İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Din ve Hayat · DİN-D06-L05

Ekonomik hayat ve ahlak

TYT· 8 bölüm

1Kanca

Cumartesi öğleden sonra, İzmir Kemeraltı. Levent babasının kuruyemiş dükkânında tezgâhın arkasında duruyor. Bayram yaklaştıkça toz şekerin fiyatı her hafta biraz daha tırmanıyor; karşıdaki toptancı Polat Bey depoyu şeker çuvallarıyla doldurduğunu, kimseye satmadığını, çuvalları bayrama üç gün kala açacağını keyifle anlatıyor. Az sonra köşedeki tuhafiyeci gelip ay sonuna kadar beş bin lira ödünç istiyor. Adam gidince Levent babasına eğiliyor: «Ay sonunda beş bin beş yüz isteseydin, o da razı olurdu.» Babası kasanın çekmecesini kapatıyor: «O zaman ben kuruyemişçi olmam, başka bir meslek seçmiş olurum.» Levent'in kafasında iki soru dönüyor: Polat Bey'in bekleyişi zekice bir ticaret mi? Karşılıklı rıza varken beş yüz liranın nesi kötü? TYT Din sorularında bu ikisi genellikle bir ayet ya da hadisle birlikte gelir; senden beklenen, davranışa doğru kavramı takmaktır.

2Hedefler

  • Helal ve haram kazanç yollarını Kur'an ve hadislerdeki ölçütlere göre sınıflandırırsın.
  • Faiz (ribâ) yasağının dayandığı ayetleri ve ders kitaplarında öne çıkan gerekçelerini açıklarsın.
  • Ticaret ve borç ilişkisine dair ahlaki ilkeleri verilen bir metinden çıkarırsın.
  • Harcama tercihlerinde israfı, cimriliği ve ölçülü tüketimi birbirinden ayırt edersin.

3Konu anlatımı

Emek: kazancın meşru kapısı

İslam'da çalışmak, hayatın yükünü taşıyan bir zorunluluk olduğu kadar değer verilen bir eylemdir. Necm suresinin 39. ayetinde insana ancak kendi çabasının karşılığının olduğu bildirilir. Cuma suresinin 10. ayeti ise namaz kılınınca yeryüzüne dağılıp Allah'ın lütfundan rızık aramayı söyler; ibadet ile geçim arayışı aynı akışın içinde anılır. Buhârî'nin Sahîh'inde Hz. Peygamber'den aktarılan sözde, kimsenin kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yemediği, Dâvûd peygamberin de elinin emeğiyle geçindiği bildirilir.

Bu metinlerden çıkan ilke sade: kazancın değeri onu üreten emekten gelir. Çiftçinin hasadı, ustanın tezgâhı, öğretmenin dersi, tüccarın taşıdığı risk birer emektir. Başkasının sırtından, hiçbir karşılık üretmeden elde edilen gelir ise sorgulanır. Faizin, kumarın ve rüşvetin neden yasaklandığını anlamanın anahtarı bu ilkedir.

Helal kazanç, haram kazanç

Nisâ suresinin 29. ayetinde müminlere mallarını aralarında batıl yollarla yememeleri emredilir; karşılıklı rızaya dayalı ticaret bunun dışında tutulur. Ayet iki ölçüt verir: kazanç meşru bir yoldan gelmeli, alışverişte iki tarafın gerçek rızası bulunmalıdır. Ders kitapları haram kazancı iki yönden inceler. Birincisi yoldur: hırsızlık, gasp, rüşvet, aldatma, kumar, faiz. İkincisi konudur: dinin yasakladığı bir şeyin, örneğin içkinin alım satımı da kazancı helal olmaktan çıkarır.

Hırsızlık ve gasp başkasının malını rızası olmadan almaktır. Birincisi gizlice, ikincisi zorla yapılır; ikisi de kul hakkını çiğner.

Rüşvet, hak etmediği bir şeyi elde etmek ya da bir işi usulsüz yaptırmak için birine verilen karşılıktır. Bakara suresinin 188. ayeti, insanların mallarından bir bölümünü günaha girerek yemek amacıyla mallarını hâkimlere aktarmayı yasaklar. Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de geçen bir rivayette ise Hz. Peygamber'in rüşvet verene de alana da lanet ettiği aktarılır. Hadisin iki tarafı birlikte anması önemlidir: rüşveti teklif eden de suçun ortağıdır.

