; öne çıkan tutum ise farklılığa hoşgörüdür.
Üçüncü neden: toplum, kültür ve coğrafya
İslam kısa sürede Arap Yarımadası'nın dışına taştı; Irak'ta, Suriye'de, Mısır'da, Horasan'da bambaşka gelenekleri olan toplumlar Müslüman oldu. Her bölgenin örfü, ticaret biçimi, karşılaştığı sorunlar başkaydı. Hicaz'da, özellikle Medine'de, hadis ve sahabe uygulamasına dayanmayı öne çıkaran bir çizgi gelişti; ders kitapları buna ehl-i hadis der. Irak'ta, Kûfe çevresinde, yeni karşılaşılan meselelerde akıl yürütmeye ve kıyasa daha geniş yer veren çizgi ise ehl-i re'y diye anılır. Bu iki ekol fıkıh mezheplerinin oluşumunu etkiledi.
Coğrafyanın etkisini bir âlimin kendi hayatında da görmek mümkündür. İmam Şâfiî Irak'ta yaşarken verdiği bazı görüşleri Mısır'a yerleştikten sonra değiştirmiştir; kaynaklarda bunlara eski görüşleri (kavl-i kadîm) ve yeni görüşleri (kavl-i cedîd) denir. Yeni bir toplum, yeni sorular ve yeni bilgiler, aynı âlimin bile yorumunu yeniden gözden geçirmesine yol açmıştır.
Dördüncü neden: siyasi olaylar
Hz. Peygamber'in vefatından sonra Müslümanların önündeki ilk büyük mesele, topluluğu kimin yöneteceğiydi. Hz. Osman'ın şehit edilmesinin ardından gelen dönemde Müslümanlar arasında Cemel ve Sıffîn savaşları yaşandı. Sıffîn'de anlaşmazlığın hakem yoluyla çözülmesi (tahkim) kabul edilince, buna karşı çıkan bir topluluk Hz. Ali'nin saflarından ayrıldı; tarih kitapları bu topluluğu Hâricîler diye adlandırır. Hz. Ali'ye ve onun soyuna bağlılık ile imamet konusundaki görüşleri çevresinde birleşenler ise zamanla Şîa adıyla anıldı.
Siyasi olarak başlayan ayrılıklar kısa sürede inanç sorularına dönüştü. Büyük günah işleyen biri mümin sayılır mı? İman ile amel arasındaki bağ nedir? İnsan yaptıklarında ne ölçüde özgürdür? Bu sorular itikadi mezheplerin tartıştığı başlıca konular arasına girdi. Olayların siyasi ayrıntısı tarih derslerinin konusudur; burada akılda tutulacak olan, siyasetin yorum ayrılıklarını hızlandıran bir etken olduğudur. Bu dönemin ders kitabındaki anlatımı tarafsızdır; sahabe hakkında değerlendirme yapılmaz.
Beşinci neden: başka din ve kültürlerle tanışma
Fetihlerle birlikte Müslümanlar Hristiyan, Yahudi ve Zerdüştî topluluklarla aynı şehirleri paylaşmaya başladı. Bu çevrelerde Allah'ın sıfatları, kader, insan iradesi gibi konular uzun süredir tartışılıyordu. Abbasiler döneminde Yunanca felsefe ve bilim eserlerinin Arapçaya çevrilmesi, yeni kavramları ve aklî tartışma yöntemlerini İslam düşüncesine taşıdı. Müslüman âlimler hem gelen soruları cevaplamak hem de inançlarını aklî delillerle savunmak için bu birikimle uğraştı; kelam ilminin gelişmesinde bu karşılaşmanın payı büyüktür.
Farklılıkların ortak zemini
Yorumların çeşitliliği bir şeyi gözden kaçırtabilir: ayrılık konuları ayrıntılardadır. Allah'ın birliğine, Hz. Muhammed'in son peygamber olduğuna, Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna, ahirete iman bütün mezheplerin paylaştığı esaslardır. Namaz, oruç, zekât ve hac her mezhepte farzdır; kıble herkes için Kâbe'dir. İman esaslarıyla ibadetler üzerine gördüğün derslerin neredeyse tamamı, bu modüldeki bütün yorumların ortak malıdır.
Kur'an'da müminlerin kardeş olduğu bildirilir (Hucurât 49/10). Âl-i İmrân suresinde de hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak ve parçalanıp ayrılmamak istenir (3/103). Ders kitapları bu ayetlerin ışığında yorum farklılıklarını, belli sınırlar içinde düşünce zenginliği olarak değerlendirir. Kendi mezhebini tek doğru sayıp öbürlerini dışlamaya mezhep taassubu denir; ders kitaplarında bu tutumdan uzak durulması, farklı görüşlere saygıyla yaklaşılması öğütlenir.