İhtikâr (karaborsacılık), halkın ihtiyaç duyduğu bir malı fiyatı yükselsin diye stoklayıp piyasadan çekmektir. Müslim'deki hadiste ihtikâr yapanın günahkâr olduğu bildirilir. Kancadaki Polat Bey'in planı bu tanıma oturur: herkesin mutfağında bulunan bir malı bilerek bekletiyor; kazancı mal üretmekten ya da taşımaktan değil, başkalarının sıkışmasından doğacaktır.

Aldatma, malın kusurunu gizlemek, eksik tartmak, sahte belge ya da yanıltıcı reklamla satış yapmaktır. Islak buğdayı kuru buğdayın altına saklayan satıcı rivayetini ve oradaki aldatma uyarısını ahlakın temel ilkeleri dersinde görmüştün; o rivayet bu başlığın da ana dayanağıdır.

Kumar, emek ve üretim olmadan, şansa bağlı olarak bir tarafın kaybı üzerinden kazanmaktır. Hükmü ve dayandığı ayet kötü alışkanlıklar konusunda işlendi; burada önemli olan ekonomik yönüdür: kumarda bir kişinin kazancı ötekinin kaybına eşittir, ortaya yeni bir değer çıkmaz.

Pazarın ahlakı: doğruluk ve açıklık

Ticaret İslam'da övülen bir geçim yoludur; Hz. Peygamber de gençliğinde ticaretle uğraşmış ve güvenilirliğiyle tanınmıştır. Buhârî ve Müslim'deki bir hadiste alıcı ile satıcının ayrılıncaya kadar seçim hakkına sahip olduğu bildirilir; ardından, doğru söyleyip malın durumunu açıklarlarsa alışverişlerinin bereketli olacağı, gizleyip yalan söylerlerse bereketin kalkacağı eklenir. Yine bu iki kaynakta, yeminin malı sattırdığı ama kazancın bereketini gidereceği haber verilir.

Bu metinlerden üç kural çıkar: malın kusuru söylenir, fiyat ve nitelik konusunda yanıltma yapılmaz, satış yeminle desteklenmez. Ölçü ve tartıda hile yasağı da aynı ailedendir. Bugün buna faturasız satış, ambalaj üzerindeki yanlış gramaj, gerçeği yansıtmayan indirim etiketi eklenebilir.

Faiz (ribâ) yasağı

Ders kitaplarındaki tanımıyla faiz (ribâ), ödünç verilen para ya da malın, süre karşılığında önceden şart koşulan bir fazlalıkla geri alınmasıdır. Levent'in önerdiği beş yüz lira tam olarak budur: borç verene emek ya da risk karşılığı değil, yalnız zaman karşılığı ödenen bir fazlalık.

Kur'an'da faiz konusu aşamalı biçimde ele alınır. Rûm suresinin 39. ayetinde faizle yapılan artışın Allah katında artmadığı bildirilir; Âl-i İmrân suresinin 130. ayetinde müminlere kat kat artırılmış faiz yememeleri emredilir. Son ve kesin hüküm Bakara suresinin 275–279. ayetlerindedir. Bakara 2/275'te faizcilerin «alışveriş de faiz gibidir» sözü aktarılır ve buna karşılık Allah'ın alışverişi helal, faizi haram kıldığı bildirilir. Bakara 2/278–279'da müminlerden faizden geriye kalanı bırakmaları istenir; tövbe ederlerse anaparalarının kendilerine ait olduğu, böylece ne zulmedecekleri ne de zulme uğrayacakları söylenir. Hz. Peygamber de Veda Hutbesi'nde cahiliye faizini kaldırdığını ilan etmiştir.

Levent'in «o da razı olurdu» itirazının cevabı da bu ayetlerdedir. Nisâ 4/29'daki rıza şartı meşru bir yolun içinde aranır; yolun kendisi yasaklanmışsa tarafların razı olması onu helal kılmaz. Faizcilerin «alışveriş de faiz gibidir» sözünün reddedilmesi, iki işlemin dışarıdan benzeşse de özde ayrıldığını gösterir.

Ders kitapları yasağın gerekçesini birkaç noktada toplar. Faiz, emek ve üretim olmadan kazanç sağlar. Borçlunun sıkışmışlığından yararlanarak zayıf olanı daha da zayıflatır; ayetin «zulüm» kelimesini seçmesi bu yüzdendir. Borç ilişkisini yardımlaşma olmaktan çıkarıp kazanç kapısına çevirir. Bunun karşısına karz-ı hasen konur: hiçbir fazlalık beklemeden, yalnız iyilik amacıyla verilen ödünç.

Günümüzün bankacılık ve finans uygulamalarının bu hükümler karşısındaki durumu ayrı bir uzmanlık konusudur; âlimler arasında farklı değerlendirmeler vardır. Sınavda sorulan çoğunlukla ayetlerin içeriği ve yasağın gerekçesidir.

Borç ilişkisinde ahlak

Bakara 2/282, Mushaf'taki ayetlerin en uzunu olarak bilinir ve borç ilişkisini düzenler: belirli bir süreye kadar borçlanıldığında bunun yazılması, yazanın adaletle yazması ve şahit tutulması istenir. Ayetin amacı güvensizlik değil, ileride doğabilecek anlaşmazlığı ve hak kaybını önlemektir.

Borç alanın sorumluluğu ödemeyi zamanında yapmaktır. Buhârî ve Müslim'deki bir hadiste, ödeme gücü olanın borcunu geciktirmesinin zulüm olduğu bildirilir. Alacaklıya da bir ölçü gösterilir: Bakara 2/280'de borçlu darlık içindeyse ferahlayacağı zamana kadar beklenmesi, alacağı bağışlamanın ise daha hayırlı olduğu söylenir. Yani yük iki tarafa da dağıtılır.

Harcarken: iki uç arasında

Kazancın helal olması, harcamayı kendiliğinden doğru kılmaz. İsrâ suresinin 29. ayetinde insana elini boynuna bağlı tutmaması, onu büsbütün de açmaması söylenir; aksi hâlde kınanmış ve pişman kalacağı bildirilir. Bağlı el cimriliğin, tamamen açılan el saçıp savurmanın resmidir. Çevre ahlakı dersinde gördüğün iktisat kavramı, bu iki ucun arasında durmaktır.

Tüketim ahlakının bugünkü sorusu şudur: bu harcama bir ihtiyaçtan mı, gösterişten mi, yoksa bir reklamın uyandırdığı istekten mi doğuyor? Gücünü aşan taksitler, yalnız başkalarına göstermek için yapılan alışveriş, kullanılmadan atılan eşya israfın yeni biçimleridir. Öte yandan aileye, kendine ve ihtiyaç sahibine harcamaktan kaçınmak da ayetin kınadığı öteki uca düşer.

Kavram kartı

TerimNe demekDayandığı metinGündelik görünümüSoruda ele veren söz
Helal kazançMeşru yoldan, rızaya dayalı kazançNisâ 4/29; Necm 53/39; el emeği hadisi (Buhârî)Ustalık, ticaret, maaş«alın teri», «emeğiyle», «karşılıklı rıza»
RüşvetHaksız iş için verilen karşılıkBakara 2/188; rüşvet veren ve alan hadisiSırayı atlatmak için verilen para«işini hızlandırmak», «göz yummak», «hediye adıyla»
İhtikârFiyat artsın diye malı stoklamakMüslim'deki ihtikâr hadisiBayram öncesi depoda bekletilen mal«stok», «piyasadan çekti», «fiyat yükselince»
Faiz (ribâ)Ödünçte süre karşılığı şart koşulan fazlalıkBakara 2/275–279; Âl-i İmrân 3/130; Rûm 30/39Geri ödemede istenen ek para«fazlasıyla», «vade karşılığı», «kat kat»
Karz-ı hasenKarşılık beklemeden verilen ödünçFaizin karşıtı olarak anlatılırKomşuya faizsiz borç«aynı miktarı», «karşılıksız», «süre tanıdı»
Borcu yazmaVadeli borcun kayda geçirilmesiBakara 2/282Senet, yazılı sözleşme«yazın», «şahit», «belirli bir süre»
Ölçülü harcamaCimrilik ile saçıp savurma arasıİsrâ 17/29İhtiyaç listesiyle alışveriş«eli bağlı», «büsbütün açık», «orta»

Metin çözümü

Metin: «… Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. …» (Bakara, 2/275; anlamca) ve «… tövbe ederseniz anaparanız sizindir; böylece ne haksızlık yaparsınız ne de haksızlığa uğrarsınız.» (Bakara, 2/279; anlamca)