Siyasetten doğup kısa sürede imanın tanımına uzanan o sorular kendi cevaplarını da üretti. Mâtürîdîler, Eş'arîler ve Selefiyye, büyük günahtan Allah'ın sıfatlarına kadar bu meselelere hangi yöntemle yaklaştı, Hâricîlik ile Şîa nerede ayrıldı? İtikadi mezhepleri tek tek tanıtan ders, bu cevapları her birinin kendi kaynaklarındaki tanımıyla ele alıyor.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Yorumun kaynağı
Soru: Bakara suresinde boşanmış kadınların üç «kur'» beklemesi istenir. Arapçada «kur'» kelimesi hem âdet dönemi hem de temizlik dönemi anlamına gelir. Âlimlerden bir kısmı kelimeyi birinci, bir kısmı ikinci anlamda almıştır. Bu paragraf yorum farklılığının hangi nedenini örneklemektedir?
- A) Siyasi olayların etkisi
- B) Dinî metinlerdeki kelimelerin birden çok anlama gelebilmesi
- C) Farklı dinlerle karşılaşma
- D) Coğrafi koşulların değişmesi
- E) Kaynakların farklı olması
Çözüm: Paragraftaki belirleyici bilgi, tek kelimenin iki ayrı anlam taşımasıdır; bu, metnin dil yapısından doğan nedendir. E şıkkı yanıltıcıdır: kaynak aynıdır, farklı olan anlamadır. Öteki şıklar paragrafta geçmeyen etkenlerdir. Cevap: B.
Örnek 2 — Kavramı tanımak
Soru: «Tasavvufta bir mürşidin rehberliğinde sürdürülen manevi eğitim yolu ve bu yolu izleyenlerin oluşturduğu topluluk» tanımı hangi kavrama aittir?
- A) Mezhep
- B) Meşrep
- C) Ekol
- D) Tarikat
- E) Tefsir
Çözüm: Mürşit, manevi eğitim ve topluluk sözcükleri tarikatın tanımını verir. Meşrep kişinin mizacını, mezhep ise inanç ya da fıkıh alanındaki görüş topluluğunu anlatır. Cevap: D.
Örnek 3 — Bir âlimin değişen görüşü
Soru: İmam Şâfiî'nin Irak'ta verdiği bazı görüşleri Mısır'a yerleştikten sonra değiştirmesi, yorum farklılıklarının en çok hangi nedenle ilişkili olduğunu gösterir?
- A) Sosyal, kültürel ve coğrafi şartların farklılaşması
- B) Kur'an'daki müteşabih ayetlerin bulunması
- C) Hz. Osman döneminde yaşanan olaylar
- D) Yunanca eserlerin Arapçaya çevrilmesi
- E) Hadislerin farklı kişilerden işitilmesi
Çözüm: Değişen şey âlimin yaşadığı toplum ve bölgedir; yeni çevre yeni sorular ve örfler getirmiştir. Kaynaklarda bu durum eski ve yeni görüşler diye anılır. Cevap: A.
Örnek 4 — Ortak esas mı, yorum mu?
Soru: Aşağıdakilerden hangisi mezhepler arasında yorum farkı bulunan bir konu değil, bütün mezheplerin paylaştığı bir esastır?
- A) Abdesti bozan durumların ayrıntısı
- B) Boşanan kadının bekleme süresinin hesabı
- C) Namazda ellerin bağlanacağı yer
- D) Büyük günah işleyen kişinin durumu
- E) Namazın farz bir ibadet olması
Çözüm: A, B ve C fıkhi ayrıntılarda, D ise itikadi tartışmalarda görüş ayrılığı bulunan konulardır. Namazın farz olması ise bütün mezheplerin kabul ettiği ortak esastır. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Dinî yorumu dinin kendisi sanmak. Mezhep görüşleri vahyi anlama çabasıdır, vahyin yerine geçmez. «Mezhepler farklı kaynaklara dayanır» diyen seçenek yanlıştır; kaynak ortak, okuyuş farklıdır.
- Tarikat ile mezhebi karıştırmak. Tarikat tasavvufi bir eğitim yoludur; ibadetlerin ayrıntısında tarikat mensupları bir fıkıh mezhebini izler. Paragrafta «mürşit», «derviş» geçiyorsa mezhep değil tarikat aranır.
- Meşrebi mezhep sanmak. Meşrep bir görüş topluluğu değil, kişinin mizacı ve yaklaşım tarzıdır.