  • Adım 1 — Karşıtlığı yakala. İlk ayet iki kazanç biçimini yan yana anıp birini serbest bırakır, ötekini yasaklar. Demek ki metin «her kazanç aynıdır» düşüncesini reddeder; alışverişte mal ve emek el değiştirir, faizde yalnız zaman fiyatlandırılır.
  • Adım 2 — Neyin korunduğuna bak. İkinci ayet anaparayı alacaklıya bırakır. Yasaklanan borç vermek değil, ona eklenen fazlalıktır; alacaklının hakkı korunur.
  • Adım 3 — Gerekçe kelimesini bul. «Haksızlık yapmak» ve «haksızlığa uğramak» birlikte geçer. Metin faizi bir adalet sorunu olarak çerçeveler; iki tarafın da hakkı dengelenir.
  • Adım 4 — İlkeyi seçeneğe taşı. Soru «metnin öne çıkardığı ilke» diye soruyorsa cevap kazançta adalet ve emeğe dayalı ticarettir. «Ticaret yasaktır» ya da «borç vermek yasaktır» diyen seçenek metnin tersini söyler.

Levent'in babasının reddettiği beş yüz lira konusunda âlimler arasında görüş birliği vardır; ödünce şart koşulan fazlalığı yasaklayan açık bir ayet bulunur. Ancak aynı faiz konusunda, Hz. Peygamber'in altı malın birbiriyle değişimini düzenleyen hadisindeki hükmün başka mallara hangi ortak özellik üzerinden taşınacağı sorulduğunda fıkıh mezhepleri farklı ölçütler benimsemiştir. Hüküm metninin kendisi tartışılmıyor; ayrışma, o metnin nereye kadar uzandığını belirlerken başlıyor. Bir kelimenin birden çok anlama gelmesi mi, sözün amacını kavrayış farkı mı, âlimin yaşadığı bölgenin örfü mü bu ayrışmayı doğurur? Bir sonraki ders, ekonomiden ibadete kadar her alanda görülen yorum farklılıklarının nedenlerini tek tek adlandırıyor ve mezhep, ekol gibi kavramları tanıtıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Hangi kazanç, hangi yasak?

Soru: Tapu müdürlüğünde dosyası bekleyen Nusret Bey, memura «Çayınızı benden için» diyerek zarf bırakıyor ve dosyası sıranın önüne geçiyor. Bu davranış en doğrudan hangi kavramla adlandırılır?

  • A) İhtikâr
  • B) Faiz
  • C) Rüşvet
  • D) Kumar
  • E) Karz-ı hasen

Çözüm: Zarfın amacı bir hizmetin karşılığını ödemek değil, sırayı usulsüz biçimde atlamaktır. Hak etmediği bir avantaj için verilen karşılık rüşvetin tanımıdır; hadis veren ile alanı birlikte kınadığı için Nusret Bey de memur da sorumludur. İhtikârda stok, faizde ödünç, kumarda şans yoktur. Cevap: C.

Örnek 2 — Fazlalığın kaynağı

Soru: Aşağıdaki kazançlardan hangisi Bakara suresinin 275. ayetinde yasaklanan kazanç türüne örnektir?

  • A) Bir marangozun yaptığı dolabı maliyetinin üstünde bir fiyatla satması
  • B) Bir çiftçinin ürününü pazarda satması
  • C) Bir ustanın onarım için işçilik ücreti alması
  • D) Arkadaşına ödünç verdiği parayı, geri öderken yüzde on fazlasıyla istemesi
  • E) Bir öğretmenin özel ders ücreti alması

Çözüm: Ayet alışverişi helal kılar; dolayısıyla A'daki kâr yasak değildir, çünkü ortada bir mal ve emek vardır. B, C ve E de emeğin ya da malın karşılığıdır. D'de ise ödünç verilen paraya yalnız süre karşılığında şart koşulmuş bir fazlalık eklenir; ders kitaplarındaki faiz tanımı budur. Cevap: D.

Örnek 3 — Hadisten ilke çıkarmak

Soru: «Alışverişte taraflar doğru söyler ve malın durumunu açıklarlarsa alışverişleri bereketli olur; gizler ve yalan söylerlerse bereketi kalkar.» (Buhârî, Müslim; anlamca) Bu hadisten hangisi çıkarılamaz?

  • A) Malın kusurunu saklamak ticaret ahlakına aykırıdır.
  • B) Doğruluk ticarette kazancın bereketiyle ilişkilendirilmiştir.
  • C) Satıcı kadar alıcının da dürüst davranması beklenir.
  • D) Açık sözlülük alışverişin bir ahlaki şartıdır.
  • E) Ticaretle uğraşmak dinen hoş karşılanmayan bir iştir.