- Siyasi nedeni dilsel nedenle karıştırmak. Cemel, Sıffîn, tahkim gibi ifadeler siyasi olaylara; «kelimenin iki anlamı», «hakikat ve mecaz» gibi ifadeler metnin diline işaret eder.
- Yorum farkını ayrılık sanmak. Ders kitaplarında farklılıklar ortak esaslar üzerinde yükselen bir çeşitlilik olarak anlatılır; «mezhepler temel inançlarda ayrılır» genellemesi yanlıştır.
6Tekrar kartı
- Din: vahye dayanan, değişmez kabul edilen ilkeler. Dinî yorum: o ilkeleri anlama çabası, insan ürünüdür.
- Mezhep: gidilen yol; itikadi ve fıkhi (amelî) olarak ikiye ayrılır.
- Ekol: ortak yöntemli düşünce okulu (ehl-i re'y, ehl-i hadis). Tarikat: mürşit rehberliğinde manevi yol. Meşrep: mizaç, tarz.
- Dilsel neden: çok anlamlı kelime («kur'»), hakikat-mecaz («dokunmak»), muhkem-müteşabih ve tevil.
- Anlayış farkı: Benî Kurayza yolunda ikindiyi yolda ve varınca kılan iki grup, ikisi de kınanmadı.
- Kültür ve coğrafya: Hicaz ile Irak; İmam Şâfiî'nin kavl-i kadîm ve kavl-i cedîdi.
- Siyaset: Hz. Osman'ın şehadeti, Cemel, Sıffîn, tahkim; Hâricîlik ve Şîa'nın doğuşu. Kültürel karşılaşma: tercüme hareketi ve kelam.
- Ortak esaslar: tevhit, peygamberlik, Kur'an, ahiret, farz ibadetler. Hucurât 49/10, Âl-i İmrân 3/103; mezhep taassubundan uzak durmak.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Mezhep kelimesinin sözlük anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Su içilen yer
- B)Açıklamak
- C)Gidilen yol
- D)Toplanmak
- E)Çevirmek
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Mezhep sözlükte gidilen yol ve tutulan yön anlamına gelir.
Soru 2 · Kolay
Kişinin huyunu, mizacını ve dinî yaşayıştaki tarzını anlatan kavram hangisidir?
- A)Meşrep
- B)Mezhep
- C)Ekol
- D)Tarikat
- E)Tevil
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Sözlükte su içilen yer anlamındaki meşrep mecazen mizaç ve tarz için kullanılır.
Soru 3 · Kolay
İbadet ve muamelat hükümlerine dair yorumların oluşturduğu mezheplere ne ad verilir?
- A)İtikadi mezhepler
- B)Siyasi topluluklar
- C)Tarikatlar
- D)Meşrepler
- E)Fıkhi mezhepler
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Amelî hükümleri konu alan yorumlar fıkhi ya da amelî mezhepleri meydana getirmiştir.
Soru 4 · Kolay
Ders kitaplarına göre bütün mezheplerin bağlı olduğu iki temel kaynak hangileridir?
- A)Tefsir ve meal
- B)Kur'an ve sahih sünnet
- C)Kıyas ve örf
- D)Kelam ve felsefe
- E)Fetva ve icma
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Mezhepler aynı vahiy kaynaklarına dayanır, ayrıldıkları yer bunların anlaşılmasıdır.
Soru 5 · Orta
Bir öğrenci «Hanefî ile Şafiî'nin dinleri farklı olmalı, yoksa hükümleri ayrılmazdı» diyor. Öğrencinin yanılgısını gideren bilgi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mezhepler yalnız siyasi topluluklardır.
- B)Şafiîlik tasavvufi bir tariktir.
- C)Hanefîlik yalnız inanç konularıyla ilgilenir.
- D)İki mezhep aynı kaynağa dayanır, farklılık o kaynağın yorumundadır.
- E)Fıkhi mezhepler yalnız Irak'ta doğmuştur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Din ile dinî yorum ayrımı, kaynağın ortak olduğunu ve farkın anlamada doğduğunu gösterir.
Soru 6 · Orta
Abdest ayetindeki «dokunmak» ifadesini bir mezhebin gerçek anlamında, ötekinin mecaz anlamında alması hangi nedenle açıklanır?
- A)Siyasi çekişmeler
- B)Kelimenin hakikat ve mecaz anlamları arasında tercih yapılması
- C)Farklı kültürlerle karşılaşma
- D)Hadislerin farklı rivayet edilmesi
- E)Coğrafi şartların değişmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kelimenin iki anlam katmanı arasında yapılan tercih dilsel nedenin örneğidir.
Soru 7 · Orta
Hz. Osman'ın şehit edilmesinin ardından yaşanan Cemel ve Sıffîn savaşları yorum farklılıklarının hangi nedenine örnektir?
- A)Dinî metinlerin dil yapısı
- B)Anlama ve kavrama farkı
- C)Coğrafi koşullar
- D)Farklı dinlerle karşılaşma
- E)Siyasi olaylar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Yönetim meselesinden doğan çatışmalar siyasi nedenin örnekleri olarak anlatılır.
Soru 8 · Orta
Sıffîn'de hakem yoluyla çözüme gidilmesine karşı çıkarak Hz. Ali'nin saflarından ayrılan topluluk kaynaklarda hangi adla anılır?
- A)Hâricîler
- B)Şîa
- C)Ehl-i re'y
- D)Ehl-i hadis
- E)Selefiyye
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Tahkime itiraz edip ayrılan topluluk tarih kitaplarında Hâricîler diye adlandırılır.
Soru 9 · Orta
Abbasiler döneminde Yunanca felsefe eserlerinin Arapçaya çevrilmesi hangi alanda yeni tartışmalara zemin hazırlamıştır?
- A)Kıraat
- B)Hat sanatı
- C)Kelam
- D)Siyer
- E)Tecvit
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Gelen kavram ve aklî yöntemler inanç konularını aklî delille tartışan kelamı etkilemiştir.
Soru 10 · Orta
Irak'ta, yeni meselelerde akıl yürütmeye ve kıyasa geniş yer veren fıkıh çizgisi hangi adla anılır?
- A)Ehl-i hadis
- B)Ehl-i sünnet
- C)Selefiyye
- D)Ehl-i re'y
- E)Meşrep
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kûfe çevresinde gelişen bu ekol re'ye, yani akıl yürütmeye verdiği ağırlıkla tanınır.
Soru 11 · Orta
Bir Müslümanın kendi mezhebini tek doğru sayıp öteki mezhepleri dışlaması ders kitaplarında hangi kavramla adlandırılır?
- A)Mezhep taassubu
- B)Tevil
- C)İçtihat
- D)Meşrep
- E)Tahkim
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ders kitapları bu dışlayıcı tutumu mezhep taassubu diye adlandırır ve ondan uzak durmayı öğütler.
Soru 12 · Zor
Bir paragrafta şöyle denmektedir: «Fetihlerden sonra Müslümanlar, Allah'ın sıfatları ve insan iradesi konusunda kendi tartışmaları olan topluluklarla aynı şehirde yaşadı; bu soruları cevaplamak için aklî deliller geliştirdiler.» Paragraftan hangisine ulaşılamaz?
- A)Müslümanlar farklı inançlardaki insanlarla bir arada yaşamıştır.
- B)Yeni sorular aklî delillere duyulan ihtiyacı artırmıştır.
- C)Farklı kültürlerle karşılaşma düşünce hayatını etkilemiştir.
- D)Allah'ın sıfatları tartışılan konular arasındadır.
- E)Bu tartışmalar fıkıh mezheplerinin ibadet hükümlerini belirlemiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Paragraf inanç konularındaki tartışmalardan söz eder, ibadet hükümleriyle ilgili bir bilgi vermez.
Soru 13 · Zor
Benî Kurayza yolunda sahabenin bir kısmı ikindiyi yolda, bir kısmı varınca kıldı ve Hz. Peygamber iki grubu da kınamadı. Bu olayla İmam Şâfiî'nin Mısır'da bazı görüşlerini değiştirmesi birlikte düşünüldüğünde hangi yargıya en kapsamlı biçimde ulaşılır?
- A)Yorum farklılıkları yalnız Hz. Peygamber'den sonra başlamıştır.
- B)Farklı yorumlar yalnız siyasi olaylardan doğar.
- C)Aynı kaynağın anlaşılmasında hem kişinin kavrayışı hem de yaşanan çevre farklı sonuçlar doğurabilir.
- D)Bir âlimin görüşü hiçbir koşulda değişmez.
- E)Sahabe sözün yalnız lafzına bağlı kalmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İlk olay anlama farkını, ikincisi çevrenin etkisini gösterir; C ikisini birlikte kapsar.
Soru 14 · Zor
Neden ile örnek arasında kurulan bağlardan hangisi hatalıdır?