Çözüm: Hadis «taraflar» diyerek alıcıyı ve satıcıyı birlikte anar, doğruluğu bereketle, gizlemeyi bereketin kalkmasıyla bağlar. İlk dört seçenek bu ifadelerden doğrudan çıkar. Hadis ticareti kınamaz; tersine onu bereketli kılmanın yolunu gösterir. E metnin dışında kalır. Cevap: E.

Örnek 4 — Borcun iki ucu

Soru: Pınar Hanım komşusu Mahmut Bey'e altı ay vadeyle borç veriyor ve tutarı ikisinin imzasıyla bir kâğıda yazıyorlar. Vade dolduğunda Mahmut Bey işini kaybetmiş durumda. Bakara suresinin 280 ve 282. ayetleri birlikte düşünüldüğünde hangisi söylenebilir?

  • A) Borcu yazdırmak ayete uygundur; şimdi süre tanımak da önerilir.
  • B) Borcu yazmak bir güvensizlik işaretidir, ayetlerle bağdaşmaz.
  • C) Mahmut Bey işsiz kaldığı için borç kendiliğinden düşer.
  • D) Pınar Hanım gecikme için ek ücret isteyebilir.
  • E) Darlıktaki borçluya süre tanımak ayetlerde yasaklanmıştır.

Çözüm: Bakara 2/282 vadeli borcun yazılmasını ister; Pınar Hanım'ın davranışı buna uygundur. Bakara 2/280 ise darlıktaki borçluya ferahlayıncaya kadar süre verilmesini, bağışlamanın daha hayırlı olduğunu söyler. Borç kendiliğinden düşmez (C); gecikme karşılığı fazlalık faiz tanımına girer (D). Cevap: A.

5Tuzaklar

  • Kârı faizle karıştırmak. Ticarette maliyetin üstüne konan kâr meşrudur, çünkü mal ve emek el değiştirir. Faiz yalnız ödünçte, süre karşılığı şart koşulan fazlalıktır. Soruda «sattı» ile «ödünç verdi» ayrımına bak.
  • Rüşvette yalnız alanı suçlu saymak. Hadis veren ile alanı birlikte anar. «Yalnız memur sorumludur» seçeneği metne dayanmaz.
  • İhtikârı her stoklama sanmak. Bir esnafın satış için mal bulundurması ihtikâr değildir. Belirleyici olan, halkın ihtiyaç duyduğu malın fiyat yükselsin diye piyasadan çekilmesidir.
  • Borcu yazmayı güvensizlik saymak. Bakara 2/282 yazmayı ve şahidi hak kaybını önlemek için ister; ayette bir kırgınlık değil, düzen fikri vardır.
  • İsrafın tek karşıtını tutumluluk sanmak. İsrâ 17/29 eli büsbütün bağlamayı da kınar; hiç harcamamak cimriliktir, övülen ölçü ikisinin arasıdır.

6Tekrar kartı

  • Emek: Necm 53/39 (insana çabasının karşılığı); Cuma 62/10 (namazdan sonra rızık aramak); el emeği hadisi (Buhârî).
  • Helal kazanç ölçütü: Nisâ 4/29 — batıl yolla yememek, karşılıklı rızaya dayalı ticaret. Haram kazanç yol ve konu yönünden incelenir.
  • Haram yollar: hırsızlık, gasp, rüşvet (Bakara 2/188; veren de alan da kınanır), ihtikâr (Müslim), aldatma (ıslak buğday rivayeti, Müslim), kumar, faiz.
  • Ticaret ahlakı: doğruluk ve açıklık bereket getirir (Buhârî, Müslim); yeminle mal satmak bereketi giderir.
  • Faiz: aşamalar Rûm 30/39 → Âl-i İmrân 3/130 (kat kat) → Bakara 2/275–279 (kesin yasak). Veda Hutbesi'nde cahiliye faizi kaldırıldı.
  • Faizin gerekçesi: emeksiz kazanç, sıkışanın sömürülmesi, zulüm (2/279). Karşıtı: karz-ı hasen.
  • Borç: Bakara 2/282 yaz ve şahit tut; 2/280 darlıktakine süre tanı; ödeme gücü olanın geciktirmesi zulümdür (Buhârî, Müslim).
  • Harcama: İsrâ 17/29 eli ne bağla ne büsbütün aç; tüketimde ihtiyaç ile gösterişi ayır.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Halkın ihtiyaç duyduğu bir malı fiyatı yükselsin diye stoklayıp piyasaya sürmemek hangi kavramla adlandırılır?

    1. A)Karz-ı hasen
    2. B)İhtikâr
    3. C)İktisat
    4. D)Tebzir
    5. E)Sadaka
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Fiyat artışı için malı piyasadan çekmek ihtikâr, yani karaborsacılık olarak adlandırılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Bakara suresinin 275. ayetinde helal kılınan ile haram kılınan sırasıyla hangisidir?

    1. A)Faiz ve alışveriş
    2. B)Kumar ve ticaret
    3. C)Borç ve sadaka
    4. D)Alışveriş ve faiz
    5. E)Miras ve vasiyet
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ayet alışverişi serbest bırakır, faizi ise açıkça yasaklar.

  3. Soru 3 · Kolay

    Hiçbir fazlalık beklemeden, yalnız iyilik amacıyla verilen ödünce ne ad verilir?

    1. A)Karz-ı hasen
    2. B)Ribâ
    3. C)Rüşvet
    4. D)İhtikâr
    5. E)Gasp
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Karşılıksız ve fazlalıksız verilen güzel borç karz-ı hasen diye adlandırılır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Vadeli borcun yazılmasını ve şahit tutulmasını isteyen ayet hangisidir?

    1. A)Necm 53/39
    2. B)Cuma 62/10
    3. C)Rûm 30/39
    4. D)İsrâ 17/29
    5. E)Bakara 2/282
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Mushaf'ın en uzun ayeti sayılan Bakara 2/282 borç ilişkisini ayrıntılı düzenler.

  5. Soru 5 · Orta

    «İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.» (Necm, 53/39; anlamca) Bu ayet ekonomik hayatla ilgili hangi ilkeyi en çok destekler?

    1. A)Zenginliğin her durumda kötü olduğunu
    2. B)Ticaretin yasak olduğunu
    3. C)Kazancın değerinin emeğe dayandığını
    4. D)Borç vermenin sakıncalı olduğunu
    5. E)Çalışmanın yalnız ibadetle sınırlı olduğunu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ayet karşılığı insanın kendi çabasına bağlar; emeğe dayalı kazanç anlayışının dayanağıdır.

  6. Soru 6 · Orta

    Bir hadiste rüşvet verenle alanın birlikte kınanması hangi sonuca ulaşmayı sağlar?

    1. A)Rüşveti teklif eden de alan kadar sorumludur.
    2. B)Yalnız kamu görevlisi sorumludur.
    3. C)Küçük tutarlı rüşvet serbesttir.
    4. D)Rüşvet hediye adıyla verilirse meşrulaşır.
    5. E)Rüşveti yalnız mahkemeler yargılar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Hadis iki tarafı birlikte anar ve teklif edeni de suçun ortağı sayar.

  7. Soru 7 · Orta

    Aşağıdakilerden hangisi kazancın «konusu» yönünden haram sayılmasına örnektir?

    1. A)Bir malı rüşvetle ihaleden almak
    2. B)Malı eksik tartmak
    3. C)Ödünç paraya fazlalık istemek
    4. D)Bir malı fiyat artsın diye bekletmek
    5. E)Dinin yasakladığı içkinin alım satımından kazanç elde etmek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Öteki seçenekler kazancın yolunu bozar; içki satışında ise satılan şeyin kendisi yasaktır.

  8. Soru 8 · Orta

    Nalan Hanım sattığı ikinci el çamaşır makinesinin sıkma programında arıza olduğunu alıcıya söylüyor ve fiyatı buna göre düşürüyor. Bu davranış hangi hadisin içeriğine en uygundur?

    1. A)Ödeme gücü olanın borcu geciktirmesinin zulüm olduğunu bildiren hadis
    2. B)Doğru söyleyip malın durumunu açıklayan tarafların alışverişinin bereketli olacağını bildiren hadis
    3. C)İhtikâr yapanın günahkâr olduğunu bildiren hadis
    4. D)Rüşvet veren ve alanın kınandığı hadis
    5. E)El emeğinin en hayırlı lokma olduğunu bildiren hadis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kusuru açıklamak, alışverişte doğruluk ve açıklığı öven hadisin doğrudan örneğidir.

  9. Soru 9 · Orta

    Kur'an'da faiz konusunun ele alınışıyla ilgili hangisi doğrudur?