- A)«Kur'» kelimesi – çok anlamlı kelime
- B)Tahkim – dinî metnin dil yapısı
- C)Kavl-i kadîm ve cedîd – coğrafi ve kültürel şartlar
- D)Tercüme hareketi – farklı kültürlerle karşılaşma
- E)Benî Kurayza olayı – anlama ve kavrama farkı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Tahkim Sıffîn'deki siyasi bir olaydır, metnin dil yapısıyla bir ilgisi bulunmaz.
Soru 15 · Zor
«Mezheplerin sayısı, Müslümanların inanç esaslarında anlaşamadığını gösterir.» Ders kitaplarındaki bakış açısıyla bu yargıyı hangi bilgi çürütür?
- A)Mezhepler yalnız ibadetlerin sayısında ayrılır.
- B)Mezhepler farklı peygamberlere bağlıdır.
- C)Her mezhebin ayrı bir kitabı vardır.
- D)Tevhit, peygamberlik, ahiret ve farz ibadetler ortaktır; ayrılık ayrıntılarda ve yorumdadır.
- E)İnanç esasları yalnız tarikatlarda farklılaşır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Ders kitapları yorum farkının ortak esaslar üzerinde, ayrıntılarda doğduğunu vurgular.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İtikadi mezhepler» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Aşağıdakilerden hangisi dinî yorumun özelliklerinden biri değildir?
- A)İnsan emeğinin ürünü olması
- B)Yanılma ihtimali taşıması
- C)Kaynakları anlama çabası olması
- D)Farklı âlimlerde farklılaşabilmesi
- E)Vahiy gibi değişmez kabul edilmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Değişmez kabul edilen vahiydir, yorum ise insan anlayışını yansıtır ve değişebilir.
Soru 2 · Orta
Hucurât 49/10'daki «Müminler ancak kardeştir» bildirimi ile Âl-i İmrân 3/103'teki parçalanmama çağrısı, yorum farklılıklarına yaklaşımda en çok neyi destekler?
- A)Farklı görüşlere rağmen birlik ve kardeşliği korumayı
- B)Tek bir mezhebin dışındakileri reddetmeyi
- C)Yorum yapmayı tamamen bırakmayı
- D)Mezhepleri siyasi gruplar olarak görmeyi
- E)Tarikatları mezheplerin yerine koymayı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İki ayet de müminler arasındaki bağı ve bölünmemeyi öne çıkarır.
Soru 3 · Zor
«Hicaz'da hadis ve sahabe uygulaması, Irak'ta akıl yürütme öne çıktı.» Bu bilginin yorum farklılıklarıyla ilişkisi için hangisi söylenebilir?
- A)İki bölge farklı kaynaklara dayanmıştır.
- B)Ayrım siyasi bir çatışmanın sonucudur.
- C)Bölgelerin şartları ve karşılaştıkları meseleler farklı yöntemlerin gelişmesine yol açmıştır.
- D)Irak'ta hadis hiç kullanılmamıştır.
- E)Hicaz'da kıyas yasaklanmıştır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bilgi bölgelere göre farklılaşan yöntemleri, yani sosyal ve coğrafi nedeni örnekler.
Soru 4 · Zor
Bir paragraf «büyük günah işleyen kişi mümin sayılır mı?» sorusunun siyasi çatışmaların ardından tartışılmaya başlandığını anlatıyor. Paragraftan çıkarılabilecek en uygun yargı hangisidir?
- A)Bu soru Kur'an'ın dil yapısından doğmuştur.
- B)Siyasi olaylar zamanla inanç konularındaki tartışmaları da etkilemiştir.
- C)İnanç tartışmaları yalnız tercüme hareketiyle başlamıştır.
- D)Bu soru fıkıh mezheplerinin ibadet hükümlerini belirlemiştir.
- E)Siyasi ayrılıklar dinî düşünceyi hiç etkilememiştir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Siyasetten doğan bir sorunun iman tartışmasına dönüşmesi siyasi nedenin inanca yansımasını gösterir.
Soru 5 · Zor
Rabia'nın eniştesi ile babası aynı ayeti okuyup abdest konusunda farklı davranıyor. Bu durumu en doğru biçimde açıklayan ifade hangisidir?
- A)İkisi farklı Kur'an nüshalarını okumaktadır.
- B)Biri tarikata, öteki mezhebe bağlıdır.
- C)Fark meşreplerinin, yani mizaçlarının ayrı olmasından doğar.
- D)Bağlı oldukları mezhepler ayetteki bir kelimeyi farklı anlam katmanlarında anlamıştır.
- E)Ayet yalnız bir mezhep için bağlayıcıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. «Dokunmak» ifadesini Şafiîler gerçek, Hanefîler mecaz anlamıyla anlamıştır.
D07 — İslam Düşüncesinde Yorumlar
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.