    1. A)Faiz yalnız bir ayette, tek seferde yasaklanmıştır.
    2. B)Faiz konusuna Kur'an'da hiç değinilmez.
    3. C)Kesin yasak Rûm suresinde yer alır.
    4. D)Konu aşamalı ele alınır; kesin hüküm Bakara suresinin 275–279. ayetlerindedir.
    5. E)Âl-i İmrân suresinde faiz serbest bırakılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Rûm ve Âl-i İmrân ayetlerinden sonra kesin hüküm Bakara suresinde bildirilmiştir.

  10. Soru 10 · Orta

    Oğuzhan, kredi kartının limitini her ay doldurup yalnız arkadaşlarına göstermek için marka giysiler alıyor; taksitleri ödemek için başkalarından borç istiyor. Bu davranış İsrâ suresinin 29. ayetine göre en çok hangi uca düşer?

    1. A)Eli boynuna bağlı tutmak
    2. B)Karz-ı hasen vermek
    3. C)Eli büsbütün açıp saçıp savurmak
    4. D)İhtikâr yapmak
    5. E)Rüşvet vermek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Gücünü aşan ve gösteriş için yapılan harcama ayetteki tamamen açılan elin karşılığıdır.

  11. Soru 11 · Orta

    «Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin; karşılıklı rızaya dayalı ticaret bunun dışındadır.» (Nisâ, 4/29; anlamca) Bu ayete göre meşru bir alışverişin iki şartı hangisidir?

    1. A)Kazancın meşru yoldan gelmesi ve tarafların gerçek rızası
    2. B)Fiyatın devletçe belirlenmesi ve şahit bulunması
    3. C)Malın yerli üretim olması ve peşin ödenmesi
    4. D)Satıcının zengin olması ve alıcının borçsuz olması
    5. E)Alışverişin yalnız çarşıda yapılması ve senede bağlanması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ayet batıl yolu yasaklayıp rızaya dayalı ticareti serbest bırakarak iki ölçüt koyar.

  12. Soru 12 · Zor

    Lütfiye Hanım «Kumarda da ticarette de para el değiştiriyor, ikisi arasında fark yok» diyor. Bu derste anlatılanlara göre bu iddianın zayıf yanı hangisidir?

    1. A)Ticaret de kumar gibi tamamen şansa dayandığı için ikisi aynı hükmü alır.
    2. B)Kumar yalnız büyük tutarlarla oynandığında yasaktır, küçükler serbesttir.
    3. C)Ticarette taraflardan biri her zaman zarar eder, kumarda etmez.
    4. D)Para el değiştirmeyen hiçbir alışveriş meşru sayılmaz.
    5. E)Ticarette karşılıklı değer el değiştirir; kumarda kazanç ötekinin kaybından doğar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ayrımın ölçütü para hareketi değil, karşılığında bir değer ya da emek bulunup bulunmadığıdır.

  13. Soru 13 · Zor

    Bakara suresinin 279. ayetinde faizden vazgeçenlere anaparalarının kendilerine ait olduğu bildirilir ve «ne haksızlık yaparsınız ne haksızlığa uğrarsınız» denir. Bu ifadeden hangisi çıkarılabilir?

    1. A)Faiz yasağıyla alacaklının anaparası da elinden alınır.
    2. B)Yasak, iki tarafın hakkını dengeleyen bir adalet ölçüsü olarak sunulur.
    3. C)Borç vermek dinen yasaklanmıştır.
    4. D)Ayet yalnız borçluyu korur.
    5. E)Faiz yasağının gerekçesi yalnız ekonomik büyümedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Anapara korunur, fazlalık kaldırılır; metin ikisini birlikte anarak adaleti öne çıkarır.

  14. Soru 14 · Zor

    Aşağıdaki durumlardan hangisi ihtikâr tanımına girer?

    1. A)Bir manavın akşam satamadığı sebzeyi ertesi gün satması
    2. B)Bir çiftçinin hasadı kurutup kışın satması
    3. C)Bir kitapçının yeni kitapları depoda tutup raf boşaldıkça yerleştirmesi
    4. D)Kuraklık haberi çıkınca bir toptancının unu depoda tutup piyasada kıtlık oluşturarak fiyatı yükseltmesi
    5. E)Bir terzinin müşterisinin kumaşını teslim gününe kadar saklaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Belirleyici olan, halkın ihtiyaç duyduğu malın fiyat yükselsin diye bilerek piyasadan çekilmesidir.

  15. Soru 15 · Zor

    «Ödeme gücü olanın borcunu geciktirmesi zulümdür.» (Buhârî, Müslim; anlamca) hadisi ile Bakara 2/280 birlikte düşünüldüğünde hangisi söylenebilir?

    1. A)Borç ödenmese de bir sorun yoktur.
    2. B)Alacaklı her durumda süre tanımak zorunda değildir, borçlu da hiç geciktirmemelidir.
    3. C)Gücü yeten geciktirdiğinde kınanır; darlıktaki borçluya ise süre tanınması istenir.
    4. D)Borçlu zenginse alacak bağışlanmalıdır.
    5. E)İki metin de yalnız alacaklıya sorumluluk yükler.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Hadis gücü olanı, ayet alacaklıyı muhatap alır; sorumluluk iki tarafa dağıtılır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Yorum farklılıklarının nedenleri» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Cuma suresinin 10. ayetinde namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılıp Allah'ın lütfundan rızık aramanın söylenmesi hangi anlayışı yansıtır?

    1. A)Geçim arayışının ibadeti geçersiz kıldığını
    2. B)Cuma günü çalışmanın her saatte yasak olduğunu
    3. C)Rızkın yalnız duayla geleceğini
    4. D)İbadet ile çalışmanın birbirini dışlamayan, aynı hayatın parçaları olduğunu
    5. E)Ticaretin yalnız cuma günü serbest olduğunu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ayet namazın ardından rızık aramayı teşvik ederek ibadeti ve emeği bir arada anar.

  2. Soru 2 · Orta

    Buhârî'deki bir hadiste kimsenin elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yemediği bildirilir ve Dâvûd peygamberin de elinin emeğiyle geçindiği anlatılır. Bu metnin öne çıkardığı değer hangisidir?

    1. A)Emek ve alın teriyle kazanılan rızkın değeri
    2. B)Peygamberlerin ticaretten uzak durması
    3. C)Zenginliğin peygamberlik şartı olması
    4. D)Faizin aşamalı olarak yasaklanması
    5. E)Borcun yazılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Hadis hem genel bir hükümle hem de bir peygamber örneğiyle el emeğini över.

  3. Soru 3 · Zor

    Murathan bir toptancıdan peşin fiyatına mal alıyor ve ödemeyi bir ay sonra yapacağını söylüyor. Ödeme günü geldiğinde parası olduğu hâlde «Nasılsa bekler» diyerek iki ay daha ödemiyor; toptancı da gecikme için kendiliğinden ek bir para istemiyor. Bu durumda ahlaki açıdan eleştirilen hangisidir?

    1. A)Toptancının faiz alması
    2. B)Toptancının mal satması
    3. C)Murathan'ın vadeli alışveriş yapması
    4. D)Toptancının alacağını yazmaması
    5. E)Murathan'ın ödeme gücü olduğu hâlde borcunu geciktirmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Hadis, gücü yettiği hâlde borcu geciktirmeyi zulüm olarak niteler; toptancı ek para istemediği için faiz yoktur.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir ders kitabında «Faiz, borç ilişkisini yardımlaşma olmaktan çıkarıp sıkışmış olanın aleyhine bir kazanç kapısına çevirir» deniyor. Bu yargıya en uygun karşıt kavram hangisidir?

    1. A)İhtikâr
    2. B)Rüşvet
    3. C)Karz-ı hasen
    4. D)Gasp
    5. E)Kumar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Karz-ı hasen fazlalık beklemeden verilen ödünçtür; borcu yeniden yardımlaşmaya bağlar.

  5. Soru 5 · Zor

    Lale Hanım ayda bir pazara ihtiyaç listesiyle gidiyor, artanı biriktiriyor ama annesinin ilaç masrafını da «bütçeyi bozuyor» diye ertelemeye başlıyor. İsrâ 17/29 açısından en doğru değerlendirme hangisidir?

    1. A)İhtiyaç listesiyle alışveriş yapmak başlı başına israf sayılır.
    2. B)Liste ölçülüdür, ama gerekli harcamayı esirgemek cimrilik ucuna yaklaşır.
    3. C)Annesinin ilacına para ayırmak saçıp savurmak sayılır.
    4. D)Birikim yapmak her durumda eli boynuna bağlamaktır.
    5. E)Ayet yalnız zengin kimselerin harcamalarını ilgilendirir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ayet iki ucu da kınar; ölçülü harcama ihtiyacı esirgemeyi değil, ihtiyaç ile gösterişi ayırmayı ister.

D06 — Din ve Hayat

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.